SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tbmm

Söz Bursa - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu Haber

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili, "Canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir" dedi. Mecliste AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin üçüncü kez İBB davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili açıklamada bulundu. Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerektiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir. Zaten şu an yargılama süreci devam ediyor biliyorsunuz. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statü ve görevleri önemli değildir. Herkes sanık statündedir. Mahkeme salonlarında hakim, savcı hitap ederken sanık Ali, sanık Mehmet, sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, sayın müdürüm diye hitap etmez. Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler, Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme heyeti tarafından belirlenmiştir. Sanık Ekrem İmamoğlu da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler. Tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler. Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir. Bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz. Mahkemenin düzenine yakışmaz. Mahkemenin düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı, mahkeme başkanına aittir. Hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez, siyasi muhabbetlerden de etkilemez. Mahkeme, dosyadaki delillere göre vicdanı kanat verip, karar verir" ifadelerini kullandı.

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor! Haber

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz" dedi. Bakan Çiftçi, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. APP plakalardaki düzenlemeye ilişkin sorular üzerine Çitçi, "Karayolları Trafik Kanunu'ndaki düzenlemeyle ilgili kanun 27 Şubat tarihinde yürürlüğe girmişti. Bu APP plaka ile ilgili sahada yığılma olduğunu duydum. Hatta cuma günü memleketim Konya'da da vatandaşların sıraya girdiklerini ve uzun kuyruklar oluşturduklarını görünce bununla ilgili bir tedbir alınması gerektiğini değerlendirdik. APP plakalarla ilgili Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından verilen plakaları kabul ediyoruz. Bu durumla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Bu plakaları geçerli kabul ediyoruz. Ceza işlemi uygulamayacağız. Yalnız vatandaşlarımız plakayı şoförler odasından aldıktan sonra plaka üzerinde herhangi bir oynama veya bir değişiklik yaptıysa bunun 4 bin lira cezası var. Onlar yürürlükte şu anda" dedi. "APP PLAKALARLA İLGİLİ UYGULANAN CEZALARI SİLECEĞİZ" APP plakalara uygulanacak cezai işlemler için 1 Nisan'a kadar süre verdiklerini belirten Bakan Çiftçi, "Ayrıca yetkili olmayan yerlerde yaptırılan plakalar var. Biz sahte plaklar diyoruz onlara. Onlarla ilgili müeyyideler biraz daha ağır, 140 bin lira civarında para cezası var. Bu şu anda yürürlükte. Sadece işin plaka tarafı değil, güvenlik, terör ve uyuşturucu tarafı var. İşin bir kamu güvenliği tarafı da var. Dolayısıyla sahte plakalarla ilgili düzenleme yürürlükte. Herhangi bir esnetme yok. Biz vatandaşımız mağdur olmasın, sıkıntıya girmesin diye bu bahsettiğim oynanan plakalarla ilgili 1 Nisan'a kadar süre verdik. O döneme kadar rehberlik yapacağız. Herhangi bir şekilde ceza uygulamayacağız. Vatandaşımız bu konuda müsterih olsun. Uygulanan cezaları da sileceğiz" diye konuştu.

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!" Haber

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hızla sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini belirterek, özellikle evde bakım yapan kişilerin emeklilik ve sosyal güvenceye erişememesinin “sosyal devlet” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır.PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır.“Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir.“Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır.“Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir.Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir.Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır" Haber

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır"

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, yaptığı basın açıklamasında Türkiye’nin demokrasi mücadelesine ve 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Açıklamasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutlayarak başlayan Gözgeç, "Rabbim, Sayın Cumhurbaşkanımıza hayırlı, sağlıklı, uzun ömür nasip etsin" dedi. "28 ŞUBAT MİLLETİN İRADESİNİ HEDEF ALDI" 28 Şubat darbesinin Türk demokrasi tarihine vurduğu darbeyi hatırlatan Gözgeç, o dönemde oluşturulan sanal korkularla milletin inancının ve değerlerinin hedef alındığını belirtti. Gözgeç, "Batı Çalışma Grubu ile vatandaşlar fişlendi, yargıya brifingler verildi. Kudüs Gecesi bahane edilerek tanklar yürütüldü; 'demokrasiye balans ayarı yaptık' dediler" ifadelerini kullandı. "İKNA ODALARINI VE YASAKÇI ZİHNİYETİ UNUTMADIK" Özellikle başörtülü kadınların eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına değinen Milletvekili Gözgeç, gencecik kızların üniversite kapılarından kovulduğunu ve ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kaldığını hatırlattı. CHP'li isimlerin o dönemdeki yasakçı tavırlarını eleştiren Gözgeç, "İkna odalarının mimarı Nur Serter, yıllar sonra Meclis’te 'Yine olsa yine yaparım' diyebildi. Kadınları eve hapsediyorsunuz diyenlerin, o gün yasaklar uygulansın diye verdikleri çabayı unutmadık" dedi. "ARTIK TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL" Bugün kadınların her alanda özgürce var olabildiğini belirten Gözgeç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür bugün kadınlar kıyafet ayrımı yapılmaksızın eğitim alabiliyor, mesleğini yapabiliyor. TBMM’de görev yapan kadın milletvekillerimiz var. Ara sıra karanlık sayfalardan çıkmaya çalışan zihniyetlere artık yer yok. Toplum mühendisliği ile netice alma devri kapanmıştır." RAMAZAN KUTLAMALARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE TEPKİ Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Gözgeç, "Çocuklarımızın Ramazan sevincini yaşamasından rahatsız olanlar var. Özgürlükçüymüş gibi yapanların, değerlerimize karşı yasakçı zihniyetleri nüksedebiliyor. Ama biz kadim medeniyetimizden aldığımız güçle, güçlü Türkiye’yi inşa etmekte kararlıyız" diyerek açıklamasını tamamladı.

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması! Haber

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye'den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı' süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi'ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "DERVİŞOĞLU'NUN ŞEHİT EDEBİYATINA SARILMASI BİR İSTİSMAR POLİTİKASIDIR" Komisyonun 17 Şubat 2026'da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu'nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı'nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız' diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu'nun bugün TBMM'de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip'lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi! Haber

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi!

Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetimi, Ankara’da gerçekleştirdikleri temaslarda önemli kazanımlarla döndü. Ramazan ayında kiralara yüzde 50 indirim müjdesi verilirken, 20 yılı dolan kantinlerin ihale süreci için yeni çalışma talimatı çıktı. Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetim kurulu üyeleri, Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Heyet ilk olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile bir araya geldi. Ziyarette, 20 yılı dolan okul kantinlerinin yeniden ihaleye çıkma sürecinin ertelenmesi talep edilirken, Ramazan ayında kantin kiralarının yarı yarıya düşürülmesi konusunda destek istendi. Bakan Tekin’in, Ramazan ayı boyunca kantin kiralarında yüzde 50 indirim uygulanacağı müjdesini verdi. Ayrıca, 20 yılı dolan kantinlerle ilgili olarak yeniden bir çalışma yapılması talimatı verdiği belirtildi. KDV VE YASAKLI ÜRÜNLER GÜNDEMDEYDİ Heyet daha sonra AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’yı ziyaret etti. Görüşmede; kantinlerde uygulanan KDV oranları, yasaklı ürünler, yapılandırma süreçleri ile vergi ve SGK borçları başta olmak üzere sektörün temel sorunları aktarıldı. Ala’nın, gerekli destek konusunda yardımcı olacağı sözünü verdiği ifade edildi. Bursa Kantinciler Odası yönetimi, ardından MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ile görüştü. Mesleki sorunların ele alındığı ziyarette Büyükataman’ın, kantinci esnafına her zaman destek olacaklarını dile getirdiği kaydedildi. Heyet ayrıca Bursa milletvekilleri Ahmet Kılıç ve Fevzi Zırhlıoğlu ile de bir araya gelerek esnafın yaşadığı sıkıntıları iletti. Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş, Cumhur İttifakı temsilcilerinin kendilerine tam destek verdiğini belirterek, "Esnafımızın sorunlarını en üst düzeyde ilettik. Özellikle Ramazan ayına ilişkin kira indirimi kararı bizler için çok kıymetli. Bursa’ya müjde ile dönüyoruz" ifadelerini kullandı.

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!" Haber

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılmamasına ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

Kayışoğlu'ndan emekli memur maaşı çıkışı: 22 bin lira artış şart! Haber

Kayışoğlu'ndan emekli memur maaşı çıkışı: 22 bin lira artış şart!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda emekli memur maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Altaca Kayışoğlu, 2002 yılında en düşük emekli memur maaşının asgari ücretin yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada maaşların asgari ücretin altına düştüğünü belirtti. “22 BİN LİRA SEYYANEN ZAM GEREKİYOR” Bütçe görüşmeleri sırasında yapılan çalışmalara da değinen Altaca Kayışoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin verilerine göre emekli memurların 2002 seviyesine ulaşabilmesi için dahi ciddi bir artışa ihtiyaç duyduğunu söyledi. Altaca Kayışoğlu, “Yapılan hesaplamalara göre emekli memurlara yaklaşık 22 bin lira seyyanen zam yapılması gerekiyor. Kişi başına düşen millî gelirin 2 bin 500 dolardan 13 bin dolara çıktığı ifade ediliyor ancak, emekli memurlar bu artıştan pay alamıyor. Bırakın iyileştirmeyi, 2002 seviyesine gelebilmek için bile en az 22 bin liralık artış şart” ifadelerini kullandı. “EMEKLİ OLMAK İSTEMİYORLAR ÇÜNKÜ GEÇİNEMİYORLAR” Memurların geçim kaygısı nedeniyle emekli olamadığını belirten Altaca Kayışoğlu, emekli olmak zorunda kalanların ise yeniden çalışmak durumunda kaldığını söyledi. Altaca Kayışoğlu, “Bir dönem asgari ücretin iki katı maaş alan memur emeklisi bugün asgari ücretin altında gelirle yaşamaya çalışıyor. Bu nedenle memurlar yaş haddini doldurana kadar emekli olmak istemiyor; olmak zorunda kaldıklarında da yeniden çalışıyor ya da kıt kanaat geçinmeye çalışıyor. Emekli memurların maaşları iyileştirilmeli, millî gelirden hak ettikleri payı almalıdır” dedi.

CHP'li Kayışoğlu: “Engelli destekleri yetersiz, mağduriyetler artıyor” Haber

CHP'li Kayışoğlu: “Engelli destekleri yetersiz, mağduriyetler artıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda engelli vatandaşların sosyal destekleri ve engelli maaşlarına ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Engelli vatandaşlara sağlanan desteklerin yetersiz olduğunu belirten Altaca Kayışoğlu, sahada ciddi mağduriyetlerle karşılaştıklarını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Engellilerle ilgili verilen destekler çok çok düşük. Ayrıca birçok engelli vatandaşın rapor oranları kriter değişiklikleri gerekçe gösterilerek düşürülüyor ya da tamamen ortadan kaldırılıyor. Bu nedenle maaşı kesilen çok sayıda yurttaşımız var. Yapılan düzenlemelerle destekler fiilen azaltılıyor” dedi. “MİLLÎ GELİR ARTIŞI VATANDAŞA YANSIMIYOR” Komisyonda yapılan değerlendirmelere de değinen Altaca Kayışoğlu, açıklanan kişi başı millî gelir rakamlarının sahadaki tabloyla örtüşmediğini söyledi. Altaca Kayışoğlu, “Millî geliri masa başında 86 milyona böldüğünüzde kişi başına yüksek bir rakam düşebilir. Ancak gerçek hayatta gelir adaletsizliği derinleşmiş durumda. Millî gelirin büyük bölümü küçük bir kesime giderken geniş halk kesimleri yoksullukta eşitlenmiş durumda. Orta sınıf neredeyse ortadan kalktı. Engellilere, emeklilere, işçilere, memurlara bu büyümeden pay düşmüyor” ifadelerini kullandı. “ALT KOMİSYON KURULMALI” Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’da sosyal hukuk devleti olarak tanımlandığını hatırlatan Altaca Kayışoğlu, Meclis’in bu ilkenin gereğini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Altaca Kayışoğlu, “Eğer sosyal hukuk devleti isek, engelli ve emekli vatandaşlarımızın insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesini sağlamak zorundayız. Bu mağduriyetleri bütün yönleriyle ele alacak bir çalışma yapılmalı, gerekirse alt komisyon kurulmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.