SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Söz Bursa - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Alper Taban: "Kırsal kalkınmaya sadece destek vermiyor, yön veriyoruz" Haber

Başkan Alper Taban: "Kırsal kalkınmaya sadece destek vermiyor, yön veriyoruz"

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehrin sahip olduğu güçlü tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek üreticilerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Başkan Taban, “Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz” dedi. Sanayisiyle olduğu kadar verimli toprakları, üretken çiftçisi ve güçlü kırsal yapısıyla da öne çıkan İnegöl’de, tarım ve hayvancılık üretici-yerel yönetim iş birliğinde güçlenmeye devam ediyor. Meyve ve sebze üretiminden hayvancılığa, coğrafi işaretli ürünlerden alternatif tarım ürünlerine kadar geniş bir üretim çeşitliliğine sahip olan İnegöl, Bursa’nın ve bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. TARIM VE HEYVANCILIĞA YEREL YÖNETİM DESTEĞİ İnegöl Belediyesi de ortaya koyduğu projeler ve desteklerle bu üretim gücünü büyüten çalışmaları üreticiyle buluşturuyor. Üreten Çiftçiler Kooperatifi ve Soğuk Hava Deposu projeleriyle üreticinin emeğinin korunmasına katkı sunulurken, makine ve ekipman destekleriyle üretimde verimlilik artırılıyor. Taş toplama makinesi desteği, koyun yıkama havuzu uygulaması, toprak analizleri ve arazi yolları çalışmalarıyla üreticilerin ihtiyaçlarına doğrudan çözüm üretiliyor. KIRSAL KALKINMAYI SADECE DESTEKLEYEN DEĞİL, YÖN VEREN BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle şehirde tarım ve hayvancılık alanında yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve İnegöl’ün tarım gücünü anlatan Belediye Başkanı Alper Taban, tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. Başkan Taban, açıklamasında şöyle konuştu: “Tarım ve hayvancılık alanında üreticilerimizin her an yanında olmaya gayret ediyoruz. Önemli destekler sağlıyor, imkanlar sunuyoruz. 2020 yılında hizmete alınan koyun yıkama havuzumuzdan 5 yılda 35 bin küçükbaş hayvan faydalandı. Düzenlenen Küçükbaş Hayvancılık Festivali ile sektörün gelişimine katkı sunduk. Öte yandan örnek kestane eğitim bahçesi, zirai ilaç dolum merkezi ve tarımsal ilaç hazırlama alanı gibi uygulamalarla modern ve bilinçli üretimi teşvik ediyoruz. Bir yandan yaban mersini, aronya, ekinezya gibi alternatif ürünleri şehrimize kazandırma adına çalışmalar yaptık. Çilek, şeftali ve Cerrah kuru fasulyesi gibi ürünlerimizi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla duyurmak adına festivaller düzenleyerek marka değerinin artırılmasını sağladık. Fidan ve tohum dağıtımları, arı kovanı destekleri, Tarım Kitaphaneleri, eğitim seminerleri ve fuar ziyaretleriyle üreticilerin yanında olmaya devam eden bir İnegöl Belediyesi var. Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz.” İNEGÖL ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP “Bu vesileyle toprağa emek veren, üretimiyle sofralarımıza bereket katan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. İnegöl’ümüz güçlü üretim altyapısı, çalışkan çiftçisi ve bereketli topraklarıyla tarımda önemli bir potansiyele sahip. Bizler de yerel yönetim olarak üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Türkiye ayçiçeği ithalatında dünya birincisi: 30 milyar dolar dışarı gitti Haber

Türkiye ayçiçeği ithalatında dünya birincisi: 30 milyar dolar dışarı gitti

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, son yıllarda artan ithalat, düşük alım fiyatları ve kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği üretiminin gerilediğini, buna karşılık ithalatın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Ün, uygulanan tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de 58 ilde yağlık ayçiçeği üretimi yapıldığını ifade eden Ediz Ün, “Ülkemizin dörtte üçünde ayçiçeği üretimi gerçekleştiriliyor. Ancak 2025 yılında 1,6 milyon tonluk üretimle son 9 yılın en düşük seviyesine geriledik. 2025’teki yağlık ayçiçeği üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 12, üretimin zirve yaptığı 2022 yılına göre ise yüzde 30 azaldı. Üstelik son 4 yıldır üst üste üretim düşüyor. Daha önce böyle bir tablo yaşanmamıştı” dedi. Edirne’nin geçmişte yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ün, bugün üçüncü sıraya gerilediğini belirterek şunları söyledi: “Son 15 yılda Edirne’deki üretim yüzde 48 azaldı. Bu, bölgede yaşanan kuraklık ve tarlaların suya kavuşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Edirne’nin temel tarımsal ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde yaşanan bu gerileme hem bölge hem de Türkiye açısından büyük kayıptır.” “İthalatta dünya birincisiyiz” Ayçiçeği ithalatındaki artışa da dikkat çeken Ün, geçen yılın ilk 3 ayında 393 bin ton olan yağlık ayçiçeği ithalatının bu yıl aynı dönemde yüzde 54 artarak 607 bin tona yükseldiğini ifade etti. “İthalat 1,5 kattan fazla arttı. Üstelik bu ithalat tam da ekim öncesi dönemde yapılıyor” diyen Ün, AKP dönemindeki ithalat politikalarını şu sözlerle eleştirdi: “AKP döneminde ayçiçeği tohumu ve türevleri ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Bu rakam, yaklaşık 57 milyon ton ayçiçeğine karşılık geliyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık üretimine eş değer bir ithalat yapılmış durumda. Düşünebiliyor musunuz, 30 yıllık üretim kadar ürün dışarıdan alınmış. İthalatı o kadar abarttılar ki Türkiye her yıl ayçiçeği ithalatında dünya birincisi oluyor.” İthalatın ağırlıklı olarak komşu ülkelerden yapıldığını belirten Ün, “İthalatın yüzde 40’ı Romanya’dan, yüzde 38’i Moldova’dan, yüzde 19’u ise diğer sınır komşumuz Bulgaristan’dan geliyor. Kısacası Türkiye’ye gelen her 10 ayçiçeği tohumunun 6’sı Romanya ve Bulgaristan’dan geliyor. Biz neden üretmiyoruz, neden ihraç eden ülke konumunda değiliz? Çünkü ithalatı seven bir AKP iktidarı ve bundan beslenen çevreler var” ifadelerini kullandı. “Tarımda dışa bağımlılık her geçen gün artıyor” Ekim sezonunun sürdüğünü hatırlatan Ün, üreticinin en büyük beklentisinin ürününün para edip etmeyeceği ve devlet desteği olduğunu belirtti. “Üretici bugün şunu soruyor: ‘Ürünüm para edecek mi, zarar edersem devlet yanımda olacak mı?’ Ancak görüyoruz ki AKP iktidarı ithalattan vazgeçmiyor. ‘Dışarıda ucuzsa ithal et’ anlayışını her geçen gün daha da sertleştirerek sürdürüyorlar. Bu politika belki birilerini zengin ediyor olabilir ama Türkiye tarımda her geçen gün kan kaybediyor, dışa bağımlılığı artıyor” diyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan AKP iktidarını uyarıyorum. Bir an önce aklınızı başınıza alın. Giderayak bu ülkenin tarımına daha fazla zarar vermeyin.”

Karacabey Ovası’nda zorlu mesai: İşçileri en çok o ürün terletiyor! Haber

Karacabey Ovası’nda zorlu mesai: İşçileri en çok o ürün terletiyor!

Bursa'nın Karacabey ilçesinde birçok ürünün dikimi, ekimi, çapalaması ve hasadında çalışan tarım işçilerini en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor. Turfanda örtü altı karpuz fidesi dikiminin sonlarına gelindi. Salçalık domates, kapya biber, pirinç, soğan ve mısır gibi pek çok ürünün yetiştirildiği bölgede, örtü altı karpuz dikimi dört aşamalı yapısıyla işçiliği en zor ürünlerin başında geliyor. Balıkesir'den bölgeye gelen tarım işçileri, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda ter dökerek fideleri toprakla buluşturuyor. Tarım işçisi çavuşu Akif Yaman, İzmir ve Manisa bölgelerinde de taşımalı olarak bu işi yaptıklarını belirterek, özellikle örtü altı karpuz dikiminin zahmetli aşamalardan oluştuğunu ifade etti. 4 AŞAMALI DİKİM İŞLEMİ Karacabey Ovası'nda gerçekleştirilen dikim sürecinde işçilerin fidelerin dağıtılması, dikimi, don riskine karşı üzerlerine şapka konulması ve ardından etrafının tamamen kapatılması gibi dört ayrı aşamalı bir işlem yürüttüğünü aktaran Yaman, karpuz üretiminin tüm süreçlerinin zor olduğunu ancak örtü altı dikimin işçiyi en çok yoran işçilik olduğunu vurguladı. Sabah saat 07.30'da işe başladıklarını ve 16.00'ya kadar yaklaşık 9 saat boyunca çalıştıklarını dile getiren Yaman, "Üzerinde bulunduğumuz 25 dönümlük tarlaya 25 kişilik bir ekiple geldik. Önce 25 dönüme fideleri dikeceğimiz yere sıraladık. Ardından başa dönüp fideleri diktik. Sonra tekrar başa dönüp şapkalarını kapatıp kenarlarını toprakla örttük" dedi. SOFRAYA GELMESİ KOLAY OLMUYOR Yaman, "Don vurmasın diye yaptığımız bu kapatma işlemi işin en zahmetli kısmı. Biber ve domates gibi ürünlerin de dikimini, çapalamasını ve hasadını yapıp fabrikalara ulaştırıyoruz ama bizi en çok zorlayan ürün örtü altı karpuz oluyor. Domateste, biberde fideyi dikip geçiyoruz ama bunda işçiler zor zorlanıyor" ifadesini kullandı. Çiftçiliğin her aşamasının büyük emek istediğini hatırlatan Yaman, tüketicilerin sofralarına ulaşan her karpuzun arkasında büyük bir işçilik olduğunu ifade etti.

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı Haber

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. ÇİFTÇİLERDEN URLA’NIN EMEĞİNE YAKIŞIR KORTEJ Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İZMİR TÜRKİYE’NİN EN FAZLA TARIM YAPILAN KENTİDİR" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "URLA’NIN ÖNCE KÖKENİNİ BİLMEK LAZIM" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İZMİR'DE YAŞAMAYA HER ZAMAN ÖZENİYORLAR" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "BİZ BU ŞEHRİN DEĞERİNİ BİLEN İNSANLARIZ" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "GELECEK TOPRAĞIYLA BAĞINI KOPARMAYAN ŞEHİRLERİN OLACAK" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "URLA’DA TOPRAK KONUŞUR, EMEK BÜYÜR" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İZMİR’İN İLK DENİZ ÜRÜNLERİ FESTİVALİ İÇİN KOLLAR SIVANDI Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "EGE BÖLGESİ ADETA BİR MADEN" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. URLA SOKAKLARI SANAT VE GASTRONOMİYLE DOLUP TAŞACAK 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Osmangazi'nin gıda geleceği gençlerin elinde şekilleniyor Haber

Osmangazi'nin gıda geleceği gençlerin elinde şekilleniyor

Osmangazi Belediyesi, sürdürülebilir kent vizyonu doğrultusunda gıda politikalarına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürürken, geleceğin gıda sistemini şekillendirecek önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Avrupa Birliği’nden de hibe desteği alan projenin ilk adımında gençler, gıdanın üretiminden sofraya uzanan serüveninde ilçenin her bir noktasının avantajları ve dezavantajlarına yönelik fikirler geliştirdi. Yerel yönetim anlayışını yenilikçi yaklaşımlarla güçlendiren Osmangazi Belediyesi, hem verimliliği artırmak hem de gıdanın üretimden sofraya uzanan yolculuğunu daha sağlıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir hale getirmek amacıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Avrupa Birliği’nden hibe desteği almaya hak kazanan proje kapsamında düzenlenen "Osmangazi’yi Beslemek: Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi", gençlerin aktif katılımıyla Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi öncülüğünde; belediye iştiraki Gazi Tarım A.Ş., Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi iş birliğiyle düzenlenen atölyede, yaşları 15 ile 25 arasında değişen 30 öğrencinin dinamizmi ve yenilikçi bakış açıları merkeze alındı. OSMANGAZİ’NİN HER BİR NOKTASI GIDA BAŞLIĞINDA İNCELENDİ Farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında bir araya gelen katılımcılar; uzman eğitmenler eşliğinde gıdanın üretiminden işlenmesine, taşınmasından tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan süreci çok boyutlu olarak işledi. Atölye süresince Osmangazi’nin 136 mahallesini kapsayan geniş bir perspektifle çalışmalar yürüten gençler, hangi bölgede hangi ürünlerin yetiştirilmesinin daha verimli olacağı, tedarik zincirlerinin nasıl daha etkin kurulabileceği, üretim ve temin süreçlerindeki avantaj ve dezavantajlar ile ürünlerin sunum aşamalarına kadar pek çok başlıkta kapsamlı fikirler geliştirdi. Yapılan tüm çalışmalar not alınırken, atölye sonunda katılımcılar Osmangazi haritası üzerinde işaretlemeler yaparak, saptamalarını paylaştı. Katılımcı gençlere, atölye sonunda sertifikaları takdim edildi. Atölye, uzun soluklu bir sürecin ilk adımı olma özelliği taşırken, proje kapsamında önümüzdeki dönemde dört ayrı etkinlik daha düzenlenecek. Sürecin sonunda ise gençlerin katkılarıyla hazırlanacak olan "gıda politikası bildirisi"nin, yerel yöneticilere sunularak Osmangazi’nin gıda politikalarının şekillendirilmesinde aktif rol oynaması hedefleniyor. GENÇLERİN FİKİRLERİ GIDA POLİTİKASINA ENTEGRE EDİLECEK Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, Osmangazi Belediyesi’nin gıda politikası oluşturma hedefini güçlendirmek adına gençlerin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekerek, Avrupa Birliği projesi neticesinde toplamda 30 lise ve üniversite öğrencisiyle, her bir masada bir kolaylaştırıcı eğitmenin de katkılarıyla önemli bir atölye gerçekleştirdiklerine değindi. Atay, "Osmangazi’nin toplam 60-62 bin hektarlık arazisinin yaklaşık 16 bin hektarı tarımsal üretimin, bitkisel ve hayvansal üretimlerin yapıldığı bir yer. Burada gıdanın üretimiyle, taşınmasıyla, işlenmesiyle ve soframıza gelene kadar ki aşamalarda gençlerin konuya bakışını, ne düşündüğünü, ne olmasını istediğini belirleyerek, daha sonra oluşturacağımız Osmangazi gıda politikamıza entegre etmeyi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. GIDAYA BÜTÜNSEL BİR BAKIŞ AÇISI Atölyede katılımcılara yönelik bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi Proje Yöneticisi Merve Sünör ise yürütülen çalışmanın uluslararası boyutuna dikkat çekerek, şunları kaydetti; "Avrupa Birliği’nden hibe alan, uluslararası bir projenin ilk adımı için burada bulunuyoruz. Konumuz gıda politikası. Osmangazi gıda politikasının ilk adımlarını, gençlerle birlikte atmak istedik. ‘Gençlik Gıda Politikası Laboratuvarı’ projemizin ismi, bu kapsamda gençlerimizle birlikte Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi’ni yapıyoruz. Her bir masada Osmangazi mahallelerinde gıdanın serüveni konuşuluyor, bundan sonra 4 etkinliğimiz daha olacak ve Ekim ayı başına kadar devam edecek. Projemizin en nihayetinde gençlerimizden bir politika bildirisi çıkarmalarını umuyoruz ve bunu, yerel yöneticilerimize sunmalarını. Gıdanın bütünsel bir bakış açısına ihtiyaç var, bu Avrupa’da ve dünyada yerel yönetimlerce ele alınıyor çünkü öyle daha başarılı olduğu görüldü. Her ilin, hatta ilçenin ihtiyaçları farklı, zorlukları farklı. Biz de Türkiye’de ulusal bir gıda politikamız olsa bile, bu konuda çalışan öncü belediyelerden biri olmak istiyoruz." Proje kapsamında elde edilecek bilgiler doğrultusunda tüm paydaşların katılımıyla "Osmangazi Gıda Konseyi"nin kurulması da hedeflenirken, üreticiden tüketiciye kadar uzanan geniş bir paydaş ağıyla, sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi inşa edilmesi amaçlanıyor.

Yavuz Ağıralioğlu’nun başlattığı ata tohumu dağıtımı Bursa’da büyük ilgi gördü Haber

Yavuz Ağıralioğlu’nun başlattığı ata tohumu dağıtımı Bursa’da büyük ilgi gördü

Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanlığı tarafından organize edilen Ata Tohumu Dağıtım Buluşması Bursa'da gerçekleşti. 200 bin tohum, 2 saat içinde tükendi. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı ve Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen programa Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz, Tarım ve Gıda Güvenliği Başkan Yardımcısı Serkan Kazandı, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Tarım ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Emre Yürük ile il ve ilçe yöneticileri katıldı. 200 BİN BİBER VE DOMATES TOHUMU 2 SAATTE TÜKENDİ Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Tarım ve Güvenliğinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz'ün yerli ve milli üretimi desteklemek amacıyla başlattığı Ata Tohumu Dağıtım Etkinliği, Bursalıların büyük ilgisi ile karşılandı. 200 bin tohum 2 saat içinde tükendi. "EKİLMEDİK TEK KARIŞ TOPRAK KALMASIN" "Ekilmedik tek karış toprak kalmasın" sloganıyla başlatılan seferberlik, Kocaeli ve Sakarya'dan sonra üçüncü olarak Bursa'da düzenlendi. Etkinlik sırasında parti politikalarını içeren broşür dağıtılırken kurulan stantlarda birçok üye kaydı yapıldı. “MİLLETİN GÖNLÜNDE YER ALDIĞIMIZI BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLDUK” Üye stantlarının haftada üç gün açık olduğunu dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, “Genel Merkez Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanlığımız bugün Bursa’da 200 bin ata tohumu dağıttı. 2 saatte tükenen tohumlar bizlere, milletin gönlünde yer aldığımızı bir kez daha göstermiş oldu. Vatandaşlarımızın teveccühünü almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her alanda liyakatli kadrolarla yoluna devam eden Anahtar Parti, milletin tüm derdine derman olmak için daha çok çalışacaktır” şeklinde konuştu.

Davut Gürkan tarih verdi: Yenişehir’in girişindeki dev proje Nisan’da hizmette! Haber

Davut Gürkan tarih verdi: Yenişehir’in girişindeki dev proje Nisan’da hizmette!

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde giriş güzergahlarında başlatılan kapsamlı dönüşüm projeleri vatandaşın hizmetine giriyor. İlçede yıllardır yapılamayan Yenişehir merkez ile Bilecik yolu tamamlanarak hizmete girdi. Bursa Yolu üzerindeki akıllı kavşak ve köprü yenileme çalışmalarında son noktaya gelindi. Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Milletvekili Ayhan Salman, Ak Parti Yenişehir İlçe Başkanı Mehmet İleri, Belediye Başkanı Ercan Özel yapımı tamamlanan Yenişehir Bilecik yolu arası yol yapım çalışmalarını yerinde inceledikten sonra Yenişehir batı kesimi sanayi kavşağı ve Yüksek hızlı tren istasyonu bağlantı yolu yapımı bölgesinde inceleme ziyareti yaptı. NİSAN AYI SONUNDA HİZMETE GİRİYOR Konuyla ilgili açıklama yapan, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Havalimanıyla beraber yüksek hızlı trene bağlantı kavşağında incelemelerde bulunduk. Yenişehir’de doğu istikametinden batı istikametine gelirken iki tane büyük kavşağımız oldu. Bir tanesi sanayi kavşağı 50 metre çapında ciddi büyük bir kavşak çalışması oldu. Yenişehir havalimanıyla beraber yüksek hızlı tren bağlantısı olan bu önemli çalışmada Yenişehir’in hizmetine girecek. Yenişehirli hemşerilerimizin bizlerden talepleri var. Bunların farkındayız, hem ilçe merkezi hem de Yenişehir İnegöl arasının asfaltlanması istiyorlardı. Bunları Bakanımıza ilettik. Burada kalan kavşaktaki çalışmalar Nisan ayı sonunda biterek hizmete girmiş olacak" diye konuştu. Başkan Gürkan, " Burada ciddi çalışmalar yapıldı. İlçeye farklı bir hava katıyor. Yüksek hızlı trenin hizmete girmesiyle havalimanın çalışmasıyla birlikte gelişen sanayi bölgesiyle Yenişehir Türkiye’nin ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır. Her daim yanımızda olan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma Bakanımıza, milletvekillerimize teşekkür ediyoruz "dedi. MİLLETVEKİLİ SALMAN: "YENİŞEHİR BİR CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELİYOR" AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin her yerinde önemli hizmetler halkımızın hizmetine sunuluyor. Bu önemli hizmetlerden faydalanan Yenişehir büyüyor gelişiyor cazibe merkezi haline geliyor. Hızlı trenin hizmete girmesiyle havalimanı katkısıyla aynı zamanda tarım şehrimiz olan ilçemiz daha da gelişecek. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Milletvekili Ayhan Salman, "Belediyelerimiz bir taraftan yerel anlamda güzel hizmetler yapıyor. Bakanlıklarımızda kendi görev alanlarında önemli çalışmalar yapıyor. Biz istiyoruz ki büyükşehir belediyemiz de kendi üzerine düşen görevleri yaparsa Bursa’mız çok güzel hale gelecek. Orada biraz eksiklerimiz var. Hem Yenişehir’de hem İnegöl’de maalesef ilçelerimizin tamamında Büyükşehirle koordinasyonu sağlamakta zorlanıyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.