SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uzman Desteği

Söz Bursa - Uzman Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzman Desteği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Emzirme Saç Döker" inanışı doğru mu? İşte gerçekler Haber

"Emzirme Saç Döker" inanışı doğru mu? İşte gerçekler

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, doğum sonrası dönemde sık görülen saç dökülmesinin büyük oranda geçici ve hormonal kaynaklı bir süreç olduğunu belirterek, bazı durumlarda medikal estetik uygulamalarla destekleyici çözümlerden de faydalanılabileceğini söyledi. Hamilelik döneminde artan östrojen hormonunun saçların büyüme evresini uzattığını ifade eden Dr. Kuzukıran, doğum sonrası hormon seviyelerindeki düşüşle birlikte saçların dinlenme evresine geçerek dökülmeye başladığını kaydetti. Tıp literatüründe “postpartum telogen effluvium” olarak adlandırılan bu durumun bir hastalık değil, fizyolojik bir süreç olduğunu vurguladı. “Bu süreçte saç kökleri zarar görmez, yalnızca saç döngüsü yeniden normale döner” diyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, dökülmenin genellikle doğumdan 2 ila 4 ay sonra başladığını ve 3 ila 6 ay arasında daha belirgin hale geldiğini söyledi. Medikal estetikte destekleyici yaklaşımlar Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğu vakada kendiliğinden düzeldiğini ancak bazı kadınlarda sürecin daha yoğun yaşanabildiğini belirten Dr. Kuzukıran, bu noktada medikal estetik uygulamaların destekleyici rol oynayabildiğini ifade etti. Saçlı derinin beslenmesini ve kan dolaşımını desteklemeye yönelik yöntemlerin gündeme gelebileceğini belirten Dr. Nuray Kuzukıran, “Mezoterapi ve PRP gibi uygulamalar, uygun hastalarda saç köklerinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu işlemler mutlaka uzman değerlendirmesi sonrası planlanmalıdır” dedi. Toplumda yaygın olan “emzirme saç döker” inanışının doğru olmadığını vurgulayan Kuzukıran, temel nedenin doğum sonrası hormonal değişimler olduğunu söyledi. Bununla birlikte demir, çinko, B12 ve D vitamini eksikliklerinin süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu dönemde dengeli beslenmenin önemine değinen Kuzukıran, protein, omega-3 yağ asitleri, kırmızı et, balık, yumurta ve yeşil yapraklı sebzelerin saç sağlığı açısından destekleyici olduğunu belirtti. Yeni annelik döneminin yoğun stres ve uykusuzlukla geçtiğini ifade eden Kuzukıran, bu faktörlerin saç dökülmesini daha belirgin hale getirebileceğini söyledi. Yeterli dinlenme ve destekleyici yaşam düzeninin sürecin yönetiminde önemli rol oynadığını vurguladı. Ne zaman uzman desteği alınmalı? Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğunlukla geçici olduğunu hatırlatan Kuzukıran, bazı durumlarda ise tıbbi değerlendirme gerektiğini belirtti ve “Doğum sonrası saç dökülmesi doğal bir süreçtir. Ancak ihtiyaç halinde medikal estetik yöntemlerle desteklenebilir ve süreç daha konforlu hale getirilebilir. Bir yıldan uzun süren dökülme, belirgin saç açıklıkları, kaş ve kirpik kaybı ya da eşlik eden halsizlik gibi durumlarda mutlaka uzman görüşü alınmalıdır. ” dedi.

Boğaz ağrısını hafife almayın Haber

Boğaz ağrısını hafife almayın

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, toplumda çok sık görülen boğaz ağrısının her zaman basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan yaşam tarzına kadar pek çok faktörün boğaz ağrısına yol açabileceğini vurguladı. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi. Op. Dr. Günen, soğuk algınlığı, grip, kızamık, suçiçeği gibi viral enfeksiyonların boğaz ağrısının en yaygın nedenleri arasında yer aldığını, bunun yanı sıra streptokok bakterileri, difteri, boğmaca gibi bakteriyel enfeksiyonların da ciddi boğaz ağrılarına neden olabildiğini söyledi. Alerjiler, kuru hava, tahriş edici maddeler, reflü, aşırı konuşma veya bağırmaya bağlı kas yorgunluğu gibi faktörlerin de önemli tetikleyiciler arasında bulunduğuna dikkati çeken Dr. Günen ayrıca tümörler, HIV ve bademcik ile gırtlak apselerinin de boğaz ağrısının altında yatan ciddi nedenler olabileceğine işaret etti. Belirtiler ve Riskli Durumlar Boğazda tırmalayıcı ağrı, yutkunma güçlüğü, kuruluk, bademciklerde şişme, ses kısıklığı, öksürük, ateş, vücut ağrıları ve mide bulantısı gibi belirtilerin boğaz ağrısıyla sıklıkla birlikte görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Günen, özellikle bazı durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi. Op. Dr. Günen, çocuklarda nefes alma güçlüğü, yutma zorluğu ve salya akmasını acil müdahale gerektiren durumlar olarak sıralanırken; yetişkinlerde ise zor nefes alma, ağız açmada güçlük, bir haftadan uzun süren boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kulak ağrısı, kanlı veya koyu balgam ve 15 günden uzun süren ses kısıklığının hekime başvurmak için önemli uyarı işaretleri olarak gösterdi. Tedavi Altta Yatan Nedene Göre Planlanıyor Boğaz ağrısının çok farklı nedenleri olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Abdullah Günen, tedavinin ancak altta yatan sebebin doğru tespit edilmesiyle etkili olacağını belirtti. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.