SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tüm

Söz Bursa - Tüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı Haber

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54'üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "BURSA, TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAYI ALARAK BİRİNCİ SIRADA YER ALMIŞTIR" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl'de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı'nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200'ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28'inin Bursa'dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa'dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye'nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "FUAR GÜÇLÜ BİR TİCARET KÖPRÜSÜ İŞLEVİ GÖRMEKTE" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye'nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan'da 166, Ekim'de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl'ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "DÜNYA TİCARETİ; JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMLERİN GÖLGESİNDE DALGALI BİR SEYİR İZLEMEKTE" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8'e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1'e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4'e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1'e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9'a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0'a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "ÜLKEMİZ ZORLU ŞARTLARDA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "HEDEF PAZARLARDA TÜRK ÜRÜNLERİNİN BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL'lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL'lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL'lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ'LERE YÖNELİK KREDİ KULLANIM LİMİTLERİ ARTIRILMIŞTIR" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı' uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ'lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası'na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.

İslam Dünyası Mekke'ye aktı: Kabe'de 2026'nın ilk saatlerinde rekor ziyaretçi sayısı! Haber

İslam Dünyası Mekke'ye aktı: Kabe'de 2026'nın ilk saatlerinde rekor ziyaretçi sayısı!

Kutsal topraklar, son yılların en yoğun dönemini yaşıyor. 20 Kasım ile 22 Aralık tarihleri arasında 12 milyona yakın kişinin umre yaparak tarihi bir rekora imza atmasının ardından, yeni yılın ilk saatlerinde Kabe-i Muazzama ve çevresinde kelimenin tam anlamıyla bir "insan seli" yaşandı. Mescid-i Haram çevresindeki kalabalık, alınan tüm fiziksel önlemlere rağmen sınırları zorladı. SUUDİ ARABİSTAN YETKİLİLERİNDEN RADİKAL KARARLAR Meydana gelen olağanüstü yoğunluğu yönetebilmek adına Suudi Arabistan yetkilileri tarafından radikal kararlar alındı. Tavaf alanındaki (metaf) akışı hızlandırmak ve izdihamı önlemek amacıyla, normal şartlarda metaf alanının dış çeperinde bulunan namaz kılma bölümleri geçici olarak kaldırıldı. Bu alanların tamamen tavaf trafiğine açılmasına rağmen, kalabalığın yoğunluğu nedeniyle tavaf hızı yavaşladı ve alan tamamen doldu. MESCİD-İ HARAM TARİHİNDE NADİR GÖRÜLEN MANZARALARDAN BİRİNE SAHNE OLDU Ziyaretçiler, kutsal mabedin sadece zemin katında değil, tüm katlarında ve avlularında adım atacak yer kalmadığını bildirdi. Bir ay gibi kısa bir sürede (Aralık 2025) 12 milyona yakın Umre yapılmasıyla oluşan bu büyük demografik hareketlilik, yılbaşı gecesi de umre ve tavaf ibadetiyle birleşince Mescid-i Haram tarihinde nadir görülen manzaralardan birine sahne oldu. GÜVENLİK GÜÇLERİ, BARİKATLAR VE YÖNLENDİRME KORİDORLARI OLUŞTURDU Güvenlik güçleri ve saha görevlileri, metaf alanına giriş çıkışları kontrollü bir şekilde sağlamak için barikatlar ve yönlendirme koridorları oluşturdu. Yetkililer, namaz alanlarının tavafa dahil edilmesinin bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, kutsal mekanı ziyaret edenlerin güvenliği için bu tür dinamik düzenlemelerin devam edebileceği mesajını verdi.

Güllü'nün kızı ve arkadaşının avukatından açıklama Haber

Güllü'nün kızı ve arkadaşının avukatından açıklama

26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın 5’inci katındaki kapalı terasta Güllü, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut’un olay sırasında evde olan kızı Tuğyan Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun avukatı Merve Uçanok, ortaya atılan iddialarla ilgili yazılı açıklamada, şunları kaydetti: "Kamuoyunun malumu olduğu üzere, ünlü ses sanatçısı Güllü (Gül Tut) 26 Eylül 2025 tarihinde elim bir kaza sonucunda Yalova, Çınarcık’taki ikametinden düşerek hayatını kaybetmiştir. Müteveffanın yaşanan elim hadise sonucu hayatını kaybetmesi, başta müvekkillerimiz olmak üzere, tüm ülkemizde derin bir üzüntüye neden oldu. Her ne kadar, müteveffanın kamuoyuna mal olmuş bir sanatçı olması sebebiyle çeşitli görsel, yazılı ve sosyal medya organlarının konuyla alakalı yayınlar yapması doğal olsa da, yaklaşık bir aydır çeşitli basın organları ve sosyal medyada müteveffanın kızı olan müvekkilimiz Tuğyan Ülkem Gülter ve manevi kızı Sultan Nur Ulu hakkında gerçeğe ve dosyadaki delil durumuna tamamen aykırı, haksız ve vicdanları yaralayıcı bir dezenformasyon süreci yürümektedir. Bu durum, müvekkillerimiz hakkında adeta bir linç kampanyasına ve itibar suikastına dönüşmüştür. Konuyla hiçbir bağlantısı bulunmayan kişilerin görsel ve sosyal medyada kanal kanal gezerek yaşanan olay üzerinden prim yapmaya çalıştığı, hukuki süreç ve hakikati çarpıtarak açıklamalarda bulunduğu görülmüştür" dedi. "Bu süreçte, salt izlenme ve tıklanma kaygısı ile yapılan maddi gerçeklikten kopuk yayınlar, yürütülen adli soruşturmayı etkilediği ve müvekkillerimizin özel hayatlarına saygı duyulmasını talep etme haklarını ihlal ettiği gibi, zaten büyük bir acı ve yas içerisindeki, annesini kaybetmiş olan müvekkillerimizin manevi dünyalarında da telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermektedir" ifadelerini kullanan Uçanok, "Her birey gibi, yaslarını yaşamalarını ve devam etmeye çalıştıkları günlük hayatlarını sağlıklı biçimde sürdürmelerini imkansız kılmaktadır. Kamuoyundan, hukuki sürece ve henüz gencecik yaşlarında annelerini kaybeden müvekkillerimizin acılarına saygı duyulmasını, sürece vicdani ve hukuki açıdan yaklaşılmasını rica ederiz. Müvekkillerimizin masumiyet karinesi ve kişilik haklarına saldırı mahiyetindeki her türlü yayınların durdurularak olay üzerinden ün kazanmaya çalışan üçüncü kişilere prim verilmemesi gerekmektedir. Bu amaçla, tarafımızca gerekli hukuki başvurularda bulunulmuş olup benzer yayınlara devam edilerek müvekkillerimizin kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda müvekkillerimizin tüm hukuki haklarının kullanılacağını bildiririz" dedi.

"Giresun İstiklal Madalyası'nı istiyor" kampanyasına Bursa'dan destek Haber

"Giresun İstiklal Madalyası'nı istiyor" kampanyasına Bursa'dan destek

Kampanya kapsamında Gemlik Giresunlular Derneğini ziyaret eden GESOB Başkanı Ali Kara 100 bin imzaya ulaştıklarını ve hedeflerinin 200 bin imzaya ulaşmak olduğunu söyledi. Gemlik Giresunlular Derneği Başkanı Halil Ataş ve yönetiminin hazır bulunduğu toplantıya Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu, İş insanı Mustafa Yiğit, Hamidiye mahallesi Muhtarı Mehmet Çiçek, TR Düşünce Kulübü Temsilcisi Gencay Yılmaz, basın mensupları ve üyeler katıldı. Gemlik Giresunlular Derneği Başkanı Halil Ataş, "Giresun'umuzun gururu için bir aradayız. Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanımız Ali Kara'nın önderliğinde; 42. 44. ve 47. Gönüllü Alaylarımız adına şehrimize İstiklal Madalyası ve ‘Yiğit' ünvanı verilmesi için başlatılan imza kampanyasına hemşehrilerimizin ve Gemlik halkının da desteğini bekliyoruz" açıklamasını yaptı. TBMM yasama yılında farklı siyasi partilerden Giresunlu milletvekilleri, Milli Mücadele'de büyük kahramanlık gösteren Giresun'un, İstiklal Madalyası ile onurlandırılması gerektiğini dile getirmişlerdi. Giresunlular, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalanıp işgaller başlar başlamaz harekete geçti. Aralık 1918'de milis komutan Osman Ağa liderliğinde, Şubat 1919'da ise Müdafa-i Memleket komitesini kurarak işgale karşı durmuşlardı. Kurtuluş mücadelesi için yola çıkan Giresunlular, Sarıkamış'ta, Doğuda, Haymana'da, Dumlupınar'da ve Sakarya'da destan yazdı. Kampanyanın başlangıç ve devam eden süreç hakkında bilgilendirme yapan GESOB Başkanı Ali Kara, "TBMM tarafından 1939 yılında 42, 44 ve 47. Alaylarımıza verilen İstiklal Madalyalarının Giresun'umuza kavuşturulmasını, İstiklal Madalyası hakkının iade edilmesini Giresun'daki tüm siyasi partiler ve STK'lar beklemektedir. Bugün, şehitlerimizin hatırasına sahip çıkma günüdür. Giresun'un İstiklal Madalyası, sadece bu şehrin değil, tüm Karadeniz'in, hatta tüm Anadolu'nun onurudur. Bu madalya, geçmişe olan saygımızın, milletimize olan vefamızın nişanesi olacaktır" dedi. Giresun halkının milli mücadeleye verdiği eşsiz katkının gelecek nesillere aktarılması ve hak ettiği değerin teslim edilmesi için başlatılan kampanyaya tüm vatandaşların destek olması için Bursa'ya geçen GESOB Başkanı Ali Kara; Bursa Tirebolular Derneği Başkanı Fahri Karaman ve yönetimi, Yağlıdere Başkanı Beşür Karadere, Doğanket Başkanı Murat Arslan, Şebinkarahisar Başkanı Erhan Ertürk ve yönetimi, Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Bülent Akça ile bir araya gelerek imza kampanyasına destek verilmesini istedi. Bursa'da bulunan dernek başkanları da imza kampanyasına destek olacaklarını dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.