SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vergi

Söz Bursa - Vergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa YMM Odası’ndan "Güçlü Ekonomi" mesajı: "Kamu ile işletmeler arasında köprüyüz" Haber

Bursa YMM Odası’ndan "Güçlü Ekonomi" mesajı: "Kamu ile işletmeler arasında köprüyüz"

Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın geleneksel iftar programı, oda üyeleri ile Bursa protokolünü aynı sofrada buluşturdu. Podyum Davet’te düzenlenen gece, maliye teşkilatının yöneticileri, daire müdürleri, akademik oda başkanları ile TÜRMOB ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (BSMMMO) yönetiminin de katılımıyla gerçekleşti. Programa, Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Defterdarı Halil Tekin ve Vergi Denetim Kurulu Başkanı Ulvi Cantürk Kaya, Bursa Defterdarlığı Grup Müdürleri, Vergi Dairesi Müdürleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Gecede konuşan Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, “Ramazan ayının ülkemize, dünyamıza ve bütün insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini, başta bölgemiz olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşanan savaş ve zulümlerin son bulmasını diliyoruz” dedi. “İşletmeler ile kamu otoritesi arasında güvenli bir köprü görevi yapıyoruz” Yeminli mali müşavirlerin üstlendiği kamu sorumluluğuna dikkat çeken Başkan Akar, mesleğin maliye politikasının etkin uygulanması, kayıtlı ekonominin güçlendirilmesi ve vergi sisteminin sağlıklı işlemesi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Ekonomik hayatın hızla değiştiğine işaret eden, Bursa ekonomisi açısından da önemli bir kurum olduklarını belirten Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, dijitalleşme, e-dönüşüm uygulamaları, veri analitiği ve risk odaklı denetim süreçlerinin mesleği de dönüştürdüğünü söyledi. Yeminli mali müşavirlerin işletmeler ile kamu otoritesi arasında güvenli bir köprü görevi gördüğünü vurgulayan Akar şöyle konuştu: “Yeminli Mali Müşavirler olarak sadece işletmelerin finansal tablolarını denetleyen ve tasdik eden değil, geleceği öngören, mali riskleri yöneten ve mesleğini dürüstlük ile şeffaflık ilkeleri çerçevesinde icra eden bir anlayışla hareket etmeliyiz. Bursa ekonomisi büyümeye devam ediyor ve Oda olarak en büyük hedefimiz, meslek onurunu koruyan, mesleki bağımsızlığını tavizsiz sürdüren ve topluma değer katan bir yeminli mali müşavirlik camiasını daha da güçlendirmektir. Çünkü sağlıklı ve güçlü bir mali sistem, güçlü bir ekonomi, güçlü bir ekonomi ise güçlü bir Türkiye demektir.” Programda söz alan Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu da Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini ifade ederek, bu tür organizasyonların toplumsal kaynaşmaya katkı sunduğunu belirtti.

Emekliden "İkramiye" isyanı: "Tasarrufun bedelini biz ödemeyelim" Haber

Emekliden "İkramiye" isyanı: "Tasarrufun bedelini biz ödemeyelim"

AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in “Emekli aylığı artışlarında çok ciddi kesintilerle beraber kaynak üretmede zorlandık. Hem Ramazan, hem Kurban Bayramı ikramiyelerinin ödenebilmesi için 150 milyar lira kaynak aktarıyoruz. Özel bir kaynak oluşturmak gerekiyor, zorluklarımız da ortada. Kanun teklifimizde emekli bayram ikramiyesine yönelik bir düzenleme bulunmuyor.” açıklaması, emekliler cephesinde tepkiyle karşılandı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars; ikramiyenin, en düşük emekli aylığına endekslenmesi çağrısı yaptı. ‘Emeklilerin Bekleyecek Gücü Yok’ Emeklilerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını belirten TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Özellikle gıda, kira ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, sabit gelirli vatandaşları zorluyor. Şubat ayında kira artış oranı yüzde 34’ü bulmuşken insanların barınma sorunu giderek derinleşiyor. Bayram ikramiyesi ise emekliler için yalnızca sembolik bir ödeme değil. Bayram öncesinde torununa harçlık verebilmek, evine rahatça alışveriş yapabilmek, emekliler için büyük bir moral kaynağıdır. İkramiyede artış yapılmaması, emeklilerde hayal kırıklığı yaratmıştır.” dedi. Ekonomik koşulların zorluğuna dikkati çeken Başkan Kenan Pars, “Mevcut şartlar herkes için zor olabilir; ancak bu süreci en ağır hisseden kesim, sabit gelirli emeklilerdir. Tasarruf ve denge arayışlarının bedeli sürekli emekliye ödetilmemelidir. Bugün en düşük emekli aylığı, TÜFE kaybı ve dolaylı vergiler düşüldüğünde fiilen 15 bin 500 TL seviyesine kadar gerilemiş durumda. Emeklilerin bekleyecek gücü yok. Ertelemeyin, oyalamayın! Ek ödeme oranını en az yüzde 10’a çıkarın.” ifadelerini kullandı. En Düşük Aylık, Yoksulluk Sınırının Yüzde 19’u! En düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde belirlendiğini de hatırlatan Kenan Pars, “TÜRK-İŞ’in son açıklamasına göre; açlık sınırı 32 bin 365 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 105 bin 424 TL’ye ulaştı. Bu rakamlar, emeklilerimizin gerçek yaşam koşullarını yansıtmaktadır. En düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 61,8’ini karşılayabilmektedir. Yoksulluk sınırına baktığımızda ise durum daha da vahim. Bu aylık, yoksulluk sınırının sadece yüzde 19’unu karşılıyor.” değerlendirmesini yaptı. Şubat enflasyon rakamlarına da değinen Pars, “TÜİK’e göre; Şubat ayında enflasyon yüzde 2,96 oranında, yıllık enflasyon ise yüzde 31,53 oranında oldu. Ocak 2026'da TÜFE aylık 4,84 yıllık enflasyon yüzde 30,65 olmuştu. Enflasyon Araştırmaları Grubu ENAG’a göre ise şubatta aylık enflasyon 4,01 oranında, yıllık bazda ise yüzde 54,14 olarak açıklandı. Enflasyon, rakamlarda düşüyormuş gibi görünse de buna kimsenin inanması mümkün değil. Bu rakamları açıklayanlar, sokağa bir çıksın da acı gerçeklerle yüzleşsin. Sokağın enflasyonu yüzde 120’nin üzerinde hala.” diye konuştu. ‘İkramiye, En Düşük Emekli Aylığına Endekslenmeli’ Emeklilerin yıllarca ülkeye hizmet etmiş, üretmiş ve vergi vermiş bireyler olduğunu hatırlatan Kenan Pars; taleplerinin ayrıcalık değil, insanca yaşam hakkı olduğunu dile getirdi. Bayram ikramiyesinde yapılacak makul bir artışın sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu belirten Pars, hükümeti ve ilgili kurumları kararı yeniden değerlendirmeye davet etti. Emeklilerin alım gücünü artıracak kalıcı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Pars, “Emekli ikramiyesi, en düşük emekli aylığına endekslenmeli. Mevcut durumda bu, 20 bin TL’ye denk geliyor. Emeklinin huzuru, toplumun huzurudur. Emekliye yapılacak artış, emeklinin ve ailesinin yüzünü güldürecektir. Emekli, bu parayı yastık altına koymayacak ve bu sayede ekonomide de yüzler gülecektir. Sosyal devlet, en kırılgan kesimini koruyabildiği ölçüde güçlüdür. Unutulmamalıdır ki; emeklinin yüzü gülerse, toplumun vicdanı rahat eder. Biz TÜED Uludağ Şubesi olarak emeklimizin yaşadığı sıkıntıları her türlü platformda en yüksek sesle dile getirmeye, kapıları aşındırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

Özgür Özel’den Kocaeli’de "Vergi" çıkışı: "Tayyip Bey vergiden vergi almayı icat etti" Haber

Özgür Özel’den Kocaeli’de "Vergi" çıkışı: "Tayyip Bey vergiden vergi almayı icat etti"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli'de "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde yaptığı konuşmada, "1999'dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ni kazanamadık ama burada kusuru Kocaeli'nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli'ye küsmedik" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli'de partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91. buluşmasına katıldı. Mitingde konuşan Özel, "1999'dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ni kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli'nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli'ye küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık. Kocaeli'ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi'ni iki seçimdir kazanırken, bu seçimde onun yanına Derince'yi ve Karamürsel'i ekledik. Geçen seçim Kocaeli Büyükşehir için gerekli cesareti, gerekli sorumluluğu vaktiyle gösteremedik. Öyle olsaydı, o önemli rüzgarda Türkiye'nin yüzde 65'ini kazandığımız, Ege'de kazanmadık il bırakmadığımız o büyük zaferin akşamında, hiç şüphe yok ki Kocaeli büyükşehir de bizde olacaktı. Ama söz veriyoruz, önümüzdeki seçimlerde halkçı belediyeciliği Kocaeli'nin tamamına getireceğiz" diye konuştu. "KOCAELİ VERGİYİ VERİRKEN KEPÇEYLE VERMİŞ AMA KOCAELİ'YE HİZMET YAPILIRKEN ÇAY KAŞIĞININ UCUYLA VERİLMİŞ" Kocaeli'nin vergi sıralamasında bazen üçüncü, bazen ikinci olduğunu belirten Özel, "Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi. Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede yüzde 98'lik oranla açık ara her zaman birinci. Vergiyi gözünü kırpmadan veren Kocaeli, örneğin geçen yıl 1 trilyon lira vergi vermiş. Ama hizmet almaya gelince yatırım bütçesinde Kocaeli'ye 36 milyar lira ayrılmış. Yani 30 verip 1 bile alamamış. Kocaeli vergiyi verirken kepçeyle vermiş ama Kocaeli'ye hizmet yapılırken çay kaşığının ucuyla verilmiş" şeklinde konuştu. "SAĞLIK HİZMETLERİNDE KOCAELİ, 81 İL İÇİNDE 61. SIRADA" Özel, "Bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım. Ama söylediler, inanmadım. Sağlık hizmetlerinde Kocaeli 81 il içinde 61. sırada. Böyle olunca insan, 'Nasıl olur?' diyor. Mesela Darıca. 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca'da hastane var ama tabelası yok. Bir başka hastanede ise metro çalışmaları nedeniyle boşaltılması gündemde. Zaten 61. sırada olan sağlık yatırımı her geçen gün daha da geriye gidiyor" ifadelerini kullandı. "HADDANE MESELESİNDE KOCAELİ HALKININ, ÇEVRENİN VE DOĞANIN YANINDAYIZ" Kartepe'de Yıldız Demir Çelik tarafından yapılması planlanan haddehane projesiyle ilgili Özel, "Şehirde o kadar boş arazi var. Ancak Kartepe gibi bir yerde tarım arazilerinin üzerine haddane yapmaya karar vermişler. Bu konuda bana mühendis ve mimar odaları geldi. Bütün meslek odaları, STK'lar ve sendikalar geldi. Kendi örgütümüz de hassasiyetleri iletti. Hatta şehirden gelenler diyor ki; 'Bu projeden yana kimse yok. Herkes bu haddane karşı. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup olanlar bile karşı. Yan yana gelince AK Partili milletvekilleri de bizimkiler de istemiyor, nasıl yapacağız bilmiyoruz' diyor. Bu durumda dava açıldı. Mahkeme çevresel etki değerlendirme raporunu iptal etti. Buna rağmen, yandaş bir şirket olduğu için kanunun ve raporun arkasından dolaşılmaya çalışılıyor. Haddane meselesinde Kartepe'ye hep birlikte şunu söylüyoruz, Kocaeli halkının, çevrenin ve doğanın yanındayız" dedi. ÖZEL'DEN KAMERAMANA ESPRİLİ UYARI: "TARKAN DİNLEME, BENİ DİNLE" "Kartepe'yi, Kansertepe, İzmit'i kanser ovası yaptırmayacağız. Hurda demir çelik fabrikasına hayır diyor" yazılı pankartı okuyan Özgür Özel, çekim yapan kişiye, "Ben neyden bahsediyorsam onu çekeceksin. Tarkan dinleme, beni dinle. Bak, tamam diyor. Ne çalıyor? Ben de Tarkan'ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor. Oynama şıkıdım şıkıdımı da çal bir yandan, ver müziği ve pankartı çek" diyerek tekrardan pankartı okudu. Özel, "Tarkan'da inşallah bunu duyar ve Kartepe'ye destek atar. Kocaeli, Tarkan'dan destek bekliyor" ifadelerini kullandı. "RECEP TAYYİP ERDOĞAN VERGİDEN VERGİ ALMAYI İCAT ETTİ" Emekli maaşı ve asgari ücretle ilgili Özel, "Recep Tayyip Erdoğan'ı biraz eleştirdik ama bir konuda kendisini tebrik edeceğim. Karşı çıkmayın; gerçekten büyük bir mucit. Parayı ilk olarak Recep Tayyip Erdoğan bulmadı elbette. Parayı ilk bulanlar, Manisa'daki Sardes'te yaşayan Lidyalılar oldu. Vergiyi de Sümerler, Mezopotamya ve Eski Mısır uygarlıkları ilk kez sistematik olarak topladı. Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz? Vergiden vergi almayı icat etti. Mesela cep telefonu alıyorsun, içinde çeşit çeşit para var, TRT kesintisi var, Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası. Önce ÖTV konuyor, ardından toplam üzerinden KDV hesaplanıyor; yani alınan ÖTV'nin de KDV'si alınıyor. Bu nedenle, bu uygulamayı dünyada vergiden vergi alan bir örnek olarak eleştirenler var. O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir. Dünyada vergiden vergi alan ilk siyasetçi Tayyip Bey'dir. Biz de bu icadı yapanı derhal emekli etmeye karar vermiş bir milletiz" dedi.

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi Haber

ABD yüksek mahkemesi'nden Trump'a soğuk duş: Dev gümrük tarifeleri iptal edildi

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın ulusal acil durumlar için öngörülen bir yasaya dayanarak uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük tarifelerini iptal etti. Küresel ekonomi açısından büyük neticeleri olacak karar, Trump yönetiminin birçok ülkeyle uzun müzakereler sonucu inşa ettiği yeni ticari ilişkiler ağı ve Trump’ın gümrük vergilerinden kaçınmak isteyen büyük firmaları ABD’ye yatırım yapmaya zorlama planlarına darbe indirdi. Yüksek Mahkeme, 6’ya karşı 3 oyla kabul ettiği kararla, Trump’ın 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’nı gümrük tarifeleri uygulamak için kullanmasının yetki aşımı olduğuna hükmeden alt mahkeme kararını onadı. "BU ÖLÇEKTE VE KAPSAMDA TARİFELERİN SÖZÜ BİLE EDİLEMEYECEĞİNİ BELİRTMEK GEREKİR" Hakim John Roberts, kararda Trump’ın gümrük tarifelerine hukuki meşruiyet sağladığını ileri sürdüğü yasa metninden alıntı yaparak, yasanın başkana tanıdığı "ithalatı düzenleme" yetkisinin gümrük tarifeleri koyma yetkisi sağlamadığını ifade etti. Roberts, "Yasanın yarım asırlık yürürlük süresi boyunca hiçbir başkan, bu yasaya dayanarak herhangi bir gümrük tarifesi uygulamamıştır. Bunun da ötesinde, bu ölçekte ve kapsamda tarifelerin sözü bile edilemeyeceğini belirtmek gerekir" diye yazdı. Roberts, uygulamanın tarihte emsalinin bulunmayışı ile "başkanın iddia ettiği geniş yetkiler birlikte düşünüldüğünde, söz konusu tarifelerin Trump’ın yetkilerini aştığını gösterdiğini" savundu. Yüksek Mahkeme kararı, ABD’nin tarifeler nedeniyle elde ettiği aylık yaklaşık 30 milyar dolar olduğu tahmin edilen ilave gelirin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir bahis içermedi. TRUMP: "KARAR UTANÇ VERİCİ" ABD Başkanı Donald Trump, mahkemenin kararını Beyaz Saray’da eyalet valilerine hitap ettiği bir konuşma sırasında kendisine uzatılan bir not ile öğrendi. ABD basınında yer alan haberlere göre notun ardından öfkelenen Trump, kararın "utanç verici" olduğunu söyledi. DEMOKRATLAR MEMNUN OLDU Yüksek Mahkeme kararı, Demokrat Partili siyasetçiler ve iş dünyasından çeşitli sektör grupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Cumhuriyetçi Parti siyasetçileri ise "skandal" nitelikteki kararın ABD'nin haksız ticaretle mücadelesine zarar verdiğini söyledi. Kararın ardından tarifeler konusundaki belirsizlik nedeniyle baskı altında olan ABD borsa endeksleri, iki haftadan uzun bir sürenin en güçlü yükselişini kaydetti. Kararla birlikte ABD doları değer kaybetti ve hazine tahvillerinin getirileri ise sınırlı ölçüde yükseldi. "GÜMRÜK TARİFELERİ OLMASAYDI HERKES İFLAS EDERDİ. TÜM ÜLKE İFLAS EDERDİ" Trump, dün konuya ilişkin olarak yaptığı bir açıklamada, "Gümrük tarifeleri olmasaydı herkes iflas ederdi. Tüm ülke iflas ederdi" ifadelerini kullanmıştı. Gümrük vergilerinin Amerikan ekonomisini koruduğunu ifade eden Trump, "Bunu yapma hakkına sahibim. Ulusal güvenlik gerekçesiyle gümrük tarifeleri uygulamaya hakkım var" demişti. Donald Trump’ın dünyanın en büyük tüketicisi ABD’nin ithal ettiği ürünlere getirdiği tarifeler, ABD ile güçlü ticari ilişkileri olan ülkelere karşı bir dış politika aracı olarak kullanılmıştı. ABD Başkanı Trump’ın ikinci döneminde göreve başlamasının ardından başlayan küresel ticaret savaşının merkezinde yer alan tarifeler, ABD ile geleneksel müttefiklerinin arasını açmış, finansal piyasaları etkilemiş ve küresel ölçekte belirsizliğe yol açmıştı. Tarife politikalarından övgüyle söz eden Trump, bu sayede otomotiv endüstrisinin ABD’ye geri döndüğünü, fabrikaların ABD’ye taşındığını ve tarifeler sayesinde ülkeye 18 trilyon dolardan fazla yatırımın garanti altına alındığını söylemişti. TRUMP, KONGRE ONAYI ARAMAMIŞTI ABD Anayasası, vergi ve gümrük tarifeleri koyma yetkisini başkana değil ABD Kongresi’ne veriyor. Başkan Trump, gümrük tarifelerini uygulamaya koyarken Kongre onayı aramamış ve başkana acil durumlarda ticareti düzenleme yetkisi tanıyan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na başvurmuştu. Beyaz Saray, Yüksek Mahkemenin tarifeleri iptal etmesi halinde Başkan’ın tarife uygulamak için alternatif yetkilere başvuracağını duyurmuştu.

Bakan Şimşek'ten net vergi mesajı: "KDV, gelir ve kurumlar vergisi artışı gündemimizde yok" Haber

Bakan Şimşek'ten net vergi mesajı: "KDV, gelir ve kurumlar vergisi artışı gündemimizde yok"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk defa bu kadar yoğun ilgiyi görüyorum. Gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Dolayısıyla ilgi çok yoğun" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonominin geçen yıl yüzde 3,3 büyüdüğünü ve bunun yüzde 70'inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığını bildiren Şimşek, küresel finansal şartların daha elverişli hale geldiğine işaret etti. "İRAN'LA İLGİLİ BELİRSİZLİK OLMASAYDI, ÇOK BÜYÜK İHTİMALLE PETROL FİYATLARI 60'LI DOLARLARI AŞMAZDI" Avrupa Birliği ve Orta Doğu'daki ticaret ortaklarında sınırlı olsa da büyüme açısından bir toparlanma içerisinde olduğunu söyleyen Şimşek, "Bu bizim için iyi, olumlu bir gelişme. Diğer bir husus aslında İran'la ilgili belirsizlik olmasaydı, çok büyük ihtimalle petrol fiyatları 60'lı dolarları aşmazdı. Şimdi tabii yapısal olarak enerji fiyatları, emtia fiyatlarından bahsediyorum. Enerji emtiasından bahsediyorum. Yani petrol, doğalgaz normal şartlarda yapısal olarak aşağı yönlüdür. Düşüş trendindedir ve bu yapısaldır. Geçici değil. Yani petrol fiyatlarının reel olarak düştüğünü zaten söyleyebiliriz dünyada. Ama nominal olarak bu 70 dolara dayanması, bugün 70 dolar civarı olması, aslında büyük oranda İran riskinin fiyatlanmasından kaynaklanıyor. Yani geçici bir riskin fiyatlanması. Ama yapısal olarak aslında enerji fiyatlarının yönü aşağı yönlüdür" açıklamasında bulundu. "İran ile ilgili belirsizlikler ortadan kalkarsa dezenflasyona olumlu yansıyacak" Şimşek, Türkiye açısından ticaret ortaklarının sınırlı da olsa toparlanmasının önemli olduğuna dikkati çekerek, "Küresel finansal şartlarının elverişli hale gelmiş olması bizim için değerli. Ama en önemlisi, eğer bu belirsizlikler ortadan kaldıktan sonra, yani şöyle, İran ile ilgili belirsizliklerden bahsediyorum, ortadan kalktıktan sonra çok büyük ihtimalle yapısal olarak enerji fiyatları aşağı yönlü trendine dönecek. Bu da Türkiye için çok önemli. Çünkü bir taraftan hem cari açımıza olumlu yansıyacak, dezenflasyona olumlu yansıyacak, büyümeye olumlu yansıyacak" ifadelerine yer verdi. "İLK DEFA BU KADAR YOĞUN YATIRIMCI İLGİSİ GÖRÜYORUM" Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin büyük olduğuna işaret eden Şimşek, gittiği Londra, New York ve Hong Kong'da 1,5 haftada yaklaşık 800 yatırımcıyla çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Şimşek, 2007'den ta 2018'e kadar da sürekli bir şekilde ülkemizin hikayesini anlatmak üzere biliyorsunuz sık sık seyahat ettiğini vurgulayarak, "İlk defa bu kadar yoğun ilgiyi görüyorum. Gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Yani Türkiye'nin yatırım, kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseldiği ve en iyi dönemlerimizin olduğu yıllardan bahsediyorum. Dolayısıyla ilgi çok yoğun. Peki diyeceksiniz ki niye? Birkaç sebebi var. Bir tanesi dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü bir hikayesi olan fazla ülke yok. Yani Türkiye'nin güçlü bir hikayesi var. Bir dezenflasyon var. Büyüme çok dirençli bizde. Yani bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme çok güçlü seyretti. Şimdi reel ekonomi ile ilgili şikayetler çok duyabilirsiniz ama yani bizi dünyayla karşılaştırdığınız zaman hele ticaret ortaklarımızla karşılaştığınız zaman Türkiye'nin büyümesi güçlü o anlamda. Tabii ki daha da potansiyelin yüksek. Zaten dezenflasyon programının da amacı o. Yani bu büyüme potansiyelini harekete geçirmek" diye konuştu. "YATIRIMCILARIN İLGİSİNİN NEDENİ TÜRKİYE'NİN SAVUNMA GÜCÜ" Yatırımcıların ilgisinin bir diğer nedeninin Türkiye'ye güvenlik penceresine bakıldığı zaman NATO'nun en güçlü üyelerinden bir tanesi olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Yani ordu büyüklüğü anlamında NATO'nun en büyük ikinci ordusu ama güç, efektif güç anlamında da her zaman ilk beşte olduk. Dolayısıyla Avrupa'nın güvenliği Türkiye'den bağımsız düşünülemeyeceği gibi aslında bu yeni dünya düzeninde de bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. Sektörel olarak da meselesi savunma sanayine yoğun bir ilgi var" değerlendirmesinde bulundu. "EYT'nin etkilerini önemli ölçüde telafi ettik" Türkiye'nin önemli bir süredir uyguladığı politikalarında oldukça tutarlı olduğunu söyleyen Şimşek, öngörülebilirlikte ciddi bir artış olduğunu sözlerine ekledi. Mevcut konjonktüre göre güçlü bir büyümenin de olduğunu ifade eden Şimşek, "Türkiye'de borçluluk düşük. Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarı. Bütün özel sektörümüzün borçlarının milli gelire oranı dünyaya göre düşük. Kamunun borcu, devletin borcunun, bürüt iç ve dış borcunun milli gelire oranı yüzde 25 bile değil. Bize benzer ülkelerde bu oranı yüzde 74. Bir diğer konu, yani sorduğunuz için söylüyorum. Biz de bütçe disiplinini çok hızlı bir şekilde sağladık. Yani rüştümüzü ispat ettik. Bakın büyük bir deprem felaketin yaralarını sardık. EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik. Bütün bunlara rağmen bakın bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü. Gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3. Bakın yani borcumuz, gelişmekte olan ülkelerin borcunun üte birinden az. Bizim açığımızın da milli gelire oranı olarak gelişmekte olan ülkelerin yarısından daha az" şeklinde konuştu. "YATIRIMCILAR BİZE DEZENFLASYONUN GÖRÜNÜMÜNÜ VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE'Yİ SORUYORLAR" Yatırımcıların kendisine büyük ölçüde dezenflasyon görünümünü sorduklarını aktaran Şimşek, "Çünkü rutine döndük. Yani tabii bu geçici bir takım jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak, gerçekten sorulan önemli bir kısmı rutine döndük. İlk dönemlerde ‘program devam edecek mi' gibi konular gündeme geliyordu. Onları açtık şu anda. Onlar geride kaldı. Dolayısıyla bu yöndeki söylemlerin de spekülatif olduğuna ilişkin kanı dünyada yerleşti. Bana ilişkin spekülasyonlar, programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar, programın siyasi olarak sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor. Dolayısıyla bir tutarlılık var, öngörülebilirlik var, iyi bir hikaye var. Bize dezenflasyonun görünümünü soruyorlar. En önemli konuların başında o geliyor. Terörsüz Türkiye'yi soruyorlar. Çünkü bunun etkileri, geçmişte de hatırlarsanız bu yönde bir çaba olmuştu. Dönem dönem de tabii ki jeopolitik, yani küresel bu mimariye ilişkin, Türkiye'nin konumu, Türkiye-Batı ilişkileri de dönem dönem gündeme geliyor. Ama genel anlamda daha teknik, daha makro konular ön planda" dedi. Şimşek, Japonya'dan da ciddi bir yatırımcı ilgisi olduğunu söyleyerek, Japonya'nın önde gelen önemli iş gruplarının tamamıyla bir araya gelip Türkiye'ye doğrudan yatırımlar için cazip hale geldiğini aktaracaklarını dile getirdi. Ekonomi programını 3 devre olarak tanımladıklarını kaydeden Şimşek, birinci evrede karşı karşıya kalınan risklerin kontrol altına alındığını, ikinci evrede ise makro dengesizlikleri azalttıklarını ifade etti. Şimşek, faiz giderlerinin artışından ötürü eleştirildiklerini belirterek, "Tabii faiz dışı açık verirseniz faiz giderleri artar. Faiz dışı fazlaya geçen sene geçtik. Milli gelirin yüzde 0,4'ü kadar faiz dışı fazla verdik" dedi. "TÜRKİYE CARİ AÇIK SORUNUNU DA ÖNEMLİ ÖLÇÜDE KONTROL ALTINA ALDI" Cari açığa ilişkin de konuşan Şimşek, tarih boyunca bakıldığında Türkiye'nin ekonomideki yumuşak karnının cari açık olduğunu aktardı. Şimşek, "Mayıs 2023'e gidin 12 aylık cari açığımızın milli geliri oranı yüzde 5,5'lar civarına kadar çıkmıştı. Şimdi o oran 2024'te yüzde 0,8'e düştü. Altın hariç fazla verdik. Altın yenilebilir içilebilir bir emtia değil. Portföy tercihi için satın alınan önemli ölçüde. Portföy tercihi nedeniyle ithal ettiğimiz bir ürün. Tabii ki ithal ettiğimiz için açığımızın bir parçası ama o bir birikim. Yani altın bir birikim. Şimdi altın hariç 2024'te Türkiye cari fazla vermiş. 2025'te altın hariç Türkiye 0,3'lük bir cari açık vermiş. Yani sıfıra yakın. O da dahil yüzde 1,6 ve o da yönetilebilir. Yani geçmiş uzun vadeli ortalamaların yani neredeyse yarısından az, yüzde 1'i civarı. Dolayısıyla Türkiye aslında cari açık sorununu da önemli ölçüde kontrol altına aldı önce ve önemli ölçüde de sürdürülebilir bir patikaya oturttu. Cari fazla iddiamız için biraz erken. O yapısal dönüşüm gerektiriyor. Onu da başaracağız" bilgilerini kaydetti. "NET REZERVLER, YANİ SWAP HARİÇ, BÜTÜN YÜKÜMLÜLÜKLER HARİÇ, 80 MİLYAR DOLAR CİVARI" Türkiye'nin bürüt dış finansman ihtiyacının milli geliri oranının, tarihi olarak hep yüzde 20'nin üzerinde olduğunu kaydeden Şimşek, "İlk defa, uzun bir süredir, son 20 yıldan bahsediyorum, yüzde 20'nin altına, yüzde 17-18'ler civarına indi. Şimdi bunu niye söylüyorum? Bir taraftan cari açık azaldı. Bir taraftan dış borcunun milli geliri oranı düşüyor. Bir taraftan bürüt dış finansman ihtiyacının milli geliri oranı düşüyor. Bu arada da rezerv birikimine gittik ve 98 milyar dolarlık bürüt rezervi bugün 200 milyar doların epey üzerine taşıdık. Bu önemli. Bakın, geçen sene yaşadığımız bir sürü çalkantıya rağmen, şu andaki İran'ın belirsizliğe rağmen, şimdi net rezervlerde, yani swap hariç, bütün yükümlülükler hariç, 80 milyar dolar civarı" şeklinde konuştu. "KKM ÖNEMLİ BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜ VE KKM STOKU BÜYÜK ORANDA KALKTI" ‘Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) başarılı bir şekilde çıktıklarını da hatırlatan Şimşek, "KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. Dezenflasyonu da zorlaştırıyordu. 2023'ün ortasında, 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Şimdi 100 milyon dolar mı bilmiyorum, en son rakamı takip etmiyoruz artık, çünkü kapattık, programı kapattık. Esas konumuz enflasyon. Dezenflasyon konusunda çok kararlı bir programı uygulamaya devam ediyoruz. Orada da çok güçlü bir ilerleme var, biraz zaman alıyor" diye kaydetti. "DEZENFLASYONDA BİR BOZULMA YOK GEÇİCİ BİR TAKIM FAKTÖRLERLE BİR YAVAŞLAMA SÖZ KONUSU" Ocak ayı enflasyon verileriyle birlikte dezenflasyon sürecinin gidişatına yönelik eleştirilerin olduğunu söyleyen Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz. Şimdi 1-2 aylık veriler üzerinden tabii ki değerlendirme yapmak herkesin takdiri. Ocak ayı, Şubat ayı çok iyi gelseydi de bu konudaki kararlı uygulamalarda bir gevşemeye gitmeyecektik. Şimdi Ocak, belki de Şubat ayı bilemiyorum, mevsimsel etkilerle diyelim ki nispeten yüksek geldi. Burada aslında dezenflasyonda bir bozulma yok. Ha bir yavaşlamadan bahsedilebilir. Fakat sebebine inmek lazım. Eğer gerçekten gıda ağırlıklı olarak, gıda kaynaklıysa, yani mevsimsellikten arındırılmış veya bir takım diyelim ki geçen sene kuraklığın veya bu sene, yani Ocak ayı diyelim ki kış şartlarının etkisiyle yüksek bir rakam geldiyse, onu doğru okumak lazım. Birinci konu bu. Yani dezenflasyonda bir bozulma yok. Enflasyonun aşağı yönüne inmesinde bir bozulma yok. Burada geçici bir takım faktörlerle tabii ki bir yavaşlama söz konusu." Şimşek, enflasyondaki yavaşlamanın sebebine doğru bakılması ve bu göre değerlendirilme yapılmasının daha doğru olacağını belirterek, "Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs'ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz" dedi. "ARZ YÖNLÜ, YAPISAL DÖNÜŞÜM KANALINDAN DEZENFLASYONU ÇOK ÖNEMSİYORUZ" Sıkı para politikasının dezenflasyon sürecindeki yerine de değinen Şimşek, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Genelde eleştiriler program para politikasından ibaret. Biz arz yönlü ve yapısal dönüşüm kanalından dezenflasyonu çok önemsiyoruz. Biz de para politikasının sınırlı etkiye sahip olduğunu, burada maliye politikasının önemli olduğunu kabul ettik. İlk defa bu sene imkanlar el verdiği için, yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak değil, yani yüzde 19'un altına belirledik. Efendim işte akaryakıt gibi, tütün ürünleri gibi, alkolü içecek bütün bu ürünlerdeki maktu vergileri son, normalde 6 aylık enflasyon kadar arttırmanız lazım, onu yapmadık o boyutta. Çok daha düşük oranda, yüzde 6-7 civarında arttırdık. Maliye politikasının çok güçlü bir şekilde devreye girdiği bir dönemdeyiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım. Deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edildi, 166 bin konut bu senenin ortasında bitecek. 650 bin konut tamamlanmış olacak. Deprem bölgesinde kiralarda reel düşüşler var. Nominal olarak da oldukça mütevazi. 250 bin sosyal konut projesi vardı, başlamıştı, 500 bin daha sosyal konut projesini başlattık. 2-3 yıl içinde 750 bin sosyal konut tabi ki vatandaşımıza sunulmuş olacak. Hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz." "OCAK AYINDA BİR YÜKSEK FAİZ ÖDEMESİ OLDU" Şimşek, ocak ayında yüksek faiz ödendiğine dair iddialara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "Ocak ayında tabii ki bir yüksek faiz ödemesi oldu. Çünkü 2016'dan itibaren bu dönem dönem yeniden ihraç ediliyor. Ama ilki 2016'da. Enflasyon endeksli bir borç. Yani iç borç senedi ihraç ediyorsunuz. Yani satıyorsunuz. Bu tüfe endeksli kağıtların özelliği şu. Genelde kupon çok anlamlı değildir. Genelde o diyelim ki 10 yıllık bir kağıt, basitleştiriyorum. 10 yıl boyunca yani siz o enflasyon farklarını biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz. Ondan sonra da vadesi gelince ödüyorsunuz. Şimdi bakın çok basit bir rakam söyleyeyim size. Ocak ayı faiz ödemelerinin yüzde 53'ü bir tek kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor. O da ne zaman ihraç edilmiş? 2016'da. Ama yıllarca bu faizi ödememişsiniz. O enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, birikmiş. Ocak ayına denk gelmiş. Şimdi kalkıp buradan bir hikaye üretmek için ya cahil olmak lazım, ya da kötü niyetli olmak lazım" ifadelerinde bulundu. "GÜNDEMİMİZDE KURUMLAR VERGİSİ, GELİR VERGİSİ, KDV ARTIŞI YOK" Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak ise Bakan Şimşek, "Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Şunu da net bir şekilde söyleyebilirim. Yani gelir vergisinde, kurumlar vergisinde, KDV'de şu anda bir çalışmamız da yok. Ama dediğim gibi, ekonominin ihtiyaçlarına binaen dönem dönem ufak sektörel bazı şeyler yapabiliyoruz" söyleminde bulundu. "SAHTE FATURALARA İLİŞKİN CİDDİ BİR YAPAY ZEKA ALGORİTMALARINI DEVREYE ALDIK" Bakan Şimşek vergi kaçıranlara yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğüne değinerek, "Sahte faturaya bizim, yani bizim değil, hiçbir ülkenin toleransı olamaz. Ona ilişkin ciddi bir yapay zeka algoritmalarını devreye aldık. Bundan sonra iki günlük bir firmanın kalkıp milyarlarca fatura falan filan anında, böyle işte bazen anlatıyorlar ya, işte bir minibüs kiralıyorlar, o minibüste fatura basıp ondan sonra kayboluyorlar. Bunu yapamayacaklar. Onu dahi yapamayacaklar. Çünkü çok güçlü bir, tekrar algoritmalarla, buna biz kâşif diyoruz, sahte belge düzenleyene, yani anında inşallah devreye girebileceğiz çok hızlı bir şekilde. Yine bizim başka programlarımız var. Bu Türkiye'deki bütün şehirlerdeki bir anlamda konut değerleme haritası gibi bir takım çalışmalarımız var. Dolayısıyla işlemleri bir şekilde karşılaştırma imkanımızı artıyor. Gözetim programlarımız var. Ama özellikle yüksek gelirli gruplara yönelik, yani kayıt dışı yüksek gelirli gruplardan bahsediyorum. Yani işte ne bileyim, kredi kartından tutun, yat, tekne, konu, yani lüksten bahsediyorum. Buralara ilişkin arkadaşlar malı bir çalışma içerisinde ve tekrar algoritmalar devreye giriyor. Dolayısıyla özetle biz kayıt dışında mücadeleye devam edeceğiz" dedi.

Sanayicilere 2026 uyarısı: "Yeni vergi yükü yok ama denetim artacak" Haber

Sanayicilere 2026 uyarısı: "Yeni vergi yükü yok ama denetim artacak"

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), sanayicilerin karar süreçlerine ışık tutmak ve küresel ekonomik trendleri değerlendirmek amacıyla düzenlenen "Türkiye Ekonomisinde Güncel Dinamikler" toplantısına ev sahipliği yaptı. BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Derya Hekim, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. "SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, "Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, "2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz" diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Özgür Özel Muğla'da sandığı işaret etti: "Erdoğan'dan zam değil, seçim istiyoruz!" Haber

Özgür Özel Muğla'da sandığı işaret etti: "Erdoğan'dan zam değil, seçim istiyoruz!"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla'da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Milas Atapark meydandaki vatandaşlara seslenen Özel, Muğla'da yerel seçimlerde elde edilen başarıya dikkat çekerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'u tebrik etti. Muğla'da 13 ilçenin 11'inin kazanıldığını hatırlatan Özel, "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı" dedi. Merkezi bütçe üzerinden iktidarı eleştiren Özel, "Muğla 2025'te 68 milyar lira vergi ödedi. Muğla'ya ayrılan pay 5,7 milyar lira. Muğla'dan kepçeyle alıp çay kaşığıyla verdiler" ifadelerini kullandı. Tarım alanlarının daraldığını, çiftçilerin üretimden uzaklaştığını savunan Özel, ortalama çiftçi yaşının 58'e çıktığını belirterek, "Gençler köyde kalmak istemiyor. Bu tablo büyük bir tehlikedir" dedi. Muğla'da yüksek kira sorunu olduğunu söyleyen Özel, ortalama kiraların 30 bin liraya ulaştığını ifade etti. CHP'nin programında kiralık sosyal konut modelinin yer aldığını kaydeden Özel, "İktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacak. Çok kazanan çok, az kazanan az ödeyecek" dedi. Cumhuriyet tarihinde verilen maden ruhsatları ile son 20 yıldaki ruhsat sayılarını karşılaştıran Özel, "80 yılda bin 186 ruhsat verildi. Son 20 yılda 386 bin ruhsat verildi. Muğla'nın yüzde 60'ı maden ruhsat alanı" ifadelerini kullandı. ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Özel, "Erdoğan'dan zam değil, seçim sandığını istiyoruz" dedi. 19 Mart'tan bu yana meydanlarda olduklarını belirten Özel, "Yolun üçte birini yürüdük. Bu iktidarı değiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Özel, "Hakkımızı kimse vermeyecek, kendimiz alacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

TESK Başkanı Palandöken’den "Kredi" çağrısı: Esnafın önündeki engeller kaldırılsın Haber

TESK Başkanı Palandöken’den "Kredi" çağrısı: Esnafın önündeki engeller kaldırılsın

Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârların ciddi bir finansman çıkmazı içinde olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşmasının önündeki engellerin bir an evvel kaldırılması gerekiyor" dedi. Vergi ya da SGK primi borcu bulunan esnafın kredi kullanamadığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bugün binlerce esnaf, sırf borcu olduğu için neredeyse haftalarca kredi alamıyor. Borcu var ama ödeyemiyor; bu yüzden de aldığı krediyi başta borçlarını kapatmak için kullanmak istiyor. Ancak siz diyorsunuz ki, ‘Borcun varsa kredi alamazsın.’ Peki bu insanlar borcunu nasıl ödeyecek? Ne yapsın bu esnaf? Elektrik, su, doğalgaz borcu birikmiş; onları ödeyecek. Çocuğunun okul taksiti var; onu ödeyecek. Dükkanına mal alacak, yanında çalışan personelin ücretini verecek. Bu kredileri alamadığı zaman sıkıntı daha da büyüyor. Dolayısıyla bu konuda mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı. En azından "borçlu esnafa kredi verilmez" gibi yaptırımlar yerine, borçların zaman içerisinde ödenebileceği bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi halde esnaf krediye ulaşamazsa, maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacak. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecek" diye konuştu. "Esnafı rahatlatacak sistem hayata geçirilmeli" Kredi uygulamasındaki engellemelerin esnaf ve sanatkâr açısından ciddi bir sıkıntı doğurduğunu söyleyen Palandöken, "Bir an evvel borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama siz diyorsunuz ki ‘Zaten borcun var, önce onu öde.’ Peki nasıl ödeyecek? Bu nedenle bir çözüm bulunması şart. Bu engellemenin bir an evvel kaldırılması ve esnafı rahatlatacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve esnafın nefes almasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.