SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknik Eğitim

Söz Bursa - Teknik Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin İlk Uzay ve Havacılık Lisesi GUHEM'de açılıyor! Haber

Türkiye'nin İlk Uzay ve Havacılık Lisesi GUHEM'de açılıyor!

Türkiye'nin Havacılık ve Uzay Vizyonuna Güç Katacak Yeni Meslek Lisesi GUHEM'de hayat buluyor. Okul 2026-2027 eğitim öğretim döneminde faaliyete başlayacak. Türkiye'nin yüksek teknoloji hedeflerine yön verecek insan kaynağını yetiştirme vizyonu doğrultusunda, Bursa'da tarihi bir adım atılıyor. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası arasında imzalanan "Sektör İçi Okul İş Birliği Protokolü" çerçevesinde, Türkiye'nin en önemli bilim ve teknoloji merkezlerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) bünyesinde GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kuruluyor. Bu yeni eğitim modeliyle öğrenciler sektörün tam merkezinde, gerçek üretim ortamlarında eğitim alarak Türkiye'nin havacılık ve uzay ekosistemine doğrudan katkı sunacak nitelikli bireyler olarak yetişecek. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni okul türü yapılanmalarına yönelik vizyonu ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mesleki eğitimi sektörle bütünleştiren yaklaşımı doğrultusunda, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın destekleriyle hayata geçirilen okul yapılanması eğitim, üretim ve istihdamı aynı çatı altında buluşturan örnek bir model olacak. Öğrenciler teorik eğitimlerinin yanında uzay, havacılık ve savunma sanayine yönelik faaliyet gösteren BTSO üyesi işletmelerde alan öğretmenleri ve usta öğreticiler eşliğinde uygulamalı eğitim alacaklar. BAŞARILI ÖĞRENCİLERE BURS Protokol çerçevesinde okulda öğrenim görecek başarılı öğrencilere eğitimleri boyunca sağlanacak burs desteği ile öğrenciler hem ekonomik olarak desteklenecek hem de başarı teşvik edilecek. Savunma sanayii, havacılık ve uzay teknolojilerinde son yıllarda büyük hamleler gerçekleştiren Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde Bursa önemli bir rol üstlenecek. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen bu modelle öğrenciler mühendislikten üretime, bakım teknolojilerinden ileri üretim sistemlerine kadar birçok alanda sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerle donatılacak. GELECEĞİN TEKNOLOJİ LİDERLERİ BURSA'DAN YETİŞECEK Bu proje, geçtiğimiz hafta BTSO'nun Haziran Ayı Meclis Toplantısı'nda kamuoyuyla paylaşıldı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiği toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, havacılık ve uzay vizyonunun sembolü haline gelen GUHEM'de yıllık ziyaretçi sayısının 1 milyon barajını aştığını duyurarak, bu yapının artık Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle açılacak havacılık lisesiyle güçlendirileceğini ve "yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini" yetiştireceklerini açıkladı. Burkay sözlerini "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi; yalnızca yeni bir okul değil, Türkiye'nin yüksek teknoloji hedeflerine katkı sunacak güçlü bir eğitim vizyonunun somut göstergesi olacak. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğünde hayata geçirilen bu model; öğrencileri geleceğin pilotları, teknisyenleri, mühendisleri ve teknoloji liderleri olarak yetiştirirken Bursa'yı da havacılık ve uzay alanında nitelikli insan kaynağının merkezi haline getirmeyi hedefliyor." diyerek sürdürdü. Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer de mesleki ve teknik eğitimde en temel hedefin; öğrencileri yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine hazırlayacak güçlü eğitim ortamlarını tesis etmek olduğunu ifade ederek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin, bu anlayışın en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Çokgezer, "Bursa'nın güçlü sanayi altyapısını eğitimle buluşturan bu model sayesinde öğrencilerimiz, sektörün gerçek üretim ortamlarında uygulamalı eğitim alma fırsatı yakalayacak; bilgi, beceri ve deneyimi aynı anda kazanacaktır. Havacılık ve uzay teknolojileri, ülkemizin stratejik gelişim alanlarının başında gelmektedir. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak gençlerimizin bu alanlarda nitelikli bireyler olarak yetişmelerini, milli teknoloji hamlesine katkı sunmalarını ve ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmalarını önemsiyoruz." dedi. AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ, TÜRKİYE'NİN İLKİ BTSO tarafından hayata geçirilen ve Avrupa'nın sayılı merkezleri arasında gösterilen GUHEM, bugüne kadar milyonlarca ziyaretçiyi bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Yaklaşık 13 bin metrekarelik alana kurulu merkez; 150'den fazla interaktif eğitim düzeneği, havacılık eğitim merkezi, uzay inovasyon laboratuvarları, robotik kodlama alanları ve bilim atölyeleriyle Türkiye'nin en kapsamlı uzay ve havacılık merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın uzay yolculuğu sürecinde de önemli etkinliklere ev sahipliği yapan GUHEM, şimdi bu güçlü altyapısını örgün mesleki eğitimle buluşturarak yeni bir misyona hazırlanıyor.

Bakan Tekin duyurdu: Ortaokuldan itibaren yeteneğe göre okul dönemi başladı! Haber

Bakan Tekin duyurdu: Ortaokuldan itibaren yeteneğe göre okul dönemi başladı!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda, öğrencilerin daha donanımlı yetişmesini sağlayacak teşvik mekanizmalarını hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Ortaokullardan itibaren çocuklarımızın yeteneklerine göre ortaöğretim kurumu tercih edebilecekleri bir mekanizma oluşturduk" dedi. Bakan Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik' temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Ankara'daki Teknopark Ankara İvedik OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ni ziyaret etti. Öğrencilerin hazırladığı projeleri yerinde inceleyen Bakan Tekin, meslek ve teknik eğitim konusunda Türkiye'nin sahip olduğu tecrübe ve birikimin 28 Şubat süreciyle beraber kesintiye uğradığını ifade ederek, "28 Şubat sürecine kadar çok sağlıklı bir şekilde dünyada örnek gösterilebilecek evsafta mesleki ve teknik eğitim yürütülürken imam hatip okullarını kapatma telaşındaki 28 Şubat vesayet yönetimi, meslek liselerine de ciddi bir sekte vurdu ve meslek liselerimizdeki öğrenci oranları yarı yarıya düştü. O yıl okul kontenjanları yüzde 20 düzeyinde öğrenci alan hale dönüştü ve bu da bizim için mesleki ve teknik eğitim konusunda çok ciddi bir sekte oluşturdu. Daha sonra Cumhurbaşkanımızın hem başbakanlık hem de cumhurbaşkanlığı döneminde meslek ve teknik eğitim özelinde ve eğitim genelindeki demokratikleşme adımları, vesayetçi mekanizmaları ortadan kaldıracak yaklaşımları, 2010 yılında katsayı zulmünün kaldırılması, mağduriyetlerin giderilmesi ve ardından attığımız adımlarla mesleki ve teknik eğitim konusunda tekrar uluslararası ortamlarda Türkiye tecrübesi anlatılır hale geldi" açıklamasında bulundu. "Ortaokullardan itibaren çocuklarımızın yeteneklerine göre ortaöğretim kurumu tercih edebilecekleri bir mekanizma oluşturduk" Mayıs ayı boyunca Türkiye genelinde mesleki ve teknik eğitime yönelik çeşitli etkinlikler düzenleneceğini belirten Bakan Tekin, "Geçtiğimiz hafta başında OECD Beceriler Zirvesi Türkiye'de oldu. OECD'de mesleki ve teknik eğitim konusundaki attığımız adımları örnek olarak paylaşabileceğimizi söylediler, bu anlamda ciddi bir mesafe kat ettik. Hem mesleki ve teknik eğitimdeki öğretim programlarımızı revize ettik hem de okullarımızdaki meslek alan ve dal dağılımında ihtiyaç duyulmayan alanları kapatıp, yeni mesleki gelişmelerine göre ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açtık. Sektörle birlikte çocuklarımızı daha yetkin yetiştirebileceğimiz işbaşı eğitimlerini, staj uygulamalarını ve bununla beraber teşvik uygulamalarını geliştirdik. Ayrıca, ortaokullardan itibaren çocuklarımızın yeteneklerine göre ortaöğretim kurumu tercih edebilecekleri bir mekanizma oluşturduk. Bütün bunların Türkiye kamuoyu tarafından tanınması açısından mayıs ayı içerisinde Türkiye'nin her tarafında mesleki ve teknik eğitimle ilgili olarak bir dizi etkinlik yapmak istiyoruz. Okullarımız tanınsın ve bu anlamdaki yetkinlikleri kamuoyu tarafından bilinsin istiyoruz" ifadelerinde bulundu.

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!" Haber

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!"

“Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” başlıklı panel Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 2021 yılında hayata geçirilen MESEM uygulamalarının "mesleki eğitim" adı altında çocukları erken yaşta iş gücüne dahil ettiğini, onları okuldan, sosyal hayattan ve güvenli gelecekten uzaklaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş koordinasyonunda tarafından Bursa'da düzenlenen “Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” mesleki eğitimin tarihsel gelişimi, mevcut uygulamalar ve geleceğe yönelik modeller kapsamlı şekilde ele alındı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Hüdavendigâr Salonu’nda gerçekleştirilen panele Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Muğla Milletvekili Gizem Özcan, siyasetçiler, akademisyenler, eğitimciler, sendika ve sivil toplum temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş MESEM uygulamasına dikkat çekerek, “Bu sistemin denetimsizliği sonucundaki çocuk işçi ölümleri ve yaralanmaları, hepimizin vicdanında derin yaralar açmıştır, açmaya da devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'ne göre her yıl ortalama 70 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetmektedir. Yine ne acıdır ki bu çocuklarımızın önemli bir bölümü eğitim kurumlarında kayıtlı olarak MESEM projesi kapsamında çalıştırılan çocuklarımızdan oluşmaktadır. Bu çocuklarımızın çalıştırıldığı koşullar o kadar ağır ki MESEM’li bir çocuğumuz gün içinde 12 saate varan mesailerde koruyucu ekipman olmadan çalıştıklarını, yetişkinlerin bile yapmakta zorlanacağı işlere koşturulduklarını, iş kazalarının sık yaşandığını ama çoğu kez kayda bile alınmadığını dile getirmektedir. “Bunlar ülkemizin acı gerçeği” Belki söyleyeceklerimi duymak yüreğinizi acıtacak ama ne yazık ki bunlar ülkemizin acı gerçeğidir. Ocak 2024'te staj yaptığı işyerinde başı sac büküm makinesine 16 dakika boyunca sıkışan 14 yaşındaki Arda Tonbul yaşamını yitirdi. Aynı ay 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, üzerine devrilen sunta bloklar nedeniyle öldü. Kasım 2025'te Isparta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 15 yaşındaki Umut Eren Gökçen, hafta sonu çalışmaya gönderildiği bir inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandı; iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı inşaatta firma ve kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Yine Kasım 2025'te, 16 yaşındaki Alperen Uygun, Mersin Anamur'da çalıştığı asansör firmasıyla gittiği inşaatta üçüncü kattan asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. En son Bursa’da bir çocuğumuz eğitim gördüğü alan dışında çalıştırılırken üzerine transpaletin düşmesi sonucu az kalsın hayatını kaybediyordu. Kolunda ciddi kırık ve hasar ile hastaneye kaldırıldı. “Mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz” Cumhuriyet döneminde sanayileşmenin en önemli adımı olarak başlayan mesleki eğitimlerin ne yazık ki getirildiği acı durum budur… Buradan açıkça ifade ediyoruz, mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz. Eğitim çocuğun üstün yararını esas alır, onu korur ve geleceğe hazırlar. Hiçbir ideolojik gerekçe, bir çocuğun hayatından, güvenliğinden ve eğitim hakkından daha değerli değildir. Çocuklarımızın yeri üretim bandı değil; önce okul sırası, sonra güvenli ve nitelikli istihdamdır. “Eğitim kamusal bir haktır” CHP'nin yeni Parti Programı, bu konuda son derece net bir duruş ortaya koymaktadır. Eğitim kamusal bir haktır. Çocuk ve gencin üstün yararı esastır. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine, emek sömürüsüne ve güvencesizliğe asla izin vermeyecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Bu, bizim için bir vaat değil, siyasi sorumluluktur. Bizim anlayışımızda mesleki eğitim sanayinin günü kurtaran ihtiyaçlarına göre değil, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerine göre planlanır. Okul–sanayi iş birlikleri pedagojik denetim altında, güvenli ortamlarda ve eğitimin asli amacını zedelemeyecek biçimde yürütülür. Çocuklar 'çalışan' değil, öğrenen bireyler olarak görülür; akademik ve mesleki gelişimleri birlikte desteklenir. İlk seçimde iktidara gelerek, mevcut Parti Programımız doğrultusunda Bursa’da dijitalleşmeyi, yeşil dönüşümü ve teknolojiyi merkeze alan, çağın mesleklerine hazırlayan güçlü meslek liselerini birlikte kuracağız. Emeği değersizleştiren değil, emeği yücelten bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz. Rehberlik sistemleriyle gençlerin yeteneklerine uygun alanlara yönlendirildiği, öğretmenlerin güçlendirildiği, okulların güvenli ve nitelikli yaşam alanları haline getirildiği bir mesleki eğitim modelini hayata geçireceğiz. Ve buradan, Bursa’dan, çok net bir irade ortaya koyuyoruz. Bu ülkenin geleceği ucuz iş gücünde değil, nitelikli eğitimde yatmaktadır. Bu ülkenin kalkınması; çocuk emeğinde değil, bilimde, akılda ve Cumhuriyet’in eğitim anlayışında mümkündür. CHP olarak çocuklarımızı koruyan, emeği onurlandıran ve eğitimi kamusal bir hak olarak savunan bu mücadeleden asla geri durmayacağız.” “Nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Mesleki eğitim bir ülkenin kalkınma noktasında, bir kentin refah düzeyini ve gençlerimizin yarınlara dahil olduğunu doğrudan belirleyen en temel alanlardan birisidir. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak eğitimi yalnızca bir öğrenme süreci olarak değil, istihdama açılan güçlü bir kapı olarak görüyoruz. Bu anlayışımızın en somut örneklerinden biri hayata geçirdiğimiz Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelidir. Bu modelle gençlerimizi, kadınları ve iş arayan hemşerilerimizi meslek sahibi yapan, doğrudan istihdama katkı sunan eğitim kurallarını yaşama geçiriyoruz. Bursa Kent Akademisi'nde sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitimler düzenleyerek nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz. Bugün akademimiz 24, eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu, bini aşkın ücretsiz eğitim programı ve alanında uzman eğitimcilerle Bursamızın tamamına yayılan güçlü bir eğitim ekosistemi sunuyor. Bursa İş Ofisi ise iş dünyasında güçlü bir köprü kurarak eğitim alan bireylerin doğrudan çalışma hayatına katılmasını destekliyor. On binlerce hemşehrimizin yararlandığı bu sistem sayesinde işverenle iş arayanı aynı zeminde buluşturuyor, kariyer danışmanlığı sunuyor, istihdamı planlı ve sürdürebilir hale getiriyoruz. Bugün bu panelde mesleki eğitimin akademi ve sanayiyle ilişkisi, eğitim yaşamının dünden bugüne panoraması, MESEM uygulamasının sorunları ve dünyadaki iyi örnekler ele alınacak. İnanıyoruz ki bu panelden çıkacak ortak akıl, Bursa'mızın ve ülkemizin mesleki eğitim vizyonuna çok güzel katkılar sağlayacak.” “Mehmet Rüştü Uzel Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur” CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş ise Mehmet Rüştü Uzel'in Türkiye’de mesleki ve milli eğitime bugünkü anlamıyla yön veren kişi olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: "Yaptığımız işlerin kurucusudur, genel müdürdür, müsteşardır. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur. Son derece değerli bir kişidir. Her şeyden önce bir eğitimcidir. Eğitimin üretim çerçevesinde yapılmasına inanmış; mesleki ve teknik eğitimin hem ‘üreterek eğitim’ hem de ‘eğitim için üretim’ boyutuyla gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bir teorisyen olarak dünyadaki birçok örneği incelemiştir. İskoçya’da, Rusya’da, Almanya’da, İtalya’da; o dönemin sanayi hamlesi gelişmiş ülkelerinde hangi ilçe varsa gidip görmüştür. Kitaplar yazmış, eğitim programları oluşturmuş, çok ciddi bir akademisyendir. Aynı zamanda çok iyi bir idarecidir. 1927 yılında ilk görevini aldığında Türkiye’de toplam 17 mesleki ve teknik okul vardır. Bir yıldan biraz fazla sürede dokuz okul daha açar. Daha sonra görevden ayrılır, tekrar döner ve bu okulları Trakya’dan Türkiye’nin dört bir yanına yayar. İlk müsteşar olduğunda bütçenin yetersiz olduğunu görür ve bunun için mücadele eder; bütçeyi yüzde 7'ye çıkarır. Bunun yetmeyeceğini söyler, daha gözde bir alan hâline gelmesi ve daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgular. “Her şeyi kendimiz üreteceğiz” Bu amaçla Ankara’da bir teknik öğretim sergisi açar. Lokomotifler, çeşitli makineler, marangoz ürünleri, masalar, sandalyeler… Türkiye’de teknik okullarda üretilen her ne varsa Ankara’da sergiler. Böylece mesleki ve teknik eğitimin yerli üretime katkı sağladığını gösterir. Son derece iddialıdır. ‘Her şeyi kendimiz üreteceğiz’ der. Serginin girişindeki slogan da budur. Bugün sıkça duyduğumuz bu söylemi o, gerçekten hayata geçirmiştir. Yüzlerce okul açılır. Bursa, Kocaeli ve diğer sanayi şehirlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanlar bu okullarda yetiştirilir. Türkiye endüstrisine yönelik bir gelişme planını bilen insanlar, buna uygun okullar tasarlar. Yetmez; köylere kadar gidilir. Demircilik, tarım aletleri, su değirmenleri yapılır. Askerlik sırasında, savaş ortamında bile iletişim ihtiyacına çözüm üretir. Telefonu icat etmez belki ama cephede, eldeki imkânlarla iletişim kurmayı sağlar. Yetmez; İstanbul’daki bir liseden başka bir bölgeye müzik konserini radyo yayınıyla canlı olarak ulaştırır. Telgraf makinesini inceler. Bunların her biri, kısıtlı imkânlarla uygulamaya dökülen ilk örneklerdir. Çünkü eğitimi şöyle görür: Türkiye’nin sorunlarından biri, gelişmiş ülkelerin bir makineyi icat etmesini beklemek, hayranlıkla izlemek ve sonra onu satın almaya çalışmaktır. Oysa böyle olmamalıdır. Başta öğretmenler olmak üzere bu teknik aletleri biz geliştirmeliyiz. Belki ilk hâli prototip olur ama öğrenciler buradan ilham alır; bir sonraki kuşak gelişimi sürdürür. Tıpkı Bursa’da sanayinin sürekli kendini geliştirmesi gibi. 1950’lere gelindiğinde, ülkede mesleki ve teknik eğitimle ilgili bildiğiniz her şeyin temeli atılmıştır. Okul müdürleri, müdür yardımcıları yurt dışına gönderilir. Bugünkü gibi yandaşlara, tarikatlara teslim edilen programlar değildir bunlar. Sahadan gelen bilgiyle, öğretmenlerin ürettiği verilerle bilimsel temelli programlar oluşturulur. Türkiye bugünlere böyle gelmiştir. Bursa bugünlere böyle gelmiştir. Eğer Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim konuşulacaksa, bu Bursa’da konuşulmalıdır. Çünkü Mehmet Rüştü Uzel, belki de Bursa’nın en fazla anılması gereken yurttaşlarından biridir. Ruhu şad olsun. İyi ki Mehmet Rüştü vardı. Bu ülkeye çok büyük katkılar sundu. Cumhuriyet’in ilk dönem eğitimcilerini; Mustafa Necati, İsmail Hakkı Tonguç, Nafiye Akın, Tansu, Mehmet Rüştü Uzel gibi isimleri birer Cumhuriyet mimarı olarak görüyoruz. “Meslek liseleri üretimin merkezindeydi” Mesleki ve teknik eğitimi bugün maalesef olumsuz bir algıyla konuşuyoruz. Bir meslek lisesine giden öğrenci, sanki akademik olarak başarısız olmuş bir öğrenciymiş gibi görülüyor. Oysa geçmişte bu okullar sınavla girilen, mezunlarının mühendislerle yarıştığı, üretimin merkezinde yer alan kurumlardı. AKP döneminde bu okulların sayısı yüzde 26,4 azaldı. Öğrenci sayısı yüzde 5,5 düştü. Yetmedi; bu okullara öğretmen yetiştiren kurumlar kapatıldı. Bu büyük bir kötülüktür. Dört gün iş, bir gün okul modeliyle çocuklar ucuz iş gücü hâline getirildi. 18 yaşın altındaki çocukların hayatını kaybettiği örnekler yaşandı. Bursa’dan bir çocuğumuzu kaybettik. Böyle bir eğitim olamaz. Eğitim gençleri hayattan koparan değil, hayata hazırlayan bir sistem olmalıdır. “Mesleki eğitim yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur” CHP olarak sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, bir yıldır 300’ün üzerinde uzmanla çalışıyoruz. Mesleki ve teknik eğitimi erken yaşta bir alana hapseden değil, seçenekleri çoğaltan, nitelikli insan yetiştiren bir sistem olarak yeniden kurmak istiyoruz. Bunu yapabiliriz. Çünkü bunu yüz yıl önce de başardık. Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınma iddiasının en güçlü araçlarından biridir. Ancak yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur. Biz buna izin vermeyeceğiz. “MESEM uygulamasına son vereceğiz” CHP olarak yepyeni bir ufku oluşturmak istiyoruz mesleki ve teknik eğitimde. Çocukları okuldan koparan değil, onları güçlendiren, akademik ve mesleki eğitimi birlikte sunan bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çocukları iş gören değil, iş öğrenen haline getirmek istiyoruz. İktidara geldiğimizde bir haftada MESEM uygulamasına Türkiye’de son vereceğiz. Kimsenin çocuğunu öldürtmeyeceğiz. Sanayinin ihtiyaç duyduğu her şeyi planlayacağız. Nitelikli ara elemanlar, teknikerler yetiştireceğiz. O yolculuktan birileri mühendis olacaksa onlar da sanayinin içinden gelen mühendisler olacaklar. Dolayısıyla birbiriyle konuşan iki dünya yaratıyor olacağız. Bunu kamusal bir sorumlulukla yapacağız. Bilimsel ve pedagojik ilkelere bağlı olarak yapacağız. İktidarımızda çocuklara yepyeni bir dünya sunacağız. Çünkü biz eğitimin tüm yurttaşların eşit olarak faydalanması gereken anayasal bir hak olduğuna inanıyoruz. Bizi sosyal demokrat yapan şey budur. Biz herhangi bir parti değiliz. Biz bu cumhuriyetin kurucusuyuz. Bizim iktidarımızda 86 milyon yurttaş geleceğe umutla bakacak.”, Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş, Prof. Dr. Kenan Özcan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Gazeteci Osman Çaklı ve CHP Muğla Milletvekili, Milli Eğitim Politika Kurulu Üyesi Gizem Özcan panelde konuşma gerçekleştirdi.

BTSO İhracatta Türkiye’nin zirvesinde: 48 proje ile rekor kırıldı! Haber

BTSO İhracatta Türkiye’nin zirvesinde: 48 proje ile rekor kırıldı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa İş Dünyası Küresel Pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan En İyi Uygulama Örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından “Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri” arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 Yılında Da Yoğun Dış Ticaret Trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa Yerli ve Milli Üretim Kapasitesiyle Gücünü Artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, “Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor.” dedi. “Yeni UR-GE Projelerimizle Sektörlerimize Destek Vermeyi Sürdüreceğiz” BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, “UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, “Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.