SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplum

Söz Bursa - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu” etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, “Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız.” dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, “Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “Ekosistemi Dönüşüme Hazır Hale Getirmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zekâ devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir.” dedi. “Çağın En Büyük Hastalığı Eylemsizlik” İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun “eylemsizlik” olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, “Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi.” dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, “Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor.” diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, “Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor.” ifadelerini kullandı. “Hayalleriniz Kadar Varsınız” Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, “Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir.” dedi. Günümüzde imkânsızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. “Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak.” dedi. “Başarısız Olmaktan Korkmayın” İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. “Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok.” diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, “Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün.” dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, “Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek.” değerlendirmesinde bulundu. “Çin’i Doğru Okuyun” Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. “Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor.” diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, “Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ Dönemi Bitti, ‘Kullan’ Dönemi Başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. “Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım.” diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir" Haber

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir"

Adalet Bakanı tarafından verildiği belirtilen talimatla; tutukluların avukatlarıyla yaptıkları görüşmelere sınırlama ve denetleme getirilmesine yönelik yasal çalışma başlatıldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Söz konusu hazırlık, uluslararası hukuk normları ve bağımsız savunma ilkeleri çerçevesinde tartışmaya açıldı. ULUSLARARASI NORMLAR "MAHREMİYET" DİYOR Hukuki çerçeveye göre; AİHM içtihatları ve 2025 yılı "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi" devletlere şu sorumlulukları yüklüyor: Avukatların müvekkillerine hızlı ve etkili erişimi sağlanmalıdır. Görüşmeler baş başa, mahremiyet içinde ve herhangi bir dinleme/kayıt olmaksızın yapılmalıdır. Avukatlar, müvekkilleriyle ilgili bilgileri açıklamak veya kanıt olarak sunmak zorunda bırakılmamalıdır. "HİÇBİR GÜCE BOYUN EĞMEYECEĞİZ" Tüm hukuksal yaklaşım ve normlara rağmen, savunma hakkını kısıtlamaya yönelik çalışmaları kabul etmediklerini belirten hukukçular, kamuoyuna şu mesajı verdi: "İnsanlığın gözyaşları ve çektiği ızdırapların sona ermesi için en çok avukatların mücadele ederek hukuk sistemine kazandırdıkları bu kuralların geriletilmesini kabul etmiyoruz. Hukukun üstünlüğü ve insanlık onuru mücadelesinde geri adım atmadan, hiçbir güce boyun eğmeden devam edeceğiz." "HAK KUVVETTEN ÜSTÜNDÜR" Açıklamanın en dikkat çekici kısmında ise savunmanın toplum için hayati önemine değinilerek; "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesinin kesileceğinin bilinciyle, 'hak kuvvetten üstündür' diyerek adalet mücadelesine devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.

2026 yılı Ramazan teması belli oldu: ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ Haber

2026 yılı Ramazan teması belli oldu: ‘Ramazan, Cami ve Hayat’

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 18 Şubat Cuma akşamı kılınacak teravih namazıyla Ramazan’a girileceğini hatırlatarak, "2026 yılı Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledik. Ramazan ayı boyunca bu tema çerçevesinde yapacağımız programlarla mabet ile hayat arasındaki bağın önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı ev sahipliğinden gerçekleştirilen ‘2026 Yılı Ramazan Ayı Faaliyetleri Tanıtım Programı’na katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Erbaş, rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi Ramazan ayına kavuşmanın sevinci ve heyecanı içerisinde olduklarını ifade ederek, 18 Şubat Cuma akşamı teravih namazıyla Ramazan’a girileceğini hatırlattı. Başkanlığın her yıl Ramazan ayında toplumsal duyarlılığı ve farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir temayı gündemine aldığını dile getiren Arpaguş, "2026 yılı Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledik. Ramazan ayı boyunca bu tema çerçevesinde yapacağımız programlarla mabet ile hayat arasındaki bağın önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz. Bununla İslam’ın mabet merkezli hayat tasavvurunun daha iyi anlaşılmasını ve camilerimizin temsil ettiği değerlerin hayata taşınmasını amaçlıyoruz" açıklamasında bulundu. "KAOS VE KARGAŞANIN HAYATI KUŞATTIĞINI GÖRÜYORUZ" Arpaguş, dünyanın büyük bir değişimden geçtiğini belirterek, "Teknolojik gelişmelerin her şeyi hızlıca küreselleştirdiği günümüzde ilgi ve eğilimlerin her geçen gün farklılaşması, insanların din, toplum ve hayat algılarını da pek çok açıdan etkilemektedir. Bunun bir yansıması olarak dünyanın birçok noktasında maddi ve manevi bunalımların, kaos ve kargaşanın hayatı kuşattığını görüyoruz. Böyle bir zamanda İslam’ın hayat veren ilke ve hakikatlerinin, bizi biz yapan değerlerin yeniden gündeme taşınması büyük önem arz etmektedir. Kuşkusuz söz konusu ilke ve değerlerin en önemli sembolü camilerdir. Zira insanın hem iç dünyasını hem toplumsal hayatını ilgilendiren değerler, tarihten bugüne hep camilerde vücut bulmuş, camilerden hayata taşınmıştır. İslam medeniyeti mabet ekseninde neşvünema bulmuştur. İnanç ile hayat arasındaki bağ camiler vasıtasıyla daima canlı tutulmuştur" dedi. "RAMAZAN, İSTİKAMETİMİZİ TAHKİM ETMEK İÇİN BİZLERE SUNULMUŞ DEĞERLİ BİR İMKANDIR" Son yıllarda yaşanan hızlı kentleşmenin insanların bireyselleşmesine ve aralarındaki bağların gitgide zayıflamasına sebebiyet verdiğini vurgulayan Arpaguş, "Bugün sosyal hayatı tehdit eden bencilleşme ve yalnızlaşma gibi sorunların üstesinden gelebilmek adına yeniden cami merkezli kolektif bir bilinç oluşturulması zaruret arz etmektedir. Bu da ancak mabet ile hayat arasındaki bağın güçlendirilmesiyle mümkündür. Hayatın en bereketli duraklarından biri olan Ramazan ayı, söz konusu bağın yeniden tesis edilmesi, pekiştirilmesi ve geliştirilmesi hususunda önemli bir fırsattır. Bu kutlu zaman dilimi, çağın baş döndürücü hızıyla savrulan zihinlerimizi teskin etmek, gönüllerimize inşirah vermek, kulluk yönündeki istikametimizi tahkim etmek için bizlere sunulmuş değerli bir imkandır" ifadelerine yer verdi. "RAMAZAN'IN RUHUYLA ÖRTÜŞMEYEN MESELELERLE DİNİ DUYGULAR İSTİSMAR EDİLİYOR" Ramazan'da ibadetlerin tartışma konusu yapılmamasının önemini ifade eden Arpaguş, sözlerine şöyle devam etti: "Bildiğiniz üzere Ramazan ayında hem yerel ve ulusal medyada, hem de dijital mecralarda yoğun bir şekilde dini programlar icra edilmektedir. Milletimiz bu programlara büyük bir teveccüh göstermektedir. İnsanları Ramazan'ın manevi iklimiyle buluşturmayı hedefleyen tüm bu çalışmalar elbette kıymetlidir. Bu alanda ciddiyetle ve samimiyetle hizmet üreten herkesi takdir ediyoruz. Ancak milletimizin dini konulara teveccühünün zaman zaman suiistimal edildiğine de şahit oluyoruz. Maalesef bazı mecralarda, sırf daha çok izlensin düşüncesiyle Ramazan'ın ruhuyla örtüşmeyen meseleler gündeme getirilerek, insanların dini duyguları istismar edilmektedir. Hatta ibadetler birer tartışma konusu haline getirilerek, zihinler bulandırılmaktadır. Dolayısıyla bu hususta hem medyada program yapacak kardeşlerimizin hem de milletimizin daha duyarlı olmalarını, daha bilinçli davranmalarını istirham ediyorum. Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da kullanacağımız dil ve üsluptur. Özellikle dini konularda konuşurken nezaket ve zarafet son derce önemlidir. Onun için Müslüman şahsiyetiyle asla bağdaşmayacak söz, tavır ve davranışlardan kesinlikle sakınılmalıdır." Program, Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’un konuşmasının ardından sona erdi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor! Haber

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siber zorbalık konusunda RTÜK ile birlikte çalıştıklarını ve bu kapsamda MEB müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili programlara yer verdiklerini belirtti. Tekin, "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem toplumumuzun sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz. Medya okuryazarlığı konusunda öğrencilerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla RTÜK ile ortak bir proje başlamıştık. Bunu iki boyutla yapmıştık. Bir tanesi MEB'in müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili farkındalığı arttıracak programlara yer vermek, ikincisi de MEB bünyesinde ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek' talebe hakkında kanun kapsamında yurt dışında dijital medyanın da dahil olduğu, medya okuryazarlığı konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere iletişimci arkadaşları yurt dışına gönderme sürecini başlatmıştık. Bunun devamında da geçtiğimiz yıl eğitim öğretim süreçlerimizde ciddi bir değişiklikle gündeme aldığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adıyla kamuoyunda bilinen öğretim programlarında yaptığımız değişikliklerle bu kapsamda 9 farklı okuryazarlık türünü programlarımızın içerisine dahil ettik. Bunlardan bir tanesi yine medya okuryazarlığı. Onu RTÜK ile beraber yürütüyoruz" diye konuştu. "İNSANIN HAYATI KENDİLİĞİNDEN BİR DÜZEN İÇERİSİNDE ARTMIYOR" Siber zorbalığın dijital dünyanın gelişmesi olduğu kadar başka problemlerden de kaynaklandığını ifade eden Tekin, "Her ne kadar bugün burada RTÜK'ün organize ettiği programdan siber zorbalık, dijital güvenlik ve koruyucu mekanizmalar başlığı altında konuşuyor olsak da ben bu meselenin aslında çağın ürettiği zihniyet ikliminden ayrı bir biçimde okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor. İnsanı insan kılan, iradesine istikamet kazandıran, hürriyet ile hevesi birbirinden ayırmasını sağlayan bir çerçeveye ihtiyaç duyulmakta. Çerçeve anlamını muhafaza eden bir sınır olarak görmek lazım, haysiyeti koruyan bir ölçü olarak almak lazım. Mahremiyeti mümkün kılan durumu, edep duygusu olarak görmek gerekir. Birlikte yaşamayı sürdürülebilen, sürdürülebilir kılan saygı ve adalet zemini olarak görmek gerekiyor. Evlatlarımız için ise bu çerçeve güven üreten bir istikrar duygusu" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZ SADECE OKULLARDA DEĞİL, AYNI ZAMANDA SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DA YER ALIYORLAR" Dijital dünyanın gençlerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olarak gözükmesinin yanı sıra birtakım riskler de bulundurduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ise, "Günümüz dünyasında gençlerimiz sadece okullarda, parklarda ya da sokaklarda değil, aynı zamanda ekranlar, oyunlar ve uygulamalar ile sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar. Dijital dünya gençlerin arkadaşlık duygusu, eğlendiği, öğrendiği, düşündüğü ve fikirlerini paylaştığı yeni bir yaşam alanı haline gelmiş durumda. Fakat bu yeni yaşam alanı aynı zamanda dijital şirket, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali gibi pek çok riski beraberinde bulunduruyor. Bu anlamda gençlerimizin dijital dünyadaki risklere karşı dayanıklılığını artırarak, bilinçli bireyler olarak var olmalarını sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katıldı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Bursa’da bir ilk! Karaman mahallesi "Ruh Sağlığı" için pilot bölge seçildi Haber

Bursa’da bir ilk! Karaman mahallesi "Ruh Sağlığı" için pilot bölge seçildi

Projenin Genel Koordinatörlüğünü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu Başkanlığı’nı yürüten Zeynep Göksu İnayet, pilot uygulamanın ilk aşamasında 50 kişilik öğrenci grubuyla kapsamlı bir panel gerçekleştirildiğini belirtti. Panelde; Nilüfer Kent Konseyi Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Doç. Dr. Berkay Aydın, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Dr. Didem Acar ve Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Merve Karaburun konuşmacı olarak yer aldı. Türk Psikologlar Derneği ve Genç Psikologlar Meclisi paydaşlığında gerçekleştirilen panelde, ruh sağlığı okuryazarlığının önemi çok yönlü olarak ele alındı. Mahallede farkındalık için poster atölyesi Projenin ikinci aşaması ise Karaman Mahallesi Muhtarlığı ile Karaman Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde gerçekleştirildi. Aralık ayında düzenlenen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Paneli’nin kazanımları doğrultusunda, Karaman Mahallesi’nde Poster Hazırlama Atölyesi düzenlendi. Atölyede, mahalle sakinleri ile topluluk üyesi üniversite öğrencileri bir araya gelerek ruh sağlığı temalı posterler hazırladı. Hazırlanan posterlerin, pilot çalışma bölgesi olan Karaman Mahallesi’nde ilerleyen süreçte farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılacağı ifade edildi. Kadınlardan yoğun ilgi Atölyeye katılan Karaman Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, ruh sağlığına dair merak ettikleri sorulara uzmanlar ve öğrenciler aracılığıyla yanıt buldu. Samimi ve etkileşimli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte katılımcılar keyifli ve öğretici anlar yaşadı. Proje ekibi, Karaman Mahallesi’ndeki pilot uygulamanın ardından farklı mahalle muhtarlıklarıyla iş birliği yaparak üçüncü etaba geçmeyi planlıyor. Muhtar Hatice Avcı: “Mahallemiz adına gurur duyuyoruz” Karaman Mahallesi Muhtarı Hatice Avcı, pilot mahalle olarak seçilmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Avcı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Karaman Mahallesi’nin böylesine anlamlı ve toplumsal faydası yüksek bir projede pilot bölge olarak seçilmesi bizler için büyük bir mutluluk. Özellikle kadınlarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür çalışmalar, mahalle kültürünü güçlendirdiği gibi bireylerin kendilerini daha güvende ve değerli hissetmelerini sağlıyor.” Avcı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinin mahalleler için önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, projede emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve organizasyon ekibine teşekkür etti.

Yarının liderleri sahneye çıktı! BUSADER Çocuk, "Sürdürülebilirlik" mottosuyla kuruldu Haber

Yarının liderleri sahneye çıktı! BUSADER Çocuk, "Sürdürülebilirlik" mottosuyla kuruldu

Yardım faaliyetleri ve organizasyonları ile kamuoyunun ilgisini çeken BUSADER Federasyonu, BUSADER Çocuk ile daha da büyüyor. BUSADER Federasyonu çatısı altında kurulan BUSADER Çocuk, düzenlenen basın lansmanı ile kamuoyuna tanıtıldı. 11-14 yaş arasındaki çocuklardan oluşan BUSADER Çocuk’un ilk etkinliği ve tanıtım programı, yoğun katılımla Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Programa BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle VE Yönetim Kurulu Üyeleri, Sanart BUSADER Başkanı Sinem Uğurgün ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa BUSADER Başkan Yardımcısı Ebru Boztekin ve üyeleri, İstanbul Genç BUSADER Başkanı Barkın Tiryaki, BUSADER gönüllüleri ve davetliler katıldı. “Hedefimiz yarının umudu çocuklarımızla daha da güçlü yarınlar inşa etmek” Program, BUSADER Çocuk Yönetim Kurulu Üyesi Can Öktem eşliğinde okunan Andımız ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından BUSADER Federasyonu İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Uğurgün’ün sunumunu yaptığı organizasyonda söz alan BUSADER Çocuk Başkanı Bade Oktay, BUSADER Çocuk’un 11-14 yaş arası çocuklardan oluştuğunu ifade ederek, üye sayılarını arttırarak büyümeyi hedeflediklerini belirtti. Federasyonun dönemsel çalışma başlıklarına paralel projeler üretmeyi amaçladıklarını vurgulayan Oktay, bu dönemin ana temasının “sürdürülebilirlik” olduğunu söyledi. Bade Oktay, Bu kapsamda su ve elektrik gibi doğal kaynakların doğru kullanımı konusunda sunumlar ve etkinliklerle farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi. Çocuk hakları konusunda da çalışma yapacaklarını anlatan Oktay, “Bu şekilde bugünün çocukları olarak bizler, yarının öz güveni yüksek, donanımlı ve üretken bireyleri haline gelebiliriz” şeklinde konuştu. Sosyal sorumluluk projeleriyle ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmayı hedeflediklerini belirten Oktay, imkanlardan yoksun çocuklara destek olabilmek için eğitim ve projeler planladıklarını ifade etti. Çocuklar için eğlenmenin de bir öğrenme biçimi olduğunu ifade eden Oktay, bu nedenle faaliyetlerinde hem öğrenmeyi hem de eğlenmeyi birlikte hedeflediklerini söyledi. “Çocukların her alanda gelişimine katkı sağlayacak” Federasyonun ve büyüklerinin desteğiyle anlamlı projeler hayata geçireceklerini söyleyen Oktay, ilk üyeleri de sahneye davet ederek rozet takdimini Federasyon Başkanı Zerrin Özgüle ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte gerçekleştirdi. Programda konuşan BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle, çocukların ve gençlerin toplum için önemli birer lider adayı olduğunu söyledi. Konuşmasında eğitim ve gelişimin önemine dikkat çeken Özgüle, toplumların kendiliğinden yükselmediğini ifade etti. Küçük yaşlarda çocukların eğitimine ve gelişimine katkı sağlandığında toplumların da daha güçlü bir yapıya kavuşacağını vurguladı. BUSADER Çocuk’un kurulması için uzun süredir çalışma yürüttüklerini belirten Özgüle, emeği geçen isimlere de teşekkür ederek, şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca yeni bir oluşumu tanıtmak için değil; geleceğe umut olacak bir yolculuğun ilk adımını birlikte atmak için bir aradayız. Sağlık ve eğitim alanlarında topluma hizmet etmeyi kendine ilke edinmiş BUSADER Federasyonu çatısı altında, büyük bir heyecan ve sorumluluk duygusuyla hayata geçirdiğimiz “BUSADER Çocuk” oluşumunu sizlere tanıtmaktan onur duyuyorum. Çocuklarımız, yarının liderleri, düşünürleri ve vicdan sahibi bireyleri olacak. Ancak bizler biliyoruz ki güçlü bir gelecek, tesadüfen değil; doğru rehberlik, fırsat eşitliği ve değer temelli eğitimle inşa edilir. İşte BUSADER Çocuk tam da bu noktada doğdu.11–14 yaş arası çocuklarımızı kapsayan bu oluşum; onların sadece akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk bilincini, empati yeteneklerini, sağlık farkındalıklarını ve toplumsal duyarlılıklarını geliştirmeyi hedeflemektedir. Amacımız yalnızca çocuklara bir etkinlik alanı sunmak değil; onların kendilerini ifade edebildikleri, öğrenirken üretebildikleri, dayanışmayı deneyimledikleri ve bireysel potansiyellerini keşfedebildikleri güvenli bir gelişim ortamı oluşturmaktır. BUSADER Federasyonu’nun yıllardır sürdürdüğü sosyal sorumluluk çalışmalarının bir uzantısı olan BUSADER Çocuk, geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirme hedefimizin somut bir adımıdır. Çünkü inanıyoruz ki; topluma yapılan en büyük yatırım, çocuklara yapılan yatırımdır. Bu oluşum ile çocuklarımızın; Sağlık bilinci yüksek, Toplumsal sorunlara duyarlı, Paylaşmayı ve dayanışmayı bilen, Kendine güvenen, Sorgulayan ve çözüm üreten bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bugün başlattığımız bu yolculuk, yalnızca bir proje değil; bir vizyonun, bir sorumluluğun ve bir umut hikâyesinin başlangıcıdır. Gelin, çocuklarımızın hayallerine birlikte kanat olalım. Çünkü güçlü yarınlar, bugün çocuklar için attığımız adımlarla şekillenecek.” Tanıtım programının ardından BUSADER Çocuk üyeleri ilk faaliyetlerini gerçekleştirdi. Fatih Atilla Bağcı ile düzenlenen “Meyveden DNA İzolasyon” Atölyesinde, meyvenin yapısını ve canlılar için önemini öğrenen BUSADER Çocuk üyeleri, geleceklerini bilimle harmanlamak istediklerini vurguladı.

Şiddetsiz yaşama dijital sergiyle dikkat çektiler Haber

Şiddetsiz yaşama dijital sergiyle dikkat çektiler

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Kırılmayan Çizgiler: Sesi Çizgide Saklı’ dijital afiş sergisine katkı sunan öğrencilere sertifikaları verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Fark Et, Oyna, Dönüştür’ teması ile gençler için düzenlenen atölye çalışmalarını dijital dünya ile buluşturduğu ‘Kırılmayan Çizgiler’ temalı dijital sergi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Bursalılarla buluşturulmuştu. Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi ile Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin sanatsal üretimlerinden oluşan ve 110 eserin yer aldığı dijital sergi, öğrencilerin eşitlik ve şiddetsiz yaşam mesajını taşıyor. Dijital afiş sergisi kapsamında eser üreten öğrencilere, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen törenle sertifikaları verildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin toplumsal dönüşümle mümkün olabileceğine dikkat çeken Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, gençlerin çizgilerle ve dijital üretimlerle verdiği mesajların eşit ve şiddetsiz bir toplum yolunda son derece değerli olduğunu söyledi. Serginin estetik bir üretimin ötesinde, gençlerin dünyaya söyledikleri sözü görünür kılan güçlü bir anlatı olduğunu ifade eden Gazioğlu, “Bu çalışmalar, duyarlılığın, cesaretin ve özgür düşüncenin çizgiyle, renkle ve tasarımla kurduğu ortak bir dildir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerin sözünü çoğaltan her çalışmayı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.