SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplumsal Sorumluluk

Söz Bursa - Toplumsal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Deprem gerçeği Bursa’da konuşuldu Haber

Deprem gerçeği Bursa’da konuşuldu

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin düzenlediği “Ya Sonra? Depremin Ardından Deneyimler, Yarına Bakış” konulu panelde, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin neden olduğu felaketin ağır bilançosu ile bundan sonra yaşanabilecek depremlerin yıkıcı etkilerine karşı alınabilecek önlemler mercek altına alındı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Saldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy ile sivil toplum kuruluşu ve meslek odaları temsilcilerinin katıldığı panel, deprem bölgesindeki yaşanmışlıkları yeniden gündeme getirmesi açısından da ders niteliğindeki paylaşımları beraberinde getirdi. “Depremlerin yıkıcı etkileri önlenebilir” Panelin açılışında konuşan TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olmakla birlikte depremlerin yıkıcı sonuçlarının önüne geçilebileceğini vurguladı. Depremin önüne set çekmenin imkânsızlığına işaret eden Şimşek, “Ancak deprem öncesinde alınacak bir dizi önlemler zinciriyle, depremlerin neden olabileceği trajik sonuçların önüne geçebilmek kesinlikle mümkündür. Bu yapılabilir. Yeter ki karar alıcı mekanizmalar, ortak akılda buluşabilsinler” diye konuştu. Meslek kuruluşu olmanın verdiği toplumsal sorumluluk bilinciyle, deprem gerçeğini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Şimşek, bu bağlamda kent dinamikleriyle işbirliğine hazır olduklarını da sözlerine ekledi. Mudanya Belediyesi’nin örnek deprem duyarlılığı Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da konuşmasında deprem öncesinde alınacak önlemlerin önemini vurguladı. Deprem sonrasında sergilenen dayanışma olgusunun önemine işaret eden Dalgıç, “Bu durum elbette takdirle karşılanır. Böylesi süreçlerde kahramanlık örneklerine de tanıklık etmek gayet doğaldır. Ancak bana göre asıl kahramanlık, depremin neden olabileceği trajik yıkım tablolarının hiç yaşanmamasını sağlayacak önlemleri alabilmek ve bu önlemleri uygulamaya geçirebilmektir” dedi. Göreve geldikleri gibi deprem seferberliği başlattıklarına değinen Dalgıç, “Mudanya’nın Bina Envanteri ve Deprem Risk Analizi” çalışmasının sonuçlarına göre ilçedeki 54 bine yakın bağımsız alanın yüzde 60’ında risk tespit ettiklerine dikkat çekti. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, depremin yıkıcı etkilerine karşı güvenli kent inşa etme ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturma stratejilerini kararlılıkla sürdüreceklerini de sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Gözde Kırlı Özer’in moderatörlüğündeki panele geçildi. Depremin Hatay’daki travmatik izleri Panelin ilk konuşmacısı Mimarlar Odası Hatay Şubesi Başkanı Mustafa Özçelik, depremin Hatay’daki travmatik izlerinden söz etti. Kentlinin ve kent yaşamının iyileşme sürecinin zorluğuna değinen Özçelik, “Bu süreçte en önemli hedef, yaşam alanlarından uzaklaşmış insanların alana geri dönüşlerini sağlayacak ve burada uzun süreler var olabilmelerini garanti altına alabilecek çözümlerin geliştirilmesi olmalıdır. Büyük bir afet geçirmiş, tarifi mümkün olmayan acılar yaşamış insanların olduğu Antakya’nın bilinen, alışılan süreçlerden farklı özel bir yaklaşım üzerine olgunlaştırılan bir süreç ile değerlendirilmesi gerekmektedir” diye konuştu. Bu sürecin bir planlama etkinliğinden öte bir iyileşme süreci olarak kavramsallaştırılması gerektiğini vurgulayan Özçelik, böyle bir sürecin inşasında tüm paydaşların karşılıklı uzlaşmasına dayalı düzen kurgulamasının doğruyu bulmada önemli bir adım olacağını ifade etti. Binalara ‘sağlam raporu’ ısrarı Panelin diğer konuşmacısı Hasar Tespit Uzmanı İnşaat Mühendisi Umut Yetkiner ise hasar tespitinde bulundukları Hatay’da binalara sağlam raporu verilmesi doğrultusunda depremzedelerin baskılarına maruz kaldıklarını belirtti. Depremzedelerin açıkta kalabilecekleri endişesiyle bu yola başvurduklarını vurgulayan Yetkiner, “Bu gayet doğal insani bir tepki. Ancak bu insani tepkinin etkisinde kalarak hasarlı binalara sağlam raporu vermek, meselenin bir diğer vicdani sorumluluğunu oluşturuyor. En küçük artçıda bile yıkılması kuvvetle muhtemel binalarda insanların oturmasına göz yummak, o insanların ölümünden sorumlu olmak demektir. Bir binanın hasarsız olup olmadığı performans analizi veya teknik rapor olmadan anlaşılamaz. Biz de tespitlerimizde bu özelliklere dikkat ettik. Duygusal olmaktan çok sorumluluk duygusuyla hareket ettik” diye konuştu. Enkaz altındaki depremzedeleri arama ve kurtarma Panelin son konuşmacısı GEA Arama Kurtarma Ekoloji ve İnsani Yardım Grubu Ekip Lideri Tayfun Çuhadar da bölgede yıkılan binalara ulaşmakta büyük zorluklar yaşadıklarını belirtti. Depremin yıkıcı etkisiyle birlikte kentteki tüm altyapı sisteminin çöktüğüne işaret eden Çuhadar, “Yolların, köprülerin, tünellerin yerle bir olduğu afet bölgesindeki bina enkazlarına ulaşmamız oldukça zamanımızı aldı. Enkaz bölgelerine ulaştığımızda ise gerek profesyonel insan gücü gerekse teknik alet ve edevatla depremzedelerin imdadına yetiştik. Çok sayıdaki depremzedeyi gecemizi gündüzümüze katarak, enkazların altından canlı çıkarmayı başardık. Bu esnada büyük trajedilere tanıklık ettik” dedi. Arama kurtarma eğitimlerinin önemi Yapılan istatistiklerin, kurtarma ekiplerinin deprem bölgesine yetişinceye kadar geçen süreçte, depremzedelerin yaklaşık yüzde 90’ına yakın bölümünün, deprem bölgesindeki vatandaşların şahsi çabalarıyla enkaz yığınlarının altından çıkartıldığını belgelediğini belirten Çuhadar, bu durumun vatandaşlara yerinde verilecek ‘arama kurtarma eğitimleri’nin önemini gözler önüne serdiğini de sözlerine ekledi.

Mudanya Üniversitesi lisansüstü eğitim enstitüsü’nde yüksek lisans kayıtları devam ediyor Haber

Mudanya Üniversitesi lisansüstü eğitim enstitüsü’nde yüksek lisans kayıtları devam ediyor

Bursa'da, Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde yüksek lisans kayıtları devam ediyor. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde 6 Anabilim Dalı’nda 7 programla yüksek lisan eğitimi veriyor. Programların yeni dönem kayıtları 25 Şubat tarihine kadar devam edecek. Programa kayıt yaptırmak isteyen adaylar üniversitenin resmi sitesi üzerinden başvurularını oluşturabilecek. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihat Bingölbalı, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü olarak, çağın gerektirdiği bilimsel üretkenlik, yenilikçi düşünme ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla geleceği şekillendiren bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Bilgi, teknoloji ve insan etkileşiminin hızla değiştiği küresel dünyada; yalnızca bilgiye sahip olmak değil, o bilgiyi dönüştürmek ve toplum yararına kullanabilmek en önemli beceri hâline gelmiştir. Bizler, bu bilinçle öğrencilerimizi bilimin evrensel diliyle konuşan, etik değerlere bağlı, yeniliklere açık liderler olarak yetiştirmeye odaklanıyoruz" şeklinde konuştu. Enstitü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihat Bingölbalı, 6 adet yüksek lisans bölümlerinin olduğu söylerek, "Enstitümüz bünyesinde dördü tezsiz, üçü tezli olmak üzere altı Anabilim Dalı bulunmaktadır; Hemşirelik (Tezli), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Tezli), Bilgisayar Mühendisliği (Tezsiz), Endüstri Mühendisliği (Tezsiz), Psikoloji (Tezsiz), İşletme (Tezli ve Tezsiz). Her bir program; teorik temelin yanı sıra uygulama, araştırma ve proje geliştirme becerilerini ön planda tutarak öğrencilere kapsamlı bir akademik deneyim sunmaktadır. Eğitim sürecimizin merkezinde yenilikçi öğrenme, disiplinler arası etkileşim ve sürekli gelişim yer almaktadır" dedi. Enstitünün toplum ve sanayiyle iç içe gelişen bir süreç olduğuna inandıklarını vurgulayarak"Enstitümüz, bilimin yalnızca kampüs sınırlarında değil, toplum ve sanayiyle iç içe gelişen bir süreç olduğuna inanmaktadır. Bu anlayışla; ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren kurumlarla işbirlikleri geliştiriyor, öğrencilerimizin bu ağlar içinde aktif rol almasını sağlıyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimiz; Gerçek sektör sorunlarına çözüm üreten proje ve araştırmalarda yer almakta, uygulamalı dersler, saha çalışmaları ve stajlar aracılığıyla iş dünyasıyla erken temas kurmakta, küresel rekabet ortamında fark oluşturacak bilgi, beceri ve vizyonla mezun olmaktadır. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, eğitimde uluslararasılaşma, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm ilkelerini merkeze almaktadır. Hedefimiz; öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine ve akademik ihtiyaçlarını da hazırlamaktır. Bu doğrultuda, her mezunumuzun bilimsel düşünceyi rehber edinmiş, etik değerlere bağlı, yenilikçi ve küresel bakış açısına sahip birer birey olarak dünyada iz bırakmasını arzuluyoruz. Bilimin ışığında, insanı merkeze alan bir yaklaşımla geleceğe yön vermek için tüm öğrencilerimizi ve araştırmacılarımızı bu yolculuğa davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

Yarım asırlık yolculuk: Yeşilova Holding 50 yaşında Haber

Yarım asırlık yolculuk: Yeşilova Holding 50 yaşında

“Her şey ‘Gel Benimle’ sözüyle başladı” Toplantıda sözlerine, “Her şey ‘Gel Benimle’ sözüyle başladı” diyerek başlayan Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, babasının yönlendirmesiyle 1975’te Bursa Gazcılar Caddesi’nde açılan küçük bir alüminyum dükkanında temelleri atılan bu uzun yolculuğun hikayesini paylaştı: “Henüz 19 yaşında iş hayatına adım atmış bir gençken, babamın yönlendirmesiyle başlayan bu yolculukta, bugüne kadar Grubumuzun başarısına katkı sağlayan herkese teşekkür etmek istiyorum. İş hayatıma 1974 yılı Ocak ayında Bursa’da küçük bir alüminyum profil dükkanında başladım. Tezgahtarlık, çay servisi, satış dahil her işi yaptım ve yaklaşık bir yıl sonra o dükkanın sahibi oldum. İşte böyle başladı Yeşilova hikayesi. Yıllar içinde farklı endüstri kollarında büyüyen Yeşilova markasının, başarılı iş birlikleriyle bugün ülkemizi küresel ölçekte temsil etmesinden büyük bir gurur duyuyorum. Değerlerimizi ve ilkelerimizi yaşatan, itibarımızı yükselten tüm çalışma arkadaşlarıma, ayrıca geçmişten bugüne emek veren tüm çalışanlarımıza, destekleriyle bize güç veren paydaşlarımıza ve bu yolculukta her zaman yanımda olan aileme teşekkür ediyorum.” Kurucu şirket Can Alüminyum’un müşteri memnuniyetine odaklanan ilk adımının ardından, 1980’li yılların sonlarından itibaren grup bünyesinde sanayileşme süreci başladı. Yıllar içinde otomotivden yüksek basınçlı döküme, ekstrüzyondan raylı sistemlere uzanan geniş bir faaliyet portföyü oluşturuldu. Bugün Yeşilova Holding; 9 şirketi, 2.000’e ulaşan çalışanı, Bursa’daki üretim üsleri ve Almanya’daki ticari yapılanmasıyla Türkiye sanayisinin önemli gruplarından biri konumunda. Sürdürülebilirlik ve teknoloji ile geleceğe hazır Basın toplantısında konuşan İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, alüminyumun stratejik bir malzeme haline geldiği günümüzde şirketin konumunu ve vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Yeşilova’nın geçmişi, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe dayalı yarım asırlık bir dönüşüm hikayesidir. Yarım asırdır alüminyumu merkeze alarak büyüyoruz. Geçmişimizden güç alıyor, geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Alüminyumun geleceğine yatırım yapıyoruz. Bugün alüminyum yalnızca bir sanayi girdisi değil; geleceğin yaşam biçimini şekillendiren stratejik bir malzeme konumunda. Global ölçekte yıllık yaklaşık 72 milyon ton birincil alüminyum üretimi yapılırken, 2050’ye kadar bu rakamın 100 milyon tonun üzerine çıkması öngörülüyor. 42 milyon ton olan ikincil alüminyum üretiminin ise 90 milyon tonu aşması bekleniyor.” Yalçın Yeşilova, grubun ekstrüzyon kapasitesinin son 5 yılda 30 bin tondan 50 bin tona, otomotivde üretim hacminin iki, raylı sistemlerde ise üç katına çıktığını belirterek, “Sadece üretim değil; yenilik, sürdürülebilirlik ve insan kaynağında fark yaratmak üzerine kurulu bir vizyonla hareket ediyoruz. Mobilite sektörlerine odaklanan, uçtan uca çözüm tasarlayan ve üreten tek Türk alüminyum şirketiyiz. Avrupa’da ise bu yetkinliğe sahip sekiz firmadan biriyiz. Ekstrüzyon ve dökümde hassas toleranslı, özel alaşımlı ve nitelikli ürünler üretiyoruz. Alüminyum profil ve döküm parçalarını tek çatı altında üreten, bunları birleştirme teknolojisine sahip Avrupa’daki üç firmadan biriyiz. Raylı sistemlerde beş kıtaya ihracat yapan, dünyanın önde gelen tren üreticilerinin stratejik iş ortağı konumundayız. Ayrıca Türkiye’nin hızlı tren projesinde, tüm iç aksamların tasarımı, üretimi ve montajı Yeşilova tarafından yürütülmektedir” dedi. Yalçın Yeşilova, son iki yılda gerçekleştirilen GES yatırımları ile grubun enerji yoğunluğunu %31, emisyon yoğunluğunu %29 oranında düşürdüklerini, su kullanımında ise %45 verimlilik sağladıklarını ifade etti. Grubun, 2045 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda planlı ve programlı biçimde ilerlediğini sözlerine ekledi. Toplumsal Katkı ve Kurumsal Kültürde Öncü Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova, toplantıda Yeşilova Holding’in toplumsal sorumluluk ve kurum kültürü alanındaki çalışmaları hakkında bilgiler verdi: “Çevrecilik, Eşitlik, Şeffaflık ve Yenilikçilik yalnızca kurumsal değerlerimiz değil; aynı zamanda hayat felsefemiz. Kadınların iş hayatında daha da güçlenmesi ve desteklenmesine yönelik önceliklerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İş’te Denge projemiz ile toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli adımlar atıyoruz. Bu proje kapsamında 2022’den bu yana kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar uyguluyoruz. Son beş yılda kadın çalışan oranımız %34, yönetici ve üstü pozisyonlardaki kadın oranımız ise %127 artış gösterdi.” Yasemin Yeşilova, kadın çalışanlara yönelik geliştirilen ‘İhtiyaç İzni’ uygulaması, gençlere yönelik düzenlenen Yeşilova Zirveleri, ‘Alüminyum Çöp Değildir’ farkındalık kampanyası, geri dönüşüm projeleri ve BUİKAD, LÖSEV, Mor Salkım Derneği iş birlikleriyle de toplumsal katma değeri artırdıklarını belirtti. “Yaklaşık 2.000 çalışanımız ve onların aileleriyle birlikte 10.000’e yakın kişiye dokunuyoruz. Biz yalnızca üretim yapmakla kalmıyor, toplumsal sürdürülebilirlik için somut adımlar atıyoruz” ifadelerini kullandı.

Uludağ Elektrik’ten meme kanserine karşı "Pembe Farkındalık" Haber

Uludağ Elektrik’ten meme kanserine karşı "Pembe Farkındalık"

Uludağ Elektrik, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ederek her yıl olduğu gibi bu yıl da Ekim ayı boyunca Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü "Pembe Fatura Projesi" ile dikkat çekti. Şirket, erken tanının önemine vurgu yapmak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bu özel dönemde pembe elektrik faturalarının yanı sıra kanaat önderlerine takdim ettiği pembe kutularlada farkındalık mesajlarını yaymayı sürdürüyor. Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 5 milyondan fazla nüfusa hizmet veren Uludağ Elektrik, kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanserine yönelik farkındalık çalışmalarını bu yıl da sürdürüyor.Pembe faturalarla, "40-69 yaş aralığındaki kadınların, meme kanseri taraması için aile hekimine, KETEM’e (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) veya SHM’ye (Sosyal Hizmet Merkezleri) başvurabilecekleri" mesajını veren şirket, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguluyor. MEME KANSERİNE DİKKAT Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri riski, dünya genelinde giderek artıyor. Özellikle ileri yaşlarda görülme ihtimali daha yüksek olan bu hastalıkta, 20’li yaşlardan itibaren düzenli kontrollerle erken teşhis büyük önem arz ediyor.Uludağ Elektrik farkındalık oluşturmak amacıyla işlem merkezlerinde pembe kurdelelerle müşterilerini karşılayarak her Ekim ayında logosunu ve faturalarını pembe renge dönüştürüyor. Fatura altı mesajlarıyla farkındalık bilincini her haneye ulaştıran Uludağ Elektrik, sosyal medya ve dijital platformlarda yürüttüğü iletişim çalışmalarıyla kampanyayı daha geniş kitlelere taşıyor. PEMBE FATURA KUTULARI İLE FARKINDALIK BÜYÜYOR Faturalarınız iyiliğiniz için vurgusuyla hayata geçirilen pembe fatura kutuları aracılığıyla kamu kurumları ve kuruluşlarıyla iş birliği gerçekleştiriliyor. Hazırlanan bu kutuların, vali, kaymakam ve muhtarlargibi kadın yöneticilere ulaştırılmasıyla farkındalık zincirinin daha da genişletilmesi hedefleniyor.Kutuların üzerinde, kadınların kendi sağlıklarını koruyabilmeleri için düzenli muayene ve erken tanının önemi anlatılıyor.Kutuların içinde pembe kurdele, farkındalık kartları ve sembolik objeler bulunuyor. Şirketin toplumsal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü projelere dikkat çeken Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, "Enerji sektöründe hizmet vermek kadar, toplumun sağlığına ve geleceğine katkı sağlamak da bizim için öncelikli bir sorumluluk.Uludağ Elektrik olarak, kadın çalışan oranı yüksek enerji şirketlerinden biri olmanın verdiği hassasiyetle, Ekim ayı boyunca hem kadın çalışanlarımızı bilinçlendirmeyi hem de müşterilerimizde farkındalık oluşturmayı görev edindik.Bugün yüzde 54 kadın çalışan oranımızla sektörde örnek bir konumdayız; kadın istihdamına verdiğimiz önem, toplumsal sorumluluk anlayışımızın da en güçlü yansımalarından biri. Meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik ‘Pembe Fatura’ projemiz bu anlayışın bir yansıması.Ekim ayı boyunca logolarımızı ve faturalarımızı pembeye dönüştürerek, işlem merkezlerimizde pembe kurdelelerle müşterilerimizi karşılıyor ve kurumlarla yaptığımız iş birlikleriyle farkındalık zincirini büyütüyoruz.Fatura altı mesajlarımız ve dijital iletişim çalışmalarımız sayesinde bu bilinci milyonlarca insana ulaştırıyoruz. Gelecek yıllarda da bu farkındalık hareketini daha geniş kitlelere taşımaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. YEREL YÖNETİMLERDEN DESTEK Bu yıl proje kapsamında, kadın sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarındaöncülük eden yerel yöneticiler ve kanaat önderleri ziyaret edilerek toplumsal bilincin yaygınlaştırılması amaçlandı.Bu doğrultuda Yalova Valisi Sayın Dr. Hülya Kaya ve Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Duygu Bayar Öksüz gibi önemli isimlerle bir araya gelinerek "Pembe Fatura Projesi"nin amacı ve önemi paylaşıldı. Gerçekleştirilen bu ziyaretlerle, yerel yönetimlerin desteğiyle farkındalık zincirinin güçlendirilmesi ve projenin daha geniş kitlelere ulaşması hedeflendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.