SON DAKİKA
Hava Durumu

#Temsil

Söz Bursa - Temsil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temsil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MARSİFED’den stratejik adım: 11 çalışma kurulu göreve başladı! Haber

MARSİFED’den stratejik adım: 11 çalışma kurulu göreve başladı!

Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED), kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, karar alma süreçlerinin daha sistematik ve katılımcı bir yapıya kavuşturulması amacıyla stratejik bir adım atarak bünyesinde 11 farklı "Çalışma Kurulu" oluşturdu. Federasyonun uzun vadeli hedeflerine önemli katkılar sağlaması amaçlanan bu yeni yapılanma kapsamında, kurul başkanlarından oluşan bir de İcra Kurulu kuruldu. İş dünyasının çatı kuruluşlarından MARSİFED, sürdürülebilir başarı ve kurumsallaşma hedefi doğrultusunda yönetim yapısını modernize etti. Federasyonun vizyonuna uygun projeler geliştirmek amacıyla kurulan kurullar, aynı zamanda ilgili paydaşlar ve uzmanlarla iş birliği süreçlerini yönetecek. Başkan Osman Akın: "Geleceğin Kurumsal Yapısını İnşa Ediyoruz" Konuyla ilgili açıklamada bulunan MARSİFED Başkanı Osman Akın, hazırlanan ‘Çalışma Kurulları’nın federasyon için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Akın, “MARSİFED olarak yalnızca bugünü yöneten değil, geleceği planlayan bir kurumsal yapı inşa etmeyi hedefliyoruz. Çalışma Kurulları bu amaçla oluşturuldu. Hazırladığımız yönerge ile de bilgi birikimini ve çalışma disiplinini kayıt altına alarak gelecek nesil yöneticilere sağlam bir zemin bırakmayı amaçlıyoruz. Kurullarda görev alan tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyorum” dedi. MARSİFED Çalışma Kurulları MARSİFED bünyesinde oluşturulan kurullar şunlar: MARSİFED İcra Kurulu (Kurul Başkanlarından oluşuyor) Üye İlişkileri ve Genişleme Kurulu Kurumsallaşma, İletişim ve Projeler Kurulu TÜRKONFED ve Federasyon İlişkileri Kurulu Temsil ve Protokol Kurulu Cumhuriyete Değer Katanlar Ödül Töreni ve Balosu Kurulu Business Networking Summit (BNS) Kurulu Bursa Business Networking Summit (BNS) Kurulu Eskişehir Sivil Toplum Gücü Etkinliği Kurulu Genç Kurulu Gelir ve Sponsorluk Kurulu Yeni oluşturulan yapıda kurullar, şu temel sorumluluklar çerçevesinde faaliyet gösterecek: Strateji Geliştirme: Federasyonun amaç ve vizyonu doğrultusunda çalışmalar yapmak. Raporlama ve Analiz: Kendi alanlarında analiz, rapor, proje ve öneriler geliştirmek; sonuçları düzenli olarak Yönetim Kurulu’na sunmak. İş Birliği: İlgili paydaşlar, kurumlar ve uzmanlarla koordinasyon sağlamak. Temsil: Federasyonun kurumsal itibarına uygun şekilde iletişim ve temsil faaliyetlerini yürütmek. İcracı Görevler: Yönetim Kurulu tarafından verilen görevleri yerine getirmek. Bu yeni yapılanma ile MARSİFED, Marmara ve İç Anadolu bölgelerindeki iş dünyası temsilcileri için daha etkin, ölçülebilir ve koordineli bir platform olma özelliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!" Haber

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!"

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş'i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz' derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "KENDİ ANANESİNİ, ÖRFÜNÜ BİLE BEĞENMİYORLAR" Yalçın, Türkiye'de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın'ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "ZEYNEP BAŞKAN ÇOK ÖZGÜVENLİ BİR İNSANDIR" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu'dur, Anadolu'yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "BENİM OĞLUMUN BENİ ARAYIP ‘ANNE, BUNLARA ÜZÜLME' DEMESİ, ÜZÜYOR" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."

Bakan Tunç'tan o avukatın paylaşımına tepki: "Soruşturma başlatıldı" Haber

Bakan Tunç'tan o avukatın paylaşımına tepki: "Soruşturma başlatıldı"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.

BULTÜRK, Bursa’da şube açıyor Haber

BULTÜRK, Bursa’da şube açıyor

Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) Genel Başkanı Rafet Ulutürk, Bursa’da yoğun talep üzerine şube açma kararı aldıklarını açıkladı. Ulutürk, kısa süre içerisinde siyasi çekişmelerin dışında, politize olmamış, şeffaf, güvenilir ve temsilde etkili bir yapıyla, dağınık halde bulunan Bulgaristan Türklerini ortak bir çatı altında toplamayı hedeflediklerini söyledi. “BURSA, BİR BALKAN ŞEHRİDİR” Bursa’da çeşitli temaslarda bulunan Başkan Ulutürk, kentin Bulgaristan Türkleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Bursa her ne kadar Anadolu’da yer alsa da demografisi, kültürü, ekonomisi ve sosyal yaşamıyla tam anlamıyla bir Balkan şehridir. Dolayısıyla yalnızca Bulgaristan Türkleri’nin değil, tüm Balkan Türkleri ve Müslümanlarının kalbi Bursa’da atmaktadır. Rumeli camiasına yön veren en önemli şehirlerden biri olmuştur ve bu durum tarih boyunca hiç değişmemiştir.” “SOYKIRIM MAĞDURLARI VE BELENE GAZİLERİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR” Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 20. Olağan Genel Kurulu için Bursa’ya geldiklerini belirten Ulutürk, kongre öncesi ve sonrasında Bulgaristan Türkleri’nin kanaat önderleri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kapsamlı görüşmeler yaptıklarını ifade etti. Bu görüşmelerde camianın her geçen gün etkisini kaybettiğine ve parçalanmış bir yapıya dönüştüğüne dair ciddi kaygılar dile getirildiğini vurgulayan Ulutürk, şu ifadeleri kullandı: “Yıldırım Belediyesi Yunus Emre Spor Kompleksi önünde, 1984 soykırımı mağdurlarımızın ve Belene Gazilerimizin saatlerce soğukta ve yağmur altında bekletildiğine şahit olduk. Bu insanlar her türlü kongrenin, siyasi hesabın ve kişisel planın üzerindedir. Bizler bu dava için varız. Bu davanın gerçek kahramanları onlardır. Onlar olmasaydı ne BULTÜRK olurdu ne de BALGÖÇ.” “ÖNCE DAVA, ÖNCE CAMİA” Sivil toplum kuruluşlarının önceliğinin temsil ettikleri insanlar olması gerektiğini vurgulayan Ulutürk, 22 yıldır Bulgaristan Türkeri’nin ticarette, siyasette ve bürokraside daha fazla yer alması için çalıştıklarını belirtti. “Bu hedefler hiçbir zaman kişisel çıkarlarla örtüşmedi. Ne bir kişinin ne de bir grubun menfaati, Bulgaristan Türkeri’nin menfaatinden önemli değildir. Bursa’da yaptığımız görüşmelerde, kurumsal yapıların zayıfladığı, buna karşın kişisel hesapların öne çıktığı yönünde ciddi geri dönüşler aldık.” TALEP BURSA’DAN GELDİ BULTÜRK’ün bugüne kadar Bursa’da şubeleşmeyi planlamadığını ifade eden Ulutürk, bu kararın tamamen Bursa’daki Bulgaristan Türkleri’nin talebiyle şekillendiğini vurguladı: “Bursa’da güçlü STK’ların ve SİAD’ların varlığı nedeniyle yeni bir yapıya ihtiyaç olmadığını düşünüyorduk. Ancak görüştüğümüz her hemşerimiz aynı sorunları dile getirdi. Şubeleşme fikri ilk kez bu görüşmeler sırasında gündeme geldi. Bu talep bizden değil, Bursalı Bulgaristan Türklerinden geldi.” BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU İstişare toplantılarında önemli mesafe kat ettiklerini belirten Ulutürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursalı hemşerilerimiz; günlük siyasi çekişmelerden uzak, şeffaf, güvenilir ve temsilde güçlü bir yapı istiyor. Genel Merkezimizin ilke ve ülküleri doğrultusunda, ancak kendi tüzüğü ve yapılanmasıyla, dağınık halde bulunan Bulgaristan Türkleri’ni bir araya getirecek bir yapı için çalışıyoruz. Kısa süre içerisinde somut adımlar atacağız.”

Ala: "Ali Mahir Başarır'ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" Haber

Ala: "Ali Mahir Başarır'ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda"

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın açıklamalarına ilişkin, "Ali Mahir Başarır'ın dili ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" dedi AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın son hezeyanları, maalesef siyasetin giderek daha fazla seviyesiz ve ucuz ajitasyonun diliyle kirletildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kullandığı çirkin üslup, demokratik rekabetin zarafetinden, fikir mücadelesinin asaletinden tamamen uzak; siyaset değil, sokak arası kabadayılığı andıran bir söylem biçimi. Bu müptezellik, bu seviyesizlik, sahibinin bayağılığını ve alçaklık seviyesini gösterir. Aynıyla iade ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU TAVIR, HER ŞEYDEN ÖNCE TEMSİL ETTİĞİNİ İDDİA ETTİĞİ HALKA SAYGISIZLIKTIR" Açıklamasında, CHP Grup Başkanvekili Başarır'ın ifadelerini seviyesiz hitap biçimi olduğunu ve muhalefet zannıyla kin kusmanın tipik bir tezahürü olduğunu dile getiren Ala, "Üstelik bu tavır, siyaseti bir fikir mücadelesi olmaktan çıkarıp bir nefret arenasına dönüştürmektedir. Bu, her şeyden önce temsil ettiğini iddia ettiği halka da saygısızlıktır" değerlendirmesinde bulundu. Ala, açıklamasına şöyle devam etti: "Başarır'ın dili, eleştiri sınırlarını aşarak ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda. Demokrasi, hakaretle değil, fikirle büyür; muhalefet, çirkin sözlerle değil, vizyonla anlam kazanır. Ancak belli ki, bazıları kendi fikrî yetersizliklerini bu tür çirkin ifadelerle perdelemeyi siyaset sanıyor. Siyasetin onuru, söylemin vakarında gizlidir. Başarır'ın bu üslubu hem kendi partisine hem de siyaset geleneğimize zarar vermektedir. Millet, kimin dürüstçe memleket meselesi konuştuğunu, kiminse sahne arkasında öfke ve kinle rol yaptığını çok iyi bilmektedir. Bu ülke, çürümüş bir zihniyetin siyasal meşruiyet kılıfına sokulmasına daha fazla izin vermeyecektir. Gerçek siyaset, sokak jargonuna değil, fikrin vakarına yaslanır. Başarır gibilerinin anlamadığı da tam olarak budur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.