SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Söz Bursa - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da seri cinayet dehşeti: Çöp konteynerindeki ceset ikinci cinayeti aydınlattı Haber

İstanbul'da seri cinayet dehşeti: Çöp konteynerindeki ceset ikinci cinayeti aydınlattı

Şişli'de cesedi çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu kadının öldürüldüğü Ümraniye'deki evde, bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Özbek kadının ölümüyle ilgili tutuklu bulunan 2 şüpheli, ikinci cinayetten de gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, 6 Şubat tarihinde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na S.E. (32) isimli kadının ailesi tarafından yapılan kayıp başvurusu üzerine kapsamlı çalışma başlatıldı. Yapılan incelemelerde S.E.'nin 28 Aralık 2025 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığı ve Ümraniye'de bir adreste kaldığı; ailesinin ise 23 Ocak tarihinden itibaren kendisinden haber alamadığı tespit edildi. Yürütülen çalışmalar sonucu S.E.'nin son görüldüğü adres netleştirildi. Söz konusu adresin, 24 Ocak tarihinde Ümraniye'de öldürülen ve cesedi valizle Şişli'de konteynere atılan Durdona Khokimova'nın (37) öldürüldüğü ev olduğunun belirlenmesi üzerine soruşturma derinleştirildi. Güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde S.E.'nin 23 Ocak tarihinde ikamete giriş yaptığı, bir süre sonra Khokimova'nın katil zanlıları olduğu belirtilen D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli şahısların da adrese geldiği belirlendi. Yapılan araştırmalarda S.E. ve Khokimova ile D.A.U.T. ve G.A.K.'nın yaklaşık bir ay aynı evde birlikte yaşadıkları, ayrıca S.E. ile G.A.K.'nın sevgili oldukları tespit edildi. Teknik takip ve kamera analizlerinde, 24 Ocak tarihinde şüphelilerin evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları ve tekrar adrese döndükleri, son dönüşlerinde ise beyaz renkli bir valizle geldikleri görüldü. Bir süre sonra aynı valizle yeniden evden ayrılan şüphelilerin ticari taksi ile Fatih'e geldikleri, valiz içerisindeki parçaları bir çöp konteynerine bıraktıktan sonra yaya olarak Yenikapı Marmaray İstasyonu'na yöneldikleri tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, Durdona Khokimova'nın öldürülmesi nedeniyle tutuklu bulunan D.A.U.T. ve G.A.K. ile yapılan görüşmelerde, S.E.'nin 23 Ocak tarihinde aynı evde kesici aletle öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıktı. Böylece kayıp başvurusu ile ikinci bir cinayet olayının bağlantılı olduğu belirlendi. Savcılık talimatıyla cezaevinden çıkarılarak gözaltına alınan D.A.U.T. ve G.A.K. hakkında "Kasten öldürme" suçundan işlem başlatıldı. Şüphelilerin 13 Şubat tarihinde adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Külliye'de kritik zirve! Türkiye ve Sırbistan arasında yeni dönem Haber

Külliye'de kritik zirve! Türkiye ve Sırbistan arasında yeni dönem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi. "TOPLAM TİCARET HACMİ GEÇTİĞİMİZ YIL 3.5 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI. 5 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ" Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad'da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan'la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan'ın ev sahipliğinde Belgrad'da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "2015 YILINDA 100 CİVARINDA TÜRK SERMAYELİ FİRMA SIRBİSTAN'DA FAALİYET GÖSTERİRKEN BUGÜN BU RAKAM 1500’Ü AŞMIŞ TOPLAM YATIRIM MİKTARI 300 MİLYON DOLARI BULMUŞTUR" Türk yatırımcıların Sırbistan'a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan'da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan'da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan'dan yatırımcıları Türkiye'ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "BUGÜN TÜRKİYE, SIRP TURİSTLER İÇİN İKİNCİ TURİZM GÜZERGAHIDIR. VATANDAŞLARIMIZ DA SIRBİSTAN'I ZİYARET EDEN TURİSTLER SIRALAMASINDA İLK SIRADA YER ALIYOR" İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan'ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan'da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan'la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan'daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. "DÜNYADA BELİRSİZLİĞİN ARTTIĞI BİR DÖNEMDE TÜRKİYE OLARAK YAKIN ÇEVREMİZDE VE ÖTESİNDE BARIŞIN VE HUZURUN TESİSİ İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ Dünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic'in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu'nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul'da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic'e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı'na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "ERDOĞAN ÇOK DAHA DENEYİMLİ BİR LİDER" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi. Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert rest: "Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez!" Haber

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert rest: "Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden bu yana yürüttükleri hizmetleri hatırlatarak başladığı konuşmasında, CHP zihniyetini "faşizan ve kibirli" olarak niteledi. Meclis kürsüsünün işgal edilmesini ve bakanların yemin etmesinin engellenmeye çalışılmasını eleştiren Erdoğan şunları söyledi: İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP'nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Go Global Prime" Bursa’dan başladı: Türk markaları için küresel açılım şifreleri Haber

"Go Global Prime" Bursa’dan başladı: Türk markaları için küresel açılım şifreleri

Türkiye’nin global e-ihracat ekosistemine yön veren platformlardan biri olan BiggBrands, “Türkiye’den Dünya’ya E-İhracat Konferansları – Go Global Prime” etkinliği kapsamında iş dünyasını Bursa’da bir araya getirdi. Uludağ İhracatçı Birlikleri ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferans; kamu, finans, lojistik ve teknoloji paydaşlarını aynı çatı altında buluşturarak Türk markalarının global pazarlara açılımına ışık tuttu. E-ticaretin hızla dönüşen dinamikleri doğrultusunda geliştirilen BiggBrands ekosistemi; B2C, B2B ve D2C iş modellerini tek platformda birleştirerek markalara sürdürülebilir büyüme fırsatı sunmayı hedefliyor. Konferansta, yapay zekâ destekli e-ihracat çözümleri, dijital pazarlama teknolojileri, lojistik modelleri ve finansman alternatifleri gibi kritik başlıklar ele alındı. UİB Genel Sekreter Yardımcısı Ayşe Mehtap Ekinci’nin açılış konuşmasını gerçekleştirdiği programda, Ticaret Bakanlığımızın yetkilileri tarafından E-İhracat Süreçlerindeki KİP, Kolay İhracat Platformu ve E-KİP, E-Kolay İhracat Platformu hakkında kapsamlı bilgi verilirken, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından 5986 sayılı karar kapsamında E-İhracat Teşvikleri hakkındaki önemli başlıklar dinleyicilerle paylaşıldı. BİGGBRANDS İLE GLOBALLEŞEN MARKALAR BiggBrands Yönetim kurulu başkanı Enis Karslıoğlu ve BiggBrands yetkililerinin yanı sıra, değerli sektör paydaşlarının yaptıkları sunumlarda, Türk markalarının global pazarlarda rekabet avantajı kazanması için geliştirilen stratejiler vurgulandı. Bir markanın B2C ve B2B pazaryerlerinde global olarak büyüme yolculuğu örnek vakalar üzerinden anlatılırken; GEO, SEO ve PPC gibi dijital pazarlama teknolojilerinin e-ihracattaki rolü detaylı şekilde aktarıldı. BiggBrands; global pazaryerleri, toptan satış altyapısı ve doğrudan tüketiciye ulaşan çözümleriyle markalara yalnızca satış değil, aynı zamanda veri odaklı büyüme modeli sunuyor. Şirketin sunduğu entegre yapı sayesinde üreticiler, lojistikten finansmana kadar tüm süreçleri tek ekosistem içinde yönetebiliyor. GÜÇLÜ PAYDAŞLARLA ORTAK VİZYON Ticaret Bakanlığı ve Uludağ İhracatçı Birliklerinin E-İhracat destekleri hakkında verdikleri bilgiler, Türk Eximbank’ın finansal çözümleri ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla zenginleşen konferans; Türkiye’nin üretim gücünü dijital ticaretle buluşturma hedefini bir kez daha ortaya koydu. De minimis düzenlemeleri sonrası cross-border lojistik ve kargolama modelleri ve Biggbrands ve THY WIDECT işbirliği ile yapılacak uluslararası sevkiyat çözümleri de etkinliğin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. TÜRKİYE’DEN DÜNYAYA UZANAN BİR EKOSİSTEM BiggBrands’in dünyanın 6 bölgesinde oluşturmuş olduğu ofis ve lojistik merkezleri ve tamamı kendisine ait yazılım ve donanımlarıyla sunduğu teknolojik altyapısı, Türk markalarının Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Asya’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan geniş bir pazarda konumlanmasına olanak sağlıyor. “Go Global Prime” konferansı; yalnızca bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda yeni iş birliklerinin doğduğu bir networking platformu olarak öne çıktı. BiggBrands yetkilileri, Türkiye’nin e-ihracat potansiyelinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde düzenlenecek yeni konferanslarla daha fazla markayı global pazarlara taşımayı hedeflediklerini belirtti. Etkinlik Bilgisi: Go Global Prime – Türkiye’den Dünya’ya E-İhracat Konferansı Tarih: 11 Şubat 2026 Yer: Uludağ İhracatçı Birlikleri, Bursa

Bursa’ya yeni film festivali: Altın Çınar büyüyor! Haber

Bursa’ya yeni film festivali: Altın Çınar büyüyor!

Osmangazi Belediyesi, kültür ve sanatı yalnızca takvimlere sıkışan etkinlikler olarak değil, kentin geleceğini şekillendiren bir vizyon meselesi olarak ele alan yaklaşımıyla Bursa’ya yeni bir sinema markası kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl ilk kez bir kısa film yarışması olarak hayata geçirilen Altın Çınar, gördüğü yoğun ilgi ve nitelikli başvuruların ardından bu yıl festival kimliğiyle yoluna devam ediyor. Bursa, bu yıl yalnızca film izleyen bir kent değil; kısa filmin üretildiği, tartışıldığı ve geleceğinin konuşulduğu güçlü bir sinema buluşma noktasına dönüşüyor. Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, şehrin köklü kültürel mirasını çağdaş sinema diliyle buluşturmayı hedefliyor. Genç yönetmenlere görünürlük sağlayan, kısa film üretimini cesaretlendiren ve kenti ulusal-uluslararası sinema haritasında daha güçlü bir noktaya taşıyacak bir vizyonla yola çıkan festival, kısa film dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından gelen nitelikli yapımları Bursalı sinemaseverlerle buluşturacak. Yarışma filmlerinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken kısa filmler de özel gösterimler kapsamında festival programına zenginlik katacak. 31 Mart 2026’ya kadar sürecek başvuru dönemi sonunda belirlenecek programıyla festival, yalnızca bir rekabet alanı değil, aynı zamanda güçlü ve prestijli bir sinema vitrini sunacak. Gösterimlerin ötesine geçen etkinlik programı, genç sinemacılar için öğrenme ve üretim platformu niteliği taşıyacak. Atölyeler, masterclass’lar ve söyleşiler aracılığıyla, alanında deneyimli isimler ile genç yetenekler bir araya gelecek. Özellikle sinema teknolojilerindeki dönüşümü odağına alan içeriklerle katılımcılara ilham verici bir deneyim yaşatılacak. Ayrıca Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel etkinliklerin de festival programında yer alması planlanıyor.

Uludağ Enerji Grubu’na Dubai’den çifte ödül: Hem şirkete hem CFO Duygu Tokgöz’e büyük onur! Haber

Uludağ Enerji Grubu’na Dubai’den çifte ödül: Hem şirkete hem CFO Duygu Tokgöz’e büyük onur!

Uludağ Enerji Grubu kurumsal yönetim yaklaşımı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlılığı doğrultusunda uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda "Enerji Alanında En İyi Kurumsal Yönetim" ödülüne layık görüldü. Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise finansal disiplin, stratejik liderlik ve sürdürülebilir büyümeye sunduğu katkılarla "Enerji Alanında En İyi Kadın CFO" ödülünün sahibi oldu. Uludağ Enerji Grubu böylece International Finance Awards’tan iki önemli ödül almış oldu. Bu yıl Dubai’de gerçekleştirilen International Finance Awards’ın 2025 yılı ödül töreninde finans, enerji, bankacılık, sigorta ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte başarılı kurum ve yöneticiler onurlandırıldı. 2013 yılından bu yana International Finance Dergisi tarafından düzenlenen International Finance Awards, kurum ve liderleri stratejik vizyon, sürdürülebilirlik, finansal performans ve yönetişim standartları çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin en büyük enerji gruplarından Uludağ Enerji Grubu, finans dünyasının saygın platformlarından International Finance Awards’ta (IFA) iki ödüle birden layık görüldü. Ödüller, Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem ve CFO Duygu Tokgöz tarafından teslim alındı. Bu ödülle birlikte şirketin başarısının uluslararası platformda bir kez daha tescillendiğini vurgulayan Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem, "International Finance Awards gibi saygın bir platformda kurumsal yönetim alanında ödüllendirilmek, şirketimizin sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik odağındaki yönetim anlayışının uluslararası düzeyde takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu ödül, şirketimizin uzun vadeli değer oluşturma yaklaşımının ve uluslararası standartlarda şekillenen yönetim anlayışının somut bir göstergesi. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. "Enerji Alanında En İyi Kadın CFO" ödülüne layık görülen Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise şunları anlattı: "Bu ödül, Uludağ Enerji’nin güçlü finansal yönetim anlayışının, disiplinli karar alma süreçlerinin ve ekiplerimizin ortak emeğinin bir yansıması oldu. Uluslararası bir platformda bu şekilde takdir edilmekten büyük onur duyuyorum. Kadın olarak enerji alanında böylesine önemli bir ödüle layık görülmenin hem tüm kadınlarımıza hem de sektörde emek veren herkese ilham kaynağı olmasını diliyorum. Bu başarıyı tüm çalışma arkadaşlarımızla paylaşmaktan büyük gurur duyuyorum."

Maskat’ta kritik randevu: İran ve ABD arasında "Fikir Birliği" sinyali! Haber

Maskat’ta kritik randevu: İran ve ABD arasında "Fikir Birliği" sinyali!

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile Umman'da gerçekleştirilen dolaylı müzakerelere ilişkin, "Diplomatik sürecin devamı konusunda bir anlayış ve fikir birliği olduğunu hissettik. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim için asıl belirleyici olan, sahadaki adımlardır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekayi, Türkiye dahil bölge ülkelerinin son dönemde gerilimin düşürülmesi ve diplomatik bir sürecin oluşması için yürüttüğü çabalardan dolayı teşekkür etti. Bekayi, bazı çevrelerin, müzakerelerin Türkiye'de ve bölge ülkelerinin katılımıyla yapılmasının planlandığı, ancak İran'ın bunu kabul etmeyerek görüşmelerin Maskat'ta yapılmasını istediği "BİZİM MÜZAKERELERDEKİ MUHATABIMIZ ABD'DİR" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bugünkü ABD ziyaretine ve bu ziyaretin müzakereleri sabote etmeye yönelik olduğuna ilişkin iddialara değinen Bekayi, "Bizim müzakerelerdeki muhatabımız ABD'dir. Bölgeye zarar veren, hatta kendi çıkarlarını bile gözetmeyen baskı ve yönlendirmelere boyun eğmeden hareket edip etmeyeceğine karar vermek ABD'nin sorumluluğundadır. ABD'nin Orta Doğu politikasındaki en büyük sorunlardan biri, İsrail'in taleplerine göre hareket etmesidir" ifadelerini kullandı. Bekayi, "Herkesin bildiği gibi İran'ın barışçıl nükleer programının yıllardır yapay bir krize dönüştürülmesinin arkasında İsrail var. İsrail, yaklaşık 40 yıldır ‘İran nükleer bomba peşinde' iddiasını sürekli gündemde tutuyor ve var olmve bunun Türkiye'yi rahatsız ettiği yönündeki iddialara cevap verdi. Bekayi, "Toplantının Umman dışında yapılmasına dair önceden alınmış bir karar yoktu. Sürece destek veren tüm bölge ülkeleri ev sahipliğine hazırdı ve kendilerine teşekkür ediyoruz. Ancak İran'ın müzakere tarafı olması, Umman'ın daha önceki olumlu ev sahipliği tecrübesi ve görüşmelerin nükleer konuyla sınırlı tutulması gibi nedenlerle müzakerelerin Maskat'ta yapılmasına karar verildi. Bu nedenle toplantının Maskat'ta yapılmasının dostlarımızın kırılmasına yol açacak bir gerekçe olduğunu düşünmüyorum" dedi. ayan bir bomba üzerinden dünyaya asılsız bir korku yaymaya çalışıyor. İsrail, bölgede huzur ve istikrara yol açacak her türlü diplomatik sürecin de karşısında olduğunu defalarca gösterdi" diye konuştu. Bekayi, "Bu yüzden ABD'li yetkililerin, bu baskı ve lobi etkilerinden bağımsız hareket etmesi ve başkalarının ABD dış politikasına yön vermesine izin vermemesi gerekiyor. Biz ise geçmiş deneyimleri dikkatle göz önünde bulunduruyoruz. Haziran ayında yaşanan süreç çok kötü bir tecrübeydi. Bu nedenle bu deneyimleri dikkate alarak ulusal çıkarlarımızı diplomasi yoluyla korumaya kararlıyız" dedi. "ZAMAN KAZANMAK GİBİ BİR NİYETİMİZ YOK" Tahran'ın müzakerelerde zaman kazanmaya çalıştığı yönündeki iddiaları da reddeden Bekayi, "Ne kadar erken, o kadar iyi. Biz bu müzakerelere sonuç almak için girdik ve zaman bizim için önemli. Yaptırımların kaldırılması İran açısından hayati bir mesele, yani ne kadar erken olursa bizim için o kadar avantajlı. Bu yüzden zaman kazanmak gibi bir niyetimiz yok. Biz müzakerelerde ne kadar ciddi olduğumuzu defalarca gösterdik. Görüşmelerin geçmişine bakmanız bunu anlamak için yeterli. Önceki 5 turda da söylediğim gibi görüşmeler sonuçlanana kadar müzakere yerinde günlerce kalmaya hazırız. Bu, hem iyi niyetimizi hem de ulusal çıkarlarımızı korumak ve İran halkına dayatılan yasa dışı yaptırımların kaldırılması için ne kadar acele ettiğimizi ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. "NİYET VE CİDDİYET VARSA ANLAŞMA MÜMKÜN" Bekayi, İran heyetinin üst makamların verdiği açık talimatlar doğrultusunda ulusal çıkarları sağlamakla görevli olduğunu belirterek, "Her müzakere, anlaşmaya varacaksa karşılıklı alıp vermeyi gerektirir. İran'ın kabul edeceği mutabakat, İran halkının çıkarlarını güvence altına alan bir mutabakat olacaktır. Bizim için müzakerelerin doğrudan ya da dolaylı yapılması belirleyici değil. Taraflarda sonuç alma iradesi ve ciddiyet varsa anlaşmaya varmak mümkündür" dedi. "SALDIRI OLURSA SERT VE EZİCİ KARŞILIK VERİRİZ" İsrail'in İran'a yönelik muhtemel bir saldırı tehdidine değinen Bekayi, bu senaryonun tüm denklemi değiştiren ve varsayıma dayanan bir durum olduğunu belirterek, "İran, herhangi bir taraftan askeri saldırıya uğrarsa mutlaka sert ve ezici bir karşılık verecektir. Öte yandan tecrübeler, İsrail'in böyle bir adımı ABD ile koordinasyon ve iş birliği olmadan atamayacağını gösteriyor. Böyle bir durumda İran'ın vereceği yanıt da pişman edici olacaktır" şeklinde konuştu. "MASKAT'TAKİ GÖRÜŞME İLK TEMAS NİTELİĞİNDEYDİ" Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran bu turda daha fazla taviz vermeye hazır" sözlerini eleştirerek Maskat'taki görüşmenin ilk temas niteliğinde olduğunu söyledi. Bekayi, "Bu tür müzakerelerde, özellikle kötü bir tecrübenin ardından ve diplomatik sürecin 8 ay önce bozulmasından sonra, ilk görüşmede ayrıntılara girilmesi zaten beklenmez. Maskat'taki temas da uzun sürmedi, yarım günlük bir toplantıydı. Bizim açımızdan bu görüşme, daha çok karşı tarafın ne kadar ciddi olduğunu görmek ve bundan sonraki adımların nasıl atılacağını değerlendirmek içindi. Bu nedenle görüşmede ağırlık genel çerçeveye verildi. Temel tutumumuz uluslararası kurallar ve NPT (Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması) çerçevesinde İran halkının çıkarlarının güvence altına alınması ve bu kapsamda barışçıl nükleer enerji hakkımızın korunmasıdır. Ayrıntılar için ise sürecin sonraki aşamalarda nasıl ilerleyeceğinin görülmesi gerekiyor" dedi. "DİPLOMATİK SÜRECİN DEVAMI KONUSUNDA ANLAYIŞ VE FİKİR BİRLİĞİ OLDUĞUNU HİSSETTİK" Umman'daki dolaylı müzakerelerde İran ve ABD heyetleri arasında gerçekleşen birkaç dakikalık yüz yüze görüşmede ABD tarafının tutumunda somut bir değişiklik hissedilip hissedilmediği sorusuna yanıt veren Bekayi, "Dolaylı temaslar ve bu kısa görüşmenin ardından diplomatik sürecin devamı konusunda bir anlayış ve fikir birliği olduğunu hissettik. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim için asıl belirleyici olan, sahadaki adımlardır. Görüşmelerde olumlu mesajlar verilebilir, fakat bunlar somut adımlara dönüşmezse bu temasların bir anlamı kalmaz" dedi. "LARİCANİ'NİN ZİYARETİ BÖLGE TEMASLARININ DEVAMIDIR" Bekayi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin Umman ziyaretine de değinerek, "Bu ziyaret, bölge temaslarının devamı niteliğinde. Laricani daha önce de Rusya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Irak'a ziyaretler gerçekleştirmişti. Maskat ziyareti de bölge ülkelerindeki muhataplarla sürdürülen istişarelerin bir parçası ve İran'ın komşularıyla ilişkileri güçlendirme politikasına dayanıyor. İyi komşuluk ve bölgesel iş birliğini güçlendirmek, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Bu ziyaret de bu çerçevede değerlendirilmeli. Ayrıca Umman ziyareti önceden planlanmıştı ve buranın ardından Katar ziyareti de aynı kapsamda yapılacak" ifadelerini kullandı. "GEREKİRSE HEYETE YENİ İSİMLER DAHİL EDİLEBİLİR" Bekayi, müzakerelerin seyrine göre ihtiyaç duyulması halinde müzakere heyetine yeni isimler ve uzmanların dahil edileceğini belirterek, "Bu daha önce de böyleydi. Görüşmelerin gidişatına ve her toplantıda ele alınacak başlıklara göre, farklı uzmanların bilgi ve tecrübesinden yararlanabiliriz. İhtiyaç olursa gerekli görülen her aşamada heyete yeni isimler ekleriz" şeklinde konuştu. "BİZ BAŞKALARININ YÖNTEMLERİNİ KOPYALAMIYORUZ" Bekayi, Umman'daki müzakerelerde ABD heyetinde ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın da yer almasına ilişkin değerlendirmede bulunarak, "Biz başkalarının yöntemlerini kopyalamıyoruz. Kendi işimize bakıyoruz. Bizim askerimizin zaten daha önemli görevleri var. Diplomatlarımıza güveniyoruz ve verilen görevi en iyi şekilde yerine getireceklerini biliyoruz. Ayrıca şunu da unutmayın, Dışişleri Bakanımız Arakçi, zaten bir anlamda savaş tecrübesi olan bir komutan gibi. Yani bizde hepsi bir aradaydı" ifadelerini kullandı.

En çok o tercih ediliyor: Çiçek borsasında 14 Şubat mesaisi! Haber

En çok o tercih ediliyor: Çiçek borsasında 14 Şubat mesaisi!

Türkiye’nin kesme çiçek üretiminde önde gelen illerinden Yalova’da, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi düzenlenen çiçek mezatlarında hareketlilik yaşanıyor. Türkiye’de 18 şubesi ile 6 bin süs bitkisi üreticisini çiçekçi esnafıyla buluşturan Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin Yalova mezadında 14 Şubat hareketliliği yaşanıyor. Açık artırma usulü gerçekleşen satışlarda, müşterilerine en iyi ürünleri sunmak isteyen esnaf fiyat artırıyor, en yüksek rakamı veren ise ürünün sahibi oluyor. Sevgililer Günü haftasında satışlarda 7-8 kat artış yaşanıyor. YALOVA ORKİDE, ŞEBBOY VE LİLYUM ÜRETİMİNDE ÖNDE Kooperatifin Yalova mezadını ziyaret eden Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, burada yetkililerden bilgi aldı. Vali Usta burada yaptığı açıklamada, "Biliyorsunuz 4 gün sonra, 14 Şubat Sevgililer Günü'ne ulaşıyoruz. Dolayısıyla Sevgililer Günü öncesindeki en önemli mezat satışlarından birisi bugün. Ben de Yalova'ya Vali olarak geldikten sonraki ilk mezadı bizzat yerinde gözlemlemek istedim. Bildiğiniz gibi süs bitkileri, kesme çiçekte Yalova'mız Türkiye'nin en önde gelen illerinden birisi. Özellikle Yalova, orkide, şebboy ve lilyumda Türkiye'nin en önünde gelen üretim merkezlerinden bir tanesi. Orkidede yaklaşık yüzde 90 civarındaki Türkiye'nin üretimi Yalova'dan gerçekleşiyor. Ben bu mezarlıktaki üreticilerimizin bol ve bereketli kazançlar elde etmesini diliyorum. Yalova'ya inşallah bütün alanlarda olduğu gibi süs bitkileri ve kesme çiçekle de layık olduğu yere daha da ileriye taşıyacağız. Şimdiden de 14 Şubat Sevgililer Günü'nü kutluyorum, tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum" dedi. "7-8 KAT DAHA FAZLA BİR TALEP MEVCUT" Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise Yalova’nın süs bitkileri üretiminde önemli bir merkez olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Yaklaşık olarak bin 100 dekarlık alanda kesme çiçek üretimi yapmaktayız. Yine bugün 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde çiftçilerimizin alın terinin ve emeğinin pazara ulaşmasında önemli bir katkısı olan kooperatifimizdeki çiçek mezadındayız. Bugün burada üreticilerimizin ürünleri satıcılara ulaşıyor durumda. 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde yaklaşık olarak pazardan 7-8 kat daha fazla ürün ve 7-8 kat daha fazla bir talep mevcut. Yalova süs bitkileri açısından önemli bir merkez ve ilimizde yaklaşık olarak 8 bin dekarlık bir alanda süs bitkileri yetiştiriciliği hem açık alan hem kapalı alan hem kesme çiçek anlamında ciddi bir üretim kapasitesine sahip bir ilimiz. Bu anlamda da ilimizde öne çıkmış ürünler açısından özellikle Türkiye'de yetişen orkidenin yüzde 99'luk kısmını ilimizde yetiştirmekteyiz. Özellikle kesme, şebboy, hüsnüyusuf, lilyum gibi çiçeklerin de önemli bir kısmı ilimizde üretilmekte." EN ÇOK TALEP GÜLE Kooperatifin şube müdürü Ali Tan ise koli satışlarının bu dönemde 8 kata kadar arttığını dile getirdi. Tan, en çok tercih edilen çiçeğin ise gül olduğunu belirterek, "Sevgililer Günü itibarıyla koli üretim artışları arttı, ürünlerimiz çoğaldı. Her zamanki gibi bir numaralı ihtiyaç gül. Güle talep arttı. Onun haricinde kır çiçekleri, mevsimi çiçekler de talep görüyor. Her günü Türkiye'nin 18 bölgesinde mezadımız var. Her gün mezat olmakta ve açık arttırma usulü ürünlerimizi satışa sunmaktayız" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.