SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ulusal Güvenlik

Söz Bursa - Ulusal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulusal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya Gıda Günü'nde acı tablo: 645 milyon insan aç yaşıyor Haber

Dünya Gıda Günü'nde acı tablo: 645 milyon insan aç yaşıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "FAO'nun 2025 yılı verilerine göre 645 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2,7 milyar insanın sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesi bulunmuyor" dedi. TZOB Başkanı Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açılamada, gıda güvencesinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yenilikçi teknolojilerin önemine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) kurulduğu 16 Ekim'in, Dünya Gıda Günü olarak tüm dünyada kutlandığını belirten Bayraktar, bu yıl Dünya Gıda Günü'nün ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle' temasıyla kutlandığını ifade etti. Dünyadaki her bireyin sağlıklı, güvenilir ve yeterli gıdaya ulaşmasının temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünyada herkesi doyuracak miktarda gıda üretilmesine rağmen açlıkla mücadelenin devam ettiğini sözlerine ekledi. "645 MİLYON İNSAN YETERSİZ BESLENİYOR VE AÇLIK YAŞIYOR" Dünyada birçok insanın açlıkla büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirten TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, "FAO'nun 2025 yılı verilerine göre 645 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2,7 milyar insanın sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesi bulunmuyor. Dünya genelinde 2 yaş altındaki her 3 çocuktan 1'i yetersiz besleniyor ve sağlıklı gelişemiyor. Dünyada üretilen gıdaların yaklaşık yüzde 13'ü hasat ve nakliye sürecinde, yüzde 19'u ise tüketici ve perakende aşamasında israf ediliyor. Üretilen gıdanın dengeli dağıtılması, gıda kayıplarının ve israfının en aza indirilmesi büyük önem taşıyor. Bu yıl Dünya Gıda Günü, ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle' temasıyla kutlanıyor. Açlığı sona erdirmek ve gıda adaletini sağlamak için dijitalleşmeyi, yapay zekayı ve genç girişimciliğini kapsayan yenilikçi bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tarım ve gıda sistemlerinde dijital dönüşüm ve teknolojik yenilikler kaçınılmazdır. Tarım sistemlerimizi dönüştürmeli, geleneksel tarım bilgilerimizi modern bilim ve yapay zeka teknolojileriyle bir araya getirmeliyiz. Bugün yapacağımız yeniliklerle geleceğimizin gıda ihtiyacını karşılayabiliriz. Bu yılki temanın önemli odak noktalarından birini tarımda genç girişimciliği ve teknolojinin rolü oluşturuyor. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından ‘Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı' ilan edilmesi de kadın çiftçilerimizin tarımsal üretimdeki emeğinin önemini ortaya koyuyor. Kadın çiftçilerimizin emeğini teknolojik imkanlarla desteklemek ve adil gıda zincirleri oluşturmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalıdır" açıklamasında bulundu. "TARIM SEKTÖRÜNDE YAŞANAN TEKNOLOJİK GELİŞMELER, ÜLKEMİZDE DE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLADI" Tarımda yaşanan teknolojik gelişmelerin ülkelerin gelişmesine de katkı sağladığını ifade eden Bayraktar, "Son yüzyılda tarım sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, ülkemizde de önemli ilerlemeler sağladı. Traktörler ve biçerdöverler başta olmak üzere tarımsal mekanizasyon araçları artık akıllı makinelere dönüştü. Akıllı sulama ve gübreleme sistemlerinden akıllı seralara ve hayvancılık uygulamalarına kadar tarımda akıllı teknolojiler her geçen gün gelişiyor. Ancak burada asıl önemli konu, çiftçilerimizin bu teknolojilere ne ölçüde erişebildiğidir. Teknolojik imkanlara rağmen ülkemizde yeni teknolojilerin benimsenme hızı henüz istenilen seviyede değildir. Bunun en temel nedenlerinden biri üretici gelirlerinin kısıtlı olmasıdır. Gıda güvencemizin teminatı, toprağımızı işleyen ve alın teri döken çiftçilerimizdir. Yenilikçi tarım teknolojilerini küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin erişimine sunmalı, bu alandaki destekleri artırmalıyız. Üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerimize sürdürülebilir gelir imkanları sağlamak ve gençlerimizi tarıma teşvik etmek için gerekli tedbirleri hızla almalıyız. İklim krizine dirençli tohum çeşitlerini yaygınlaştırmalı, verimli sulama teknolojilerini kullanmalı ve sürdürülebilir toprak yönetimini sağlamalıyız. Gıda güvenliğini sağlamak, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da korumak demektir. Güvenilir ve yeterli gıdaya sürdürülebilir erişim; güçlü bir ekonominin, sağlıklı bir toplumun ve bağımsız bir geleceğin temel taşıdır. Tarım sektörü, ülkemizin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağıdır. Üretimin sürekliliğini sağlamak için doğal kaynaklarımızı korumalı ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeliyiz. Tarımsal üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesidir" değerlendirmesinde bulundu.

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi Haber

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın ulusal acil durumlar için öngörülen bir yasaya dayanarak uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük tarifelerini iptal etti. Küresel ekonomi açısından büyük neticeleri olacak karar, Trump yönetiminin birçok ülkeyle uzun müzakereler sonucu inşa ettiği yeni ticari ilişkiler ağı ve Trump’ın gümrük vergilerinden kaçınmak isteyen büyük firmaları ABD’ye yatırım yapmaya zorlama planlarına darbe indirdi. Yüksek Mahkeme, 6’ya karşı 3 oyla kabul ettiği kararla, Trump’ın 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’nı gümrük tarifeleri uygulamak için kullanmasının yetki aşımı olduğuna hükmeden alt mahkeme kararını onadı. "BU ÖLÇEKTE VE KAPSAMDA TARİFELERİN SÖZÜ BİLE EDİLEMEYECEĞİNİ BELİRTMEK GEREKİR" Hakim John Roberts, kararda Trump’ın gümrük tarifelerine hukuki meşruiyet sağladığını ileri sürdüğü yasa metninden alıntı yaparak, yasanın başkana tanıdığı "ithalatı düzenleme" yetkisinin gümrük tarifeleri koyma yetkisi sağlamadığını ifade etti. Roberts, "Yasanın yarım asırlık yürürlük süresi boyunca hiçbir başkan, bu yasaya dayanarak herhangi bir gümrük tarifesi uygulamamıştır. Bunun da ötesinde, bu ölçekte ve kapsamda tarifelerin sözü bile edilemeyeceğini belirtmek gerekir" diye yazdı. Roberts, uygulamanın tarihte emsalinin bulunmayışı ile "başkanın iddia ettiği geniş yetkiler birlikte düşünüldüğünde, söz konusu tarifelerin Trump’ın yetkilerini aştığını gösterdiğini" savundu. Yüksek Mahkeme kararı, ABD’nin tarifeler nedeniyle elde ettiği aylık yaklaşık 30 milyar dolar olduğu tahmin edilen ilave gelirin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir bahis içermedi. TRUMP: "KARAR UTANÇ VERİCİ" ABD Başkanı Donald Trump, mahkemenin kararını Beyaz Saray’da eyalet valilerine hitap ettiği bir konuşma sırasında kendisine uzatılan bir not ile öğrendi. ABD basınında yer alan haberlere göre notun ardından öfkelenen Trump, kararın "utanç verici" olduğunu söyledi. DEMOKRATLAR MEMNUN OLDU Yüksek Mahkeme kararı, Demokrat Partili siyasetçiler ve iş dünyasından çeşitli sektör grupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Cumhuriyetçi Parti siyasetçileri ise "skandal" nitelikteki kararın ABD'nin haksız ticaretle mücadelesine zarar verdiğini söyledi. Kararın ardından tarifeler konusundaki belirsizlik nedeniyle baskı altında olan ABD borsa endeksleri, iki haftadan uzun bir sürenin en güçlü yükselişini kaydetti. Kararla birlikte ABD doları değer kaybetti ve hazine tahvillerinin getirileri ise sınırlı ölçüde yükseldi. "GÜMRÜK TARİFELERİ OLMASAYDI HERKES İFLAS EDERDİ. TÜM ÜLKE İFLAS EDERDİ" Trump, dün konuya ilişkin olarak yaptığı bir açıklamada, "Gümrük tarifeleri olmasaydı herkes iflas ederdi. Tüm ülke iflas ederdi" ifadelerini kullanmıştı. Gümrük vergilerinin Amerikan ekonomisini koruduğunu ifade eden Trump, "Bunu yapma hakkına sahibim. Ulusal güvenlik gerekçesiyle gümrük tarifeleri uygulamaya hakkım var" demişti. Donald Trump’ın dünyanın en büyük tüketicisi ABD’nin ithal ettiği ürünlere getirdiği tarifeler, ABD ile güçlü ticari ilişkileri olan ülkelere karşı bir dış politika aracı olarak kullanılmıştı. ABD Başkanı Trump’ın ikinci döneminde göreve başlamasının ardından başlayan küresel ticaret savaşının merkezinde yer alan tarifeler, ABD ile geleneksel müttefiklerinin arasını açmış, finansal piyasaları etkilemiş ve küresel ölçekte belirsizliğe yol açmıştı. Tarife politikalarından övgüyle söz eden Trump, bu sayede otomotiv endüstrisinin ABD’ye geri döndüğünü, fabrikaların ABD’ye taşındığını ve tarifeler sayesinde ülkeye 18 trilyon dolardan fazla yatırımın garanti altına alındığını söylemişti. TRUMP, KONGRE ONAYI ARAMAMIŞTI ABD Anayasası, vergi ve gümrük tarifeleri koyma yetkisini başkana değil ABD Kongresi’ne veriyor. Başkan Trump, gümrük tarifelerini uygulamaya koyarken Kongre onayı aramamış ve başkana acil durumlarda ticareti düzenleme yetkisi tanıyan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na başvurmuştu. Beyaz Saray, Yüksek Mahkemenin tarifeleri iptal etmesi halinde Başkan’ın tarife uygulamak için alternatif yetkilere başvuracağını duyurmuştu.

Trump, Grönland'a göz dikti: "ABD toprağı olacak" Haber

Trump, Grönland'a göz dikti: "ABD toprağı olacak"

ABD Başkanı Donald Trump; ABD bayrağını "Grönland, ABD Toprağı, Kuruluş 2026" tabelasının bulunduğu alana dikerken tasvir edildiği paylaşımıyla "Grönland ABD toprağı olacak" mesajı verdi. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin "ulusal güvenlik amacıyla Grönland'a ihtiyacının olduğunu" ve bunun "inşa edilen Altın Kubbe için hayati önem taşıdığını" ifade etmesinin ardından Danimarka ve Grönland ile ABD arasındaki yükselen tansiyon devam ediyor. Trump, Truth Social hesabından paylaştığı bir görsel, ABD Başkanının Grönland arzusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Paylaşımda Trump, ABD bayrağını diktiği bir sahnede tasvir edilirken, görselde "Grönland, ABD Toprağı, Kuruluş 2026" ifadeleri yer aldı. Trump'ın "Grönland'ın 2026'da ABD toprağı olacağı ve bunu kendisinin sağladığı" mesajını verdiği görselde ABD Başkanının yanında ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yer alıyor. Trump, Vance ve Rubio görselde oldukça kararlı bir ifadeyle görülüyor. Trump'tan Birleşik Krallık'a: "Büyük bir aptallık" Şok edici bir şekilde, "parlak" NATO müttefikimiz Birleşik Krallık, şu anda hayati öneme sahip bir ABD askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nı Mauritius'a vermek için hiçbir neden olmaksızın planlar yapıyor. Çin ve Rusya'nın bu tam bir zayıflık göstergesi olan hareketi fark ettiklerine şüphe yok. Bunlar sadece gücü tanıyan uluslararası güçlerdir, bu yüzden benim liderliğim altındaki ABD, sadece bir yıl sonra, hiç olmadığı kadar saygı görüyor. Birleşik Krallık'ın son derece önemli bir toprak parçasını vermek istemesi büyük bir aptallık ve Grönland'ın ele geçirilmesi gereken çok uzun bir ulusal güvenlik nedenleri listesine eklenen bir başka neden. Danimarka ve Avrupalı müttefikleri doğru olanı yapmak zorundadır" ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu: "Gölbaşı, dijital verilerin sığınağı olacak" Haber

Bakan Uraloğlu: "Gölbaşı, dijital verilerin sığınağı olacak"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, çift hatlı demiryolu tünellerinin 2 adet M60 tankın yan yana geçişine imkan tanıyan, hatta bir F-16 uçağının sığabileceği kadar geniş bir hacme sahip olduğunu belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ulaştırma ve haberleşme altyapılarının olağanüstü durumlarda güvenlik ve sığınma amacıyla kullanılabileceğini belirterek, Türkiye genelinde yürütülen yatırımların ülkenin kriz anlarındaki dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan Uraloğlu, 7 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Sığınak Yönetmeliği değişikliğine ilişkin yaptığı açıklamada, ulaştırma ve haberleşme ağlarının sadece ulaşım ve iletişim işleviyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ulusal güvenlik ve sivil koruma sisteminin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Uraloğlu, mevcut ulaştırma altyapılarının olağanüstü durumlarda güvenli barınma alanı olarak değerlendirilebileceğini belirterek "Türkiye genelinde 687 kilometre uzunluğunda metro tüneli bulunuyor. Bu mevcut hatlar, olağanüstü durumlarda yaklaşık 1 milyon 374 bin kişiye acil barınma imkânı sağlayabilecek kapasiteye sahip. Sadece İstanbul'da 500 kilometreyi aşan metro tünelleri, güçlü birer sığınak altyapısı oluşturuyor" diye konuştu. Yeni yapılacak metro hatlarının da planlama aşamasında sığınak vasfında olacak şekilde projelendirileceğini aktaran Uraloğlu, mevcut metro tünellerinde ise eksikliklerin giderilerek aynı nitelikte düzenlemeler yapılacağını söyledi. "Çift hatlı demiryolu tünellerimiz özel durumlarda sığınma, barınma ve tahliye gibi amaçları mümkün kılıyor" Demiryolu tünelleri ve makas yapılarının da gerektiğinde sığınma veya tahliye koridoru olarak kullanılabileceğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Çift hatlı demiryolu tünellerimiz de yalnızca lojistik taşımaları değil; özel durumlarda sığınma, barınma ve tahliye gibi amaçları da mümkün kılıyor. Faydalı genişliği 12,5 metre, yüksekliği 8 metre olan çift hatlı demiryolu tünellerimiz; iki M60 tankın yan yana geçişine imkan tanıyan, hatta bir F-16 uçağının sığabileceği kadar geniş bir hacme sahiptir" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Türksat'ın Kahramankazan'daki Uydu Yer Sistemleri Yedeklik Merkezinin, yedekli enerji ve iletim sistemleriyle olağanüstü durumlarda devlet yayınlarının kesintisiz sürdürülmesini sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Normal şartlarda TRT kendi anten sistemleri üzerinden yayın yapıyor. Gerektiğinde yayın akışı, Türksat ve TRT arasındaki karasal hat üzerinden Türksat'a devredilerek teleport ve uplink altyapısı üzerinden uyduya iletim aralıksız devam ettiriliyor. Kahramankazan'da kurulan Uydu Yer Sistemleri Yedeklik Merkezi ile bu güvence daha da güçlendirildi. Yedekli enerji, iletim ve kontrol altyapısı sayesinde kriz, afet, kesinti durumlarında bile devlet yayınları Türksat tarafından yedek istasyona aktarılarak devam ettirilebilecek." Gölbaşı veri merkezi dijital verilerin sığınağı olacak Uraloğlu, Türksat'ın Gölbaşı Yerleşkesi'ne yapılacak yeni veri merkezinin, Türkiye'nin dijital verileri için ‘stratejik bir sığınak' görevi üstleneceğini söyleyerek, "Savaş, deprem ve tüm olağanüstü durumlarda Türkiye'nin dijital verileri için stratejik bir sığınak görevi üstlenecek. Devlet ve kurum verileri, yedekli enerji ve iletişim altyapısıyla tam güvenlik altında saklanacak. Siber saldırı veya iletişim kesintisi yaşansa dahi sistemler, Türksat'ın kontrolünde bulunan güvenli ve kesintisiz altyapı üzerinde çalışmaya devam edecek. Böylece e-Devlet Kapısı başta olmak üzere dijital devlet hizmetleri, en zor şartlarda bile kesintiye uğramadan sürdürülebilecek" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.