SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanı

Söz Bursa - Tarım Ve Orman Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İthalatçı hayvancılık politikaları süt üretimini çökertti Haber

İthalatçı hayvancılık politikaları süt üretimini çökertti

Türkiye’de 2021 yılının son çeyreğinde başlayan süt krizinin etkilerinin halen devam ettiğini belirten Ün, şu değerlendirmelerde bulundu: “2020 yılında 23,5 milyon tona ulaşan süt üretimimiz, 2021’de yaşanan büyük krizin ardından 2022 yılında 21,5 milyon tona geriledi. Yani sadece bir yıl içinde 2 milyon tonluk üretim kaybı yaşandı. O günden bu yana süt üretimi yerinde sayıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azaldı. Ocak-Kasım döneminde ise bu düşüş yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Dahası, son dört aydır inek sütü üretimi bir önceki yılın aynı döneminin altında seyrediyor. Bu tablo, şap hastalığıyla başlayan verim kayıplarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.” Süt ürünlerinde de ciddi gerilemeler yaşandığını ifade eden Ün, süt üretimindeki düşüşün maliyetleri artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Maliyet artışları nedeniyle çocuklarımızın tüketmesi gereken içme sütü miktarı Ekim ayında yüzde 6,3, Kasım ayında ise yüzde 6,0 oranında azaldı. Sağlıklı bir gelecek istiyorsak, her sabah çocuklarımızın kahvaltısında en az bir bardak süt olmalıdır. Ancak milyonlarca aile, içinde bulunduğumuz bu ekonomik yıkım tablosunda temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Bu koşullarda yapılması gereken, geçmişte uygulanan okul sütü programının yeniden hayata geçirilmesidir. AKP iktidarı okullarda çocuklara beslenme desteği vermiyor. Süt vermemek kabul edilemez. Bu zor günlerde en değerli varlığımız olan çocuklarımızı korumak zorundayız.” Süt üretimindeki krizin gelecek yıl da süreceğini vurgulayan Ediz Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye hayvancılığı, AKP’nin ranta dayalı ithalatçı hayvancılık politikaları nedeniyle bir türlü düzlüğe çıkamıyor ve bu anlayışla da çıkamaz. Öncelikle yerli üreticiyi koruyan ve destekleyen cesur kararların alınması gerekiyor. Mevcut Tarım ve Orman Bakanı ile bu sorunların çözülmesi mümkün değil. Yerine gelecek olanın da gerekli iradeyi ortaya koyamayacağı ortadadır. Bu nedenle iktidar değişikliğine ihtiyaç vardır. Ülkenin geleceğini değiştirmek bizim elimizde. Hep birlikte üreten ve kazanan bir Türkiye’yi yeniden inşa edebiliriz.”

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu Haber

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" dedi. Bakan Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğünün 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orman alanlarını artırmaya, ormanları verimli hale getirmeye ve fidanlar ile tohumları geleceğe umut olarak dikmeye devam ettiklerini vurgulayan Yumaklı, yapılan ağaçlandırma ve erozyonla mücadele çalışmaları sayesinde Türkiye’nin dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ilk 3 ülke arasında yer aldığına işaret etti. Bakan Yumaklı, bugün 23,4 milyon hektar orman varlığıyla, ülkenin yüzölçümünün yüzde 30’unun ormanlarla kaplı olduğunu bildirdi. "517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" Yumaklı, ağaçlandırma çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: "2025 yılı bizim için yoğun bir ağaçlandırma çalışmasıyla geçti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlattığımız 'Yeşil Vatan Seferberliği' kapsamında, küresel iklim krizinin etkilerini en aza indirebilmek için fidan ve tohumları toprakla buluşturuyoruz. Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk. 2024 yılında bu rakam 500 milyondu. 2019 yılından beri kutladığımız 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 2025 yılında 1 milyon 280 bin 491 vatandaşın katılımıyla 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturularak yeni bir rekor kırdık." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde 600 milyon fidan ve tohumun toprakla buluşturulması hedefine emin adımlarla ilerlediklerini dile getiren Yumaklı, "Bu seneki kampanyamız, diğerlerinden farklı olarak 1 yıl devam edecek olmasıdır. Yani 11 Kasım 2025’te başladığımız seferberlik, 2026’nın kasım ayına kadar sürecek. Bu süre zarfında 1 yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarla etkinliklerimiz devam edecek. İnşallah ülkemiz orman sevgisi konusunda tüm dünyaya örnek olmaya devam edecek ve bu alanda yeni rekorlara imza atacaktır" açıklamasını yaptı. "Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır" Orman yangınları konusunda tüm tedbirlerin alındığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti: "Yangınlardan sonra, bu yanan yerlerin imara açıldığı yönünde dezenformasyon yapılıyor. Anayasa’nın 169. Maddesi çok açıktır ve yanan alanların yeniden ağaçlandırılması görevini verir. Bizler de yanan orman alanlarını bir sonraki yıl tekrar ağaçlandırıyoruz. Bizim için orman, sadece yeşil bir alan değil, vatanın ayrılmaz bir parçasıdır. Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır. Bu kararlılıkla, teknolojiyle güçlenerek, yeşil vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Kılıç  : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor” Haber

Kılıç : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, yapımında yüzde 72 fiziksel ilerleme sağlanan Karacabey Gölecik Barajı’nın tamamlanma sürecinin hızlandırılması için Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan talepte bulundu. Bakan Yumaklı, barajın 2027 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşmeleri sırasında söz alan Milletvekili Ahmet Kılıç, Gölecik Barajı’nın Bursa için stratejik önem taşıdığını belirterek, projenin şehrin su güvenliğinden tarımsal kalkınmasına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Milletvekili Kılıç, Gölecik Barajı’nın tamamlanmasıyla Bursa’nın hem içme suyu arzının güçleneceğini hem de tarımsal verimliliğin artacağını ifade ederek şunları söyledi: “Karacabey Gölecik Barajı, Bursa’mızın geleceğine vurulan stratejik bir mühürdür. Şehrimizin içme suyu güvenliğini güçlendiren, tarımsal üretimi destekleyen ve bölgenin kalkınmasına doğrudan katkı sağlayan bu dev eser, Bursa’ya yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Suyun ve üretimin her zamankinden daha kritik olduğu bir dönemde, Gölecik Barajı sayesinde hem Karacabey’in hem de tüm Bursa’nın önü açılmaktadır. 23 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Bursa’mıza eser kazandırıyoruz. Bu yatırım, lafla değil işle konuşan bir anlayışın ürünüdür.” Kılıç, ayrıca Bursa’da üretimin artarak devam ettiğine dikkat çekerek, son 23 yılda sebze ve meyve üretiminin 3 milyon tondan 7 milyon tona ulaştığını hatırlattı. Bursa’nın ahududu üretiminde Türkiye birincisi olduğunu, böğürtlen, armut, bezelye ve şeker kamışında da ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Milletvekili Kılıç, komisyon görüşmelerinde ayrıca Keles Avdan Göleti ve Osmangazi Güneybayır Göleti’nin iz bedelli statüden çıkarılarak yatırım ödeneği ayrılmasını ve Bursa Ovası sulamasının yatırım programına alınmasını talep etti. Bakan Yumaklı: “430 milyon TL ödenekle çalışmalar sürüyor” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, komisyon çalışmalarında Kılıç’ın talebine yanıt vererek Gölecik Barajı’nda gelinen son durumu şöyle açıkladı: “Bursa Karacabey Gölecik Barajı ikmal işi kapsamında 2025 yılında sağlanan 430 milyon TL ödenekle çalışmalar devam etmektedir ve %72 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Söz konusu işin 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.” Bakan Yumaklı, ayrıca Bursa Ovası sulamasına ilişkin proje yenileme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Bakan Yumaklı'dan pestisit açıklaması Haber

Bakan Yumaklı'dan pestisit açıklaması

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı'nı ziyaret etti. Bakan Yumaklı, ziyaretinin ardından gıda güvenliği, pestisit kalıntıları ve denetimlere ilişkin açıklama yaptı. "2024'DE 1,4 MİLYAR LİRALIK İDARİ PARA CEZASI KESİLDİ" Bakan Yumaklı, vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşması noktasında önemli çalışmalara imza attıklarını belirterek, “2024 yılında denetimlerimizi arttırarak devam ettirdi. Yaklaşık 1,3 milyonun üzerinde gıda denetimi gerçekleştirildi. Bunlarla ilgili 1,4 milyar liralık idari para cezası kesildi. Halkın sağlığını tehdit eden gıdalar ile ilgili de suç duyurusunda bulunuyoruz. 2024 yılında 610 dosya için suç duyurusunda bulunuldu" ifadesini kullandı. Yumaklı, üretim yeri ve satış yerleri de dahil olmak üzere hasat öncesi ve sonrası tüm süreçlerin ürünlerin yerinde kontrollü olarak pestisit denetimine tabi tutulduğunu vurguladı. "SON 3 YILDA 250 BİN PESTİSİT DENETİMİ YAPILDI" Bakan Yumaklı, “Son 3 yılda 250 bin pestisit denetimi yapıldı. Bunun sonuncunda son 3 yılda pestisit kalıntı oranının yüzde 35 oranında azaltıldı. Amacımız mümkün olduğunca sıfıra yaklaştırmak” diye konuştu. İHRAÇ EDİLEN KURU MEYVELERDE İADE ORANI Bakan Yumaklı, pestisit dışında aflatoksin, okratoksin ve kükürt dioksit gibi maddelerden dolayı ihraç edilen kuru meyvelerin geri gönderilmesine ilişkin, “Antep fıstığında fazla aflatoksin nedeniyle bin 473 ürünün 20'si iade edildi. Bunun oranı yüzde 1,35. Kuru incirde fazla aflatoksin-okratoksin nedeniyle 5 bin 600 sevkiyatın 81'i iade edildi. Oran yüzde 1,43. Kuru kayısıda fazla kükürt dioksit nedeniyle 21 bin 3 tondan sadece 282 tonu iade edildi. Oran yüzde 1,34" ifadelerini kullandı. İADE EDİLEN PATATESLERDE BİTKİNİN KENDİSİNE HAS HASTALIK RASTLANDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tunus'a ihraç edilen 2,5 ton patatesin Türkiye'ye geri iade edilmesine ilişkin ise "Tunus'a ihraç edilen patates ürünü ile ilgili bazı dezenformasyonlara rastladık. Tunus'a ihraç edilen patatesler her hangi bir şekilde pestisit kalıntısı gibi bir sebepten değil, bitkinin kendisine has bir hastalığı nedeniyle iade ediliyor. Bu ürünleri imha edeceğiz" şeklinde konuştu.

“Küresel iklim değişikliği en çok da su kaynaklarımızı tehdit ediyor” Haber

“Küresel iklim değişikliği en çok da su kaynaklarımızı tehdit ediyor”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Kurulu'nun 3'üncü toplantısına katıldı. Kurulun oluşturulma amacının su kaynaklarının tüm taraflarca etkin yönetimi ve verimli kullanımı için üst düzeyde koordinasyon ve iş birliğini sağlamak olduğunu belirten Bakan Yumaklı, kurulda alınan kararları açıkladı. “KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EN ÇOK DA SU KAYNAKLARIMIZI TEHDİT EDİYOR” İnsan refahı ve sürdürebilir kalkınma için suyun önemli olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “Ancak küresel iklim değişikliği en çok da su kaynaklarımızı tehdit ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi temiz su kaynaklarına ulaşım günümüzde artık bir beka meselesi haline gelmiş durumda. Biz de ülke olarak bu anlayışla geniş bir yelpazede kritik adımlar atıyoruz. Yani ekonomimizde, artan üretimimizde, tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde öncelikli olarak su kaynaklarımızı göz önünde bulunduruyoruz” diye vurguladı. “UYGULAMAYA BU YIL, 15 BELEDİYE DAHA İLAVE OLDU” Modern sulama sistemleri, yapay zeka destekli sulama, kuraklık, erken uyarı sistemleri ve gelir sistemleriyle ilgili çalışmalar hakkında bilgi veren Yumaklı, “Sorumluluk hareketine dönüştürmekle ilgili çabalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Kayıt oranlarının indirilmesi, tarımda sulama randımanının arttırılması ve sanayide su kullanımının azaltılması için önümüzdeki günlerde de çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Diğer taraftan belediyeler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını arttırmak amacıyla bir çalışma var. Belediye adı altında uygulamaya bu yıl, 15 belediye daha ilave oldu ve toplamda 62 belediyenin uygulamalarını birbirleriyle paylaşarak uygulamaların çok daha verimli sonuç alması konusunda ilerleme kaydedildi” diye konuştu. “AKADEMİSYENLERİMİZDEN BİLGİ EDİNDİK” Bakan Yumaklı, 1'inci toplantıda 6, 2'nci toplantıda 9 olmak üzere kurulda toplam 15 karar aldıklarını hatırlatarak, “Bu kararlar doğrultusunda çözüm odaklı çalışmalar gerçekleştirildi. Su kanunu ve taşkın kanununun temel teşkil edilecek hazırlık çalışmalarına dair 2'nci toplantımızda bilgilendirme sunumlarını dinlemiştik. Her 2 kanunla ilgili alt kurulların teşkili kararlarını almıştık. Bugün bu alt kurullar marketinin günümüze kadar gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin değerli akademisyenlerimizden bilgi edindik. Ayrıca sınırı aşan sular politikası ve Uluslararası Hidropolitik Gelişme Alt Kurulu'nun yaptığı çalışmalara ilişkin bir bilgi paylaştım” açıklamasında bulundu. “ULUSAL SU PLANIMIZLA İLGİLİ İSTİŞARELERDE BULUNDUK” 26 Havza Su Kurulu ve 81 il Su Kurulu Toplantıları'nın yıl içerisinde tamamlandığını kaydeden Bakan Yumaklı, “Bugün de Afyonkarahisar, Diyarbakır ve Trabzon Valilerimiz havza kurullarında öne çıkan hususlarla ilgili sunumlarını bizlerle paylaştılar. Özellikle çok su tüketen peyzajlar yerine suyu az tüketen kurakçıl peyzaj düzenlemelerinin yaygınlaştırılması konusu da yine bugün tartıştığımız konular içerisinde yer aldı. Ayrıca sürdürülebilirlik tedbir risk yönetimi, halk sağlığı ve refah sosyoekonomik yaklaşımı, ortak sorumluluklar ile teknolojik bilimsel gibi temel ilkelere dayanan ulusal su planımızla ilgili istişarelerde bulunduk. Diğer yandan havza ölçeğinde hazırlanan sektörel su tahsis planlarının Kuzey Ege ve Batı Akdeniz havzaları için onay durumunu değerlendirdik ve karara bağladık” ifadelerine yer verdi. BAKAN YUMAKLI, SU KURULU'NDA ALINAN 10 KARARI AÇIKLADI Ulusal Su Kurulu'nun 3'üncü Toplantısı'nın ardından alınan kararları açıklayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Tasla Su Kanunu'na esas teşkil edecek şekilde teknik çalışmaların nihai hale getirilerek bu talebin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne arz edilmesi sürecinin başlatılması, taslak taşkın kanununa esas teşkil edecek. Teknik çalışmaların tamamlanarak sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisine arzuyla ilgili başlatılması. Havza su kurullarında öne çıkan hususların fiili durumların ve planlamalarının takip edilmesi ve bir sonraki toplantıda ulusal su kurumuna bilgi verilmesi. Fırat-Dicle havzasının iklim değişikliğinin su kaynaklarının etkisi tespit edilmesi ve kuraklıkla mücadele acil önlem planının hazırlanması. Afyonkarahisar ilinde yapılan yağmur suyu hasadı kurakçıl peyzaj uygulamaları ve farkındalık oluşturulması gibi su verimli çalışmalarına dair iyi uygulamaların valilikler koordinasyonunda illerde örnek uygulama olarak başlatılması. Diyarbakır Ligi'nde başlatılan su gönüllüsü gençler sahada girişimi çalışmalarının Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda ülkemizdeki tüm okullarda yaygınlaştırılması. Kuraklık riski altında olan göllerimize yetişkin eylem planlarının hazırlanması, uygulamaya geçmiş ya da geçecek olan eylem planlarımız da bir sonraki kurula sunulur. Su stresi altında olan bir ülke olarak böyle bir kararın kuruldan çıkmış olmasını ülkemiz adına çok önemli görüyoruz. Bakanlıklar, üniversiteler, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yeşil sahalarda ve refüjlerde, peyzaj alanlarında park ve bahçelerde kurakçıl peyzaj uygulamaları gece sulaması ve ara bulmuş atık suların yeniden kullanılmasını içeren kurakçıl ve peyzaj uygulamaları, rehber takımının uygulanması ve bu konuda Cumhurbaşkanımızın onayına sunulması. Aynı zamanda hem Tarım Orman Bakanlığı hem de Çevre Şehircilik Bakanlığının çalışmalarının birleştirilerek bu onaya tabi olması konusunda kararı bağlanması. Bu kararın ihmali boyunca yaygın olarak kullanılan ve çok keten peyzaj uygulamaları yerine askı tüketen kuraklık peyzajlara geçilmesi böylece yüzde seksene varan oranla su tasarrufu benzer şekilde enerji tasarrufu sağlanmış yönünde kritik bir adım olacağına inanıyoruz. Ulusal Su Planı nihai hale getirilmesi bir sonraki toplantıda kurulun onayına sunulması. Büyük Menderes Kuzey Ege ve Batı Akdeniz planlarının onaylanması.” “STATÜLERİMİZİ SÜREKLİ OLARAK İYİLEŞTİRECEĞİZ” Su konusunun son birkaç yıldır küresel gündemde de yüksek düzeyde ve acil olduğunu söyleyen Yumaklı, “Ülkemizde Ulusal Su Kurulu ile su yönetimine yön verecek bir yapının tesisi sağlanmıştır ancak bununla ilgili müştereklerin ortak kuralına veya ortaklaşa kabul edilen kararlar doğrultusunda adil, akıllı ve etkin bir şekilde uygulanması zaruridir. Bu sebeple kurul marifetiyle su yönetimi statülerimizi sürekli olarak iyileştireceğiz ve bunu da kamuoyumuzun bilgilerine arz edeceğiz” şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı'dan et fiyatlarına müdahale sinyali Haber

Bakan Yumaklı'dan et fiyatlarına müdahale sinyali

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen kabine toplantısı sonrası kuş gribi, et fiyatları ve sokak köpekleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Yumaklı, et üretimini artırmaya yönelik bir yol haritası oluşturduklarını belirterek, “Bu kapsamda anaç hayvan sayısını artırıp onların üretime kazandırılmasını istiyoruz. Bu konuda modeller geliştirdik. TİGEM ve ESK iş birliğinde anaç hayvanları getirmeye başladık. Hayvan hastalıklarıyla mücadele, kaliteli ve verimli üretimi artırma da bu modelin içinde. Sayın Cumhurbaşkanımızın son söylediği talimat da anaç hayvanları hızlıca ülkemize getirmek yönündeydi. Biz de gereğini yapıyoruz” dedi. Et fiyatlarındaki artışa ilişkin spekülasyonlara da değinen Yumaklı, şunları kaydetti: “Bunlar alışmışlar, bir söylenti ortaya atıp onun üzerinden fiyatları artırmaya. Bu alışkanlıklarından artık vazgeçmeleri lazım ancak biz Ticaret Bakanlığımızla beraber gereğini yapıyoruz. Burada amaç ne tüketici fahiş fiyatla ürün alsın, ne de üretici yapmış olduğu işten zarar etsin. Piyasayı yakından takip ediyoruz. TİGEM ile ESK iş birliği kapsamında TİGEM'deki büyükbaş hayvan varlığını 2025'te 70 bine çıkaracağız. Bu arada suni artışlar olduğunda ona da müdahaleden kaçınmayacağız. Hiç kimse maliyetin üzerine makul kâr elde edilmesine bir şey söylemiyor. Öyle bir coğrafi avantajımız var ki, kendi ihtiyacımızdan sonra etrafımızda ihtiyacı olanlara da ihraç etme potansiyelimiz var.” “Çok hızlı şekilde dezenfeksiyon ve üretime tekrar başlama sürecindeyiz” Bakan Yumaklı, tüm dünyada yaşanan kuş gribi sorununun Türkiye'de bazı illerde yaşandığını ancak bu vakaların hızlı bir şekilde kontrol belgesinden alındığını kaydetti. Konya, Eskişehir ve Afyon illerindeki kuş gribi vakalarının Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne bildirildiğini ifade eden Yumaklı, “Bunlar zaten biliniyor ancak korkulacak bir durum yok. Karantinaya aldığımız yerlerde çok hızlı şekilde dezenfeksiyon ve üretime tekrar başlama sürecindeyiz. Vatandaş olarak alışveriş yaparken tedirgin olacak bir durum yok. Emin olun, eşimizin, dostumuzun, arkadaşımızın yemesini istemediğimiz bir şeyin bütün Türkiye sathına yayılmasına da izin vermeyiz. Bizim zaten görevimiz bu” dedi. Yumaklı, sokak köpekleri düzenlemesine ilişkin de, “Yönetmeliğin bir süreci var. Şu anda yayınlanma sürecinde. Yeni yıla kalacağını sanmıyorum” ifadesini kullandı.

Yumaklı Bursa'da açıkladı: Türkiye kendi mayası ile yoğurt üretecek Haber

Yumaklı Bursa'da açıkladı: Türkiye kendi mayası ile yoğurt üretecek

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orhangazi ilçesinde düzenlenen 'Global Farm Summit 2024-Çiftlik Zirvesi'nde konuştu. Bakan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde, Türkiye'nin tarımsal üretimine katkı yapacak Ar-Ge çalışmaları birçok konuda devam ediyor. Bunların ticari hayata dönmesi konusunda yeni bir çalışma başlattık. Raflarda olanları indirip yeniden özellikle ithalat konusunda ya da ithalat bağımlılığı konusunda etki edecek olanları yeniden gözden geçiriyoruz. Burada çok kıymetli arkadaşlarımın üzerinde 3 yıl çalıştıkları yoğurt mayasıyla ilgili çalışmaları buraya gelen ziyaretçilerin beğenilerine sundular. Patent süreci tamamlandığında artık Anadolu'nun dört bir tarafından toplanmış yoğurt mayalarının ticarileşmesi, Türkiye'de üretilen ürünlerde kullanılması söz konusu olacak. Bu konuda da özellikle içinde hiçbir katkı olmaksızın dayanıklılığını 3-4 kat zaman olarak artıracak doğal yoğurt mayaları ithalat kısmı sona ermiş olacak. Bu çalışmada başarı gösteren, çalışmayı sona erdiren ve ülkemizin hakikaten belki çok küçük bölüm ya da başlığı gibi görülebilir, bu ve benzeri konularında ithalat bağımlılığını sona erdiren bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum. Türkiye Yüzyılı üretimin ve üreticinin yüzyılı olacak. Bizler de bakanlık olarak, kimler bu konuda kendinden vererek çalışıyorsa, bizimle beraber çalışma arzu ve isteği varsa, önünün açılmasının istediği konular varsa biz hemen orada üreticilerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı Orhangazi'de Haber

Bakan Yumaklı Orhangazi'de

2006 yılından bu yana hayvancılıkta 17 milyar lira hasar tazminatı ödedik. Büyükbaş karkas verimi 22 yıl önce 178 kilogram iken, yüzde 61 artırarak 287 kilograma yükselttik. Hedefimiz bunu da 380 kilograma çıkarmak. Ülkemiz kanatlı eti işleme tesislerinden 8 adedi Avrupa Birliği’ne ısıl işlem görmüş kanatlı eti ihracatı için AB tarafından yetkilendirildi" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bursa'nın Orhangazi ilçesinde çiftçi ve tarım firması yetkilileriyle bir araya geldi. Salonu dolduran çiftçi ve firma yetkililerine seslenen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bugün 5 Aralık Dünya Toprak Günü. Böyle bir günde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Üretime sevdalı bütün çiftçilerimizin Toprak Günü’nü kutluyor, 3. Çiftlik Zirvesi’nin sektörümüz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. 2024 yılını genel olarak değerlendirdiğimizde, en çok konuşulan konuların başında et ve süt sektörünün bulunduğunu biliyoruz. Ülkemizin nüfus büyüklüğü, kentleşme oranı, turist sayısı ve ihracatımız, gıda sektörümüzün büyümesini teşvik ediyor. Türkiye, bitkisel ve hayvansal üretimde hayata geçirdiği birçok uygulamayla sektöre büyük bir alt yapı kazandırdı. Bu alt yapı çiftçimizin ve yetiştiricimizin alın teri ve emeğiyle birleşerek tarımsal üretimimizi her geçen yıl arttırıyor. Bugün geldiğimiz noktada, son 21 yıllık dönemin 17’sinde tarımsal üretimimiz büyüme gösterdi. Gelecek döneme baktığımızda, dünyadaki gelişmeler ve nüfus projeksiyonları sektörün daha da büyümesi gerektiğine işaret ediyor. Biz de risklere karşı sektörümüzü koruyucu adımlar atarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. “Kelebek etkisi” diye bir kavram var. Dünyanın bir ucunda olan bir hadise, sizi de etkileyebiliyor. Çin’de başlayarak dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, Rusya - Ukrayna savaşı ile tahıl tedarikinde yaşanan sıkıntılar, küresel iklim değişikliğinin sonuçlarından olan kuraklık, sel felaketleri, orman yangınları, Ortadoğu’daki karışıklıklar ve daha sayamayacağımız birçok konu. Tabi tüm bu ve benzer durumlar, ülkemizdeki politikalarda ana öncelikleri şekillendiriyor. Her yönüyle risklere karşı dayanıklı bir altyapı kurmak, her zamankinden daha önemli bir hale geldi. Türkiye, az önce saydığım birçok risk faktörünü, geliştirdiği güçlü alt yapı sayesinde bertaraf etmeyi başardı. Ülkemize bu güçlü alt yapıyı kazandırırken, hayvancılık politikalarımızı; desteklemeler, kırsal kalkınma hibeleri, Ar-Ge faaliyetleri ve regülasyon olmak üzere 4’lü saç ayağına oturttuk. Bu sayede son 22 yılda hayvancılığa 328 milyar lira destek verdik. 2025 yılında da hayvancılığımıza 27,6 milyar lira destekte bulunacağız. Yetiştiricimizin finansman ihtiyacını karşılamak için uygun oranlı kredi sağladık ve sağlamaya devam ediyoruz. TARSİM ile üreticilerimizin alın terini ve emeğini koruduk. 2006 yılından bu yana hayvancılıkta 17 milyar lira hasar tazminatı ödedik. Kırsal kalkınma yatırımlarıyla, ülke tarımına modern bir boyut kazandırdık. Kırsal kalkınma yatırımları, Uzman Eller ve IPARD destekleri kapsamında 95 bin projeye 117 milyar lira hibe desteği sağladık. Yetiştiricimizin ekonomik hayvancılık yapması için 2 bin 961 çayır-mera ıslah projesi uygulayarak 22 milyon dekar alanı ıslah ettik. Bunun yanı sıra yem bitkileri üretimine önemli miktarda destek sağladık. Böylece kaba yem ihtiyacını karşılama oranı 2002 yılında yüzde 69 iken, 2023 yılında yüzde 93’e yükselttik. Hayvancılık alanında verdiğimiz Ar-Ge destekleri ile yetiştiricimize önemli destek sağladık. Bu desteklerle, verimde büyük artış yakaladık. Hâlihazırda 3 bin 158 litre olan hayvan başına süt verimini 5 yıl içinde 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Büyükbaş karkas verimi 22 yıl önce 178 kilogram iken, yüzde 61 artırarak 287 kilograma yükselttik. Hedefimiz bunu da 380 kilograma çıkarmak. Böylece 50 hayvandan alacağımız kırmızı eti yaklaşık 30 hayvandan alıyoruz. Hayvanlarda verimliliğin arttırılmasının yanı sıra, gıda alanında da yeni çalışmalara imza atıyoruz. Tarımsal örgütlerimiz hayvancılık sektörümüz açısından büyük önem taşıyor. Örgütlerimizin bu manada etkinliklerini arttırmak için Tarımsal Örgütlerin Derecelendirilmesi çalışmasını hayata geçirdik. Bütün bu çalışmalar sonucunda 85 milyondan fazla vatandaşımızın, 52 milyondan fazla turistin ihtiyaçlarını karşıladık ve karşılamaya devam ediyoruz. Son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla ülkemiz hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan varlığında Avrupa’da 1. sıradayız. Süt üretiminde ise Avrupa’da 2., dünyada ise 8. sıradayız. Önümüzdeki dönem de, arz-talep projeksiyonlarına göre hayvancılık politikalarımızı planlayamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Ülke hayvancılığımızı daha sürdürülebilir bir zemin üzerine oturtmamız gerekiyor. Sütü süt ırklarından, eti etçi ırklardan temin etmemiz artık daha çok önem taşıyor. Çünkü kıt kaynaklarımızı en rantabl şekilde kullanmayı ancak bu yöntemle sağlayabiliriz. Bu kapsamda politikalarımızı yeniliyoruz ve sektörün ihtiyacını görecek ve sektörü rahatlatacak kararlar alıyoruz. Hayvansal üretimde en önemli önceliğimiz, tüm üretimimizi yerli imkânlardan karşılamaktır. 2023 yılında yaptığımız Kanun değişikliği ile bitkisel ve hayvansal üretimde büyük bir devrim gerçekleştirdik. 40 yıldır konuşulan üretim planlamasını gerçekleştirmek çok şükür bize nasip oldu. Son 1,5 yılda bu konu ile ilgili oldukça yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 1 Ocak itibariyle hayvansal üretimde, 1 Eylül 2024 itibariyle bitkisel üretimde planlı üretime geçtik. Bitkisel üretimde, yem bitkilerini planlamaya dahil ettik. Yem bitkileri üretimi yapan çiftçilerimize üretim planlaması desteği vererek, üretimi daha da arttıracağız. Bu sayede hayvancılık işletmelerinde üretim maliyetlerini daha da düşüreceğiz. Başta bölgenin su durumunu dikkate alınarak birçok faktörü içine alan hayvansal üretim bölgeleri belirledik. Bu kapsamda süt sığırcılığı, besi sığırcılığı ve kanatlı üretim bölgeleri oluşturduk. Hayvan hastalıkları ile mücadele yol haritamızın önemli bir başlığı. Erzurum, Elazığ ve Ankara’da veteriner yol kontrol noktaları kurduk. Kayseri ve Çankırı’da da hizmete başlıyoruz. Hayvan aşılama faaliyetlerini büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Damızlık materyalimizi yerli kaynaklardan karşılamak için ARİ işletmelerimizin sayısını arttırmaya yönelik teşvik, destek ve hibeleri arttırdık. Ayrıca ıslah eylem planı ile ülkemizde kaliteli ve verimli bir hayvan popülasyonu oluşturmak için kollarımızı sıvadık. Üretimin sürdürülebilirliği ve sektörde fiyat istikrarı için sözleşmeli üretimi yaygınlaştırıyoruz. Son dönemde özellikle anaç üretimini arttırmak için önemli adımlar atıyoruz. Kendi besi danasını üreten besi işletmelerinin kurulumunu özendirmek amacıyla, TİGEM ve ESK arasında örnek bir proje başlattık. Bakım ve beslemesi süt sığırcılığına nazaran daha kolay olan etçi damızlık işletmelerinin sayısını artırmayı hedefliyoruz. Burada örnek bir proje olarak başlattığımız seferberliğin ülke geneline yayılması yolunda gayret gösteriyoruz. Bütün amacımız, yetiştiricilerimize uygun maliyetle hayvan temin etmek, üretimi tamamen yerli kaynaklardan karşılamak ve nihayetinde vatandaşlarımızın kırmızı ete daha uygun fiyatla erişimini sağlamaktır. Yeni hayvancılık desteklerimiz, hiç şüphesiz üretim planlamamızda en önemli yeri tutuyor. Hayvancılık üretim desteklerini 3 yıllık açıkladık. Bu durum tarımsal üretim tarihinde bir ilktir. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Genç ve kadın üreticilerimize ilave destek vereceğiz. Doğan her buzağı, oğlak ve kuzuya destek vereceğiz. Temel desteğe ilave yönlendirici ve verimlilik kriterleri ekledik. Gezginci arıcılık yapanlara ilave destek vereceğiz. Birinci derece tarımsal örgüt üyesi yetiştiricilere ilave destek olacak. Aile işletmelerine temel destek kadar ilave destek vereceğiz. Ari işletmelerinde doğan dişi buzağılara ilave 4 katı destek alacak. Kendi işletmesinde doğup besi süresini aynı işletmede tamamlayan erkek sığırlar için aile işletmelerine ilave 4 katı destek vereceğiz. Avrupa Birliği’ne kanatlı eti ihracatı ile ilgili uzun zamandır yoğun bir çalışma yürütüyorduk. Bu yoğun çalışmalarımız güzel bir sonuçla nihayete erdi. Ülkemiz kanatlı eti işleme tesislerinden 8 adedi Avrupa Birliği’ne ısıl işlem görmüş kanatlı eti ihracatı için AB tarafından yetkilendirildi. Ayrıca tamamen ithal edilen yüksek kaliteli spesifik süt ürünlerini de artık yerli firmalarımız üretmeye başladı. Sektörümüz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Ürünlerimizin ihraç edildiği ülke sayısının artırılmasına yönelik çalışmalarımızın süreceğini özellikle vurgulamak istiyorum. Son dönemde bazıları “Türkiye’de tarım bitti” diyerek manipüle etmeye çalışıyor. Oturduğu yerden hiçbir şey üretmeden bu ülkenin üreticisine, “Kafasına göre takılıyor, bize zehir yediriyor, onlar bu işi hiçbir şekilde bilmezler, biz bittik öldük” diye düşünenler neye ulaşacağını sananlar bu ülkenin üreticisine haksızlık yapıyor. Bu aymazlıklarından vazgeçmeye davet ediyorum. Türkiye geçen yıl 139 milyon ton bitkisel üretimle rekor kırdı. 206 ürünün birçoğunda kendimize yeteriz. 68 milyar dolar hasılayla Avrupa’da 1, dünyada 9’uncuyuz. 186 ülkeye 31 milyar dolar tarımsal ihracat yaptık diye cevap verdim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.