SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uyuşturucu

Söz Bursa - Uyuşturucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyuşturucu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor! Haber

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz" dedi. Bakan Çiftçi, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. APP plakalardaki düzenlemeye ilişkin sorular üzerine Çitçi, "Karayolları Trafik Kanunu'ndaki düzenlemeyle ilgili kanun 27 Şubat tarihinde yürürlüğe girmişti. Bu APP plaka ile ilgili sahada yığılma olduğunu duydum. Hatta cuma günü memleketim Konya'da da vatandaşların sıraya girdiklerini ve uzun kuyruklar oluşturduklarını görünce bununla ilgili bir tedbir alınması gerektiğini değerlendirdik. APP plakalarla ilgili Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından verilen plakaları kabul ediyoruz. Bu durumla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Bu plakaları geçerli kabul ediyoruz. Ceza işlemi uygulamayacağız. Yalnız vatandaşlarımız plakayı şoförler odasından aldıktan sonra plaka üzerinde herhangi bir oynama veya bir değişiklik yaptıysa bunun 4 bin lira cezası var. Onlar yürürlükte şu anda" dedi. "APP PLAKALARLA İLGİLİ UYGULANAN CEZALARI SİLECEĞİZ" APP plakalara uygulanacak cezai işlemler için 1 Nisan'a kadar süre verdiklerini belirten Bakan Çiftçi, "Ayrıca yetkili olmayan yerlerde yaptırılan plakalar var. Biz sahte plaklar diyoruz onlara. Onlarla ilgili müeyyideler biraz daha ağır, 140 bin lira civarında para cezası var. Bu şu anda yürürlükte. Sadece işin plaka tarafı değil, güvenlik, terör ve uyuşturucu tarafı var. İşin bir kamu güvenliği tarafı da var. Dolayısıyla sahte plakalarla ilgili düzenleme yürürlükte. Herhangi bir esnetme yok. Biz vatandaşımız mağdur olmasın, sıkıntıya girmesin diye bu bahsettiğim oynanan plakalarla ilgili 1 Nisan'a kadar süre verdik. O döneme kadar rehberlik yapacağız. Herhangi bir şekilde ceza uygulamayacağız. Vatandaşımız bu konuda müsterih olsun. Uygulanan cezaları da sileceğiz" diye konuştu.

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu... Haber

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu...

CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP'liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile'de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP'ye ağır eleştirilerde bulundu. "UYUŞTURUCU MESELESİ BİR SİYASİ PARTİNİN, İKTİDARIN YA DA MUHALEFETİN MESELESİ DEĞİLDİR" Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye'nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile'nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye'de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "BİZİM DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "MEDYAMIZDA BU KONUDA DUYARLILIK İSTİYORUZ" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye'de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019'daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP'nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP'nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi'ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki '38 ve 37'nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin'. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP'lilere bir yazı gönderiyor, 'Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin' diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP'li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "BİZ NEYİN HAİNİYİZ, AZİZ İHSAN AKTAŞ ARKADAŞLIĞINI BİZ Mİ YAPMIŞIZ?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP'ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş'ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "GELDİĞİMİZ DURUM NORMAL DEĞİL, BİR CHP'Lİ OLARAK İÇİM ACIYOR" CHP'nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP'liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP'linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP'de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP'li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "BU İKİ YÜZLÜ SİYASET CHP'NİN GELENEĞİNDE OLMAYANIN BİR SİYASETİDİR" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM'de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP'yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40'ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce 'Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?' diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal'ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP'nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı Haber

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı

Mudanya Belediyesi, demokrasi, aydınlanma ve basın özgürlüğü mücadelesinin simge ismi gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu katledilişinin 33’üncü yılında düzenlediği programla andı. “Susturamazlar” temasıyla düzenlenen program Uğur Mumcu belgeseli gösterimiyle başladı. Mumcu Ailesi adına programa bir video mesaj gönderen Uğur Mumcu’nun kızı, um:ag Yönetim Kurulu Üyesi Özge Mumcu, babasının 1975 yılında yazdığı ‘Çağın Suçu’ yazısından bir bölüm okudu. Mumcu, “Türkiye’nin daha iyi günler yaşayacağına dair umudumuzu korumaya devam ediyoruz. Sizler de umudunuzu korumaya devam edin” dedi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide siyasetçi, Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile gazeteci-yazar Sedat Ergin, Mumcu cinayetini ve dava sürecini ele aldı. “MUMCU’NUN MİRASI SORU SORMAKTIR” Uğur Mumcu’nun zeki, cesur ve büyük bir Atatürkçü olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Uğur Mumcu’nun asıl mirası, rahatlatan cevaplar değil; rahatsız eden sorulardır. Ve belki de onu anmanın en sahici yolu şudur: Bir gün, bir yerde, herkes sustuğunda bile soru sormak ve gerçekleri konuşmaktır.” dedi. “ÇALIŞKANDI, DİSİPLİNLİYDİ, ÖNCÜYDÜ” Ergin ise Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’de önem kazanmasında öncü rol oynadığını vurguladı. Ergin şöyle konuştu: “Çok disiplinli ve çok çalışkandı. Mumcu devlet içindeki yolsuzluk, uyuşturucu, silah kaçaklığı ile ilgili karanlık ilişkileri ilk kez ortaya çıkarmış ve belgeleriyle ortaya koymuştur. Tarikatların siyasetle ve ticaretle olan ilişkileri de Uğur Mumcu gazeteciliğinin odaklandığı alanlardan biriydi.” Ergin, 33 yıldır faillerin bulunamadığına dikkat çekerek “Yoldan geçenlere sorun, ‘Uğur Mumcu davasının hala devam ettiğini biliyor musun’ diye? Binlerce insan o gün Ankara’daki adliyenin önünde toplanabilir.” Bu çağrının üzerine Başkan Dalgıç, “Karanlıkta kalan bu cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması talebimizi haykırmak için ben de 9 Şubat’ta Ankara’da olacağım. Adalet arayışımıza güç vermek isteyen herkesi Ankara’da görülecek bu duruşmada bizimle birlikte olmaya davet ediyorum” dedi. Uğur Mumcu’nun susturulamadığını söyleyen Karayalçın da “Cumhuriyet’e karşı olanlar, Atatürk’e karşı olanlar, laikliğe karşı olanlar, Uğur Mumcu’nun katilleridir. Failleri biliyoruz. O yüzden değerlerimize sahip çıkmalıyız.” diye konuştu.

Zehir tacirlerine dev darbe! Yüksekova kırsalında neredeyse 1 ton uyuşturucu Haber

Zehir tacirlerine dev darbe! Yüksekova kırsalında neredeyse 1 ton uyuşturucu

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Yüksekova kırsalında 771 kilogram skunk, 10,5 kilogram eroin, 78,5 kilogram metamfetamin olmak üzere toplam 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Hakkari’de jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyona ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Operasyonda 860 kilogram uyuşturucu maddesi ele geçirildiğini aktaran Bakan Yerlikaya, "Uyuşturucuyla mücadele kapsamında Hakkari’de jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonda 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirdik. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik Şube ekiplerince yapılan istihbari çalışmalara istinaden ‘uyuşturucu madde imal veya ticareti’ suçunun ortaya çıkarılması ve uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi maksadıyla Yüksekova kırsalında 771 kilogram skunk, 10,5 kilogram eroin, 78,5 kilogram metamfetamin olmak üzere toplam 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir iç güvenlik meselesi değildir; bu mücadele küresel bir güvenlik mücadelesidir. Daha önce de ifade ettim. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık. Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir hedef koyduk: O hedef ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz, erişilmez bir kale haline getirmektir. Emeği geçenleri tebrik ederim" dedi.

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak" Haber

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak"

EKONOMİK BUHRAN VE "61 BİN LİRALIK PARFÜM" ÖRNEĞİ Türkiye'nin dokuz yıldır ağır bir ekonomik krizden geçtiğini ve bunun artık bir "buhran" olduğunu belirten Özdağ, toplumun yüzde 85’inin fakirleştiğini ifade etti. İstanbul'daki saha çalışmalarından bir örnek veren Özdağ, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul'da bir parfümeride işlerin nasıl olduğunu sordum. Fiyat aralığının 800 lira ile 61 bin lira arasında olduğunu söylediler. 61 bin liralık parfüm alanlar harcamada sıkıntı çekmiyor çünkü o küçük azınlık, büyük çoğunluk fakirleşirken haksız kazançla zenginleşmeye devam ediyor." Özdağ ayrıca, hükümetin 2026 yılında fakirliği aşacak bir hamlesi olmadığını savunarak, Kasım 2027’nin muhtemel bir erken seçim tarihi olacağını iddia etti. "SESSİZ SAVAŞ" VE ORGANİZE SUÇ İSTATİSTİKLERİ Türkiye’nin Avrupa’da organize suç örgütleri sıralamasında birinci, dünyada ise 14. sırada yer aldığını belirten Özdağ, uyuşturucu ve sanal kumardan 200 milyar dolara yakın kara para ekonomisi oluştuğunu söyledi. Bu durumu Türk gençliğine karşı bir "sessiz savaş" olarak nitelendiren Genel Başkan, Zafer Partisi'nin "Tertemiz Türkiye Projesi" ile bu çeteleri tasfiye edeceğini vurguladı. TERÖRLE MÜCADELEDE "İMHA" VURGUSU "Terörsüz Türkiye" tartışmalarına da değinen Ümit Özdağ, terörün pazarlıkla değil, örgütün yok edilmesiyle biteceğini savundu. Özdağ'ın terörle mücadele konusundaki net mesajı şöyle oldu: Pazarlık Değil İmha: Terörsüz Türkiye, Abdullah Öcalan veya diğer terör elebaşları muhatap alınarak değil, bunlar imha edilerek sağlanır. Devlet Yapısının Korunması: Terörle mücadele, devletin milli üniter yapısını tahrip ederek değil, kuruluş felsefesi üzerinde devam ederek ve terörü ezerek olur. Çok Uluslu Yapıya Ret: Türkiye'nin çok uluslu veya ademi merkeziyetçi bir yapıya sürüklenmesine izin verilmemelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.