SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tutuklu

Söz Bursa - Tutuklu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Beykoz davasında flaş karar: Alaattin Köseler’in tutukluluk hali devam edecek! Haber

Beykoz davasında flaş karar: Alaattin Köseler’in tutukluluk hali devam edecek!

Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Önceki celse tahliye edilen ve sonrasında Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci mahkemeye geldi. İnci'nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme, duruşma sonrasında hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için emniyet ekiplerine talimat verdi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuksuz sanık Uğur İnci, "Geçen tahliye kararından sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yıllardır Beykoz Belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetim de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmaydı" dedi. "MANEVİ OLARAK AĞIR BİR KÜLFET YÜKLEMEKTEDİR" Tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz'un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım" dedi. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyayı tekrar bilirkişiye gönderen mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu... Haber

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu...

CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP'liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile'de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP'ye ağır eleştirilerde bulundu. "UYUŞTURUCU MESELESİ BİR SİYASİ PARTİNİN, İKTİDARIN YA DA MUHALEFETİN MESELESİ DEĞİLDİR" Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye'nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile'nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye'de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "BİZİM DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "MEDYAMIZDA BU KONUDA DUYARLILIK İSTİYORUZ" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye'de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019'daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP'nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP'nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi'ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki '38 ve 37'nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin'. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP'lilere bir yazı gönderiyor, 'Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin' diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP'li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "BİZ NEYİN HAİNİYİZ, AZİZ İHSAN AKTAŞ ARKADAŞLIĞINI BİZ Mİ YAPMIŞIZ?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP'ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş'ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "GELDİĞİMİZ DURUM NORMAL DEĞİL, BİR CHP'Lİ OLARAK İÇİM ACIYOR" CHP'nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP'liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP'linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP'de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP'li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "BU İKİ YÜZLÜ SİYASET CHP'NİN GELENEĞİNDE OLMAYANIN BİR SİYASETİDİR" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM'de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP'yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40'ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce 'Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?' diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal'ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP'nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.

Tanık anlattı: “Patlamadan önce tüp ve metal parçaları vardı” Haber

Tanık anlattı: “Patlamadan önce tüp ve metal parçaları vardı”

Tokat'ın Erbaa ilçesindeki 2 kişinin öldüğü 5 kişinin yaralandığı EYP davasının 6. duruşmasında tanık U.Ş., sanık İ.G.'yi patlama öncesinde otel önünde tüp ve metal parçalarla gördüğünü söyledi. İlçeye bağlı Karayaka beldesi Hürmüzlü Mahallesi'nde 18 Mayıs 2024'te meydana gelen ve 5 askerin yaralandığı, 2 kişinin ise hayatını kaybettiği patlamayla ilgili açılan davanın 6'ncı duruşması önceki gün görüldü. Tokat Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar İ.G. ve T.Ö., SEGBİS üzerinden bağlanırken, otel çalışanı U.Ş. tanık olarak dinlendi. "Otel önünde tüp ve metal parçalar ile uğraştığını gördüm" Tanık U.Ş., duruşmada verdiği ifadede patlamadan bir süre önce otelde şüpheli gördüğü bazı faaliyetleri anlattı. U.Ş., "Sanıklar benim patronum olurdu. Ben onların çalışıyordum. Olayın olduğu tarihten 15 gün kadar önce işten ayrılmıştım. İ.G. otelde bulunduğum sırada birkaç kez piknik tüpünü bahçeye çıkarıp ters çevirerek yakıyordu. Sebebini bilmiyordum. Neden böyle bir şey yaptığını sormadım. Çünkü patronumdu. Ayrıca otelin önünde demir parçaları, spiral parçaları görüyordum. Yine bunların neden olduğunu da sormadım. İ.G. zaman zaman tadilat işleri yapardı. Odalarda değişiklikler yapardı. Onunla alakalı olduğunu düşünmüştüm. Sanıkların olaydan yaklaşık son 6 aydır araları çok iyi değildi. İ. G. o dönem otel çalışanı olan Büşra hanımla birlikteydi. Ben birkaç kez T. Ö.'ü kasaya sahip çıkması konusunda uyarmıştım. Çünkü İ. G. otele gelen bazı kişilerin kayıtlarını yapmıyordu. Bunu resepsiyonda görevli olduğum için biliyordum. Yurt dışına çıkışımdan 4-5 gün kadar önce gece geç saatte T. Ö. beni aradı. İ. G.'nin sinirli olduğunu söyledi. Silahıyla birlikte Tokat'a gittiğini, kendisinin de bir delilik yapmaması için arkasından gittiğini söyledi. Benim resepsiyonda beklememi istedi. Oraya da bir miktar para bıraktığını, yevmiyemi ve taksi paramı oradan alabileceğimi söyledi. T. Ö. bana İ. G.'nin aklını Büşra'nın çeldiğini, para konularını çok fazla dert etmemem gerektiğini, ileride anlayacağını söylemişti. Ayrıca T. Ö. bu olaylardan yaklaşık 4-5 ay kadar önce ortaklığını bitireceğini, sezonun sona ermesini beklediğini söylemişti. Çünkü kasadan para alma olayları açığa çıkmıştı. Ben birkaç yerde bu durumu anlatmıştım. Olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" dedi. İ.G.: "Suçlamaları kabul etmiyorum, silahla Tokat'a gitmedim" Suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanık İ.G. ise savunmasında, "Önceki savunmamı aynen tekrar ederim. Tanığın aleyhe beyanlarını kabul etmiyorum. Zaman zaman tadilat yaptığım hususu doğrudur. Ancak patlayıcı madde yapacak bir kapasiteye sahip değilim. Eski eşimle alakalı sıkıntılarım olduğu da doğrudur. Ancak bunun sebebi çocuklarımla görüştürmemesidir. Ancak iddia edildiği gibi silahla Tokat'a gitmedim. Hastanenin orada T. Ö. ile beraberken ağlamamın sebebi de çocuklarımla görüşemememdi. Ben eşimden ayrıldım. Eşimle aramdaki bütün münasebeti bitirdim. Karşı tarafa herhangi bir husumet beslemedim. Karşı tarafın beyanlarını kabul etmiyorum. Bana iftira atılmıştır. Suçsuzum, beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını ve tahliyemi talep ederim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, mevcut deliller ve dosya kapsamını değerlendirerek sanıkların tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Dava, 28 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.