SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye Yüzyılı

Söz Bursa - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

İnegöl'de 1100 yıllık gelenek: 1087 Meslek Liseli Şed kuşanarak mezun oldu! Haber

İnegöl'de 1100 yıllık gelenek: 1087 Meslek Liseli Şed kuşanarak mezun oldu!

Bursa’nın İnegöl ilçesinde Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden mezun olan 1087 öğrenci, asırlık Ahilik geleneğini yaşatan şed kuşanma töreni ile mezuniyet heyecanı yaşadı. Ahilik geleneği kapsamında gerçekleştirilen törende öğrenciler, yaklaşık 1100 yıl öncesine dayanan mesleki gelenekleri temsili olarak canlandırdı. Selçuklu döneminde ticaret ve esnaf hayatında önemli bir yere sahip olan Ahilik kültürüne uygun olarak düzenlenen programda, öğrenciler mezuniyetlerini geleneksel bir törenle taçlandırdı. İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şed kuşanma programı, Amfi Açık Hava Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende öğrenciler, eğitim hayatlarının bir dönemini geride bırakırken meslek hayatlarına da ilk adımlarını attı. Programda Ahilik kültürünün temel değerleri olan dürüstlük, dayanışma, meslek ahlakı ve emeğe saygı vurgulandı. Mezun olan öğrenciler, kendileri için hazırlanan özel törenle şedlerini kuşanarak yeni bir başlangıca adım attı. Sezai Karakoç Ortaokulu folklor gösterisinin ardından törende konuşan Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin. "Bugün burada, köklü tarihimizin, milli ve manevi değerlerimizin en güzel tezahürlerinden biri olan Ahilik kültürünü yaşatmak ve geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın şed kuşanma heyecanına ortak olmak üzere bir aradayız. Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. İnegöl’ümüz, sanayisi, üretimi ve istihdam gücüyle ülkemizin lokomotif ilçelerinden biridir. Bu dinamik yapıyı ayakta tutan ve geleceğe taşıyan en büyük güç ise kuşkusuz eğitim ordumuz ve nitelikli gençliğimizdir. Bugün ilçemizde lise düzeyinde eğitim veren 34 resmi ve özel okulumuzda toplam 14.381 öğrencimiz geleceğe hazırlanmaktadır. Bu 34 lisemizin 9’u Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olup, bu okullarımızın tamamı devletimizin himayesinde, güçlü bir altyapıyla eğitim vermektedir. Ayrıca 1 adet Mesleki Eğitim Merkezimiz (MESEM) ile çıraklık ve kalfa eğitimiyle de esnafımızın yanındayız. Meslek liselerimizde bugün tam 20 alan ve 54 farklı dalda eğitim verilmekte; sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağı buralarda filizlenmektedir." dedi. İlçedeki tüm liselerin 12. sınıflarında öğrenim gören 3 bin 76 öğrencinin mezuniyet heyecanı yaşadığını belirten Zengin," Ne mutlu bizlere ki, bu mezunlarımızın yüzde 35’ini, yani 1.087 tanesini meslek liselerimizden memleketimizin üretimine, sanayisine ve istihdamına kazandırıyoruz. Bugün burada, bu başarılı mezunlarımızı temsilen 534 öğrencimiz şed kuşanarak meslek hayatlarına ilk temsili adımı atacaktır. Bizler, evlatlarımızı sadece akademik bilgiyle donatmayı yeterli görmüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" doğrultusunda, ahlaklı, erdemli ve millete hizmet sevdalısı bir nesil yetiştirmenin gayretindeyiz. İşte tam da bu vizyonla; "Maarifine Kalbinde Marifetli Gençlik" vurgusunu her okulumuzda, her atölyemizde hayata geçirdik. Öğrencilerimizi sadece elleriyle değil, gönülleriyle de üreten, kalplerindeki marifeti işine yansıtan gençler olarak yetiştirdik ve bugün bu düsturla mezun ediyoruz. Bunun en güzel örneğini, öğrencilerimizin canla başla yer aldığı "Ben Her Yerde Varım" projesinde gördük. Gençlerimiz bu proje kapsamında mesleki becerilerini toplumsal yardımlaşma duygusuyla birleştirdiler. İhtiyacı olanın imdadına koştular, tamir ettiler, inşa ettiler, dokundukları her gönülde iz bıraktılar. İnanıyorum ki evlatlarımız, okullarımızda kazandıkları bu yardımlaşma ve dayanışma ruhunu, yarın adım atacakları meslek hayatlarına da en güzel şekilde yansıtacaklardır. Sevgili Gençler; Ahilik; sadece bir meslek örgütlenmesi değil; dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, cömertliğin ve hakka saygının birleştiği bir yaşam felsefesidir. Ahi, elini, sofrasını ve kapısını açık tutan; gözünü, dilini ve belini bağlı tutandır. Meslek liselerimizde sizleri tam olarak bu ahilik kültürü ve düsturuyla yetiştirmeye gayret ettik. Bugün belinize bağlanacak olan şed; sadece mesleki bir unvan değil, dürüst ticaretin, helal kazancın ve ahlaklı bir usta olmanın omzunuza yüklediği kutlu bir sorumluluktur. Sanatınızı icra ederken doğruluktan, adaletten ve ahlaktan asla ödün vermeyin. Bu duygularla, evlatlarımızın yetişmesinde emeği geçen tüm idareci ve öğretmenlerimize, bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen saygıdeğer velilerimize ve iş dünyamızın kıymetli temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum. Mezun olan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, şed kuşanarak meslek hayatına ilk adımını atan gençlerimize helal ve bereketli kazançlar, muvaffakiyet dolu bir gelecek diliyorum. Bu programın hazırlanmasında emeği geçen Şube Müdürümüz Fırat Korkmaz’a, meslek lisesi müdürlerimize, desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Alper Taban’a ve her çalışmamızda yanımızda olan Kaymakamımız Eren Arslan’a teşekkür ederim. Müsiad başkanı Sinan Yazaroğluna programa verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim." şeklinde konuştu. Belediye Başkan vekili Hasan Aydın ise," Şahsım ve İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban Bey'in sevgi, saygı ve selamlarını iletiyorum. Gecenin bu saatinde bizleri böyle güzel bir programda toplayan İlçe Milli Eğitim Müdürüme, müdürlerime, öğretmenlerime ve öğrencilerime emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri böyle kalabalık, canlı, heyecanlı görmek hakikaten bizi ziyadesiyle memnun etti. İnegöl her zaman söylüyoruz, yeşiliyle, mobilyasıyla, Oylatıyla, köftesiyle meşhur bir yer. Aynı zamanda müteşebbis ruhlu insanların çok olduğu o sebepten belli böyle bir güzel yerdeyiz. Sanatkarları, zanaatkarları, çiftçileri, işçileri, patronları, hepsiyle beraber. Gençler, siz bu akşam yani İnegöl'de bilmiyorum ama 34 tane lise varsa bunun 10 tanesi teknik ve meslek lisesi. Bunlardan bin küsur öğrenci mezun oldu. Bunun 500 küsür bugün inşallah ahilik töreniyle şet kuşanacaklar. Gençler siz bu akşam ahilik töreninde şetle beraber şet kuşağıyla beraber aynı zamanda bu insanların içinde sorumluluk alan, işini itinayla yapan gençler olarak görmek istiyoruz." dedi. Konuşmaların ardından tarihi mehterin mini konseri beğeni topladı. Program duaların ardından öğrencilerin bellerine şed bağlamayla son buldu.

Bakan Gürlek duyurdu: e-Duruşma sistemi genişliyor! Haber

Bakan Gürlek duyurdu: e-Duruşma sistemi genişliyor!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ve dijital dönüşüm hedeflerimiz doğrultusunda, adalet hizmetlerinde e-Duruşma sisteminin kapsamını genişletiyoruz" dedi. Adalet Bakanı Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ve dijital dönüşüm hedeflerimiz doğrultusunda, adalet hizmetlerinde e-Duruşma sisteminin kapsamını genişletiyoruz. Yargılama süreçlerinde hız, maliyet tasarrufu ve erişim kolaylığı sağlayan e-Duruşma uygulamamızı ilk derece mahkemelerimizin yanı sıra bölge adliye mahkemelerimizde de hayata geçiriyoruz. Davacı, davalı, bilirkişi, tanık ve uzman gibi tüm ilgililerin de e-Duruşma yoluyla dinlenebilmesine imkan tanıyor; hâkimlerimizin bu yönteme re’sen karar verebilmesinin önünü açıyoruz" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kararları doğrultusunda belirlenen hastanelerde yürütülen işlemlerin de e-Duruşma kapsamına dahil edileceğini açıklayan Bakan Gürlek, "Bu sayede, vatandaşlarımızın adalete erişimini daha da kolaylaştırıyor; yargılama süreçlerini hızlandırarak daha etkin ve verimli bir işleyiş sağlıyoruz. Hukuk devletinin teknolojik imkanlarla tahkim edilmesi amacıyla; adalet hizmetlerini daha hızlı, daha erişilebilir ve daha vatandaş odaklı hale getirme kararlılığımızı sürdürüyoruz" dedi.

Süleyman Soylu’dan Devlet Bahçeli’ye tam destek: "Bu emin yolculuk büyük bir kararlılıkla sürdürülüyor" Haber

Süleyman Soylu’dan Devlet Bahçeli’ye tam destek: "Bu emin yolculuk büyük bir kararlılıkla sürdürülüyor"

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, "Terörsüz Türkiye" ile ilgili açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye destek verdi. TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkgün gazetesine verdiği "Terörsüz Türkiye" mesajlarının yer aldığı röportaja destek verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bahçeli'nin yarım asırlık siyasi tecrübelerini Türkiye'nin ve bölgenin huzurlu yarınlarına vakfettiğini belirten Soylu, Bahçeli'nin açıklamalarının yalnızca terörle mücadele perspektifi taşımadığını, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı'nın fikrî temelini ve Cumhur İttifakı'nın kararlılıkla yürüdüğü yol haritasını ortaya koyduğunu ifade etti. Soylu paylaşımında, "Dünya ve bölgemiz kaosa sürüklenmek istenirken; gelecek nesillerimize huzur içinde bir Türkiye, huzur içinde bir bölge bırakma iradesi, bugünün fedakârlıklarıyla birlikte 50 yıllık devlet ve siyaset tecrübesiyle adım adım inşa edilmektedir " dedi. "Her detayın düşünüldüğü bu emin yolculuk, milletimizin birliği ve devletimizin bekası için büyük bir kararlılıkla sürdürülmektedir" ifadelerini kullanan Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli'ye güvendiklerini belirterek, "Türkiye Yüzyılı için. Herkes eşittir Türkiye. Hep birlikte Türkiye'yiz" mesajını paylaştı.

MHP Lideri Bahçeli "Terörsüz Türkiye" için konuştu: "Zaman önemli bir eşik" Haber

MHP Lideri Bahçeli "Terörsüz Türkiye" için konuştu: "Zaman önemli bir eşik"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci için yeni önerilerde bulundu. Bahçeli, "Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüye teçhiz edilmesi, fesih edilmiş PKK'nın kurucu önderliği yerine, örgüt üzerinde etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci hakkında Türkgün gazetesine konuştu. Süreç hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli "Terörsüz Türkiye" hedefinin doğru zamanda atılan doğru adımlarla gerçeğe dönüşmekte olduğunu belirterek, "Bunu mümkün kılacak siyasi, hukuki ve sosyal şartlar ülkemizde mevcuttur. Nitekim TBMM ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' bu yönde önemli işlev görmüştür" dedi. Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye'nin herkesin ortak arzusu olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin stratejik kapısıdır ve Türkiye önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir" ifadelerini kullandı. ÖCALAN'A UYGUN STATÜ Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci için yeni önerilerde bulunarak, Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüye teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmaların daha sağlıklı yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir" ifadelerine yer verdi.

Başkan Oktay Yılmaz’dan davet: "Yıldırım’ı teknoloji merkezi haline getireceğiz" Haber

Başkan Oktay Yılmaz’dan davet: "Yıldırım’ı teknoloji merkezi haline getireceğiz"

Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107’nci yıl dönümünü teknoloji ve bilimle harmanlanan özel bir festivalle kutlayacak. Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yapacak. “Geleceği Yakala” sloganıyla 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival, gençleri teknoloji ve bilimle buluşturacak. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek festivalde gençler; teknoloji, bilim, spor ve eğlence dolu iki gün yaşayacak. Festival kapsamında; insansız hava araçlarından yazılım teknolojilerine, sanal gerçeklikten geleneksel Türk sporlarına kadar çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Gençler ayrıca söyleşiler, yarışmalar ve interaktif deneyim alanlarıyla hem eğlenecek hem de yeni teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulacak. Eski milli futbolcu Semih Şentürk festival kapsamında gençlerle söyleşide buluşacak, yazar ve radyocu Ceyhun Yılmaz da stand-up gösterisiyle etkinliğe renk katacak. GENÇLERİN YANINDAYIZ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, gençlere yönelik projeleri önemsediklerini belirtti. Başkan Yılmaz, “Gençler bizim en büyük gücümüz ve geleceğimizin teminatıdır. Bu düşünceyle ilçemize kütüphaneler, spor tesisleri, gençlik merkezleri kazandırdık. Yıldırım’da sadece fiziki yatırımlar gerçekleştirmiyoruz, aynı zamanda gençlerimizin bilimle, teknolojiyle, sanatla ve sporla iç içe büyümesi için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin ve milletimizin yarınlarını şekillendirecek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek bir nesil yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Yıldırım’ı gençliğin, bilimin ve teknolojinin merkezi haline getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tüm gençlerimizi 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğimiz ‘Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne davet ediyorum” dedi.

Kükürtlü Ortaokulu’nda bilim rüzgarı: TÜBİTAK 4006 fuarı kapılarını açtı Haber

Kükürtlü Ortaokulu’nda bilim rüzgarı: TÜBİTAK 4006 fuarı kapılarını açtı

Bursa'da Macide Gazioğlu Kükürtlü Ortaokulu tarafından Teknoloji ve Tasarım öğretmeni Dilek Çelik koordinatörlüğünde hazırlanan "TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı" düzenlenen programla açıldı. Araştırma, inceleme ve tasarım türlerindeki 20 projeden oluşan bilim fuarı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış kurdelesi Osmangazi İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Mustafa Sakarya ve Yücel İzci, okulun hayırseveri Hikmet Bosut, Eğitim Bir- Sen Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Ramazan Acar, Genc Demeç Başkanı Metin Öksüz ve protokol üyeleri tarafından kesilirken, tarih, dil ve edebiyat, sosyoloji, biyoloji, robotik ve kodlama, bilişim teknolojileri ve yazılım, teknoloji tasarım alanlarında sergilenen projeler katılımcılardan tam not aldı. Okulun 2026 Türkiye 6.sı halkoyunları ekibi açılışta yerini aldı ve Fuar açılışına büyük bir coşku kattı. Bilim fuarının açılış konuşmasında Okul Müdürü Mustafa Bay, Türkiye Yüzyılı vizyonunda bilim üreten, araştıran ve inovatif düşünen nesiller yetiştirmenin önemine vurgu yaptı. Ayrıca Proje yürütücüsü Teknoloji Tasarım öğretmeni Dilek Çelik, okul projelerine sahip çıkan okul aile birliğine, Halkoyunları ekip lideri Sedat Planalı'ya, projelere danışmanlık yapan öğretmenlere, öğrencilere teşekkür etti. Fuarda görev alan öğrenciler, projelerini hazırlarken ekip çalışması, problem çözme, araştırma ve sunum becerilerini geliştirme fırsatı bulduklarını belirtti. Veliler ise öğrencilerin özgüvenle projelerini anlatmalarından gurur duyduklarını ifade etti.

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor! Haber

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz" dedi. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından ‘Ulusal Yeterlilik Sisteminin Sürdürülebilirliği ve Kalite Güvencesi Çalıştayı' düzenlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen programda Türkiye'nin ulusal yeterlilik sistemi değerlendirilerek, kalite güvencesi anlayışının daha ileri taşınması amaçlandı. Çalıştayda konuşan Bakan Işıkhan, çalıştayın mesleki yeterlilik alanında kurumlar arasındaki iş birliğini derinleştiren ve geleceğe dair somut, uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyan çok kıymetli bir platform olduğunu belirtti. "DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE BECERİ DÖNÜŞÜMÜNÜ DE İÇEREN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMI BENİMSEMEK ZORUNDAYIZ" Işıkhan, Dünya Ekonomik Forumu'nun raporlarının gelecek dönemde mesleklerin önemli bir kısmının dönüşeceğini, yeni mesleklerin ortaya çıkacağını ortaya koyduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu dönüşümün merkezinde olduğunu ifade eden Işıkhan, "Türkiye'nin beceri politikalarında; karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Bir taraftan nüfusumuz hızlı bir şekilde yaşlanmaktadır. Bu durum, işgücü piyasalarını ve beceri politikalarını; meslekleri ve mesleki yeterlilikleri; sosyal koruma sistemlerini ve kamu maliyesini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu dönüşüm, yeni fırsatlar sunmakla birlikte bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı; büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Özetle bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" açıklamasında bulundu. "MYK BELGELERİ EKONOMİ İÇİN VERİMLİLİK UNSURUDUR" Işıkhan, Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun meslekleri tanımlayan, becerileri standartlaştıran, ölçen ve belgelendiren ulusal bir kalite altyapısı olduğunun altını çizerek, "Mesleki Yeterlilik Kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar da tam olarak bu çerçevede nitelikli, belgeli ve yetkin iş gücünün yaygınlaştırılması suretiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunmaktadır. Ayrıca Mesleki Yeterlilik Kurumumuz, tecrübesiyle çevre ülkelere de rol model olabilecek çalışmalara da imza atacak seviyeye ulaşmıştır. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgeleri; çalışanlar için bir güven kaynağı, işveren için doğru eşleşmenin anahtarı, ekonomi için verimlilik unsurudur" ifadelerine yer verdi. "3,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ MYK BELGESİ SAHİBİ OLMUŞTUR" Gerçekleştirdikleri son düzenlemeyle 40 yeni mesleğin daha belge zorunluluğu kapsamına alındığını hatırlatan Işıkhan, "Bu sayıyla belge zorunluluğu bulunan toplam meslek sayısı 244'e yükselmiştir. Bugün itibarıyla 3,5 milyon vatandaşımız MYK belgesi sahibi olmuştur. 27 sektörde 945 meslek standardı ve 697 ulusal yeterlilik hayata geçirilmiştir. 9 ülkede MYK belgeleri, Türkiye'nin güvenini ve kalitesini taşımaktadır. Bu çalışmaları devam ettirerek önümüzdeki dönemde mesleki yeterlilik sistemimizi daha esnek ve verimli hale getirmeyi, yeni nesil becerilere hızlı uyum sağlayan yapılar kurmayı, eğitim-istihdam-üretim bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "‘ULUSAL YETERLİLİK SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI' YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURACAK" Işıkhan, mesleki yeterlilik konusunda yalnızca ölçen değil, aynı zamanda yön gösteren bir sistem inşa etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, "İnanıyorum ki bu çalıştay, sistemimizin güçlü yönlerini daha da pekiştirecek, gelişime açık alanları ortaya koyacak ve ortak akılla yeni bir yol haritası oluşturacaktır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda nitelikli, belgeli ve yetkin insan kaynağını artırmak en stratejik önceliklerimizden biridir" şeklinde konuştu. "SGK'YA OLAN BORÇLARDA MEVCUTTA 36 AY OLAN TECİL-TAKSİTLENDİRME SÜRESİNİ 72 AYA ÇIKARIYORUZ" Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına ilişkin düzenlemeyle ilgili de bilgi veren Bakan Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Bu düzenlemeden belediyeler dahil tüm vatandaşlarımız ve firmalarımız yararlanabileceklerdir. Borcu bulunan ve ödemek isteyenler için önemli bir kolaylaştırma sağlıyoruz. Prim tahsilatımızın da bu adımla çok daha fazla artacağını düşünüyorum" diye konuştu. Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından Bakanlık çalışanlarına hizmetlerinden dolayı onur plaketi takdim edildi. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanı sıra Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı ve MYK Başkanı Aşkın Tören katıldı.

"Hedefimiz yargıyı hızlandırmak": Bakan Gürlek adalet yatırımlarını açıkladı Haber

"Hedefimiz yargıyı hızlandırmak": Bakan Gürlek adalet yatırımlarını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "En temel felsefemiz, yargı hizmetlerini hızlandırmaktır. Milletimizin adalete layık olan ihtiyacını gidermek ve Türkiye yüzyılını adaletin yüzyılı yapmak için durmadan çalışacağız" dedi. Bakan Gürlek, Sakarya'da protokol üyeleri ile valilik binası yakınlarındaki Şeyh Edebali Camii'nde cuma namazı kıldı. Ardından Valiliği ziyaret eden Bakan Gürlek, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, "AK Parti hükümetinin de temel felsefesi yargı hizmetlerini hızlandırmak, bu çerçevede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermektir. 2002 yılından önce Türkiye genelinde adalet hizmet binalarımızın toplam kapalı alan kapasitesi 596 bin metrekareyken 2026 yılı Mart ayıyla birlikte şu an 6 milyon 76 bin metrekare adliyelerimizde kapalı alan binası bulmaktadır. Bu süreçte özellikle AK Parti hükümetlerinin adliye binalarına, adalet hizmetine verdiği önemi bu rakam net bir şekilde göstermektedir. Özellikle 2026 yılı yatırım planımızda da toplam 65 tane yeni adliye binasının yapılması yatırım planı kapsamına alınmıştır. Yeni binalarımızı daha erişilebilir, daha insan odaklı, daha teknolojik olarak tasarlıyoruz. Burada hem vatandaşlarımızın hem avukatlarımızın hem de özellikle çocuklarımızın, mağdur kadınlarımızın sosyal alanlarının oluşturması için yeni imkanlar sağlıyoruz. Yani burası aynı zamanda bir adliye değil, bir hizmet alanı, bir sosyal yaşam alanı olarak tasarlıyoruz. Bu konuda gerekli olan hassasiyetleri de güdüyoruz. Güçlü adalet sistemi yalnızca hakim ve savcıyla değil, aynı şekilde altyapısının güçlü olmasıyla ayakta durur" dedi. "HAKİM, SAVCININ KALİTESİNİ VE FİZİKLİ ŞARTLARI DA ARTIRIYORUZ" Adliye binalarının yenilenmesi ve taşınması hakkında konuşan Bakan Gürlek, "Sakarya'da ülke genelinde olduğu gibi olumsuz fiziki şartlarda hizmet gösteren özellikle adliye binalarımızın yenilenmesi, yeni adalet saraylarına taşınması konusunda da büyük hamleler yaptık. Özellikle daha önce adliye binaları kiralıktı ya da fiziki şartları kötüydü. Bu konuda özellikle AK Parti hükümeti döneminde çok önemli adımlar atıldı. Sakarya yeni adliye binası da inşallah 102 bin 916 metrekare kapalı alana sahip olacak. İnşallah aralık ayından iki ay önce teslim edileceğini söyledi. Sakarya'mıza şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu adliye binası özellikle Sakarya'mızın ihtiyacını giderecek. Sürekli olarak iş yoğunluğu artıyor. Yeni mahkemeler kuruluyor. Hakim, savcı sayısı artıyor. Burada özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımızın, valimizin talebi üzerine yeni bir idari bölge mahkemesi kurulması talebi var. Bu talebi de değerlendireceğiz. Adliye yapmakla kalmıyoruz, aynı zamanda hakim, savcının kalitesini ve fizikli şartları da artırıyoruz. Sakarya'da 2002 yılında il genelinde toplam 77 mahkeme bulunmaktayken, 2026 yılında toplam 164 mahkeme bulunmakta" diye konuştu. "DURMADAN ÇALIŞACAĞIZ" Atılan adımların güçlü bir Türkiye vizyonu için olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bugün Türkiye genelinde ve Sakarya'da attığımız her adım, yürüttüğümüz her yatırım güçlü bir Türkiye vizyonu için sahada yapmış olduğumuz çalışmalardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı için güçlü ekonomi, güçlü diplomasi ve güçlü savunmanın yanı sıra elbette olmazsa olmazı güven veren güçlü bir adalet mekanizmasıdır. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak güçlü Türkiye yüzyılı için özellikle adaletin yüzyılı için bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. Bu konuda güven veren adalet, sağlam, vatandaşın kolay erişebileceği adalet için gerekli yasal düzenlemeler varsa da bunları kısa sürede yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı büyük vizyonu doğrultusunda adaleti güçlendirmeye, yargı hizmetlerini hızlandırmaya, özellikle vatandaşımızın uğramış oldukları mağduriyetleri kısa sürede sonuçlandırmaya kararlıyız" şekline konuştu. Bakan Gürlek daha sonra hakim ve savcılar ile toplantıya geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.