SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trump

Söz Bursa - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’tan NATO’ya tarihi rest: "Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok!" Haber

Trump’tan NATO’ya tarihi rest: "Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok!"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılmayan NATO üyelerine tepki göstererek, "NATO’yu her zaman tek yönlü bir ilişki olarak gördüm. Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacaklar, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda. NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılmayan NATO müttefiklerini sert şekilde eleştirdi. Trump, "ABD, NATO’daki müttefiklerimizin çoğundan, Orta Doğu’da İran’ın terörist rejimine karşı yürüttüğümüz askeri operasyona dahil olmak istemedikleri yönünde bilgi aldı" ifadelerini kullanarak, neredeyse her ülkenin İran’a yönelik saldırıları haklı bulduğunu ve İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Trump, "İran’ın hiçbir şekilde, hiçbir şartla nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi. Ancak bu davranışları beni şaşırtmadı, çünkü her yıl bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO’yu her zaman tek yönlü bir ilişki olarak gördüm. Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacaklar, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda" dedi. İran ordusunu ve liderlerini yok ettiklerini ifade eden Trump, "Bir daha bizi, Orta Doğu’daki müttefiklerimizi veya dünyayı asla tehdit edemeyecekler" dedi. "Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" İran’a yönelik saldırılara katılmayan NATO üyelerini ve ABD’nin müttefiklerini eleştiren Trump, "Böylesine büyük bir askeri başarıya imza attığımız için artık NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok ve bunu istemiyoruz da hiçbir zaman istemedik. Aynı şekilde, Japonya, Avustralya veya Güney Kore’ye de ihtiyacımız yok. Aslında, dünyanın en güçlü ülkesi olan ABD’nin Başkanı olarak konuşuyorum, kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu.

Trump’tan İran’a gözdağı: "Limanı devre dışı bıraktık, savaş bitince petrol fiyatları çakılacak!" Haber

Trump’tan İran’a gözdağı: "Limanı devre dışı bıraktık, savaş bitince petrol fiyatları çakılacak!"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına telefonla verdiği röportajda Orta Doğu'daki savaş ve petrol fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin İran'ın askeri gücünü imha ettiğine ilişkin açıklamalarını yineleyerek, "Çok iyi gidiyoruz. Anlaşma yapmak istiyorlar ama bence henüz anlaşmaya hazır değiller" dedi. İran'ın petrol ürünleri ihracatının yüzde 90'ına varan kısmı için bir deniz limanı işlevi gören stratejik Hark Adası'na yapılan saldırılara ilişkin olarak Trump, "Hark Adası devre dışı bırakıldı. Ancak borular hariç, borulara dokunmadım. Çünkü bildiğiniz üzere bunları kurup bir araya getirmek yıllar süren bir iş" diye konuştu. Adayı tekrar vurabileceklerini söyleyen Trump, "Onlara açık açık söyledim. Orayı mahvederim" ifadelerini kullandı. Trump, altyapıyı yeniden inşa etmenin uzun zaman aldığını bildikleri için adada petrolle ilgili her şeyin etrafında bilerek yaklaşık 90 metre kadar boşluk bıraktıklarını da ifade etti. Trump, "Tahran'da pek çok altyapı tesisini ayakta bıraktım. Çünkü bunları yok etseydim yeniden inşa edilmesi yıllar sürerdi. Elektrik santrallerini bir saat içinde devre dışı bırakabilirdim ve bu büyük bir travma olurdu. Bu yüzden bu tür şeylerden kaçınmaya çalışıyorum" dedi. Çatışmanın İran'ın yaptıkları için ödediği "küçük bir bedel" olduğunu söyleyen Trump, "Savaş biter bitmez petrol fiyatları taş gibi düşecek" dedi. Petrol fiyatlarının ne zaman düşeceğine ilişkin bir zaman çizelgesi vermesi istenen Trump, "Savaş biter bitmez. Bunun uzun süreceğini sanmıyorum" dedi. ABD'nin İran'a kara operasyonu düzenleme ihtimaline ilişkin soruya ise Trump, "Bunu söylemek istemiyorum" cevabını verdi. ABD Başkanı, bu konudaki düşüncesinin değişip değişmediği sorusuna ise, "Hayır değişmedi" yorumunda bulundu.

Netanyahu’dan İslam Dünyasına şok sözler: "Tüm Dünya için tehdit!" Haber

Netanyahu’dan İslam Dünyasına şok sözler: "Tüm Dünya için tehdit!"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran dini lideri Mücteba Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Eski zalimi ortadan kaldırdık. Yeni zalim ise halkın karşısına çıkamıyor" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’la savaşa ilişkin başından bu yana ilk basın toplantısını düzenledi. İran’ı İsrail’i ortadan kaldırmak amacıyla nükleer bomba geliştirmeye çalışmakla suçladığı açıklamalarında Netanyahu, "Ancak bunu başaramadılar. İsrail hükümetinin başı olarak, İran’ın bu kapasiteyi geliştirmesini geciktiren açık ve gizli operasyonlar yürüttüm. Ayrıca İran’a güçlü darbeler indirebilmek ve İsrail’e yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için askeri kabiliyetlerimizi ve siyasi kapasitelerimizi geliştirdik" dedi. "Şer eksenine karşı saldırılarımızı devam ettireceğiz" diyen Netanyahu, İsrail’in özellikle ülkenin kuzeyindeki vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla operasyonlarını sürdüreceğini söyledi. Netanyahu, "Hizbullah gücümüzü hissediyor ve İsrail’e karşı saldırganlıklarının bedelini ödeyecekler" dedi. "ESKİ ZALİMİ ORTADAN KALDIRDIK, YENİ ZALİM İSE HALKIN KARŞISINA ÇIKAMIYOR" İran’ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i uyardıklarını fakat uyarılara kulak verilmediğini söyleyen Netanyahu, "Hamaney, nükleer ve füze kabiliyetlerini yeniden inşa edecek bir operasyon yürüttü ve bunları yerin çok derinlerine gömüyorlardı. Eğer hızlı hareket etmeseydik, İran’ın ölüm sanayisi birkaç ay içinde herhangi bir saldırıya karşı bağışık hale gelecekti" dedi. Bu nedenle İran’ın nükleer silah edinmesi ve tüm dünyayı tehdit eden füzeler geliştirmesini engellemek amacıyla ABD ve İsrail’in birlikte çalıştığını söyleyen Netanyahu, İran dini lideri Mücteba Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Eski zalimi ortadan kaldırdık. Yeni zalim ise halkın karşısına çıkamıyor" dedi. İRAN HALKINA İKTİDARI DEVİRME ÇAĞRISI YAPTI Konuşmasında İran halkına seslenen Netanyahu, "Özgürlüğe doğru yolculuğunuza başlayacağınız an giderek yaklaşıyor. Yanınızdayız ve sizi destekleyeceğiz. Ancak günün sonunda karar size ait. Bu, sizin ellerinizde" dedi. "TRUMP İLE HER GÜN KONUŞUYORUZ" "Şahsi dostu" olarak bahsettiği ABD Başkanı Donald Trump ile benzeri görülmemiş bir ittifak kurduklarını söyleyen İsrail Başbakanı, "Her gün konuşuyoruz. Fikir alışverişi yapıyor, istişare ediyor, birlikte kararlar alıyoruz" dedi. Netanyahu, "Başkan Trump bana, aramızdaki ilişkilerin önceki başkanlarla hatta İsrail’deki önceki başbakanlarla olandan yüz kat daha güçlü olduğunu söyledi" ifadelerini kullandı. İran’da sokak gösterileri için gerekli koşulları oluşturmaya çalıştıklarını söyledi Basın toplantısında savaşta zaferin ölçüsünün İran’daki rejimin devrilmesi mi olduğu yönündeki bir soruya Netanyahu, "Rejime saldıracağız ve rejimin nükleer programını ve füze sistemlerini yok edeceğiz. Ulaşmamız gereken hedefler bunlar. Buna bir hedef daha ekledim. İran halkının bu iğrenç rejimden kurtulması için gerekli koşulları ve ortamı oluşturmak. Fakat az önce de söyledim, bu İran halkına bağlı. Bunun yapabilecek olan onlar. Onları bunu yapmaya zorlayamayız. Ancak dün yaptığımız ve bugün de yapmaya devam ettiğimiz gibi, hava saldırılarıyla uygun koşulları oluşturuyoruz. Bu yüzden onlara sokağa çıkma fırsatı veriyoruz. Amacımız bu" dedi. "SÜRPRİZLER OLACAK" Netanyahu, "Bence sürprizler olacak. Bu basın toplantısında belli ölçüde savaşın ketumluğunu muhafaza etmem gerekiyor. Ancak sizinle paylaşabileceğim şey, beklediğimizden çok daha fazla üstünlüğe sahip olduğumuz ve tüm hedeflere ulaşacağımızdır" şeklinde konuştu. Bence sürprizler olacak. Bu basın toplantısında belli ölçüde savaşın belirsizliğini korumam gerekiyor. Ancak sizinle paylaşabileceğim şey şu: beklediğimizden çok daha fazla üstünlüğe sahibiz ve tüm hedeflerimize ulaşacağız." Daha önce yaptığı Hizbullah’ın 20 yıl geriye atıldığına ilişkin ifadeleri sorulan Netanyahu, "O zamanlar Tel Aviv’deki gökdelenlerin yıkılmasından, şehirlerin yerle bir edilmesinden ve on binlerce kişinin ölmesinden söz ediliyordu. Bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Çünkü onlara güçlü bir şekilde saldırdık. Bu, onların kabiliyetlerini yüzde yüz imha ettiğimiz anlamına gelmez" dedi. "SİZE ORTA DOĞU’NUN TAMAMINI DEĞİŞTİRECEĞİMİZE DAİR SÖZ VERMİŞTİM" Netanyahu, "Size hem düşmanlar hem de dostlar açısından Orta Doğu’nun tamamını değiştireceğimize dair söz vermiştim. İsrail, her zamankinden güçlü olacak. Bunu hem komşularımız, hem düşmanlarımız hem de dostlarımız görüyor ve bu gerçeği kabul ediyor" şeklinde konuştu. İRAN’DAKİ MUHALİF GRUPLARIN SİLAHLANDIRILMASI SEÇENEĞİNİ REDDETMEDİ İsrail Başbakanı Netanyahu, "İsrail, İran'daki muhalif grupları silahlandırmak için çalışıyor mu?" sorusuna, "Bunu reddetmiyorum. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki, İran halkının çabaları olmadan rejim devrilemez ve biz de bunu onlara bildirdik. Yardımın yolda olduğunu da onlara söyledik" şeklinde cevap verdi. Netanyahu, "Eğer rejim düşmezse çok daha zayıf olacaktır. Ama düşerse, sorun çözülmüş olur" dedi. "KRALLIĞA VE MESİH’İN GELİŞİNE ULAŞACAĞIMIZA İNANIYORUM" İsrail’in geçmişte olduğundan çok daha güçlü ve büyük olduğunu söyleyen Netanyahu, "Krallığa ulaşacağımıza ve Mesih’in gelişine ulaşacağımıza inanıyorum. Fakat bu, önümüzdeki Perşembe gerçekleşecek bir şey değil. Ulusların yaşamı her zaman kırılgan ve tehditlerle çevrilidir. Hayatta kalmamız ve dayanıklılığımız, varlığımızı güçlendirmek için kurduğumuz ittifakların neticesidir" şeklinde konuştu. İsrailli lider, "Bir savaştan diğerine ilerliyoruz. Devletin kuruluşundan bu yana ve şimdi de bu operasyonla birlikte İsrail, her zamankinden daha güçlü hale geldi" dedi. "HİZBULLAH AĞIR BEDEL ÖDEYECEK" Lübnan topraklarındaki operasyonlara ilişkin bir soruya Netanyahu, "Lübnan hükümetine ateşle oynadıklarını söyledik. Eğer Hizbullah'ı silahsızlandırılmazlar ve faaliyet göstermesine izin verirlerse, bu kendi kaderlerini kendi elleriyle yazdıkları anlamına gelir. Bunu siz yapmazsanız biz yapacağız. Bunu nasıl yapacağız? Karadan mı başka yollardan mı, bunun ayrıntısına girmeyeceğim. Ancak size söz veriyorum, Hizbullah ağır bir bedel ödeyecek" dedi. Netanyahu, "Lübnan hükümetinden bu konuda inisiyatif almasını ve gerekli adımı atmasını istiyorum. Eğer bunu yapmazlarsa, bize başka seçenek bırakmayacaklar" şeklinde konuştu. "DÜŞMANLARIMIZI TEKRAR TEKRAR VURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ" İran’da bir terör rejimi olduğunu ve bunun varlığını sürdürmesini engellemeye çalıştıklarını savunan Netanyahu, "Bunu yapıyoruz çünkü, yaşam gücüyle doluyuz. İsrail halkı olarak yok edilemeyeceğimize ve ortadan kaldırılamayacağımıza dair arzuya, yeteneğe ve inanca sahibiz. Toprağımıza bağlı kalma ve kendimizi yenileme kabiliyetine sahibiz. Düşmanlarımızın peşine düşer ve gerekirse onları defalarca vururuz" dedi. Netanyahu, "Hem Sünni hem de Şii aşırı İslam, tüm dünya için tehdittir. Bu durumun kendi kendine çözüleceğini söyleyemeyiz. Düşmanlarımızı tekrar tekrar vurmayı sürdüreceğiz" dedi.

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi Haber

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yayımladığı mesajda ABD’nin desteğini "insani müdahale" olarak nitelendirdi. İran halkına seslenen Pehlevi, "Bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı. Pehlevi, sosyal medya üzerinden paylaştığı video mesajında, İran halkına ve güvenlik güçlerine çağrıda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran halkına vaat ettiği yardımın ulaştığını belirten Pehlevi, "Bu bir insani müdahaledir. Hedefi İran halkı ve ülkesi değil, İslam Cumhuriyeti ile onun baskı ve şiddet mekanizmasıdır. Ancak bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Bu son mücadeleyi tamamlayacak olan İran milletidir. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. "Halkın yanında yer alın" İran’daki askeri ve emniyet güçlerine seslenen Pehlevi, "Siz, İran’ı ve İran milletini korumaya yemin ettiniz, İslam Cumhuriyeti’ni ve onun yöneticilerini değil. Sorumluluğunuz halkı savunmaktır. Baskı ve suçla ülkeyi rehin alan bir rejimi korumak değil. Millete katılın ve düzenli, güvenli bir geçiş sürecine katkı sağlayın. Aksi takdirde, Hamaney ve rejimiyle birlikte aynı çöküşün içine sürükleneceksiniz" dedi. Trump’a siviller için "azami hassasiyet" çağrısı Trump’a da çağrıda bulunan Pehlevi, İran halkının yaklaşık 2 ay boyunca baskılara rağmen direndiğini söyleyerek, "Sizden, sivillerin ve vatandaşlarımın can güvenliğini korumak için en üst düzeyde hassasiyet göstermenizi istiyorum. İran halkı, sizin ve özgür dünyanın doğal müttefikidir. Modern İran tarihinin en zorlu dönemlerinden birinde verilecek desteği asla unutmayacaktır" şeklinde konuştu. "İran’ı yeniden inşa edeceğiz" Pehlevi İran halkına seslenerek, "Bu kritik saatlerde ve günlerde, her zamankinden daha kararlı bir şekilde İran’ı yeniden kazanma hedefimize odaklanmalıyız. Şimdilik evlerinizde kalın, sakinliğinizi ve güvenliğinizi koruyun. Doğru zamanı size açık ve net şekilde bildireceğim. O an geldiğinde son adım için hazırlıklı olun. Mesajlarımı sosyal medya ve uydu kanalları üzerinden takip edin. İnternet ya da uydu yayınlarında bir kesinti yaşanırsa, sizinle radyo aracılığıyla iletişim kuracağım. Nihai zafere hiç olmadığı kadar yakınız. En kısa sürede aranızda olmak, birlikte İran’ı yeniden inşa etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. İran’da 1979 yılındaki İslam Devrimi sırasında tahttan indirilen Şah'ın oğlu Pehlevi, ABD'deki sürgünde muhalefet grubuna liderlik ediyor. Pehlevi, İran’da rejim değişikliği olması halinde "geçiş dönemi" lideri olarak göreve almak için girişimlerde bulunurken, Trump, henüz Pehlevi’ye destek vermiyor.

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti! Haber

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK SALDIRILARINDAN BİR TANESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP'yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP'ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ VAR OLDUKÇA DA KİMSE CUMHURİYET'E, KAZANIMLARINA, DEĞERLERİNE EL UZATAMAYACAK" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet'ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet'e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE İTTİFAKI, İÇİNDE TÜRKİYE'NİN BÜTÜN DEMOKRATLARINI BARINDIRIR" CHP'nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu'nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı'na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye'nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu'yu ve Trakya'yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL GÜNLERE OMUZ OMUZA, KOL KOLA YÜRÜMEYE KARARLIYIZ" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk'ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye'nin yüzde 90, 95'i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye'yiz ve Türkiye'yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "FİLİSTİN İÇİN VERİLEN MÜCADELEYE HEM DİPLOMATİK DESTEĞİ HEM DE İNSANİ DESTEĞİ VERMİŞ OLAN BİR ÜLKEYİZ" Türkiye olarak 1970'lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika'nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze'ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum' dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika'dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."

Grönland’dan Trump’ın hastane gemi teklifine ret Haber

Grönland’dan Trump’ın hastane gemi teklifine ret

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland'a bir hastane gemisi göndermeye yönelik açıklamasına cevap verdi. Nielsen, Trump’ın hastane gemi gönderme fikrini reddederek, "Başkan Trump'ın Grönland'a bir ABD hastane gemisi gönderme fikri not edildi. Ancak bizde vatandaşlara ücretsiz tedavi sunan bir kamu sağlık sistemi var. Bu bilinçli bir tercihtir" dedi. Grönland'ın ABD ile de diyalog ve işbirliğine açık olduğunu aktaran Nielsen, Trump’ın söz konusu açıklamasına da tepki göstererek, "Ancak sosyal medyada rastgele çıkışlar yapmak yerine bizimle konuşun" dedi. "GRÖNLAND'A BÜYÜK BİR HASTANE GEMİSİ GÖNDERECEĞİZ" Trump, daha önce satın almak istediğini söylediği Danimarka toprağı Grönland'a bir hastane gemisi göndermek için Louisiana Valisi Jeff Landry ile birlikte çalıştığını söylemişti. Kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'dan açıklama yapan Trump, "Harika Louisiana Valisi Jeff Landry ile birlikte hasta olan ve orada bakımı yapılmayan birçok insanla ilgilenmek üzere Grönland'a büyük bir hastane gemisi göndereceğiz. Yolda" ifadelerini kullanmıştı. Beyaz Saray ve Louisiana Valisi Landry'nin Ofisi, geminin Danimarka ya da Grönland tarafından talep edilip edilmediği ve yardıma ihtiyaç duyan hasta kişilerin kimler olduğu konusundaki sorulara yanıt vermedi. TRUMP'IN ARKTİK VE GRÖNLAND ISRARI ABD Başkanı Donald Trump, Arktik'in ABD için askeri ve stratejik önemini sık sık vurgulamış, Kuzey Kutup Bölgesi'nin ABD ulusal güvenliği açısından kritik olduğunu savunmuştu. Arktik'teki petrol, doğal gaz ve minerallerin ABD ekonomisi ve enerji bağımsızlığı için önemine dikkat çeken Trump, ülkesinin çıkarlarını güvence altına alma isteğinin bir parçası olarak Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ı satın almak isteğini dile getirmişti. Danimarka ve Avrupalı liderler bu fikre sert tepki göstermiş, adanın satılık olmadığını belirtmişlerdi. Trump ise, bu fikre karşı çıkan Avrupa devletlerine gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu.

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi Haber

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın ulusal acil durumlar için öngörülen bir yasaya dayanarak uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük tarifelerini iptal etti. Küresel ekonomi açısından büyük neticeleri olacak karar, Trump yönetiminin birçok ülkeyle uzun müzakereler sonucu inşa ettiği yeni ticari ilişkiler ağı ve Trump’ın gümrük vergilerinden kaçınmak isteyen büyük firmaları ABD’ye yatırım yapmaya zorlama planlarına darbe indirdi. Yüksek Mahkeme, 6’ya karşı 3 oyla kabul ettiği kararla, Trump’ın 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’nı gümrük tarifeleri uygulamak için kullanmasının yetki aşımı olduğuna hükmeden alt mahkeme kararını onadı. "BU ÖLÇEKTE VE KAPSAMDA TARİFELERİN SÖZÜ BİLE EDİLEMEYECEĞİNİ BELİRTMEK GEREKİR" Hakim John Roberts, kararda Trump’ın gümrük tarifelerine hukuki meşruiyet sağladığını ileri sürdüğü yasa metninden alıntı yaparak, yasanın başkana tanıdığı "ithalatı düzenleme" yetkisinin gümrük tarifeleri koyma yetkisi sağlamadığını ifade etti. Roberts, "Yasanın yarım asırlık yürürlük süresi boyunca hiçbir başkan, bu yasaya dayanarak herhangi bir gümrük tarifesi uygulamamıştır. Bunun da ötesinde, bu ölçekte ve kapsamda tarifelerin sözü bile edilemeyeceğini belirtmek gerekir" diye yazdı. Roberts, uygulamanın tarihte emsalinin bulunmayışı ile "başkanın iddia ettiği geniş yetkiler birlikte düşünüldüğünde, söz konusu tarifelerin Trump’ın yetkilerini aştığını gösterdiğini" savundu. Yüksek Mahkeme kararı, ABD’nin tarifeler nedeniyle elde ettiği aylık yaklaşık 30 milyar dolar olduğu tahmin edilen ilave gelirin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir bahis içermedi. TRUMP: "KARAR UTANÇ VERİCİ" ABD Başkanı Donald Trump, mahkemenin kararını Beyaz Saray’da eyalet valilerine hitap ettiği bir konuşma sırasında kendisine uzatılan bir not ile öğrendi. ABD basınında yer alan haberlere göre notun ardından öfkelenen Trump, kararın "utanç verici" olduğunu söyledi. DEMOKRATLAR MEMNUN OLDU Yüksek Mahkeme kararı, Demokrat Partili siyasetçiler ve iş dünyasından çeşitli sektör grupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Cumhuriyetçi Parti siyasetçileri ise "skandal" nitelikteki kararın ABD'nin haksız ticaretle mücadelesine zarar verdiğini söyledi. Kararın ardından tarifeler konusundaki belirsizlik nedeniyle baskı altında olan ABD borsa endeksleri, iki haftadan uzun bir sürenin en güçlü yükselişini kaydetti. Kararla birlikte ABD doları değer kaybetti ve hazine tahvillerinin getirileri ise sınırlı ölçüde yükseldi. "GÜMRÜK TARİFELERİ OLMASAYDI HERKES İFLAS EDERDİ. TÜM ÜLKE İFLAS EDERDİ" Trump, dün konuya ilişkin olarak yaptığı bir açıklamada, "Gümrük tarifeleri olmasaydı herkes iflas ederdi. Tüm ülke iflas ederdi" ifadelerini kullanmıştı. Gümrük vergilerinin Amerikan ekonomisini koruduğunu ifade eden Trump, "Bunu yapma hakkına sahibim. Ulusal güvenlik gerekçesiyle gümrük tarifeleri uygulamaya hakkım var" demişti. Donald Trump’ın dünyanın en büyük tüketicisi ABD’nin ithal ettiği ürünlere getirdiği tarifeler, ABD ile güçlü ticari ilişkileri olan ülkelere karşı bir dış politika aracı olarak kullanılmıştı. ABD Başkanı Trump’ın ikinci döneminde göreve başlamasının ardından başlayan küresel ticaret savaşının merkezinde yer alan tarifeler, ABD ile geleneksel müttefiklerinin arasını açmış, finansal piyasaları etkilemiş ve küresel ölçekte belirsizliğe yol açmıştı. Tarife politikalarından övgüyle söz eden Trump, bu sayede otomotiv endüstrisinin ABD’ye geri döndüğünü, fabrikaların ABD’ye taşındığını ve tarifeler sayesinde ülkeye 18 trilyon dolardan fazla yatırımın garanti altına alındığını söylemişti. TRUMP, KONGRE ONAYI ARAMAMIŞTI ABD Anayasası, vergi ve gümrük tarifeleri koyma yetkisini başkana değil ABD Kongresi’ne veriyor. Başkan Trump, gümrük tarifelerini uygulamaya koyarken Kongre onayı aramamış ve başkana acil durumlarda ticareti düzenleme yetkisi tanıyan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na başvurmuştu. Beyaz Saray, Yüksek Mahkemenin tarifeleri iptal etmesi halinde Başkan’ın tarife uygulamak için alternatif yetkilere başvuracağını duyurmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.