SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ulaşım

Söz Bursa - Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı! Haber

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi. Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet Hakk’a hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu. Türkiye’nin direksiyonuna geçtikleri 2002’den bu yana her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin kötü talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu. "ATMADIKLARI İFTİRA, VERMEDİKLERİ SORU ÖNERGESİ KALMADI" "Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; ’Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz’ dediler. ’Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar’ dediler. ’Petrol lobisine hizmet ediyorlar’ dediler. ’Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter’ dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; ’Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar’ diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi. "YOL MEDENİYETTİR DİYEREK YENİ YOLLAR YAPTIK" Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. ’Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım’ diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, ’Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır’ diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. ’Bölünmüş yollar bizi bölecek’ diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu. "KAMERALAR ÖNÜNDE MİKROFON TOKATLIYORLAR" Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu. "RÜŞVET ALMADIYSANIZ BU TELAŞ HALİ NİYE?" Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor Haber

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, beraberindeki heyetle birlikte Orhangazi’de gerçekleştirdiği saha çalışmalarının ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Orhangazi’nin sanayi, tarım ve konumuyla Bursa’nın lokomotifi olması gerektiğini vurgulayan Kaya, ilçenin adeta "kaderine terk edildiğini" savundu. "HİZMET YARIŞI DEĞİL, LAF YARIŞI VAR" Orhangazi ve Büyükşehir belediyeleri arasındaki koordinasyonsuzluğa dikkat çeken Kaya, "İki belediyenin farklı partilerden olması, ilçeye hizmet yarışı getirmesi gerekirken maalesef sadece laf yarışına dönmüş durumda. Altyapı kronikleşmiş, ulaşım çözülmemiş, tarım üreticisi ise kaderine terk edilmiş vaziyette," dedi. SAĞLIKTAN EĞİTİME "YOKLAR" LİSTESİ Başkan Kaya, Orhangazi’de acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklarla sıraladı: Sağlık Krizi: "Devlet Hastanesi’nde EMAR cihazı yok, vatandaşlar her gün Gemlik’e sevk ediliyor. Fizik tedavi için 3-4 ay sonrasına gün veriliyor." Eğitimde Mağduriyet: "20 bin öğrencinin olduğu ilçede Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) yok. Her yıl binlerce çocuk ve genç sınavlar veya eğitim için ilçe dışına taşınmak zorunda kalıyor." Çevre Felaketi: "İznik Gölü korunmuyor, dış mahallelerin kanalizasyonu göle akıyor. Taş ocakları ilçeyi toza boğarken su kaynakları üzerinde dinamit patlatılıyor." Yarım Kalan Projeler: "2020’den beri beklenen köprülü kavşak yapılmadı. Yeniköy’deki düğün salonu inşaatı kaderine terk edildi." "ORHANGAZİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR" Engelli vatandaşların dik rampalarda risk altında yaşadığını ve gençlerin sosyal alan eksikliği nedeniyle sanal kumar kıskacına itildiğini belirten İsmail Kaya, sözlerini şöyle noktaladı: "Orhangazi’nin sorunları ertelenecek, geçiştirilecek sorunlar değildir. İYİ Parti olarak şeffaf, adil ve vizyoner bir yönetim anlayışı için mücadelemizi sürdüreceğiz. İlçe Başkanımız Bülent Bakış ve teşkilatımızla birlikte bu ihmallerin takipçisi olacağız."

Kış Festivali’ne büyük ilgi, ulaşıma büyük tepki: Köy yolları felç oldu Haber

Kış Festivali’ne büyük ilgi, ulaşıma büyük tepki: Köy yolları felç oldu

Bursa'da düzenlenen Kış Festivali'ne vatandaşlar yoğun katılım sağlarken, köy yollarının dar olması ve araç yoğunluğu nedeniyle trafik adeta felç oldu. Alaçam Kış Festivali gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam etti. Festival büyük ilgi görürken, köy yollarının dar olması ve araç yoğunluğu nedeniyle trafik adeta felç oldu. Festivale katılan bir vatandaş, etkinliği çok beğendiklerini belirterek, "Festival alanı gerçekten çok güzel. Müzikler, ortam, eğlence çok keyifli. Biz iki kişi geldik ve çok beğendik. Bu tür festivallerin devam etmesini istiyoruz. Ancak trafik çok zor şartlarda ilerledi, buraya gelmek oldukça sıkıntılı oldu" dedi. Bir diğer vatandaş ise ulaşım konusunda daha planlı bir organizasyon yapılabileceğini ifade ederek, "Şu an itibarıyla köyde trafik adeta felç durumda. Daha organize olunabilirdi. Araçlar köy girişinde belli noktalara bırakılıp, servislerle alana ulaşım sağlanabilirdi. Böylece bu yoğunluk yaşanmazdı" diye konuştu. Alaçam Mahallesi sakini olduğunu belirten bir vatandaş, benzer sorunların yaz aylarında yapılan şenliklerde de yaşandığını dile getirerek, "Ben bu köylüyüm ve bu sıkıntıları her yıl yaşıyoruz. Özellikle yaz şenliklerinde de aynı problemler oluyor. Belediye başkanımız ve yetkililer bu konuya biraz daha eğilir, daha düşünceli davranırsa burası çok daha güzel bir hale gelir" ifadelerini kullandı. Festival alanının yıllardır kullanılan ve çevre düzenlemesi yapılmış bir alan olduğunu söyleyen bir başka vatandaş, "Burası alışık olduğumuz bir alan, yıllardır geliyoruz. Çevre düzenlemesi yapılmış, eskisine göre daha da güzel olmuş. Alan geniş ve çok güzel, sivil toplum kuruluşlarının yaptığı etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Sorun alan değil, ulaşım" dedi. Trafik sorununun köy içinde değil, köy girişinden festival alanına kadar olan dar yolda yaşandığını belirten bir vatandaş, "Köy içinde trafik çok yoğun değil ama köy girişinden buraya kadar olan yol dar. Araçların burada birikmesi aksamaya neden oldu. İlerleyen dönemlerde bu konuda çalışma yapılacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. Kestel Belediye Başkanı daha önce yaptığı açıklamada, festivalin ani bir kararla 3 gün gibi kısa bir sürede organize edildiğini, yaşanan aksaklıkların farkında olduklarını ve ulaşım başta olmak üzere eksikliklerin en kısa sürede giderileceğini belirtmişti.

Fikret Aslan’dan sert çıkış: "Bursa veren ama alamayan bir şehir haline geldi" Haber

Fikret Aslan’dan sert çıkış: "Bursa veren ama alamayan bir şehir haline geldi"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı, Bursa'nın Türkiye ekonomisine sağladığı katkı ile kendisine ayrılan kamu yatırımları arasındaki derin uçurumu, rakamsal verilerle kamuoyunun dikkatine sundu. "2025 Faaliyet Raporu’nda, ülke ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olan Bursa'nın, merkezi bütçeye yaptığı büyük katkının aksine, kamu yatırımlarından adil bir pay alamadığı vurgulandı. Kişi Başına Düşen Kamu Yatırım Miktarı Bursa’da 38 Bin TL iken Rize’de 157 Bin TL Faaliyet yılının tamamlanması münasebetiyle düzenlenen basın toplantısında, Bursa'nın kişi başına yaklaşık 14 bin dolar GSYİH ile Türkiye'nin en yüksek ekonomik üretim kapasitesine sahip illerinden biri olduğuna işaret edildi. Yıllık ihracatı 40 milyar dolar bandına yaklaşan kentin, sanayi ve dış ticarette ülke ekonomisine güçlü bir destek sağlarken, kişi başına düşen kamu yatırımlarında ise benzer ekonomik büyüklükteki birçok ilin gerisinde kaldığı kaydedildi. Rapora göre, Bursa'da kişi başına kamu yatırımı yaklaşık 38 bin Türk Lirası seviyesinde iken, bu rakamın Antalya 54 Bin, Diyarbakır 72 Bin, Sivas 131 Bin, Rize’de 157 Bin Türk Lirası'nın üzerine çıktığı belirtildi. “Adil ve Şeffaf Yatırım Endeksi Oluşturulmalı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, "Bursa, veren bir şehirdir, fakat alan bir şehir değildir. Bu açık adaletsizlik sürdürülemez; üreten şehirler cezalandırılamaz." ifadelerini kullandı. Yatırım Endeksinde kriter nedir ki Bursa’ya 38 Bin TL düşerken neden Rize 157 Bin olmuştur, şeklinde konuşan Aslan, çözüm önerisi olarak, "Bursa Özelinde Adil Yatırım Endeksi" oluşturulmasını ve bu raporun her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunularak, planlı kalkınma hedefi doğrultusunda bölgesel ve uygulanabilir çözümler önerilmesini gündeme getirdi. Bursa’da Trafik Sorununa Neşter : Yaya Öncelikli Şehir Modeli Yıllık faaliyet raporunda, şehrin kronikleşen ulaşım problemleri de kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ulaşımın artık sadece bir trafik meselesi olmaktan çıkarak, bir yaşam kalitesi ve ekonomik verimlilik sorunu haline geldiği açıklandı. Bu bağlamda sunulan çözüm önerileri arasında; entegre bir ulaşım master planının acilen hayata geçirilmesi, yayalaştırılmış kent merkezlerinin oluşturulması, raylı sistem, demiryolu yük taşımacılığı ile deniz ulaşımının entegrasyonu ve yaya öncelikli şehir modeline geçiş yer aldı. Yüksek Hızlı Tren Projesinin, “Hızı Gittikçe Düştü” Ulaşım konusundaki sözlerini sürdüren İl Başkanı Fikret Aslan, "Sadece şehir içi ulaşım değil, şehirler arası ulaşımda da Bursa halkına konfor getirecek yatırımlar son derece yavaş ilerlemektedir. Özellikle yıllardır tamamlanması beklenen Yüksek Hızlı Tren hattı, sonradan hızlı tren projesine dönüştü, şu sıralarda ise bitirilmek bir yana, bitişe bile yaklaşmamıştır. Üç yıl önce açılacağı taahhüt edilen hızlı tren hattındaki inşaat çalışmaları halen devam etmekte olup, hattın ne zaman hizmete gireceği netlik kazanmamıştır." şeklinde konuştu. Kentsel Dönüşüm, Var Olan Krizi Daha Da Derinleştiriyor ! Anahtar Parti' Bursa İl Başkanlığının 2025 raporunda, kentsel dönüşüm politikalarının da mercek altına alındığı görüldü. Mevcut politikaların deprem güvenliğini merkeze almak yerine, plansız ve bilinçsiz bir 'yerinde dönüşüm' anlayışına odaklandığı tespitine yer verildi. Bursa'daki kentsel dönüşüm uygulamalarının, şehircilik ilkelerinden uzaklaşarak aynı zamanda altyapı krizini daha da derinleştirdiği vurgulandı. Özellikle +0,50 gibi yüksek emsal uygulamalarıyla aynı altyapı üzerinde nüfus yoğunluğunun katlanarak arttığına dikkat çekilen raporda, farklı mahallelerden verilen örnekler üzerinden çarpık yapılaşma eleştirildi. Ranta Karşı Önlem: Dört Paydaşlı Adil Model Konut sağlığına ilişkin görüşlerini aktaran İl Başkanı Fikret Aslan, "Kentsel dönüşüm, bina sayısını artırmak için değil; can güvenliğini sağlamak amacıyla yapılır. Ne yazık ki Bursa'da bu temel ilke tersine çevrilmiştir." dedi. Raporda ayrıca, dikey yapılaşma ile gelen can güvenliği sorunlarının toplumsal olarak olumsuz yansımaları da ele alındı. Gelişmiş toplumlardaki yatay örneklere, ülkemizde de yer verilmesi gerektiği vurgulanırken aynı zamanda ekolojik kent kaygısıyla ve dönüşüm sürecinin risk temelli bir önceliklendirme anlayışı ile belediye-mülk sahibi-müteahhit-kiracı dengesini gözeten dört paydaşlı adil bir model ve sağlam teşvik mekanizmaları ile yeniden ele alınması gerektiği üzerinde duruldu. Acil Merkezlerin Acileyeti Kaldırıldı ! Basın toplantısının dikkat çeken bir diğer gündem maddesi ise 112 Acil Çağrı Sistemindeki yetersizlikler ve anlamsız değişiklikler oldu. Bursa'da 2026 yılında yapılan bir değişiklikle, 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ndeki ambulans şoförü işçiler, herhangi bir bildirim yapılmaksızın ve bilgileri dışında, bir gün içinde görevden alınarak farklı birimlere gönderildi. Yerlerine ise paramedik ve ATT (Acil Tıp Teknisyeni) ler zorunlu olarak ambulans şoförlüğü görevine getirildi. Bu kararın ardından işçilerin mobbinge uğradığı ve görev yerlerinin habersiz değiştirildiği belirtildi. Uygulama, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Yetkililer, kararı ambulans şoförlüğü kadrolarının "maliyetinin yüksek olması" ile gerekçelendirirken, paramedik ve ATT'lerin asli görevi olan hayat kurtarıcı tıbbi müdahaleler yerine şoförlük yapmaya zorlandığı vurgulandı. Personelin bir kısmında Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi (ASGE) bulunmuyor ve bazıları ilk kez bu büyüklükte araç kullanıyor. Bu durumun trafik güvenliğini tehdit ettiği ve can kaybı riskini artırdığı ifade ediliyor. Konuyla ilgili olarak sendikalar ve sağlık emekçileri, yaşananların sadece bir personel sorunu değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekiyor. İl başkanı Fikret Aslan "Artan nüfus ve çağrı yoğunluğuna rağmen, sistem ne çağrı merkezi ne de sahada hazır bulunması gereken profesyonel ekipler açısından yeterli personel ve teknik altyapı ile desteklenmemektedir. Bu durum, randevulu sistemde ve acil durum müdahalelerinde ciddi gecikmelere yol açmaktadır. Şehir merkezinden uzakta konumlandırılan şehir hastanelerinin fayda/zaman oranı herkesin malumu. Şehrin içinde hizmet vermesi planlanan Ali Osman Sönmez Hastanesi ile ilgili olarak ise, vatandaşlarımız hala somut bir hizmete kavuşamamıştır." açıklamasını yaptı. Plansızlık Bursa’yı Çöpe Götürüyor ! Bursa’da günlük ortalama 3.500 – 4.000 ton civarında evsel atık toplanıyor. Bu atıklar şu anda ağırlıklı olarak Hamitler (Yenikent) Düzenli Depolama Sahası ve kısmen İnegöl depolama alanına gönderiliyor. Ancak Hamitler çöplüğü 1995 yılında hizmete girmiş ve 2025 yılına kadar kullanılması planlanmıştı. Gelinen noktada Hamitler’in dolma sınırına yaklaştığı ve mevcut haliyle en fazla 2027 yılına kadar kente hizmet verebileceği öngörülüyor. Buna rağmen, Hamitler sonrasına dair yeni bir depolama sahası halen planlanmamış durumda. Bu hazırlıksızlık, yakın gelecekte Bursa’yı göz göre göre ciddi bir atık kriziyle karşı karşıya bırakma riski taşımaktadır. Hamitler tesisinin vazifesini tamamlamasına iki yıldan az kalmışken, yeni tesisin yeri hâlâ belirlenmedi. Bu durum, birkaç yıl içinde kentin çöp bertaraf kapasitesinin yetersiz kalacağı ve atıkların nereye gideceği konusunda ciddi bir kaos yaşanabileceği anlamına gelmektedir. Konuyla ilgili görüşlerini bildiren Fikret Aslan, “Nüfus artışı ve hızlı kentleşme de dikkate alındığında Bursa’nın kaybedecek bir günü bile yok; acilen uluslararası standartlarda, geri dönüşümü maksimum düzeyde değerlendiren, çevre dostu bertaraf süreçlerini içeren yeni tesislere ihtiyaç var.” Dedi Bursa Susuz Bırakılmakla Kalamadı, Faturasını Da Vatandaşa Yüklediler. Toplantıda "Vatandaş Artık İsyan Ediyor" başlığı ile gündeme taşınan bir diğer önemli konu ise, BUSKİ'nin su faturası tarifesinde yürürlüğe koyduğu yeni kademe değişikliği ve fiyat artışları oldu. 2025 yılında metreküp başına 25,38 Türk Lirası olan birim fiyatın, 2026 Ocak ayı faturalarında 33,28 Türk Lirası'na yükseldiği; ikinci kademe birim fiyatın ise 48,22 Türk Lirası'ndan 63,23 Türk Lirası'na çıkarıldığı belirtildi. Birinci kademe su kullanım sınırının 18 metreküpten 14 metreküpe düşürülmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Ayrıca, atık su birim fiyatının 6,35 Türk Lirası'ndan yaklaşık 16,64 Türk Lirası'na; ikinci kademe atık su bedelinin 12,06 Türk Lirası'ndan 31,62 Türk Lirası'na yükseldiği aktarıldı. Bakım bedelinin 15,87 Türk Lirası'ndan 24,96 Türk Lirası'na, çevre bedelinin ise 49,5 Türk Lirası'ndan 76 Türk Lirası'na çıkarıldığı kaydedildi. Evsel katı atık bedeli, katı atık bertaraf bedeli, çevre temizlik payı ve bakım bedellerindeki artışlarla birlikte toplamda yaklaşık % 200'e varan bir fiyat yükselişinin söz konusu olduğu ifade edilildi. 4 Kişilik Bir Aile Sudan Bile Tasarruf Edecek Hale Geldi. Genelde yoksullukla, yerelde ise yetersizliklerle mücadele etmek zorunda kalan dört kişilik bir ailenin aylık bütçesini, artık temel bir ihtiyaç olan musluk suyunun dahi zorladığına dikkat çekildi. Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan İl Başkanı Fikret Aslan, "Vatandaşın o meşhur sözü olan 'artık aldığımız havaya da bedel ödeyeceğiz' dönemi iyice can sıkmış, milletin sabrı tükenmiştir. Aziz milletimiz, her alanda köklü bir değişimi sabırsızlıkla beklemektedir." şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.

Başkan Oktay Yılmaz: "Biz sadece binaları değil, şehri dönüştürüyoruz" Haber

Başkan Oktay Yılmaz: "Biz sadece binaları değil, şehri dönüştürüyoruz"

Yıldırım Belediyesi, bir taraftan Bursa’nın en büyük kentsel dönüşüm hamlesini gerçekleştirirken, bir taraftan da yeni ulaşım arterleri, sosyal donatı alanları ve yeşil alanlara bu çalışmaları destekliyor. Bu kapsamda 2025 yılında 28 bin metre yeni imar yolu açan Yıldırım Belediyesi, 18 bin 420 ton asfalt serimi, 15 bin metrekare bordür döşemesi ve 35 bin metrekare parke taşı döşemesi gerçekleştirdi. ‘ŞEHRİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ’ Şehirlerin yaşanabilirlik parametrelerinden birinin ulaşım olduğunu hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Kentsel dönüşüm alanında biz artık sadece Bursa’da değil Türkiye’de örnek gösterilen tecrübeli kurumlardan biri haline geldik. Bu başarımızın temelinde kentsel dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştirmemiz var. Biz sadece binaları dönüştürmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, yeni sosyal tesisler, yeşil alanlar, kütüphaneler ile şehrimizi dönüştürüyoruz” dedi. ‘YAŞAMI KOLAYLAŞTIRIYORUZ’ Yıldırım’ın yüzölçümü ile nüfusunun ters orantılı olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, bu durumun kentsel dönüşümden ulaşıma, birçok alandaki çalışmaları zorlaştırdığını ifade ederek, “Biz göreve başlarken bu gerçekleri ve zorlukları en ince detayına kadar hesapladık. Yıldırım’ın güvenli, modern konutlar kadar gelişmiş bir ulaşım ağına da ihtiyacı var. Bu farkındalıkla görev sürecimiz boyunca 185 bin metrekare yeni imar yolu açtık. Özellikle Ankara Yolu'na paralel ve dikey alternatif güzergahlar oluşturarak, trafik yoğunluğunu azaltmayı hedefliyoruz. Yıldırım'ın değerine değer katmak için yeni ulaşım arterleri oluşturarak hayatın her alanında insanlarımızın yaşamını kolaylaştırıyoruz” diye konuştu.

Osmangazi Belediyesi’nden kar mesaisi: Kapanan yollar anında açıldı Haber

Osmangazi Belediyesi’nden kar mesaisi: Kapanan yollar anında açıldı

Osmangazi Belediyesi, kar yağışının etkili olmasıyla birlikte ilçe genelinde sorumluluk alanındaki karla kapanan yollara anında müdahale ederek ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmamasını sağlıyor. Kar yağışının yüksek kesimlerde etkisini göstermesiyle birlikte Osmangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri karla kapanan yolları açmak için harekete geçti. Kar yağışının etkili olduğu ilk andan itibaren özellikle Osmangazi İlçesi sınırlarında kalan ve yoğun kar yağışı alan Hüseyinalan, Elmaçukur, Tuzaklı, Mürseller, Bağlı, Soğukpınar ve Kirazlı mahallelerinde Osmangazi Belediyesi ekipleri ulaşımda her hangi bir aksama yaşanmaması için gece gündüz aralıksız mesai harcıyor. Osmangazi İlçesi sınırlarındaki 50 kilometrelik yol düzenli olarak kontrol edilerek kar küreme ve tuzlama çalışmaları yapılıyor. Osmangazi Belediyesi’nin kar yağışının olduğu bölgelerde zamanında gerçekleştirdiği müdahaleler sayesinde sürücüler herhangi bir kesintiye uğramadan yolculuk yapmanın keyfini çıkartıyor. Ekipler ana arterlerin yanında mahallelerdeki sokaklarda da kar küreme çalışmalarında bulunarak vatandaşların sorun yaşamadan ulaşım yapmasını sağlıyor. Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren sürücüler, “Yoğun kar yağışının başladığı ilk andan itibaren Osmangazi Belediyesi ekipleri karla kapanan yolları açmak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalardan çok memnunuz emeği geçenlerden Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.