SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tedavi

Söz Bursa - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ani işitme kaybı hayati risk taşıyor: Uzmandan erken müdahale uyarısı Haber

Ani işitme kaybı hayati risk taşıyor: Uzmandan erken müdahale uyarısı

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, ani sağırlığın beklenmedik şekilde ortaya çıkan ve acil müdahale gerektiren bir işitme kaybı olduğuna dikkat çekerek, "Ani sağırlık, iç kulakta aniden gelişen ve işitmenin kısmen ya da tamamen kaybedilmesiyle ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Hastalar bu tabloyu çoğu zaman alerji, sinüzit veya kulak kiri gibi daha basit nedenlere bağlayarak tedaviyi geciktirmekte, bu gecikme de de tedavi başarısını önemli ölçüde düşürmektedir" dedi. Ani sağırlığa yol açabilen faktörlerin oldukça çeşitlilik gösterdiğini söyleyen BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Günen, enfeksiyon hastalıkları, baş ve boyun bölgesine ait travmalar, otoimmün hastalıklar, iç kulağa zarar veren bazı ilaçlar, damar tıkanıklıklarıyla seyreden dolaşım bozuklukları, işitme ve yüz siniri çevresindeki beyin tümörleri ile MS gibi nörolojik hastalıkların ani işitme kaybına neden olabileceğini aktardı. Dr. Günen ayrıca, iç kulaktaki basınç artışıyla karakterize Menier hastalığının da ani sağırlık nedenleri arasında bulunduğunu kaydetti. Ani sağırlığın tanısında öncelikle Kulak Burun Boğaz muayenesinin yapıldığını belirten Dr. Günen, nöroloji muayenesinin de gerekli olabileceğini ifade ederek, işitme testi, kan tahlilleri, manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve denge testlerinin tanıda kullanılan yöntemler arasında yer aldığını söyledi. Tedavi süreci hakkında da bilgi veren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, kortizonun ani sağırlık tedavisinde temel ilaç olduğunu, genellikle ağızdan uygulandığını, bazı durumlarda damar yoluyla verildiğini ve gerektiğinde kulak zarından orta kulağa enjeksiyon yoluyla da uygulanabildiğini belirtti. İltihap varlığında antibiyotik tedavisi uygulanabildiğini, kemoterapi veya benzeri ilaçlara bağlı işitme kaybı gelişmişse bu ilaçların değiştirildiğini ifade eden Op. Dr. Abdullah Günen, basınçlı oksijen tedavisinin de tedavi seçenekleri arasında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda ani işitme kaybının zaman kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Günen, işitmede ani azalma fark eden kişilerin gecikmeden bir uzmana başvurması gerektiğini belirtti.

Osmangazi’de Yağız Efe seferberliği: Başkan Erkan Aydın destek kampanyasını başlattı Haber

Osmangazi’de Yağız Efe seferberliği: Başkan Erkan Aydın destek kampanyasını başlattı

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, DMD (Duchenne Musküler Distrofi) Hastası 8 yaşındaki Yağız Efe Erim’i makamında ağırlayarak yardım kampanyasına destek verdi. Başkan Aydın, “Tüm belediye başkanlarını, siyasileri, Bursa halkını ve Bursaspor camiasını Yağız Efe’ye sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi. Dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Yağız Efe Erim’e, geçtiğimiz Haziran ayında DMD (Duchenne Musküler Distrofi) tanısı konuldu. Mustafa ve Hafize Erim çifti, Türkiye’de tedavisi bulunmayan bu hastalık nedeniyle Yağız Efe’nin yurt dışında tedavi olabilmesi için valilik onaylı bir yardım kampanyası başlattı. Yaklaşık 6 aydır devam eden kampanyada hedefin yüzde 5’ine ulaşılması üzerine aile, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a destek için başvurdu. Bugüne kadar birçok çocuğun yardım kampanyasına destek vererek başarıya ulaşmasına ve iyileşme süreçlerine katkı sunan Başkan Aydın, DMD hastası Yağız Efe Erim’i makamında ağırlayarak hem kampanyaya destek oldu hem de kamuoyuna yardım çağrısında bulundu. Hareket kabiliyeti her geçen gün azalan ve bir an önce tedavi edilmesi gereken minik Yağız Efe’nin Dubai’de tedavi olabilmesi için yaklaşık 3 milyon dolar toplanması gerekiyor. DMD tanısı konulan Yağız Efe Erim’in tedavi olup iyileşmesi için yardım kampanyasına destek olduklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün DMD (Duchenne Musküler Distrofi) hastası Yağız Efe ile bir araya geldik. Tedavi olabilmesi için ailesi tarafından valilik onaylı bir yardım kampanyası başlatıldı; ancak kampanya süreci oldukça ağır ilerliyor. Dolayısıyla gerekli desteğin henüz sağlanamadığını görüyoruz. Şu ana kadar tedavi için gereken miktarın yalnızca yüzde 5’i toplanabilmiş durumda. Buradan tüm belediye başkanlarımıza, siyasilere, Bursa halkına ve Bursaspor camiasına Yağız Efe Erim’e sahip çıkmaları çağrısında bulunuyorum. Geçtiğimiz aylarda Çağan Ata Taran için nasıl destek olduysak, aynı dayanışmayı Yağız Efe için de göstererek onun da sağlığına kavuştuğunu görmeyi temenni ediyorum.” Ayrıca Başkan Aydın, kampanyanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için herkesi Instagram üzerinden @dmdyagizefe hesabını takip etmeye davet etti. Yardım kampanyasına katılmak isteyenler, Deniz Bank’tan baba Mustafa Erim adına açılmış hesabın TR 3400 1340 0000 3760 2650 0024 IBAN numarasına destek olabilecekler.

Çocuklar kışın daha sık hastalanıyor: Uzmandan önemli uyarılar Haber

Çocuklar kışın daha sık hastalanıyor: Uzmandan önemli uyarılar

Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nuray Kurt Önal, kış aylarında çocukların bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirterek, kapalı alanlardaki enfeksiyon riskine dikkat çekti. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nuray Kurt Önal, kış aylarında soğuk hava, hava kirliliği ve kapalı alanlardaki yoğun insan temasının çocukların sağlıklarını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Okul, kreş, alışveriş merkezleri ve toplu taşıma gibi yerlerin mikropların yayılması için uygun ortamlar sunduğunu belirten Dr. Önal, damlacık yoluyla yayılan enfeksiyonların hızla yayılabileceğine dikkat çekti. Dr. Önal, çocuklarda en sık görülen sağlık sorunlarının üst solunum yolu hastalıkları olduğunu ifade ederek, burun ve boğaz iltihaplarına yol açan 200'den fazla virüsün bu hastalıklara neden olduğunu açıkladı. Yılda 5-8 kez görülebilen üst solunum yolu enfeksiyonlarının, okula giden çocuklarda daha sık yaşandığını belirten Dr. Önal, bu durumu bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ilişkilendirdi. Çocuklarda en sık görülen solunum yolu hastalıkları arasında soğuk algınlığı, grip, akut bronşiyolit, pnömoni ve otit yer alıyor. Dr. Önal, soğuk algınlığı ve gripte belirtilerin genellikle hafif ateş, burun akıntısı ve boğaz ağrısı şeklinde seyrettiğini, bu hastalıkların zamanında tedavi edilmediğinde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Kış aylarında enfeksiyonlardan korunmak için ailelere bazı önerilerde bulunan Dr. Önal, kapalı alanlardan uzak durulması, dengeli beslenilmesi, düzenli el yıkanması ve yeterli sıvı alımının önemini vurguladı. Ayrıca, çocukluk aşılarının ve grip aşısının yapılmasının sağlık açısından kritik olduğunu belirtti.

LÖSEV’den anlamlı Yeni Yıl projesi: “Dilek topla benim için” Haber

LÖSEV’den anlamlı Yeni Yıl projesi: “Dilek topla benim için”

Tedavisi devam eden çocukların yeni yıla umutla girebilmesi için hazırlanan projede, çocuklar hayallerini süsleyen oyuncak dileklerini paylaşıyor. “Dilek Topla Benim İçin” çağrısıyla gönüllüler, bu dilekleri oyuncak bağışlarıyla gerçeğe dönüştürüyor. Hediyeler Özenle Paketlendi İstanbul Anadolu Yakası İrtibat Ofisi tarafından düzenlenen hediye paketleme etkinliği, gönüllülerin değerli katılımlarıyla daha da renklendi. JustWork’ün ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte çocuklar için bağışlanan hediyeler, gönüllüler ve kurumsal destekçilerle birlikte düzenlenen bir etkinlikte sevgiyle paketlendi. Çocukların Motivasyonu Tedavilerinde Etkili LÖSEV, kuruluşundan bu yana Türkiye genelinde on binlerce lösemi ve kanser hastası çocuk ile ailelerine hem maddi hem de manevi destek sunarak yaşam mücadelesinde yanlarında yer alıyor. Vakıf, yürüttüğü tüm çalışmalarını gönüllülerin emeği ve hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüyor. Bu destekler, yalnızca günlük ihtiyaçların karşılanmasını değil; çocukların tedavi süreçlerine daha güçlü ve umutlu tutunmalarını da sağlıyor. “Herkesi Bu İyilik Yolculuğuna Davet Ediyoruz” LÖSEV, “Dilek Topla Benim İçin” kampanyasıyla, yeni yıl öncesinde tedavi süreci devam eden lösemili çocukların umutlarına ortak olmak isteyen gönüllüleri dayanışmaya davet ediyor. Kampanya, zorlu bir mücadele veren çocukların yüzlerinde tebessüm oluşturmayı ve onlara moral desteği sağlamayı amaçlıyor. Vakıf tarafından yapılan açıklamada, yıllardır çocukların hayata tutunabilmesi için verilen mücadelenin yalnızca tedaviyle sınırlı olmadığına dikkat çekilerek “Çocuklarımız için hayaller kurduk, onların hayallerine ortak olduk. Şimdi de lösemili çocuklarımızın mutluluğunu çoğaltmak için herkesi bu iyilik yolculuğuna davet ediyoruz. Bir çocuğun yüzündeki gülümsemeden daha değerli hiçbir şey yok” ifadelerine yer verildi. LÖSEV, yeni yıl öncesinde çocuklara mutluluk armağan etmek isteyen herkesi kampanyaya destek olmaya çağırıyor.

Boğaz ağrısını hafife almayın Haber

Boğaz ağrısını hafife almayın

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, toplumda çok sık görülen boğaz ağrısının her zaman basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan yaşam tarzına kadar pek çok faktörün boğaz ağrısına yol açabileceğini vurguladı. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi. Op. Dr. Günen, soğuk algınlığı, grip, kızamık, suçiçeği gibi viral enfeksiyonların boğaz ağrısının en yaygın nedenleri arasında yer aldığını, bunun yanı sıra streptokok bakterileri, difteri, boğmaca gibi bakteriyel enfeksiyonların da ciddi boğaz ağrılarına neden olabildiğini söyledi. Alerjiler, kuru hava, tahriş edici maddeler, reflü, aşırı konuşma veya bağırmaya bağlı kas yorgunluğu gibi faktörlerin de önemli tetikleyiciler arasında bulunduğuna dikkati çeken Dr. Günen ayrıca tümörler, HIV ve bademcik ile gırtlak apselerinin de boğaz ağrısının altında yatan ciddi nedenler olabileceğine işaret etti. Belirtiler ve Riskli Durumlar Boğazda tırmalayıcı ağrı, yutkunma güçlüğü, kuruluk, bademciklerde şişme, ses kısıklığı, öksürük, ateş, vücut ağrıları ve mide bulantısı gibi belirtilerin boğaz ağrısıyla sıklıkla birlikte görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Günen, özellikle bazı durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi. Op. Dr. Günen, çocuklarda nefes alma güçlüğü, yutma zorluğu ve salya akmasını acil müdahale gerektiren durumlar olarak sıralanırken; yetişkinlerde ise zor nefes alma, ağız açmada güçlük, bir haftadan uzun süren boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kulak ağrısı, kanlı veya koyu balgam ve 15 günden uzun süren ses kısıklığının hekime başvurmak için önemli uyarı işaretleri olarak gösterdi. Tedavi Altta Yatan Nedene Göre Planlanıyor Boğaz ağrısının çok farklı nedenleri olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Abdullah Günen, tedavinin ancak altta yatan sebebin doğru tespit edilmesiyle etkili olacağını belirtti. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi.

Sürekli susama ve yorgunluk diyabet habercisi olabilir Haber

Sürekli susama ve yorgunluk diyabet habercisi olabilir

Diyabetin sinsi başlangıç gösterdiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Eşenli, "Sürekli susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve yaraların geç iyileşmesi çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bunlar diyabetin erken sinyalleridir. Erken tanı, komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar. Diyabet yalnızca kan şekeri yüksekliği değildir, tedavi edilmediğinde tüm organları etkileyebilen ciddi bir metabolik hastalıktır" dedi. VM Medical Park Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Eşenli, toplumda giderek yaygınlaşan diyabet hastalığının erken dönemde çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini söyleyerek önemli uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Eşenli, "Diyabet yalnızca kan şekeri yüksekliği değildir, tedavi edilmediğinde tüm organları etkileyebilen ciddi bir metabolik hastalıktır" şeklinde konuştu. "Belirtilerin hafifliği teşhisi geciktirebiliyor" Diyabetin sinsi başlangıç gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Eşenli, "Sürekli susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve yaraların geç iyileşmesi çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bunlar diyabetin erken sinyalleridir. Erken tanı, komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar" şeklinde konuştu. "Diyabetin iki farklı tipi olsa da sonuçları benzerdir" Diyabetin Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki temel formda görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Eşenli, "Tip 1 diyabet genellikle çocukluk döneminde başlar ve insülin eksikliği sonucu ortaya çıkar. Tip 2 diyabet ise yetişkinlerde daha sık görülür ve insülin direnciyle ilişkilidir. Her iki durumda da kontrolsüz kan şekeri kalp, böbrek, göz ve sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlara yol açabilir" dedi. "Tip 1 diyabet yaşam boyu insülin gerektirir" Tip 1 diyabetin ani başlangıç gösterebileceğini vurgulayan Eşenli, hızlı kilo kaybı, sık idrara çıkma ve ağızda aseton kokusunun önemli belirtiler arasında yer aldığını belirterek, "Tedavinin temeli insülindir. Bilinçli beslenme ve düzenli aktiviteyle hastalar güvenle yaşamlarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı. "Tip 2 diyabet doğru alışkanlıklarla kontrol edilebilir" Tip 2 diyabetin günümüzde en sık görülen diyabet türü olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Eşenli, "Fazla kilo, hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme temel risk faktörleridir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavileriyle kan şekeri kontrol altına alınabilir" dedi. "Diyabet tüm vücudu etkileyebilir" Diyabetin uzun dönemde çoklu organ hasarına yol açabileceğini hatırlatan Eşenli, "Kalp damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve sinir hasarı en sık karşılaşılan komplikasyonlardır. Düzenli takip ve kişiye özel tedavi bu nedenle kritik öneme sahiptir" dedi. "Doğru yönetimle diyabetle sağlıklı bir yaşam mümkündür" Diyabet tanısının kişilerde hayatın olağan akışını bozmak zorunda olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Halil Eşenli, "Kan şekeri doğru kontrol edildiğinde bireyler sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. En güçlü savunma, bilinçli hareket etmek ve hekim önerilerine uymaktır" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.