SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tübi̇tak

Söz Bursa - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

GUHEM’de HÜRKUŞ rüzgarı: Efsane Pilot Murat Özpala tecrübelerini paylaştı Haber

GUHEM’de HÜRKUŞ rüzgarı: Efsane Pilot Murat Özpala tecrübelerini paylaştı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kente kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) iş birliğiyle düzenlenen söyleşide, HÜRKUŞ Uçakları Baş Uçuş Test Pilotluğu Şefi Murat Özpala, mesleki deneyimlerini ve havacılığın kalbine uzanan yolculuğunu katılımcılarla paylaştı. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen söyleşide Özpala; uçuş test süreçleri, kokpit içinde alınan kritik kararlar ve test pilotlarının taşıdığı büyük sorumluluklara dair önemli bilgiler aktardı. “GUHEM, Bir Hayalin Somut Karşılığı” GUHEM’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Murat Özpala, merkeze ilk kez geldiğini ve bu kadar geç kaldığı için hayıflandığını dile getirdi. Özpala, “Buraya herkesin gelmesi lazım. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir merkez. 2012 yılında Kanada’da International Test Pilot School’da eğitim aldım. Eğitim sürecimde NASA tesislerinden Smithsonian Havacılık ve Uzay Müzesi’ne kadar dünyanın önde gelen merkezlerini gezme fırsatı buldum. O müzelerde hep şunu düşünürdüm: ‘Acaba Türkiye’de de çocuklarımız böyle imkânlara sahip olur mu?’ Bugün GUHEM’de olmak, o hayalin somut bir karşılığını görmek gibi oldu. Burası genç, dinamik ve işine gönül vermiş bir ekip tarafından yönetilen, gerçekten ilham verici bir merkez. Bu merkezin hayata geçmesini sağlayan herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO’nun Böyle Bir Merkezi Hayata Geçirmesi Çok Kıymetli” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen etkinliğe İstanbul’dan katılan öğretmenlerden Meryem Kara, havacılığa olan ilgisinin kendisini GUHEM’e getirdiğini söyledi. Kara, “Açıkçası buraya gelirken etkinliğin neden Bursa’da yapıldığı ya da bizi tam olarak nelerin beklediği konusunda çok net bir fikrimiz yoktu. Ancak merkezin kapısından içeri adım attığımız anda havacılık atmosferini solumaya başladık. Özellikle girişte, uçak burnunu temsil edecek şekilde tasarlanmış figür beni çok etkiledi. Murat Hoca’nın sunumuna katılmak için asansörle yukarı çıktık. Asansörün içi, hayatımda belki de hiç bulunamayacağım bir ortamı simüle ediyordu. Bir uzay istasyonu içerisindeymişsiniz hissini birebir yaşatıyordu. BTSO’nun böyle bir merkezi hayata geçirmesi gerçekten çok kıymetli. Buranın herkes tarafından gelip görülmesi, deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Merkezde, simülatörlerden uzayla ilgili etkinliklere kadar her detayı düşünülmüş, çok kapsamlı bir ortam oluşturulmuş. Aklı havada olan herkesin mutlaka gelip görmesi, deneyimlemesi ve bu tür çalışmaların çoğaltılması gerektiğinin bilincinde olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Unutulmaz Bir Deneyim Yaşadık” Etkinliğe Ankara’dan katılan öğrencilerden Birci Öner, GUHEM’in kendisi için son derece eğlenceli ve öğretici bir merkez olduğunu belirterek, “Ay yürüyüşü simülatörü ve HÜRKUŞ uçağıyla yapılan uçuş deneyimi benim için unutulmazdı. Gerçekten çok keyif aldım.” dedi. İstanbul’dan Bursa’ya GUHEM’i görmek için gelen öğrencilerden Meryem Hafsa Reşat ise, “Simülatörleri inanılmaz derecede seviyorum. Uçaklara olan ilgim buraya geldikten sonra daha da arttı. Hatta buraya daha sık gelebilmek için Bursa’da yaşamak isterim.” diye konuştu.

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su! Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ; projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. NİHAİ HEDEF: BİLİM, PROJE VE AR-GE ODAKLI BİR YAPI OLUŞTURMAK Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun "seçkinler liginde" üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz; nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz; “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. EN FAZLA PROJE DESTEĞİ ALAN 9 ÜNİVERSİTE ARASINDA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.

Uzayın merkezi Bursa oldu: GUHEM 2025 yılında 1 milyon ziyaretçiyi ağırladı! Haber

Uzayın merkezi Bursa oldu: GUHEM 2025 yılında 1 milyon ziyaretçiyi ağırladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kurulan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), 2025 yılında da Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı en kapsamlı eğitim merkezi olma özelliğini pekiştirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle birlikte GUHEM, yıl boyunca 1 milyona yakın ziyaretçiyi bilimle buluşturdu. Alanında Avrupa’da en büyük dünyada ise ilk 5 merkez arasında bulunan GUHEM; interaktif deney düzenekleri, profesyonel simülatörler, bilim iletişimcileri eşliğinde atölyeler, bilim gösterileri, söyleşiler, bilim kafe etkinlikleri ve aile katılımlı organizasyonlarla dopdolu bir yılı geride bırakıldı. Eğitim programları kapsamında okul öncesinden liseye kadar on binlerce öğrenci, Havacılık, Uzay Teknolojileri ve Astronomi başlıklarında uygulamalı eğitimlere katıldı. Türkiye’nin Her Köşesinden GUHEM’e Bilim Yolculuğu 2025 yılı boyunca Bursa başta olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Balıkesir, Mersin, Tekirdağ ve Şanlıurfa’nın da aralarında bulunduğu birçok ilden gelen 6 bine yakın okul grubu, GUHEM’de bilimle buluştu. Azerbaycan, Rusya, Hollanda ve Nijerya gibi ülkelerle yürütülen projeler kapsamında uluslararası öğrenciler de GUHEM’in eğitim programlarına katıldı. Bursa’daki meslek liseleri, fen liseleri ve köy okullarına yönelik projeler kapsamında 80’den fazla okulda 500’ün üzerinde eğitim gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından astronomlar eşliğinde teleskoplarla güneş ve gece gözlemleri yapıldı. Öğrencilere gök atlasları ve popüler bilim yayınları hediye edilerek bilimsel merakın kalıcı hale getirilmesi hedeflendi. Öğretmenlerden Akademiye Uzanan Etki GUHEM Öğretmen Ağı, farklı branşlardan öğretmenleri aynı gökyüzü altında buluşturarak 10 bini aşkın üyeye ulaştı. 2025 yılında 174 çevrim içi ve yüz yüze eğitim ile binlerce öğretmenin uzay ve astronomi alanındaki bilgi ve deneyimleri desteklendi. Ayrıca IAU Office of Astronomy for Education tarafından fonlanan öğretmen eğitim programlarıyla ortaokul müfredatına yönelik çalışmalar yürütüldü. Dünya Uzay Haftasının Koordinatörü GUHEM Dünya Uzay Haftası’nın Türkiye Ulusal Koordinatörü olan GUHEM öncülüğünde, ilkokuldan üniversiteye kadar geniş bir katılımla ülke genelinde 5 binden fazla etkinlik hayata geçirildi. International Astronautical Federation (IAF) üyesi olan GUHEM, 76. Uluslararası Astronotik Kongresi (IAC) kapsamında kabul edilen akademik çalışmaları ve NASA, CNES, Bahrain Space Agency gibi kurumların yer aldığı çok uluslu projelerdeki katkılarıyla uluslararası alandaki etkinliğini artırdı. TEKNOFEST, Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Bilimfest, Türkiye İnovasyon Haftası ve Türkiye E-Ticaret Haftası gibi birçok organizasyonda kurulan uzay ve havacılık temalı deneyim alanlarıyla GUHEM, bilimi toplumun her kesimine taşımaya devam etti. Tam Ay Tutulması ve En Uzun Gece gibi özel günlerde ise ulusal ve uluslararası paydaşlarla ortak gözlem ve etkinlikler düzenlendi. Astronotlar, Markalaşan Etkinlikler ve Erişilebilirlik Türkiye’nin astronotları Alper Gezeravcı, Tuva Cihangir Atasever ve Gökhan Erdem, yıl boyunca GUHEM’de öğrenciler ve ailelerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Perseid Meteor Yağmuru Etkinliği, Nocturne: Gece Gece, İnteraktif Bilim Tiyatrosu, sinema geceleri ve rol-play etkinlikleri GUHEM’in markalaşan organizasyonları arasında yer aldı. Engelsiz mimari düzenlemeler, görsel ve işitsel destek sistemleri ile kapsayıcı rehberlik hizmetleri sayesinde GUHEM, Erişilebilir Merkez Unvanı alarak bilimi herkes için ulaşılabilir kıldığını bir kez daha ortaya koydu. “Her Yaştan Ziyaretçinin Merakla Takip Ettiği Bir Merkez” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM’in Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine hizmet eden stratejik bir vizyon projesi olduğunu belirterek, “GUHEM’i hayata geçirirken ortaya koyduğumuz temel vizyon; çocuklarımızı ve gençlerimizi hızla değişen dünyanın ve geleceğin mesleklerine hazırlamaktı. Uzay ve havacılık gibi yüksek katma değerli alanlarda erken yaşta farkındalık oluşturmak, merak duygusunu kalıcı bir öğrenme kültürüne dönüştürmek ve nitelikli insan kaynağının temellerini atmak, GUHEM’in en önemli misyonu. GUHEM, 2025 yılında her yaştan katılımcının merakla takip ettiği bir merkez oldu. 1 milyona yakın ziyaretçiyi GUHEM’de ağırlamamız, bu vizyonun toplumun her kesiminde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.” dedi. “Bursa’yı Güçlü Bir Çekim Merkezi Haline Getirdi” Bursa’nın dönüşüm sürecinde bilimin ve teknolojinin merkezi bir rol üstlendiğine dikkat çeken İbrahim Burkay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa, üretim gücünü bilgi, teknoloji ve inovasyonla bütünleştiren bir şehir vizyonuyla yoluna devam ediyor. GUHEM, bu dönüşüm vizyonunun en somut ve en stratejik adımlarından biri. Yerelden ulusala, ulusaldan küresele uzanan etki alanıyla GUHEM; Bursa’yı uzay, havacılık ve bilim eğitiminde güçlü bir çekim merkezi haline getirdi. Bursa’mızın ve ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Yeni yılda da herkesi GUHEM’in sunduğu uzay, havacılık ve bilim yolculuğuna bekliyoruz.”

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı Haber

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), teknoloji ve inovasyon odaklı vizyonuna bir yenisini ekleyerek, ileri yapı malzemeleri alanında sektöre yön verecek olan “3B Yazdırılabilir Beton Laboratuvarı”nın açılışını gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani koordinatörlüğünde hizmet verecek olan laboratuvarın açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Vekili Emrah Mutlu, İMO Bursa Şubesi Başkanı Atilla Erdem ile çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi desteğiyle hayata geçirilen laboratuvar, sürdürülebilir ve inovatif yapı çözümleri üzerine nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapacak. "PROJE VE YAYIN KÜLTÜRÜNÜ DESTEKLİYORUZ" Açılışta konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi ve İnşaat Mühendisliği bölümünün üniversitenin en dinamik birimleri arasında yer aldığını hatırlattı. BAP birimi aracılığıyla öz kaynaklarını bilimsel araştırmalar için en etkin şekilde kullandıklarını belirten Rektör Yılmaz, proje ve yayın kültürü güçlü olan akademisyenlerin bu fonlardan öncelikli olarak yararlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ali Mardani’nin bilimsel başarısı ve yayın taahhüdü ile bu desteği hak ettiğini dile getiren Yılmaz, üniversite içindeki fonların yanı sıra dış fonların kullanımının da akademik derinlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek laboratuvarın hayırlı olmasını diledi. BURSA, BİLİMLE BÜYÜYECEK Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise modern üretim anlayışında makinelerden ziyade akıl, yazılım, tasarım ve inovasyonun ön planda olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak bilime olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Gazioğlu, üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür fonlamaların ve iş birliklerinin arkasında durmaya kararlı olduklarını belirtti. Bursa’nın ancak bu tür yüksek teknolojili projelerle gerçek anlamda gelişebileceğini söyleyen Gazioğlu, yerel yönetim olarak bilimsel gelişimin her aşamasında destek vermeye hazır olduklarını yineledi. BİLİM VE BURSA’NIN GÜCÜ BÜYÜK İŞLERE KAPI ARALIYOR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetim olarak teknoloji, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini söyledi. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin Bursa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Taban, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu yazıcı çıktılarını ve kent mobilyalarını son derece kıymetli bulduğunu belirtti. Bilimin sanayi şehri Bursa’nın güçleriyle birleşmesinin büyük işlere kapı aralayacağını ifade eden Taban, bu inovatif girişimin gelecekteki daha büyük projelerin sembolik bir başlangıcı olduğunu vurguladı. “BİLİMİN IŞIĞINDA YENİ PROTOKOLLERE HAZIRIZ” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in bir deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yeni nesil inşaat teknolojilerine duyulan ihtiyacın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversite ile iş birliği içerisinde yürütülen protokollerin önemine değinen Deviren, ilçenin sadece sanayi değil, aynı zamanda tarım ve turizm kimliğiyle de bilimin ışığında gelişmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite-kent buluşmasının bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirten Deviren, akademik bilginin saha uygulamalarındaki rehberliğine her zaman ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. “YAPI SEKTÖRÜNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIYORUZ” Laboratuvarın vizyonunu paylaşan Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, merkezin ekonomik ve ekolojik yaklaşımlarla 3 boyutlu yazdırılabilir yüzey sistemleri üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Mardani, çalışma alanlarının sadece beton basmakla sınırlı olmadığını; kent mobilyalarından yapay resiflere, hava kalitesini iyileştiren fotokatalitik yüzeylerden geçirgen malzemelere kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge yürüteceklerini ifade etti. Sanayi ortaklı projelerin hâlihazırda TÜBİTAK sürecinde olduğunu müjdeleyen Mardani, Jet Robotik, Cihan Grup ve Kalekim-Lyksor Kimya gibi paydaşların desteğiyle bilimsel bilginin ticarileşerek toplumsal faydaya dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç : “Türkiye’nin ve Bursa’nın geleceği gençlerde” Haber

Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç : “Türkiye’nin ve Bursa’nın geleceği gençlerde”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmeleri yapıldı. Komisyon toplantısı, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında gerçekleşirken, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da bir sunum yaptı. Toplantıda söz alan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, gençliğe yönelik projeler ve Bursa’ya yapılan yatırımlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.Toplantının başında askerî nakliye uçağının düşmesi sonucu şehit olan 20 kahramanımız için başsağlığı dileyen Kılıç, “Ruhları şad, makamları ali olsun” ifadelerini kullandı. “Bakanlığın bütçesi bir gençlik hikâyesidir” Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinin bir vizyonu temsil ettiğini belirterek, “Bu bütçeyle bir vizyonu, bir ideali ve bir gençlik hikâyesini konuşuyoruz. Her kalemde bir öğrencinin umudu, bir milletin geleceği var” dedi. 2002 yılında AK Parti’nin “Önce İnsan” anlayışıyla yola çıktığını hatırlatan Kılıç, “Bugün Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gençlere sadece imkân değil, istikamet kazandırma noktasında da büyük bir gayretimiz var. O istikametin adı; fırsat eşitliği, millî bilinçle medeniyet tasavvuruyla güçlenmiş bir gençliktir” diye konuştu. “Gençlik merkezlerinden 4,7 milyon genç yararlandı” Gençlik merkezlerinin son 20 yılda büyük bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kılıç, “2002’de sadece 9 olan gençlik merkezi sayımız bugün 559’a ulaştı. Bu merkezlerle yaklaşık 4 milyon 722 bin gencimize ulaşıyoruz. Bu merkezler sadece dört duvardan ibaret değil; burada gençlerimiz kod yazıyor, gönüllülük projeleri yürütüyor, kültürle ve değerleriyle buluşuyor. Bir yanda Deneyap atölyelerinde teknoloji üreten diğer yanda da Çanakkale ruhunu yeniden yaşayan gönüllü gençlerimiz var. Her bir gençlik merkezimiz ülkemizin fikrî, ahlaki ve bilimsel temellerini hedef alan birer mekteptir, bu noktada da çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullandı. Gençlik kamplarının da önemli bir eğitim alanı haline geldiğini belirten Kılıç, “2005’te 5 olan kamp sayısı bugün 43’e ulaştı. Her yıl 300 binden fazla gencimiz bu kamplarda dayanışmayı, üretmeyi ve liderliği öğreniyor. Bir yanda doğa kamplarında çevre bilinci kazanıyorlar, bir yanda kültür kamplarında da tarihe kök salıyorlar” dedi. “Üreten ve düşünen gençlik” Gençlik politikalarının merkezine aktif katılımı koyduklarını ifade eden Ak Parti Bursa Milletvekili Kılıç, “Artık apolitik değil, her konuya dair fikri olan, partizan olmayan, düşünen ve sorgulayan bir gençlik var. Gençlerimize inanıyoruz, güveniyoruz. Onlar geleceğin Türkiye’sini inşa edecekler.” şeklinde konuştu. Muhalefetin genç işsizlik eleştirilerine de yanıt veren Kılıç, “AK Parti iktidarı tarihimizin en kapsamlı genç istihdam politikalarını uygulamıştır. Mesleki eğitim merkezleri, teknoparklar, genç girişimci destekleri, dijital beceri atölyeleri ve işbaşı eğitim programlarıyla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz” dedi. 2002’de 10 olan teknopark sayısının bugün 100’ü aştığını hatırlatan Kılıç, KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları ve Gençlik ve Spor Bakanlığı destekleriyle on binlerce gencin kendi işini kurduğunu söyledi. “Bursa, Türkiye’nin yükselen spor kentidir” Seçim bölgesi Bursa’daki yatırımlara da değinen Ahmet Kılıç, kentin spor altyapısında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirtti: “Bursa sadece tarih ve sanayi kenti değil, aynı zamanda Türkiye’nin yükselen bir spor kentidir. Nüfusa oranla en fazla sporcuya sahip ilimiz Bursa’dır. Bakanlığımızın desteğiyle Bursa'da adeta bir spor altyapısı devrimi yaşanmıştır. Her ilçemizde modern spor salonları, atletizm pistleri, yüzme havuzları, gençlik merkezleri ve açık spor alanları bir bir hayata geçirilmiştir. Bu tesisler yalnızca profesyonel sporcular için değil, çocuklarımız için, gençlerimiz için, kadınlarımız ve tüm hemşerilerimiz için spora erişimin kapılarını ardına kadar açmıştır.” Bursaspor’a verilen destekten dolayı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a teşekkür eden Kılıç, bu desteğin artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Sözlerini “Bursa’nın da Türkiye’nin de geleceği gençlerde, gençlerin gücü de tüm toplumumuzdadır.” ifadeleriyle tamamlayan Kılıç, 2026 yılı bütçesinin hayırlı olmasını dileyerek, “Şehrimize yapılan yatırımlar için başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Gençlik ve Spor Bakanlığı bürokratlarına teşekkür ediyorum” dedi.

Uzay ve Havacılığın derinliklerini GUHEM’de keşfediyorlar Haber

Uzay ve Havacılığın derinliklerini GUHEM’de keşfediyorlar

Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), çocuklara uzay ve havacılık alanında keşif dolu bir deneyim sunuyor. Milli Uzay Programı’nın ‘uzay farkındalığı oluşturma’ hedeflerinde en önemli rolü üstlenen GUHEM, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırlamayı sürdürüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle hayata geçirilen GUHEM, ziyaretçilerine 154 interaktif düzenek ile Ay’da yürüme, uçak simülatöründe pilotluk yapma gibi uygulamalarla hem eğlenceli hem de öğretici bir ortam sağlıyor. Bilim iletişimcileri eşliğinde düzenlenen atölyelerde, ziyaretçiler, roket teknolojileri, uydular, Güneş Sistemi, ötegezegenler ve göktaşları gibi konularda önemli bilgiler ediniyor. Alanında Avrupa’nın en büyük merkezi olan GUHEM’i, Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce öğrenci ve öğretmen ziyaret etmeyi sürdürüyor. 2023 yılından itibaren “Dünya Uzay Haftası Ulusal Koordinatörlük” görevini yürüten merkez, etkinliklerle gençleri, bilim insanlarını ve toplumu geleceğin uzay çalışmalarına daha da yakınlaştırmayı hedefliyor. “Öğrencilerimiz GUHEM’i Çok Seviyor” Bandırma’dan Bursa’ya gelen ve öğrencileriyle birlikte GUHEM’i ziyaret eden Okul Müdürü Melih Ustaoğlu, “Bugün ortaokul ve lise öğrencilerimizle birlikte burada çok güzel bir gün geçirdik. Daha önce de farklı öğrenci gruplarımızla burayı ziyaret etmiştik. Fırsat buldukça buraya gelmeye devam edeceğiz. Çünkü öğrencilerimiz GUHEM’i çok seviyor ve büyük bir ilgiyle takip ediyor. Programımız belli olur olmaz çocuklar heyecanla bugünü bekledi. GUHEM, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise beşinci büyük merkezi konumunda. Çocuklarımız için harika bir deneyim oldu. Bu ziyaret sayesinde uzaya ve pilotluğa olan ilgilerinin arttığını, hatta bu alanda ilerlemek isteyen öğrencilerimizin olduğunu görmek bizi çok mutlu etti.” dedi. “Burada Devasa Uzay Araçları Var” GUHEM ziyaretine İnegöl’den gelen Gözdenur Can da, “Öğrencilerimiz GUHEM’e geldikleri için çok mutlu oldular. Biz de onlar kadar heyecanlı ve mutluyuz. GUHEM’i çok merak ediyorduk, bizim için de güzel bir deneyim oldu. Buraya gelmeden önce bu kadar büyük, devasa uzay araçları ve havacılıkla ilgili bu kadar ekipman olduğunu tahmin etmiyorduk. Ancak geldiğimizde simülasyonlar sayesinde eşsiz bir deneyim yaşadık. Öğrencilerimiz burayı gezdikten sonra uzay ve havacılıkla ilgili mesleklere yönelmeyi düşünmeye başladılar. Öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin mutlaka GUHEM’i ziyaret edip bu benzersiz deneyimi yaşamalarını tavsiye ediyorum.” dedi. “Buraya Ailemle de Gelmek İstiyorum” GUHEM’i ziyaret eden öğrencilerden Dilek Derviş, “GUHEM sayesinde birçok şey öğrendim. Roketler ve uzay araçlarıyla ilgili yeni bilgiler edindim. Bu, GUHEM’e ikinci gelişim ve ilkinde olduğu gibi yine çok keyif aldım. Buraya ailemle birlikte de gelmeyi düşünüyorum. Buradan birçok yeni bilgiyle dönüyorum. Uzay ve havacılığa olan ilgim daha da arttı. Hatta kardeşimin doğum günü yaklaşıyor, onun pastasının üzerine uzay mekiği şeklinde bir süs yapmayı planlıyorum. O da benim gibi bu konulara çok ilgili, GUHEM bana ilham verdi.” dedi. “Artık Uzay ve Havacılık Alanında Meslek Edinmek İstiyorum” GUHEM’e gelen öğrencilerden Hamza Dayan, GUHEM’i yapanlara çok teşekkür ettiğini belirtti. Uzay araçları, roketler ve havacılık tarihinin çok ilgisini çektiğini söyleyen Dayan, “Uzaya zaten ilgim vardı, burada gördüklerimle birlikte ilgim iyice arttı. Herkese buraya gelmesini tavsiye ediyorum. Okulumuzdan üç farklı sınıf olarak geldik, tüm arkadaşlarımın da burayı oldukça ilgi çekici bulduğunu gördüm. Buraya gelmeden önce aklımda başka meslekler vardı, şimdi ise astronomi üzerine daha fazla düşünmeye başladım. Uzay ve havacılık alanında bir meslek edinmeyi düşünüyorum.” dedi. “Merkezde Gezerken Telefonlarla Oynamak Aklımıza Bile Gelmedi” GUHEM’e gelen öğrencilerden Azra Rabia Tekiner, GUHEM’de gerçek bir uçağın kokpitini görme fırsatı bulduğunu ifaden ederek, “Bu benim için çok etkileyiciydi. İntertenten araştırmalar yapıyoruz ama burada gelip uzay ve havacılıkla ilgili düzeneklere dokunarak, buradaki görevlileri dinleyerek bilgi edinmek bana çok şey kattı. Çok eğlenceli bir etkinlik oldu.” dedi. Öğrencilerden Buğlem Derabaşı ise, “Buraya daha önce hiç gelmemiştim, iyi ki gelmişim. Buraya en kısa zamanda tekrar gelmek istiyorum. Tüm simülasyonlar, merkezin mimarisi, her şey çok ilgi çekici. Birçok arkadaşım yanına tablet ya da telefon getirmişti. Ancak buradaki ekipmanlarla ilgilenmekten kimsenin telefonuyla oynamaya vakti olmadı.” diye konuştu.

Bakan Kacır : "200 bin kadın araştırmacıya destek sağladık" Haber

Bakan Kacır : "200 bin kadın araştırmacıya destek sağladık"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, son 23 yılda TÜBİTAK eliyle, bilim insanlarına yönelik destek programları çerçevesinde 200 bin kadın araştırmacıya 22,4 milyar lira destek sağladıklarını belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik tüm çalışmaları izlemek, değerlendirmek, koordinasyon ve iş birliğini sağlamak amacıyla 8 Mart'ta Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kurulan Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu 1'inci Toplantısı'na katıldı. "SAYILARI 108'İ BULAN TEKNOPARKLARIMIZDA 11 BİN 500'DEN FAZLA FİRMA ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR" Hakimevi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde planlı, uzun vadeli hedeflerle sağlam ve güçlü bir altyapıyla büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa ettiklerini kaydederek, "Güçlü, rekabetçi ve çevik üretim kabiliyetine sahip sanayimizle küresel değer zincirlerinin kalbindeyiz. Biliyor ve kuvvetle inanıyoruz ki, bu hamle büyük bir ivmeyle devam edecek çünkü dev bir inovasyon ekosistemi inşa ettik. Bugün; bin 600'den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezinde müteşebbislerimiz, mühendislerimiz yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiriyor. Sayıları 108'i bulan teknoparklarımızda, 11 bin 500'den fazla firma Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor" dedi. Kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılını en üst düzeye çıkararak sahip oldukları yüksek potansiyeli harekete geçirmekte kararlı olduklarının altını çizen Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda gerçekleştirilen reform nitelikteki düzenlemelerle, her alanda kadınların güçlü ve etkin bir şekilde temsil edildiğini söyledi. "Teknolojik girişimlerimizin 4'ü kadın girişimcilerimiz tarafından kuruldu" Türkiye'de kadınların bilim ve teknolojideki girişimcilik konusunda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığına dikkati çeken Bakan Kacır, "İnsansız hava araçlarında, yerli ve milli otomobilimizde, düzenlediğimiz kutup bilim seferlerinde Türk kadınının izi ve imzası bulunuyor. Girişimcilik ekosistemimizden çıkan ve milyar değerlemeyi aşan teknolojik girişimlerimizden 4'ü kadın girişimcilerimiz tarafından kuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; ülkemizde kadınların bilim ve teknolojide daha da fazla yer alması ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi için gerekli adımları atıyoruz" ifadelerini kullandı. "SON 23 YILDA 200 BİN KADIN ARAŞTIRMACIYA 22,4 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK" Bakan Kacır, son 23 yılda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) eliyle, bilim insanlarına yönelik destek programları çerçevesinde 200 bin kadın araştırmacıya 22,4 milyar lira destek sağladıklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yıl bilim insanı destekleme programımız çerçevesinde destek verdiğimiz araştırmacıların içinde kadınların oranı yüzde 57'ye erişti. Yine son 23 yılda akademiye yönelik programlarımızda 21 binden fazla kadın araştırmacımızı destekledik. Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi'nin önemli başlıklarından biri olarak Kadın Girişimciliği İnisiyatifi'ni başlattık. KOSGEB programlarımızda kadın istihdamını önceliyoruz. Kadın girişimcilerimize pozitif ayrımcılık sunuyoruz. Kadın istihdamı ve kadın girişimciliğini, ülkemizde bölgesel kalkınmanın lokomotifi olan kalkınma ajanslarımızın 2024-2025 dönemi ana teması olarak belirledik. Bu kapsamda desteklediğimiz yerel kalkınma projelerinde 8 bin 500'den fazla kadını istihdama kazandırdık, 8 bin 300'den fazla kadın girişimciyi destekledik."

BUÜ’lü akademisyenlerden TÜBİTAK 1001 proje başarısı Haber

BUÜ’lü akademisyenlerden TÜBİTAK 1001 proje başarısı

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1001 – Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. E. Rabia Koç’un ‘’Multipl Sklerozda Bellek T Hücrelerinin Telomer/Telomeraz Sistemi Üzerinden Yeniden Programlanması: Metformin İyileşme Kapısını Aralıyor mu?’’ başlıklı projesi ve Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Ü. Özge Çelik’in yürütücülüğündeki “İplik Bobin Sarım İşleminde Kademeli Hassas Sarım Tekniğinin Bobin Boyama İçin Optimizasyonu” projesi desteklendi. PROJELERİNE DAİR BİLGİ VERDİLER Projesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. E. Rabia Koç; “Multipl Skleroz hastalarında yaşlanmanın progresyon üzerine etkisi üzerinden hastalık ilerlemesini öteleyebilir ya da engelleyebilir miyiz fikrinden yola çıkarak, bu süreçte rol alan olası immünolojik değişiklikleri açıklamayı hedefledik. Toplam 36 ay sürecek projede işbirliği yaptığımız herkese teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu. Dr. Öğr. Ü. Özge Çelik ise projesi hakkında şu açıklamalarda bulundu; “Bu projede kademeli hassas sarım prensibine sahip bir prototip bobin sarım makinesi geliştirilerek makineye ait tüm parametrelerin kontrol edilmesi ve kademeli hassas sarımda en uygun sarım parametrelerinin farklı iplik cins, tip ve numaraları için araştırılması ve sarım makinesinin belirlenen en uygun parametrelere göre çalıştırılması amaçlandı. Projeden elde edilecek sonuçların, endüstriyel boyuta taşınarak ülkemizde üretilecek kademeli hassas sarım prensibiyle çalışan bir bobin makinesinin geliştirilmesine temel oluşturmasını öngörüyoruz” dedi. REKTÖR’DEN ÖZEL TEBRİK BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da elde ettikleri başarılardan dolayı akademisyenleri tebrik etti. Araştırma Üniversitesi misyonu doğrultusunda nitelikli proje sayısının artırılmasına yönelik çok sayıda girişimde bulunduklarını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, alınan sonuçlardan memnun olduklarını ve daha iyisi için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

BTÜ'nün o projesine TÜBİTAK desteği Haber

BTÜ'nün o projesine TÜBİTAK desteği

Kabak çekirdeği ve kenevir küspelerinden elde edilecek proteinlerden yeni nesil lifli yapılar geliştirilerek, bu atıkların katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Kurkumin gibi doğal bileşenlerin kapsüllenmesinde kullanılacak olan sistemin gıda, ilaç, kozmetik gibi sektörlere sunulması planlanıyor. Yürütücülüğünü Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Sebahat Özdemir'in yaptığı, Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Seher Kumcuoğlu'nun danışmanı olduğu “Bitkisel Artık Proteinlerinin Yapısal Modifikasyonu ve Pickering Emülsiyonlarında Kullanımı” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. 12 ay sürecek proje kapsamında, kabak çekirdeği ve kenevir küspelerinden elde edilen proteinler modifiye edilerek lifli yapılar elde edilmesi ve yeni nesil Pickering emülsiyonlar geliştirilmesi hedefleniyor. Projede bu emülsiyonlar, yüksek biyo aktiviteye sahip kurkumin gibi doğal bileşenlerin kapsüllenmesinde kullanılacak. Proje hakkında bilgi veren Araştırma Görevlisi Sebahat Özdemir, “Kabak çekirdeği ve kenevir küspeleri, gıda ve tarım sektörlerinde genellikle yan ürün veya atık olarak değerlendirilirken, bu projede değerli birer kaynak olarak ele alacağız. Küspeleri, yenilikçi yöntemlerle işleyerek nano fibril yani lifli yapılar haline getireceğiz. Bu yapılar, yüzey özellikleri sayesinde stabil emülsiyonların oluşumunu destekleyecek. Proje, sürdürülebilir üretim süreçlerini teşvik ederken, endüstriyel yan ürünlerin yüksek katma değerli malzemelere dönüştürülmesiyle fark oluşturacak” dedi. ÇEVRE DOSTU, GÜVENİLİR ÜRÜNLER Araştırma Görevlisi Sebahat Özdemir, şöyle devam etti: “Proje, gıda, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde büyük ilgi gören kurkuminin (zerdeçalın ana aktif maddesi) kapsül hale getirilmesi hedefliyor. Geleneksel yöntemlerle stabil olmayan kurkumin, nanofibril tabanlı Pickering emülsiyonlar sayesinde daha uzun süre kararlı hale getirilmiş olacak. Bu yenilik, kurkuminin biyo yararlanımını artırarak daha etkili uygulamalara imkan sağlayacak. Yani günümüzde hayvan yemi olarak kullanılan kabak çekirdeği ve kenevir küspelerindeki proteinler dönüştürülerek, kurkumin maddesinin insan vücuduna alındığında ya da vücuda sürüldüğünde daha yüksek verimlilik katmasını sağlayacak. Bu atıklardan elde ettiğimiz proteinlerin yapısını tamamen değiştirdiğimiz projenin ilerleyen dönemlerde, filme dökülmesi ya da yara örtüsü geliştirilmesi gibi özelliklerine de bakılacak.” GIDA, İLAÇ, KOZMETİK GİBİ SEKTÖRLER KULLANABİLECEK Çalışmanın uygulama alanlarından bahseden Özdemir, “Bu yenilikçi yaklaşım, yalnızca gıda ve sağlık sektörleriyle sınırlı kalmıyor. Biyolojik olarak aktif emülsiyonlar, kozmetikten ilaç sektörüne kadar geniş bir alanda uygulanabilirliği ile dikkat çekiyor. Projenin çıktıları, doğal ve sürdürülebilir çözümler arayan endüstriler için büyük bir potansiyel sunuyor” ifadelerini kullandı. TARIMSAL YAN ÜRÜNLER KATMA DEĞERLİ MALZEMELERE DÖNÜŞECEK Projenin hedef ve katkılarını da aktaran Araştırma Görevlisi Özdemir, “Projenin ana hedefleri arasında tarımsal yan ürünlerin yüksek katma değerli malzemelere dönüştürülmesi, doğal kaynaklardan stabil emülsiyonların geliştirilmesi ve biyoaktif bileşenlerin biyo yararlanımının artırılması yer alıyor. Ayrıca, çevre dostu alternatiflerin gıda, sağlık ve kozmetik endüstrilerine sunulması sağlanacak. Doğal ve sürdürülebilir çözümler üreten bu yenilikçi proje, bilim ve endüstriyi birleştirerek, geleceğin sürdürülebilir teknolojilerine öncülük edecek” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.