SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tanık

Söz Bursa - Tanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu Haber

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu

Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında, Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler, kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler, kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde, yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler, M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini, buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri, kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak, çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "GÖTÜRDÜĞÜ 44 KİŞİDEN 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" Kayak eğitimi için Bolu'ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı, "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor" dedi. "KENDİ SORUMLULUĞUNDAKİ 44 KİŞİDEN TEK BİR KİŞİYİ DAHİ ARAMAMIŞ" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı, "Biz kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettik. Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 KİŞİ BU İNSANA GÜVENEREK ORAYA GİTMİŞLERDİ" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan, "Biz şu anda kayak kulübünün sahibi dahil üçü kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş durumdayız. Çünkü öğrendiğimiz şeyler bizi buraya götürdü. Ben olayı öncelikle anlayabilmek için oda arkadaşlarının her ikisinin de ailelerinden izin alarak, evlerine giderek onlarla görüştüm. Olayı onlardan dinledim. Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum" şeklinde konuştu.

Adalet Bakanlığı sızdırdı: Trump, Epstein’ın Jetinde kaç kez uçtu? Haber

Adalet Bakanlığı sızdırdı: Trump, Epstein’ın Jetinde kaç kez uçtu?

ABD Adalet Bakanlığı'nca yeni yayımlanan Epstein belgelerinde yer alan e-postaya göre, Donald Trump'ın 1990'lı yıllarda Jeffrey Epstein'ın özel jetiyle daha önce bilinenin ötesinde birçok kez seyahat ettiği öne sürüldü. ABD Adalet Bakanlığı, kız çocuklarına yönelik cinsel istismar şebekesi kurmakla suçlanan ve hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'in soruşturma dosyasında yer alan belgelerden bir yenisini daha kamuoyuyla paylaştı. Belgelerde yer alan e-postada, ABD Başkanı Donald Trump'ın 1990'lı yıllarda Jeffrey Epstein'ın özel jetiyle daha önce bilinenin ötesinde birçok kez seyahat ettiğini gösteren bilgiler yer aldı. Konu başlığı "RE: Epstein uçuş kayıtları" olan e-posta, gönderen ve alıcı bilgileri karartılmış şekilde servis edilirken, e-postanın altında adı karartılmış şekilde New York Güney Bölgesi'nden bir yardımcı ABD savcısının unvanı görüldü. E-postada, "Durumsal farkındalığınız açısından, dün aldığımız uçuş kayıtlarının, Donald Trump'ın Epstein'ın özel jetiyle daha önce bildirilenden çok daha fazla kez seyahat ettiğini gösterdiğini bilmenizi isterim. Bu seyahatler, Maxwell davasında suçlama yöneltmeyi bekleyeceğimiz dönemi de kapsamaktadır. Özellikle, 1993 ile 1995 yılları arasında en az 8 uçuşta yolcu olarak listelenmektedir; bunların en az dördünde Maxwell de hazır bulunmuştur. Ayrıca, çeşitli zamanlarda ve farklı uçuşlarda, Marla Maples, kızı Tiffany ve oğlu Eric de dahil olmak üzere başkalarıyla birlikte seyahat ettiği görülmektedir" ifadeleri yer aldı. E-postada ayrıca, "1993 yılındaki bir uçuşta, listelenen tek iki yolcu kendisi ve Epstein'dır; bir başka uçuşta ise listelenen yalnızca üç yolcu bulunmaktadır: Epstein, Trump ve o dönemde 20 yaşında olan bir kişi. Diğer iki uçuşta ise yolculardan ikisi, ayrı ayrı olmak üzere, Maxwell davasında muhtemel tanıklar olabilecek kadınlardır. Tüm kayıtların (100 sayfadan fazla ve çok küçük puntolu metinlerden oluşan) incelemesini yeni tamamladık ve ileride bunun herhangi bir sürprize yol açmamasını istedik" denildi. E-postada, 20 yaşındaki kişinin kimliği de karartılmış bir şekilde verildi. Maxwell davası Epstein'ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, reşit olmayan kişileri Jeffrey Epstein'ın cinsel istismar çabalarına dahil etmek için komplo kurmak ve çocuklara yönelik cinsel amaçlı insan ticareti yapmakla suçlanmıştı. 2022 yılında yargılanan Maxwell, suçlu bulunarak 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Davada, birçok tanık ve mağdur ifadesi, Epstein ve Maxwell'in yıllarca süren yasa dışı faaliyetlerini ortaya koymuştu. Epstein davası ABD'li milyarder Jeffrey Epstein, 2002-2005 yılları arasında reşit olmayan onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla 6 Temmuz 2019'da New York'ta federal mahkemede hakim karşısına çıkarıldıktan sonra tutuklanmıştı. Epstein'in tutuklu bulunduğu cezaevinde 10 Ağustos 2019'da intihar ettiği açıklanmıştı. Fuhuş ağı oluşturarak kız çocuklarına tuzak kuran Epstein'in oyuncular, siyasetçiler gibi dünyaca ünlü isimlerle olan bağlantısı dünya genelinde büyük tepki çekmişti. Davada Trump'ın adının geçtiği iddia edilmişti ABD'li milyarder Elon Musk'ın Trump ile sosyal medya üzerinden yaşadığı tartışmada Trump'ın adının Jeffrey Epstein hakkındaki dava dosyalarında geçtiğini ve bu nedenle dosyaların kamuoyuna açıklanmadığını iddia etmesi ise tartışmaları beraberinde getirmişti. Wall Street Journal gazetesi Trump'ın Epstein'e 2003 yılında 50. doğum günü nedeniyle müstehcen bir mektup gönderdiğini iddia ederken, Trump haber nedeniyle Wall Street Journal ve sahibi Rupert Murdoch'a 10 milyar dolarlık dava açmıştı. Son olarak, ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'nin Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin uçuş kayıtları, cezaevi gözetim görüntüleri, mahkeme evrakları, ses kayıtları ve mailler dahil 33 bin 295 sayfa belgeyi yayınladığı kamuoyuna yansımıştı. Epstein belgeleri yayınlanmıştı ABD Başkanı Donald Trump'ın kız çocuklarına yönelik cinsel istismar şebekesi kurmakla suçlanan ve hapishanede ölü olarak bulunan milyarder Jeffrey Epstein'le ilgili belgelerin kamuoyunun erişimine açılmasını öngören yasa tasarısını geçen ay imzalamasının ardından, ABD Adalet Bakanlığı Epstein'in soruşturma dosyasında yer alan binlerce sayfalık belgeyi internet sitesinde yayınlamıştı. Belgeler arasında ünlü isimlerin fotoğrafları yer almıştı Yayınlanan belgelerde 2009 yılında hayatını kaybeden pop müzik yıldızı Michael Jackson, dünyaca ünlü Rock grubu Rolling Stones'un vokali Mick Jagger, ABD'nin 42. Başkanı Bill Clinton, Oscar ödüllü ABD'li oyuncu ve yönetmen Kevin Spacey ve ABD'li oyuncu ve komedyen Chris Tucker dahil birçok ünlü ismin yer alması, Epstein'in siyaset ve sanat dünyası ile şüpheli ilişkilerini bir kez daha gündeme taşımıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.