SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vedat Kılıç

Söz Bursa - Vedat Kılıç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vedat Kılıç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Bursa'da 'Yeşil Üretim Temiz Gelecek' Haber

Bursa'da 'Yeşil Üretim Temiz Gelecek'

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), sanayide sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularındaki farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza attı. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin “Yeşil Üretim Temiz Gelecek” ana temasıyla düzenlediği ve alanında Türkiye’nin en geniş buluşmalardan birisi olan Uludağ Çevre Forumu, Bursa Businnes School ev sahipliğinde gerçekleştirildi. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde bu yıl ilk kez, "Yeşil Üretim, Temiz Gelecek" temasıyla düzenlenen Uludağ Çevre Forumu’nun ilk günü 'AB Uyum Sürecinde Sanayiye Yönelik Finansman Kaynakları' ve 'Sanayide Sürdürülebilir Su ve Atık Su Yönetimi' oturumlarıyla tamamlandı. İş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da düzenlenen Uludağ Çevre Forumu’nun açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, kamu, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileri ile birbirinden değerli akademisyenlerin fikirlerini paylaştıkları organizasyonun Türkiye’nin en geniş buluşmalarından biri niteliğinde olduğunu söyledi. “Sektörlerimizin yeşil dönüşüm süreçlerine uyumunu hızla gerçekleştirmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, yeşil dönüşümün, günümüzde üreticiden tüketiciye, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına kadar, herkese sorumluluk yükleyen ve hiç kimse için ertelenemez bir gündem başlığı haline geldiğini söyledi. Bu konuda atılan en önemli somut adımlardan birinin, küresel ısınmayı 1,5 C ile sınırlandırmayı hedefleyen Paris İklim Anlaşması olduğunu söyleyen Batmaz, “Türkiye ile birlikte yaklaşık 200 ülke ‘Ulusal Niyet Katkı Beyanlarını’ ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesi doğrultusunda beyan etti. 2019 yılında ilan edilen Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde Avrupa Birliği tarafından devreye alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması da firmalarımız için yeni yükümlülükleri beraberinde getirdi. Çevre odaklı sürdürülebilir üretim anlayışı pazar şartlarını da değiştirdi. Rekabet gücünüzü korumanın yolu, artık yeşil dönüşüm ekseninde kurgulanıyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 42'sini, ithalatımızın da yüzde 32'sini AB ülkeleriyle gerçekleştiriyoruz. En önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği pazarlarında rekabet gücümüzü korumak için sektörlerimizin yeşil dönüşüm süreçlerine uyumunu hızla gerçekleştirmek zorundayız.” dedi. “Doğru hamlelerle tehditleri fırsatlara çevirebiliriz” Sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçişin önemli miktarda ve uzun vadeli yatırımları da beraberinde getirdiğini söyleyen Hakan Batmaz, “Özellikle üretimin büyük bölümünü üstlenen küçük ve orta ölçekli firmalarımızın, yeşil dönüşüme ve karbon emisyonunu azaltmaya geçiş sürecinde bilgi ve finansman desteğine ihtiyacı var. Bu doğrultuda firmalarımızı sürdürülebilir bir geleceğe hazırlamak üzere Dünya Bankası ile yapılan işbirliği, KOBİ’lerimizi ve teknoloji girişimcilerimizi, sınırda karbon mekanizmasına uyumlu hale getirecektir. Bununla birlikte yeşil dönüşüm sürecindeki işletmelerimizin bulundukları yerlerde, yaptıkları makine ve ekipman yenileme, enerji, geri kazanım, atık kullanımı gibi yatırımlar, ayrı bir başlık altında bölge ve şehir farkı gözetilmeden teşvik edilmelidir. Bu hamleleri gerçekleştirdiğimiz takdirde 2026 yılından itibaren AB ile ticarette tüm sektörlerimiz için devreye alınması beklenen sınırda karbon vergisi, ülkemiz için tehdit değil fırsat haline gelecektir. Bizler de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak sektörlerimize rehberlik etmek üzere birçok önemli projeyi hayata geçirdik. Bugün de AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimizin öncülüğünde ilkini başlattığımız ‘Uludağ Çevre Forumu’muzun ülkemizin sürdürülebilirlik vizyonuna, iş dünyamızın bu konudaki performansına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” diye konuştu. “Ortak akıl ve katılımcılık anlayışıyla çalışıyoruz” BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç ise sivil toplum kuruluşlarının amacının sürdürülebilir ve yenilebilir bir çevre oluşturmak olduğunu söyledi. Bugüne kadar süregelen ekonomi sistemin üret, kullan, at şeklinde olduğunu belirten Vedat Kılıç, “Bu eylemler günün sonunda iklim krizlerine dönüştü. Üretim ve tüketim konularında ciddi bir atık oluşturuyoruz. Kağıt geri dönüşümünde 5 yıl içerisinde 2 milyon tondan 8 milyon tona kadar yükselen bir potansiyelimiz var. Atıklarımızı sanayi yönünde yeniden işlememiz durumunda hem ekonomi hem de çevre açısından gelişebiliriz. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi olarak sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çerçevesinde küresel ticarette ortaya çıkan yeni sistemlerin sektörlerimiz adına oluşturacağı risk ve fırsatları göz önünde bulunduruyoruz. İş dünyamıza rehberlik edecek çalışmaların koordinasyonunu sağlıyoruz. Kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerimizi “ortak akıl ve katılımcılık” anlayışı ile bir araya getiren konseyimizin temel amaçlarından ulusal ve küresel gelişmeleri takip ederek sürdürülebilir üretimin yaygınlaştırılması ve bu konuda sanayi farkındalığının artırılmasıdır.” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Mehmet Yıldız, hava kirliliği, su kirliliği gibi birçok çevre sorunu ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, sürdürülebilir bir Bursa, sürdürülebilir bir gelecek için ortak akılla çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Yıldız, “Dünyayı gelecek nesillere daha iyi bir hale getirip bırakabilmek çevreyi daha fazla yormadan ve ekosistemin sadece bize ait olduğunu düşünmeden hareket etmemizde fayda var. Uludağ Çevre Forumu’nu bu meyanda çok etkili ve başarılı buluyorum. Bu organizasyonda emeği geçen tüm katılımcılara teşekkür ediyorum." dedi. İlk gün konuşmalarının ardından sponsor firmalara plaketleri takdim edildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu’nun ikinci gününde ise ‘Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’, ‘Temiz Gelecek İçin Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Uygulamaları’ ve ‘Sanayi ve Geri Dönüşüm Sektörünün Entegrasyonu’ oturumları yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.