SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vatan

Söz Bursa - Vatan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan'dan sert tepki: Bazı fosiller başörtüsüne kin kusuyor Haber

Erdoğan'dan sert tepki: Bazı fosiller başörtüsüne kin kusuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derecede kibirli bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır, Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleştirmiştir, Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışına katıldı. Programda, 14 Ağustos'ta 25. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan AK Parti için hazırlanan kısa film izlendi ve partiye özel bestelenen yeni şarkı tanıtıldı. "PERDE İLE KONUŞAN BİR KADRO ASLA OLMADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Biz, ne kendi içimizde, ne de milletimizle aracılarla konuşan, perde ile konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik. Düşüncelerimizle özgürce dile getirdik, eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi, hem de çok cesur biçimde, çok özgüvenli biçimle yaptık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Basına açık kısmın ardından, yol arkadaşlığımızın gereği olarak, dostane bir atmosferde gündemimizdeki konuları etraflıca ele alacağız. Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş şekilde toplantımızı tamamlayacağız" dedi. "HEPSİ DE BU VATAN TOPRAĞINDA MÜLK SAHİBİDİR, EV SAHİBİDİR" 1,5 ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydeti: "14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdık önce Cenab-ı Allah'ın yardımı, sonra kaderimizi, kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum; Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon hep birlikte ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı peygamberin ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden bizi bir eden, beraber eden, tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir, yaşam tarzları hassasiyetler farklı olabilir ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim, bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir. Bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. O halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir. Bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir." "İMTİYAZ SAĞLAMANIN DEĞİL; EŞİTLİK VE ADALET MÜCADELESİNİ VERDİK" AK Parti olarak, kuruluş çalışmalarına başladıkları andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın ve kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun, bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil; eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi, toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik" diye konuştu. "CAHİL, GERİ KAFALI BAZI FOSİLLER ÇIKIYOR, BAŞÖRTÜSÜNE, BAŞÖRTÜLÜYE KİN KUSUYOR" Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakınız, kendi evlatlarım dahil bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Oysa bu çocuklar, bu kadınlar başlarını inançlarının bir gereği örtüyorlar. Daha da ötesi, bu ülkede dindar olsun ya da olmasın, kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler ama siz örtünmeyi yasaklarsınız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim, kuşam tarzını tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsınız, normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız. Biz kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken, bir imtiyazın peşinde değildik. Bir ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın peşinde değildik. Diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla değildik. Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın, böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derecede kibirli bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır, Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleştirmiştir, Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir, Türkiye bu meselede olması gereken ama on yıllar boyunca geciktirilen, on yıllar boyunca engellenen makul zemine ulaşmıştır. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin, ideolojinin sembolü hiç değildir. Yaşmağı, yazması, tülbenti, çarşafı özellikle örtmesi ehramı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir, inşallah ebediyen de normal olacaktır. Bakın bu yeni normal de değildir. Tüm zamanların normalidir, bin yıllık normalimizdir. Önümüze çıkan her meselede ilkemiz işte budur." "MÜTEKEBBİR BİR ÜSLUPLA BİZE DERS VEREMEZ" Erdoğan, 86 milyonun başka vatanı bulunmadığına dikkati çekerek, "Başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. Biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz, son nefesimize kadar da inşallah burada birlikte olacağız. Biz bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik ama şunu da herkes bilsin ki, kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez. Geçmişte olduğu gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz, mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu kimsenin haddi değil, hakkı da değildir. Kim ki bu fertlerin arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa, bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir. Kim ki, bu ülkenin kadınlarını kılık-kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır. AK Parti'yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ülkeler ekseninde mücadele veriyoruz" "KUTUPLAŞMADAN NEMALANAN, EN BAŞINDAN İTİBAREN CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLMUŞTUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Siyaset aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmadır. Farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır. Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir payda da buluşma iradesini, bu erdemi gösterme zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil. Milli bir ödev bilinciyle, milletin istikbali için bunu yapmak zorundayız. Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ve değerli lideri Sayın Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergiliyoruz. Farklı siyasi partiler olarak, ülkemizin bekası, milletimizin sulh ve selameti için güç birliği yaptık. Ortak noktalarda buluştuk, Cumhur İttifakını kurduk. Yenikapı ruhu ile milletimize birlikte hizmet ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de, diğer partilerin seçmenleriyle de elbette her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimizin aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Gündüz siyaset meydanlarında, kürsülerde birbirimize rakip olabiliriz ama akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında, aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı. Fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı. Bunu samimiyetle söylerken, şu gerçeği de göz ardı etmiyoruz; Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. 'Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın, öyle yazmayacaksın' dediler. 'O dili konuşmayacaksın, o türküyü dinlemeyeceksin, oraya gitmeyeceksin, onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin' dediler. Bu milleti ayırdılar, ayrıştırdılar, kutuplaştırdılar, siyasi rekabeti husumete, çatışmaya dönüştürdüler. En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinde yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar." "BİZ CHP İÇİNDEKİ BU KAVGANIN, BU İÇ SAVAŞIN TARAFI DEĞİLİZ" AK Parti olarak 25 yıldır yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdiklerini kaydetti. 25 yıl boyunca kardeşlik ve milleti kucaklaştırma mücadelesini verdiklerine dikkati çeken Erdoğan, "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakını kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik. Biliyorsunuz şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum. Biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugünde yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar. Birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Şimdi de ceremesini çekiyorlar bunu rağmen bizim arzumuz, umudumuz şudur; CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu bilemeyiz ancak Türkiye'nin her vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan bir takım dış güçlerden; gücünü, yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet, Türkiye'ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan teşkilatlarının biri Şam'dan biri Şark'tan çalan bir yapının Türkiye'ye de, milletimize sunabileceği hiçbir katkı yoktur" şeklinde konuştu. "BU MİLLETİN DEĞERLERİNDEN BESLENMESİ HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİDİR" Erdoğan, arzularının Türkiye'nin normalleşmesi olduğunu belirterek, "Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. İktidar kadar, muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir. Şunu unutmayalım; FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken, bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil, devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. 'Siyonizm' adı verilen, soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Bizde siyonizme karşı mücadele verirken kendimiz adına şahsi mücadele vermiyoruz, bunu kendimizin, milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, 'senden benden' diye ayırmıyor, Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirken, belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil, ülkemiz vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, bu ülkemiz ve bütün evlatlarımız için, Türkiye'nin aydınlık yarınları için istiyoruz. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliği sağlamanın değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz" dedi. "GÖRÜŞ AYRILIKLARIMIZ ELBETTE OLACAKTIR, BUNLAR BİZİM ZENGİNLİĞİMİZDİR" Gereksiz tartışmalarla, gereksiz çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini ve fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sunni, Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler. Çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni beseller ödemesini istemiyoruz. Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz, raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye'ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır, bunlar bizim zenginliğimizdir ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi, milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız. 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaştırma üzerine, çatışma üzerine değil, uzlaşma üzerine inşa ettik. Biz Mevlana gibi, 'Her ne olursan ol, yine gel' dedik. Yunus gibi, 'Gelin tanış olalım', Hacı Bektaş gibi, 'Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda' dedik." "AK PARTİ KİTABININ ŞİRAZESİNİN DAĞILMASINA ASLA GÖZ YUMMAYIZ" "25 yıldır kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 yıldır soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir. Türkiye neyse AK Parti tam olarak odur. Bunu kimse yanlış anlamasın, yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, bir kitabın her bir sayfası farklı renkte olabilir, bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. O hikayeler farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabilir. Belki her sayfanın ayrı bir ebrusu vardır ama her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır, kitabı bütünleştiren cildi vardır, her kitabın bir mukaddimesi, önsözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidi elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz, yolunu ayırana 'Uğurlar olsun' dediğimiz gibi, yolumuza girene de 'Hoşgeldin' der, bağrımıza basarız. Yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. İlkelerimizi, sınırlarımızı, çerçevelerimizi net şekilde çizdik. O çizginin dışına çıkmayız. Çıkılmasına da müsaade etmeyiz. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız. Biz partilerden bir parti değiliz, biz bir dava hareketiyiz, bir misyonun temsilciyiz, mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Zaferle değil, seferle mükellefiz" dedi.

Başkan Oktay Yılmaz: "Zulme karşı merhamet medeniyetini inşa edeceğiz" Haber

Başkan Oktay Yılmaz: "Zulme karşı merhamet medeniyetini inşa edeceğiz"

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, şehit yakınları ve gazilerle iftar sofrasında bir araya geldi. Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen programa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Muhammed Ali Yılmaz, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP İlçe Başkanı Kadir Taşçı, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şube Başkanı Adem Erdem, Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Nevin Fırtına, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şube Başkanı Haşim Sivri, kurum müdürleri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, şehit yakınları ve gaziler katıldı. ‘BORCUMUZU ÖDEYEMEYİZ’ Şehit yakınları, gaziler ve misafirlerin Ramazan’ını tebrik eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bugün, vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizin yakınlarıyla ve kıymetli gazilerimizle birlikte iftar yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Malumunuz milletimiz bu aziz toprakları ebedi vatan kılmak için çok zorlu imtihanlardan geçti. Şehirlerimiz talan edildi, kasabalarımız, köylerimiz yakıldı, yıkıldı. Ne yaptılarsa bizi bu topraklardan söküp atamadılar, Ezan-ı Muhammedi'leri susturamadılar, şanlı bayrağımızı indiremediler ve en önemlisi bizleri esir edemediler. Karşılaştığımız bütün badirelerden, şehitlerimizden ve gazilerimizden aldığımız ilhamla, Malazgirt ruhuyla, Çanakkale ruhuyla kurtulduk" ifadelerini kullandı. ‘ZALİMLERE BOYUN EĞMEDİK’ Dünyada yaşanan savaşlara ve kaosa da dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Bugün dünya gündemine, yakın çevremizde yaşananlara bakın. Dünyamız haksızın sırf güçlü diye haklıymış gibi göründüğü kaotik bir döneme doğru sürükleniyor. Yıllarca bize ahlak bekçiliği yapan, demokrasiden dem vuran ülkelerin çirkin yüzleri tek tek ortaya çıkıyor. Komşumuz İran'a yönelik saldırılarda masum insanları, günahsız çocukları hedef alacak kadar ahlak ve vicdan yoksunu olduklarına bir kez daha şahitlik ettik. Kendilerini medeni diye tabir edenlerin küçücük kız çocuklarını gözlerini kırpmadan katlettiğini gördük. Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin derdiyle yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizin etrafı adeta bir ateş çemberi içerisinde. Dünyanın artık bir merhamet medeniyetine ihtiyacı var. İşte bu gün bizler Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, bu medeniyeti inşa etmenin mücadelesini veriyoruz. Nasıl bugünlere onların oyunlarını bozarak geldiysek, nasıl zalimlere hiçbir zaman boyun eğmediysek Allah'ın izni, aziz milletimizin güçlü desteğiyle bundan sonra da adaletsizlikler karşısında aynı tepkiyi vermeye devam edeceğiz" diye konuştu. 14 FARKLI NOKTADA İFTAR Yıldırım’da, sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet ettiklerini vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz, "Sosyal belediyecilik anlayışımızla, özellikle mübarek ramazan ayında dayanışma ruhunu daha da güçlendirmek adına ilçemizin tam 14 ayrı noktasında iftar sofraları kuruyoruz. Aynı duaya amin diyen, aynı lokmayı paylaşan binlerce gönülle bir araya geliyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki; paylaşınca bereket artar, bir araya gelince kardeşlik büyür. Bütün şanlı gazilerimize minnet duygularımla birlikte acil şifa dileklerimi iletiyorum. Her daim yanınızda olmayı bir görev değil, bir gönül borcu olarak görüyoruz" dedi. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Şehit yakınları ve gazilerin Ramazan ayını tebrik eden Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise, "Ülkemiz birliğini ve dirliğini aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Şehitlerimiz bu ülkenin tapusu, gazilerimizin bekamızın teminatıdır. Ne yapsak sizlerin hakkını ödeyemeyiz" ifadelerini kullandı. İftar programında konuşan; Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şube Başkanı Adem Erdem, Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Nevin Fırtına ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şube Başkanı Haşim Sivri ise şehit yakınları ve gazileri iftarda buluşturan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür ettiler.

Erdoğan’dan gençlere kritik uyarı: "Aranıza girmelerine izin vermeyin" Haber

Erdoğan’dan gençlere kritik uyarı: "Aranıza girmelerine izin vermeyin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftarda bir araya geldiği sporcu ve gençlere hitap ederek, "Eski Türkiye'nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KYK öğrencileri, sporcular ve gençlerle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen iftar programında konuşan Erdoğan, siyasi kariyeri boyunca her zaman gençlerle çalıştığını ve bundan da gurur duyduğunu söyledi. Gençlere Türkiye’ye sahip çıkmalarını da öğütleyen Erdoğan, Türkiye’nin onların omuzunda yükseleceğini söyledi. "RAMAZAN'IN ZENGİN, MANEVİ ATMOSFERİ BU YIL MAŞALLAH BİR BAŞKA YAŞANIYOR" Ramazan ayının tüm Müslüman ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini, barışa huzura vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda Ramazan'ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun ihtiyaç sahibinin kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri, gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor. Allah kendilerinden razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "GENÇLERLE DAVA VE MÜCADELE ARKADAŞLIĞI YAPMAYA ÖNEM VERDİM, DEĞER VERDİM" Siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim. Açıkçası bir siyasetçi olarak bundan onur duydum. Siz gençlerimizin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteği siyasi mücadelemizin her döneminde en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Tüm imkansızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Partimizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımızda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte açtık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden, ticarete, turizmden, spora, eğitimden, hak ve özgürlüklere, Türkiye'ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye'yi siz gençlerimizle birlikte işte bu günlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "ÜLKEMİZ MAZİDEN ALDIĞI İLHAM VE CESARETLE İSTİKBALİNİ İNŞA EDİYOR" Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük atılımlar gerçekleştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye hemen her alanda ülkemizde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor. Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye'nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SİHA'lardan uzay çalışmalarına yapay zekadan büyük teknoloji girişimlerine ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin genç araştırmacıların girişimcilerin alıntıları var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri Teknofest gençliği azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor. Biz de enerji ve potansiyelinizi en üst seviyede kullanabilmeniz için daima siz gençlerin destekçisiyiz" açıklamasında bulundu. "EĞİTİM, SİYASET, SPOR, SANAYİ, TEKNOLOJİ DAHİL HER ALANDA SİZ GENÇLERİN YANINDA OLMAYA, SİZİN ÖNÜNÜZÜ AÇMAYA ÇALIŞTIK VE ÇALIŞIYORUZ" İktidara geldikleri ilk andan itibaren gençlere yatırım yapmaya başladıklarını belirten ve bu yatırımlardan bazılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde gençlik merkezlerimizin sayısı 9’du. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yüksek Öğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yüksek Öğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık 875’e yükselttik. Bir milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve milli takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" diye konuştu. "ESKİ TÜRKİYE'NİN İMTİYAZLILARININ ÇATIŞMA VE GERİLİMDEN BESLENENLERİN ARANIZA NİFAK SOKMASINA LÜTFEN MÜSAADE ETMEYİN" Gençlere "Siz bu milletin istikbalisiniz" diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla cennet vatanımıza hizmet edeceksiniz. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye'nin gençleri olarak birlik içinde sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız. Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler; Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler, hepiniz, her biriniz bu milletin öz ve öz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye'nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin. Her birinizden ülkenize milletinize aziz milletimizin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden size emanet edilen Türkiye'yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabı Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yaşına girmesi vesilesiyle kendisini kutlayanlara da teşekkür ederek şöyle konuştu: "Telefon açarak, mesaj yayınlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek bu anlamlı günümüzü kutlayan devlet ve hükümet başkanlarına başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerimizin genel başkanlarına, milletvekillerimize partimizin fedakar ve vefalı mensuplarına, dostlarımıza, arkadaşlarımıza ve bilhassa dualarını bizden esirgemeyen tüm vatandaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri aziz milletimize ve güzel memleketimize hizmet yolundan ayırmasın diyor. Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum."

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "MÜLKÜ VATAN KILMANIN YOLU DA İNSANI YAŞATMAKTAN GEÇER" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?" Haber

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma personeline hakaret ettiği öne sürülen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik, "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız" dedi. Yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için Silivri'ye giden bir grup Cumhuriyet Halk Partili, emniyet güçlerine hakaret etti. Cezaevi çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri sırasında, CHP’nin Gölge Milli Eğitim Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın, görev yapan jandarma personeline yönelik ‘şerefsiz’ ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bakan Yerlikaya, şu ifadelere yer verdi: "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? Arkasında milletimizin duası olan o vatan evlatlarını yalnız mı sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız? Hangi cüretle İsrail askerleriyle kıyaslarsınız? Ettiğiniz hakaretlerin bedelini elbette hem milletimizin vicdanı hem de hukuk önünde ödeyeceksiniz. Ne kadar saklasanız da içinizdeki kötülük dışarı vuruyor. Çünkü insanın dili kalbinde olanın tercümanıdır."

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu Haber

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" dedi. Bakan Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğünün 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orman alanlarını artırmaya, ormanları verimli hale getirmeye ve fidanlar ile tohumları geleceğe umut olarak dikmeye devam ettiklerini vurgulayan Yumaklı, yapılan ağaçlandırma ve erozyonla mücadele çalışmaları sayesinde Türkiye’nin dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ilk 3 ülke arasında yer aldığına işaret etti. Bakan Yumaklı, bugün 23,4 milyon hektar orman varlığıyla, ülkenin yüzölçümünün yüzde 30’unun ormanlarla kaplı olduğunu bildirdi. "517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" Yumaklı, ağaçlandırma çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: "2025 yılı bizim için yoğun bir ağaçlandırma çalışmasıyla geçti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlattığımız 'Yeşil Vatan Seferberliği' kapsamında, küresel iklim krizinin etkilerini en aza indirebilmek için fidan ve tohumları toprakla buluşturuyoruz. Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk. 2024 yılında bu rakam 500 milyondu. 2019 yılından beri kutladığımız 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 2025 yılında 1 milyon 280 bin 491 vatandaşın katılımıyla 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturularak yeni bir rekor kırdık." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde 600 milyon fidan ve tohumun toprakla buluşturulması hedefine emin adımlarla ilerlediklerini dile getiren Yumaklı, "Bu seneki kampanyamız, diğerlerinden farklı olarak 1 yıl devam edecek olmasıdır. Yani 11 Kasım 2025’te başladığımız seferberlik, 2026’nın kasım ayına kadar sürecek. Bu süre zarfında 1 yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarla etkinliklerimiz devam edecek. İnşallah ülkemiz orman sevgisi konusunda tüm dünyaya örnek olmaya devam edecek ve bu alanda yeni rekorlara imza atacaktır" açıklamasını yaptı. "Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır" Orman yangınları konusunda tüm tedbirlerin alındığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti: "Yangınlardan sonra, bu yanan yerlerin imara açıldığı yönünde dezenformasyon yapılıyor. Anayasa’nın 169. Maddesi çok açıktır ve yanan alanların yeniden ağaçlandırılması görevini verir. Bizler de yanan orman alanlarını bir sonraki yıl tekrar ağaçlandırıyoruz. Bizim için orman, sadece yeşil bir alan değil, vatanın ayrılmaz bir parçasıdır. Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır. Bu kararlılıkla, teknolojiyle güçlenerek, yeşil vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Büyük Birlik Partisi'nden, şehit ve gazi aileleri derneklerine ziyaret Haber

Büyük Birlik Partisi'nden, şehit ve gazi aileleri derneklerine ziyaret

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, beraberindeki heyetle birlikte Bursa’da faaliyet gösteren üç önemli derneği ziyaret etti. Ziyaretler kapsamında,Türkiye Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şubesi ve Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği, başkan ve yöneticileri ile bir araya gelindi. Bu anlamlı ziyaretler, Gürcistan’da meydana gelen uçak kazasında 20 vatan evladımızın şehit düşmesi üzerine, milletçe yaşanan büyük acının ardından gerçekleştirildi. Buluşmalar; şehitlerimizin aziz hatırasına duyulan saygının ve şehit ile gazi ailelerine yönelik dayanışma ruhunun güçlü bir yansıması oldu. "ŞEHİTLERİMİZİN EMANETLERİ BAŞIMIZIN TACIDIR" Dernek yöneticileri ve üyeleriyle görüşen Ekrem Alfatlı yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yüreğimiz yanıyor. 20 şehidimizin ve tüm şehitlerimizin acısı hepimizin acısıdır. Şehitlerimizin emanetleri olan aileleri ile vatan uğruna canını ortaya koymuş gazilerimiz, bu milletin onurudur, gururudur, her zaman başımızın tacıdırlar. Büyük Birlik Partisi olarak her zaman yanlarında olmaya, sorunlarını takip etmeye ve destek olmaya devam edeceğiz. Aziz ve Kahraman Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" TALEPLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MASAYA YATIRILDI Görüşmelerde şehit ve gazi ailelerinin talepleri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri istişare edildi. Hem hukuki hem sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Dernek başkanları, yapılan ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade ederek bu tür dayanışma adımlarının toplumdaki birlik, beraberlik ve vefa duygusunu pekiştirdiğini vurguladılar. Program sonunda yapılan genel değerlendirmede, şehitlerimizin bıraktığı kutsal emanetlere sahip çıkmanın, gazilerin yanında durmanın ve milli hassasiyetleri canlı tutmanın milli bir görev olduğu bir kez daha dile getirildi.

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek” Haber

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 102. yılına özel olarak başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası, 7’den 70’e herkesten büyük ilgi görürken; Başkan Mustafa Bozbey de kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek” sloganını yazarak katıldı. CUMHURİYET COŞKUSU SOKAKLARA TAŞINDI Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halkın katılımını merkeze alan bir anlayışla başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası tüm hızıyla sürüyor. Proje kapsamında ‘cumhuriyetdemek.com’ web sitesini ziyaret eden vatandaşlar, “Cumhuriyet demek...” cümlesini kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlayarak paylaşıyor. Yapılan değerlendirme sonucunda ‘Bir Çift Mavi Göz’, ‘Özgürlük ve Bağımsızlık’, ‘Kayıtsız Şartsız Egemenlik’, ‘Evladıma Miras’, ‘İnanç ve Cesaret’, ‘Boyun Eğmemek’, ‘Demokrasi’, ‘Çocuğumun Gülüşü’, ‘Kadının Sesi’, ‘Fırsat Eşitliği’, ‘Gülümseyen Gençlik’, ‘Mücadele ve Zafer’, ‘Hak, Hukuk, Adalet’, ‘Vatan Sevgisi’, ‘Bilimle Aydınlanmak’ ve ‘Devrimlerin İzinde Olmak’ sloganları belirlendi. Dijital kampanyaya katılan vatandaşların duygu ve düşünceleri, Cumhuriyet coşkusunu kentin tüm sokaklarına taşıdı. Sloganları sergilenmeye değer görülen vatandaşlar, Sıcak Su mevkiindeki billboardlara kendi ifadelerini sprey boyayla yazdı. “TÜM BURSALILARI ALANLARA DAVET EDİYORUM” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek’ diyerek katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de sloganını billboarda sprey boyayla yazdı. 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşamak için tüm Bursalıları alanlara davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Cumhuriyet demek, hepimiz demek. Cumhuriyet demek, aydınlanma demek. Cumhuriyet demek, bağımsızlık demek. Cumhuriyet demek, vatan demek. Cumhuriyet demek, Atatürk demek. Onun için Cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Hep birlikte en büyük bayramımızı kutlayalım. Cumhuriyeti gelecek kuşaklara hep birlikte taşıyalım” dedi. “CUMHURİYET DEMEK, BİLİMLE AYDINLANMAK DEMEK” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek’ sloganıyla katılan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala “Cumhuriyet, her anlamda hayatımızı kolaylaştıran ve her birimizin eşit yurttaş olması için çok önemli bir değer. Bilim ise bu değeri evrensel ölçütlere taşıyan temel bir araç. Dolayısıyla Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demektir” diye konuştu. B KAFE’LERDE CUMHURİYET COŞKUSU Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel olarak kent genelindeki tüm B Kafe’lerde “Cumhuriyet Demek…” temalı kahve bardakları hazırlandı. Bursalılar, özel tasarımlı bardaklarla sıcak içeceklerin tadını çıkarırken, kendi isimlerinin yer aldığı sloganlarla Cumhuriyet coşkusunu derinden hissediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.