SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tuz

Söz Bursa - Tuz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması! Haber

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması!

Kış aylarının en sağlıklı ama bir o kadar da kıymeti az bilinen sebzelerinden biri olan yer elması, tezgahlardaki yerini aldı. Hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim dostu olan bu mucizevi sebzeyi sofralarınıza taşımaya ne dersiniz? İşte tadı damağınızda kalacak tam ölçülü tarifi ve sağlığımıza olan inanılmaz faydaları... Doğal bir prebiyotik kaynağı olan yer elması, düşük kalorisi ve zengin mineral yapısıyla diyet listelerinin vazgeçilmezi konumunda. Özellikle Bursa pazarlarında taze taze bulabileceğiniz yer elmasını, portakal suyuyla birleştirerek tam bir vitamin deposuna dönüştürebilirsiniz. YER ELMASININ BİLMENİZ GEREKEN 5 MUCİZEVİ FAYDASI Güçlü Bir Prebiyotiktir: İçerdiği inülin sayesinde bağırsaktaki dost bakterileri besler ve sindirim sistemini düzenler. *Bağışıklık Kalkanı: Yüksek oranda C vitamini ve demir içerir, vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur. *Diyabet Dostu: Kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur, ani acıkma hissini önler. *Cilt ve Saç Sağlığı: İçeriğindeki mineraller sayesinde cildin parlamasına ve saç köklerinin güçlenmesine katkı sağlar. *Kalp Sağlığını Korur: Potasyum bakımından zengindir, kan basıncını dengeleyerek kalp üzerindeki yükü azaltır. ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI TARİFİ MALZEMELER: 500 gram yer elması 1 adet orta boy havuç 1 adet kuru soğan 1 adet patates (isteğe bağlı) Yarım çay bardağı zeytinyağı 1 adet portakalın suyu Yarım limonun suyu 1 tatlı kaşığı toz şeker Bir tutam tuz ve servis için ince kıyılmış dereotu HAZIRLANIŞI: Temizlik: Yer elmalarını yıkayıp incece soyun. Kararmamaları için limonlu suda bekletin. Soteleme: Zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları ve halka havuçları hafifçe yumuşayana kadar soteleyin. Pişirme: Süzdüğünüz yer elmalarını tencereye ekleyin. Üzerine portakal suyu, limon suyu, şeker ve tuzu ilave edin. Demleme: Kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Servis: Oda sıcaklığına geldiğinde üzerine bolca dereotu serperek servis yapın.

Sahurun yeni yıldızı: Bayat pideden çıtır pizza tarifi! Haber

Sahurun yeni yıldızı: Bayat pideden çıtır pizza tarifi!

Ramazan ayının bereketli sofralarından kalan bayat pideler, çöpe gitmek yerine sahurun yıldızı olmaya aday. Mutfakta yaratıcılığını konuşturan ev hanımları ve pratik çözüm arayan vatandaşlar için uzmanlar, bayat pideleri değerlendirmenin en lezzetli yolunu açıkladı: Fırında Yumurtalı ve Kaşarlı Pide Pizzası. Hem hazırlama süresinin kısalığı hem de tok tutma özelliğiyle sahur sofralarına çok yakışan bu tarif, bayat ekmek israfına karşı da lezzetli bir savaş açıyor. Malzeme Listesi 1 adet bayat Ramazan pidesi 2 adet yumurta 1 kase rendelenmiş kaşar peyniri Yarım çay bardağı süt (pideyi yumuşatmak için) Üzeri için: Sucuk, zeytin veya domates dilimleri Baharat: Kekik, pul biber ve bir tutam tuz Hazırlanışı (Adım Adım) Pideyi Hazırlayın: Bayat pideyi elinizle parçalara ayırın veya bütün halde kullanacaksanız üzerine fırça yardımıyla az miktarda süt sürerek nemlendirin. Sosu Çırpın: Bir kasede yumurta, süt ve baharatları iyice çırpın. Bu karışım pidedeki kuruluk hissini alacak ve yumuşak bir doku verecektir. Birleştirin: Hazırladığınız sosu pidenin her yerine gelecek şekilde dökün. Üzerini Süsleyin: Rendelenmiş kaşar peynirini bolca serpiştirin. Üzerine sahurda sizi susatmayacak miktarda sucuk veya sebze ekleyin. Fırınlayın: 180°C dereceye ayarlanmış fırında peynirler eriyip üzeri hafif kızarana kadar (yaklaşık 10-15 dakika) pişirin.

AB Tescilli Suruç Narından ilk kez kebap yapıldı Haber

AB Tescilli Suruç Narından ilk kez kebap yapıldı

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaretle tescillenen "Suruç Narı" ilk kez farklı bir lezzetle gündeme geldi. İlçede Suruç narından ilk kez kebap hazırlanarak vatandaşların beğenisine sunuldu. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen ve aromasıyla öne çıkan Suruç narı, ustaların elinde mangalla buluşarak özgün bir kebap çeşidine dönüştü. Hem yöresel ürünü tanıtmak hem de farklı bir tat ortaya koymak amacıyla hazırlanan nar kebabı, kısa sürede ilgi odağı oldu. "NARIN EKŞİLİĞİ VE AROMASI ETE FARKLI BİR LEZZET KATIYOR" İlk kez nar kebabı hazırladıklarını belirten kebap ustası Mehmet Ay, hem yapım sürecini hem de içeriğini anlattı. Deneme yanılma usulüyle bu noktaya kadar geldiklerini belirten Ay, "Kebap ustasıyım, bugün misafirlerimize Suruç'un meşhur ve tescilli narından sebzeli nar kebabı yaptık, kendileri de çok beğendi. İçeriğinde tuz, pul biber, Urfa isotu, bol nar taneleri var. Kuzu kıyma kullanıyoruz ve yarı yarıya oranda kuyruk yağı ekliyoruz. İki ayrı ürün hazırlıyoruz, biri kuzu kıymadan, diğeri tavuk kıymadan. Aslında birçok deneme yanılma yöntemiyle bu aşamaya geldik. Kabuklu denedik, suyuyla kebap yapmayı düşündük. En son nar tanelerini etin içine hapsedip o şekilde pişirdik ve ortaya muazzam bir tat çıktı" dedi. Ay, narın doğal ekşiliğinin, kuyruk yağıyla harmanlanan kıyma ile dengelendiğini, Urfa isotunun ise kebaba yöresel karakter kattığını ifade etti. "HEM TATLI HEM ACI DENGESİ ÇOK GÜZEL" Nar kebabını ilk kez deneyen Ferhat Ada isimli müşteri ise lezzetten etkilendiğini belirterek, "Sebzeli nar kebabını tavsiye üzerine denedim. Daha doğrusu tavsiye üzerine geldim. İlk önce önyargılıydım ama tadına bakınca narın aromasıyla etin birleşimi gerçekten güzel. Özellikle tatlı ve acı dengesi çok iyi ayarlanmış. Arkadaşlarıma da tavsiye ediyorum" dedi. Siverek'ten özel olarak geldiğini söyleyen Hasan Altındağ da, "Suruç'un narı zaten meşhur. Nar kebabı için geldim, gayet güzel bir lezzet olmuş" ifadelerini kullandı. AB TESCİLLİ İLK VE TEK ÜRÜN Suruç narı için ilk olarak 2020 yılında Suruç Belediyesi tarafından Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldı. 2021 yılında coğrafi işaret tescil belgesi alınan ürün, 2023 yılında Avrupa Birliği nezdinde de tescillenerek uluslararası koruma altına alındı. Böylece Suruç Narı, Şanlıurfa'da Avrupa Birliği tarafından tescillenen ilk ürün olma özelliğini kazandı. Gastronomi alanında yeni bir yorum olarak ortaya çıkan nar kebabı, hem bölgenin marka değerini artırması hem de yöresel ürünlerin farklı sunumlarla tanıtılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İlçede esnaf ve vatandaşlar, nar kebabının Suruç'a özgü yeni bir lezzet olarak menülerde kalıcı yer edinmesini bekliyor.

İşlenmiş gıdalardaki tehlike Haber

İşlenmiş gıdalardaki tehlike

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, ultra işlenmiş gıdaların erken yaşlarda bağırsak kanserine yol açması ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. Uğur Coşkun, ultra işlenmiş gıdalar ile ilgili yapılmış çalışmalara dair açıklama paylaştı. Ultra işlenmiş gıdaları fazla miktarda tüketenlerin yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini vurgulayan Uğur Coşkun, işlenmiş gıdaların erken yaşlarda bağırsak kanserine yol açacağını belirtti. "Çalışma, ultra işlenmiş gıdaların yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini ortaya koydu" Coşkun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Sosis, salam, hazır çorbalar, kola, patates cipsleri gibi ultra işlenmiş gıdalarla ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar, bu gıdaların tüketiminin diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin görülme riskini arttırabileceğini göstermiştir. Birkaç gün önce yayınlanan yeni bir çalışmada, yaklaşık 30 bin kadının diyet ve endoskopi verilerini inceleyen araştırmacılar, ultra işlenmiş gıdaları fazla miktarda tüketen bireylerin, az tüketenlere kıyasla yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini ortaya koydu. Chan ve arkadaşlarının çalışmasının sonuçları JAMA Oncology dergisinde yayımlandı." "Erken başlangıçlı kolorektal kanserle ilişkilendiren ilk çalışma oldu" Katılımcıların tamamına 50 yaşından önce en az 2 defa kolonoskopi yapılmış olduğunu belirten Coşkun, "Çalışmada, hazır yemekler, paketli atıştırmalıklar, yüksek şeker, tuz, doymuş yağ içeren ürünler ve bol katkı maddesi barındıran endüstriyel gıdaların günlük tüketilen miktarına bakıldı. Araştırmacılar daha önce ultra işlenmiş gıdalar ile genel kolorektal kanser arasında bir ilişki bulmuştu, ancak bu çalışma ultra işlenmiş gıdaları erken başlangıçlı kolorektal kanserle ilişkilendiren ilk çalışma oldu" ifadelerini kullandı. "Ultra işlenmiş gıdaların yüksek tüketimi erken başlayan kolorektal kanserin sebepleri arasında yer alabilir" Çalışmanın sonuçlarını özetleyen Uğur Coşkun, "Ultra işlenmiş gıdaların yüksek tüketimi örneğin günde 5-10 porsiyon, bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilir ve erken başlayan kolorektal kanserin sebepleri arasında yer alabilir. Bununla birlikte, ultra-işlenmiş gıda tüketiminin doğrudan kolon kanserine neden olabileceğine dair elimizde halen net bir bilgi yok. Diyet sadece tek başına bu artışı açıklamıyor. Ama veriler ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmanın erken yaşta kolon kanseri riskini azaltma stratejisi olabileceğini gösteriyor. Erken yaşlarda kolon sağlığını korumak için, şeker, tuz ve doymuş yağ oranı yüksek; lif, vitamin ve mineral yönünden fakir, yapay katkılar, renklendiriciler ve tatlandırıcılar içeren gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak ve daha çok sebze, meyve, tam tahıllı ürünler gibi yüksek lif içeren doğal besinleri sık tüketmek gerekir" dedi.

Bu şehrin toprağından tuz fışkırıyor Haber

Bu şehrin toprağından tuz fışkırıyor

Çankırı'nın önemli bir kaya tuzu rezervine sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, "Gün yüzüne çıkan tuz blokları, 400 metre ila bin metre arasındaki bir kalınlığın gün yüzüne çıkmış halidir" dedi. Çankırı'da 35 milyon yıl önce oluşan kaya tuzu blokları ile Türkiye'nin tuz ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanıyor. Yapılan akademik araştırmalar neticesinde dünyanın en saf tuzları arasına giren Çankırı tuzu, hem iç piyasada hem de yurt dışından büyük rağbet görüyor. Çankırı'da yeryüzüne çıkan tuz kayaları ise kentin sahip olduğu tuz rezervinin büyüklüğünü gösteriyor. 400 ila bin metre kalınlıkta tuz rezervlerinin bulunduğu Çankırı'da yaşanan jeolojik hareketlerle gün yüzüne çıkan tuz kayaları gözle görülebiliyor. Çankırı tuzu ile ilgili bilimsel araştırmalar yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, oluşan kırıklar sebebiyle yerin birkaç yüz metre altında olan tuz kayaçlarının zamanla yukarı doğru hareket ettiğini ve toprak üzerine çıktığını söyledi. “BU BÖLGEDE BUNA BAĞLI OLARAK BİTKİSEL BİR GELİŞİM VE TARIM OLDUKÇA ZOR” Çankırı tuzunun milyonlarca yıl önce deniz suyundaki tuzun kuruması ile oluştuğunu söyleyen Ercoşkun, “Bu bölgede kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye doğru bir basınç oluşmasından dolayı kırık gerçekleşmiş. Bu kırığın doğal sonucu olarak yerin birkaç yüz metre altında olan tuz kayaçları yukarıya doğru hareketlendi. Bu hareketlenmenin doğal bir sonucu olarak yeryüzüne en yakın tuz madenleri ortaya çıktı. Çankırı tuzu 35 milyon yıl önce oluşmaya başladı. Bu oluşum sırasında özellikle yaz aylarında hızlı bir buharlaşma sebebiyle deniz suyundaki tuz kurudu ve beyaz katmanlar halinde oluştu. Kış mevsimlerinde ise deniz tabanına kil birikerek siyah bölgeleri oluşturdu. Bugün tuz blokları, 400 metre ila bin metre arasındaki bir kalınlığın gün yüzüne çıkmış halidir" dedi. "TUZ ÇANKIRI KAVUNUNU TATLANDIRIYOR" Çankırı'daki tuz yataklarının yeryüzüne çok yakın olduğuna dikkat çeken Ercoşkun, "Bu bölgede tuzun yüzeye çok yakın bulunması ve bu tuzun yüzey suları ile birlikte yıkanması sonucu bölgedeki akarsular, neredeyse doymuş tuzlu şeklinde akmaktadır. Yerin altına inen sular, yerin altındaki tuz ile buluşarak tuzu alıp yeryüzüne taşıyorlar. Bu bölgede buna bağlı olarak bitkisel bir gelişim ve tarım oldukça zor. Ürünlerin hasadı ve kalitesi daha düşük olabilir. Bu bölgedeki bitkilerin kendini tuza karşı koruyabilmeleri için bitki öz sularındaki madde konsantrasyonunu arttırmaları gerek. Bu durum ise Çankırı kavununda doğrudan doğruya çeşitli şekerlerin oluşmasıyla karşımıza çıkıyor. Çankırı ve bölgesinde tuzlu topraklarda yetişen kavunlar bu sebeple biraz daha tatlı, kokulu ve lezzetli olabiliyorlar” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.