SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye Cumhuriyeti

Söz Bursa - Türkiye Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de 700. yıl gururu: Fetih coşkusu Bursa’yı sardı! Haber

Osmangazi’de 700. yıl gururu: Fetih coşkusu Bursa’yı sardı!

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri, fethin 700. yılına yakışır bir coşku ve katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu süren programlar, hem tarihi mirasa duyulan saygıyı hem de ortak hafızayı diri tutma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın köklü geçmişine duyduğu vefayı bu yıl da güçlü bir organizasyonla ortaya koydu. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında Tophane Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreni mehteran ve kılıç kalkan gösterileriyle renkli görüntülere sahne olurken, programa katılan vatandaşlar tarihi atmosferi yoğun bir şekilde hissetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Stari Grad Belediye Başkanı Irfan Čengić, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Mehmetçik Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Moğolistan Arkhangai İli Vatandaş Temsilcileri Meclisi Üyesi, Tsetserleg Belediye Başkanı ve Erdenebulgan İlçe Valisi Tumurbaatar Ganzorig, Osmangazi Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile muhtarlar katılım gösterdi. “Ecdatlarımız ve Atalarımız Bize Bu Şanlı Mirası Bıraktılar” Açılış töreni öncesinde protokol üyeleriyle birlikte Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua eden Başkan Erkan Aydın, ardından tören alanına geçerek Osmangazili vatandaşlarla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin taşıdığı tarihi anlam ve medeniyet mirasına dikkat çekerek, bu büyük değerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Aralık ayında 700. yılımızı anmak için bütün bir yıl boyunca sürecek olan etkinliklerimizin lansmanını yaptık. Bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bugün de hem buradaki açılışımızla hem de yürüyüşümüzle programımıza devam edeceğiz. 700 yıl önce Osman Gazi, uzun bir kuşatmadan sonra kendisi göremese de oğlu Orhan Gazi bu toprakları fethediyor. Bursa Kalesi fethedildikten sonra hiçbir kan akıtmadan; adaletle, barışla, isteyenin burada yaşamaya devam edebileceği, istemeyenin göç edebileceği imkanlar sunularak Osmanlı İmparatorluğu’nun temeli burada atılıyor. Bu temel; adaletin, barışın, hoşgörünün, fethedilen topraklardaki insanların kültürünü, dilini ve dinini yaşayabildiği bir anlayış üzerine kuruluyor ve yedi cihana hükmeden bir imparatorluk doğuyor. 700 yıl önce burada bu temeller atılırken belki onlar da bu kadar büyük bir imparatorluk oluşacağını düşünmemişlerdi. Ama ecdatlarımız, atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar. Bir kez daha mekanları cennet, ruhları şad olsun; kendilerini saygı ve minnetle anıyoruz.” “Bursa Medeniyetler Açısından Kadim Bir Kenttir” 700. yıl etkinlikleri ile bu topraklarda aslında binlerce yıldır var olduklarını bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, “Bugün ecdadın mirasına dayanarak barışın, birlik ve beraberliğin, huzurun öneminin altını özellikle çizmek istiyoruz. Osmanlı da bu değerlerle büyüdü, genişledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yine aynı şekilde bu ruhla yoluna devam etti. Bundan 100 yıl önce Bursa işgal altına girdiğinde, Yunan komutanın gelip Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyerek ‘Kalk Osman, kalk da imparatorluğunu kurtar’ dediğinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk o gün Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüş ve bu siyah örtü iki yıl, iki ay, iki gün boyunca kürsüden kaldırılmamıştır. Ta ki 11 Eylül 1922’de Bursa kurtulduğunda o siyah örtü kaldırılmıştır. Yani hem Osmanlı, hem Cumhuriyet, hem de daha önceki dönemler itibarıyla Bursa; medeniyetler açısından ve tabii ki Türkler açısından son derece önemli, kadim bir kenttir. Biz de Bursa’nın bu kadimliğine yakışır bir şekilde hem 700. yılı kutlamak hem de ecdadı saygıyla anmak için bu törenleri gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 21’incisi düzenlenen ve artık gelenek haline gelen bu programın, umarım daha nice 21 yıllar, daha nice 700 yıllar sürmesini diliyorum. Buraları yurt edindik, bir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bursa’nın fethinin 700. yılı hayırlı, uğurlu olsun” açıklamalarında bulundu. Tophane Meydanı’ndaki açılış programının ardından, Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri’nin en anlamlı bölümlerinden biri olan Fetih Yürüyüşü, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin öncülük ettiği korteje; yöresel derneklerin halk oyunları ekipleri, amatör spor kulüplerinin sporcuları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da eşlik etti. Saltanat Kapı’dan başlayan yürüyüş, kentin ana arterleri boyunca büyük bir coşku eşliğinde ilerleyerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi önünde sona erdi. Program, halk oyunları ekiplerinin sergilediği gösterilerle tamamlanırken, ortaya çıkan tablo birlik, beraberlik ve tarih bilincinin en güçlü yansımalarından biri olarak hafızalara kazındı.

Türkiye savaşın tarafı mı? İletişim Başkanlığı’ndan net yanıt! Haber

Türkiye savaşın tarafı mı? İletişim Başkanlığı’ndan net yanıt!

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" açıklamasında bulundu. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bazı sosyal medya paylaşımlarında "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıklandı. "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" Konuya ilişkin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi resmi hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti, başından itibaren savaşın tarafı olmadığını ifade etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; saldırıların bir an önce sona ermesi, savaşın yayılmasının engellenmesi ve kalıcı barışın tesisi için yoğun bir diplomatik çaba göstermektedir. Türkiye’nin bu tutumu, başta çatışan taraflar olmak üzere bütün aktörlerce takdir edilmektedir. Bu tür dezenformasyon içerikli paylaşımlar, aynı zamanda psikolojik savaşın bir parçası olup, Türkiye’nin imajına zarar vermeyi ve krizdeki yapıcı rolünü de gölgelemeyi amaçlamaktadır. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alınması önemle rica olunur."

Soylu’dan Özgür Özel’e sert yanıt: "Burası çadır devleti değil" Haber

Soylu’dan Özgür Özel’e sert yanıt: "Burası çadır devleti değil"

AK Parti İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii değildir" dedi. Soylu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine yönelttiği iddialarla ilgili, "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri'de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, telefonla katıldığı bir televizyon programında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, "2018 yılındaki cami yolsuzluğunun dosyasını Süleyman Soylu kapattı" iddialarını yanıtladı. Soylu şunları söyledi: "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri'de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır. Tarihin en büyük yolsuzluk davasını sulandırmak ve hırsızlıkları örtmek için aynı yalanları ve ithamları defalarca farklı tarihlerde takla attırarak kamuoyunu boş iftiralarla yönlendirmeye çalışan Özgür Özel, birkaç ay önce aynı yalanlara başvurunca TV programında İBB dosyaları ile ilgili yaptığım açıklama ortadadır. TV yayını gece olunca arkadaşın izlememesi, anlamaması normal. Malum promil problemi."

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması! Haber

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye'den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı' süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi'ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "DERVİŞOĞLU'NUN ŞEHİT EDEBİYATINA SARILMASI BİR İSTİSMAR POLİTİKASIDIR" Komisyonun 17 Şubat 2026'da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu'nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı'nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız' diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu'nun bugün TBMM'de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip'lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.

Büyükataman’dan Dervişoğlu’na: "Dilinin İP’i çözüldü!" Haber

Büyükataman’dan Dervişoğlu’na: "Dilinin İP’i çözüldü!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Müsavat Dervişoğlu'nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur" dedi. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli'yi hedef alan açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Büyükataman, Dervişoğlu'nun partisinin grup toplantısında dile getirdiği ifadelerle "haddini aştığını" belirterek, söz konusu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Dervişoğlu'nun milliyetçilik ve dava arkadaşlığı kavramlarını hamasi söylemlerle istismar ettiğini öne süren Büyükataman, İYİ Parti'nin ve genel başkanının geçmiş siyasi tutumlarının kamuoyunun hafızasında olduğunu ifade etti. "ABLASININ ÇANTASINA TUTUNUP MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ HAREKETİ NASIL SATTIĞINI TÜRK MİLLİYETÇİLERİ HATIRLAMAKTADIR" Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurulan altılı masayı hatırlatan Büyükataman, "En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurdukları altılı masa etrafında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerlerini, anayasanın vazgeçilmez maddelerini, ülke menfaatlerini, Türk kimliğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü nasıl pazarlık konusu yaptıklarını aziz milletimiz gayet iyi hatırlamaktadır. Örneğin ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını, koltuk uğruna davadan nasıl döndüğünü Türk milliyetçileri net bir şekilde hatırlamaktadır. Kariyeri satmakla, dönmekle, menfaat pazarlıklarıyla dolu olan Müsavat Dervişoğlu'nun güvenden bahsetmesi trajikomiktir" ifadelerini kullandı. "DERVİŞOĞLU TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞADIĞI İÇİN ZEHİRLİ DİLİNİN ‘İP'İ DE ÇÖZÜLMÜŞTÜR" "Terörsüz Türkiye" hedefinin Türkiye'nin milli menfaatlerinin korunması ve toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi açısından hayati bir adım olduğu vurgulayan Büyükataman, şu ifadelere yer verdi: "Aziz milletimiz, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin en başından itibaren liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye olan güvenini tartışmasız bir şekilde göstermiştir. Müsavat Dervişoğlu'nun yakın zamanda 'Terörsüz Türkiye' hedefine karşı yapmaya kalkıştığı mitinglere milletimizin itibar etmemesi kendisine olan güvensizliğin en net örneklerinden bir tanesi olmuştur. Türk milleti, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun mümtaz lideri Sayın Devlet Bahçeli'ye olan sarsılmaz güveniyle her türlü fitne tuzağını bertaraf etmiştir. Arka kapı pazarlıklarıyla siyasi varlığını sürdürmek için çırpınan, menfaatine göre her dönem farklı bir kılığa giren Müsavat Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için idrak yolları tıkanmış, zehirli dilinin ‘ip'i de bu yüzden çözülmüştür. Dervişoğlu'nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur. Müsavat Dervişoğlu, Ülkücü hareketi satıp gittiği günden itibaren bir türlü kişiliğini ve duruşunu bir zemine oturtamamış, derin bir kişilik bunalımı yaşamaktadır. İp, siyasi çizgisi belli olmayan, ne olduğuna karar verememiş bir halde adeta boşlukta savrulmaktadır. Kendisine uyarımız haddini bilmesidir. Kendini buğday ambarında sanan Dervişoğlu'nun olmayan milliyetçiliğinin zekâtını kürsülerde dağıtmaya kalkışması tam bir akıl yoksunluğudur. Bu şahıs bu deli saçması sözlerinin hesabını büyük Türk milletine mutlaka verecektir. Dava arkadaşlığını yalnızca bir edebiyat sanan bu şahsın pilinin bittiği ve var olmak için Milliyetçi-Ülkücü harekete saldırmak dışında çaresi kalmadığı ortadadır. Anlaşılan o ki 'Terörsüz Türkiye' hedefinde elde edilen kazanımlar ve gelinen nokta Müsavat Dervişoğlu'nun uykularını kaçırmaktadır. Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin gerçekler ortadadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, kardeşliğimizin mimarı, ülkemizin bekasının yılmaz savunucusu olarak Türk milletinin ve Ülkücü hareketin gönlündeki yerinin ne kadar müstesna olduğunu bir defa daha göstermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin tartışmasız liderliğinde ve kararlı bir şekilde şanlı yolculuğunu sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhur İttifakı'nın istikrarlı duruşu ile 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedeflerinde başarıya ulaşacak, Türkiye Yüzyılı hedefleri mutlaka gerçekleştirilecektir. Bu kutlu yolculukta Türkiye'nin önüne suni engeller koymaya çalışan emperyalizmin aparatları ise tutundukları ‘ip'le birlikte Türk siyasi hayatında kara bir leke olarak anılacaklardır."

Bahçeli’den 57. yılda "Terörsüz Türkiye" manifestosu: "Siyasetin merkezi olduğumuzu ispat ettik!" Haber

Bahçeli’den 57. yılda "Terörsüz Türkiye" manifestosu: "Siyasetin merkezi olduğumuzu ispat ettik!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye' hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi. MHP'nin 57'nci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl' programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti. "57 YILLIK MAZİYİ GERİDE BIRAKTIK" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57'nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir' diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969'un Adana'sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah'ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu. "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır" Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu. "MİLLİ BİRLİK VE BAĞIMSIZLIK ANCAK MİLLİ DAYANIŞMAYLA VAR OLACAKTIR" Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü'yle Kürdü'yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp'e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp'e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ, KURULUŞ İLKELERİ VE MİLLİ KİMLİĞİ DEĞİŞMEDEN SONSUZA KADAR YAŞAYACAK" Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da terörsüz bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye'yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü'nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİNİN DÜŞÜNCE ZEMİNİNDEN PRATİK SİYASİ EYLEME DÖNÜŞMESİYLE MHP TOPLUMSAL SİYASETİN MERKEZİ OLDUĞUNU İSPAT ETMİŞTİR" Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye'nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve Cumhur İttifakı'nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye' hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."

Başkan Erkan Aydın: "Çocuklarımızın hayallerine ortak oluyoruz" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Çocuklarımızın hayallerine ortak oluyoruz"

Osmangazi Belediyesi’nin çocuklar ile gençlerin yeteneklerini keşfetmeleri ve geliştirmeleri amacıyla hayata geçirdiği Yetenek Evleri, yıl boyunca süren eğitimlerin meyvelerini anlamlı bir sergiyle taçlandırdı. Osmangazi Belediyesi’nin Yetenek Evleri’nde pek çok sanat dalına ilişkin yeteneklerini ortaya çıkaran farklı yaş gruplarındaki kursiyerler, çalışmalarını anlamlı bir sergide sanatseverlerin huzuruna sundu. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın katılımıyla gerçekleşen sanat buluşması, Bursalılar tarafından yoğun ilgi gördü. Minyatür evler ile el yapımı ürünleri kapsayan sergide müzik topluluğu da gitar ve ney eşliğinde mini bir konser verdi. Başkan Aydın Yakından İlgilendi Yeteneklerin bir araya geldiği serginin açılışını gerçekleştiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yıl boyunca emek veren çocuklara teşekkür sertifikası verdi. Sanat buluşmasında eserleri yakından inceleyen Başkan Aydın, ürünler hakkında bilgiler alarak, minik ellerden çıkan anlamı büyük eserler için çocukları tebrik etti. “Hayallerinizi Kaybetmeyin” Özellikle çocuk yaşlarda hayal gücünün ve hayal etmenin, hayatta ulaşılabilecek noktalar için çok önemli olduğunun altını çizen Başkan Erkan Aydın, bu kapsamda ortaya çıkan ürünleri önemsediklerini söyledi. Başkan Aydın konuşmasında şu açıklamalarda bulundu: “Bugün 70 çocuğumuz bu sergide yer alıyor. Toplamda ise 400 çocuğumuz Yetenek Evleri’nde eğitim alarak yeteneklerini keşfediyor. Osmangazi Belediyesi olarak çocuğun, gencin, kadının ve dezavantajlı bireylerin hayatın her alanında yer alabilmesi için bu tür çalışmaları destekliyoruz. Hayallerinizi kaybetmeyin. Bugün dikilen bir ağacın büyüdüğünü 70 yaşında da görebilirsiniz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” Başkan Aydın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın vefat yıl dönümüne de değinerek, “Bugün büyük önderimizin annesi Zübeyde Hanım’ı anıyoruz. Kendisine bir kez daha rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun” ifadelerini kullandı. Yetenek Evleri’nde verilen nitelikli eğitimler sayesinde ortaya çıkan çalışmalar çocukların ve gençlerin gelişimini gözler önüne sererken, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde sanatseverlerin ziyaretini bekliyor.

Bursa’da Atatürk portresi krizi: Kayıhan Pala Sağlık Bakanı’nı göreve çağırdı! Haber

Bursa’da Atatürk portresi krizi: Kayıhan Pala Sağlık Bakanı’nı göreve çağırdı!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’da Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı görevine atanan Dr. Melike Savaş’ın makam odasındaki Atatürk portresinin indirildiğine ilişkin medyada yer alan iddialar üzerine, 11 Eylül 2025 tarihinde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na bir soru önergesi iletti. Pala, Bakanlığa bağlı bir kurumda yaşanan bu olayın Cumhuriyetin kurucu değerlerine aykırı bir tutum olduğunu, kamuoyunda haklı bir tepki yarattığını ifade etti. Milletvekili Pala, konu hakkında “Kamu kurumlarında Atatürk portresinin bulundurulması, tıpkı Türk bayrağı gibi Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinin ve ulusal birlik anlayışının bir simgesidir. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki görevine yeni atanan bir yöneticinin makamındaki Atatürk portresini kaldırmaya yeltenmesi, Cumhuriyetimizin ve Bakanlığın kuruluşundan bu yana yerleşen kurum kültürüne karşı bir tavır olarak algılanmaktadır. Bu konuda Sağlık Bakanı açıklama yapmalıdır.” dedi. Milletvekili Pala’nın çağrısına karşın Bakan Memişoğlu, alınan kararın gerekçesi, Bakanlığa bağlı sağlık kurumlarında bulundurulan Atatürk portrelerine dair düzenlemeler ve Bakanlığın konuyu inceleme süreçleri hakkında kendisine iletilen sorulara, Anayasa’nın 98. maddesine göre öngörülen on beş günlük yasal süre geçmesine rağmen yanıt veremedi. “Bu karar incelenmelidir; kurumların Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştırılması kabul edilemez” Pala, “Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra örgütleri ile bağlı kuruluşlarında makam odalarında Atatürk’ün portresinin duvara asılı olarak bulundurulmasına ilişkin bir düzenlemesi var mıdır?” sorusuyla önergesinde olayın idari ve hukuki boyutuna dair somut bilgi istedi. Kararın kim tarafından alındığını, yazılı talimat bulunup bulunmadığını, benzer uygulamalar için Bakanlıkta yürürlükte olan standartların ve kurum içi yönergelerin ne olduğunu sordu. Pala, “Atatürk’ün portresinin bulundurulması, Cumhuriyet’in değerleriyle kurumsal bağlılığın bir ifadesidir; kimse Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumsal hafızasını gölgeleyemez.” ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.