SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uğur Mumcu

Söz Bursa - Uğur Mumcu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uğur Mumcu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı Haber

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı

Mudanya Belediyesi, demokrasi, aydınlanma ve basın özgürlüğü mücadelesinin simge ismi gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu katledilişinin 33’üncü yılında düzenlediği programla andı. “Susturamazlar” temasıyla düzenlenen program Uğur Mumcu belgeseli gösterimiyle başladı. Mumcu Ailesi adına programa bir video mesaj gönderen Uğur Mumcu’nun kızı, um:ag Yönetim Kurulu Üyesi Özge Mumcu, babasının 1975 yılında yazdığı ‘Çağın Suçu’ yazısından bir bölüm okudu. Mumcu, “Türkiye’nin daha iyi günler yaşayacağına dair umudumuzu korumaya devam ediyoruz. Sizler de umudunuzu korumaya devam edin” dedi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide siyasetçi, Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile gazeteci-yazar Sedat Ergin, Mumcu cinayetini ve dava sürecini ele aldı. “MUMCU’NUN MİRASI SORU SORMAKTIR” Uğur Mumcu’nun zeki, cesur ve büyük bir Atatürkçü olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Uğur Mumcu’nun asıl mirası, rahatlatan cevaplar değil; rahatsız eden sorulardır. Ve belki de onu anmanın en sahici yolu şudur: Bir gün, bir yerde, herkes sustuğunda bile soru sormak ve gerçekleri konuşmaktır.” dedi. “ÇALIŞKANDI, DİSİPLİNLİYDİ, ÖNCÜYDÜ” Ergin ise Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’de önem kazanmasında öncü rol oynadığını vurguladı. Ergin şöyle konuştu: “Çok disiplinli ve çok çalışkandı. Mumcu devlet içindeki yolsuzluk, uyuşturucu, silah kaçaklığı ile ilgili karanlık ilişkileri ilk kez ortaya çıkarmış ve belgeleriyle ortaya koymuştur. Tarikatların siyasetle ve ticaretle olan ilişkileri de Uğur Mumcu gazeteciliğinin odaklandığı alanlardan biriydi.” Ergin, 33 yıldır faillerin bulunamadığına dikkat çekerek “Yoldan geçenlere sorun, ‘Uğur Mumcu davasının hala devam ettiğini biliyor musun’ diye? Binlerce insan o gün Ankara’daki adliyenin önünde toplanabilir.” Bu çağrının üzerine Başkan Dalgıç, “Karanlıkta kalan bu cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması talebimizi haykırmak için ben de 9 Şubat’ta Ankara’da olacağım. Adalet arayışımıza güç vermek isteyen herkesi Ankara’da görülecek bu duruşmada bizimle birlikte olmaya davet ediyorum” dedi. Uğur Mumcu’nun susturulamadığını söyleyen Karayalçın da “Cumhuriyet’e karşı olanlar, Atatürk’e karşı olanlar, laikliğe karşı olanlar, Uğur Mumcu’nun katilleridir. Failleri biliyoruz. O yüzden değerlerimize sahip çıkmalıyız.” diye konuştu.

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek"

Demokrasi şehidi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve fotoğraf sergisiyle anıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz” dedi. Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri olan araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun, karanlık odaklarca katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde anma programı düzenlendi. İlk olarak Gazeteci Gürsel Gökçe’nin, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında öldürülmesinin ardından cenaze töreni ve sonraki yıllarda evinin önünde düzenlenen anma etkinliklerini takip ederek bugüne kadar çektiği fotoğraflardan oluşan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Sergi açılışının ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gazeteci Gürsel Gökçe ve protokol üyeleri Uğur Mumcu’nun fotoğrafının önüne karanfil bıraktı. “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” fotoğraf sergisinin hemen ardından, Uğur Mumcu’nun hayatını anlatan “Bir Kalem Bir Direniş” söyleşisi düzenlendi. Moderatörlüğünü Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun yaptığı söyleşiye Gazeteci-Yazar Işık Kansu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak katıldı. “Uğur Mumcu Ölümsüz Olmuş Bir Yazarımızdır” Düşünce özgürlüğü, aydınlanma ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak için düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde kendisini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Gürsel Gökçe beyefendiye bu fotoğrafları bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz. Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz. Emperyalizmin tek dişi kalmış canavarının ülkemizi dört bir yandan nasıl istila etmeye çalıştığını, hemen komşularımızda yaşanan acı olayları ve dramları o gün güçlü kalemiyle ifade etmiş ve maalesef bunun bedelini de hayatıyla ödemiştir. Uğur Mumcu, ölümsüz olmuş bir yazarımızdır. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve diğer katledilen tüm yazarlar ve gazeteciler gibi onu da asla unutmayacağız. Sadece 24 Ocak’ta değil, 365 gün ve ilelebet anmaya devam edeceğiz” dedi. “Ocak Ayı Biz Gazeteciler İçin Yas Ayıdır” Sergilenen fotoğrafların uzun emekler sonucu ortaya çıktığını ifade eden Gazeteci Gürsel Gökçe, “Basın şehitlerini saygıyla anıyorum. Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır. 24 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu’yu kaybettik. Evinin önüne park ettiği aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla usta gazeteci aramızdan alındı. Uğur Mumcu bizden alınalı 33 yıl oldu. Bu 33 yıllık süreçte toplumsal belleği taze tutmak, hafızalarımızı yeniden canlandırmak adına bu sergiyi oluşturdum” şeklinde konuştu. “Osmangazi Belediyesi’ne Vefalı Toplantı Nedeniyle Teşekkür Ediyorum” Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını söyleyen Gazeteci-Yazar Işık Kansu, “Osmangazi Belediyesi’ne vefalı toplantısı nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Uğur Mumcu’nun gazeteciliğinin önemini ve 39 yıl önce yazılmış bir kitabın günümüzde nasıl hâlâ ışık tuttuğunu anlatmaya çalıştım. 1992 yılında dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman, Ankara’daki gazete temsilcilerini çağırarak bir brifing vermişti. Uğur Mumcu da o toplantıya katılanlardan biriydi. Toplantıdan döndükten sonra biraz canı sıkkındı. Çocuklarına, Teoman Koman’ın yakında Türkiye’de karışıklıklar çıkabileceğini, bu süreçte bazı suikastların olabileceğini ve bu suikastlara gazetecilerin de hedef olabileceğini söylediğini aktardı. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerini aynı ekip yapmıştır. Bu saldırılar Kudüs Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunlar İran’da yetişmiş olabilir; ancak başka egemen emperyalist güçler tarafından da kullanılmış olabilirler” diye konuştu. “Uğur Mumcu Tam Bağımsız ve Bölünmez Türkiye’den Yanaydı” Uğur Mumcu’yu yalnızca anmanın yeterli olmadığını belirten Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, “Bu mücadele Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri çerçevesinde geçerlidir. Uğur Mumcu’nun Atatürkçülüğü sloganik bir Atatürkçülük değildi; sorgulayıcı ve tarihsel bir bağlama sahipti. Bağımsızlık, ulusal egemenlik, laiklik ve antiemperyalizm eksenindeydi. Bu görüşleri savunduğu için katledildi. Uğur Mumcu teröre karşıydı. ‘Ben Atatürkçüyüm, laikim, antiemperyalistim, terörün karşısındayım ve tam bağımsız, bölünmez Türkiye’den yanayım’ diyordu” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına Gazeteci Gürsel Gökçe’ye hediye takdim etti.

Bursa tek yürek: Siyaset ve Sivil Toplum Uğur Mumcu anmasında buluştu Haber

Bursa tek yürek: Siyaset ve Sivil Toplum Uğur Mumcu anmasında buluştu

Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, hain bir suikast sonucu katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Bursa’da düzenlenen geniş katılımlı bir törenle anıldı. Setbaşı Köprüsü üzerinde bir araya gelen kitle, Atatürk Anıtı’na kadar sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Setbaşı Köprüsü’nden başlayan ve "Uğurlar Olsun" türküsü eşliğinde devam eden yürüyüş, Heykel’deki Atatürk Anıtı önünde son buldu. Demokrasi şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Tören kapsamında ayrıca Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları Derneği (ASGD) Genel Başkanvekili Yüksel Baysal ile Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Bursa Şube Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi de birer selamlama konuşması yaparak günün anlam ve önemine değindi. Atatürk Anıtı’na kurumlar adına çelenk sunumu gerçekleştirildi. Katılımcılar, Uğur Mumcu çelenginin çevresini kırmızı karanfillerle donattı. Uğur Mumcu'ya saygı çelengini Gazeteci Günnur Ataokay ile kızı Ada Ataokay birlikte taşıdı. ÇAVUŞOĞLU: "O KALEM YOLUMUZU AYDINLATMAYA DEVAM EDİYOR" Törende konuşan ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, Uğur Mumcu’nun gazetecilik mirasına ve vatan sevgisine vurgu yaptı. Çavuşoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada sadece bir kaybı anmıyor, bir fikri selamlıyoruz. Tam 33 yıl önce Ankara’nın o karlı sokağında patlayan bomba, sadece bir bedeni aramızdan aldı; ancak Mumcu’nun kalemi ve gerçekleri hâlâ yolumuzu aydınlatıyor. 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz' diyen Mumcu, tarikat-siyaset-ticaret üçgenini yıllar öncesinden deşifre eden korkusuz bir isimdi. Bizler 'Kalpaksız Kuvayı Milliyeciler' olarak, onun ve demokrasi uğruna can veren tüm aydınlarımızın mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz bu vatanın vicdanıyız. O kalemler yerde kalmayacak. Bu memleket karanlığa teslim olmayacak!" Çavuşoğlu ayrıca; Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Metin Göktepe, Hrant Dink ve Necip Hablemitoğlu gibi demokrasi şehitlerini de anarak, "Fikirler kurşun geçirmez" mesajını verdi. Anma etkinliğine Bursa siyasetinin ve sivil toplumunun önemli isimleri yoğun ilgi gösterdi. Törene katılanlar arasında; CHP Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP’li ilçe başkanları, akademik odalar ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri ve gazeteciler yer aldı.

Uğur Mumcu Bursa’da anılıyor Haber

Uğur Mumcu Bursa’da anılıyor

Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33’üncü yılında Bursa’da düzenlenecek etkinliklerle anılacak. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi öncülüğünde gerçekleştirilecek program, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü anma, sergi ve panelle devam edecek. Anma programı, 24 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’de Setbaşı Köprüsü üzerinde yapılacak basın açıklamasıyla başlayacak. Açıklamanın ardından Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu gerçekleştirilecek. PANORAMA 1326’DA “SÖNMEYEN IŞIK UĞUR MUMCU” SERGİSİ Etkinlikler, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde devam edecek. Program kapsamında gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Gürsel Gökçe’nin imzasını taşıyan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisi açılacak. Sergide, Uğur Mumcu’nun cenaze töreni ve sonrasında Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen anma etkinliklerinde çekilen fotoğraflardan oluşan özel bir seçki yer alacak. Bugüne kadar 100’ün üzerinde farklı noktada açılan sergi, her yıl güncellenen fotoğraf gösterimleriyle yaklaşık 150 farklı mekânda izleyiciyle buluştu. PANELDE KANSU VE AKDOĞAN KONUŞACAK Fotoğraf sergisinin ardından düzenlenecek panelin moderatörlüğünü ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu üstlenecek. Panelde Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Işık Kansu ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak yer alacak.

Başkan Bozbey’den gazetecilere "Yeşil" Müjde: Her basın emekçisi için bir fidan dikilecek Haber

Başkan Bozbey’den gazetecilere "Yeşil" Müjde: Her basın emekçisi için bir fidan dikilecek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın emekçileriyle bir araya geldiği programda, “Sizlerin emeği sayesinde kentimizin ve ülkemizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacak” dedi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, basın meslek kuruluşlarının yöneticileri, yerel ve ulusal medya temsilcileri katıldı. “BASIN, TEMİZ YÖNETİMİN VE TOPLUMSAL DENETİMİN GÜVENCESİDİR” Basın özgürlüğünün önemine vurgu yaparak konuşmasına başlayan Başkan Mustafa Bozbey, özgür, bağımsız ve güçlü bir basın olmadan şeffaf bir yönetimden ve güvenli bir toplumdan söz edilemeyeceğini söyledi. Basın kuruluşlarının; temiz yönetimin, toplumsal denetimin ve ortak aklın en önemli güvencelerinden olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Doğru, zamanında ve sorumlu biçimde yapılan her haber; toplumun sağlığına, güvenliğine ve huzuruna doğrudan katkı sunmaktadır. Ne yazık ki gazetecilik mesleği uzun süredir baskılarla, sansürlerle, erişim engelleriyle, tehditlerle ve cezalarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Haber alma hakkının önüne konan engeller; tutuklu gazeteciler, kapatılan yayınlar ve dijital mecralara getirilen kısıtlamalar, kabul edemeyeceğimiz bir tabloyu karşımıza çıkarmaktadır. Zorluklara rağmen mesleğinizi sürdürmeye gayret ediyorsunuz. Hepinize bunun için teşekkür ediyorum” diye konuştu. “ÖZGÜR BASIN, DEMOKRASİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR” Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Gerçekleri çarpıtmadan, algı yönetimine teslim olmadan, bilgiyi doğrulayarak yapılan habercilik, toplumun vicdanıdır. Yanlış bilgilerle yönlendirilen değil, hakikatle buluşan bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Kamu yararını önceleyen, insan onurunu gözeten ve gerçeği merkeze alan bir basın anlayışı; demokrasiyi güçlendirir, toplumsal güveni büyütür. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak özgür ve sorumlu basını demokrasimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Şeffaf yönetim anlayışımızla, bu sorumluluğu hep birlikte büyütmeyi değerli buluyoruz” dedi. “HER BİRİNİZ ADINA BİR FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURACAĞIZ” Kamuoyunu bilgilendiren basın emekçileriyle bir arada olmaktan onur duyduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Basın mensuplarının emeği sayesinde ülkemizin ve kentimizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacaktır. Basının gücü ve özgürlüğü arttıkça, toplumun umudu da büyüyecektir. Önümüzdeki günlerde Yunuseli Ağaçlandırma Alanı’nda bir araya geleceğiz. Her basın mensubu adına bir fidanı toprakla buluşturacağız. ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefimize hep birlikte kararlılıkla ilerleyeceğiz” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere tüm basın şehitlerini saygı ve rahmetle andığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Merdan Yanardağ nezdinde, mesleğini onurla yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm tutuklu gazetecileri de selamlıyorum. Hakikati savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz” şeklinde konuştu. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gazeteciliğin en zor mesleklerden biri olduğunu belirtti. Basın özgürlüğünün sağlanması için hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Öztürk, tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Özgür bir basın olmadan demokrasinin eksik kalacağını vurgulayan Kolaylı, basın emekçilerinin yanında yer alması ve programı düzenlemesi dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ederek basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ifadesinin 1961 yılında gazetecilere ekonomik ve sosyal haklar kazandıran 212 Sayılı Yasa’nın kabul edildiği tarihten geldiğini hatırlatarak tüm basın emekçilerinin gününü kutladı. Konuşmaların ardından Başkan Bozbey ve basın mensupları, özel günün anısına pasta kesti. Basın mensupları da Başkan Bozbey’e mesleklerine verdiği değer ve düzenlediği programdan dolayı teşekkür etti.

Uğur Mumcu’nun mücadelesi Mudanya’da unutulmadı Haber

Uğur Mumcu’nun mücadelesi Mudanya’da unutulmadı

Mudanya Belediyesi, araştırmacı-gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 32. yılında düzenlediği programla andı. “Uğur Mumcu’nun İzinde: Demokrasi, Etik ve Özgür Basın” başlıklı panelde, gazetecilikte etik değerler ve özgür basının önemi konuşuldu. Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Yüksel Baysal, Faruk Bildirici ve Prof. Dr. Barış Doster ile ev hapsinde olan Özlem Gürses canlı bağlantı ile katılarak görüşlerini paylaştı. Uğur Mumcu’nun eşi ve Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Güldal Mumcu panel nedeniyle gönderdiği mesajında, Uğur Mumcu’nun kaleminin toplumun ortak vicdanı olduğunu vurgulayarak, onun bıraktığı mirasın önemine dikkat çekti. DALGIÇ: KARAMSAR OLMAMALIYIZ Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Uğur Mumcu’nun 40 yıl önce kaleme aldığı yazılarında bugünün Türkiye’sini öngördüğünü ifade ederek, ülkede pek çok aydın ve gazetecinin doğruları söyledikleri için hedef alındığını vurguladı. Bu durumun günümüzde de Özlem Gürses gibi pek çok gazeteci üzerinde sürdüğüne dikkat çeken Dalgıç, şöyle konuştu: “Gazetecilerin özgürce düşüncelerini ifade edebilmeye ve korkmadan gerçekleri dile getirmeye ihtiyacı var. Uğur Mumcu, her yanlışa ‘yanlış’, her doğruya ise ‘doğru’ diyebilen bir gazeteciydi. Biz de doğruları konuştukça daha iyi bir geleceğe ulaşacağımıza inanıyorum. Karamsar olmamalıyız. Doğru ile gerçek aynı çizgide buluştuğunda toplum olarak çok daha iyi yerlere geleceğiz.” İNCEOĞLU: BASIN ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ OLMALI” Uğur Mumcu’nun Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin simgesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, demokratik bir toplumun sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için basının bağımsız ve özgür olması gerektiğini ifade etti. İnceoğlu, “Geleneksel medyanın büyük bir kısmı ekonomik ve siyasi çıkar gruplarının kontrolüne girdi. Bu durumda haberlerin objektif bir şekilde sunulması engellendi. Kamunun bilgi edinme hakkı ihlal edilmiş oldu.” dedi. Gerçeğin savunulmasının toplumunun her kesiminin basın özgürlüğüne sahip çıkmasıyla olacağını belirten İnceoğlu, gazeteciliğin yaşamsal bir öneme sahip olduğuna da vurgu yaptı. DOSTER: MUMCU SAĞLAM BİR CUMHURİYETÇİYDİ Prof. Dr. Barış Doster, Uğur Mumcu’nun iyi bir gazeteci olmasının yanında çok sağlam bir cumhuriyetçi olduğunu ifade ederek, basın özgürlüğü, iç ve dış politika ile ilgili yıllar önce yazdıklarının bugün hala güncelliğini koruduğuna dikkat çekti. Doster, “Ömrü yetmediği için tamamlayamadığı dosyalar bugün önümüze çıkıyor. Siyasetin finansmanı, silah kaçakçılığı, terör, ABD emperyalizminin Ortadoğu’daki oyunları konusunda yaptığı araştırmalara bugün ne akademi ne de medya ulaşabilmiş değildir.” dedi.   BİLDİRİCİ: ÖLDÜRDÜLER AMA KURTULAMADILAR Uğur Mumcu’nun mücadelesi ile bugün hala yaşadığını söyleyen medya ombudsmanı Faruk Bildirici, “Bugün Uğur Mumcu’yu konuşuyor olmamız, aslında ondan kurtulmadıklarının bir göstergesidir. Evet, öldürdüler ama hala ondan kurtulamadılar” dedi. Ülkenin aydınlarının öldürülerek karanlığa doğru sürüklendiğini ifade eden Bildirici, “Bu karanlıktan çıkmanın yolu gazeteciliktir. Uğur Mumcu’nun yaptığı gibi insanlara gerçeği anlatmalıyız. Gazetecilik tarihine baktığımızda 80’li yıllardaki gazetecilerin örgütlü mücadelesi bugün yok. Biz çok daha geriledik. Kendi mesleğimizin etik değerlerine sahip çıkmazsak, bu mücadeleden yenik çıkarız.” diye konuştu. Uğur Mumcu’nun mücadeleci ruhunu örnek aldıklarını ve kendileri için bir öncü olduğunu dile getiren Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Yüksel Baysal ise, “Hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Dernek olarak 32 yıldır Mumcu’yu anıyoruz. Genç gazeteci arkadaşlarımıza onun fikirlerini emanet ediyoruz” diye konuştu. GÜRSES: GAZETECİLİK YAPMAK İÇİN DİRENİYORUZ Ev hapsi nedeniyle canlı bağlantıyla panele katılan gazeteci Özlem Gürses ise Türkiye’de ifade özgürlüğünün her gün biraz daha kısıtlandığı, her bireyin sosyal medyada yaptığı paylaşımlar sonucu gözaltına alınma endişesi duyduğunu vurguladı. “Her an herkesin başına bir şey gelebilir durumuna geldik” diyen Gürses, “Çok üzülüyorum. Yoksa benim ayağımda kelepçe olmuş ne fark eder? 36 gündür evdeyim. Hakkımda bir iddianame yok. Suçum ne, onu da bilmiyorum. Hayat devam ettikçe umut vardır. İşimizin başındayız. Bildiğimiz şekilde gazetecilik yapmak konusunda direniyoruz. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en zor dönemindeyiz.” diye konuştu. “VURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ” Mudanya Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun Mehmet Tamer Uyar yönetiminde sahnelediği “İsterler ki Susalım” adlı gösteri ise duygusal anlara sahne oldu. Uğur Mumcu’nun hayatının ve mücadelesinin anlatıldığı gösteri izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Uğur Mumcu için saygı dolu bir gece Haber

Uğur Mumcu için saygı dolu bir gece

Türkiye’nin aydınlık yüzlerinden, basın ve demokrasi mücadelesinin simgesi Uğur Mumcu, katledilişinin 32’inci yılında usta sanatçı Altan Gördüm ve Bursalı müzisyen Haluk Çetin’in sahne aldığı gecede anıldı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi’nde, oyuncu Altan Gördüm’ün okuduğu şiirlere  müzisyen Haluk Çetin de gitarıyla eşlik etti. Altan Gördüm, anma gecesinde Uğur Mumcu’nun hayatı, kitapları ve yazılarından kesitlerin olduğu bir sunum gerçekleştirdi. Ozan Kaya’nın Uğur Mumcu'nun Sakıncalı Piyade kitabından kısa bir alıntıyı okuduğu gecede, Uğur Mumcu'nun hayatını anlatan bir de kısa film gösterimi yapıldı. Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi’ne Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile birlikte CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Nergiz, Çağdaş Gazeteciler Bursa Şubesi Başkanı Yüksel Baysal, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve Sefa Yılmaz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz ve çok sayıda Osmangazili vatandaş katıldı.   “Yalnızca kalemiyle değil, cesur duruşuyla da yolumuza ışık tutan bir Türkiye aydınıydı” Uğur Mumcu’nun katledildiği gün kendisinin de öğrenci olarak Ankara’da bulunduğunu anlatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bir Pazar sabahı Ankara karlar altındaydı.  Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni yeni kazanmıştım. Yurdun önündeki otobüs durağında otobüs bekliyorduk. Arkadaşım Ozan, Uğur Mumcu’yu katletmişler dedi. O karlı Pazar sabahında, o dakika hiç gözümün önünden gitmiyor. Bir anda ne olduğunu anlayamadık. Ülke nereye gidiyor, neler yaşayacağız diye konuştuğumuzu daha dün gibi hatırlıyorum. Uğur Mumcu, yalnızca bir gazeteci ve yazar olmanın ötesinde, cesur bir düşünür, mücadeleci bir kişilik ve insan hakları savunucusuydu. Meslek hayatı boyunca gazeteciliğin her zaman halkın çıkarlarını savunan ve gazetecinin görevinin gerçeği aramak olduğuna inanan bir isimdi. O yalnızca kalemiyle değil, cesur duruşuyla da yolumuza ışık tutan bir Türkiye aydınıydı. Hiçbir tehdide boyun eğmeyen, cesurca yolsuzlukların üzerine giden, araştıran, soruşturan bir gazeteciydi. Türkiye’nin en karanlık dönemlerinde, Cumhuriyet karşıtı odakların üzerine korkmadan gitti. Saklananı, gizleneni gün yüzüne çıkartmak için mücadele etti” dedi.   “Hukukun, özgürlüklerin ve demokrasinin giderek daha fazla tehdit altına girdiği bir dönemin içinden geçiyoruz”  Konuşmasında, Uğur Mumcu gibi Türkiye’nin aydınlığı için hayatını kaybeden demokrasi şehitleri “Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı’yı da anan Başkan Aydın, “Uğur Mumcu’nun o karanlık dönemde işaret ettiği konuları, 30-35 yıl önce Rabıta’da yazdıklarını bugün bire bir yaşıyoruz. Hukukun, özgürlüklerin ve demokrasinin giderek daha fazla tehdit altına girdiği bir dönemin içinden geçiyoruz. Hepimizin ülkemize, yaşadığımız coğrafyaya karşı duyduğu sorumlulukla hareket etmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Bu anlamda bizler de Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Çetin Emeç ve Ahmet Taner Kışlalı gibi isimlerin izinden gidip, mücadelelerine sahip çıkmalıyız. İnandığımız değerleri savunup, özgürlük, adalet ve demokrasi için en önemlisi de geleceğimiz için her zamankinden daha fazla çalışmak ve mücadele etmek durumundayız. Türk basının onurlu ismi Uğur Mumcu gibi 24 Ocak’ta hayatını kaybeden Gaffar Okkan, İsmail Cem ve Fatma Girik’i de saygı ve özlem anıyorum. Sözlerime de ‘uğurlar olsun, hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun, bir keskin kalem, bir kırık gözlük, yürekli itlere hatıran olsun’ diyerek son veriyor ve Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyorum” şeklinde konuştu.   “Uğur Mumcu, karanlığa karşı kalemini bir kılıç gibi savurdu”  CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi’nde yaptığı konuşmada, “Bugün 32 yıl önce katledilen Türkiye’nin aydınlık kalemi Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz. Uğur Mumcu, bir kılıç gibi savurduğu özgür kalemiyle, Türkiye’nin aydınlığı için karanlık zihniyete karşı mücadele ortaya koydu. Bugün Uğur Mumcu ile birlikte, O’nun mücadele ettiği değerleri de hatırlıyoruz” ifadelerini kullandı.   “Uğur Mumcu’yu ne unutacağız ne de unutturacağız”  Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu 32 yıldır andıklarını ve anmaya da devam edeceklerini dile getiren Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Yüksel Baysal,  “Uğur Mumcu, ‘vurulduk ey halkım unutma bizi’ demişti. O, vuruldu; ancak biz ne onu unutacağız, ne de onu unutturacağız. Uğur Mumcu, dün ifade ve basın özgürlüğü mücadelesi verdi. O mücadele için de katledildi. Bugün biz yine döndük dolaştık aynı mücadelenin içinde debelenip duruyoruz” diye konuştu.   Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Altan Gördüm ve Haluk Çetin’e gecenin anısına hediye takdim etti.

Uğur Mumcu davasında, Mehmet Ağar'ın dinlenmesine karar verildi Haber

Uğur Mumcu davasında, Mehmet Ağar'ın dinlenmesine karar verildi

Gazeteci Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok suikastlerine yönelik davada dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, kızı Özge Mumcu ile avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan avukat Turgut Kazan, suikastın 1993'te yaşandığını belirterek, “1996'da Susurluk kazasına kadar cinayetler yaşandı. Bunun başrol oyuncusu dönemin çeşitli görevlerinde bulunan Mehmet Ağar'dır. Soruşturma da en başından beri yanlıştır. 26 Ocak 1993 günü ortaya bir tanık çıkıyor. Teşhisi yapıyor ama 26 Ocak yerine 23 Ocak yazılıyor, bu hataya da ‘sehven' yapıldı deniliyor. Dönemin o 'şanlı' savcısı Ülkü Coşkun, tanık hakkında İslami hareket aleyhine iftira suçu işlediği için soruşturma başlatıyor” dedi. Kazan'ın ardından mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan Güldal Mumcu, 1996 yılında dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar'dan randevu talep ettiklerini aktararak, “Avukatım ile birlikte görüştük. Bana ‘Tuğlayı çekemem' dedi” beyanında bulundu. İfadelerin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın tanık olarak dinlenmesine ve sanık Oğuz Demir'in ve ailesinin Türkiye'de yaşayıp yaşamadığına ilişkin fiili araştırma yapılması için Emniyet Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına hükmetti. Bir sonraki duruşma 12 Mayıs'a ertelendi. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerinin de arasında olduğu çok sayıda olayı kapsayan "Umut" operasyonuna ilişkin açılan ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından tekrar görülen dosyada 3 sanık yasa dışı "Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu" örgütünü kurmak ve yönetmek suçundan 12 yıl 6'şar ay, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten 6 yıl 3'er ay hapis cezası almıştı. Sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" suçundan 12 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına mahkum edilmişti. Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın da "silahlı suç örgütü üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3'er ay hapis cezası almışlardı.

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu suikastı hakkında önemli detaylar paylaştı Haber

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu suikastı hakkında önemli detaylar paylaştı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Edremit Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 6. Edremit Kitap Fuarı’na eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili ve yazar Güldal Mumcu katıldı. Kitabı “İçimden Geçen Zaman”ı Edremitliler ile konuşan Güldal Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara’daki evlerinin önünde bombalı suikasta kurban verdiği eşi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’nun 82’nci yaş günü yaklaşırken çok önemli açıklamalar yaptı. Uğur Mumcu suikastı ve sonrasında yaşanan hukuk garabetini fuarın misafirlerine birçok yönüyle anlatan ve kitabını eşinin ölümünden 21 yıl sonra ancak yazabildiğini belirten Güldal Mumcu, “Olayları o kadar hızlı yaşıyordum ki, bir arkadaşım ‘lütfen bize anlatırken bunları kasete alalım. Hem senin yazmaya vaktin kalmıyor. Hem de bize söylerken kayda geçsin. Bu şekilde daha iyi olur’ dedi. Onun önerisini yerine getirdim. Ve birçok kimse 'Bu kadar ayrıntıyı nasıl hatırlıyor?' dedi. Kitabı okuduğunuzda görebilirsiniz. Bu kasetler benim çok işime yaradı. Aslında biz sözlü bir toplumuz. Anılarımızı yazılı bir şekilde bırakmıyoruz” ifadelerini kullandı. Uğur Mumcu’yu kaybettikten sonra Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nı çocuklarıyla birlikte kurduklarını hatırlatan Yazar Güldal Mumcu, “Vakıfta hem gazetecilerin yetişmesini sağlamak hem de bu tam oluşmamış yazma alışkanlığımızı geliştirmek için yazma seminerleri düzenledik. Otuz yıl oldu ve bu seminerlere katılan katılımcılarımızdan birçok yazar topluma kazandırıldı” dedi. Tarihe not düşmenin çok önemli olduğunu belirten Mumcu, bunun bilinciyle bu sözlü dökümanları kağıda döktüğünü ve buradan ‘İçimden Geçen Zaman’ın ortaya çıktığını söyledi. ‘SAVCI BU İŞİ DEVLET YAPMIŞTIR, SİYASİ İKTİDAR İSTERSE ÇÖZER DEDİ’ Uğur Mumcu suikastının soruşturma sürecine ilişkin de konuşan Güldal Mumcu, Uğur Mumcu davasının ilk savcısı Ülkü Coşkun’u kastederek, “Bir savcı görevlendirdiler. Benim bilgime başvurmak istedi, eve geldi. Çeşitli şekillerde sorular sorup konuştuk. Ondan sonra çok garip şeyler söyledi. Neyse biraz tartıştık savcıyla. Avukatımız rahmetli Emin Değer de yanındaydı. Ve konuşmamız sona erdi. Her şey bitti. Savcı dedi ki bana ‘Güldal Hanım üstüme gelmeyin. Bu işi devlet yapmıştır. Siyasi iktidar isterse çözer’ dedi. Ben de nasıl yani dedim. Şu filmlerde görüyoruz, onlar gibi mi dedim? ‘Hı’ dedi, ondan sonra peki temizlikçilerini de yolladılar mı, o filmlerde görüyoruz dedim. ‘Evet ama bunu bir yerde açıklarsanız reddederim’ dedi” ifadelerini kullandı. ‘MAFYA-İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ’ DİYEN SAVCI EVİNDE ÖLÜ BULUNDU Tam bir yıl beklediğini, bu sırada çeşitli olaylar yaşandığını ve bir yıl sonra da savcı Ülkü Coşkun’un yerine başka bir savcı getirildiğini söyleyen Güldal Mumcu, “O zaman bir dilekçe verdim. Çünkü söz uçar yazı kalır biliyorsunuz. Devlet de sistemde yazılı bir şeyi elinde tutmaya ve ona cevap vermekle yükümlü hisseder kendini, o yüzden kayda girsin istedim. Dilekçemi verdim ve yeni savcıya da sorularımı sordum. Ondan sonra işte o savcıyla görüştük. Sonra savcı tekrar değişti. Ondan sonra bir savcı geldi, Kemal Erhan diye. Kendisini ziyarete gittik. Kemal Bey bu ziyarette ‘kim yaptı bunu’ diye sorduğumuzda ‘biraz mafya, uluslararası ilişkiler, istihbarat örgütleri’ dedi. Şimdi hani böyle komplo teorisi yazarsınız ya bunu o yapmıştır, şu yapmıştır gibi… Ama bir savcı bunu söylediğine göre bir şey vardır. Tabii bunun ne anlama geldiğini sordum, bunların adı sanı yok mudur diye sordum. ‘Benim size söyleyebileceğim bu kadar’ diyebildi. Bir müddet sonra da Savcı Kemal Erhan evinde ölü bulundu” diye konuştu. ‘SAVCIYI OTOPSİ YAPMADAN GÖMDÜLER’ Savcıyı otopsi yapılmadan alelacele gömdüklerini belirten Güldal Mumcu, o dönemde yaşananları şöyle anlattı: “İtiraz ettik, otopsi istedik ama sonuç alamadık. Neyse sonra yine bir başka savcıya verildi soruşturma. Sonra Meclis’te iki komisyon kuruldu. Bir faili meçhul cinayetleri araştırma komisyonu, anımsarsınız. O dönemleri hatırlayanlar bilir. Bir tane de Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu kuruldu. Ondan sonra komisyon raporu yazıldı. Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu raporu yazıldı. Bunlar tekrar İçişleri Bakanlığı tarafından araştırılması gereken unsurlardır diye maddeler halinde sıralamışlardı sonuç bölümünde. O zaman Mesut Yılmaz başbakan olmuştu, Meclis Başkanı da Hikmet Çetin'di. Biliyorsunuz, meclis komisyonu kurulduğu zaman meclis başkanlarının bunları gerekli yerlere yollaması gerekir. Öyle olunca Hikmet Çetin'i ziyaret ettim ve dedim ki bunu sümen altına koymayınız. Başbakana bunu yollarsanız gereğini yapar. Hikmet Çetin ‘tamam ben bunu yollayacağım başbakana’ dedi. Ben de o zaman Mesut Yılmaz'a gittim ve dedim ki size yolladığı zaman lütfen bunun gereğinin yapılması için harekete geçilmesini sağlayınız. Neyse her ikisi de bu işin gereğinin yapılması için harekete geçtiler doğrusu.Saadettin Tantan zamanında da bizi çağırdılar. Bunun gereken neyse yerine getirileceğini söylediler. Tekrar soruşturma açıldı. Birçok kişiyi yakaladılar. Bunların birkaçı ceza aldı. Fakat bizim bizim araca bomba koyan sanık hala yok. Oğuz Demir adlı şahıs hala yakalanamadı.” ‘KONUŞACAĞIM’ DİYEN SANIĞI MİT’İN KARŞISINDA ÖLDÜRDÜLER “Bu cinayet tamamen çözülmüş değil. Bütün her şeyi açıklayacağını söyleyen bir sanık, Vatan Caddesi'nde MİT'in karşısında kafasından vurularak öldürüldü. Şimdilerde ise HÜDAPAR gibi bir yapılanmanın meclise girdiğini gördümüz zaman ‘bu işi devlet yapmıştır’ lafının yerinde bir laf oluğunu kabul ediyorum." ‘SİYASETİN ARKA ODASINI YAZABİLİRİM’ Yazar Güldal Mumcu “Mücadelemize devam etmek zorundayız. Değerlerimizi, kültürümüzü unutmamamız lazım. Cumhuriyetin temel değerlerini, çağdaşlığı, uygarlığı her zaman bilgiyi, donanımı en iyi şekilde yerleştirecek eğitim sistemini kurmamız lazım” derken ilerleyen süreçte uzun yıllar yakından tanığı olduğu Türkiye siyasetinin arka odasında yaşananları da kaleme alma düşüncesinde olduğunun müjdesini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.