SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Söz Bursa - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Seval Şengör Girişimcilik Hikayesini gençlerle paylaştı Haber

Seval Şengör Girişimcilik Hikayesini gençlerle paylaştı

Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Girişimci Kafası’ söyleşileri, iş dünyasına adım atmaya hazırlanan gençleri, başarı hikayeleriyle ilham veren girişimcilerle buluşturmayı sürdürüyor. Her hafta farklı bir başarı öyküsünün paylaşıldığı programda, sıfırdan başlayarak bugün yılda 460 bin etlik tavuk üretimine ulaşan Seval Şengör, girişimcilik yolculuğunu Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gençlerle paylaştı. “Desteklemelerden Faydalanarak Bu İşin İçinde Kendimi Buldum” Girişimciliğe adım atmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan Sece Hayvancılık Kurucusu Seval Şengör, “Bir firmada 10 yıl boyunca pazarlama bölümünde çalıştıktan sonra 2013 yılında kendi işimi kurdum. Karacabey ilçesinde 90 bin kapasiteli bir tavuk çiftliğim var. Açıkçası bu iş, başlangıçta çok planladığım bir alan değildi. Ticaretin içinde bulunmanın verdiği tecrübeyle, tahsilat garantisi olan ve daha az çalışanla yönetilebilecek bir iş tercih ettim. O dönemde devlet destekleri de vardı. Desteklemelerden faydalanarak bu işin içinde kendimi hızlı bir şekilde buldum” dedi. “Fizibilite Çalışmaları Çok Doğru Yapılmalı” Çiftliklerinde tavuk firmalarına fason üretim yaptıklarını belirten Şengör, “Hastavuk firmasına etlik tavuk üretimi yapıyorum. Bu işe başlarken bir ortakla yola çıktım. Bugün ise üretime tek başıma devam ediyorum. İşletmemde yılda 460 bin etlik tavuk üretimi gerçekleştiriyorum. Girişimci adaylarına en önemli tavsiyem, öncelikle ne istediklerini çok iyi belirlemeleri ve fizibilite çalışmalarını doğru yapmalarıdır. Çünkü başlangıçta her iş kolay gibi görünebilir; ancak işin içine girildiğinde zorluklar ortaya çıkar. Bu zorlukları aşmak için azimli, kararlı ve çalışkan olmak gerekir” ifadelerini kullandı. Söyleşiye katılan vatandaşlar, gençlere yönelik bilgilendirici ve yol gösterici çalışmalarından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

Başkan Ferhat Erol müjdeyi verdi: Kestel kendi anaç fidanını üretecek Haber

Başkan Ferhat Erol müjdeyi verdi: Kestel kendi anaç fidanını üretecek

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Uludağ eteklerindeki köylerde ahududu ve böğürtlen üretimini Sırbistan modeliyle artırmayı, çiftçilerin gelirini yükseltmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." dedi. Kestel Belediye Başkanı Ferhan Erol, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir ilçe olduklarını belirterek, tarımsal üretimin daha sağlıklı sürdürülebilmesi adına bazı projeleri ve çalışmaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Çiftçilere drone ile gübreleme ve ilaçlama desteği sunduklarını, ücretsiz toprak analizi desteği verdiklerini aktaran Erol, üreticilerin birim alandan alacakları verimlerini artırmaları ve ürünlerini iyi fiyata satabilmeleri noktasında ellerinden geleni yaptıklarını anlattı. Türkiye'de ahududu ve böğürtlenin yüzde 85'inin Kestel'de Uludağ eteklerinde yetiştirildiğini vurgulayan Erol, şunları söyledi: "Üretimin daha verimli olması için neler yapılabilir noktasında üreticilerimizi, kooperatiflerimizi yurt dışına götürdük. Bosna Hersek ve Sırbistan'daki üretimi, çalışmaları ve bazı önemli detayları öğrenme fırsatı buldular. Belediyeden ekiplerimiz de o bölgede çalışmalar yürüttü, bilgiler edindi." Çiftçilerin üretimi doğru tekniklerle yapmasını ve daha fazla kazanmasını istediklerini dile getiren Erol, "Ahududu ve böğürtlenin üretim tekniklerinde bazı eksiklerimiz var. Toprağımıza uygun fidanlar kullanılmamış. 4-5 yılda fidan kendi ömrünü bitiriyor. Fidanların toprağa dikiminde bile hatalar yapıldığını gördük" dedi. SIRBİSTAN'DA 2 ŞEHİR TÜRKİYE'NİN 20 KATI AHUDUDU ÜRETİYOR Sırbıstan'da 20 yıldır aynı fidanla yüksek verimle üretim yapıldığını ve oradaki modeli Kestel'e de uygulamak istediklerini belirten Erol, "Çok basit çözümlerle ve doğal anaç fidanlarla üretimi artırabiliriz. Sırbistan'da iki bölge gezdik toplam nüfusları 50-60 bin ahududu üretimleri 130 bin ton. Gördükleri heryere ekmişler. Biz Türkiye olarak 6 bin ton ancak üretiyoruz. Türkiye'nin 20 katını Kestel kadar iki şehir üretiyor. Talep de var bu ürünlere." dedi. Kestel'de de ahududu ve böğürtlen üretiminin doğru yapılması adına ne gerekiyorsa hayata geçireceklerini ifade eden Erol, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Önümüzdeki sene ilçede doku kültürü laboratuvarını kuracağız. Kendi tohumumu ve fidanımızı kendimiz üreteceğiz. Hem kadın istihdamını artıracağız hem de kendi fidanlarımızla verimi üretimi yükselteceğiz. 7 dönümlük araziyi fidan üretimi için ayırdık. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." diye konuştu.

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!" Haber

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!"

Türkiye'de Brüksel lahanası üretiminin önemli bölümünü karşılayan Bursa'nın İznik ilçesindeki çiftçiler, fiyatların bir ay içinde düşmesi nedeniyle maliyetlerini karşılayamıyor. İznik'in brokoli ve Brüksel lahanası üretiminde önde gelen Çiçekli Mahallesi'nin Muhtarı Davut Kocabaş, bölgede sebze yetiştiriciliğinin yaygın olduğunu söyledi. Brokolide yaşadıkları sorunların benzerinin Brüksel lahanasında da görülmeye başlandığını aktaran Kocabaş, bir ay önce 50 lira olan çiftçiden çıkış fiyatının 35-40 lira arasına gerilediğini kaydetti. Brüksel lahanasını üretmenin maliyetli olduğuna dikkati çeken Kocabaş, şöyle konuştu: "Bir dönümünden 1,5 ile 2 ton arasında verim alınır. Herşey yolunda giderse çiftçi 2 ton alır. Toplaması zor olduğundan kilogramda 20 lira gibi çok yüksek bir toplama maliyeti var. Şimdilerde 35-40 lira satıyoruz. 20 lirası işçiye gitti. Geriye kalan 15-20 lirayla, mazotunu mu karşılasın, gübresini, ilacını, suyunu mu ödesin? Kilogramda 50 lira altındaki her fiyat çiftçiye zarar yazıyor. Üreticinin vazgeçmesi için herşey yapılıyor." Kocabaş, üretilen Brüksel lahanasının toplandıktan sonra ama soğuk hava depolarına ve işleme tesislerine getirildiğini belirterek, burada tasnif ve paketleme yapıldığını anlattı. Paketlenen Brüksel lahanalarının İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok kente gönderildiğini ifade eden Kocabaş, "Ülkedeki üretimin neredeyse tamamını biz yapıyoruz. İzmir'de az bir miktar üretim var. Rusya ve Hollanda'ya ihracatımız oluyor. Talep üzerine bu ülkelere de Brüksel lahanası gönderiyoruz" diye konuştu.

Nazan Akıncı, 'Girişimci Kafası'nda gençlere ilham verdi: "Hayallerinizin peşinden gidin" Haber

Nazan Akıncı, 'Girişimci Kafası'nda gençlere ilham verdi: "Hayallerinizin peşinden gidin"

Osmangazi Belediyesi, ‘Girişimci Kafası’ söyleşisi ile gençlerin yenilikçi fikirlerine ışık tutan bir programa daha imza attı. Bu haftanın konuğu olan AKKA Kalıp Enjeksiyon Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Akıncı, gençleri girişimcilik dünyasında motive eden keyifli ve öğretici bir yolculuğa çıkarttı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen ‘Girişimci Kafası’ söyleşisinde iş dünyasındaki deneyimlerini paylaşan AKKA Kalıp Enjeksiyon Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Akıncı, katılımcılara girişimciliğin temel dinamiklerini ve kendi başarı hikayesini anlattı. Moderatörlüğünü Mürvet Özçelik’in üstlendiği programda Akıncı, üretim sektöründeki dönüşüm, kadın girişimcilerin yükselen rolü ve yenilikçi iş modelleri üzerine de değerli bilgiler paylaştı. Yaklaşık 23 yıldır makine mühendisi olduğunu ve iş hayatının içinde yer aldığını söyleyen Akıncı, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Bursa’da doğdum, büyüdüm. Kırsal kesimde yetişmiş bir genç olarak üniversite hayatım başladı. Ardından 2003 yılında Bursa’da profesyonel iş hayatına adım attım. 23 yıldır otomotiv sektörünün içindeyim. 15 yıldır da kendi işletmemin yönetim kurulu başkanlığını yürütüyorum. AKKA’da neler yapıyoruz diye soracak olursanız; otomotiv ağır ticari araçlara yönelik hava süspansiyon sistemlerinin plastik aksamlarını üretiyoruz. Ben 8 yıl profesyonel olarak çalıştım, işi mutfağında öğrendim. O dönemdeki patronum, şu an müşterim. Bu benim için çok kıymetli. Çünkü işi doğru yaptığınızda, ilişkiler de doğru şekilde devam ediyor." "BENİM HİKAYEM, SEKTÖRÜMDEKİ EKSİKLERİ FARK ETMEMLE BAŞLADI" Girişimciliğin sadece üretmek değil; değer katmak ve doğruyu yapmak olduğunun altını çizen Nazan Akıncı, "Girişimcilik sadece ekonomik sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği de gerektiriyor. Bunun yanında insanlara nasıl dokunabildiğiniz, bilgi birikiminizi onlarla nasıl paylaşabildiğiniz büyük bir değer. Bu noktada benim girişimcilik hikayem de profesyonel olarak çalıştığım ve uzmanı olduğum sektördeki eksikleri fark etmemle başladı. Ürettiğim ürün ithal bir üründü ve ben bunu yerlileştirdim. Bu süreçte birçok destekten faydalandım. Bu yolculuğa KOSGEB desteğiyle başladım. 3 yıl sonra ise yılın başarılı kadını seçilmem doğru yolda olduğumu gösterdi. Girişimciliğin insanı hem güçlendiren hem de huzur veren bir tarafı olduğuna inanıyorum. Hayallerinizin peşinden gidin" açıklamalarında bulundu. Bunun yanı sıra katılımcıların merak ettikleri soruları yanıtlayan AKKA Kalıp Enjeksiyon Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Akıncı, program sonunda ise kendisine böylesine önemli bir imkan sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

Tavuk üretimi 2025’te 2,7 milyon tona çıkacak: ‘En ucuz protein hâlâ beyaz et’’ Haber

Tavuk üretimi 2025’te 2,7 milyon tona çıkacak: ‘En ucuz protein hâlâ beyaz et’’

HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. KÜRESEL VE YEREL TÜKETİM Türkiye'de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya'da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. ÜRETİM VE DENETİM Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. FİYAT VE MEDYA ELEŞTİRİSİ Türkiye'de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL'ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor' demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye'de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL'den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL'ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer'in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.

Makine Sektörü MEEXX Fuarı’nda buluştu Haber

Makine Sektörü MEEXX Fuarı’nda buluştu

Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Makine sektörünün yenilikçi platformu olarak öne çıkan fuarda bu yıl toplam 30 bin metrekarelik alanda 120’ye yakın firma son teknoloji ürünlerini yerli ve yabancı alıcılarla buluşturuyor. Türkiye’nin önde gelen makine üretim ve ihracat merkezi Bursa, sektörde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Makine İmalatçıları Birliği ve KFA Fuarcılık iş birliğiyle bu yıl yeni bir vizyona kavuşan Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getiriyor. 6 Aralık’a kadar devam edecek fuara Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan nitelikli alım heyetleri de katılıyor. Makine Sektörü Teknolojik Bağımsızlığın Temeli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık ve MİB iş birliğiyle düzenlenen Bursa Fuar Merkezi’ndeki yılın son fuarında sektör temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Burkay, makine sektörünün yalnızca sanayi dalı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını temsil eden en stratejik alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Yapay zekâdan sensör teknolojilerine ve karanlık fabrikalara uzanan yeni üretim döneminde geri kalmanın mümkün olmadığını söyleyen Burkay, Bursa’nın makine üretiminde köklü tecrübesi ve dünya çapında söz sahibi firmalarıyla önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. “Üretmek Tek Başına Yeterli Değil” Burkay, “Türkiye makine sektörü 57 bin girişimcisi ve 28 milyar dolarlık ihracatı ile Türkiye’nin lokomotifi durumunda. Ancak bunun yanında sektörde 45 milyar dolar ithalat yapıyoruz. İthal edilen makinelerin yüzde 70’i ise ülkemizde üretimi yapılan makineler. Bu nedenle fuarların, teknolojimizi tanıtmak ve yerli üretimi küresel pazarlara taşımak adına kritik bir görevi var.” dedi. Üretmenin tek başına yeterli olmadığını, ürünlerin mutlaka dünya ile buluşturulması gerektiğini kaydeden Burkay, MEEXX’in hem yurt içi hem de yurt dışı alıcıların Bursa makine sektörünü yakından tanıması için önemli bir platform sunduğunu belirterek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Türkiye Avrupa’nın Dördüncü Büyük Makine İhracatçısı Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih İğrek, fuarı yeni adıyla yeni bir milat olarak gördüklerini belirterek destekleri için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a ve KFA Fuarcılık’a teşekkür etti. Konuşmasında makine sektörünün Türkiye ekonomisi için önemine dikkat çeken İğrek, “Yıllık makine üretimimiz 60 milyar doların üzerinde. 2024 ihracatımız 28 milyar dolar. 2002 yılına göre 14 kat artış sağladık.” dedi. Türkiye'nin makine ihracatında dünyada 13’üncü, Avrupa’da ise 4’üncü sırada olduğunu belirten İğrek, sektörün yüzde 70 yerlilik oranına, kilogram başına 6,2 dolar ihracat birim fiyatına ve 550 bin kişilik istihdam etkisine sahip olduğunu dile getirdi. “Fabrika Üreten Fabrikalarız” Küresel koşullara değinen İğrek, “Dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Küresel talep daralıyor, Avrupa’da ekonomik yavaşlama ve belirsizlik mevcut. Çin ve Güney Asya’nın agresif fiyat rekabeti tüm pazarları zorluyor. Finansman maliyeti yüksek, kurların yatay seyri ihracat baskısını artırıyor.” dedi. Buna rağmen Türk makine sektörünün dayanıklılığını vurgulayan İğrek, “Türk makine sektörü en dayanıklı, en hızlı uyum sağlayan sanayi yapılarından biri. Krizlerden güçlenerek çıkmakla ilgili anahtarları olan bir sektörüz.” ifadelerini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sözlerine atıfta bulunan İğrek, “Sayın Bakanımızın ifade ettiği üzere biz fabrika üreten fabrikalarız. Makine, Türkiye’nin en stratejik alanlarından biri. Son dönemde HAMLE, HiT-30, YTAK gibi tarihin en geniş kapsamlı yatırım teşvik programları devreye alınıyor. Kamu alımlarında yerli makine avantajı sağlanıyor, AB eko-tasarım ve yeşil dönüşüm destekleri mevcut. Tüm bu politikaları makine üretiminde bir üst lige çıkmamızı sağlayacak önemli adımlar olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. “MEEXX Yeni ve Kritik Bir Eşik Olacak” Bu sıçramanın mühendislik kabiliyetiyle oluşturulacak farkla yapılabileceğini belirten İğrek, “Artık sadece fiyatla rekabet dönemi bitmiştir. Hedefimiz daha ucuza üretmek değil, verimli ve akılcı üretmek olmalıdır. Küresel rekabette geride kalma lüksümüz yok. Bu dönüşümün içinde olmak zorundayız. Özellikle Ar-Ge’de paradigma değişimine ihtiyacımız var. Gücümüzü bilimle, mühendislikle, eğitimle artıracağız.” ifadelerini kullandı. Fuarın yeniden Bursa’ya kazandırılmasına katkı sunanlara teşekkür eden İğrek, “Dünya zor bir dönemden geçiyor, rekabet sert, pazarlar daralıyor. Ama Türk sanayisi güçlü ve köklüdür. Sektör vizyon sahibidir, mühendislerimiz yetenekli, girişimcilerimiz cesurdur. Bu nedenle iddiamız nettir: Türkiye makine ve teknoloji üretiminde bölgesel değil, küresel güç olacaktır. MEEXX bu yolda yeni ve kritik bir eşik olacaktır.” diye konuştu. “Birlik Beraberlik Ruhunu Sanayimize Yansıtmak Zorundayız” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise Bursa’nın birçok alanda olduğu gibi sanayide de Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Altun, “Riskler var, fırsatlar da var. Her millet kendi öz gücünden fırsat üretmek zorundadır. Biz fedakârlığı, birlik ve beraberliğiyle öne çıkan bir milletiz. Bu ruhu sanayimize de yansıtmak zorundayız” diye konuştu. Sektörün dayanışma, devlet desteği ve gerçeklerle uyumlu çok yönlü bir bakış açısıyla her krizi aşacağına inandığını dile getiren Altun, “Bu fuarlarda küçük bir temas, iyi bir diyalog büyük bir güvenin kapısını açabilir. Bu güveni Türk misafirperverliği ile birleştirerek başka milletlerde olmayan bu değerle rekabeti artırabiliriz. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, bereketli bir fuar diliyorum.” dedi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getiriyor. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alıyor. Fuarda ayrıca canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunuyor.

Bursa 250 Büyük Firma Araştırması: Net satışlar yüzde 43 arttı, kârlar düştü Haber

Bursa 250 Büyük Firma Araştırması: Net satışlar yüzde 43 arttı, kârlar düştü

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından bu yıl 28'incisi gerçekleştirilen "Bursa 250 Büyük Firma Araştırması-2024" sonuçları açıklandı. Buna göre 2024 yılında Bursa'da 250 büyük firmanın toplam net satışları, 2023 yılına göre yüzde 43 artışla 1 trilyon 467 milyar TL'ye yükseldi. Firmaların kârlılıkları ise geriledi. Bursa ekonomisinin en önemli saha çalışmalarından biri olan ‘Bursa 250 Büyük Firma Araştırması' kentin üretim, ihracat, istihdam ve katma değer performansını ortaya koyarken, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin firmalar üzerindeki etkilerini de yansıtıyor. 250 büyük firma, 2024 yılı net satış tutarları esas alınarak sıralandı. Söz konusu araştırma kapsamında firmalar, katma değer, öz kaynak, aktif toplamı, vergi öncesi dönem kâr/zarar, ihracat, istihdam, üretimden satışlar ve FAVÖK göstergelerine göre de değerlendirildi. Net satışlarda güçlü artış 2024 yılında Bursa'da 250 büyük firmanın toplam iç ve dış satışları, 2023 yılına göre yüzde 43 artarak 1 trilyon 467 milyar TL'ye yükseldi. Üretimden net satışlarda ise yüzde 44'lük artış kaydedildi. Buna karşın, firmaların faaliyetlerinden oluşan katma değer yüzde 10'luk sınırlı bir büyüme göstererek 231,7 milyar TL seviyesine ulaştı. 2023 yılında yüzde 102 artış gösteren katma değer, 2024'te küresel büyümenin yavaşlaması ve sıkı para politikaları nedeniyle daha ölçülü bir artış sergiledi. Finansman giderleri kârları eritti Bursa 250 Büyük Firma Araştırması'nda kâr eden firma sayısı 164'e geriledi. 2023 yılında listede kâr eden firma sayısı 220 olmuştu. Vergi öncesi kâr/zarar toplamı yüzde 67 düşüşle 28,2 milyar TL'ye indi. Firmaların toplam faaliyet kârı yüzde 50,7 azalarak 47,7 milyar TL'ye, FAVÖK büyüklüğü ise 157,5 milyar TL'ye düştü. Finansman giderleri ise yüzde 14,5 artışla 54,9 milyar TL'ye ulaştı. 2023 yılında toplam finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 49,6 iken, 2024'te bu oran yüzde 115,2'ye yükseldi. Böylece finansman maliyetleri, firmaların kârlılıklarını önemli ölçüde sınırlayan temel unsur oldu. İhracat performansı Türkiye ortalamasının üzerinde Bursa'nın ihracat performansı 2024 yılında dikkat çekici bir ivme kazandı. Türkiye genelinde ihracatın yüzde 2,4 olarak gerçekleştiği 2024 yılında Bursa'daki 250 büyük firmanın toplam ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 10,8'lik artışla 14,8 milyar dolara yükseldi. Bursa 250 Büyük Firma Araştırması'nda yer alan şirketlerin toplam istihdamı, 2024 yılında yüzde 7 artışla 189 bin 977 kişiye ulaştı. Yabancı sermayeli firma sayısı ise 42 olarak bir önceki yıl ile aynı düzeyde gerçekleşti. Bursa'nın ilk 10 firması 2024 yılı net satışlarına göre, Bursa'nın ilk 10 firması belli oldu. Listenin zirvesinde, 175 milyar 482 milyon TL'lik net satışla Oyak Renault yer aldı. Oyak Renault'u Tofaş 106,1 milyar TL ile TGS Dış Ticaret de 84,3 milyar TL ile izledi. Dördüncü sırada Bosch 64,1 milyar TL, beşinci sırada Borçelik 46,6 milyar TL ile bulunurken, Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (Togg) 41,7 milyar TL ile listenin altıncı sırasında yer aldı. Sütaş, Uludağ Perakende Elektrik Satış, Köfteci Yusuf ve Karesi Polyester ise sırasıyla ilk 10'da yer alan diğer firmalar oldu. Listede 69 otomotiv yan sanayi firması Sıralamada yer alan firmalardan 69'u otomotiv yan sanayi, 35'i tekstil, 31'i gıda, tarım ve hayvancılık, 26'sı perakende ticaret, 21'i metal, 10'u makine ve teçhizat sektöründe faaliyet gösteriyor. Listede ayrıca çimento, toprak ürünleri ve madencilik, enerji, inşaat ve plastik sektörlerinden 6'şar firma yer aldı. Ağaç, orman ürünleri ve mobilya, hizmet, eğitim ve danışmanlık ile otomotiv ana sanayi alanlarında faaliyet gösteren 5'er firma da sıralamada yer buldu. Bunun yanında ekonomik ilişkiler ve finans, hazır giyim, kimya ve lojistik sektörlerinden 4'er firma listeye girerken, 2 turizm firması ile 1 çevre ve geri dönüşüm firması da en büyük 250 firma arasında yer aldı. Başkan Burkay: "Bursa iş dünyası üretmeye devam etti" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ticaretini zorlayan korumacı politikalar, jeopolitik gerilimler ve bölgesel savaşların üretim zincirlerini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, "Ülkemizde ise fiyat istikrarını hedefleyen para politikaları, finansmana erişimi güçleştirdi. Artan enerji ve işgücü maliyetleri, reel sektörümüzün omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırdı. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Bursa iş dünyası bir kez daha farkını ortaya koydu. Şartlar ne olursa olsun üretmeye, ihracat yapmaya, istihdamını korumaya devam etti. Kârlılıktan ödün verse de çarklarını durdurmadı; üretimden, alın terinden, güçlü geleceğimize duyduğu inançtan vazgeçmedi" dedi. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 115 Bursa 250 Büyük Firma Araştırması sonuçlarını değerlendiren Başkan Burkay, 2023 yılında yüzde 8,4 olan satış kârlılığının 2024'te yüzde 1,9'a gerilediğini, ayrıca firmaların finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 50 seviyesinden yüzde 115'e yükseldiğini belirtti. Burkay, "Tüm bu veriler firmalarımızın karşılaştığı zorlukların göstergesidir. Ancak bu tablo, aynı zamanda Bursa'nın üretim azminin, direncinin ve dayanışma kültürünün de en somut kanıtıdır" diye konuştu. "En önemli engel finansmana erişim" Reel sektörün önündeki en önemli engelin finansmana erişim maliyeti olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Politika faizleriyle piyasa faizleri arasındaki farkın azalması, yatırım iştahını artıracak; üretimin, ihracatın ve istihdamın önünü açacaktır. Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında belirlenen hedeflerin başarıya ulaşması, üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, reel sektörün dayanıklılığının artırılması ve kaynakların yüksek katma değerli alanlara yönlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu doğrultuda atılacak her adım, sürdürülebilir büyümenin temellerini sağlamlaştıracaktır" ifadelerini kullandı. "Üyelerimizin sorunlarına çözüm üretiyoruz" BTSO olarak her dönemde olduğu gibi bu süreçte de üyelerinin yanında olduklarını belirten Burkay, "Sektörlerimizin taleplerini ilgili kurumlara ileterek somut çözümler üretilmesine katkı sağladık. Diğer yandan, TEKNOSAB, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika, Bursa Business School ve GUHEM gibi projelerle sanayi, teknoloji ve insan kaynağı ekosistemimizi güçlendiriyoruz. UR-GE, HİSER, Ticari Safari ve KFA projelerimizle firmalarımızın küresel pazarlarda daha rekabetçi olmasını destekliyor; Dirençli Kentler Zirvesi, Enerji Zirvesi, Çevre Forumu, Next Level Uludağ Zirvesi ve Uludağ Gıda Zirvesi gibi etkinliklerle iş dünyamıza yeni ufuklar açıyoruz" dedi. "Miktar değil verimlilik esaslı bir rekabet var" İbrahim Burkay, küresel rekabette de belirleyici unsurunun artık ‘miktar' değil ‘verimlilik' olduğuna dikkat çekti. Başkan Burkay, "Bursa iş dünyası olarak önümüzdeki dönemde hedefimiz; teknolojiyi, dijitalleşmeyi ve verimliliği merkezine alan üretim modellerini yaygınlaştırmak olacaktır. Sanayi birikimi, girişimcilik ruhu ve yenilikçi potansiyeliyle Bursa, bu dönüşümün öncüsü olmaya hazırdır. Tüm zorluklara rağmen üretimden, ihracattan ve istihdamdan vazgeçmeyen tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum. BTSO olarak, üretimin gücünü koruyan, kaynaklarını verimli kullanan ve geleceğini bugünden inşa eden bir Bursa vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor Haber

Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor

TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, lojistikte standart dışı ahşap palet ve sandıkların güvenlik, maliyet ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğu söyleyerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kalite standartlarını güçlendirecek düzenleme ve etkin denetimleri hızlandırmasını talep etti. Balcıoğlu, özellikle zincir marketler dâhil tüm sektörlerde dayanıklılık ve sertifikasyonun satın alma kriterlerine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. ZİNCİR MARKETLERE ÇAĞRI: FİYAT KADAR DAYANIKLILIK VE SERTİFİKASYON Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. DENETİM VE MEVZUAT: BAKANLIĞA VE TSE’YE ORTAK ÇAĞRI Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu’na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. ÇEVRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: KISA ÖMÜR DAHA ÇOK AĞAÇ TÜKETİMİ DEMEK "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu’na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. İHRACAT POTANSİYELİ KALİTEDEN GEÇİYOR Türkiye’de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu’na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.