SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Söz Bursa - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Montella'dan elenme sonrası ilk sözler: Kader bizden yana değildi Haber

Montella'dan elenme sonrası ilk sözler: Kader bizden yana değildi

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Türkiye’nin Dünya Kupası’nı artık normalleştirebilmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim bundan sonra yapmamız gereken tek şey büyük turnuvalarda oynama alışkanlığını kazanmak. Bu alışkanlığı kazanmamış olmak futbolcularımızın performasına da etki etti" dedi. 2026 Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında Türkiye, Paraguay’a 1-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Rakibin kırmızı kart görmesine rağmen bir forveti oyuna almakta gecikildiği yönündeki bir soruya cevap veren İtalyan teknik adam, "Barış’ı ikinci devrede oyuna soktuk sonrasında 2. forveti de aldık. Maçın gidişatına göre bir karar aldım. Çok üzgünüm. Milletimizin adına büyük beklentilerimiz vardı. Federasyon ve futbolcularımızın ne kadar çalıştığını biliyorum. Profesyonel futbol hayatımda 50 maçta bir denk gelecek maçlar iki kere üst üste denk geldi. Kader bizden yana değildi" ifadelerini kullandı. "FORVET KONUSUNU AÇMANIZA ŞAŞIRARAK BAKIYORUM. İKİ MAÇTA 65 ŞUT VAR" Son iki maçta takımın kaleye toplam 65 şut çektiğini belirten Montella, "Forvet konusunu açmanıza şaşırarak bakıyorum. İki maçta 65 şut var. Bir şekilde gol olmuyor. Bazı anlar futbolda neden yaşanıyor öğrenmek isterim. Biz gidiyoruz olmuyor ama onlar bir kere geliyorlar ve atıyorlar. Eğer biz pozisyon üretmesek bizim için bir problem olurdu ama böyle iki maçı üst üste yaşadığınızda kader bizden yana demekten başka bir söz bulamıyoruz. İki maçta düzeltmemiz gereken tek şey varsa Avustralya’nın defansının arkasına biraz daha fazla koşu yapabilirdik. Bugün bu maçta bunu yaptığımızı görünce daha ne yapılabilirdi onu düşünüyorum. Olmayınca olmuyor" dedi. "YAPMAMIZ GEREKEN TEK ŞEY BÜYÜK TURNUVALARDA OYNAMA ALIŞKANLIĞINI KAZANMAK" A Milli Takım’ın Dünya Kupası'na katılımı normalleştirebilmesi gerektiğini aktaran Vincenzo Montella, "Bizim bundan sonra yapmamız gereken tek şey büyük turnuvalarda oynama alışkanlığını kazanmak. Bu alışkanlığı kazanmamış olmak futbolcularımızın performasına da etki etti" ifadelerini kullandı. Paraguaylı futbolcu Miguel Almiron'un kırmızı kart gördüğü pozisyonla ilgili Montella, "Bu kuraldan haberdardım bununla ilgili toplantılar da düzenledik. Her şeyi futbolculara izah ettik. Bu yeni kuralsa saygı duymak uyum sağlamanız gerekir" diye konuştu. "BİZ DÜNYA KUPASI’NA ÇOK BÜYÜK BEKLENTİLERLE GELDİK VE BUNU DA SAHADA GÖSTERDİK" Vincenzo Montella, turnuvaya büyük beklentilerle geldiklerinin altını çizerek şunları söyledi: "Bugün bir kişiyi hedef gösterip onu suçlamak ve sonucu ona bağlamak en kolayı. Ben en iyisine inandım ve ona göre futbolcularımı seçtim. Benim beklentim grubu geçebilmekti. Bu sonucu öyle yada böyle kabul etmek zorundayım. Her şeyi ortaya koyduğunuz zaman futbolda pek çok heyecan ve mutluluk bulabilirsiniz ama üzüntü de olabiliyor. Aynı hayat gibi. Her zaman her şey istediğiniz gibi olmayabiliyor. Biz Dünya Kupası’na çok büyük beklentilerle geldik çok büyük isteklerimiz vardı ve bunu da sahada gösterdik. Maçı kaybettiğiniz zaman en iyi oyuncular yedek kulübesindeki oyunculardır çünkü oynamamışlardır. Ben Ozan Kabak’a çok saygı duyuyorum. Kendisi benim çağıralabileceğim oyunculardan biriydi ama sakatlandı. Çok iyi ve kuvvetli bir oyuncu." "GÜCÜMÜZÜ VE RUHUMUZU EN İYİ ŞEKİLDE DEVAM ETTİRMEMİZ LAZIM" Dünya Kupası'nda alınan bu sonuçtan ders almaları gerektiğini belirten 52 yaşındaki teknik adam, "Türkiye’nin mücadeleci ruhunun var olduğunu göstermeye devam etmemiz lazım. Gurur dolu performanslar oluşturmalıyız. Çünkü Türkiye’nin renklerini temsil ettiğinizde ülkeyi, insanlarını ve kültürünü temsil ediyorsunuz. Oyuncularıma da bunu söylüyorum. Maçtan sonra soyunma odasından çıkarken kafamız yukarda çıkmamız lazım. Gücümüzü ve ruhumuzu en iyi şekilde devam ettirmemiz lazım. Bu ders bizim kendimizi daha da geliştirmemize fırsat sağlayacak. Gururla başımızı yüksek tutabilmek için görevimizi yerine getireceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.

Montella'dan eleştirilere rest: Pek çok kişiden daha Türk'üm Haber

Montella'dan eleştirilere rest: Pek çok kişiden daha Türk'üm

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Avustralya maçından sonra kaos ortamı oluşturmaya çalışıldığını söyleyerek, "Ben kendimi Türk gibi hissediyorum. Bu kaosa hizmet eden, bunu besleyen pek çok kişiden çok daha fazla Türk gibi hissediyorum kendimi" dedi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında 20 Haziran Cumartesi günü TSİ 06.00’da Paraguay ile karşılaşacak. San Francisco’daki Bay Area Stadyumu’nda oynanacak bu maç öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "PARAGUAY GOL ATMA KONUSUNDA ÇOK İYİ" İtalyan teknik adam, Paraguay’ın saygıyı hak eden bir takım olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Vincenzo Montella, "Brezilya ile aynı puanları elde etti elemelerde, sadece 1 puan gerideydi Ekvador, arkadan geldi Arjantin de. Fakat Paraguay hakikaten gol atma konusunda çok iyi, çok karakterli oyuncuları var. Forvetleri, golcüleri çok iyi. Çok ciddi saygı duyuyoruz. Tabii ki her zaman birkaç değişiklik yapmışızdır, yapabiliriz. Burada mesele taktik sebeplerle ve başka bakış açılarıyla futbolcuları oyun dışı bırakmak değil. Yarın tabii ki de bazı değişiklikler olabilir ama bu değişiklikler sadece taktiksel anlamda olur. Yani maçın stratejisine göre. Yani oynamayınca bir futbolcu 'Birinci maçta böyle yaptı' diye değil, sadece maçın stratejisine göre" diye konuştu. "BİRAZ DAHA SAYGIYI HAK ETTİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ" Her şeyi yoluna koymak için yarınki maçı sabırsızlıkla beklediklerini dile getiren Montella, "Avustralya maçında ikinci devrede İsmail'i hakikaten devreye soktuk çünkü Avustralya'nın kontrataklarını biliyorduk, adeta neşter atar gibi oynadılar. Dünya Kupası'nda aslında Avustralya'ya karşı 30 şut pozisyonu elde ettik. Portekiz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne karşı oynadığında sadece 1 kez bunu yakalayabilmişti. Dolayısıyla rakip takım son 25-30 metrede 10 kişi bir araya geldiği zaman bunu aşmak çok zor oluyor. Dolayısıyla mesafeden şut atabilmek lazım ve bunu yapmakta da haklıydık ama belki yeteri kadar iyi gidemedik. Ama her bir maç birbirinden farklıdır. Ne şekilde hazırlandığınız, ne şekilde oynadığınız farklıdır. Biz analizini yaptık bu maçın. Bazı açılardan, bazı aşamalarda çok daha iyi olabilirdik. Top hakimiyeti konusunda bilhassa daha iyi olabilirdik. Bu tehditleri ortadan kaldırabilirdik ama zaman zaman da bu top hakimiyetiyle ilgili değişiklikleri kabul etmek lazım. Bütün bunları açıklığa kavuşturduk ve epey bir kaos olmasına rağmen şunu söyleyebilirim; bunun yansımaları oldu ve ben bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü çok iyi sonuçlar elde etti son 3 yıl içerisinde bu takım ve biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Her ne kadar biz de daha iyi oynayabilmiş olsaydık dahi. Ben aslında kendimi Türk gibi hissediyorum. Yani bu kaosa hizmet eden, bunu besleyen pek çok kişiden çok daha fazla Türk gibi hissediyorum kendimi. Hakikaten Türkiye'de de yurt dışında da takip edildi. Ben sadece basın odalarında söylenen sözleri söylemiyorum ama bazı bireyler karışıklık oluşturuyorlar. Bu beni etkilemiyor, ben yaşım daha ileri ama futbolcuların üzerinde bunun etkisi oluyor. Çünkü 20'li yaşlarında olan futbolcular, gençler ve bu tür durumlar onları üzebiliyor, onlara acı verebiliyor. Çok muhteşem futbolcular olarak onlara güveniyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor bu Dünya Kupası'nda oynamaya devam edebilmek için" ifadelerini kullandı. "SEVGİNİN, İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA OYUNCULARA VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM" Tecrübeli teknik adam, Avustralya yenilgisinin ardından futbolcularıyla görüşmeler yaptığına da değinerek, "Son birkaç gün içerisinde futbolcuların morali üzerinde olumlu bir etki oluşturduğumu düşünüyorum. Hep onlara akıllarının, zihinlerinin berrak olması, rahat olmaları gerektiğini söyleyerek telkinde bulunuyorum. Bu kolay değil tabii ki mağlubiyet aldıktan sonra. Bir yenilgiden sonra yeniden bir sıçrayış yaşamak çok kolay bir şey değil. Dolayısıyla haklı olarak böylesine ciddi eleştirilerden sonra ki adil eleştiriler de vardı. Onların etkilenmesi son derece normal. Aynı zamanda onları övmek de gerekiyor, işimin bir parçası da bu. Ama kamuoyuna baktığım zaman mutlaka insanların birtakım kusurlar, hatalar bulduğunu görüyorum, bunun farkındayım. Milli takımın başındaki teknik direktörüm. Ama tabii ki rahatlamalılar, yüzde 100 potansiyellerini ortaya koyabilmeliler ve ruh hallerini de yönetebilmeliler. Çok nitelikli oyuncular. Bütün bu koşulları sahada bir araya getirebildiğiniz zaman büyük bir hayalimiz var; taraftarlara karşı, Türk halkına karşı bir sorumluluk var ve futbolcular bütün bunların farkında, son 3 yıl bunu gösterdi. Ben aslında yenilgiden sonra çok daha fazla seviyorum futbolcuların tutumlarını. Kişisel olarak bu sevginin, ihtiyaç duyulduğunda da oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece maç kazanıldığında değil" şeklinde konuştu. "MAKİNE DEĞİL, ROBOT DEĞİL FUTBOLCULAR" Milli oyuncuların aşırı tepkilerden dolayı incindiklerinin altını çizen Montella, şöyle devam etti: "Futbolcuların yeniden sahaya çıkmak için çok istekli olduklarını görüyorum. Çünkü incindiler, sonuçta makine değil, robot değil futbolcular. Bazı tepkilerin aşırı olması onları etkiledi ama ben güveniyorum kendime ve onlara. İlk düdük çalındıktan sonra mümkün olduğunca kafaları rahat bir biçimde en iyi sonucu verebilmek için oynayabilmelerini diliyorum." "BEN KENDİ TAKIMIMA ODAKLANMAYI TERCİH EDİYORUM" 52 yaşındaki teknik adam, rakipten çok kendi takımına odaklanmayı tercih ettiğini de belirtti. Vincenzo Montella, "Paraguay çok fiziksel olarak güçlü, duyguları, karakterleri hep öne çıkıyor. Her bir maç farklı, dolayısıyla mutlaka rakip takıma odaklanmamız gerekiyor ama ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum. Mümkün olduğunca en iyi koşullarda olsunlar ve performanslarını daha iyi sergilesinler" dedi. "Zafer almayı ümit ediyorum hediye olarak" Dün doğum günü olan Montella, hediye olarak Paraguay karşısında galibiyet almayı ümit ettiğini aktardı. İtalyan çalıştırıcı, "Hep evde kutlamıştım, kendi ülkemde kutlamıştım doğum günümü. İkinci kez takımımla birlikte, futbolcularla birlikte doğum günümü kutlayacağım. Avrupa şampiyonası ve Dünya Kupası bunun bir parçası ve ümit ediyorum ki futbol ailemle kutlayabilmeyi diliyorum bundan sonraki, iki yıl sonraki doğum günümü de. 50. yaş günüyle ilgili çok güzel hatıralarım var. Avrupa şampiyonasında açılış hediyem ve futbolcuların zaferiydi tabii ki. Yarından sonraki gün bu zaferi almayı ümit ediyorum hediye olarak" cümlelerine yer verdi. "ARİZONA’DA PİŞİYORDUK SICAKTAN" ‘Paraguay’ın çalışmalarını maçın oynanacağı şehir olan San Francisco’da yapması avantaj sağlar mı?’ sorusunu A Milli Takım Teknik Direktörü Montella, şöyle cevaplandırdı: "Arizona'da çok iyi antrenman alanları vardı ama pişiyorduk sıcaktan. Çöl sıcağında. Akşam 8'de dahi antrenman yapsak çok zor oluyordu. Fakat biraz daha serin iklimlere geldiğimizde o zaman biraz daha tazeleniyoruz. Tabii bunları değiştiremezsiniz ve buna adapte olmanız lazım." "SU MOLASININ NE ZAMAN GELDİĞİ, O ANKİ ŞARTLARA BAĞLI" Başarılı teknik adam, Dünya Kupası mücadelelerindeki su molalarına dair fikirlerine de bildirdi. Montella, "Su molalarının lehineydim maçlar başlamadan önce. Son maçlarda aslında baskı vardı, gol geliyordu. Dolayısıyla bir skor ihtimali ortaya çıktığında, bir su molası olduğunda o oyunu durdurdu. Bazı durumlarda işe yaradığı da olabiliyor, o zaman pozitif olduğunu da düşünebilirsiniz. Sizin durumunuza da bağlı tabii, yani o su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı. Dolayısıyla bunun için de biraz esnek olmanız gerekiyor. Yerine göre olumlu olabilir, çünkü oyuncularla da iletişim kurma fırsatı da veriyor size su molası tabii ki" değerlendirmesinde bulundu. "Maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye gerek yok" Oyuncularının daha önce aldıkları skorlar ve başarılarla saygı kazandığını ve şu anda da desteğe ihtiyaçları olduğunu yineleyen Vincenzo Montella, "Gerçekten onları daha da çok seviyorum şimdi. Çünkü tabii ki yenilgiden sonra hayal kırıklığına uğradılar, tabii ki oyunu inceledik, hataları düzeltmek için konuştuk. Ama ben sonuçta adil bir insanım, ben oyuncuların tarafındayım. Çünkü bizi buraya getiren onlar, yani bu oyuncular, milli takımı buraya getiren bu oyuncular. Dolayısıyla Türkiye'nin bir ülke olarak dünyanın her yerinde saygı görmesine de katkı sağlıyorlar futbol dünyasında. Dolayısıyla oyuncular bunu yapıyor. Onun için bu olanlar bitenler biraz beni, oyuncuları da daha çok üzüyor. Ve umuyorum ki oyuncular bütün bunlarla başa çıkabilirler; benim başa çıktığım gibi tabii, ben 20-30 yaş daha büyüğüm onlardan, onun için benim için belki daha kolay ama sonuçta oyuncuların da desteğe ihtiyacı var, saygıya ihtiyacı var. Çünkü o saygıyı kazandılar zaten. Yani bir olumsuz sonuç, o sonuç nasıl ortaya çıkmış tabii bunun hakkında fikirleriniz olabilir ama sonuçta bir oyun değildir, bir maç değildir her şeye karar veren. Yani orada maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye, bir çuval inciri berbat etmeye gerek yok. Ben bunu söylemeye çalışıyorum. Biz motiveyiz ve hazırız. Ben hazırım, oyuncular da hazır maça. Sonuçta biz daha önce sizin bizimle gurur duymanızı sağladık, yine onu yapmak için buradayız" ifadelerini kullandı. Montella, Paraguay müsabakasında sahaya yüzlerinde bir gülümseme ve pozitif bir kafa yapısıyla çıkmaları gerektiğinin atını çizerek, bu şekilde çok daha başarılı olma şanslarının bulunduğunu söyledi. "OYUNCULARIN AİLELERİNİ GETİRDİK" Futbolcuların ailelerini de ABD’ye getirdiklerini açıklayan ay-yıldızlı takımın teknik direktörü, "Böylesine bir nesli sosyal medyadan koparamazsınız. Bu mümkün değil, ben bunun farkındayım. Onun için ben daha çok önümüzdeki işle ilgilendim. Yani yapmaları gereken şeylere odaklanmaları gerektiğini düşündüm ve o maçları analiz etmek ve antrenman planlarını yapmak konularına odaklandım. Yani çok da boş bir vaktim yok. Oyuncuların biraz daha fazla boş zamanı var. Zaten bu nedenle bugün aileleri de getirdik. Aileleriyle birkaç saat vakit geçirmelerini sağladık. 2-3 saat çok güzel bir vakit geçti. O 2 saat boyunca da yarın sahada yapacaklarımızı hiç düşünmedik. Bence bu iyi oldu" şeklinde konuştu. "Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık" Vincenzo Montella, kritik grup maçlarının aynı anda başlama ihtimaline dair yapılan bir yoruma, şöyle yanıt verdi: "Çok bir şeyi değiştirmiyor diye düşünüyorum. Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık. Her iki taraf da dolayısıyla bu maçı kazanmak istiyor. Ama şuna katılıyorum; üçüncü grup maçının aynı anda başlıyor olması önemli. İkinci çok fark etmez ama üçüncüde olması iyi. Beraberliğe razı geleceğimize de inanmıyorum çünkü üçüncü maçın ne olacağı belli değil." "BEN OYUNCULARI ÇOK İYİ TANIYORUM" Futbolcularıyla iletişimi birebir şeklinde kurduğunu ve hepsiyle arasının iyi olduğunu hatırlatan Montella, "Teknik direktörün görevlerinden bir tanesi de neye ne zaman müdahale edeceğine karar vermek. Ben oyuncuları çok iyi tanıyorum, her biriyle çok iyi bir ilişkim var. Bu da zaten teknik direktör olmanın en önemli özelliklerinden bir tanesi" dedi. "Yarın kazanırsak insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız’ diyecekler" İtalyan teknik direktör, dengeli bir karaktere sahip olduğunu ve işler iyi giderken de kötü giderken de denge kurmaya gayret ettiğini dile getirdi. Vincenzo Montella, "Çok tarihi sonuçlardan sonra da 'çok büyük bir başarı elde ettik' diye kendimi belli bir yerde görmem. Her zaman takımla beraber elimden geleni yapalım. Yani bunun örnekleri var. İnsanlar bazen değerlendirmelerinde biraz abartıya kaçabiliyorlar. Benim görevim ise her şeyi bir dengede tutmaya devam etmek. Bunu hem işler iyi giderken hem işler zor giderken yapabilmem gerekiyor. Eğer yarın kazanırsak o zaman insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız, bütün müsabakaları kazanmalıyız' diyecekler, buna eminim. Bütün bunlar sonuçta Türk halkının karakteri. Biz her halükarda dengeli olmaya ve dengede gitmeye devam etmek zorundayız" diye konuştu. "BENİM YERİMDE OLMAK İSTEYENLER OLACAKTIR" A Milli Takım ile hem Avrupa Şampiyonası hem de Dünya Kupası’nda mücadele etmenin kendisine neler hissettirdiğine dair de Montella, "Çok mutlu ve şanslı hissediyorum, ayrıcalıklı hissediyorum. Benim yerimde olmak isteyenler olacaktır, vardır diye düşünüyorum ve gerçekten de çok heyecan duyuyorum. Avrupa şampiyonasında çok beklenti vardı. Ayrıca çok da güzel bir atmosfer vardı ama tabii Dünya Kupası çok daha büyük, bütün dünyayı kapsıyor. Onun için bütün bu hisler daha da büyüyor. Unutulmaz şeyler bunlar. İçinde yaşamak unutulmaz bir his. Ben milli takımı hem Avrupa şampiyonasında hem de şimdi Dünya Kupası'na getirebilmiş olmaktan dolayı da gurur duyuyorum. Sürekli olarak bir heyecan kaynağı bence bu konu, bu tip turnuvada turnuvalar" açıklamasını yaptı. "TÜRKİYE'DEKİ HERKESİ MUTLU ETMEK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ" Milli takım teknik direktörü, Türk taraftarlara da seslenerek, şunları dile getirdi: "Mücadelemizi devam ettiriyoruz. Herkesin hayalini gerçekleştirmek, herkesi gururlu hissettirebilmek için bu mücadeleyi devam ettiriyoruz. Onun için de elimizden gelen her şeyi yapacağız maçta. Elimizdeki bütün kaynakları, enerjiyi kullanarak ülkedeki herkesi, Türkiye'deki herkesi mutlu, takımla gurur duyar hale getirebilmek ve başarılarını devam ettirebilmek için elimizden geleni yapacağız. Onların desteğini hissetmek de tabii bunu yapabilmek için çok önemli." "BU KADAR SERT ELEŞTİRİLER OLACAĞINI BEKLEMEMİŞTİM" Avustralya karşılaşmasından sonra bu kadar sert eleştiriler beklemediğini de sözlerine ekleyen Montella, "Bütün oyuncularımı farklı bir boyutta getirerek hazırlamaya çalışıyorum. Onların mental olarak özellikle hazır olmasına dikkat ediyorum. Çünkü burada her şeyi zaten oldukça büyük boyutlarda yaşanıyor. Onun için mental olarak onların kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaya çalışıyorum. Çok sert eleştiriler olabiliyor. Ama ben bu sert eleştirileri hemen bir önceki maçtan sonra beklememiştim. Belki biraz eleştiri olur diye düşünmüştüm ama bu kadar sert olacağını beklememiştim. Fakat benim tecrübem bana fayda sağlıyor. Giovanni Trapattoni ile olan destek ya da ilişkilerim de bana burada önemli bir destek sağlıyor. Onlarla olan, yani oyuncularla olan iş birliği ve bu dostluğumuz ve yakın ilişkimiz önemli olmaya devam edecek" dedi.

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan Fatih Terim'e sert tepki! Haber

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan Fatih Terim'e sert tepki!

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, A Milli Futbol Takımı'nın eski teknik direktörleri Fatih Terim'in açıklamalarıyla ilgili yaptığı konuşmada, "İmparatora yakışan şekilde o konuşmayı bitirmesini arzu ederdim. Hiç yakıştıramadım kendisine, üzüldüm de. Kimden hesap soracaksın? Fatih Terim duruşuna, o bilgeliğine yakışmadı" dedi. 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 2. maçında Paraguay ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, Arizona Athletic Grounds'ta yaptığı antrenmanla bu müsabakanın hazırlıklarına başladı. Antrenman öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. A Milli Futbol Takımı'nın eski teknik direktörleri Fatih Terim ve Şenol Güneş'in açıklamalarının hatırlatılması üzerine Hacıosmanoğlu, "Şenol hocama teşekkür ediyorum, bugün kendisiyle de konuştum. Fatih hocayı arama gereği hissetmedim. Neden hissetmediğime gelince, konuşmasının başlangıcına ve son paragrafına gelen kadar yaptığı açıklamalardan dolayı teşekkür ediyorum. Ama ona 'İmparator' lakabını bu halk verdi. İmparatora yakışan şekilde de o konuşmayı bitirmesini arzu ederdim. Hiç yakıştıramadım kendisine, üzüldüm de. Çünkü imparatorsa lakabınız orada gizemli şeylerden bahsedip, 'Bunları da konuşacağımız zaman gelecek. İki maç daha bekleyelim. Hesap sorarız'. Kimden hesap soracaksın? Fatih Terim duruşuna, o bilgeliğine yakışmadı. Bu çocukların bunda bir katkısı yok. Kimden, çocuklardan mı hesap soracaksınız? Teknik kadrodan mı soracaksınız? Yönetimden mi soracaksınız, başkandan mı soracaksınız? Onu da söyleyin, hazırlık yapsın. Burası hesap verme yeri değil. Onun için kendisine hiç yakıştıramadım" değerlendirmesinde bulundu. Fatih Terim ne demişti? A Milli Futbol Takımı ve Galatasaray'ın eski teknik direktörü Fatih Terim, Youtube hesabında yayınladığı videoda şu ifadeleri kullanmıştı: "Turnuva daha yeni başladı. Keyifsiz olduğumuz bir gerçek. Ama ben Montella, ekibine ve futbolcularımıza çok güveniyorum. İki tane maç var. Hepsi yürekli çocuklar. Ölmüş bitmiş bir hal yaratmanın manası yok. Paraguay maçını kaybetseler dahi iddiamız var. Kaybetseler de, kazansalar da yanlarında olmalıyız. Her şeyi unutup kalan iki maça konsantre olmamız gerekiyor. Halkımızdan ricamız ne olabilir? Hesap her zaman sorulur. Lütfen şu turnuva boyunca biraz daha toleranslı, sevgi dolu, biraz daha hataları görmeyen şekilde yaklaşmamız gerekir. Üzülmeyi, sevinmeyi hatta hesap sormayı turnuvadan sonraya bırakmamız gerekir."

Bursa'dan Avrupa'ya eğitim köprüsü: My Happy Me Haber

Bursa'dan Avrupa'ya eğitim köprüsü: My Happy Me

Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu’nun ortakları arasında yer aldığı uluslararası eTwinning projesi, Türkiye ile Avrupa’nın 6 farklı ülkesindeki öğrencileri aynı hedefte buluşturdu. Binlerce kilometre uzaklıktaki çocuklar, mutluluk, sağlıklı yaşam ve duygusal farkındalık temalarında ortak çalışmalar gerçekleştirerek eğitimde sınırların artık anlamını yitirdiğini gösterdi. Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu, Avrupa'nın farklı köşelerinden öğrencileri ve öğretmenleri aynı proje çatısı altında buluşturarak uluslararası eğitim iş birliğine önemli bir örnek oluşturdu. "My Happy Me" adlı eTwinning projesi sayesinde binlerce kilometre uzaklıktaki çocuklar ortak etkinliklerde bir araya gelirken, farklı kültürler arasında güçlü dostluk köprüleri kuruldu. Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Adile Kaplan ile Kuzey Makedonya’dan Gabriela Stojanovska'nın kuruculuğunu üstlendiği proje; Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya’dan öğretmen ve öğrencileri aynı amaç etrafında buluşturdu. Proje boyunca öğrencilerin duygusal, sosyal ve fiziksel iyi oluşlarını destekleyen çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Projede Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu İngilizce öğretmenleri Çiğdem Çıtlık ve Mine Çelik Karakoç, Ankara Eryaman Cumhuriyet Ortaokulu'ndan Yasemin Merve Sabuncuoğlu, Bursa Yıldırım Şerif Rabia Kutlucan Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Nevin Baykal, Muğla Selahattin Göktuğ Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Sinem Sül ve Müzik Öğretmeni Dilara Işık Kaya da aktif görev aldı. Öğrenciler proje kapsamında nefes egzersizlerinden sanat çalışmalarına, dans etkinliklerinden duygu paylaşımına kadar pek çok faaliyet gerçekleştirdi. Çevrim içi buluşmalar sayesinde farklı ülkelerde yaşayan çocuklar hem birlikte öğrenme deneyimi yaşadı hem de kültürel etkileşim fırsatı buldu. Projenin en dikkat çeken çalışmalarından biri ise Ocak ayında düzenlenen ‘Teşekkür Haftası’ etkinliği oldu. Yedi ülkede eş zamanlı yürütülen etkinlikte öğrencilere ‘Hayatınızda en çok neye teşekkür ediyorsunuz?’ sorusu yöneltildi. Yapılan değerlendirmede, dil, din ve kültür farklılıklarına rağmen öğrencilerin en fazla verdiği yanıtın ‘Ailem’ olduğu ortaya çıktı. Bu sonuç, dünyanın farklı noktalarında yaşayan çocukların ortak duygular ve değerler etrafında buluşabildiğini gözler önüne sererken, aile kavramının evrensel önemini de bir kez daha ortaya koydu. Proje ortakları, sevgi, destek ve aidiyet duygusunun tüm çocuklar için ortak bir değer olduğuna dikkat çekti. Proje süresince öğrencilerin gelişimlerini takip edebilmeleri amacıyla ortak bir ‘Well-being Passport (İyi Oluş Pasaportu)’ da hazırlandı. Öğrenciler bu pasaport aracılığıyla hem etkinliklere katılımlarını kayıt altına aldı hem de kişisel gelişim süreçlerini takip etme fırsatı buldu. Uluslararası iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olarak gösterilen ‘My Happy Me’ projesi, öğrencilerin yabancı dil becerilerini geliştirirken sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarına, farklı kültürleri tanımalarına ve dünya vatandaşlığı bilinci oluşturmalarına katkı sağladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşananlara ilişkin, "Bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir" dedi. Kurtulmuş, Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile TBMM'de ortak basın açıklaması düzenledi. Türkiye'nin son yıllarda Afrika ile dış politika faaliyetlerini yeni bir perspektif ve bakış açısıyla ele aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Bu bakış açımızın üç tane temel ayağı vardır. Bunlardan birisi Afrika, Afrikalılarındır. Yani Afrika'ya dışarıdan müdahale edilmesini asla tasvip etmeyen bir anlayışla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. İkincisi Afrika'nın sorunlarına Afrikalılar tarafından çözümler bulunmalı. Yani dışarıdan çözüm dayatmalarına da karşı olduğumuzu ve bunu da kabul etmediğimizi belirten bir yaklaşımdır. Üçüncüsü ise Afrika'nın doğa kaynakları, yer altı ve üstü kaynaklarının bir şekilde sömürülmesi değil, tam tersine Afrikalı halklarla, dostlarımızla, milletlerle birlikte kazan-kazan prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirme yasası olur. Bu çerçevede Türkiye-Afrika ilişkileri de önemli bir gelişme halindedir. Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca 2002'de Afrika'da 12 olan Türkiye'nin büyükelçiliği sayısı bugün itibarıyla 44'e ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "CUMHURBAŞKANIMIZA HİTAP EDEN BU SÖZLERİNİ TAMAMIYLA KENDİSİNE İADE EDİYORUZ" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızın açıklamaları, İsrail'in bölgedeki yayılma politikalarına karşı Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen ve Türkiye'ye karşı herhangi bir şekilde saldırgan ya da kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözlerdir. Bu çerçevede katliamın sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk, kadın ve bütün Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu bu perspektife karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Cumhurbaşkanımıza hitap eden bu sözlerini tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetinin olmadığını bir kere daha Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz" dedi. "CHP'NİN PARTİ İÇİNDEKİ ÇEKİŞMELERİ KENDİ ARALARINDA ÇÖZMELERİNİ TAVSİYE EDERİZ" Bir basın mensubunun CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, "CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesi ve kendi arasındaki bu sürtüşmeleri, çekişmeleri bir şekilde kendi aralarında çözmelerini ümit ederiz, tavsiye ederiz. TBMM Başkanlığı olarak partilerin içtüzükleri, parti Meclis gruplarının iç yönetmenlikleri çerçevesinde karar veririz. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir" diye konuştu. CHP içindeki tartışmalara TBMM'nin asla taraf olmayacağının altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için CHP'nin de bu tartışmaları bir an evvel geride bırakarak, kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde kurmalarını tavsiye ve temenni ederim" dedi. "BU TARTIŞMAYI ÇÖZECEK MAKAM TBMM DEĞİLDİR" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Başkanı Özgür Özel‘in Meclis'teki makam odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilmesine yönelik bir talebi olup olmadığı sorusu üzerine Kurtulmuş, "Bunların hepsi büyük resmin içinde bir detaydır. Meclis Başkanlığı atması gerektiği adımı zamanı geldiğinde o şekilde atar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Arada bir çelişki varsa, arada bir tartışma varsa, tartışmanın tarafı, çelişkinin tarafı ya da bu tartışmayı çözecek makam Türkiye Büyük Millet Meclisi değildir" cevabını verdi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAHLARINI BIRAKTIĞININ TESPİT EDİLMESİNİN ANLAŞILMASIYLA PARALEL OLARAK GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELER DE MECLİS'TE YAPILMALIDIR" Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve bu kapsamda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin, "Komisyon raporu bir yol haritasıdır. Bu ortak mutabakat metninin özellikle altıncı ve yedinci maddeleri de yol haritasını belirlemek üzere konulmuş somut tekliflerdir. Bu maddelerin gereğinin yerine getirilmesi lazım. Kritik eşik olarak tanımlanan terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi, örgütün kendisini tamamıyla gerçekten feshettiğinin anlaşılmasıyla paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim" değerlendirmesini yaptı.

Trump: "Erdoğan çok güçlü bir lider ve dostum, ben olduğum sürece savaş çıkmaz" Haber

Trump: "Erdoğan çok güçlü bir lider ve dostum, ben olduğum sürece savaş çıkmaz"

ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarının savaşa rağmen 85 dolar seviyesinde olmasının sebebini açıklarken, "İran’ın haberi olmadan milyonlarca varil petrol çıkardık. Geçen gece geç saatlerde ışıkları kapalı şekilde 22 gemiyi devreye soktuk. Çünkü artık radarları yok. Radarlarını yerle bir ettik" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, görev süresinin sonuna kadar yönetimin sınır dışı etme gündemine kesintisiz finansman sağlamayı amaçlayan 70 milyar dolarlık Güvenli Amerika Yasası’nı imzaladı. Trump, Beyaz Saray’daki imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. İran’ın anlaşma konusunda çok yavaş davrandığı ve bunun bedelini ödeyeceği yönündeki açıklamalarının ne manaya geldiği yönünde bir soru alan Trump, "İran’a saldıracağız. Çok sert saldıracağız" cevabını verdi. Bombalamaların yeniden mi başlayacağı sorusuna Trump, "Evet, helikopterlere yapılan saldırıya bakılırsa buna hakkımız olduğunu düşünüyorum. Önce yapmadıklarını söylediler sonra yaptıklarını kabul ettiler. Bunu kabul etmeleri kolay oldu çünkü bomba elimizde. Gerçekten bomba elimizde. Patlamamış olması büyük bir şanstı. Bomba helikoptere saplandı ve patlamadı. Yanıyordu ama patlamadı" cevabını verdi. "BİZİ SÜREKLİ OYALIYORLAR" Helikopterin iki pilotu için kurtarma operasyonu yapıldığını ve ikisinin de iyi durumda olduğunu ifade eden Trump, "Aylardır İran ile çalışıyorum. Bu anlaşmayı imzalamaları gerekiyor. Bu iyi bir anlaşma. Onlara nükleer silah sahibi olma hakkı vermiyor. Ne olacağını göreceğiz. Ama dün onları sert bir darbe indirdik. Bugün de sert bir darbe indireceğiz" diye konuştu. Trump, "Anlaşma konusunda ne olacak göreceğiz. Anlaşmaya çok yaklaşmıştık ama bizi sürekli oyalıyorlar. Bizi aptal yerine koymaya çalışıyorlar. Çünkü daha önce karşılarında çok aptal Amerikan başkanları vardı. Bunu söylemek zorundayım ve bunu söylemekten utanıyorum. Burada çok aptal insanlar oturuyordu" dedi. "ERDOĞAN ÇOK İYİ BİR DOSTUM VE BİRLİKTE ÇOK ÇALIŞTIK" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i hedef alan açıklamaları hakkında bir soru alan Trump, bu soruya cevabında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "çok iyi bir dostu" ifadelerine yer verdi. Trump, "Bildiğiniz gibi Erdoğan çok iyi bir dostum ve birlikte çok çalıştık. Onu çok severim. Şimdi basın hemen ‘Erdoğan’ı seviyor’ diyecek ama bunu söylemem gerekiyor. Kendisi son derece güçlü bir lider ve çok güçlü bir insan" şeklinde konuştu. Türkiye ve İsrail arasında bir çatışma ihtimaline ilişkin soruya da olumsuz cevap veren Trump, "Türkiye ile böyle bir şey olacağını düşünmüyorum. En azından ben başkan olduğum sürece. Çünkü o bana saygı duyuyor ve ben de ona saygı duyuyorum. Bunun ötesinde, iyi bir dostluğumuz var" ifadelerini kullandı. "TARİHİN EN BAŞARILI DÜNYA KUPASI OLACAK" Dünya Kupası ve vizelere ilişkin soru üzerine Trump, "Tarihin en başarılı Dünya Kupası olacak. Hiçbir Dünya Kupası bu kadar hızlı ve bu kadar çok bilet satmadı. Gerçekten inanılmaz. Bu ülkede futbol pek konuşulmaz, bildiğiniz gibi biz futbola 'soccer' diyoruz. Fakat bu turnuva, şimdiye kadar en başarılısı olacak" diye konuştu. Yurt dışından geleceklerin vize endişeleri konusunda da "çok yakından çalıştıklarını" söyleyen Trump, "Bunun üzerinde çok yakından çalışıyoruz. Doğru insanların gelmesini sağlamak için çalışıyoruz" dedi. "İRAN’IN HABERİ OLMADAN MİLYONLARCA VARİL PETROL ÇIKARDIK" Enflasyon rakamlarına ilişkin bir soruya cevabında petrol fiyatlarının savaşa rağmen nispeten düşük kalmasına değinen ABD Başkanı, "İran’ın haberi olmadan milyonlarca varil petrol çıkardık. Geçen gece geç saatlerde ışıkları kapalı şekilde 22 gemiyi devreye soktuk. Çünkü artık radarları yok. Radarlarını yerle bir ettik. İşte petrolün varil fiyatının 85 dolar olmasının nedeni bu" diye konuştu. Ekonomi çok iyi giderken İran’a saldırı kararı aldığını ve "ödenilen bedelin buna değdiğini" belirten Trump, "Bana göre İran’ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak için buna değdi" ifadelerini kullandı. Trump, "Petrolün varil fiyatı 250 dolara çıkabilirdi. Ama şu anda 85 dolar. Bu gerçekten inanılmaz" şeklinde konuştu. "BENCE ANLAŞMA YAPMAK İSTEYECEKLER AMA GÖRECEĞİZ" ABD Başkanı Trump, "Önce Venezuela’ya uğradık. Ve o savaşın bize olan maliyetini defalarca çıkardık. Venezuela halkıyla harika ilişkilerimiz var ve çok iyi anlaşıyoruz. Büyük bir başarıydı ve bir günlük bir savaştı. Daha doğrusunu söylemek gerekirse, 48 dakikalık bir öfke patlamasıydı ve bitti. Venezuela şimdi çok iyi durumda" dedi. Ardından İran’a yöneldiklerini anlatan Trump, "Sonra İran’a gittik ve esasen aynı şeyi yaptık. Belki İran konusunda görüntü o kadar güzel değil ama artık donanmaları yok. 159 gemi denizin dibinde. Hava kuvvetleri yok. Bütün uçakları imha edildi. İnsansız hava araçlarının (İHA) çoğu yok edildi. İHA üretim kapasiteleri yok edildi. Füzelerinin çoğu yok edildi. Bütün liderlik kadroları ortadan kaldırıldı. Yerlerine yenileri getirildi. Şimdi onlarla muhatap oluyoruz. Bence anlaşma yapmak isteyecekler ama göreceğiz" diye konuştu. "HER GECE PETROL ÇIKARIYORDUK" Bölgeden İran’ın haberi olmadan petrol çıkardıkları açıklamasını yineleyen Trump, "Bugün ilk kez açıklıyorum. Milyonlarca varil petrol çıkarıyoruz. Milyonlarca varil. Her gece petrol çıkarıyorduk. Bunu artık söyleyebilirim çünkü artık İran da fark etti. Bunu duyurmamak benim için çok zor oldu. Açıklamayı çok istiyordum ama işi bozmak istemedim ve bu nedenle kendimi tuttum. Ama milyonlarca varil petrol çıkarıldı. İşte petrolün 250 dolar değil de 85-90 dolar seviyesinde olma nedeni bu" ifadelerini kullandı. Trump, petrol fiyatlarını savaşın bitimiyle birlikte tekrar eski seviyelerine döneceği açıklamasını da yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.