SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Söz Bursa - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda! Haber

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda!

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor Haber

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, beraberindeki heyetle birlikte Orhangazi’de gerçekleştirdiği saha çalışmalarının ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Orhangazi’nin sanayi, tarım ve konumuyla Bursa’nın lokomotifi olması gerektiğini vurgulayan Kaya, ilçenin adeta "kaderine terk edildiğini" savundu. "HİZMET YARIŞI DEĞİL, LAF YARIŞI VAR" Orhangazi ve Büyükşehir belediyeleri arasındaki koordinasyonsuzluğa dikkat çeken Kaya, "İki belediyenin farklı partilerden olması, ilçeye hizmet yarışı getirmesi gerekirken maalesef sadece laf yarışına dönmüş durumda. Altyapı kronikleşmiş, ulaşım çözülmemiş, tarım üreticisi ise kaderine terk edilmiş vaziyette," dedi. SAĞLIKTAN EĞİTİME "YOKLAR" LİSTESİ Başkan Kaya, Orhangazi’de acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklarla sıraladı: Sağlık Krizi: "Devlet Hastanesi’nde EMAR cihazı yok, vatandaşlar her gün Gemlik’e sevk ediliyor. Fizik tedavi için 3-4 ay sonrasına gün veriliyor." Eğitimde Mağduriyet: "20 bin öğrencinin olduğu ilçede Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) yok. Her yıl binlerce çocuk ve genç sınavlar veya eğitim için ilçe dışına taşınmak zorunda kalıyor." Çevre Felaketi: "İznik Gölü korunmuyor, dış mahallelerin kanalizasyonu göle akıyor. Taş ocakları ilçeyi toza boğarken su kaynakları üzerinde dinamit patlatılıyor." Yarım Kalan Projeler: "2020’den beri beklenen köprülü kavşak yapılmadı. Yeniköy’deki düğün salonu inşaatı kaderine terk edildi." "ORHANGAZİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR" Engelli vatandaşların dik rampalarda risk altında yaşadığını ve gençlerin sosyal alan eksikliği nedeniyle sanal kumar kıskacına itildiğini belirten İsmail Kaya, sözlerini şöyle noktaladı: "Orhangazi’nin sorunları ertelenecek, geçiştirilecek sorunlar değildir. İYİ Parti olarak şeffaf, adil ve vizyoner bir yönetim anlayışı için mücadelemizi sürdüreceğiz. İlçe Başkanımız Bülent Bakış ve teşkilatımızla birlikte bu ihmallerin takipçisi olacağız."

Mustafakemalpaşa’da üretilen ayçiçeği aşevinde umuda dönüştü Haber

Mustafakemalpaşa’da üretilen ayçiçeği aşevinde umuda dönüştü

Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl tarım alanlarını daha verimli değerlendirmek amacıyla başlattığı planlama süreci bu yıl karşılığını verdi. Geçtiğimiz yıl ocak ayında ekimi yapılan ayçiçeğinden 20 bin 500 kilo mahsul elde edildi. Bu yıl elde edilen ürünler ise işlenerek ayçiçek yağına dönüştürüldü ve ihtiyaç sahibi vatandaşların sofrasına ulaşmaya başladı. Üretilen ayçiçek yağları, Mustafakemalpaşa Belediyesi Aşevi’nde her gün yaklaşık 250 kişiye ulaştırılan sıcak yemeklerde kullanılmaya başlandı; elde edilen miktarla aşevinin yaklaşık 1 yıllık yağ ihtiyacı karşılanmış oldu. Aynı zamanda üretilen yağlar, Gıda Bankası aracılığıyla da ihtiyaç sahibi vatandaşların kullanımına sunuldu. İhtiyaç sahipleri, temel gıda ürünleriyle birlikte Mustafakemalpaşa Belediyesinin üretmiş olduğu ayçiçek yağını da buradan ücretsiz olarak temin edebilecek. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, üretimin sosyal faydaya dönüşmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ‘’ Geçtiğimiz yıl ektiğimiz ayçiçeklerinin bugün hem aşevimizde hem de Gıda Bankamızda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hizmetine sunulması bizim için büyük bir mutluluk. Üreten ve paylaşan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Toprağımızdan aldığımızı yine hemşehrilerimizin sofrasına ulaştırıyoruz. Bu yıl da Ramazan bereketini daha fazla haneye ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bayramda en büyük mutluluğumuz çocuklarımızın yüzündeki tebessüm. Onların bayram sevincine ortak olmak, bir çocuğun bayram sabahına umutla uyanmasına vesile olmak istiyoruz. Bu nedenle hayırseverlerimizin zekâtlarına ve yardımlarına talibiz. Gıda Bankamızın yanı sıra Giysi Bankamız ile de ihtiyaç sahibi ailelerimizin temel giyim ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” dedi

Bursa Barosu duyurdu: Tahtalı'daki hazır beton projesine yargı "Dur" dedi Haber

Bursa Barosu duyurdu: Tahtalı'daki hazır beton projesine yargı "Dur" dedi

Nilüfer’in tarım ve hayvancılıkla nefes alan bölgesi Tahtalı Mahallesi, doğasını korumak için başlattığı hukuk savaşını kazandı. Özel bir firma tarafından zeytinliklerin ve ekili alanların tam ortasına yapılması planlanan hazır beton üretim tesisi projesi için Bursa Valiliği tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı, yargıdan döndü. BİLİRKİŞİ RAPORU: "İNCELEME YETERSİZ" Tahtalı sakinlerinin yaşam haklarını savunmak adına Bursa Barosu’na başvurmasıyla başlayan süreçte, Bursa 1. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açıldı. Dava kapsamında bölgede yapılan keşif ve hazırlanan bilirkişi raporu, projenin yaratacağı tehlikeyi gözler önüne serdi. Raporda; tesisin insan ve çevre sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerinin idare tarafından yeterince incelenmediği açıkça vurgulandı. Bu değerlendirmeyi yerinde bulan mahkeme, Valiliğin kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. BURSA BAROSU’NDAN TAHTALI’YA MÜJDE ZİYARETİ Kararın ardından Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Genel Sekreter Av. Yener Poroy, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek ve komisyon üyesi avukatlar Tahtalı Mahallesi’ni ziyaret etti. Köylülerle bir araya gelerek yargı kararını paylaşan Baro heyeti, bölgede sevinçle karşılandı. "YURTTAŞLARIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Ziyaret sırasında bir açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, sağlıklı bir çevrede yaşamanın anayasal bir hak olduğunu hatırlattı. Öztosun, "Doğamıza ve yaşam alanlar

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer" Haber

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer"

Bursa'da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa'da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon'dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl'de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl'dek ürün çeşitliliğinin 80'in üzerinde olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl'ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretiki yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz'de fındığa verilen desteğin İnegöl'de de olmasını istiyoruz." İnegöl'de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik'in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.

Başkan Ferhat Erol müjdeyi verdi: Kestel kendi anaç fidanını üretecek Haber

Başkan Ferhat Erol müjdeyi verdi: Kestel kendi anaç fidanını üretecek

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Uludağ eteklerindeki köylerde ahududu ve böğürtlen üretimini Sırbistan modeliyle artırmayı, çiftçilerin gelirini yükseltmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." dedi. Kestel Belediye Başkanı Ferhan Erol, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir ilçe olduklarını belirterek, tarımsal üretimin daha sağlıklı sürdürülebilmesi adına bazı projeleri ve çalışmaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Çiftçilere drone ile gübreleme ve ilaçlama desteği sunduklarını, ücretsiz toprak analizi desteği verdiklerini aktaran Erol, üreticilerin birim alandan alacakları verimlerini artırmaları ve ürünlerini iyi fiyata satabilmeleri noktasında ellerinden geleni yaptıklarını anlattı. Türkiye'de ahududu ve böğürtlenin yüzde 85'inin Kestel'de Uludağ eteklerinde yetiştirildiğini vurgulayan Erol, şunları söyledi: "Üretimin daha verimli olması için neler yapılabilir noktasında üreticilerimizi, kooperatiflerimizi yurt dışına götürdük. Bosna Hersek ve Sırbistan'daki üretimi, çalışmaları ve bazı önemli detayları öğrenme fırsatı buldular. Belediyeden ekiplerimiz de o bölgede çalışmalar yürüttü, bilgiler edindi." Çiftçilerin üretimi doğru tekniklerle yapmasını ve daha fazla kazanmasını istediklerini dile getiren Erol, "Ahududu ve böğürtlenin üretim tekniklerinde bazı eksiklerimiz var. Toprağımıza uygun fidanlar kullanılmamış. 4-5 yılda fidan kendi ömrünü bitiriyor. Fidanların toprağa dikiminde bile hatalar yapıldığını gördük" dedi. SIRBİSTAN'DA 2 ŞEHİR TÜRKİYE'NİN 20 KATI AHUDUDU ÜRETİYOR Sırbıstan'da 20 yıldır aynı fidanla yüksek verimle üretim yapıldığını ve oradaki modeli Kestel'e de uygulamak istediklerini belirten Erol, "Çok basit çözümlerle ve doğal anaç fidanlarla üretimi artırabiliriz. Sırbistan'da iki bölge gezdik toplam nüfusları 50-60 bin ahududu üretimleri 130 bin ton. Gördükleri heryere ekmişler. Biz Türkiye olarak 6 bin ton ancak üretiyoruz. Türkiye'nin 20 katını Kestel kadar iki şehir üretiyor. Talep de var bu ürünlere." dedi. Kestel'de de ahududu ve böğürtlen üretiminin doğru yapılması adına ne gerekiyorsa hayata geçireceklerini ifade eden Erol, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Önümüzdeki sene ilçede doku kültürü laboratuvarını kuracağız. Kendi tohumumu ve fidanımızı kendimiz üreteceğiz. Hem kadın istihdamını artıracağız hem de kendi fidanlarımızla verimi üretimi yükselteceğiz. 7 dönümlük araziyi fidan üretimi için ayırdık. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." diye konuştu.

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor! Haber

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor!

Bursa'da geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Kraliçe iniciri olarak bilinen Bursa siyah incirinde ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı.İhracatta kilogram başı değer 1 dolar artışla yüzleri güldürdü. Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor. "Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İHRACATTA KİLOGRAM BAŞINA 1 DOLARLIK DEĞER ARTIŞI OLDU 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu. Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.