SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uluslararası Hukuk

Söz Bursa - Uluslararası Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt Haber

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu. "BM’NİN TEMSİL ETTİĞİ KURALA DAYALI BİR DÜZENDİR" Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi. "BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL" Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi. "BİR AN EVVEL SAVAŞ DURMALIDIR, MÜZAKERE MASASI KURULMALIDIR" İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi. "İSRAİL NET BİR BİÇİMDE LÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR" Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail'in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze'de yaptığı gibi Önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu. "MEZHEP TARTIŞMASI AÇMAK SON DERECE YANLIŞ BİR YAKLAŞIMDIR, BUNUN TÜRKİYE’YE BİR FAYDASI YOKTUR" Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu. "TÜRKİYE ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR" İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi. "TÜRKİYE İLE CAN AZERBAYCAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN KAMPANYALARI ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ" Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi. Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "ÖZEL’İN SİLGİSİ SÜREKLİ KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYOR, BU KADAR ÇOK SİLGİ KULLANDIĞI İÇİN BU GİDİŞLE CHP’Yİ DE TARİHTEN SİLECEK" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel'in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!" Haber

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti. Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu. Duran, açıklamasına şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir" Haber

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir"

Adalet Bakanı tarafından verildiği belirtilen talimatla; tutukluların avukatlarıyla yaptıkları görüşmelere sınırlama ve denetleme getirilmesine yönelik yasal çalışma başlatıldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Söz konusu hazırlık, uluslararası hukuk normları ve bağımsız savunma ilkeleri çerçevesinde tartışmaya açıldı. ULUSLARARASI NORMLAR "MAHREMİYET" DİYOR Hukuki çerçeveye göre; AİHM içtihatları ve 2025 yılı "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi" devletlere şu sorumlulukları yüklüyor: Avukatların müvekkillerine hızlı ve etkili erişimi sağlanmalıdır. Görüşmeler baş başa, mahremiyet içinde ve herhangi bir dinleme/kayıt olmaksızın yapılmalıdır. Avukatlar, müvekkilleriyle ilgili bilgileri açıklamak veya kanıt olarak sunmak zorunda bırakılmamalıdır. "HİÇBİR GÜCE BOYUN EĞMEYECEĞİZ" Tüm hukuksal yaklaşım ve normlara rağmen, savunma hakkını kısıtlamaya yönelik çalışmaları kabul etmediklerini belirten hukukçular, kamuoyuna şu mesajı verdi: "İnsanlığın gözyaşları ve çektiği ızdırapların sona ermesi için en çok avukatların mücadele ederek hukuk sistemine kazandırdıkları bu kuralların geriletilmesini kabul etmiyoruz. Hukukun üstünlüğü ve insanlık onuru mücadelesinde geri adım atmadan, hiçbir güce boyun eğmeden devam edeceğiz." "HAK KUVVETTEN ÜSTÜNDÜR" Açıklamanın en dikkat çekici kısmında ise savunmanın toplum için hayati önemine değinilerek; "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesinin kesileceğinin bilinciyle, 'hak kuvvetten üstündür' diyerek adalet mücadelesine devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.

Ankara’da dev zirve: Erdoğan ve Miçotakis’ten 10 milyar dolarlık imzalar! Haber

Ankara’da dev zirve: Erdoğan ve Miçotakis’ten 10 milyar dolarlık imzalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetlerarası Görüşme Oturumu’na başkanlık etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis toplantının ardından iki ülke arasında gerçekleşen anlaşmaların imza törenine katıldı. İkili imza töreninin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. "EGE VE DOĞU AKDENİZ’E İLİŞKİN TUTUMLARIMIZI BİR KEZ DAHA AÇIK VE SAMİMİ ŞEKİLDE ELE ALDIK" Basın açıklamasında ilişkilerin iyileşmesi için üst düzey temasların önemine vurgu yapan ve görüşmede ele alınan konuları dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkartma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. Bugün ayrıca iki ülkenin iş konseyleri de bir araya gelerek iş fırsatlarını değerlendirdiler. Sayın Başbakan ile görüşmemizde Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık. Biz bu hususta geçmişten bu yana şunu savunuyoruz; mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüzde değildir. Yeter ki iyi niyet yapıcı diyalog ve çözüm iradesi olsun. Değerli dostum Kiryakos ile bu konuda hem fikir olduğumuzu memnuniyetle gördük. İlişkilerimizin diğer tüm alanlarında 2023 yılından bu yana sağladığımız ivme gibi Ege’de birbiri ile bağlantılı sorunların çözümü noktasında ilerleme kaydedilebileceğini inanıyorum. Bugün ayrıca terörle ve organze suçlarla mücadele konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakanla paylaştım. Münasebetlerimizin beşeri unsurunu teşkil eden azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılmaları konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakan ile paylaştım" ifadelerini kullandı. "Türkiye olarak Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almamızın müşterek menfaatimize olduğunu düşünüyoruz" NATO müttefiki olan Türkiye ve Yunanistan’ın güvenlik ve istikrara tehdit teşkil eden birçok gelişme ile karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye olarak Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almamızın müşterek menfaatimize olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başbakanla Gazze’deki ateşkes süreci ve barış planı başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri de değerlendirdik. İsrail’in Batı Şeria’da kontrolünü genişletmeye ve Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik aldığı son kararları reddediyoruz. Bu konuda dünyanın önde gelen ülkeleri gibi bizim ve kardeş ülkelerin tutumu ortadadır. Bu vesileyle şunu bilhassa vurgulamak isterim; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar Filistin meselesine iki devlet temelinde adil çözüm bulunmasından geçiyor. Bu tutumumuzu da savunmaya devam edeceğiz. 2025-2026 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyesi olan Yunanistan’ın bölgemizin menfaati bakımından iki devletli çözüm perspektifini konseyin gündeminde tutacağına inanıyoruz. Keza Suriye’de istikrarın tesisi ve bu kardeş ülkenin bölgede barışa katkı sunan bir konuma süratle ulaşması için yapılabileceklere değindik. Bizim bu konuda üstlendiğimiz yapıcı rolün sadece Suriye’nin kendisi için değil Yunanistan’ın ve Avrupa’nın güvenliği için de ne derece mühim olduğu ortadadır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği ilkesi temelinde ülkenin tüm bileşenlerinin kapsayıcı bir anlayışla geleceğe yürümesini ümit ediyoruz" diye konuştu. Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların soğukkanlılıkla ele alınması ve konuşulması gerektiğini söyleyen Yunanistan Başbakanı Miçotakis, bazı konularda mutabık olunmasa bile kendilerinin her zaman diyalogdan yana olduklarını söyledi. İki ülke arasında yapılan anlaşmaların olumlu sonuçlar verdiğini söyleyen Miçotakis, üzerinde mutabık kalınamayan konular için uluslararası mahkemelere başvurmanın ilerle kaydetmede etkili olabileceğini söyledi. Gazze’deki barış görüşmeleri hakkında da konuşan Miçotakis, Yunanistan’ın iki devletli çözümden yana olduğunu ancak Hamas’ın da silahsızlandırılması gerektiğini belirtti. Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmalar ise şu şekilde: "- Türkiye ile Yunanistan arasında yatırım, deniz ticareti, ekonomik işbirliği, deprem, kültür, bilim ve teknoloji alanında anlaşmalar imzalandı. - Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortak Bildiri’yi imzaladı. - Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Yunanistan Yatırım ve Dış Ticaret Ajansı Arasındaki İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Haris Theoharis imza attı. - İzmir Limanı ile Selanik Limanı Arasında Ro-Ro Seferlerinin Başlatılmasının Teşvik Edilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile Theoharis imzaladı. - Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Çerçevesinde İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı, Bozay ve Theoharis tarafından imzalandı. - Depreme Hazırlık Konusunda İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Ioannis Kefalogiannis imza attı. - Kültür Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı’nı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni imzaladı. - Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı Arasında Bilim ve Teknoloji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Niyet Beyanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Yunanistan Kalkınma Bakanı Takis Theodorikakos tarafından imzalandı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.