SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplum Sağlığı

Söz Bursa - Toplum Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan sert eleştiri: “Sağlıkta geriye gidiş var!” Haber

Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan sert eleştiri: “Sağlıkta geriye gidiş var!”

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, geçtiğimiz ocak ayında ancak yayınlanabilen 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nın özellikle son on yılda ülkemizde sağlık sisteminin birçok alanında ilerleme kaydedilemediğini, bunun yanı sıra bazı göstergelerde ise geriye gidişi ortaya koyduğunu ifade etti. Konuya ilişkin Pala, “Sağlık İstatistikleri Yıllığı, ülkemizde sağlık sistemi performansının ve kamu kaynaklarının etkin kullanımının izlenmesinde takip edilen en temel resmî kaynaklardan biridir. En son yayımlanan 2024 Yıllığı, Sağlık Bakanlığı’nın bir gurur tablosuymuş gibi kamuoyuna yansıttığı sağlık sisteminde “eşitlik”, “erişilebilirlik”, “verimlilik” ve “kalite” alanlarında gerçekte düşük bir performansı gösteriyor. Örneğin ülkemizde 2024 yılı itibarıyla bebek ölüm hızı Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla 2,9 kat, beş yaş altı ölüm hızı ise 3 kat daha yüksek. Bebek ölüm hızı ve çocuk ölüm hızı AB, OECD ve DSÖ Avrupa Bölgesinin çok üzerindedir! Bu durum kabul edilemez” dedi. Bölgeler arasında bebek ölüm hızında büyük farklılık olduğunu söyleyen Pala, Doğu Karadeniz bölgesinde binde 5,8 olan bebek ölüm hızının, Güneydoğu Anadolu bölgesinde binde 13,6 olduğunu dile getirerek sağlık alanındaki eşitsizliklere dikkat çekti. “Bu vahim tablonun hesabı verilmelidir” diyen Pala, Sağlık Bakanlığı’na 14 Ocak 2026 tarihinde bir soru önergesi iletti. Buna karşın Bakan Kemal Memişoğlu, kendisine iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Alınan kararlar yetersiz; Bakanlık hedeflerini tutturamıyor!” Prof. Dr. Pala, Sağlık Bakanlığı’nın soru önergesine yanıt vermeyerek neden olduğu sorunların sorumluluğunu almadığını ifade etti. Pala, 2024 yılı Sağlık İstatistikleri Yıllığı’ndaki temel sağlık göstergelerini şu sözlerle değerlendirdi: “2024 yılı verilerine göre Türkiye’de doğumda beklenen yaşam ümidi Avrupa Birliği ortalamasına göre 2,7 yıl, OECD ülke ortalamasına göre ise 3,2 yıl geridedir. Ancak Türkiye her zaman böyle bir ülke değildi. AKP’nin ilk iktidara geldiği yıllarda ülkemizde doğumda beklenen yaşam ümidi DSÖ Avrupa Bölgesi ülkelerinden yüksekti; ancak bu seyir 2014 yılına kadar durağanlaştı ve sonrasında Türkiye bu ülkelerin gerisinde kaldı. İyi yönetilemeyen pandemi döneminde ise bu fark iyice açıldı. Pandemi sonrasındaki yıllarda da fazladan ölümlerde gözlenen yükseklik sürüyor. Türkiye’de kaçınılabilir nedenlere bağlı ölüm hızı yüksek seyretmesine karşın, Sağlık Bakanlığı uzun yıllardır “Önlenebilir Nedenlere Bağlı Ölüm Hızı” ve “Tedavi Edilebilir Nedenlere Bağlı Ölüm Hızı”nı düşürmek için etkili önlemler alamıyor.” Prof.Pala, Sağlık Bakanlığı’nın kronik hastalıkların görülme sıklığındaki yükselişi önleyemediğini, örneğin şeker hastalığı görülme sıklığının yüzde 16,5 ile DSÖ Avrupa Bölgesindeki ülkelerin ortalamasının (Yüzde 7,8) iki katının üzerine çıktığını ekledi. Prof. Dr. Pala, Türkiye’de sağlık alanındaki mevcut olumsuz tablonun meydana gelmesinde, koruyucu hizmetlerin geri plana atılmasının ve tedavi edici hizmetlerin kalitesindeki gerilemenin etkili olduğunu söyledi. Pala “Aşı kapsayıcılığının azalması, aşıyla korunulabilen hastalıklar açısından önemli bir toplum sağlığı tehdidi oluşturmaktadır. Örneğin 2019 yılında yüzde 97 olan KKK (Kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısının kapsayıcılığının Batı Anadolu bölgesinde yüzde 90’a, İstanbul’da yüzde 92’ye ve Türkiye genelinde yüzde 94’e kadar gerilemesi kabul edilemez. Bu durum bulaşıcı hastalık salgınlarına davetiye çıkartabilir. Nitekim son haftalarda İstanbul ve değişik illerden kızamık olgu sayılarında artış bildirimleri gelmektedir. Sağlık İstatistikleri Yıllığı verilerine göre 2016 yılına kadar 9 olguya inen kızamık, sonrasında hızla yükselerek 2024 yılında 1.582 olguya çıkmıştır. Bakanlık faaliyet raporunda bu alanda biriken aşısız nüfus bulunduğunu ve bu sebeple hedeflerine ulaşamadığını kabul etmiştir. Buna karşın bu nüfusun nasıl biriktiğine ve toplumdaki aşı tereddüdünü nasıl gidereceklerine dair soruları yanıtlamamaktadır” dedi. Pala, ülkemizde tütün kullanımının çok yüksek olduğuna, solunum ve kalp-damar hastalıkları tüm ölümlerin yarısından fazlasına neden olurken tütün kullanımıyla mücadelede son yıllarda yetersiz kalındığına, aksine tütün kullanımının son dönemde daha da arttığına da değindi. “Sağlıkta Dönüşüm Programının yarattığı ‘kışkırtılmış sağlık talebi’ etkili bir sağlık sisteminin önündeki en temel engeldir!” Pala, Adalet ve Kalkınma Partisinin sağlığı ticarileştiren politikaları nedeniyle kışkırtılmış bir sağlık talebi yaratıldığını, bu durumun ise nitelikli hizmete zamanında erişimin önündeki en büyük engellerden biri haline geldiğini ifade etti. Konuya ilişkin Pala, “Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nda 2024 yılında kişi başı hekime müracaat sayısının 12,2’ye yükseldiği görülmektedir ki bu sayı OECD ortalamasının neredeyse iki katıdır. Ancak bu gösterge sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini değil, sistemin içinden geçtiği nitelik krizini gözler önüne sermektedir. Mevcut sistemde hekimler hasta başına 5 dakika ayırarak hizmet sunmak zorunda bırakılmakta, sevk zincirinin olmayışı hastanelerdeki yükü katlayarak artırmakta ve hastaların erken taburcu edilmesine neden olmaktadır. Bakanlık OECD ülkelerinde ortalama 8,3 gün olan hastanede ortalama kalış günü süresinin ülkemizde neden 4,2 gün olduğunu ve bu durumun erken taburcu edilen hastaların sağlığını nasıl etkilediğini açıklamalıdır” ifadesini kullandı. Pala, bin kişiye düşen MR ve BT görüntüleme sayılarındaki rekorların Türkiye’ye ait olduğunu ancak bu rekorların hastaların sağlığı üzerinde olumlu etkisinin olmadığını; Türkiye’de doğumda beklenen yaşam ümidinin ve sağlıklı yaşam ümidinin OECD ülkeleri ortalamalarının çok gerisinde olduğunu sözlerine ekledi. Pala açıklamalarını “Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı veriler, sağlığın bir sermaye birikimi ve kâr maksimizasyonu aracı olarak görüldüğünü ve bu yaklaşımla alınan kararların halkın sağlığı üzerinde olumlu etki yaratamadığını açık olarak gösteriyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin sağlık politikalarıyla yurttaşların sağlık sorunlarını çözmek olanaklı değildir. Ülkemizde kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. CHP iktidarında bu sağlık sistemi kurulacaktır.” diyerek bitirdi.

Başkan vekili Biba’dan hemşirelere teşekkür: "Hepimizin sizlere ihtiyacı var" Haber

Başkan vekili Biba’dan hemşirelere teşekkür: "Hepimizin sizlere ihtiyacı var"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, 12 Mayıs Hemşireler Günü kapsamında Bursa Şehir Hastanesi’nde görev yapan hemşireleri ziyaret ederek çiçek takdim etti. Büyükşehir ekipleri de şehir genelindeki sağlık kurumları ve belediye birimlerinde görev yapan sağlık çalışanlarını ziyaret ederek Hemşireler Günü'nü kutladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Hemşireler Günü çerçevesinde düzenlenen programla sağlık çalışanlarına moral ve destek ziyaretleri yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Şehir Hastanesi’nde görev yapan hemşirelerle bir araya gelerek sohbet etti. Gayretlerinden dolayı teşekkür edip çalışanlara çiçek takdim eden Başkan Vekili Biba, hemşirelerin toplum sağlığı açısından üstlendikleri önemli göreve dikkat çekti. “HEPİMİZİN SİZLERE İHTİYACI VAR” Başkan Vekili Şahin Biba, Hemşireler Günü’nü kutlamanın yanı sıra farkındalık oluşturmanın da büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Hemşirelerin çalışma hayatında karşılaştığı zorlukların farkında olmamız, empati kurarak mesleğin önemini daha iyi kavramamız gerekiyor. Hepimizin sizlere ihtiyacı var. Emeklerinizin karşılığını ödemek mümkün değil. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına sizlere teşekkür ediyor, Allah’tan güç, kuvvet ve sabır diliyorum” dedi. Program kapsamında Büyükşehir ekipleri tarafından da Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi, Bursa Şehir Hastanesi, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşireler ziyaret edildi. Ayrıca Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü, Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü, Evde Sağlık ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü personeli de unutulmadı. Ziyaretlerde sağlık çalışanlarına çiçek verilerek hizmetleri için teşekkür edildi.

Bursa Tabip Odası’ndan "Toplumsal Sağlık" vurgusu: Hekimlik muayene odasına sığmaz! Haber

Bursa Tabip Odası’ndan "Toplumsal Sağlık" vurgusu: Hekimlik muayene odasına sığmaz!

Bursa Tabip Odası, kentteki basın mensuplarıyla bir tanışma kahvaltısında bir araya gelerek Bursa’nın sağlık gündemini, hekimlerin yaşadığı sorunları ve toplumsal sorumluluk projelerini masaya yatırdı. Toplantıda konuşan Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, hekimliğin etik değerleri ve toplum sağlığı üzerine önemli mesajlar verdi. "HEKİMLİK YAŞAM HAKKINI SAVUNMAKTIR" Hekimliğin yalnızca dört duvar arasında icra edilen bir meslek olmadığını ifade eden Dr. Firdin, "Hekimlik; toplumun sağlığını, yaşam hakkını ve insan onurunu savunma sorumluluğudur" dedi. Bursa’da sağlık alanında yaşanan her aksaklığın aslında toplumsal bir mesele olduğuna değinen Firdin, sağlıkta şiddetin arttığı ve hekim göçünün derinleştiği bir dönemde nitelikli sağlık hizmetine ulaşmanın zorlaştığını hatırlattı. DOĞRU BİLGİ KORUYUCU HEKİMLİKTİR Halkın doğru bilgiye ulaşma hakkı konusunda basına büyük görev düştüğünü belirten Firdin, medyanın rolünü şu sözlerle tanımladı: "Doğru bilgi; sağlık gibi doğrudan insan yaşamını ilgilendiren alanlarda, toplum için adeta koruyucu hekimlik işlevi görür. Bilimsel gerçeklerin ve halk sağlığını ilgilendiren gelişmelerin kamuoyuna doğru aktarılması hayati önem taşımaktadır". ŞEFFAF İLETİŞİM VE ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIM Bursa Tabip Odası’nın yeni dönemde şeffaf, ulaşılabilir ve yapıcı bir iletişim anlayışı içinde olacağını müjdeleyen Dr. Ferda Firdin, eleştiri ve önerilerini her zaman toplum yararını merkeze alarak paylaşacaklarını söyledi. Sağlık sistemindeki aksaklıkları konuşurken sadece sorunları değil, çözüm yollarını da tartışmaya açacaklarını ifade etti. "YAN YANA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Toplantının sonunda sürdürülebilir bir iletişimin önemine vurgu yapan Firdin, hekimliğin etik değerlerini savunmaya devam edeceklerini belirterek, "Birlikte daha sağlıklı ve daha umutlu bir kent için yan yana yürümeyi diliyorum" diyerek basın emekçilerine teşekkür etti.

Bursa’da şok satış listesi! İsmail Kaya isim isim açıkladı: "Geleceğimizi satıyorlar!" Haber

Bursa’da şok satış listesi! İsmail Kaya isim isim açıkladı: "Geleceğimizi satıyorlar!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Bursa’daki değerli kamu arazilerinin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Nilüfer Fethiye Mahallesi’ndeki hastane alanında il yönetimi ve partililerle birlikte basın açıklaması yapan Kaya, “Bu bir mirasyedi zihniyetidir. Bursa’nın geleceğini tek bir imza ile rant konusu haline getirdiler” dedi. "SIRADAN TAŞINMAZLAR DEĞİL, ŞİFA MERKEZLERİYDİ" Satış listesine alınan yerlerin sıradan araziler olmadığını vurgulayan İl Başkanı Kaya, bu alanların halkın ortak sağlık ihtiyacı için ayrıldığını belirtti. Kaya, satışa çıkarılan kritik noktaları tek tek sıraladı: *Nilüfer Fethiye: Cumhuriyet kutlamalarının yapıldığı devasa hastane alanı. *Yıldırım 152 Evler: Eski Yüksek İhtisas Hastanesi arazisi. *Yıldırım Ertuğrulgazi: Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi alanı. *Yıldırım Samanlı: 600 yataklı Devlet Hastanesi için planlanan arsa. *Yenişehir: Toplum Sağlığı Merkezi’nin bulunduğu kıymetli alan. "VATANDAŞ RANDEVU BULAMIYOR, ONLAR ARSA SATIYOR" Bursa’nın nüfusunun 4 milyona dayandığını hatırlatan Kaya, sağlık sistemindeki tıkanıklığa dikkat çekti: “Vatandaş hastanede randevu bulamıyor, acil servisler dolup taşıyor. İktidarın önceliği yeni hastane yapmak değil, hastane yapılacak arsaları elden çıkarıp hazineye takviye yapmak! Bu anlayış, bir çocuğun yarın tedavi göreceği yatağı bugünden ortadan kaldırmaktır.” "BURSA EMLAK ZENGİNİ BİR ŞEHİR DEĞİLDİR" Hükümetin kamusal alanları önce değersizleştirip sonra "atıl" diyerek sattığını iddia eden İsmail Kaya, Bursalılara çağrıda bulundu: “Bursa sahipsiz değildir. Bu şehir masa başında alınan kararlarla elden çıkarılacak bir emlak deposu değildir. Bu yağma düzenine asla sessiz kalmayacağız, her ihaleyi tek tek takip edeceğiz.”

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza Haber

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza

Kırıkkale’de faaliyet gösteren bir klinikte görev yapan Uzman Veteriner Hekim Coşkun Tuna Çoban, mikroçip uygulamasının yalnızca bir prosedür olmadığını belirterek, uygulamanın hayvanların güvenliğinin sağlanması ve sahip sorumluluğunun netleşmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Çoban, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında 6 aylık ve üzeri tüm kedilerin mikroçip takılarak PETVET sistemine kaydedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Mikroçip sayesinde kaybolan hayvanların kısa sürede sahiplerine ulaştırılabildiğini ifade eden Çoban, aynı zamanda hayvanların aşı, tedavi ve sağlık geçmişlerinin de sistem üzerinden takip edilebildiğini, bunun hem hayvan sağlığı hem de toplum sağlığı açısından önemli bir avantaj sağladığını söyledi. 8 BİN 306 LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI UYGULANIYOR Mikroçip uygulamasının veteriner hekimler tarafından birkaç dakika içerisinde gerçekleştirildiğini aktaran Çoban, güncel çip ücretinin ortalama 600 lira civarında olduğunu belirtti. Belirlenen süre içinde mikroçip taktırmayan hayvan sahiplerinin ise idari para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Açıklamasında cezai yaptırımlara da değinen Çoban, 31 Aralık 2025 tarihine kadar 6 aydan büyük kedi, köpek ve gelinciğine mikroçip taktırmayan ve PETVET kaydını yaptırmayan hayvan sahiplerine yaklaşık 8 bin 306 liraya kadar idari para cezası uygulanabileceğini kaydetti. Vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için süreyi beklemeden veteriner hekimlere başvurmaları çağrısında bulundu. HAYVANI SOKAĞA BIRAKANA 86 BİN 350 LİRA CEZA Hayvan terk etmenin de ağır yaptırımları olduğunun altını çizen Çoban, mikroçip sayesinde sokağa bırakılan veya terk edilen hayvanların sahiplerinin PETVET sistemi üzerinden kısa sürede tespit edilebildiğini ifade etti. Yapılan incelemelerde sahipli bir hayvanın terk edildiğinin belirlenmesi halinde, Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü tarafından hayvan sahibine 86 bin 350 lira idari para cezası uygulandığını söyledi. Mikroçip uygulamasının hayvanları korumak, terk edilmenin önüne geçmek ve sorumlu hayvan sahipliğini yaygınlaştırmak için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çoban, tüm kedi sahiplerini yasal sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor Haber

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor

Son günlerde art arda yaşanan zehirlenme vakaları, toplu yemek hizmetinin bir maliyet kalemi değil, doğrudan toplum sağlığını etkileyen kritik bir alan olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle okullar, yurtlar ve büyük işletmelerde düşük maliyetli tercihlerinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ardı ardına yaşanan gıda zehirlenmeleri, toplu yemek hizmetinin maliyet odaklı bir kalemden çok daha fazlası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul'da 25 kişinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasıyla gündeme gelen süreç, Rize’de 40 öğrencinin, Bolu’da 14 üniversite öğrencisinin ve Eskişehir’de bir lise öğrencisinin benzer şikâyetlerle tedavi altına alınmasıyla devam etti. Uzmanlara göre tablo, özellikle okullar, yurtlar, kamu kurumları ve büyük işletmelerde yapılan düşük maliyetli tercihlerinin toplum sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu gösterdi. Toplu yemek hizmeti çoğu kurum tarafından hâlâ bir maliyet kalemi olarak görülse de, düşük maliyet baskısıyla yapılan seçimler, ham madde kalitesinin düşmesine, hijyen zincirinin zayıflamasına ve kritik süreçlerde kontrol kaybına yol açabiliyor. Bu durum kısa vadede tasarruf gibi görünse de, uzun vadede hem sağlık hem kurumsal itibar hem de hukuki yükümlülükler açısından ağır sonuçlar doğuruyor. Tam da bu sebepten dolayı, endüstriyel yemek üretiminde kalite standartlarını operasyonun merkezine alan firmalar sektör içinde ayrışıyor. Bursa’da 34 yıldır faaliyet gösteren Yankı Yemek, bu yaklaşımı benimseyen firmalar arasında öne çıkıyor. Yankı Yemek, üretim süreçlerinde ham madde güvenilirliğini birincil kriter olarak ele alırken, tüm malzemelerini analiz ve sertifikalarla doğrulanmış markalardan temin ediyor. Firmanın Kalite Sistem Sorumlusu Leman Yurttaş, endüstriyel yemek üretiminde düşük maliyet odaklı yaklaşımların kaliteyi zayıflattığını belirterek, üretimin hiçbir aşamasında düşük standartlı malzeme kullanılmadığını ifade etti. Yurttaş’a göre yemeklerin her gün aynı standartta sunulabilmesi, tam izlenebilir üretim altyapısı, el değmeden pişirme teknolojisi ve sürekli denetim kültürü gerektirdiğini sözlerine ekledi. "ENDÜSTRİYEL YEMEKTE UCUZLUK MODELİ ARTIK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL" Leman Yurttaş, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşanan zehirlenme vakalarının yalnızca yemek üreticileri için değil, bu hizmeti satın alan işletmeler, yurtlar, okullar ve sağlık kuruluşları için de önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Toplu yemeğin, maliyet baskısına sıkıştırılamayacak kadar kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Yurttaş, ham madde seçimi, üretim hattı, pişirme prosesleri ve sevkiyatın birbirine bağlı bir gıda güvenliği zinciri olarak yönetilmesi gerektiğini vurguladı. "YEMEDİĞİMİZİ YEDİRMİYORUZ" Çalı Sanayi Bölgesi’nde 4 bin 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Yankı Yemek tesisleri, günlük 15 bin kişiye yemek sunarken ihtiyaç halinde üretim kapasitesini 25 bine kadar çıkarabiliyor. ISO 9001, ISO 22000 (HACCP), ISO 14001 ve OHSAS 18001 gibi uluslararası kalite belgelerine sahip olan firma, yıllık yaklaşık 5 milyon kişiye ulaşan üretim hacmini 'Yemediğimizi yedirmiyoruz' anlayışıyla güvence altına alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.