SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Söz Bursa - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Küçük Sanayi esnafıyla buluştu! Fikret Aslan: "Siyasetin merkezi milletin yanıdır" Haber

Anahtar Parti Küçük Sanayi esnafıyla buluştu! Fikret Aslan: "Siyasetin merkezi milletin yanıdır"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı, Bursa Küçük Sanayi Sitesi’nde gerçekleştirdiği geniş kapsamlı esnaf ziyaretiyle dikkat çekti. İl Başkanı Fikret Aslan öncülüğünde, ilçe başkanları ve parti teşkilatından oluşan yaklaşık 400 kişi, 40 ayrı grup halinde sahaya çıkarak esnafla bir araya geldi. Yaklaşık bir aydır Anahtar Parti Bursa Teşkilat Başkanı Murat Çayır ve İl Sekreteri Yavuz Arıcıoğlu koordinasyonunda, Nilüfer İlçe Başkanlığı’nın organizasyonuyla hazırlanan program kapsamında Küçük Sanayi Sitesi’ndeki iş yerleri tek tek ziyaret edildi. Yaklaşık 3 saat süren çalışma boyunca 4 bine yakın esnafla buluşan teşkilat mensupları, esnafın talep ve beklentilerini dinleyerek Anahtar Parti’nin ekonomi ve üretim odaklı politikaları hakkında bilgi verdi. Organizasyonun büyüklüğü ve disiplinli yapısıyla dikkat çeken çalışma, Bursa siyasetinde son dönemin en kapsamlı saha faaliyetlerinden biri olarak değerlendirildi. “SİYASETİN MERKEZİ MİLLETİN YANIDIR” Esnaf ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, siyasetin sahada yapılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece esnafımızı ziyaret etmek için değil, onların sesini dinlemek, dertlerine ortak olmak ve çözüm önerilerimizi paylaşmak için bir araya geldik. Anahtar Parti olarak inanıyoruz ki siyasetin merkezi makam odaları değil, milletimizin yanı, üretimin kalbi olan iş yerleridir.” Bursa’nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Aslan, esnafın yaşadığı sorunların ülke ekonomisinin genel durumunu da ortaya koyduğunu söyledi. “Küçük sanayi sitelerimiz alın terinin, emeğin ve üretimin merkezidir. Bugün 400 teşkilat mensubumuzla 40 ayrı ekip halinde sahaya çıkarak yaklaşık 4 bin esnafımıza ulaştık. Bu çalışma, teşkilatımızın sahadaki gücünü ve milletimizle kurduğu güçlü bağı göstermektedir. Esnafımızın yaşadığı ekonomik sıkıntıları, finansmana erişim sorunlarını ve beklentilerini not aldık. Bunların takipçisi olacağız.” Anahtar Parti’nin vatandaşla doğrudan temas kurmaya devam edeceğini belirten Aslan, Bursa’nın tüm ilçelerinde benzer çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. “Biz seçimden seçime sahaya çıkan bir anlayışın değil, her gün milletin arasında olan bir siyasetin temsilcisiyiz. Bursa’nın her mahallesinde, her sokağında ve her iş yerinde vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz. Çünkü Türkiye’nin anahtarı milletimizdedir.” Program sonunda esnaf ve vatandaşlar, Anahtar Parti heyetine yoğun ilgide bulundu. Daha önce Otosansit, BUTTİM ve işlek caddelerde ki esnafları ziyaret ederek eden teşkilat yetkilileri, benzer saha çalışmalarının önümüzdeki süreçte Bursa genelinde devam edeceğini bildirdi.

Bursa’da ihracatın liderleri ödüllendirildi: Şampiyonlar Marmarabirlik ve Penguen Gıda! Haber

Bursa’da ihracatın liderleri ödüllendirildi: Şampiyonlar Marmarabirlik ve Penguen Gıda!

Türkiye’nin üretim ve ihracat lokomotiflerinden Bursa’da, tarım ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren başarılı firmalar taçlandırıldı. Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, “Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. “Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız.” dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, “Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin Yolu Katma Değer ve Yeşil Dönüşümden Geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer yaratmaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar koşullarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok Kentin 20-30 Yıl Sonraki Hedeflerine Bursa Bugün Ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Başkan Alper Taban: "Kırsal kalkınmaya sadece destek vermiyor, yön veriyoruz" Haber

Başkan Alper Taban: "Kırsal kalkınmaya sadece destek vermiyor, yön veriyoruz"

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehrin sahip olduğu güçlü tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek üreticilerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Başkan Taban, “Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz” dedi. Sanayisiyle olduğu kadar verimli toprakları, üretken çiftçisi ve güçlü kırsal yapısıyla da öne çıkan İnegöl’de, tarım ve hayvancılık üretici-yerel yönetim iş birliğinde güçlenmeye devam ediyor. Meyve ve sebze üretiminden hayvancılığa, coğrafi işaretli ürünlerden alternatif tarım ürünlerine kadar geniş bir üretim çeşitliliğine sahip olan İnegöl, Bursa’nın ve bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. TARIM VE HEYVANCILIĞA YEREL YÖNETİM DESTEĞİ İnegöl Belediyesi de ortaya koyduğu projeler ve desteklerle bu üretim gücünü büyüten çalışmaları üreticiyle buluşturuyor. Üreten Çiftçiler Kooperatifi ve Soğuk Hava Deposu projeleriyle üreticinin emeğinin korunmasına katkı sunulurken, makine ve ekipman destekleriyle üretimde verimlilik artırılıyor. Taş toplama makinesi desteği, koyun yıkama havuzu uygulaması, toprak analizleri ve arazi yolları çalışmalarıyla üreticilerin ihtiyaçlarına doğrudan çözüm üretiliyor. KIRSAL KALKINMAYI SADECE DESTEKLEYEN DEĞİL, YÖN VEREN BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle şehirde tarım ve hayvancılık alanında yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve İnegöl’ün tarım gücünü anlatan Belediye Başkanı Alper Taban, tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. Başkan Taban, açıklamasında şöyle konuştu: “Tarım ve hayvancılık alanında üreticilerimizin her an yanında olmaya gayret ediyoruz. Önemli destekler sağlıyor, imkanlar sunuyoruz. 2020 yılında hizmete alınan koyun yıkama havuzumuzdan 5 yılda 35 bin küçükbaş hayvan faydalandı. Düzenlenen Küçükbaş Hayvancılık Festivali ile sektörün gelişimine katkı sunduk. Öte yandan örnek kestane eğitim bahçesi, zirai ilaç dolum merkezi ve tarımsal ilaç hazırlama alanı gibi uygulamalarla modern ve bilinçli üretimi teşvik ediyoruz. Bir yandan yaban mersini, aronya, ekinezya gibi alternatif ürünleri şehrimize kazandırma adına çalışmalar yaptık. Çilek, şeftali ve Cerrah kuru fasulyesi gibi ürünlerimizi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla duyurmak adına festivaller düzenleyerek marka değerinin artırılmasını sağladık. Fidan ve tohum dağıtımları, arı kovanı destekleri, Tarım Kitaphaneleri, eğitim seminerleri ve fuar ziyaretleriyle üreticilerin yanında olmaya devam eden bir İnegöl Belediyesi var. Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz.” İNEGÖL ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP “Bu vesileyle toprağa emek veren, üretimiyle sofralarımıza bereket katan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. İnegöl’ümüz güçlü üretim altyapısı, çalışkan çiftçisi ve bereketli topraklarıyla tarımda önemli bir potansiyele sahip. Bizler de yerel yönetim olarak üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor! Haber

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz" dedi. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından ‘Ulusal Yeterlilik Sisteminin Sürdürülebilirliği ve Kalite Güvencesi Çalıştayı' düzenlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen programda Türkiye'nin ulusal yeterlilik sistemi değerlendirilerek, kalite güvencesi anlayışının daha ileri taşınması amaçlandı. Çalıştayda konuşan Bakan Işıkhan, çalıştayın mesleki yeterlilik alanında kurumlar arasındaki iş birliğini derinleştiren ve geleceğe dair somut, uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyan çok kıymetli bir platform olduğunu belirtti. "DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE BECERİ DÖNÜŞÜMÜNÜ DE İÇEREN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMI BENİMSEMEK ZORUNDAYIZ" Işıkhan, Dünya Ekonomik Forumu'nun raporlarının gelecek dönemde mesleklerin önemli bir kısmının dönüşeceğini, yeni mesleklerin ortaya çıkacağını ortaya koyduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu dönüşümün merkezinde olduğunu ifade eden Işıkhan, "Türkiye'nin beceri politikalarında; karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Bir taraftan nüfusumuz hızlı bir şekilde yaşlanmaktadır. Bu durum, işgücü piyasalarını ve beceri politikalarını; meslekleri ve mesleki yeterlilikleri; sosyal koruma sistemlerini ve kamu maliyesini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu dönüşüm, yeni fırsatlar sunmakla birlikte bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı; büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Özetle bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" açıklamasında bulundu. "MYK BELGELERİ EKONOMİ İÇİN VERİMLİLİK UNSURUDUR" Işıkhan, Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun meslekleri tanımlayan, becerileri standartlaştıran, ölçen ve belgelendiren ulusal bir kalite altyapısı olduğunun altını çizerek, "Mesleki Yeterlilik Kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar da tam olarak bu çerçevede nitelikli, belgeli ve yetkin iş gücünün yaygınlaştırılması suretiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunmaktadır. Ayrıca Mesleki Yeterlilik Kurumumuz, tecrübesiyle çevre ülkelere de rol model olabilecek çalışmalara da imza atacak seviyeye ulaşmıştır. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgeleri; çalışanlar için bir güven kaynağı, işveren için doğru eşleşmenin anahtarı, ekonomi için verimlilik unsurudur" ifadelerine yer verdi. "3,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ MYK BELGESİ SAHİBİ OLMUŞTUR" Gerçekleştirdikleri son düzenlemeyle 40 yeni mesleğin daha belge zorunluluğu kapsamına alındığını hatırlatan Işıkhan, "Bu sayıyla belge zorunluluğu bulunan toplam meslek sayısı 244'e yükselmiştir. Bugün itibarıyla 3,5 milyon vatandaşımız MYK belgesi sahibi olmuştur. 27 sektörde 945 meslek standardı ve 697 ulusal yeterlilik hayata geçirilmiştir. 9 ülkede MYK belgeleri, Türkiye'nin güvenini ve kalitesini taşımaktadır. Bu çalışmaları devam ettirerek önümüzdeki dönemde mesleki yeterlilik sistemimizi daha esnek ve verimli hale getirmeyi, yeni nesil becerilere hızlı uyum sağlayan yapılar kurmayı, eğitim-istihdam-üretim bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "‘ULUSAL YETERLİLİK SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI' YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURACAK" Işıkhan, mesleki yeterlilik konusunda yalnızca ölçen değil, aynı zamanda yön gösteren bir sistem inşa etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, "İnanıyorum ki bu çalıştay, sistemimizin güçlü yönlerini daha da pekiştirecek, gelişime açık alanları ortaya koyacak ve ortak akılla yeni bir yol haritası oluşturacaktır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda nitelikli, belgeli ve yetkin insan kaynağını artırmak en stratejik önceliklerimizden biridir" şeklinde konuştu. "SGK'YA OLAN BORÇLARDA MEVCUTTA 36 AY OLAN TECİL-TAKSİTLENDİRME SÜRESİNİ 72 AYA ÇIKARIYORUZ" Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına ilişkin düzenlemeyle ilgili de bilgi veren Bakan Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Bu düzenlemeden belediyeler dahil tüm vatandaşlarımız ve firmalarımız yararlanabileceklerdir. Borcu bulunan ve ödemek isteyenler için önemli bir kolaylaştırma sağlıyoruz. Prim tahsilatımızın da bu adımla çok daha fazla artacağını düşünüyorum" diye konuştu. Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından Bakanlık çalışanlarına hizmetlerinden dolayı onur plaketi takdim edildi. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanı sıra Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı ve MYK Başkanı Aşkın Tören katıldı.

Çilek Mobilya 30. yılında Milano tasarım sahnesinde! Haber

Çilek Mobilya 30. yılında Milano tasarım sahnesinde!

Bebek, çocuk ve genç mobilyasında sektörün öncü markası Çilek; dünyanın en prestijli mobilya fuarları arasında gösterilen Salone del Mobile Milano’da Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. 2026 yılında 30. yılını kutlayan Çilek; güvenli, fonksiyonel ve tasarım odaklı ürün yaklaşımını uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturacak. 1961 yılından bu yana düzenlenen Salone del Mobile Milano, mobilya ve tasarım dünyasının en köklü ve en etkili organizasyonları arasında yer alıyor. Her yıl dünyanın farklı ülkelerinden markaları, tasarımcıları, mimarları, satın almacıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiren fuar, yalnızca yeni koleksiyonların sergilendiği bir alan olmanın ötesinde, global ölçekte tasarım anlayışının ve yaşam alanlarına dair yeni eğilimlerin şekillendiği önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Fuar boyunca eşsiz tasarımlar keşfedilebilirken sektörün geleceğine yön veren yenilikçi yaklaşımlar da aynı çatı altında buluşuyor. 30 yıllık marka yolculuğunda çocukların ihtiyaçlarını, güvenliği ve fonksiyonelliği odağın merkezine alan Çilek, bugün geldiği noktada yalnızca Türkiye’de değil uluslararası pazarlarda da güçlü bir marka kimliğiyle varlığını sürdürüyor. Milano’daki bu önemli buluşma, markanın küresel ölçekteki görünürlüğünü artırmasının yanı sıra, Türkiye’den doğan güçlü bir markanın tasarım ve üretim yetkinliğini dünyaya taşıması açısından da önem taşıyor. Bugün 5 kıtada, 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren Çilek, 30. yılında katılacağı bu önemli organizasyonla, uluslararası platformlardaki etkisini daha da güçlendirmeye hazırlanıyor. Çilek, Salone del Mobile Milano kapsamında 21-26 Nisan tarihleri arasında Pavilyon 15, Stand B41’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Çilek Hakkında Çilek, 1996 yılında aile şirketi olarak Türkiye'de kurulduğu günden beri, çocukların düşlerini odalarına kurmak için çalışıyor. Bugün bu topraklardan çıkan güçlü bir Türkiye markası olarak, 5 kıtada, 50’den fazla ülkede 500’den fazla satış noktasıyla 5 milyondan fazla çocuğun hayallerine dokunmanın haklı gururunu yaşıyor.

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı Haber

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54'üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "BURSA, TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAYI ALARAK BİRİNCİ SIRADA YER ALMIŞTIR" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl'de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı'nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200'ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28'inin Bursa'dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa'dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye'nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "FUAR GÜÇLÜ BİR TİCARET KÖPRÜSÜ İŞLEVİ GÖRMEKTE" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye'nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan'da 166, Ekim'de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl'ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "DÜNYA TİCARETİ; JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMLERİN GÖLGESİNDE DALGALI BİR SEYİR İZLEMEKTE" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8'e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1'e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4'e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1'e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9'a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0'a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "ÜLKEMİZ ZORLU ŞARTLARDA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "HEDEF PAZARLARDA TÜRK ÜRÜNLERİNİN BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL'lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL'lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL'lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ'LERE YÖNELİK KREDİ KULLANIM LİMİTLERİ ARTIRILMIŞTIR" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı' uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ'lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası'na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.

Başkan Yılmaz’dan yeni kooperatif müjdesi: Yıldırım’a glütensiz destek geliyor! Haber

Başkan Yılmaz’dan yeni kooperatif müjdesi: Yıldırım’a glütensiz destek geliyor!

Yıldırım Belediyesi, hayatın her alanında desteklediği kadınları sosyal ve ekonomik açıdan güçlendirmek için çalışmalarına devam ediyor. Kadınları üretime dahil etmek ve ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına katkı sunmak için önemli projeleri hayata geçiren Yıldırım Belediyesi; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Türkiye İş Bankası iş birliği ile kadın kooperatiflerinin kapasitesini güçlendirmek için düzenlenen ‘Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’ etkinliğine ev sahipliği yaptı. Hamamlıkızık Kadınları Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nde düzenlenen etkinliğe ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, kadın girişimciler ve davetliler katıldı. Programda; kadın üreticilerin dijital pazarlara erişimini artırmak ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla; finansal, tarımsal, dijital ve ekolojik okur yazarlık, ürün geliştirme, markalaşma, pazarlama, gıda güvenliği ve dijital iletişim gibi konularda eğitimler verildi. YENİ KOOPERATİF MÜJDESİ ‘Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’ etkinliğinde, kadınlara yönelik çalışmaları hakkında katılımcılara bilgiler veren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Kadın elinin dokunduğu her şey iyileşiyor, güzelleşiyor. Kooperatifleşmek çok değerli. Kadınlarımız burada sadece ev bütçelerine, ev ekonomilerine katkı sağlamıyorlar. Aynı zamanda dostluklar elde ediyorlar. 2021 yılından bu yana; 15 kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük ederken, 30 mahallede de Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezimizi hizmete açtık. Kadınların el emeği ürünlerini ekonomik değere dönüştürmeleri için Hanımeli Çarşısı projesini de hayata geçirdik” dedi. Yeni bir çalışmanın da müjdesini veren Başkan Yılmaz; “Yakında yeni bir kooperatifimizi daha şehrimize kazandıracağız. Glütensiz beslenmeyle ilgili güzel bir kooperatifin hazırlık aşamasındayız ve inşallah kuruluşunu gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. ‘YOL AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarını önemsediklerini belirterek, “Yıldırım Belediyesi olarak kadınlarımızı hayatın her alanında desteklemeye devam ediyoruz. Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, şehirlerin kalkınmasına da doğrudan katkı sunmaktadır. Kadın emeğini güçlendiren her çalışmayı, kentimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün Yıldırım; kadın kooperatifleri, Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezleri, Hanımeli Çarşısı ve kadın istihdamı ile kadınların ön plana çıktığı bir kenttir. Kadınlarımızı desteklemeye, üreten kadınlarımızın yanında durmaya ve onlara yol açmaya devam edeceğiz. Emeğini ekonomik değere dönüştürmek için çaba gösteren tüm kadınlarımızı kutluyorum” diye konuştu.

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül Haber

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül

Alüminyum çözümleri alanında entegre üretim gücüyle faaliyet gösteren Yeşilova, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımıyla bu prestijli ödüle layık görüldü. Şirketin hayata geçirdiği İŞ’TE Denge, Net Sıfır ve PETEK projeleri; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında bütünsel bir dönüşüm yaklaşımını ortaya koyuyor. İŞ’TE Denge projesi kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen uygulamalar geliştirilirken; Net Sıfır yaklaşımı ile karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımları önceliklendiriliyor. PETEK (Paydaş Ekosistemi Tanışma ve Etkileşim Kümesi) ise topluluk ve paydaşlar arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ve etkileşim ortamı sunmayı hedefliyor. Yeşilova’nın bu ödüle aday gösterilmesinde, uzun yıllardır iş birliği içinde olduğu ana sanayi paydaşlarının rolü öne çıktı. Şirket, Ford Otosan ve Hyundai Motor Company tarafından aday gösterildi. Ödül, Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova tarafından OSD Yönetim Kurulu üyelerinden teslim alındı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Yasemin Yeşilova, sürdürülebilirliğin Yeşilova için bir hedef değil, tüm süreçlere entegre edilmiş bir iş yapış biçimi olduğunu vurguladı. Yeşilova, üretimden tedarik zincirine, insan kaynaklarından yönetişim uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü kararlılıkla sürdürmektedir. Şirket, uluslararası iş ortaklarıyla birlikte daha verimli, sorumlu ve düşük karbonlu bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.

Bursa sanayisinde "Enerji" alarmı! ETMD temsilcisi Karabiber: "Kriz anında jeneratör bulamazsınız" Haber

Bursa sanayisinde "Enerji" alarmı! ETMD temsilcisi Karabiber: "Kriz anında jeneratör bulamazsınız"

Orta Doğu’da tırmanan gerilimle birlikte küresel enerji arzında riskler artarken, ülkemizde başta fabrikalar olmak üzere üretim tesisleri olası bir enerji krizine karşı “yedek enerji” sistemlerine yönelmeye başladı. Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Olgun Karabiber, enerji krizine anında çözüm üretmenin neredeyse imkansız olduğunu, bu yüzden son günlerde firmaların jeneratör, UPS ve yedek besleme sistemlerine yoğun ilgi gösterdiğini kaydetti. Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Olgun Karabiber, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan ve Orta Doğu’daki diğer ülkelere de sıçrayan savaş nedeniyle küresel enerji arzının tehlikeye girdiğine dikkati çekerek, üretimin aksamaması için tek çarenin “yedek enerji” altyapısı kurmak olduğunu ifade etti. Enerji kesintileri konusunda üretim tesislerini bekleyen tehlikeye işaret eden Karabiber, “Enerji krizi artık bir olasılık değil, başlamış bir süreç. Yaşanacak büyük bir krize karşı hemen çözüm üretebilmek mümkün değil. Üretiminin aksamasını istemeyen firmalar son günlerde ‘yedek enerji’ altyapısı kurmaya yöneldi. Bu da jeneratör, UPS ve yedek besleme sistemleri satışlarına yansıdı” dedi. Küresel doğalgaz ve petrol arzının can damarlarından olan Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin enerji sistemini kırılganlaştırdığını belirten Olgun Karabiber, şu değerlendirmede bulundu : “Mesele artık enerjinin fiyatı değil, enerjinin sürekliliğidir. Enerji altyapıları bugün doğrudan stratejik hedef haline gelmiş durumda. Orta Doğu'daki her kıvılcım, Bursa’daki bir fabrikanın üretim hattını durdurma potansiyeli taşıyor. Elektrik kesintisi artık yönetilmesi gereken bir 'senaryo' haline gelmiştir.” “Kriz Anında Jeneratör Bulamazsınız” Türkiye’deki sanayi tesislerinde hâlâ hakim olan “Kesinti olursa o an bir çaresine bakarız” yaklaşımının bir yanılgı olduğunu ifade eden Karabiber, kriz anında yaşanacak sorunları şu sözlerle özetledi: “Kriz kapıya dayandığında ne kiralık jeneratör bulabilirsiniz ne de teknik ekipmana erişebilirsiniz. Talep patlaması nedeniyle maliyetler anlık artar, tedarik zinciri kilitlenir. Kısacası; kriz anında çözüm üretmek mümkün değildir. Hazırlığınızı krizden önce yapmadıysanız, o gün sadece duruşu izlersiniz.” Üretim Hattının Durması: Zincirleme Felaket Bir sanayi tesisinde enerjinin kesilmesinin sadece ışıkların sönmesi anlamına gelmediğini hatırlatan ETMD Bursa Temsilcisi Karabiber, 1 saatlik bir kesintinin bile hammadde kaybından müşteri güveninin zedelenmesine kadar telafisi güç zararlar doğurabileceğini belirtti. “Bugünkü koşullarda yedek enerji altyapısı (Jeneratör, UPS ve yedek besleme sistemleri) artık teknik bir ayrıntı değil, bir ‘iş sürekliliği sigortası’dır” diyen Karabiber, firmalara çağrıda bulunarak, enerji sürekliliğinin artık sadece bakım departmanlarının sorumluluğuna bırakılamayacak kadar kritik bir konu olduğunu vurguladı. Yaşanabilecek bir enerji krizinde yedek enerji altyapısını olanların üretime devam edeceğini, hazırlıksız olanların ise pazar kaybı ve finansal zararla karşılaşabileceğini belirten Karabiber, “Enerji altyapısı artık teknik bir konu değil, doğrudan bir yönetim kurulu kararıdır” diyerek, tüm işletmeleri yedek enerji sistemlerini modernize etmeye ve kriz senaryolarına hazırlanmaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.