SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tatlıtarifleri

Söz Bursa - Tatlıtarifleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tatlıtarifleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Saray mutfağından sofralara: Çıtır kadayıfın sırrı ve tarihi Haber

Saray mutfağından sofralara: Çıtır kadayıfın sırrı ve tarihi

SARAY SOFRALARININ ASIRLIK İNCİSİ: TEL KADAYIFIN HİKÂYESİ VE USTASINDAN ÇITIR TARİF Türk tatlı kültürünün baklava ile birlikte en köklü sütunlarından biri olan tel kadayıf, yalnızca lezzetiyle değil, yüzyılları aşan köklü geçmişiyle de mutfak tarihimizin en kıymetli mirasları arasında yer alıyor. SARAY KAYITLARINDAN GÜNÜMÜZE: KADAYIFIN KÖKENİ NERESİ? Arapça "kadife" (kadife gibi ince ve yumuşak doku) kökünden türeyen kadayıfın ilk izleri 10. yüzyıl Abbasi kaynaklarına ve Selçuklu dönemine kadar uzanıyor. Selçuklu Devleti döneminde "aşhane defterleri"nde adı geçen kadayıf, Selçuklu sultanlarının sofralarında yer alan temel tatlılardandı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise saray helvahanesinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Özellikle padişah kızlarının düğün ziyafetlerinde ve ulufe dağıtım günlerinde yüzlerce tepsi tel kadayıf hazırlandığı arşiv kayıtlarında yer alıyor. Anadolu'da ise coğrafi olarak farklı yorumlarla zenginleşti: Erzurum, kadayıfı yumurtaya bulayıp kızartarak tescilli lezzeti "Kadayıf Dolması"na dönüştürdü. Diyarbakır, tepsiyi ters-yüz ederek pişirilen bol fıstıklı "Burma Kadayıf" ile özdeşleşti. Hatay, kadayıf telini özel peynir ve köz ateşiyle birleştirip "Künefe" olarak dünyaya tanıttı. Bursa ve Marmara havzasında ise geleneksel yöntem; tereyağıyla yoğrulup tepsilere basılan bol cevizli fırın kadayıfı olarak yaşatılmaya devam ediyor. ÇITIR ÇITIR TEL KADAYIF TARİFİ (TAM ÖLÇÜLÜ) Hamurlaşmayan, şerbetini tam çeken ve dışı çıtır, içi yumuşak kalan geleneksel tepsi kadayıfının malzeme listesi ve yapılışı: Malzemeler *500 gr taze yaş tel kadayıf (kurumamış ve diri olmalı) *200 gr saf tereyağı (eritilmiş ve köpüğü/tortusu alınmış sade yağ kıvamında) *1 su bardağı iri kıyılmış ceviz içi (veya tercihe göre Antep fıstığı) *1 tatlı kaşığı pekmez (tepsinin altına sürmek için, nar gibi kızarmasını sağlar) Şerbeti İçin: *4 su bardağı toz şeker *4 su bardağı su *1 tatlı kaşığı taze limon suyu Adım Adım Hazırlanışı Şerbeti Önceden Hazırlayın: Şeker ve suyu tencereye alıp kaynamaya bırakın. Kaynamaya başladıktan sonra orta ateşte 15 dakika kıvam alana kadar kaynatın. Limon suyunu ekleyip 3-4 dakika daha kaynattıktan sonra ocaktan alın ve tamamen soğumaya bırakın. (Kadayıfın çıtır kalmasının bir numaralı kuralı şerbetin soğuk olmasıdır.) Kadayıfı Yağ ile Buluşturun: Taze tel kadayıfları geniş bir kaba alın ve elinizle tel tel ayırarak havalandırın. Eritip ılıttığınız tereyağını kadayıfın üzerine gezdirin. Bütün tellere yağ değene kadar ezmeden harmanlayın. Tepsiyi Hazırlayın: Pişireceğiniz fırın tepsisinin tabanını 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı pekmez karışımıyla iyice yağlayın (Pekmez tabanın altın sarısı ve kıpkırmızı kızarmasını sağlar). Basma İşlemi: Yağlanan kadayıfın yarısını tepsiye eşit şekilde yayın. Üzerine düz tabanlı ağır bir tencere kapağı veya tepsiyle var gücünüzle bastırarak sıkıştırın. Cevizi Ekleyin: Sıkışan alt katmanın üzerine iri çekilmiş ceviz içini bolca serpin. İkinci Kat ve Sıkıştırma: Kalan kadayıfı da cevizin üzerine eşit şekilde dağıtın. Tekrar düz bir kapakla bastırarak kadayıfı kalıp gibi olana kadar sıkıştırın. Pişirme: Önceden ısıtılmış 180 derece fırında (alt-üst fansız ayar), altı ve üstü nar gibi kızarana kadar yaklaşık 40-45 dakika pişirin. Buluşma Anı: Fırından çıkan sıcak kadayıfı 2-3 dakika ilk harının geçmesi için bekletin. Ardından tamamen soğumuş şerbeti kepçe yardımıyla kadayıfın her yerine eşit şekilde dökün. Dinlendirme: Şerbetini çekmesi için en az 2 saat oda sıcaklığında dinlendirin (Asla üzerini kapatmayın, kapak kapatılırsa buhar çıtırlığını yok edip tatlıyı hamurlaştırır).

Bici Bici sevenler buna bayılacak: Saray usulü Su Muhallebisi Haber

Bici Bici sevenler buna bayılacak: Saray usulü Su Muhallebisi

Bursa'da haziran ayıyla birlikte yükselen sıcaklıklar, vatandaşları hem hafif hem de iç ferahlatıcı lezzetler aramaya yöneltti. Ağır ve şerbetli tatlıların yerini alan sütlü ve meyveli alternatifler arasında, asırlık geçmişiyle öne çıkan bir başyapıt var: Su Muhallebisi. Sadece birkaç malzemeyle hazırlanan bu hafif tatlı, sıcak yaz günlerinde adeta bir vaha etkisi yaratıyor. SARAY ENTRİKASINDAN DOĞAN LEZZET: HİKAYESİ NEDİR? Pek bilinmez ama su muhallebisinin arkasında Osmanlı sarayına uzanan hüzünlü ve zekice bir hikaye yatar. Rivayete göre, saray hekimleri padişahın ve harem sakinlerinin yaz aylarında ağır tatlılar tüketerek hastalanmasını önlemek ister. Ancak tatlıya düşkünlüğüyle bilinen bir sultan, hekimlerin süt yasağını delmek için aşçılara gizli bir emir verir. Aşçılar sütü azaltıp yerine su koyarak, üzerini de serinletici gül suyu ve buzla kaplayarak jölemsi, hafif bir tatlı icat ederler. Hekimlerin kontrolünden "Bu sadece su ve nişasta, sütü çok az" diyerek geçen bu tatlı, kısa sürede sarayın gözbebeği olur. Saraydan halka yayılan bu tarif, yüzyıllardır yaz aylarının en masum serinleme yöntemi olarak günümüze kadar ulaşmıştır. EVDE KOLAYCA HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ SU MUHALLEBİSİ TARİFİ Sadece 15 dakikada hazırlayıp buzdolabında soğutabileceğiniz, Bursa sıcaklarında içinizi ferahlatacak o tarif: Malzemeler: *2 su bardağı su *2 su bardağı süt *1 çay bardağı nişasta (Buğday veya mısır) *Yarım çay bardağı toz şeker (Arzuya göre) Üzeri İçin: *Pudra şekeri *Gül suyu (Geleneksel dokunuş için) *Mevsim meyveleri veya dondurma Yapılışı: Geniş bir tencereye sütü, suyu, nişastayı ve şekeri ekleyip pürüzsüz olana kadar çırpın. Orta ateşte sürekli karıştırarak koyulaşana ve göz göz olana kadar pişirin. Islatılmış borcama veya kuplara döküp oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Buzdolabında en az 2-3 saat iyice soğuttuktan sonra dilimleyin. Üzerine pudra şekeri ve az miktarda gül suyu gezdirerek soğuk servis yapın. Afiyet olsun!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.