SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Söz Bursa - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Sporun Başkenti oluyor: 18 branşta 150 bin sporcu sahaya iniyor! Haber

Bursa Sporun Başkenti oluyor: 18 branşta 150 bin sporcu sahaya iniyor!

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Mart-19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ‘2. Bursa Uluslararası Spor Festivali’, sporun coşkusunu, enerjisini ve birleştirici ruhunu bir kez daha kentin dört bir yanına yayacak. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü, Bursa Kent Konseyi ve üniversitelerin iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenecek ‘Bursa Uluslararası Spor Festivali’, 23 Mart-19 Mayıs tarihleri arasında kente büyük bir şölen yaşatacak. ‘Hareket eden Bursa, sağlıklı Bursa’ sloganıyla gerçekleştirilecek olan festival, Bursa’yı sporun, sağlığın ve dayanışmanın başkenti yapacak. Festival, iki ay boyunca parklar, meydanlar, okullar ve spor tesislerinde düzenlenecek yüzlerce etkinlikle Bursa’yı adeta açık hava spor alanına dönüştürecek. 18 BRANŞTA GENİŞ SPOR YELPAZESİ Türkiye’de yerel ölçekte düzenlenen en kapsamlı spor organizasyonlarından biri olan festivalle; badmintondan futbola, geleneksel Türk okçuluğundan hentbola, plaj voleybolundan satranca, sokak basketbolundan voleybola kadar 18 farklı branşta, 7’den 77’ye herkes sporun birleştirici gücüyle buluşacak. Bu yıl ilk kez şirketler ve kurumlar da festivale dahil olacak. Festival kapsamında alanında uzman spor insanları ve akademisyenlerle, sporcu beslenmesinden spor psikolojisine kadar birçok konuda söyleşiler de düzenlenecek. BAŞKAN BOZBEY’DEN 19 MAYIS ÖNERİSİ Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Önümüzdeki 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı eskiden olduğu gibi tekrar stadyumda kutlamak gönlümüzden geçiyor. 19 Mayıs’ı coşkuyla 42.000 kişinin buluştuğu ve Bursaspor’un başarılar kazandığı alanda yapmak arzumuzdur. Güzel olur diye düşünüyorum” dedi. GEÇEN YIL 17 İLÇEDE 100 BİNİ AŞKIN SPORCU KATILDI Geçen yıl birincisi yapılan festivalin; henüz ilk yılında olmasına rağmen 17 ilçede ve 17 branşta 5.000’den fazla müsabaka ile 100 bini aşkın katılımcıyı sporla buluşturduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa Uluslararası Spor Festivali’nin her yıl üstüne katarak büyüyeceğini, daha fazla çocuğa, daha fazla gence ve daha fazla insana ulaşacağını söyledi. Festivalin, etkinliğin süresi, çeşitliliği ve kapsayıcılığı bakımından dünyanın en büyük ve en uzun soluklu organizasyonlarından biri haline geldiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Yalnızca Bursamız için değil, Türkiye’ye de örnek olabilecek güçlü bir altyapı oluşturmuştur. Birçok belediye tarafından incelenen, örnek alınan ve model olarak değerlendirilen bir festivale dönüşmüştür” diye konuştu. “SPOR KENTİ KİMLİĞİNİ ÖNE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ” Bu yıl ikincisi düzenlenen festivalle; spor yapma alışkanlığı kazandırmayı, spor kültürünü yaygınlaştırmayı, çocuklara bireysel sporlarda özgüven, takım sporlarında ise ekip ruhunu aşılamayı amaçladıklarını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, çocukların ve gençlerin en az bir spor ve en az bir sanat dalıyla mutlaka tanışması gerektiğinin de altını çizdi. Festivalin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kapsayan özel etkinliklerle taçlanacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Festivalle birlikte Bursamızı; sporu ve kültürü bir araya getiren, uluslararası alanda spor kenti kimliğiyle öne çıkan bir kent hâline getirmeyi hedefliyoruz. Festivalimiz; 17 ilçemizin tamamında okul öncesinden üniversiteye kadar tüm öğrencilerimizi, her yaştan vatandaşımızı ve bu yıl şirketler ile kurumları da kapsayacak” dedi. “HERKESİ BÜYÜK HAREKETİN PARÇASI OLMAYA DAVET EDİYORUZ” Kardeş şehirlerden gelen sporcuları festival kapsamında Bursa’da ağırlamanın heyecanını bir kez daha yaşayacaklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, geçtiğimiz yıl 9 kardeş şehrin festivale katıldığını, bu yıl sayının daha da artacağına yürekten inandığını vurguladı. Buluşmanın sadece bir spor organizasyonu olmadığını; aynı zamanda kentler arasında dostluğu ve uluslararası dayanışmayı güçlendiren çok değerli bir köprü olduğunu da anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu anlayışla; herkesi bu büyük hareketin bir parçası olmaya davet ediyor ve hep birlikte ‘Hareket eden Bursa’ diyoruz. Festival boyunca sloganımızdan yola çıkarak; kentimizin parklarında, meydanlarında, tesislerinde de bu hareketi ve canlılığı oluşturacağız” diye konuştu. HEDEF: 150 BİN DOĞRUDAN KATILIMCI Festival kapsamında Bursa’nın fethinin 700. yılına yaraşır etkinlikler de düzenleneceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, her yaştan ve her kesimden Bursalıyı hareketli, sağlıklı ve aktif bir yaşam kültürüyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bu yıl 150 bin sporcuya doğrudan ulaşmayı ve sporu Bursa’nın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi amaçladıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Uluslararası Spor Festivali’nin her geçen yıl büyüyerek kentimizin güçlü bir geleneğine dönüşeceğine yürekten inanıyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sporu; erişilebilir, kapsayıcı ve yaşamın her alanına yayılan bir hak olarak görüyoruz. Bu anlayışla da sporu, hayatın her alanına yaygınlaştırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki hareket eden Bursa, sağlıklı Bursa’dır. Başta Bursa Valimiz Erol Ayyıldız olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, bir toplumun geleceği için yapılacak en önemli yatırımlardan birisinin spor olduğunu vurguladı. Gençlerin varlığının ve sağlıklı bireyler olarak gelişmesinin ülkenin geleceği için çok önemli olduğunu söyleyen Aksoy, festivalde aktif olarak rol olmaktan büyük gurur duyduklarını belirtti. Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, sporun tabana yayılması konusunda tüm kentin destek verdiği festivalin ikincisinin yapılmasını önemsediklerini belirtti. Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aksoy, spor sayesinde her şeyden önce insan sağlığının kazanıldığını ifade etti. Pozitif bağımlılıkların sayısını artırarak negatif bağımlılıklardan uzak durulabileceğini aktaran Aksoy, festivalle 17 ilçede Bursalıların harekete geçeceğini ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, Uluslararası Spor Festivali’nin sporun hayatın kenarında kalan bir alan olmadığını, yaşamın tam merkezinde yer aldığını gösteren kıymetli bir buluşma olduğunu söyledi. Gençlerin spor sayesinde edindiği özgüvenin kentin rekabet gücünü besleyeceğini anlatan Şenyurt, festivalin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. İl Milli Eğitim Şube Müdürü Mehmet Zorlu, bu harekete katılmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından Bursa Uluslararası Spor Festivali’nin ilk kaydı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına gerçekleştirildi.

MG HS, Hybrid+ teknolojisi ile Şubat ayında Türkiye yollarına çıkacak! Haber

MG HS, Hybrid+ teknolojisi ile Şubat ayında Türkiye yollarına çıkacak!

Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen ve dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden SAIC bünyesinde yer alan köklü İngiliz markası MG, modern teknoloji, üstün konfor, ileri seviye güvenlik ve premium donanım özelliklerini bir araya getiren HS Hybrid+ modelini şubat ayında Türkiye’de satışa sunmaya hazırlanıyor. MG’nin gelişmiş Hybrid+ teknolojisine sahip HS Hybrid+, 1.5L Turbo motor; 1,83 kWh kapasiteli batarya ve 199 PS güç üreten elektrikli motor ile donatılan sistemi sayesinde 224 PS maksimum güç ve 5,5 L/100 km (WLTP, Birleşik) yakıt tüketimi ile iddialı değerler sunuyor. MG markası güçlü ürün gamını zenginleştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda yakın zaman önce ZS Hybrid+ modelinin şubat ayında Türkiye yollarına çıkacağını duyuran marka; zengin donanım özellikleri, üstün boyutları, düşük yakıt tüketimi ve yüksek performansı ile öne çıkacak olan HS Hybrid+ modelini de şubat ayında Türkiye’de satışa sunmaya hazırlanıyor. HS Hybrid+ modeli 224 PS gücündeki maksimum Hybrid+ sistem gücüyle mükemmel performansla birlikte sürüş konforunu da en üst seviyeye çıkartıyor. Hybrid+ teknolojisi ile performans ve verimlilik zirvede MG HS, Hybrid+ sistemiyle geleneksel hibrit teknolojisini bir üst seviyeye taşıyor. Teknolojide sınıf atlayan yeni sistem; 1,83 kWh yüksek kapasiteli bir batarya, güçlü bir elektrikli motor ile daha uzun ve daha yüksek hızlarda elektrikli sürüşe imkân tanımasıyla öne çıkıyor. Böylece HS Hybrid+ sürüş maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlamasının yanı sıra etkileyici ivmelenme değerleri sunuyor. Güçlü ve verimli Hybrid+ güç aktarma sistemi, mükemmel performansla birlikte rafine bir sürüş deneyimi sağlıyor. Dinamik tasarım cömert yaşam alanıyla birleşiyor! MG’nin teknoloji harikası HS Hybrid+ Luxury versiyonu, 19 inç alaşımlı jantları, aerodinamik ve keskin yan silüeti, ön ve arka modern far grubuyla çok dinamik görünüme sahip. Kullanıcılara sunduğu zengin teknolojiler ile sürüş deneyimini daha da etkileyici bir hale getiren iddialı model, her biri yüksek çözünürlüklü iki ekrandan oluşan UniScreen teknolojisi (12.3 inç 2 ekran), kablosuz akıllı telefon şarjı, hafızalı yan aynalar, vegan deri koltuklar, bel desteği ayarlı 6 yönlü ve hafızalı sürücü koltuğu, elektrikli ön yolcu koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar, elektrikli bagaj kapağı, 360 derece çevre görüş kamerası, 8 hoparlörlü hi-fi sistemi ile cömertçe donatılıyor. D SUV segmentinde konumlanan 4.670 mm uzunluğundaki model, 2.767 mm aks mesafesi ile çok geniş bir iç mekan sunuyor. Ayrıca, kullanıcıların ihtiyaçlarını rahatça karşılamak üzere 507 litrelik geniş bagajın yanı sıra otomobilin içinde bolca saklama alanı bulunuyor. Her yolculukta üst düzey güvenlik HS Hybrid+, MG Pilot adıyla markalaşan teknolojik sürüş destek sistemlerinin de desteğiyle güvenliği standart olarak sunuyor. Modelde, MG Pilot Teknolojik Sürüş Destek Sistemleri kapsamında; Adaptif Hız Sabitleyici, Yaya ve Bisiklet Algılama Özelliği ile Otomatik Acil Fren Sistemi, Şerit İhlal İkazı ile Şerit Takip Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarısı, Ön Çarpışma Uyarısı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Kapı Açma Uyarısı gibi donanımlar standart olarak sunuluyor. MG’nin iddialı Hybrid+ ürün gamı şubat ayında Türkiye yollarında! MG, gelişmiş Hybrid+ teknolojisiyle donatılan ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ modelleriyle hibrit segmentindeki iddiasını Türkiye pazarında tanıtmaya hazırlanıyor. Hybrid+ sistemi; yüksek güç üreten yapısı ve uzun süreli elektrikli sürüşe imkân tanıyan teknolojisiyle performans ve verimliliği bir arada sunarken, gelişmiş ses yalıtımı sayesinde sessiz ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. MG Hybrid+ ailesi, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve zengin donanım özellikleriyle güvenlik ve konforu en üst seviyeye taşıyor.

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı! Haber

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi. Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet Hakk’a hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu. Türkiye’nin direksiyonuna geçtikleri 2002’den bu yana her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin kötü talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu. "ATMADIKLARI İFTİRA, VERMEDİKLERİ SORU ÖNERGESİ KALMADI" "Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; ’Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz’ dediler. ’Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar’ dediler. ’Petrol lobisine hizmet ediyorlar’ dediler. ’Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter’ dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; ’Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar’ diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi. "YOL MEDENİYETTİR DİYEREK YENİ YOLLAR YAPTIK" Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. ’Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım’ diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, ’Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır’ diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. ’Bölünmüş yollar bizi bölecek’ diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu. "KAMERALAR ÖNÜNDE MİKROFON TOKATLIYORLAR" Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu. "RÜŞVET ALMADIYSANIZ BU TELAŞ HALİ NİYE?" Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda! Haber

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda!

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

MSB'den SDG açıklaması! Haber

MSB'den SDG açıklaması!

Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türkiye’nin en köklü çok sesli müzik kurumu olan, 1826 yılında İstanbul’da "Muzika-i Hümayun" adıyla temelleri atılan, Türk Silahlı Kuvvetleri askerîemüzik geleneğini yaşatan, yurt içi ve yurt dışında katıldığı tören, festival ve müzikal etkinliklerde Türkiye’yi temsil eden ve kuruluşunun 200’üncü yıl dönümü kutlanan Armoni Mızıkası Komutanlığında gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "Bakanlığımız, devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetlerine büyük bir şevk ve gayretle devam etmektedir" dedi. "Son bir haftada 4 terörist teslim oldu" Aktürk, terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin, "Bu kapsamda son bir haftada 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. Sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama, mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 753 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 451) kilometreye ulaşmıştır" dedi. Hudutlarda 173 kişi yakalandı Hudut güvenliğinin en üst seviyede sağlandığını vurgulayan Aktürk, "7 gün 24 saat esasıyla güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 173 şahıs yakalanmış, 876 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" diye konuştu. Aktürk, "Bu yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 519’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 4 bin 404’e ulaşmıştır" dedi. Batı Trakya Türklerine destek mesajı "29 Ocak Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü" olduğunu hatırlatan Aktürk, "Batı Trakya Türkü soydaşlarımızın haklı mücadelelerinde daima yanlarında olduğumuzu vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, mücadelenin öncü isimlerinden Dr. Sadık Ahmet’i "rahmet ve saygıyla" andıklarını söyledi. Üst düzey temaslar ve tatbikatlar Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in programına da değinen Aktürk, "Bakanımız (Yaşar Güler) bugün Portekiz Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanımızın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilecek ‘Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Kızağa Koyma Töreni’ne iştirak edecektir" dedi. TSK’nın tatbikat faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Birliklerimizin derin kar ve şiddetli soğuklarda muharebe kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla Kars’ta Kış-2026 Tatbikatı icra edilmektedir" diye konuştu. NATO ve deniz görevlerine ilişkin olarak da Aktürk, "NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1’inci Odak Harekâtı, Doğu Akdeniz’de devam etmektedir" dedi. 26 Ocak-3 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "10’uncu Ulusal Antarktika Bilim Seferi"ne değinen Aktürk, Harita Genel Müdürlüğü, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından katılım sağlanacağını kaydetti. Askeri öğrenci alımı Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Aktürk, "Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı başvuruları bugün itibarıyla tamamlanacaktır" açıklamasında bulundu. Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemdeki mutabakatlara uymayan terör örgütü SDG’nin ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğünü, bu durumun entegrasyon sürecini olumsuz etkilediğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "10 Mart ve 18 Ocak mutabakatlarına uymayan SDG’nin 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürmesi entegrasyon sürecini olumsuz yönde etkilemektedir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi Suriye’de meydana gelen gelişmeleri sahada yakından takip ediyor, bölgedeki birliklerimiz, personelimiz ve hudutlarımızın güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Suriye hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak görüyoruz. Ülkemiz, ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir" denildi. "Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlere ilişkin NAVTEX’ler 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır" Ege Denizi’nde yayımlanan NAVTEX’lere ilişkin Yunan basınında yer alan iddialara da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularımız, iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır. Yayımladığımız NAVTEX’ler ile seyir emniyetini göz önüne alarak, Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığını kapsayan seyir duyuruları ile deniz yetki alanları içerisinde kalan tüm araştırma faaliyetlerinin ülkemiz ile koordine edilmesi gerektiğini, Gayri Askeri Statüdeki Adaların (GASA) karasularını da içeren sahalarda seyir emniyetini tehlikeye düşürebilecek askeri faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunu vurguluyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayan tek taraflı faaliyet ve girişimleri uluslararası hukuk çerçevesinde etkisiz kılmaya devam edecektir." Somali’de askeri iş birliği Somali-Türk Görev Kuvveti faaliyetlerine de değinilen açıklamada, Türkiye tarafından eğitilen Somali güvenlik güçlerinin terörle mücadele faaliyetlerini kendi sorumluluk alanlarında etkin şekilde yürüttüğü belirtildi. Açıklamada, "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir" denildi. İran ve hudut tedbirleri Açıklamada İran’daki gelişmelere ilişkin ise Türkiye’nin bölgede yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasını arzu etmediği belirtilerek, "Tüm çatışmaların sona ermesi, bölgemizde huzur ve istikrarın hâkim olması için çabalarımız sürmektedir" ifadesine yer verildi. Muhtemel olumsuzluklara karşı ilgili kurumlarla koordinasyon içinde gerekli tüm tedbirlerin alındığı kaydedildi.

Avrupa’nın en büyük kapısında yoğunluk tarih oluyor: "Kapıkule-Kuzey" geliyor Haber

Avrupa’nın en büyük kapısında yoğunluk tarih oluyor: "Kapıkule-Kuzey" geliyor

Bulgaristan ile Türkiye arasındaki sınır geçişlerini rahatlatacak önemli bir gelişme yaşandı. Bulgaristan Bakanlar Kurulu, Kapitan Andreevo-Kapıkule sınır kapısının kuzeyinde yeni bir gümrük kapısının kurulmasını öngören anlaşma taslağını onayladı. Kararın, iki ülke arasındaki geçiş yoğunluğunu azaltması hedefleniyor. Bulgaristan hükümetinin olağan oturumunun ardından yapılan yazılı açıklamada, "İki ülke arasındaki sınır geçişleriyle ilgili sorunların çözülmesi ve yeni bir sınır geçiş noktası olan ‘Kapitan Andreevo-Kapıkule-Kuzey'in açılması için Bulgaristan ile Türkiye arasında hazırlanan anlaşma taslağı onaylandı" ifadelerine yer verildi. YENİ KAPI KAPIKULE'NİN KUZEYİNDE KURULACAK Planlanan yeni ortak sınır kapısının, Bulgaristan tarafında Svilengrad Belediyesi'ne bağlı Kapitan Andreevo köyü yakınlarında, Türkiye tarafında ise Edirne Kapıkule bölgesinde yer alması öngörülüyor. Mevcut Kapıkule-Kapitan Andreevo sınır kapısının kuzeyinde konumlanacak yeni geçiş noktası, iki ülke arasında ek bir kontrol ve geçiş alanı oluşturacak. ORTAK UZMAN KOMİSYONU GÖREV YAPACAK Anlaşma taslağına göre, Türkiye ve Bulgaristan'ın yetkili makamlarından oluşacak bir Ortak Uzman Komisyonu kurulacak. Komisyon; kara yolu bağlantılarının temel teknik özellikleri, güzergâhların konumu, sınırla kesişme noktaları, geçiş güzergâhlarının sayısı, yeni sınır kontrol ve geçiş noktasının yeri, teknik altyapısı ve çalışma rejimini belirleyecek. Ayrıca taşınacak yük ve yolcu türleri, trafik türüne göre geçiş düzeni ile yeni sınır kapısının hukuki ve teknik süreçleri de komisyon tarafından detaylı şekilde ele alınacak. AMAÇ YOĞUNLUĞU AZALTMAK Dünyanın en yoğun kara sınır kapılarından biri olarak gösterilen Kapitan Andreevo-Kapıkule, aynı zamanda Avrupa Birliği'ni Asya'ya bağlayan Avrupa'nın en büyük kara sınır kapısı olarak biliniyor. Yeni sınır kapısının devreye girmesiyle birlikte özellikle ticari araç ve yolcu geçişlerinde yaşanan yoğunluğun azaltılması, ticaret ve taşımacılığın daha hızlı ve etkin hale getirilmesi hedefleniyor.

Bursa, Suudi Arabistan’da Uluslararası Turizm vitrinine çıktı Haber

Bursa, Suudi Arabistan’da Uluslararası Turizm vitrinine çıktı

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, "Tüm Zamanların En Güzel Şehri Bursa" mottosuyla kentin turizm potansiyelini Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen özel bir tanıtım programıyla uluslararası kamuoyuna sundu. Program; Bursa’dan belediye başkanları, Bursalı turizm profesyonelleri, Türkiye Cumhuriyeti Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal, Türk Hava Yolları Cidde Ofisi yöneticileri, basın mensupları ile Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren tur operatörleri katıldı. Tanıtım programında ise, Türk Hava Yolları Cidde Ofisi Genel Müdürü Salih Döğenci, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır ve Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel yer aldı. Program kapsamında Bursa’nın destinasyon kimliği kapsamlı biçimde ele alınırken, turizm rotaları ve Suudi Arabistanlı ziyaretçilere sunduğu avantajlar detaylarıyla paylaşıldı. Etkinlik süresince gerçekleştirilen B2B görüşmelerle iş birlikleri güçlendirilirken, Bursa Yenişehir Havalimanı’nın direkt ve charter uçuşlara açık olması özellikle vurgulandı. Program çerçevesinde konuşma gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki turizm ilişkilerinin son dönemde ivme kazandığını belirterek, bu tür tanıtım faaliyetlerinin iki ülke arasındaki turizm iş birliklerine önemli katkı sağladığını ifade etti. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ile Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz adına konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise Bursa’nın uluslararası tanıtım vizyonuna, Suudi Arabistan pazarıyla geliştirilen iş birliklerine ve kentin güçlü turizm potansiyeline dikkat çekti. Stratejik coğrafi konumu sayesinde Bursa, Türkiye’de tatil yapmak isteyen Suudi Arabistanlı turistler için merkezi bir destinasyon olarak öne çıkıyor. İstanbul, Balıkesir ve Eskişehir gibi önemli şehirlere kara yoluyla yaklaşık bir saatlik mesafede yer alan Bursa; Uludağ Kayak Merkezi, termal ve sağlık turizmi imkanları, zengin mutfağı, Osmanlı mirasını yansıtan han ve külliyeleri, güçlü sağlık turizmi altyapısı ve dört mevsim turizme uygun iklimiyle dikkat çekiyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren 550 otel ve 465 seyahat acentesiyle Bursa, turizm sektöründe güçlü bir deneyim ve kapasiteye sahip bulunuyor. Öte yandan Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, 28-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Cidde Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan JTTX Cidde Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na da katılım sağlayacak. Bursa hakkında detaylı bilgi almak ve tur paketlerini incelemek isteyen ziyaretçiler, fuar süresince Bursa standını ziyaret edebilecek.

Dünyanın vitrini artık cep telefonları: BTSO Akademi’de E-İhracat seferberliği Haber

Dünyanın vitrini artık cep telefonları: BTSO Akademi’de E-İhracat seferberliği

Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi ile Güvenilir Ürün Platformu iş birliğinde hayata geçirilen ‘İhracat’ın Kahramanları’ projesinin Bursa buluşması, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte, Bursa’nın ihracattaki güçlü potansiyeli değerlendirilirken, özellikle e-ihracat alanında KOBİ’lere yol gösteren önemli bilgiler paylaşıldı. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda geliştirilen İhracat’ın Kahramanları projesi ile ihracata yeni başlamış ya da başlamak isteyen KOBİ ölçeğindeki işletmelerin e-ihracat başlığında yönlendirilmesi amaçlanıyor. Güvenilir Ürün Platformu tarafından hayata geçirilen ve Anadolu’nun farklı illerinde düzenlenen etkinliklerden oluşan projenin yeni buluşması ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde yapıldı. “EN DEĞERLİ VİTRİNLER CEP TELEFONLARI” Toplantının açılış konuşmasını yapan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz “Günümüzde dünyanın en değerli vitrinleri, akıllı telefon ekranlarında yer alıyor. Ürünlerin küresel pazarlara açıldığı bu yeni düzende dijital varlık, fiziksel mekânlardan çok daha stratejik bir anlam kazanıyor. Bizler de firmalarımızın yeni nesil üretim modellerine ve dijital uygulamalara hızlı ve etkin biçimde adapte olabilmeleri amacıyla seminerler, paneller ve konferanslar düzenliyoruz. Özellikle e-ticaret, e-ihracat ve dijital pazarlama başlıklarında Alibaba gibi önde dünyanın gelen kuruluşlarıyla iş birliğinde tüm sektörleri kapsayan nitelikli organizasyonlarla iş dünyamızı geleceğe hazırlıyoruz.” dedi. “GİRİŞİMCİLERİMİZ SINIR ÖTESİ İHRACATTA YER ALMALI” Bursa’yı e-ticaret, e-ihracat ve dijital ticaret alanında bölgesel değil küresel ölçekte söz sahibi merkezlerden biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Hakan Batmaz, “Bu kapsamda Bursa merkezli bir pazaryeri oluşturma hedefiyle yürüttüğümüz konsorsiyum çalışmaları da kararlılıkla sürüyor. E-ticaret ve e-ihracatı, dış ticaretimizi büyütecek en stratejik araçlardan biri olarak görüyor; girişimcilerimizin özellikle sınır ötesi e-ticarette aktif rol almasını hedefliyoruz. Bugün burada BTSO Akademi, Güvenilir Ürün Platformu ve Alibaba.com iş birliğinde e-ihracatı konuşurken, bu başlığın firmalarımız için bir alternatifinin olmadığını net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor.’’ ifadelerini kullandı. “İHRACAT SADECE ÜRÜN SATMAK DEĞİLDİR” Alibaba.com Kuzey APAC Genel Müdürü ve Türkiye Ülke Müdürü Michael Yu ise “Güçlü bir sanayi mirasına ve küresel ticaret için daha da güçlü bir vizyona sahip olan Bursa’da bugün sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir mutluluk. Alibaba.com olarak, ihracatın sadece ürünleri yurt dışına satmaktan ibaret olmadığına inanıyoruz. İhracat; dayanıklılık inşa etmek, sürdürülebilir büyüme oluşturmak ve işletmeler için yeni kapılar açmak demektir. Her başarılı ihracat hikâyesinin arkasında bir kahraman vardır. O da sınırların ötesini düşünmeye cesaret eden girişimcilerdir.” dedi. “KÜRESEL BAŞARI HİKÂYELERİNİ BİRLİKTE YAZALIM” İhracatın Kahramanları projesini Türkiye’nin üretim gücünü ön plana çıkarmak ve firmaları dijital ihracatta desteklemek amacıyla Güvenilir Ürün Platformu ile birlikte hayata geçirdikleri özel bir inisiyatif olduğunu belirten Michael Yu, “Bugün burada, uluslararası pazarlara açılmak, pazarlarını çeşitlendirmek ve küresel ölçekte rekabet etmek için cesur adımlar atan Bursa’nın İhracat Kahramanlarını kutlamak için bulunuyoruz. Sizlerin başarı hikâyeleri yalnızca bu bölgeye değil, Türkiye genelinde ve ötesinde binlerce işletmeye ilham veriyor.” diye konuştu. Bursa’nın her zaman güçlü bir üretim merkezi olduğunu, kentin küresel bir ihracat üssüne dönüştüğüne işaret eden Yu, şöyle devam etti: “Bugünkü etkinliğin ilham verici, pratik bilgiler sunan ve güçlü bağlantılar kurulmasına vesile olan bir buluşma olmasını diliyorum. Gelin, birbirimizden öğrenelim, deneyimlerimizi paylaşalım ve birlikte daha güçlü küresel başarı hikâyeleri inşa etmeye devam edelim.’’ “TÜRKİYE EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK” Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak da, Bursa’nın ihracatta Türkiye’de ilk dört il arasında bulunduğuna işaret etti. Toprak, “Bursa’nın e-ihracatta da ilk sıralarda yer alması için düğmeye basıldı. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte e-ihracatın püf noktaları anlatıldı. Bursa’da e-ihracatın istenen noktaya gelmesi Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacak.’’ diye konuştu. E-İHRACATTA PAZARLAMA TÜYOLARI Açılış konuşmalarının ardından Bursa’daki KOBİ’lerin e-ihracata yönelik sorularının cevaplandığı interaktif söyleşi gerçekleştirildi. Alibaba.com Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Yöneticisi Jacob Shi, DHL Express Türkiye Perakende Kanal Geliştirme Müdürü Göksun Bayrak, BTSO E-Ticaret Komitesi Başkanı Barış Sülün, E-şeker kurucusu Fırat Parto, Ticaret Bakanlğı E-İhracat Uzmanı Medya Bayrak Sevinç ve Uludağ İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları Şube Şefi İsmail Samet Eser, e-ihracat, teşvikler, pazarlama tüyoları ve ihracatı hızlandıracak başlıkları katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe katılan KOBİ’lere ayrıca e-ihracat pazaryerleri için çeşitli fırsatlar ve indirimlerden yararlanma imkânı sunuldu.

Tofaş Spor Okulları öğrencı̇lerı̇ sömestr kampı için Bursa’da Haber

Tofaş Spor Okulları öğrencı̇lerı̇ sömestr kampı için Bursa’da

Tofaş Spor Kulübü’nün 22-25 Ocak tarihleri Bursa’da düzenlediği Tofaş Spor Okulları Sömestr Kampı, sertifika töreniyle tamamlandı. Altyapısından yetiştirdiği oyuncularla Türk basketboluna katma değer yaratmaya devam eden Tofaş Spor Kulübü’nün Türkiye’nin dört bir yanında bulunan spor okulu temsilcilikleri, sömestr tatilinde bir kez daha Bursa’da bir araya geldi. Kulübün 22-25 Ocak 2026 tarihleri arasında spor okulu öğrencileri için düzenlediği TOFAŞ Basketbol Sömestr Kampı V2, ara tatil döneminde hem eğitici, hem de renkli anlara sahne oldu. İzmir Buca, İzmir Bornova, Ankara Çankaya, Ankara Eryaman, Yalova, Diyarbakır ve Samsun Tofaş Spor Okulları’ndan katılım sağlayan toplamda 120 öğrenci, dört gün boyunca Mustafa V. Koç Spor Tesisleri’nde antrenman yapma deneyimi yaşayarak Tofaş Spor Kulübü altyapı antrenörlerinden eğitim aldı. TOFAŞ Spor Kulübü’nün Altyapı Teknik Koordinatörü Samir Seleskoviç ve Altyapı Teknik Koordinatör Yardımcısı Ömer Kahyaoğlu ile altyapı antrenörleri Oğuz Yaman, Abbas Bakırcı, Doğukan Urgancı, Sezgin Yurtsever ve Ege Burhan’nın gerçekleştirdiği antrenmanlarda yeteneklerini geliştirme şansı yakalayan spor okulu öğrencileri, imza gününde A Takım oyuncuları Tolga Geçim ve Yiğitcan Saybir ile bir araya gelerek, imza alıp hatıra fotoğrafı çektirdi. TOFAŞ Spor Kulübü A Takım Fizyoterapisti Recep Lokmaoğlu da kampta gençlerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı, öğrencilerin soruları yanıtladı. Gençler kampın son gününde ise maç yapma deneyimi yaşadı. Kamp süresi boyunca Hotel Gold Majesty’de konaklayan gençler, TOFAŞ Basketbol Takımı’nın Galatasaray MCT Technic ile oynadığı Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi karşılaşmasını da salondan izleme şansı yakalarken, 4 günlük kamp çalışmaları sertifika töreni ve anı hediyelerinin takdimiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.