SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplum Sağlığı

Söz Bursa - Toplum Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza Haber

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza

Kırıkkale’de faaliyet gösteren bir klinikte görev yapan Uzman Veteriner Hekim Coşkun Tuna Çoban, mikroçip uygulamasının yalnızca bir prosedür olmadığını belirterek, uygulamanın hayvanların güvenliğinin sağlanması ve sahip sorumluluğunun netleşmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Çoban, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında 6 aylık ve üzeri tüm kedilerin mikroçip takılarak PETVET sistemine kaydedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Mikroçip sayesinde kaybolan hayvanların kısa sürede sahiplerine ulaştırılabildiğini ifade eden Çoban, aynı zamanda hayvanların aşı, tedavi ve sağlık geçmişlerinin de sistem üzerinden takip edilebildiğini, bunun hem hayvan sağlığı hem de toplum sağlığı açısından önemli bir avantaj sağladığını söyledi. 8 BİN 306 LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI UYGULANIYOR Mikroçip uygulamasının veteriner hekimler tarafından birkaç dakika içerisinde gerçekleştirildiğini aktaran Çoban, güncel çip ücretinin ortalama 600 lira civarında olduğunu belirtti. Belirlenen süre içinde mikroçip taktırmayan hayvan sahiplerinin ise idari para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Açıklamasında cezai yaptırımlara da değinen Çoban, 31 Aralık 2025 tarihine kadar 6 aydan büyük kedi, köpek ve gelinciğine mikroçip taktırmayan ve PETVET kaydını yaptırmayan hayvan sahiplerine yaklaşık 8 bin 306 liraya kadar idari para cezası uygulanabileceğini kaydetti. Vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için süreyi beklemeden veteriner hekimlere başvurmaları çağrısında bulundu. HAYVANI SOKAĞA BIRAKANA 86 BİN 350 LİRA CEZA Hayvan terk etmenin de ağır yaptırımları olduğunun altını çizen Çoban, mikroçip sayesinde sokağa bırakılan veya terk edilen hayvanların sahiplerinin PETVET sistemi üzerinden kısa sürede tespit edilebildiğini ifade etti. Yapılan incelemelerde sahipli bir hayvanın terk edildiğinin belirlenmesi halinde, Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü tarafından hayvan sahibine 86 bin 350 lira idari para cezası uygulandığını söyledi. Mikroçip uygulamasının hayvanları korumak, terk edilmenin önüne geçmek ve sorumlu hayvan sahipliğini yaygınlaştırmak için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çoban, tüm kedi sahiplerini yasal sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor Haber

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor

Son günlerde art arda yaşanan zehirlenme vakaları, toplu yemek hizmetinin bir maliyet kalemi değil, doğrudan toplum sağlığını etkileyen kritik bir alan olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle okullar, yurtlar ve büyük işletmelerde düşük maliyetli tercihlerinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ardı ardına yaşanan gıda zehirlenmeleri, toplu yemek hizmetinin maliyet odaklı bir kalemden çok daha fazlası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul'da 25 kişinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasıyla gündeme gelen süreç, Rize’de 40 öğrencinin, Bolu’da 14 üniversite öğrencisinin ve Eskişehir’de bir lise öğrencisinin benzer şikâyetlerle tedavi altına alınmasıyla devam etti. Uzmanlara göre tablo, özellikle okullar, yurtlar, kamu kurumları ve büyük işletmelerde yapılan düşük maliyetli tercihlerinin toplum sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu gösterdi. Toplu yemek hizmeti çoğu kurum tarafından hâlâ bir maliyet kalemi olarak görülse de, düşük maliyet baskısıyla yapılan seçimler, ham madde kalitesinin düşmesine, hijyen zincirinin zayıflamasına ve kritik süreçlerde kontrol kaybına yol açabiliyor. Bu durum kısa vadede tasarruf gibi görünse de, uzun vadede hem sağlık hem kurumsal itibar hem de hukuki yükümlülükler açısından ağır sonuçlar doğuruyor. Tam da bu sebepten dolayı, endüstriyel yemek üretiminde kalite standartlarını operasyonun merkezine alan firmalar sektör içinde ayrışıyor. Bursa’da 34 yıldır faaliyet gösteren Yankı Yemek, bu yaklaşımı benimseyen firmalar arasında öne çıkıyor. Yankı Yemek, üretim süreçlerinde ham madde güvenilirliğini birincil kriter olarak ele alırken, tüm malzemelerini analiz ve sertifikalarla doğrulanmış markalardan temin ediyor. Firmanın Kalite Sistem Sorumlusu Leman Yurttaş, endüstriyel yemek üretiminde düşük maliyet odaklı yaklaşımların kaliteyi zayıflattığını belirterek, üretimin hiçbir aşamasında düşük standartlı malzeme kullanılmadığını ifade etti. Yurttaş’a göre yemeklerin her gün aynı standartta sunulabilmesi, tam izlenebilir üretim altyapısı, el değmeden pişirme teknolojisi ve sürekli denetim kültürü gerektirdiğini sözlerine ekledi. "ENDÜSTRİYEL YEMEKTE UCUZLUK MODELİ ARTIK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL" Leman Yurttaş, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşanan zehirlenme vakalarının yalnızca yemek üreticileri için değil, bu hizmeti satın alan işletmeler, yurtlar, okullar ve sağlık kuruluşları için de önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Toplu yemeğin, maliyet baskısına sıkıştırılamayacak kadar kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Yurttaş, ham madde seçimi, üretim hattı, pişirme prosesleri ve sevkiyatın birbirine bağlı bir gıda güvenliği zinciri olarak yönetilmesi gerektiğini vurguladı. "YEMEDİĞİMİZİ YEDİRMİYORUZ" Çalı Sanayi Bölgesi’nde 4 bin 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Yankı Yemek tesisleri, günlük 15 bin kişiye yemek sunarken ihtiyaç halinde üretim kapasitesini 25 bine kadar çıkarabiliyor. ISO 9001, ISO 22000 (HACCP), ISO 14001 ve OHSAS 18001 gibi uluslararası kalite belgelerine sahip olan firma, yıllık yaklaşık 5 milyon kişiye ulaşan üretim hacmini 'Yemediğimizi yedirmiyoruz' anlayışıyla güvence altına alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.