SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uyuşturucu

Söz Bursa - Uyuşturucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyuşturucu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özdağ’dan Ankara’da sert mesaj: "Teröriste verecek çakıl taşımız yok!" Haber

Özdağ’dan Ankara’da sert mesaj: "Teröriste verecek çakıl taşımız yok!"

"ÖCALAN'A BAŞMÜZAKERECİ STATÜSÜ MÜ VERİLİYOR?" Konuşmasında İmralı ile yürütülen süreçlere değinen Özdağ, Abdullah Öcalan’a mahkum statüsünü sona erdirecek bir zemin hazırlandığı iddialarını gündeme taşıdı. Özdağ, "İmralı'daki narko teröriste, siyasi çalışmalarında kullanacağı bir bina tahsis edilmek isteniyor. DEM, Öcalan’ın ‘başmüzakereci’ olmasını istiyor. Biz bu hesabı İstiklal Harbi'nde kapattık. Bu hesabı tekrar görmek isteyenlere Ege’nin sularının ne kadar soğuk olduğunu hatırlatırız" ifadelerini kullandı. EKONOMİK KURTULUŞ REÇETESİ: "HALK DEĞİL, DEVLET TASARRUF EDECEK" Türkiye'nin ağır bir ekonomik buhrandan geçtiğini belirten Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi yönetimindeki planlarını kalem kalem açıkladı: Devlet Harcamalarında Kesinti: Sığınmacılara harcanan yıllık 11 milyar dolar ve insani yardım adı altında yurt dışına gönderilen 8 milyar dolar durdurulacak. Lüks Makam Araçlarına Son: Kamudaki 55 bin makam aracı 5 bine düşürülecek. VİP Uçaklar Satılacak: Cumhurbaşkanlığına ait uçaklar satılarak 1,7 milyar dolar gelir elde edilecek. Şeffaf İhale Dönemi: İhalelerdeki usulsüzlükler engellenerek yılda 20 milyar dolar tasarruf sağlanacak. "UYUŞTURUCU VE KUMAR ÇETELERİ TERÖR ÖRGÜTÜ SAYILACAK" Uyuşturucuyla mücadeleyi "vatan savunması" olarak nitelendiren Özdağ, "Uyuşturucu ve sanal kumar çetelerine hukuken terör örgütü muamelesi yapacağız. Baronların mal varlıklarına son kuruşuna kadar el koyacağız. Gençlerimizi bu bataklıktan zorunlu tedaviyle kurtaracağız" dedi. ANADOLU KALESİ VE SIĞINMACILAR Sığınmacı meselesinin bir "demografik işgal" olduğunu yineleyen Özdağ, "Anadolu Kalesi projemizle hem yeni göçleri durduracağız hem de gelenlerin vatanlarına dönmesini sağlayacağız. Suriye’de çatışmalar durdu, artık dönme vakti geldi" şeklinde konuştu. DOĞA VE ÇEVRE VURGUSU: "CENGİZ YASALARINI UYGULAYACAĞIZ" Gerçek milliyetçiliğin vatan toprağını ve doğasını korumak olduğunu belirten Özdağ, maden şirketlerinin çevre kirliliğine değindi: "İkizdere'de, Akbelen'de, İliç'te biz vardık. Topraklarımızı siyanürle zehirleyenlere karşı çıktığım için Cengiz Holding beni mahkemeye verdi ama beraat ettim. Türk yurdunun ormanını, deresini savunmayan gerçek milliyetçi olamaz."

Ümit Özdağ: "Baronlar dururken torbacı kovalamayın" Haber

Ümit Özdağ: "Baronlar dururken torbacı kovalamayın"

"Cumhuriyet Çocukları Gururla Kutluyor" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla açıklamalarda bulunan Ümit Özdağ, bayramın sadece bugünün çocuklarına değil, Cumhuriyet tarihini yaşayan herkese ait olduğunu vurguladı. Ancak son günlerde yaşanan okul saldırılarına değinen Özdağ, çocukların eğitim sisteminde güvende olmadığını savundu. Eğitimde Tarikat Eleştirisi Milli Eğitim Bakanlığı'nın pedagojik ilkeleri ihlal ederek tarikat ve cemaatlerle iş birliği yaptığını öne süren Özdağ, "Bu uygulama gençlerimizi küresel rekabetten alıkoyuyor. PISA ve üniversite başarı sıralamaları ortadadır" dedi. "Baronlar Dururken Torbacı Bacağı Kırmayın": Okul önlerindeki uyuşturucu ve sanal kumar tehlikesine dikkat çeken Özdağ, "Baronlarla tanışık olup torbacıların bacağını kırmanın faydası yok. Önce baronların bacağı kırılmalı" ifadelerini kullandı. Demografik Tehlike Türkiye'de doğum oranlarının 1,4’e düştüğünü hatırlatan Özdağ, "Erdoğan üç çocuk diyor ama asgari ücretli bir aile üç çocuğa nasıl bakacak? Toplum hızla fakirleşiyor" dedi. AB ve Ekonomi Çıkışı Özdağ, Avrupa Birliği yetkilisi Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kategoride "tehdit" olarak görmesine de tepki gösterdi: AB İlişkileri Avrupa Birliği ile mevcut "tam üyelik" oyununun sürdürülebilir olmadığını belirten Özdağ, "Gümrük Birliği’ni sona erdireceğiz. Yerine 'Serbest Ticaret Bölgesi' modelini kuracağız" dedi. Özelleştirme Tepkisi Alsancak Limanı ve otoyolların özelleştirilme çabalarını eleştiren Özdağ, "65-70 milyar dolar kazanacağımız varlıkları 6-7 milyar dolara satıyorlar. Biz bütün bu süreçleri durduracağız" uyarısında bulundu. "Ekonomide Rasyonel Çöküş" Yeni Şafak gazetesinin manşetine atıfta bulunan Özdağ, iktidarın kendi yayın organlarının bile ekonomideki çöküşü kabul ettiğini söyledi.

Adana’da Islak mendil görünümlü uyuşturucu fabrikası: “Afiyet olsun” kamuflajı ortaya çıktı Haber

Adana’da Islak mendil görünümlü uyuşturucu fabrikası: “Afiyet olsun” kamuflajı ortaya çıktı

Adana’da narkotik ekiplerinin yürüttüğü çalışma, film sahnelerini aratmayan bir kaçak üretim ağını ortaya çıkardı. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesi Ova Mahallesi’nde faaliyet gösteren şüpheli bir tesisi takibe aldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, söz konusu adresin ıslak mendil üretim tesisi görünümü altında sentetik uyuşturucu üretimi yaptığı belirlendi. OPERASYONDA MİLYONLARCA HAPLIK MALZEME ELE GEÇİRİLDİ 5 Nisan’da özel harekât polislerinin desteğiyle düzenlenen baskında: 703 bin 43 adet uyuşturucu hap, 2 ton 259 kilogram etken madde, 3 milyon 999 bin boş kapsü,l Çok sayıda üretim makinesi, Ambalaj ve paketleme materyalleri ele geçirildi. Uzman ekipler, ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 5 milyon 793 bin 846 adet uyuşturucu hap üretilebileceğini değerlendirdi. “ISLAK MENDİL İŞİ SANDIK” SAVUNMASI Operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden bazıları ifadelerinde dikkat çeken savunmalarda bulundu. Şüphelilerden ikisinin: “Islak mendil işi yapmak için başladık. Sonradan uyuşturucu olduğunu anladık ama çıkamadık.” şeklindeki beyanları dosyaya girdi. “AFİYET OLSUN” YAZILI KAMUFLAJ Şebekenin en dikkat çekici yöntemi ise sevkiyat sırasında kullandığı kamuflaj oldu. Üretilen sentetik hapların: Yiyecek görselleri bulunanÜzerinde “Afiyet olsun” yazan ambalajlara yerleştirildiği tespit edildi. Bu yöntemle denetimlerden kaçmayı hedefledikleri belirlendi. 7 KİŞİ TUTUKLANDI Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden: 7’si tutuklandı, 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor! Haber

Milyonlarca araç sahibine müjde: APP plaka cezaları siliniyor!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz" dedi. Bakan Çiftçi, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. APP plakalardaki düzenlemeye ilişkin sorular üzerine Çitçi, "Karayolları Trafik Kanunu'ndaki düzenlemeyle ilgili kanun 27 Şubat tarihinde yürürlüğe girmişti. Bu APP plaka ile ilgili sahada yığılma olduğunu duydum. Hatta cuma günü memleketim Konya'da da vatandaşların sıraya girdiklerini ve uzun kuyruklar oluşturduklarını görünce bununla ilgili bir tedbir alınması gerektiğini değerlendirdik. APP plakalarla ilgili Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından verilen plakaları kabul ediyoruz. Bu durumla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Bu plakaları geçerli kabul ediyoruz. Ceza işlemi uygulamayacağız. Yalnız vatandaşlarımız plakayı şoförler odasından aldıktan sonra plaka üzerinde herhangi bir oynama veya bir değişiklik yaptıysa bunun 4 bin lira cezası var. Onlar yürürlükte şu anda" dedi. "APP PLAKALARLA İLGİLİ UYGULANAN CEZALARI SİLECEĞİZ" APP plakalara uygulanacak cezai işlemler için 1 Nisan'a kadar süre verdiklerini belirten Bakan Çiftçi, "Ayrıca yetkili olmayan yerlerde yaptırılan plakalar var. Biz sahte plaklar diyoruz onlara. Onlarla ilgili müeyyideler biraz daha ağır, 140 bin lira civarında para cezası var. Bu şu anda yürürlükte. Sadece işin plaka tarafı değil, güvenlik, terör ve uyuşturucu tarafı var. İşin bir kamu güvenliği tarafı da var. Dolayısıyla sahte plakalarla ilgili düzenleme yürürlükte. Herhangi bir esnetme yok. Biz vatandaşımız mağdur olmasın, sıkıntıya girmesin diye bu bahsettiğim oynanan plakalarla ilgili 1 Nisan'a kadar süre verdik. O döneme kadar rehberlik yapacağız. Herhangi bir şekilde ceza uygulamayacağız. Vatandaşımız bu konuda müsterih olsun. Uygulanan cezaları da sileceğiz" diye konuştu.

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu... Haber

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu...

CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP'liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile'de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP'ye ağır eleştirilerde bulundu. "UYUŞTURUCU MESELESİ BİR SİYASİ PARTİNİN, İKTİDARIN YA DA MUHALEFETİN MESELESİ DEĞİLDİR" Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye'nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile'nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye'de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "BİZİM DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "MEDYAMIZDA BU KONUDA DUYARLILIK İSTİYORUZ" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye'de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019'daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP'nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP'nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi'ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki '38 ve 37'nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin'. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP'lilere bir yazı gönderiyor, 'Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin' diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP'li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "BİZ NEYİN HAİNİYİZ, AZİZ İHSAN AKTAŞ ARKADAŞLIĞINI BİZ Mİ YAPMIŞIZ?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP'ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş'ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "GELDİĞİMİZ DURUM NORMAL DEĞİL, BİR CHP'Lİ OLARAK İÇİM ACIYOR" CHP'nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP'liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP'linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP'de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP'li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "BU İKİ YÜZLÜ SİYASET CHP'NİN GELENEĞİNDE OLMAYANIN BİR SİYASETİDİR" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM'de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP'yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40'ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce 'Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?' diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal'ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP'nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.