SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tasarım

Söz Bursa - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı Haber

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı

Perakende sektöründe raf sistemleri üretimi konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşlarından ve sektör için küresel bir çözüm ortağı olan Gökçelik A.Ş., teknoloji, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği en yeni ürünlerini, dünyanın en büyük perakende ekipmanları ve teknolojileri fuarı olan EuroShop 2026’ta görücüye çıkardı. Her zaman olduğu gibi perakende ekipmanları ve mağaza sistemlerinin yanı sıra bağlantılı perakende, sürdürülebilirlik, akıllı mağaza çözümleri, enerji verimliliği, dijitalleşme, omnichannel entegrasyonu, müşteri deneyimi ve şehir içi perakende konseptleri gibi sektörün gündemindeki başlıkları odağına alan EuroShop, 2026 yılında da Almanya Düsseldorf’taki Messe Düsseldorf’ta sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcı firmanın ve on binlerce profesyonel ziyaretçinin yer aldığı fuar, küresel perakende endüstrisinin nabzını tutmaya devam etti. Türkiye, 2026 organizasyonunda da güçlü bir katılım sergileyerek en fazla katılımcıya sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldı. Yeni nesil ürünler ve dijital çözümler ilgi odağı oldu Beş gün süren fuarda bu yıl da özgün stand tasarımıyla dikkat çeken Gökçelik, yeni nesil mağaza konseptleri ve yüksek katma değerli ürün gamı ile yoğun ilgi gördü. Şirketin Ar-Ge ve Tasarım ekipleri tarafından geliştirilen; teknoloji, estetik ve ergonomiyi bir araya getiren kendinden ödemeli kasa sistemlerinin güncellenmiş versiyonları, elektronik etiket ürünleri, modüler ve daha fazla teşhir alanı sağlayan yeni raf ve arka pano çözümleri ile mağazalara yönelik konsept uygulamaları profesyonel ziyaretçilerden tam not aldı. 2026 yılında özellikle sürdürülebilir malzeme kullanımı, karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayan mağaza içi sistemler ön plana çıkarken, Gökçelik’in çevre dostu üretim yaklaşımı ve uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürün tasarımları uluslararası alıcıların dikkatini çekti. Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarını stratejik önceliğimiz haline getirdik. 2026 yılına güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla girdik. Bu fuara da hem teknolojik altyapımız hem de tasarım gücümüzle son derece iddialı hazırlandık. Yeni ürün ve sistemlerimizi ilk kez burada sergilemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerimizle fuara değer kattığımıza inanıyoruz.” Küresel pazarda güçlü konum EuroShop’un sektörel anlamda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğunu vurgulayan Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “EuroShop yalnızca bir fuar değil; aynı zamanda küresel perakende dünyasının vizyon platformu. 2020 yılında pandeminin gölgesinde gerçekleşen organizasyonun ardından sektör hızla dijitalleşme ve esneklik odağında yeniden şekillendi. Bugün geldiğimiz noktada fiziksel mağazalar ile dijital altyapının entegre olduğu yeni bir perakende anlayışı hâkim. Biz de Gökçelik olarak 1993’ten bu yana kesintisiz katıldığımız bu fuarda, her dönem değişen ihtiyaçlara uygun çözümlerimizle yer alıyoruz. 2026 organizasyonunda da mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni ihracat bağlantıları kurma fırsatı yakaladık.” 2026 itibarıyla ihracat pazarlarını daha da genişletmeyi hedefleyen Gökçelik, Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Amerika kıtalarında yeni projeler için görüşmeler gerçekleştirdi. Şirket, yüksek üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve tasarım kabiliyetiyle küresel markalara çözüm ortağı olma vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

48V hibrit teknolojisine sahip Opel Corsa ve Mokka Türkiye’de! Haber

48V hibrit teknolojisine sahip Opel Corsa ve Mokka Türkiye’de!

Otomotiv dünyasında verimlilik, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan çözümler giderek daha fazla önem kazanırken; Opel, hibrit otomobiller alanında önemli bir adım daha attı. Bu kapsamda marka, ürün gamındaki motor seçeneklerini çeşitlendirerek; B-hatchback segmentinin popüler modeli Corsa ve B-SUV sınıfındaki iddialı temsilcisi Mokka’nın 48V hibrit teknolojisine sahip versiyonlarını Türkiye pazarında satışa sundu. Opel, Corsa ve Mokka modellerinde sunduğu hibrit motor seçenekleriyle; şehir içi kullanıma uygun düşük yakıt tüketimi ile günlük sürüşte hissedilen yüksek konfor ve performansı bir araya getiriyor. Opel, 48V hibrit teknolojisiyle Corsa’da güç seviyesini üst seviyeye taşıyor Corsa ve Mokka modellerini 48V hibrit motorlarla satışa sunan Opel’in bu hamlesi, özellikle Corsa için önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Günümüzde Türkiye’de 100 HP gücündeki içten yanmalı motor seçeneğiyle sunulan Corsa, hibrit motor ailesiyle birlikte GS donanım seviyesinde 145 HP’lik kombine güç sunmaya başlıyor. Corsa ürün gamına eklenen 1.2 Hybrid 145 (136 HP) motor seçeneği, modelin performans algısını bir üst seviyeye taşırken; daha dinamik sürüş karakteri ve güçlü hızlanma değerleriyle ürün gamında yeni bir konumlandırma yaratıyor. Sportif detaylarıyla öne çıkan GS donanım seviyesi, tasarım ve performans vurgusunu bir arada sunuyor. Corsa Hybrid 1.2 145 (136HP) e-DCT6 versiyonunda içten yanmalı motor 136 HP, elektrik motor 21 HP güç üretirken, sistemin bileşik maksimum gücü 145 HP’ye ulaşıyor. Buna ek olarak Corsa, 1.2 Hybrid 110 (100 HP) e-DCT6 seçeneğiyle hibrit dünyasına giriş seviyesi bir alternatif de sunuyor. Bu versiyonda içten yanmalı motor 100 HP; elektrik motoru ise 21 HP güç üretirken, birleşik maksimum güç 110 HP olarak yollara çıkıyor. Corsa Hybrid ailesi, 1.833.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla Opel showroomlarında yerini aldı. Corsa’da Yeni Konumlandırma Opel Corsa, 145 HP hibrit motor ve GS donanım kombinasyonu ile yalnızca verimlilik odaklı bir şehir otomobili olmanın ötesine geçerek; daha güçlü, daha dinamik ve üst segmente yakın bir karakter kazanıyor. Opel, bu hamlesiyle hibrit ürün gamını genişletirken, Corsa özelinde performans, teknoloji ve tasarımı ilk kez bu seviyede bir araya getiriyor. Mokka’da hibrit güç, B-SUV karakteriyle buluşuyor 48V hibrit mimarisiyle buluşan Opel Mokka, Corsa modelinde olduğu gibi daha güçlü, daha verimli ve konforlu bir sürüş sunuyor. Opel Mokka, 1.2 Hybrid 145 (136 HP) e-DCT6 isimli ve GS donanımlı yeni versiyonu ile ürün gamını genişletiyor. Model, 2.523.000TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla Opel showroomlarında satışa sunuluyor. Mokka’nın Hybrid 1.2 145 (136 HP) e-DCT6 versiyonunda, içten yanmalı motor gücü 136 HP; elektrik motor gücü 21 HP; bileşik maksimum gücü 145 HP olarak sunuluyor. 48V hibrit sistem ile performans artışı ve verimlilik dengesi Opel’in 48V hibrit mimarisi; 1.2 litrelik turbo benzinli motoru, 48V lityum-iyon batarya ve entegre elektrik motoru ile destekleyici bir yapı sunarak daha yüksek kombine güç ve daha akıcı tork dağılımı sağlıyor. Elektrik motorunun özellikle kalkış ve hızlanma anlarında sunduğu destek sayesinde hem yakıt tüketimi azaltılırken, sürüş konforu da optimize ediliyor. Corsa Hybrid ve Mokka Hybrid modelleri, geleneksel içten yanmalı motora sahip versiyonlarına kıyasla 100 km’de 0,8 litreye varan yakıt tasarrufu sağlayarak hem daha verimli hem de daha ekonomik bir sürüş deneyimi sunuyor. e-DCT6: hibrit sistemle tam entegrasyon Yeni hibrit güç üniteleri, Opel’in elektrik motoru entegreli e-DCT6 çift kavramalı otomatik şanzımanı ile kombine ediliyor. Bu yapı; hızlı ve sarsıntısız vites geçişleri, düşük hızlarda elektrik kalkış ve start-stop geçişlerinde minimum titreşim sağlayarak hem performansı hem de sürüş konforunu artırıyor. e-DCT6, hibrit sistemle uyumlu enerji yönetimi sayesinde özellikle şehir içi kullanımda akıcı ve rafine bir sürüş deneyimi sunuyor.

Dacia’nın yenilen modelleri Türkiye’ye satışa sunuldu Haber

Dacia’nın yenilen modelleri Türkiye’ye satışa sunuldu

Yeni Dacia Ailesi, Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen uluslararası test sürüşü etkinliği kapsamında tanıtıldı. Ocak ayında Yeni Dacia Sandero modelinin satışa çıkmasının ardından, Türkiye’nin en çok satan B-SUV modeli Dacia Sandero Stepway de yenilenen yüzüyle Şubat ayında ulaşılabilir fiyatıyla satışa çıktı. Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, uluslararası test sürüşleri kapsamında Fransa’nın Nice kentinde tanıtıldı. 2026 yılına önemli bir ürün hamlesiyle giren marka, Sandero, Sandero Stepway, Jogger ve Logan’ı yenileyerek kullanıcılarıyla buluşturuyor. Daha modern tasarım, daha verimli ve güçlü motor seçenekleri ve daha zengin donanım özellikleriyle dikkat çeken yeni ürün gamı, markanı sürüş ve kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. YENİLENEN DACİA ÜRÜN AİLESİ TÜRKİYE’YE GELİYOR Yapılan açıklamaya göre, yenilenen Dacia ailesi, Türkiye’de kullanıcılarıyla buluşuyor. 2026 yılının ilk günlerinde Türkiye’de satışa sunulan yeni Dacia Sandero’nun ardından yeni Dacia Sandero Stepway de satışa çıktı. 2025 yılında toplam 23 bin 699 adetle Türkiye’nin en çok satılan B-SUV modeli olan ve toplam B segmentinde de ikinci sırada yer alan model; yenilenen tasarımı, geliştirilmiş teknolojisi ve ulaşılabilir fiyatıyla kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway’in ardından Yeni Jogger ve Yeni Logan da Türkiye’deki kullanıcılarıyla bir araya gelmek için gün sayıyor. Mart ayında Yeni Jogger’ın satışa sunulması planlanırken, Mayıs ayında ise Yeni Logan’ın satışa sunulması bekleniyor. Modellerin özellikleri hakkında şu bilgiler verildi: Eco-G 120 Otomatik (EDC): LPG ilk kez otomatik şanzımanla sunuluyor Yeni Sandero Stepway, Yeni Jogger ve Yeni Logan modelleri, 120 hp’ye çıkarılan yeni ve daha güçlü bir motorla sunuluyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli Bi-Fuel teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Pürüzsüz ve hızlı geçişlere sahip 6 vitesli çift kavramalı şanzıman, direksiyon üzerindeki vites değiştirme kulakçıkları ile de kontrol edilebiliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için marka, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre seviyesine çıkardı. Bu sayede yeni modeller LPG modundayken menzilleri yüzde 20 oranında artış gösterdi ve toplam menzil (LPG + benzin) yeni modeller için bin 500 kilometreye varan değerlere yükseldi. Yeni TCe 100 motor: Yeni Sandero ve yeni Logan ile geliştirilmiş sürüş performansı Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, önceki 90 beygir gücüne kıyasla artık 100 beygir gücü sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve motor yine altı ileri manuel şanzımanla eşleştiriliyor. Yeni Jogger ise TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunulmaya devam ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Logan ise TCe 100 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunuluyor. MODERNLEŞTİRİLMİŞ TASARIM VE STARKLE TANITIMI Markanın ters ‘T’ biçimindeki yeni LED far imzasına sahip ilk modelleri olan yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan; bu far tasarımıyla güçlü duruşunu ve marka kimliğini bir kez daha vurguluyor. Arka tarafta, LED piksel farların yeni tasarımı Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger'ın kişiliğini vurguluyor. Yeni Jogger'da farlar, arka tarafta bagaj kapağı camının çizgisini uzatarak sade bir görünüm oluşturuyor. Dikey olarak konumlandırılan arka aydınlatma grubu, çamurlukların hatlarını takip ederek aracın güçlü yapısını ve görkemli duruşunu destekliyor. Yeni Sandero Stepway'in güçlü tasarımını, yeniden tasarlanan tamponu ile arka aydınlatmalar arasında uzanan yeni, mat siyah bir şerit vurguluyor. Yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modellerinin çamurluk kemerlerinde, alt gövdelerinde ve sis farı çerçevelerinde; marka mühendisleri tarafından geliştirilmiş olan yeni Starkle koruma sistemi yer alıyor. Yüzde 20'ye kadar geri dönüştürülmüş polipropilen içeren yeni ve dayanıklı bir malzeme olan Starkle, ham haliyle kullanılan ve boyaya ihtiyaç duymayan özelliği sayesinde üretimdeki karbon ayak izini azaltıyor ve aynı zamanda çiziklerin daha az görünür olmasını sağlıyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modellerinde koltuklarda, gösterge panelinde ve kapılarda; yeni ve daha dayanıklı kumaşlar kullanılarak iç mekâna hoş bir görünüm kazandırıldı. Essential ve Expression donanım seviyelerinde koltuklar yeni bir kumaşla kaplanırken; bu kumaş, yeni Sandero ve yeni Logan modellerinde siyah, Sandero Stepway Expression donanım seviyesinde ise mavi renkte kullanıldı. Journey donanım seviyesi sıcak ve çağdaş bir görünüm için yeni bir denim mavi döşemeyle sunulurken; Extreme donanım seviyesi ise yeşil ve siyah renkli, yıkanabilir MicroCloud koltuk döşemeler ile ön ve arkada Extreme donanım seviyesine özel kauçuk paspaslar ile birlikte sunuluyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modelleri; otomatik acil durum freni (şehir içi/şehir dışı, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliğiyle) ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel (GSR 2.3) Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Extreme ve Journey donanım seviyelerinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. 10 İNÇLİK YENİ MULTİMEDYA SİSTEMİ Kesintisiz ve gelişmiş bir bağlantı sistemi bekleyen kullanıcılar için yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Essential’ın üzerindeki tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Extreme & Journey donanım seviyelerinde kablosuz şarj sistemi de opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Extreme ve Journey donanım seviyelerinde ise 7 inçlik dijital gösterge ekranı, standart olarak sunuluyor. YOUCLİP VE INNATURE Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan yeni Sandero, yeni Sandero Stepway yeni Jogger ve yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler, kolay ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, bu modellerle yapılan yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Yeni Sandero ve yeni Sandero Stepway modellerinde bağlantı noktası sayısı üç adetten beş adede çıkarılabiliyor. Yeni Jogger için bu sayı dört adetten altı adede çıkarılabiliyor. Yeni Logan ise biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak iki YouClip sabitleme noktası ile sunuluyor. Modüler Tavan barına sahip olan yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modelleriyle uyumlu yeni bir aksesuar olan InNature, her türlü hava koşulunda açık hava aktiviteleri için ideal bir yol arkadaşı haline geliyor. 3m 3m ebatlarında olan ve yüzde 40 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen kanvas tente, doğayla iç içe olmayı seven kullanıcılara geniş bir kapalı alan sunuyor. İki adet teleskopik ayak ise kolay montaj olanağı tanıyor.

Bursa Tekstili Londra’da boy gösterdi: BTSO Üyesi 50 firma ihracat için çıkarma yaptı Haber

Bursa Tekstili Londra’da boy gösterdi: BTSO Üyesi 50 firma ihracat için çıkarma yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Giysilik Kumaş Ur-Ge Projeleri kapsamında BTSO üyesi firmalar, Avrupa’nın en prestijli tekstil organizasyonlarından biri olan The London Textile Fair’e stantlı katılım sağladı. Başkent Londra’da düzenlenen fuarda sektör temsilcileri, yeni pazarlara açılmak ve dış ticaret hacmini artırmak amacıyla uluslararası alıcılarla önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Türkiye’de en fazla Ur-Ge projesi yürüten kurum olan BTSO, üyelerinin ihracat odaklı büyümesini desteklemek ve küresel pazarlara erişimini artırmak amacıyla yurt dışı faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’den yaklaşık 100 firmanın katıldığı The London Textile Fair programında, BTSO üyesi 50’ye yakın iş dünyası temsilcisi ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari iş birliklerinin temelini attı. Kalite, tasarım ve üretim kabiliyetiyle öne çıkan Bursa firmaları, fuar süresince hem Bursa’yı hem de Türk tekstil sektörünü uluslararası alanda temsil etti. Ur-Ge ile Küresel Pazarlara Açılım BTSO’nun UR-GE projeleri kapsamında hayata geçirilen bu yurt dışı pazarlama faaliyeti; firmaların ihracat kapasitelerinin artırılması, yeni pazarlara erişim sağlanması ve sürdürülebilir dış ticaret ağlarının oluşturulmasına önemli katkılar sundu. Fuar boyunca gerçekleştirilen birebir iş görüşmeleri sayesinde firmalar, özellikle İngiltere ve yakın coğrafyadaki alıcılarla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. “İhracat Odaklı Büyüme En Güçlü Yol Haritamız” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, ihracatın ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “BTSO olarak Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz Ur-Ge projelerini, firmalarımızı küresel rekabete hazırlayan stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. The London Textile Fair gibi prestijli organizasyonlar, üyelerimizin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını ve ihracat vizyonlarını güçlendiriyor. Zorlu bir süreçten geçen tekstil sektörümüzü yeni pazarlara taşımayı, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla firmalarımızı dünyanın dört bir yanındaki fuarlara ulaştırmayı sürdüreceğiz. Katma değerli üretimle Bursa’nın üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini dünya pazarlarıyla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. “BTSO Firmalarımız İçin Büyük Bir Şans” BTSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Er, katılımın yüksek olduğu The London Textile Fair’in verimli geçtiğini belirterek, bu tür projelerin sektör için önemli kazanımlar sunduğunu ve sürdürülebilirliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ur-Ge projesi katılımcı firma temsilcisi Bilal Gürsoy, 43 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirterek, ihracat paylarını yüzde 65 seviyesine taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Gürsoy, The London Textile Fair’in bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu fuar bizim için çok iyi bir başlangıç oldu. Oldukça hareketli geçen organizasyonda kurumsal firmalarla önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Ur-Ge projelerinin ne kadar değerli olduğunu bu süreçte bir kez daha gördük.” dedi. Ur-Ge kapsamında daha önce Los Angeles’ta düzenlenen organizasyonda da büyük bir kurumsal firmayla iş birliği başlattıklarını söyleyen Gürsoy, “Normal şartlarda tek bir firma için ulaşılması zor olan bu tür organizasyonlar bu projeler sayesinde mümkün hale geliyor. BTSO’nun firmalara yeni pazarlarda yol gösterici rolü bizim için büyük bir şans.” ifadelerini kullandı. “İngiltere Yenilikçi Bir Pazar” Ur-Ge projesi katılımcı firma temsilcisi Vedat Şahin, tam entegre bir üretim yapısına sahip olduklarını ve beş kıtaya ihracat gerçekleştirdiklerini belirterek, İngiltere’nin firma açısından köklü bir pazar olduğunu söyledi. The London Textile Fair’in geçmişte daha uluslararası bir kimliğe sahip olduğunu, bugün ise daha lokal bir yapıya evrildiğini ifade eden Şahin, İngiltere’deki mevcut müşteri ilişkilerini sürdürmek amacıyla fuarda yer aldıklarını dile getirdi. Şahin, “İngiltere yenilikçi bir pazar ve sürekli yeni ürünler talep ediyor. Bu pazarda genellikle görülmemiş kaliteler ve yeni trend ürünler ön plana çıkıyor. Türkiye, İngiltere için üst segmentte ve Uzak Doğu’da üretimi zor olan kalitelerde önemli bir tedarikçi konumunda.” dedi. Şahin, Türkiye’nin kaliteli ve esnek üretim kabiliyetiyle yeni pazarlara odaklanması gerektiğini vurgulayarak, “BTSO’nun bu süreçteki gayretlerini son derece kıymetli buluyorum. Türkiye’de birçok kurumdan daha aktif bir yapı sergilediğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. “Geri Dönüştürülen Ürünlere Talep Yüksek” Ur-Ge üyesi Çağla Kurtulan, Almanya, İspanya ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini, dokuma kumaş üretiminde uluslararası markalarla çalıştıklarını belirtti. The London Textile Fair’in mevcut ve potansiyel müşteri yapısı açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Kurtulan, İngiltere pazarında doğal kumaş ve geri dönüşüm odaklı ürünlere yoğun talep olduğunu vurguladı. Kurtulan, “Bu pazarda sürdürülebilirlik ön planda. Biz de doğanın korunmasına yönelik geniş bir ürün yelpazesiyle yer alıyoruz. Fuarda büyük müşteri gruplarına ulaşarak ihracatımızı daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.” dedi. BTSO ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle katıldıkları organizasyonda verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Kurtulan, “Yeni müşterilerle temas kurduk. Bu görüşmelerin ihracatımızı artırma noktasında önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “Ur-Ge Projeleriyle Yeni Bağlantılar Kuruyoruz” Ur-Ge üyesi Nükhet Yaşar, The London Textile Fair’e ikinci kez katıldıklarını söyledi. Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle İngiltere’ye odaklandıklarını ifade eden Yaşar, fuarın yeni müşteri profillerini ve değişen pazar dinamiklerini yakından görme fırsatı sunduğunu dile getirdi. Yaşar, “İhracat bizim için olmazsa olmaz. İngiltere pazarını yakından tanımak için buradayız.” dedi. Fuar kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Yaşar, Ur-Ge projeleri sayesinde Los Angeles ve Polonya gibi pazarlarda da yeni bağlantılar kurduklarını belirterek, BTSO’nun katkılarıyla ihracat kanallarında erişim alanının genişlediğini söyledi. Yaşar, tekstil sektörünün Türkiye ve Bursa için olmazsa olmaz bir sektör olduğunu ifade ederek, “Bu sektör çok önemli. Yeni fırsatlarla ve desteklerle daha iyi noktalara ulaşabiliriz.” dedi. “BTSO İş Dünyamız İçin Elinden Geleni Yapıyor” Ur-Ge üyesi Mustafa Kaptan, İngiltere’nin müşteri portföylerine uygun bir pazar olduğunu belirterek, “Bu pazarda hedeflerimiz büyük. Ur-Ge projeleri firmaları ihracata teşvik eden, aynı zamanda vizyon kazandıran çok kıymetli bir yapı. Bu sürecin ticarete dönüşmesi ülkemiz için döviz girdisi anlamına geliyor.” dedi. BTSO’nun desteklerine teşekkür eden Kaptan, “Kümelenme anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa’nın değer kazanması bizim için çok önemli. BTSO Bursa için elinden geleni yapıyor. Odamızın Bursa Büyürse Türkiye Büyür vizyonuyla firmalarımız için ortaya koyduğu çaba çok kıymetli. Biz de bu nedenle Londra’dayız.” ifadelerini kullandı. Program kapsamında fuarda stant açan Bursalı firmaları ziyaret eden BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, 18. Komite Başkanı Mehmet Er ve Komite Üyesi Engin Sarıkaya, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Gözde İnaneri Bakıcı ile de bir araya geldi.

Daha keskin, daha modern ve daha sürdürülebilir: Yeni Opel Astra tanıtıldı! Haber

Daha keskin, daha modern ve daha sürdürülebilir: Yeni Opel Astra tanıtıldı!

Ocak ayında Brüksel Otomobil Fuarı'nda dünya prömiyeri gerçekleşecek olan yeni Astra ve Astra Sports Tourer, markanın geleceğe bakışını net bir şekilde yansıtıyor. Yeni model keskinleşen tasarım hatları, aydınlatmalı Opel Şimşek logosu ve Opel Vizor’u ile modern bir görünüme kavuştu. Teknoloji tarafında ise üstün güvenlik sistemleri ile öne çıkıyor. Giriş seviyesinden itibaren Intelli-Seat ile sunulan yeni Astra, GS donanımında ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi ile konforu zirveye taşıyor. Ayrıca geri dönüştürülebilir kaplamalarla donatılan yeni Astra sürdürülebilir geleceğe katkı sağlıyor. Alman otomobil üreticisi Opel, C hatchback sınıfın efsane modeli Astra'yı baştan yarattı. Rüsselsheim'da tasarlanan ve üretilen yeni Astra, tasarımda cesur bir adım atıyor, teknolojide sınırları zorluyor ve konforu yeniden tanımlıyor. Ocak ayında Brüksel Otomobil Fuarı'nda dünya prömiyeri gerçekleşecek olan yeni Astra ve Astra Sports Tourer, markanın geleceğe bakışını net bir şekilde yansıtıyor. Yeni modelin keskinleşen hatları, aydınlatmalı Opel Şimşek Logosu ve yine aydınlatmalı Opel Vizor'un modern yorumu, aracın tasarımsal karakterini ilk bakışta ortaya koyuyor. Aydınlatmalı Opel Şimşek logosu ile Opel’in yenilikçi ruhu yeniden yorumlanıyor! Yeni Astra'nın ön tasarımında, ilk kez aydınlatmalı Opel Şimşek logosu yer alıyor. Bu detay, sadece bir tasarım unsuru değil, Opel'in yenilikçi ruhunun da bir simgesi. Logodan başlayan bu ışık şeritleri, farlara ve kaput çizgisine uzanarak aracın dinamizmini vurguluyor. Bununla birlikte yeni jant tasarımları ve lansman rengi olan ‘Kult Sarı’, 'Kontur Beyaz' gibi metalik renkler, opsiyonel siyah tavanla birleşerek güçlü bir duruş sergiliyor Ergonomik detaylarla güncellenen iç mekân Konfor ise yeni Astra'nın DNA'sında yer alıyor. İç mekânda daha net bir kokpit ve ergonomik detaylar dikkat çekiyor. Giriş seviyesinden itibaren standart olan Intelli-Seat koltuklar, uzun yol konforu sunuyor. GS donanımında AGR onaylı ısıtmalı koltuklar ise ReNewKnit™ kaplamalarıyla premium bir deneyim sağlıyor. Üstelik bu malzemeler %100 geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir özelliğe sahip. Pratiklikten ödün vermeyen hatchback modelde 1.339 litreye, kadar bagaj hacmi sunuluyor. Arka koltuklar 40:20:40 oranında katlanabiliyor, böylece her yolculuk için esnek çözümler sağlanıyor. Opel CEO'su Florian Huettl, yeni Astra'yı şu sözlerle tanımlıyor: “Yeni Opel Astra, her zamankinden daha keskin, daha modern ve daha sürdürülebilir. Aydınlatmalı Opel Şimşek logosu gibi yeniliklerle C hatchback sınıfında çıtayı yükseltiyoruz”. Yeni Astra, sadece bir otomobil değil; Opel'in geleceğe dair vizyonunun bir yansımasını temsil ediyor. Tasarım, teknoloji, konfor ve sürdürülebilirlik bir araya gelerek C hatchback sınıfında yeni bir standart oluşturuyor.

Bursa’da “Örgünü Giy Gel” yarışması: El emeği tasarımlar yarıştı Haber

Bursa’da “Örgünü Giy Gel” yarışması: El emeği tasarımlar yarıştı

Bursa’da örgü konseptiyle dikkat çeken bir kafede düzenlenen "Örgünü Giy Gel" yarışmasında, 24 yarışmacı kendi tasarlayıp ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmacıların birbirini puanladığı etkinlikte birincilik Nilay Türker Kaplan’ın oldu. Sanat, tasarım ve el emeğini aynı çatı altında buluşturan Reglan Kafe, Bursa’da dikkat çeken etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Kentte örgü konseptiyle ilgi gören kafede "Örgünü Giy Gel" mottosuyla düzenlenen yarışmayla örgü tutkunlarını bir araya getirdi. Örgü sanatını sosyal bir deneyime dönüştüren etkinlik, hem katılımcılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Organizasyonda 24 yarışmacı, tamamen kendi tasarladıkları ve kendi elleriyle ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri değerlendirme süreci oldu. Yarışmacılar, jüri yerine birbirlerini puanlayarak dereceye giren isimleri belirledi. Bu yöntem, etkinliğe samimi bir atmosfer kazandırırken güçlü bir topluluk ruhu oluşturdu. Yapılan puanlama sonucunda birincilik ödülü Nilay Türker Kaplan’a verildi. Şeyma Erkoca ikinci, İrem Kardaş ise üçüncü oldu. Çeyizi için yıllar önce ördüğü dantel fiskos örtüsünü dönüştürerek eteğe çeviren Nilay Türker Kaplan, gecenin en dikkat çeken ismi olarak öne çıktı. Nilüfer'deki kafenin işletmecilerinden Selin Köfteci, gerçekleştirilen yarışmaya ilişkin, "‘Örgünü giy gel’ yarışmasıyla hem üretmenin hem paylaşmanın keyfini aynı masada buluşturduk. Bu akşam buradaki insanlar sadece kahve içmedi, emeğini giyip gururla sergiledi" ifadelerini kullandı. Kafenin diğer işletmecisi olan Ceyda Öztürk ise, "Türkiye’de bir ilke imza attığımız etkinliğimiz çok eğlenceli geçti birbirinden güzel farklı yaşlarda farklı tarzlarda insanı bir araya getirip örgüleri yarıştırdık" şeklinde konuştu. Yarışmanın gördüğü yoğun ilgi üzerine yeniden düzenleneceği belirtildi. Yeni yarışmanın tarihi ve yenilenen formatının, önümüzdeki günlerde Reglan Kafe’nin sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağı bildirildi. Örgü tutkunlarını bir araya getiren bu özel konseptin geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.

UİB, İhracata verdiği destekle büyüyor Haber

UİB, İhracata verdiği destekle büyüyor

Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) organizasyonunda UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik ev sahipliğinde Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, İhracatı Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç ve Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil’in katılımları ile bir dizi programa imza attı. UİB Genel Sekreterliği’nde gerçekleştirilen program Türk Ticaret Bankası Bursa Şubesi’nin açılışı ile başladı. Daha sonra Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan protokolle dış ticaret alanında yetişmiş insan kaynağının niteliğini geliştirmek ve bu eğitim faaliyetlerinde üniversitelerin birikimlerinden istifade etmek amacıyla hayata geçirilen İhracat Akademisi Protokol Töreni gerçekleştirildi. Sonrasında düzenlenen ‘İhracatın Finansmanı ve Devlet Destekleri’ konulu panel öncesinde açılış konuşmasını gerçekleştiren Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, Türkiye’nin genel sekreterlik bazında ikinci büyük birliği olan UİB’in ihracatı 2024 yılında yüzde 6 artarak 38,6 milyar dolar ile rekor bir seviyeye ulaştığını belirtti. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde de UİB ihracatı yüzde 13 artarak yaklaşık 32 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Baran Çelik, 2025 yılını 42 milyar doların üzerinde bir ihracat rakamı ile kapatacaklarını öngördüklerini aktardı. Türkiye’deki tek birlik konumunda bulunan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nde (OİB) de 2024 yılı ihracatlarının yüzde 6 artışla 37,2 milyar dolara çıkarak otomotiv endüstrisinde tarihinde en yüksek ihracat rakamına ulaşıldığını ifade eden Çelik, “Bu yıl 40 milyar doların üzerinde ihracat ile rekor yenileyeceğiz. Buradan tüm zorluklara rağmen üretmeye ve ihracata devam eden firmalarımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Türk Ticaret Bankası Bursa Şubesi’nin açılışını gerçekleştirdik. 112 yıllık tarihiyle Türkiye'nin ilk özel sermayeli milli bankası olma özelliğini taşıyan Türk Ticaret Bankası’nın yenilenen yapısıyla faaliyetlerine yeniden başlaması ihracatçılarımız için sevindirici bir gelişme oldu. Finansman maliyetlerinin yüksek olduğu, finansmana erişimin her zamankinden daha önemli olduğu bu dönemde ihracatçı firmalarımızı İhracatı Geliştirme A.Ş. Türk Ticaret Bankası ve Eximbank desteklerinden daha fazla faydalanmaya davet ediyoruz” dedi. Konuşmasında dünyanın sürekli bir değişim içerisinde olduğunu belirten Baran Çelik, “Bugün dijital ve yeşil dönüşüm hayatımızın merkezinde yer alıyor. Türkiye olarak dünyadaki güçlü konumumuzu sürdürmek, yaşanan değişimlere ayak uydurmakla mümkün. Biz de UİB olarak çalışmalarımıza bu doğrultuda yön veriyor, sektörlerimizin güncel ihtiyaçları doğrultusunda projelere destek oluyoruz. Bu dönüşüm sürecinde eğitimi, tasarımı, inovasyonu, Ar-Ge ve markalaşmayı en kritik önceliklerimiz olarak dikkate alıyoruz. Otomotiv ve Tekstil sektörlerinde düzenlediğimiz etkinlikler ile her yıl girişimcileri yatırımcılarla bir araya getiriyor, başarılı projelere gerekli eğitim, mentorluk, ofis ve laboratuvar desteği veriyoruz. Artık genç girişimcilerimiz arkalarında biz ihracatçıların olduğunu biliyor ve bu güvenle hareket edebiliyorlar” ifadelerini kullandı. Baran Çelik konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “Ticaret Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan İş Birliği Protokolü çerçevesinde, dış ticaret alanında yetişmiş insan kaynağının niteliğini geliştirmek ve bu eğitim faaliyetlerinde üniversitelerin birikimlerinden istifade etmek amacıyla hayata geçirilen İhracat Akademisi Protokol Törenini gerçekleştireceğiz. Ülkemizi küresel ihracatta lider bir konuma taşımak amacıyla bilgi ve deneyimle donatılmış, yenilikçi ve stratejik düşünebilen insan kaynağını yetiştirmeyi amaçlayan İhracat Akademisi; Ticaret Bakanlığı, Uludağ İhracatçı Birlikleri ve Uludağ Üniversitesi İşbirliği ile artık Bursa’da olacak. Tüm bu çalışmalarımızın ortak gayesi sektörlerimize nitelikli istihdam kazandırmak, Ar-Ge, tasarım ve girişimcilik kültürünü geliştirerek sürdürülebilir ihracatımıza katkı sağlamak.” Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise konuşmasında, Türkiye’nin gayrisafi mili hasılada dünyadaki ilk on ülke olma hedefini ortaya koyduğunu ifade ederek, “Bu hedefimize ulaşmamızda en büyük etken ihracattaki performansımızı arttırmak olacaktır. Bursa bu açıdan potansiyeli en yüksek şehirlerinden biri. Biz de Uludağ Üniversitesi olarak üzerimize düşeni yaparak, nitelikli öğrenciler yetiştirerek ülkemizin beşeri sermayesine katkı sunarken bir yandan da bu tür organizasyonlara destek veriyoruz. Bu organizasyona katkı veren herkese teşekkür ediyorum” dedi. Toplantıya katılan Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise konuşmasında Bursa'nın otomotiv sektörü için bir üretim üssü olma konusunda olduğunu belirterek, "Bursa'nın üretim gücünün bir meyvesi olan TOGG'un geçtiğimiz günlerde otomobilin mucidi olan Almanya'ya gerçekleştirdiği ilk ihracatın bir dönüm noktası olduğuna ve sektörümüzün başarılarını daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz" dedi. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, açılışın ardından yaptığı konuşmada, Ticaret Bakanlığının faaliyet bazında ihracat verilerine göre Bursa'nın 2024 yılında gerçekleştirdiği 18,3 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin toplam ihracatından yüzde 7 pay aldığını ve en fazla ihracat gerçekleştiren 4'üncü şehir olduğunu hatırlattı. Bursa'nın bu yılın ocak-eylül döneminde ihracatta artış trendini devam ettirdiğini ifade eden Ağar, yüzde 9,6 artışla 14,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Ağar, Bursa'nın otomotivden tekstile, makineden gıdaya uzanan geniş bir üretim yelpazesiyle Türkiye'nin kalkınmasında öncü bir rol üstlendiğine değinerek, şöyle devam etti: "Şehrimiz son 19 yılda 18 kez ihracat şampiyonu olan, 2024 yılında 37 milyar 200 milyon dolarlık ihracatla liderliğini sürdüren ve 2025 yılının ilk 9 ayında da ihracatını 30 milyar 200 milyon dolara çıkaran otomotiv sektörü için bir üretim üssü olma konusundadır. Nitekim Bursa'nın üretim gücünün bir meyvesi olan TOGG'un geçtiğimiz günlerde otomobilin mucidi olan Almanya'ya gerçekleştirdiği ilk ihracatın bir dönüm noktası olduğuna ve sektörümüzün başarılarını daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Ülkemiz artık sadece otomobil üretmekle kalmamakta, mühendislik yüküyle, tasarımıyla, teknolojisiyle dünya markalarının stratejik bir partneri olmaktadır." Bursa'da tekstil ve hazır giyim sektörlerinin de öne çıktığını belirten Ağar, şöyle konuştu: "1980'lerde başlayan ihracat yolculuğumuzun başat sektörü tekstil ve hazır giyim gerek ihracata gerekse katkısıyla Türk sanayinin göz bebeği, vazgeçilmez bir parçası. Sektörümüz 2024 yılında gerçekleştirdiği 32 milyar dolarlık ihracatıyla ekonomimizin yine lokomotif sektörlerinden birisi. Bu özelliğinden hareketle sektörümüzün sorunları ve beklentileri de şüphesiz ekonomi yönetimi tarafından hassasiyetle takip edilip alınıyor. Bildiğiniz üzere tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerimize, çalışan başına aylık 2 bin 500 lira geri ödemesiz istihdam desteği sunuluyor. Bundan sonraki süreçte de tekstil ve hazır giyim sektörümüzü her alanda desteklemeye devam edeceğiz." UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik moderatörlüğünde gerçekleştirilen “İhracatın Finansmanı ve Devlet Destekleri” paneli, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, İhracatı Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç ve Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, sunumlarını gerçekleştirdi. Panelde konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, ihracat yapan firmalar yönelik olarak desteklerini anlatarak, “Geleneksel ve e - ihracata büyük destekler veriyoruz. Yapay zeka destekli kolay ve ekolay ihracat platformlarımızla eihracat yapanlara kolaylıklar sağlıyoruz. Bu sistemlerimiz yapay zeka sayesinde eihracat yapmak isteyenlere hap bilgilerle rehberlik yapıyor. E kolay ihracat ile hangi Pazar yerlerine ihracat yapılabileceği ve hangi kurallara uyulması gerektiği gibi konular ücretsiz olarak veriliyor. Her yıl 23 bin civarında kişi ihracat eğitimlerimize katılıyor. Bu yıl 33 milyar TL’lik bir destek bütçemiz var. Bu desteklerimiz bir yol haritası sunuyor” şeklinde konuşarak, UR-GE –Turqualıty, tasarım organizasyonu, heyet destekleri, ihracat konsorsiyumu, pazara giriş rapor organizasyonlarına olan destekleri anlattı. Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney ise sunumunda Türkiye’nin ihracata kredi arz eden en büyük kuruluşuyuz ve Türkiye’nin en büyük alacak sigortası kuruluşuyuz. 27 şubemiz ve 8 ofisimizle fiziki olarak işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Aktif çalışma büyüklüğümüz 1 trilyon 230 milyar TL’ye ulaştı. Öz kaynağımız 136 milyar TL’ye ulaştı. Bankamız yurtdışından temin edilen fonlar bakımından da Türkiye’de birinci sırada. Bankamızın öz kaynaklarını da ihracatçılarımıza kullandırıyoruz. Yabancı para kaynaklarını da uygun şartlarla ihracatçılarımıza sunmaya gayret gösteriyoruz. Toplamda 48.4 milyar dolarlık deste ile geçtiğimiz yıl tarihin en önemli desteğini verdik. Bu yıl önümüze 52 milyar dolarlık bir hedef koymuştuk ve bu hedefimize çok yakınız” dedi. İGE A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç ise sunumunda kuruluşlarının faaliyet alanlarını anlatarak, “Biz ihracatçımızın krediye ulaşabilmesi için yoldaki engelleri kaldıran bir kuruluşuz. İhracat gibi hayırlı bir faaliyet desteklemek için yapılan hayırlı bir işbirliği bu kuru. Şu ana kadar 200 milyar TL’yi aşan bir ihracat desteği alınmasın destek veren bir kuruluşuz” şeklinde konuştu. Panelde konuşan Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil de şu ifadeleri kullandı: “Bu toprakların, milli sermayeli ilk bankasıyız. 2023’te Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesi yolunda finansal katkı sağlayarak ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla yeni yolculuğumuza başladık. İhracat hacmiyle ülke ekonomisine en fazla katkı sağlayan kentlerinden Bursa’da şube açmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu yolda bize destek veren UİB Koordinatör Başkanımıza, Genel Sekreterimize ve diğer yöneticilerimize çok teşekkür ediyoruz. Biz, dijital ve fiziksel hizmetleri bir arada sunan ‘fijital’ bir bankayız. Mevcutta 9 aktif şube ile hizmet veriyoruz. Şubelerimizle, Türk Ticaret Mobil ve internet bankacılığımızla yıl sonuna kadar, ihracatın %85’lik etki alanını kapsamayı planlıyoruz. Yine yıl sonuna kadar finansman desteği sağlayacağımız ihracatçı sayısını 1.000’e, sağlanan toplam finansman desteği de 75 milyar TL'ye yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.