SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye Barolar Birliği

Söz Bursa - Türkiye Barolar Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Barolar Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma, sanıkların yoklamaları ile başladı. İzleyicilere uyarıda bulunan mahkeme başkanı, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur" ifadelerini kullandı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Silivri Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde görülen duruşmada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi, Burhanettin Bulut, Sevgi Kılıç, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ile çok sayıda milletvekili ve parti meclis üyesi ve Türkiye Barolar Birliği Başkanvekili Vahap Şener, Beşiktaş Belediyesinin tutuklu Başkanı Rıza Akpolat'ın eşi Yeşim Akpolat duruşmada izleyici olarak yer aldı. Sanıklar, salona girdiği sırada izleyici bölümünden tezahürat seslerinin yükselmesi üzerine heyet, uyarıda bulundu. Salonda, yoklamalar alınmaya başlanırken, duruşmanın ilerleyen saatlerinde sanıkların savunmalarının alınmasına başlanacak. MAHKEME BAŞKANINDAN İZLEYİCİYE UYARI Mahkeme başkanı izleyicileri uyardı. Uyarıda, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur. Basın mensupları telefonu mesajlaşmak amacıyla kullanabilir. İzleyiciler bu tarz davranışlardan kaçınsın. İzleyiciden bir sözlü sataşma olursa izleyici olmadan devam ederiz. Herkes kurallara uysun. Örgütlü suçlarda en fazla 3 avukat sınırı var ama duruma talebe göre değerlendirebiliriz. Her sanık yönünden 20 avukat alsak zaten salona sığmaz ama imkanlar dahilinde talepleri karşılamaya çalışırız. Duruşmayı haftanın 5 günü yapmayı planlıyoruz. Ama arada 1'er gün ara verebiliriz. Bunlar gidişatta belli olacak mutlak değil. Öncelik tutuklu sanıkların savunmaları. Savunma ve iddia bütünlüğü açısından savunmaları kurum bazlı almanın daha sağlıklı olacağı kanaatine vardık" ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç'tan o avukatın paylaşımına tepki: "Soruşturma başlatıldı" Haber

Bakan Tunç'tan o avukatın paylaşımına tepki: "Soruşturma başlatıldı"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.

Genç avukatlardan ortak tepki: CMK ücretleri asgari tarifeyle eşitlenmeli Haber

Genç avukatlardan ortak tepki: CMK ücretleri asgari tarifeyle eşitlenmeli

Türkiye genelinde eşzamanlı basın açıklaması yapan genç avukatlar, CMK ücret tarifesinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile eşitlenmesini istedi. Bursa Barosu Genç Avukatlar Merkezi’nce (GAM) düzenlenen basın açıklaması Bursa Adalet Sarayı önünde gerçekleştirildi. Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun ile yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı basın açıklamasını, GAM Yürütme Kurulu Üyesi Av. Ahmet Yasir Orman okudu. Açıklamada şöyle denildi: “Yurttaşlarımızın ve özellikle meslektaşlarımızın ekonomik olarak bir çıkmazın içerisinde olduğu bugünlerde, biz genç avukatların CMK sistemi ile kamu hizmeti ifa ederek hayatını idame ettirmeye çabaladığı bilinmektedir. Ancak, bizlerin verdiği emek ve mesleki hizmete rağmen CMK ücret tarifesindeki giderek artan adaletsizlik, mesleğin icrasını güçleştiren ve CMK sisteminin bir sömürü ve angarya haline dönüşmesine sebep olan büyük bir sorun haline gelmiştir. 2026 yılıyla birlikte yürürlüğe girecek yeni CMK Ücret Tarifesi için görüşmeler ve bütçeleme çalışmaları sürerken, Türkiye’nin dört bir yanındaki genç avukatlar olarak bugün adliyelerimizden sesleniyoruz: Gerçeklikten kopuk, emeğimizi yok sayan bir tarifeye bir kez daha izin vermeyeceğiz. Talebimiz net. CMK Ücret Tarifesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne eşitlenmelidir. Emeğimizin sömürülmesine, mesleğimizin onurunun çiğnenmesine ve yurttaşların adalete erişim hakkının zedelenmesine sessiz kalmamakta kararlıyız. Anayasanın 2. maddesi ile düzenlenen sosyal devlet ilkesi, yurttaşların adalete, savunma ve adil yargılanma hakkına erişiminin eşitlik temelinde güvence altına alınmasını öngörmektedir. CMK sistemi kapsamındaki müdafi/vekil görevlendirmeleri, bu ilkenin izdüşümüdür. Savunma ve adil yargılanma hakkının güvencesi olan biz avukatlar, yalnızca mesleğimizi yerine getirmiyoruz; aynı zamanda kamusal niteliği haiz adalet hizmetinin ifasını sağlayan kurucu özneler olarak görev yapıyoruz. Önemle ifade etmek isteriz ki, CMK sistemi kapsamında görevlendirilen müdafi/vekil ile özel müdafi/vekil arasında harcanan emek, nitelik ve en önemlisi sorumluluk bakımından hiçbir fark yoktur. Buna rağmen, CMK Ücret Tarifesi, avukatların verdiği emeği yok saymakta ve özel müdafinin alması gereken asgari vekalet ücretini belirleyen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile CMK tarifesi arasındaki makas her yıl artmaktadır. Binlerce genç meslektaşımız, mesleğinin ilk yıllarında işsizlik, güvencesizlik ve sömürüyle mücadele ederken, CMK sistemi çoğu için neredeyse tek geçim kaynağı haline gelmiştir. Düşük tarife, geciken ödemeler ve vergi yükleri, bu emeğin değersizleştirilmesini pekiştirmektedir. Verilen emeğin karşılığında alınan ücret, yargılamaların uzunluğu da düşünüldüğünde bizlerin yol ve yemek masraflarını dahi karşılayamaz bir niteliğe bürünmüştür. Bu durum, meslektaşlarımızı yoksulluğa sürüklemenin yanında yurttaşlarımızı da savunma hakkından mahrum bırakacak bir noktaya gelmektedir. Her ne olursa olsun, savunma hiçbir zaman susmamıştır ve susmayacaktır. Bu nedenle, avukatların, özellikle genç avukatların, dahil edilmediği her tarife ekonomik gerçeklerden kopuk ve açlık sınırının altında kalmaya mahkûmdur. Eşit emeğe eşit ücret talebi, hakkaniyetten ve adaletten doğan bir gerekliliktir. Biz, Türkiye’nin dört bir yanındaki genç avukatlar olarak; · Türkiye Barolar Birliği’ni, CMK Ücret Tarifesi belirlenirken etkin ve sorumlu bir rol almaya, · Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığını CMK ücretlerini sosyal devlet ilkesi doğrultusunda belirlemeye ve ödemeye, · Türkiye Büyük Millet Meclisini, CMK sisteminin yapısal sorunlarını (KDV uygulaması, tarifenin barolar ve TBB’nin katılımıyla belirlenmesi gibi) giderecek yasal düzenlemeleri vakit kaybetmeksizin yaşama geçirmeye davet ediyoruz. İlgili mercilerce çok iyi bilinen genç meslektaşlarımızın sorunlarının görmezden gelinmesini, bu sorunlara çözüm arayışının öncelik olmamasını hiçbir düzlemde kabul etmiyoruz. CMK’da emek sömürüsü son bulana kadar geri adım atmayacak, mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Keskin hakkındaki tutuklama kararına itiraz sonuç verdi Haber

Keskin hakkındaki tutuklama kararına itiraz sonuç verdi

Keskin’in tahliyesi öncesinde, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Erinç Sağkan, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun ve Kocaeli Barosu Başkanı Av. Caner Karakadılar, Bursa H Tipi Cezaevi’nde kendisini ziyaret etti. Ziyarete ayrıca TBB önceki dönem başkan yardımcısı Av. Gürkan Altun, Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Av. Aslı Evke Yetkin, Genel Sekreter Av. Yener Poroy ile yönetim kurulu üyeleri Av. Erhan Yaşbey, Av. Umut Mısır ve Av. Tolga Polat da katıldı. Ziyaretin ardından açıklama yapan TBB Başkanı Sağkan, sürecin başından bu yana hukuka aykırılıklarla dolu olduğunu belirtti. Sağkan, "Haksız, hukuksuz yere tutuklu bulunan meslektaşımız Ahmet Keskin’i ziyaret ettik. Yaklaşık 20 gündür devam eden süreç, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile ifade hürriyeti gibi temel hakların ihlaline neden olmuştur," dedi. Tutuklama kararının, kaçma şüphesi gerekçesiyle verildiğini ancak dosyada bu yönde somut bir nedenin bulunmadığını vurgulayan Sağkan, sözlerine şöyle devam etti: "Bu dosyada verilen tutukluluk kararı tamamen haksız ve hukuksuzdur. Bir avukatın tutuklanması, yalnızca bireysel hakların değil, aynı zamanda savunma hakkı üzerinden yurttaşların adil yargılanma hakkının da ihlali anlamına gelir. Bugün meslektaşlarımızın üst mahkemeye sunduğu itirazla bu hukuksuzluğun son bulmasını bekliyoruz." TBB Başkanı ayrıca, yargının temel hak ve özgürlüklerin teminatı olması gerektiğini hatırlatarak, bu güvencelerin sınırlandığı bir dönemin son bulması gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.