SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji Bağımlılığı

Söz Bursa - Teknoloji Bağımlılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Bağımlılığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa BUSADER ve Doç. Dr. Özgür Bolat buluştu: Başarı mı, mutluluk mu? Haber

Bursa BUSADER ve Doç. Dr. Özgür Bolat buluştu: Başarı mı, mutluluk mu?

Bursa Eğitim ve Sağlık Gönüllüleri Derneği (Bursa BUSADER) tarafından Doç. Dr. Özgür Bolat’ın katılımıyla ‘Başarının ve Mutluluğun Prensipleri’ isimli seminer gerçekleştirildi. Bursa BUSADER Başkanı Op. Dr. Fatma Akalp açılış konuşmasında, “Biz inanıyoruz ki iyilik paylaştıkça büyür. Bu yüzden bizler için her katkı, sadece bir destek değil; bir hayatın yönünü değiştirecek güçlü bir adımdır. Şuna yürekten inanıyoruz: Bir çocuğa sunulan imkan sadece onun hayatını değil, toplumumuzu olumlu yönde etkiler” ifadelerini kullandı. Bursa’daki sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile yöneticilerinin de iştirak ettiği etkinliğin gerçekleşmesine katkı sağlayanlara teşekkür eden Op. Dr. Fatma Akalp, “Bu akşamki etkinlik sayesinde iki evladımız hayati önem arz eden sağlık cihazlarına kavuşabilecek. Bu nedenle bu akşam sadece dinleyici olarak değil, çok büyük bir iyiliğin paydaşları olarak bulunuyorsunuz. Katılımınız, desteğiniz ve duyarlılığınız için her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Bu akşamki sunumda, gerçek başarının ulaşılan sonuçlardan çok mutlu yaşanabilen hayatlarla ölçüldüğünü göreceğiz. Dilerim bu notları hayatımıza da uyarlayabiliriz” şeklinde konuştu. Özgeçmişi katılımcılarla paylaşıldıktan sonra Doç. Dr. Özgür Bolat sahneye çıktı. Doç. Dr. Özgür Bolat, “Çocukların hisleri ve sahte kimlik gelişiminin önüne geçebilmek çok önemli. Çocukların, annesi ve babasının sevgisini almak için çabalamamalı. Bu bilinçle hareket ettiği takdirde çocuğun inşa edilmiş bir özgüvenle birazdan bahsedeceğimiz sorunların üstesinden gelmesi çok daha kolay olacak” dedi. “Zorla yemek yedirilmemeli” Doç. Dr. Özgür Bolat çocukların karşılaştırılmasının yaratacağı büyük sorunların üzerinde durduktan sonra, “Hem yetersiz hem de koşulsuz sevgi inancının önüne bu şekilde geçiliyor. Burada Doğan Cüceloğlu’ndan ‘anne ve babanız sizi karşılaştırdığında siz de diğer çocukların anne babalarıyla karşılaştırın’ alıntısını yapmak isterim. Çocuğun yaşadığı ruh halini ancak bu şekilde tahlil edebilirsiniz” diyerek bu konudaki altın kuralın altını çizdi. İnteraktif şekilde gerçekleştirilen seminerde, katılımcılara sorular soran Bolat, “Zorla yemek yedirme. Sen kendi bedenini bilmezsin ben bilirim mesajı. Bu çocuğun iradesini kırar ve çocuk iradesiz kalıp kendisini savunamaz. Anne babaların burada yaptığı en büyük hata ‘dışarıya baş kaldıran ama bana itaat eden çocuk’ talebi. Bu çocuklar ilerleyen süreçlerde özgüvensizliğini kapatmak için aşırı özgüvenli bir portre sunmaya çalışıyor. Çocuklar kendi bedenlerini bilir. 6 haftalık bebeklerle yapılan çalışmada bile bu bebeklerin sütün kalori miktarına göre emme süresini değiştirdiğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. “Sonuç değil süreç odaklı düşünce sistemi” “Bir diğer önemli konu duygu sömürüsü. Çocuğun kendi duygusunun önemsizliği ve duygu sorumluluğu yaratmak. Çocuğa öncelikle diğer insanların duygularından sorumlu olmadığı ve kendi duygusunu yönetebilecek bir birey olduğu öğretilmeli” diyen Bolat, “Yapılan araştırmalarda narsisizmde dünyada 6.sıradayız. Hiyerarşik ve kolektivist toplumlarda bu sıkça görülür. Ama bunun temel sebebi narsisizmin doğuşunda etkili olan özgüvensiz çocuklardır. Zeki, yetenekli, güzel vs. gibi sıfatlandırmalar çocuğu psikolojik açıdan yetersiz hissetmeye meyilli hale getiriyor çünkü çocuk gurur duyulmak değil, sevilmek ister. Korku ise çocuğun iradesini kırar. Ve bu çocuk hayatta hiçbir şey yapamayacağını düşünür. Ödül sistemi de motivasyon bağlamında büyük düşüşün temel taşıdır. Ve burada en kritik nokta çocuğun anne babasıyla ilişkisi ne kadar azsa teknoloji bağımlılığı o kadar artar” ifadelerini kullandı. Bolat, “Sonuç değil süreç odaklı düşünce sistemi. Dış kaynak için başarı amaçken İç kaynak için başarı araçtır” diyerek başarıya ve mutluluğa bakışın değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Soru cevap bölümüyle tamamlanan toplantının sonunda Doç. Dr. Özgür Bolat okurları için kitaplarını imzaladı.

Teknoloji bağımlılığına canlı mankenlerle dikkat çektiler Haber

Teknoloji bağımlılığına canlı mankenlerle dikkat çektiler

Okulda düzenlenen sergide teknoloji bağımlılığı, canlı mankenlerle anlatıldı. Düzenlenen sergiye Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, bazı okul müdürleri ile öğrenciler katıldı. Açılışta konuşan Yunus Emre Mesleki ve Teknik Lisesi Müdürü Fatma Doğlar Dağ, "Her yıl okulumuzda bir tema belirliyoruz. Bu yılki temamız da teknoloji bağımlılığıydı. Teknoloji bağımlılığı ile ilgili bir farkındalık çalışması yapmak istedik. Çünkü hayatımıza bir şekilde artık giren teknoloji zamanımızı, arkadaşlıklarımızı, ilişkilerimizi, dostluklarımızı istila etti yavaş yavaş ve kendimize sanal bir dünya kurduk bundan dolayı. Buna dikkat çekmek, öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, hepimizi bir şekilde bunun farkına varıp o bağımlılıktan kurtulmak adına bir adım atmamız için böyle bir çalışma yaptık. 17 sahnemiz var, bu 17 sahnede öğrencilerimiz canlı manken olarak görev aldılar. Biraz ironik, biraz komik, biraz abartı ama tamamen gerçekler üzerine kurulmuş 17 sahne ile farkındalığı birazcık daha ortaya dökelim ve kendimizi bu noktada eğitelim istedik" dedi. İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin ise, "Yunus Emre Mesleki Teknik ve Anadolu Lisemiz her zamanki gibi yine de güzel projelerden birisine imza atmış. Dijitalleşmenin ve internet ağının bütün dünyayı sarmış olduğu bir dönem içerisinde bağımlılıkla mücadele kapsamında özellikle dijital bağımlılığın bir mücadelesi kapsamında bir farkındalık oluşturmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Şöyle bir göz attığımızda gerçekten çok ilginç eserlerin olduğunu görüyoruz. Ben bu etkinlikten dolayı başta okul müdürümüze ve tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize teşekkür edip, saygılar sunuyorum" dedi. İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar da, "Milli Eğitim Müdürüm, değerli idarecilerimiz, öğretmenlerimiz, sevgili gençler, ben de sizi şahsım, kurumum ve Belediye Başkanı Alper Taban adına muhabbetle sevgiyle selamlıyorum. Bugün burada böyle önemli bir etkinlikte aranızda bulunmaktan mutlu olduğumu ifade etmek isterim. Zira teknoloji bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kumar bağımlılığı derken son yıllarda günümüze girmiş olan bir olgu. Bununla ilgili tabi çok küçük yaşlar ve orta yaşlar olmak üzere çok yaygın bir şekilde maalesef hayatımızın içerisinde. Bu konuya dikkat çekmek amacıyla bu şekilde bir program icra ettikleri için değerli okul yönetimimize, öğretmenlerimize ve gençlerimize, çocuklarımıza çok teşekkür ediyorum. Sizleri tekrardan muhabbetle selamlıyorum" diye konuştu.  

Teknoloji bağımlılığının sonuçları ağır olabilir! Haber

Teknoloji bağımlılığının sonuçları ağır olabilir!

Yanlış teknoloji kullanımı birçok hastalığı da beraberinde getirirken, Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kahraman Güler, bilinen şikayetlerin yanı sıra ilginç ve yeni sorunlar olarak ortaya çıkan hastalıkların olduğunu söyledi. Teknoloji artık hayatımızın ne alanında. Her yaştan insan akıllı cihazlardan vazgeçemez duruma geldi. Teknoloji bağımlılığı, var olan bazı hastalıkların artış göstermesinin yanı sıra yenilerinin de ortaya çıkmasına neden oldu. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kahraman Güler, bilinen şikayetlerin yanı sıra ilginç ve yeni sorunlar olarak ortaya çıkan hastalıkların olduğunu söyledi. Akıllı cihazlarla çok uzun süreler geçirilmesinin en tehlikeli bağımlılık türlerinden biri olan akıllı telefon bağımlılığını beraberinde getireceğini belirten Güler, “Dijital bağımlılık; kişisel ilişkilerde zayıflıklara, uyku bozukluklarına, yaşam kalitesinde düşüşe, sosyal anksiyete ve izolasyona, dikkat dağınıklığına ve sanal kimlik sorunlarına neden olur. İnsanlar çok fazla teknolojiye maruz kaldıkları için melatonin üretiminde bir engel oluyor ve uyku düzeni bozuluyor. Üniversite ile lise öğrencilerinde ve çok daha küçük yaş gruplarında bu şikayetlerle gelenler çok daha fazla. Çok az olmakla beraber yetişkinlerde de artış olmaya başladı. İnsanlar bunun bir problem olduğunu fark ettiler. İlginç ve yeni sorunlar olarak karşımıza çıkan hastalıklar var. Tüm bunların arkasında anksiyete ve obsesif kompulsif bozukluk gibi ciddi psikolojik bir hastalık yatıyor ve unsurlara göre şekil alıyor. Kişinin problemi tanımlaması, sosyal hayata katılacak insanlarla temas kuracağı aktiviteler yapması ve bu problemlerin muhataplarıyla bu sorunları konuşabilmesi gerekiyor. Bunları yapamıyorlarsa psikolojik destek almaları gerekiyor” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.