SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretici

Söz Bursa - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye ayçiçeği ithalatında dünya birincisi: 30 milyar dolar dışarı gitti Haber

Türkiye ayçiçeği ithalatında dünya birincisi: 30 milyar dolar dışarı gitti

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, son yıllarda artan ithalat, düşük alım fiyatları ve kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği üretiminin gerilediğini, buna karşılık ithalatın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Ün, uygulanan tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de 58 ilde yağlık ayçiçeği üretimi yapıldığını ifade eden Ediz Ün, “Ülkemizin dörtte üçünde ayçiçeği üretimi gerçekleştiriliyor. Ancak 2025 yılında 1,6 milyon tonluk üretimle son 9 yılın en düşük seviyesine geriledik. 2025’teki yağlık ayçiçeği üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 12, üretimin zirve yaptığı 2022 yılına göre ise yüzde 30 azaldı. Üstelik son 4 yıldır üst üste üretim düşüyor. Daha önce böyle bir tablo yaşanmamıştı” dedi. Edirne’nin geçmişte yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ün, bugün üçüncü sıraya gerilediğini belirterek şunları söyledi: “Son 15 yılda Edirne’deki üretim yüzde 48 azaldı. Bu, bölgede yaşanan kuraklık ve tarlaların suya kavuşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Edirne’nin temel tarımsal ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde yaşanan bu gerileme hem bölge hem de Türkiye açısından büyük kayıptır.” “İthalatta dünya birincisiyiz” Ayçiçeği ithalatındaki artışa da dikkat çeken Ün, geçen yılın ilk 3 ayında 393 bin ton olan yağlık ayçiçeği ithalatının bu yıl aynı dönemde yüzde 54 artarak 607 bin tona yükseldiğini ifade etti. “İthalat 1,5 kattan fazla arttı. Üstelik bu ithalat tam da ekim öncesi dönemde yapılıyor” diyen Ün, AKP dönemindeki ithalat politikalarını şu sözlerle eleştirdi: “AKP döneminde ayçiçeği tohumu ve türevleri ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Bu rakam, yaklaşık 57 milyon ton ayçiçeğine karşılık geliyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık üretimine eş değer bir ithalat yapılmış durumda. Düşünebiliyor musunuz, 30 yıllık üretim kadar ürün dışarıdan alınmış. İthalatı o kadar abarttılar ki Türkiye her yıl ayçiçeği ithalatında dünya birincisi oluyor.” İthalatın ağırlıklı olarak komşu ülkelerden yapıldığını belirten Ün, “İthalatın yüzde 40’ı Romanya’dan, yüzde 38’i Moldova’dan, yüzde 19’u ise diğer sınır komşumuz Bulgaristan’dan geliyor. Kısacası Türkiye’ye gelen her 10 ayçiçeği tohumunun 6’sı Romanya ve Bulgaristan’dan geliyor. Biz neden üretmiyoruz, neden ihraç eden ülke konumunda değiliz? Çünkü ithalatı seven bir AKP iktidarı ve bundan beslenen çevreler var” ifadelerini kullandı. “Tarımda dışa bağımlılık her geçen gün artıyor” Ekim sezonunun sürdüğünü hatırlatan Ün, üreticinin en büyük beklentisinin ürününün para edip etmeyeceği ve devlet desteği olduğunu belirtti. “Üretici bugün şunu soruyor: ‘Ürünüm para edecek mi, zarar edersem devlet yanımda olacak mı?’ Ancak görüyoruz ki AKP iktidarı ithalattan vazgeçmiyor. ‘Dışarıda ucuzsa ithal et’ anlayışını her geçen gün daha da sertleştirerek sürdürüyorlar. Bu politika belki birilerini zengin ediyor olabilir ama Türkiye tarımda her geçen gün kan kaybediyor, dışa bağımlılığı artıyor” diyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan AKP iktidarını uyarıyorum. Bir an önce aklınızı başınıza alın. Giderayak bu ülkenin tarımına daha fazla zarar vermeyin.”

Marmarabirlik’te yeni yönetim iş başında: İşte görev dağılımı! Haber

Marmarabirlik’te yeni yönetim iş başında: İşte görev dağılımı!

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen olağan genel kurulun ardından ilk toplantısını gerçekleştiren Marmarabirlik Yönetim Kurulu’nda görev dağılımı tamamlandı. Yeni yönetim, üretici merkezli büyüme, mali disiplin ve ihracat ağırlıklı stratejilerle yeni dönemin yol haritasını belirledi. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), olağan genel kurulun ardından gerçekleştirilen ilk Yönetim Kurulu toplantısında yeni dönemin görev dağılımını netleştirdi. Yapılan görev paylaşımına göre, Ali Yıldız Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenirken, Yunus Emre Koyutürk Başkan Vekilliği’ne seçildi. Yönetim Kurulu Üyeliklerine Kemal Dinç, Remzi Bayram, Hüseyin Kızıl ve Erdoğan Erbay getirilirken, Genel Müdür olarak da Mehmet Ertaş yönetim kurulunda yer aldı. Yeni yönetim yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Ali Yıldız, Marmarabirlik’in güçlü mali yapısını koruyarak daha ileriye taşıyacaklarını belirterek, "Üretici ortaklarımızın ekonomik gücünü merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Yeni dönemde mali disiplinimizi kararlılıkla sürdürecek, katma değerli ürünlere yönelerek markamızı küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıyacağız. İhracat pazarlarında büyüme ve iç pazarda etkinliğin artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Yıldız, Yönetim Kurulu’nun tecrübe, saha bilgisi ve kurumsal vizyon doğrultusunda uyum içinde çalışarak Marmarabirlik’i sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını vurguladı. Öte yandan, yönetim yapısının güçlendirilmesi kapsamında Gemlik Kooperatifi ortaklarından Ali Kuzu’nun üst yönetimde müşavir olarak görevlendirilmesine karar verildi. Bu adım ile Gemlik Kooperatifi'nin, karar alma süreçlerine dahil olmasının, saha tecrübesinin daha etkin yansıtılması açısından önemli bir katkı sağlaması bekleniyor.

Başkan Ferhat Erol’dan üreticiye tam destek: “Kestel Dünyaya pazarlayan bir merkez olacak” Haber

Başkan Ferhat Erol’dan üreticiye tam destek: “Kestel Dünyaya pazarlayan bir merkez olacak”

Kestel Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren süs bitkileri üreticilerine yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin hem üretim, hem de pazarlama süreçlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için birçok çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kestel Belediyesi, ilçede süs bitkileri üretiminin gelişmesi ve üreticilerin daha geniş pazarlara ulaşabilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarla sektöre katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alabilmesi için tanıtım, teknoloji ve ihracat odaklı destekleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini açıkladı. Üreticinin her aşamada desteklendiği projelerle Kestel'in süs bitkileri sektöründe stratejik bir merkez haline gelmesi hedeflediklerini ifade eden Başkan Erol, "İlçede faaliyet gösteren üretici kooperatiflerinin sektöre yön veren yapılar arasında bulunuyor. Belediye olarak üretimin her aşamasında üreticilerin yanındayız. Kestel sadece üretim yapan değil, ürettiğini dünyaya pazarlayan bir merkez haline geliyor" dedi. Sapanca'da düzenlenen PSB Anatolia Fuarı ile Almanya'da gerçekleştirilen ve sektörün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen IPM ESSEN Uluslararası Bitki Fuarı'na katılım sağladıklarını aktaran Başkan Erol, "Bu organizasyonlar sayesinde üreticilerimizin tanınırlığını artırıyor, ihracat potansiyellerini güçlendiriyoruz. Amacımız Kestel'i süs bitkileri sektöründe dünya çapında söz sahibi bir konuma taşımaktır." dedi. TEKNOLOJİ İLE GÜÇLENEN ÜRETİM Kestel Belediyesi'nin desteklerinin tanıtımla sınırlı kalmadığını belirten Başkan Erol, modern tarım teknolojilerini de üretim sahalarına entegre ettiklerini ifade etti. "Yurt dışından temin ettiğimiz dijital toprak analiz cihazı ile üreticilerimize sahada doğru gübreleme ve üretim stratejileri konusunda rehberlik ediyoruz. Ziha drone sistemimizle gerçekleştirdiğimiz gübreleme hizmeti sayesinde hem zaman hem maliyet avantajı sağlıyoruz. Üreticimizin yükünü hafifleten her adım, Kestel ekonomisine güç olarak geri dönüyor." "Yerel kalkınmayı önceleyen kararlı bir politika izlediklerinin altını çizen Başkan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Kestel'de üretilmeyen hiçbir fidanı Kestel topraklarına dikmiyoruz. İlçemizdeki üreticilerimizin emeğini korumak ve ekonomik değerin yine Kestel'de kalmasını sağlamak temel prensibimizdir." Bu anlayışla belediye bünyesinde üretim ve tedarik merkezi kurduklarını belirten Erol, parklar, sokaklar ve tüm yeşil alanlarda kullanılan fidan ve süs bitkilerinin doğrudan yerel üreticilerden temin edildiğini söyledi. "Üreteni destekleyen, kazancı ilçemizde bırakan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir model oluşturduk" Kestel Belediyesi, üreticiyi güçlendiren bu vizyoner adımlarla hem sektörün gelişimine hem de bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmayı hedefliyor.

Tarlada 5 lira, pazarda 80 lira! 16 katlık fiyat farkı üreticiyi isyan ettirdi! Haber

Tarlada 5 lira, pazarda 80 lira! 16 katlık fiyat farkı üreticiyi isyan ettirdi!

Bursa'da pazarlarda tanesi 80 liradan satılan karalahanayı (mor lahana) tüccarlar çiftçiden 5 liradan almak istedi. Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki semt pazarlarında karalahanın tanesi iriliğine göre 70-80 lira arasında satılıyor. Bu üründeki yüksek fiyat, serada yetişmediği için Antalya gibi bölgelerde yaşanan su baskınlarından kaynaklanmıyor. Tanesi 80 liradan satılmasına rağmen Niğde'nin Bor ilçesindeki bir üretici, tüccarlarından kendisinden 5 liradan almak istediği için kesim yapmadı ve ürününü tarlada bıraktı. Tüccarın 5 liradan alması durumunda ise satışıyla aradaki farkı 16 kat yapıyor. Yani tarlada ucuza alınan bir ürün sofraya gelene kadar 16 katına ulaşıyor. Bir tarafta 80 liradan satıldığı için birçok kişinin tüketemediği karalahana, bir tarafta ise maliyeti kurtarmadığı için tarlada çürümeye terk edilen alın teri, emek ve ekonomik kayıp. Niğde'nin Bor ilçesi Sinandı bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan ve çürümeye başlayan karalahananın üreticisi Hasan Aydın, tanesi 5 lira verdikleri için anlaşamadığını söyledi. Toplaması, nakliyesi gibi maliyetler de eklendiğinde 5 liranın kendisine fayda sağlamayacağını dile getiren Aydın, "Nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı" ifadesini kullandı. Banka kredisi de kullandığına dikkati çeken Aydın, ürün tarlada kaldığı için nasıl ödeyeceğini kara kara düşündüğünü aktardı. Aydın, binlerce dönüm ürününün çöp olduğunu, tarladan bir liralık bile satış yapamadığını vurguladı.

Nihat Yeşiltaş Yenişehir’in nabzını tuttu: "Çiftçi yeniden milletin efendisi olacak Haber

Nihat Yeşiltaş Yenişehir’in nabzını tuttu: "Çiftçi yeniden milletin efendisi olacak

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı, kentteki saha çalışmalarını sürdürüyor. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve beraberindeki heyet bu kez Yenişehir'de kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. Saha çalışmasının ardından Yeşiltaş, "Yenişehir’de gördüğümüz tablo; yoksullaştıran, doğayı talan eden bu iktidarın tükenmişliğini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ise adaletle iktidara yürüdüğünü açıkça göstermektedir.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, parti örgütüyle birlikte Yenişehir’de gerçekleştirdiği saha çalışmaları kapsamında mahalleler ve kırsal bölgelerde yurttaşlar, esnaf, üreticiler ve meslek örgütleriyle bir araya gelerek kentin ve ülkenin temel sorunlarını yerinde değerlendirdi. CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı ziyaretiyle başlayan programa İl Yöneticileri, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora da eşlik etti. Programda ilk olarak İlçe Başkanı Deniz Dörtkardeş ve İlçe Yöneticileriyle bir araya gelen Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, “Bugün Türkiye’de yaşanan sorunlar tesadüf değil; yanlış politikaların, rant düzeninin ve adaletsiz yönetimin sonucudur. Bu adaletsiz yönetim Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızı hukuksuzca zindanlarda tutsak ediyor. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, tutuklamalara, baskılara, rağmen biz ülkemizi hak ettiği güzel günlere kavuşturacağız. Çalışmalarımızı bu amaçla tüm gücümüzle sürdürüyoruz.” dedi. RANT VAR, DENETİMSİZLİK VAR; SORUMLULUK YOK İlçe Başkanlığı ziyaretinin ardından Yeşiltaş ve beraberindeki heyet Kirazlıyayla’da Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesiyle yaşanan doğa katliamına karşı düzenlenen basın açıklamasına katıldı. Burada yaptığı açıklamada binlerce ton ağır metal ve kimyasal atığın toprağa, suya ve tarım alanlarına yayıldığını vurgulayan Yeşiltaş, “Bu bir kaza değil, bu bir suçtur. Denetlemeyen, görmezden gelen, sermayeyi kollayan bu iktidar doğrudan sorumludur. ÇED süreçlerini kağıt üzerinde işleten, doğayı rant alanı olarak gören bu anlayışla mücadele etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu. ORTAK AKIL, ŞEFFAFLIK VE HALKÇI YÖNETİM Yenişehir Muhtarlar Derneği ziyareti ile de mahallelerin sorunları masaya yatırıldı. Yeşiltaş, muhtarların beklentilerini dinlerken çözüm için ortak akılla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. EKONOMİ ÇÖKMÜŞ, ÜRETEN AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası ziyaretlerinde ise sanayici, esnaf ve üreticilerin ağır ekonomik tabloyu tüm açıklığıyla anlattığını belirten Yeşiltaş, “Üretici borç batağında, sanayici maliyetlere yetişemiyor, esnaf kepenk kapatmanın eşiğinde. Bu ülke plansızlığın, keyfiliğin bedelini ödüyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında üretimi yeniden ayağa kaldıracağız, emeğin hakkını teslim edeceğiz” dedi. HALK YOKSULLAŞIYOR, İKTİDAR GERÇEKLERDEN KOPUK Yenişehir pazar yerinde esnaf ve yurttaşlarla da bir araya gelen Yeşiltaş, pazar filesini dolduramayan emeklilerin, geçinemeyen emekçilerin isyanına dikkat çekti. “Bu ülkede insanlar çalıştığı halde yoksul, emekli olduğu halde muhtaç. Bu tablo kader değildir. İktidar gerçeklerden kopuk, belli bir azgınlığı zengin etmenin peşinde. Pazar filesini doldurmayan, sefalet ücretiyle yaşamaya çalışan emekli, emekçi ise derhal erken seçim istiyor.” ifadelerini kullandı. KÖYLERDE ÜRETİCİ DERTLİ Çelebi Köy ve Köprühisar Köyü'nde çiftçilerin ve üreticilerin sorunlarını dinleyen Yeşiltaş, AKP'nin tarım politikalarının iflas ettiğini vurguladı. Yeşiltaş, “Mazot, gübre, tohum el yakıyor; ürün para etmiyor. Üreten kazanamıyorsa o ülkede adalet yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çiftçi yeniden baş tacı olacak” dedi. YENİŞEHİR CHP BELEDİYECİLİĞİYLE BULUŞACAK Saha çalışmaları sırasında yurttaşların Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini belirten Yeşiltaş, “Yenişehir'de üreticimiz ve yurttaşlarımız Bursa Büyükşehir Belediyemizin altyapı, kırsal kalkınma ve pek çok alanda yürüttüğü çalışmalarından duydukları memnuniyeti bizlere aktardı. İnanıyoruz ki ilk yerel seçimde de Yenişehir'deki yurttaşlarımız da CHP belediyeciliğiyle buluşacak." diye konuştu.

ESDER Bursa'dan Ramazan uyarısı: "Gıda Milli Güvenlik meselesidir!" Haber

ESDER Bursa'dan Ramazan uyarısı: "Gıda Milli Güvenlik meselesidir!"

Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER) Bursa Şubesi, "1 Konu 1 Konuk" programında Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Durmuş’u ağırladı. Ramazan ayı öncesi gıda güvenliğinin masaya yatırıldığı toplantıda, "denetimsiz yöresel çadırlar" ve "milli tarım politikaları" hakkında çarpıcı uyarılar yapıldı. "MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATAN SATANA" Programın açılışında konuşan ESDER Bursa Şube Başkanı İbrahim Özacar, gıda sektöründeki ahlaki erozyona ve fiyat istikrarsızlığına sert tepki gösterdi. Özacar, "Her yıl Ramazan yaklaşırken toplum sağlığını tehdit eden hileli gıdalar gündeme geliyor. Payitaht Bursa’nın münbit toprakları ve çiftçisi kaderine terk edilemez. Etrafımız ateş çemberiyken, gıda bizim için en öncelikli milli güvenlik meselesidir" dedi. DENETİMSİZ ÇADIRLAR VE İTHALAT ÇIKMAZI Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Durmuş ise teknik ve yapısal sorunlara dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: Yöresel Çadır Tehlikesi: Şehirdeki denetimsiz "Yöresel Ürün Çadırları" hem halk sağlığını riske atıyor hem de yerleşik esnafa zarar veriyor. Bursa Tarımı Kan Kaybediyor: Geçmişte Türkiye’nin meyve-sebze deposu olan Bursa, hızlı nüfus ve sanayileşme gölgesinde tarımsal üretimde ciddi zaafa uğradı. Üretici Tarladan Kopuyor: Artan girdi maliyetleri ve et ithalatı kabul edilemez bir boyuta ulaştı; çözüm milli üretimden geçiyor. RAMAZAN ÖNCESİ "HAKSIZ KAZANÇ" ÇAĞRISI Toplantı sonunda her iki kurum, Ramazan ayı vesilesiyle üretici ve perakendecilere; haksız kazançtan ve spekülatif fiyat artışlarından uzak durmaları konusunda güçlü bir çağrıda bulundu.

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ten çarpıcı 2026 maaş analizi Haber

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ten çarpıcı 2026 maaş analizi

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, milyonlarca çalışanın ve emeklinin 2026 yılına büyük bir hak kaybıyla girdiğini söyledi. Öztürk, yaptığı hesaplamaları kamuoyu ile paylaştı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 2026 Ocak ayı memur ve emekli maaş zamlarının ardından çarpıcı bir analiz paylaştı. TÜİK, İTO ve ENAG verilerini tek tek karşılaştıran Öztürk, "Vatandaşın sofrasından çalınan lokmaları rakamlarla ispatladık. Eğer zamlar gerçek enflasyona göre yapılsaydı, bugün bir memur en az 7 bin TL daha fazla alacaktı" dedi. Öztürk, ekonomi yönetiminin "NAS" politikasıyla döviz kurunu yapay olarak düşük tuttuğunu, bu durumun kâğıt üzerinde refah artışı gibi görünse de gerçekte vatandaşı devasa bir hayat pahalılığına mahkûm ettiğini savundu. Öztürk, "Eğer dolar kuru enflasyon artışına göre serbest kalsaydı, bugün bir dolar TÜİK’e göre 58.55, İTO’ya göre 68.15, ENAG’a göre ise 121 lira olacaktı. Sizin 'dolar bazında büyüdük' yalanınızın arkasında, halkın döviz bazında eriyen alım gücü var!" dedi. NAS İLE BAŞIMIZA ÖRÜLEN ÇORAP: "DOLAR KAÇ LİRA OLMALIYDI?" Kuru enflasyona göre hesaplayan Öztürk, baskılanmış kurun piyasada maliyetleri patlattığını vurgulayarak şu çarpıcı verileri sundu: "Eğer kur, enflasyon artışıyla paralel gitseydi; TÜİK’e göre 1 Dolar 58,55 TL, İTO’ya göre 68,15 TL, sokağın sesi ENAG’a göre ise tam 121,8 TL olmalıydı. Siz kuru baskılayarak ithalatı ucuzlatıp üreticiyi bitirdiniz, artan maliyetlerle de milleti ezdiniz." ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ’NİN MAAŞI GERÇEK DOLAR KURUYLA KAÇ DOLAR EDİYOR? Öztürk, baskılanmamış dolar kuruyla maaşları kıyasladığında ortaya çıkan tabloyu şöyle özetledi: “Bugün NAS’a göre maaş alan bir asgari ücretlinin maaşının karşılığı 653 dolar iken; TÜİK’e göre maaşı 479 dolar, İTO’ya göre 411 dolar, ENAG’a göre ise 230 dolar ediyor. Aynı şekilde en düşük emekli maaşını alan bir emeklinin maaşı NAS’a göre 440 dolar iken; TÜİK’e göre 323 dolar, İTO’ya göre 277 dolar, ENAG’a göre ise 155 dolar ediyor.” "TÜİK MAKYAJLIYOR, VATANDAŞ EZİLİYOR" CHP’li Öztürk, üç kurum arasındaki makasın artık bir "uçuruma" dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: "TÜİK diyor ki enflasyon %31. İstanbul Ticaret Odası, yani bizzat tüccarın, esnafın verisi enflasyon %38 diyor. Bağımsız bilim insanlarından oluşan ENAG ise %56’yı işaret ediyor. Şimdi soruyorum; pazarda, markette, kirada hangisini yaşıyoruz? Vatandaş ENAG enflasyonunu yaşıyor ama saray ona TÜİK zammını reva görüyor." ÖZTÜRK’ÜN HESAPLAMASI: "EMEKÇİNİN HER AY BİNLERCE LİRA KAYBI VAR" Milletvekili Öztürk, kurum verileri arasındaki farkın maaşlara yansımasını şu çarpıcı rakamlarla özetledi: "Bugün bir memurumuz TÜİK enflasyonu ile %18,6 zam aldı ve Eğer bu zam İstanbul'daki yaşam maliyetini ölçen İTO’ya göre yapılsaydı maaşlar %24 artacaktı. Eğer halkın gerçek enflasyonu ENAG baz alınsaydı bu oran %33 olacaktı. Yani 50 bin lira alan bir memurun cebinden her ay tam 7 bin 200 TL çalınıyor! Emeklimize %12,19 zam verdiler. Şaka gibi! İTO’ya göre bu zam %17, ENAG’a göre %25 olmalıydı. En düşük emekli maaşı alan bir vatandaşımız, sadece bir hesap oyunu yüzünden ayda 3 bin liradan fazla zarardadır." "MAKYAJLI RAKAMLARLA MİLLİ GELİR MASALI" Öztürk, hükümetin baskıladığı döviz kuru sayesinde Türkiye ekonomisini (GSYİH) dolar bazında devasa gösterdiğini ancak bunun bir illüzyondan ibaret olduğunu belirtti. Öztürk; Maliye Bakanı Memet Şimşek’in “dolar bazında en yüksek maaşı veriyoruz” dediğini ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın GSYİH’in 1.5 trilyon dolar olduğunu söylediğini hatırlattı ve “Tarihin dolar bazında en yüksek maaşlarını veriyoruz diyorlar fakat tarihin dolar bazında en pahalı çayını içtiğimizi, en pahalı yemeğini yediğimizi, en pahalı ayakkabısını giydiğimizi, kısaca en pahalı hayatını yaşadığımızı söylemiyorlar” dedi. Öztürk'ün paylaştığı tabloya göre: * Hükümetin "NAS" Hesabı: Türkiye ekonomisi 1.5 Trilyon Dolar görünüyor. * TÜİK Enflasyonuna Göre: Gerçek ekonomi 1.1 Trilyon Dolar. * İTO Verilerine Göre: Ekonomi 945 Milyar Dolar. * ENAG’ın Gerçek Enflasyonuna Göre: Türkiye ekonomisi aslında sadece 528 Milyar Dolar! Öztürk, "Yani kâğıt üzerinde dünyayı kıskandıran o 1.5 trilyon dolarlık ekonomi, sokağın gerçek enflasyonuna vurduğunuzda yarı yarıya eriyor" ifadelerini kullandı. “KUR İHRACATÇIYI ÜLKEDEN GİTMEYE ZORLUYOR” Öztürk, dolar kurunun ihracatı olumsuz etkilediğini söyleyerek; “Mevcut dolar kuru; ihracatçıyı ve üreticiyi ayakta tutmak bir yana, faaliyetlerini sürdürmesini dahi giderek zorlaştırıyor. Girdi maliyetlerinin büyük bölümü dövize endeksliyken, kurun enflasyon ve maliyet artışlarının gerisinde tutulması; fiyat tutturamayan, rekabet gücünü kaybeden işletmeleri üretimden uzaklaştırıyor, ülkeden gitmeye itiyor. Kâr marjları eriyen, finansmana erişimi zorlaşan firmalar için bu tablo artık yalnızca bir ekonomik sıkışma değil, ülke içinde kalıp kalmama meselesine dönüşüyor. Üretici ve ihracatçı, emeğinin karşılığını alamadığı bu düzende yatırımını, siparişini ve geleceğini başka ülkelerde aramaya zorlanıyor.” ifadelerini kullandı. "BURSALI HEMŞEHRİLERİM PAZARA ÇIKAMIYOR" Bursa’daki durumu da hatırlatan Öztürk, "Bursa’daki ihracatçı, maliyetler yüzünden üretim yapamazken, işçi aldığı maaşla dolar bazında zenginleştiğini sanıyor. Oysa markete girdiğinde o doların hiçbir hükmü kalmadığını görüyor. Döviz bazında hayat pahalılığı altında milleti ezen bu 'NAS' inadı, ekonomiyi bir bataklığa sürüklüyor. Rakamsal büyüme değil, midedeki ekmeğin büyümesi önemlidir Biz bu hesaplamaları TÜİK’in sepetindeki pinpon topuna göre değil, Bursa pazarındaki fileye göre yaptık. Rakamlar yalan söylemiyor; iktidar kendi kurumuna pembe tablolar çizdirirken, vatandaşın ekmeğini küçültüyor" ifadelerini kullandı. "HESABI SANDIKTA SORACAĞIZ" Öztürk sözlerinin sonunda, "Bu sadece bir istatistik farkı değil, bu bir kul hakkıdır. İTO ve ENAG verileri ortadayken halkı TÜİK’e mahkûm etmek, emeği gasp etmektir. Gerçek enflasyon maaşlara yansıyana kadar bu rakamları konuşmaya devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.