SON DAKİKA
Hava Durumu

#Veri Güvenliği

Söz Bursa - Veri Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sağlıkta veri skandalı endişesi: CHP'li Pala'dan AHBS'de tekelleşme ve güvenlik resti! Haber

Sağlıkta veri skandalı endişesi: CHP'li Pala'dan AHBS'de tekelleşme ve güvenlik resti!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS) alanında Kayseri’de başlatıldığı iddia edilen tek yazılım uygulamasının kapsamı, yöntemi ve hukuki dayanaklarına ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu açıkladı. Pala, Kayıt Tescil Sistemi politikalarındaki tekelleşmenin rekabeti ve hizmet sürekliliğini olumsuz etkileyebileceğini, yüklenici şirketin bilgi güvenliği standartlarının ise kamuoyuna açık ölçütlerle doğrulanmadığını belirtti. Sağlık Bakanlığı’na sunduğu kapsamlı soru önergesinde kararın gerekçesini, seçilen firmanın hangi usulle belirlendiğini, sözleşme hükümlerini ve veri güvenliğinin nasıl sağlanacağını sordu: “Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile paylaşılan yazı çok sayıda mevzuat hükmüne atıf yapmaktadır; ancak sistemde böylesi bir değişimin aile hekimliği hizmetlerine ve kişisel verilerin güvenliğine etkisine açık biçimde değinmemektedir. Bu durum, alınan kararda kamu yararı ve bilgi güvenliği yerine mevcut altyapının bir şirketin kârı için tekelleştirilmesi amacını taşıdığı yönünde endişe uyandırmaktadır. Sağlık Bakanlığı aldığı kararın gerekçesinde şeffaf olmalı ve yaptığı çalışmaları kamuoyuyla paylaşmalıdır.” Milletvekili Pala’nın çağrısına karşın Bakan Kemal Memişoğlu, kendisine 25 Aralık 2025 tarihinde iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98’inci maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük süre dolmasına rağmen yanıt vermedi. “Bakanlık son yıllarda veri güvenliğine dair ihlalleri derhal açıklamalıdır!” Pala, önergede öncelikle Kayseri’de tek yazılıma geçiş iddiasının kapsamını, hangi aile hekimliği birimlerinin dâhil edildiğini, başlangıç tarihini ve süresini sordu. Karar alınırken yapılan çalışmaların, risk değerlendirmesi ve teknik fizibilite raporlarının bulunup bulunmadığını sorguladı. Bu süreçte veri bütünlüğünü tehlikeye atabilecek erişimlere karşı alınan tedbirleri, yetkilendirme ve denetim mekanizmalarının nasıl işletileceğini öğrenmek istedi. Pala, “Sağlık Bakanlığı uzun süredir Kayıt Tescil Sistemi ile yazılım firmalarının teknik yeterlilik ve güvenlik standartlarını denetlemektedir. Böylesine geniş kapsamlı bir dönüşümde mevcut denetim kapasitesi yeterli midir; Bakanlık bunun hesabını kamuoyuna vermelidir” dedi. “Bununla birlikte, yeni uygulamanın gerekçesi veri güvenliğini artırmak ise Bakanlık son yıllarda kaç veri güvenliği ihlali saptandığını ve herhangi bir yetkisiz giriş olup olmadığını da net biçimde açıklamalıdır.” “Aile hekimleri ve hastalar mağdur edilemez; Bakanlık alınan kararın adımlarını açıklamalıdır!” Milletvekili Pala, seçilen firmanın hangi yöntemle belirlendiğini; ihale yapıldıysa kayıt numarası, teklif sayısı ve sözleşme bedelini, yapılmadıysa hangi istisnanın dayanak alındığını sordu. Sözleşmede hizmet seviyesi hedefleri ile kesinti ve yaptırım hükümlerinin paylaşılmasını istedi. “Yeni uygulamayla Bakanlık belirlediği şirkete büyük bir ayrıcalık tanımaktadır. İhale süreci usulüne uygun yürütülmeli ve vatandaşın güvenliği sağlanmalıdır” ifadesini kullandı. Pala, ayrıca aile hekimlerinin mevcut AHBS firmalarıyla yürürlükte olan sözleşmelerinin nasıl yönetileceğini sordu. Zorunlu geçiş baskısı iddiaları hakkında Bakanlığın inceleme yapıp yapmadığını ve sonuçlarını öğrenmek istedi. Geçiş öngörülüyorsa veri taşıma süreçlerinin maliyet ve sorumluluk paylaşımıyla birlikte hekimler ve firmalar açısından nasıl gerçekleştirileceğinin açıklanmasını talep etti. Mevcut sistemlerin kısa sürede terk edilmesi halinde doğabilecek verimlilik kayıpları ve hizmet aksaklıklarının önlenmesi için geçiş planının açık biçimde yayımlanmasını istedi. “Sağlık Bakanlığı hiçbir uygulamada şirketlerin kârı için aile hekimlerini ve hastaları mağdur edemez; aldığı her kararın hesabını kamuoyuna verebilmelidir” diyerek açıklamasını tamamladı.

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz" Haber

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz"

Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin hesap bakiyesi, açık adres bilgileri, fotoğrafları gibi kişisel bilgilerinin paylaşılarak alay edildiği iddia edildi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Emekli bir müşterinin tuşlama yapamadığı için alay konusu edilerek "emeklilerin ağzına s.." denildiğini söyleyen Öztürk "Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Bu büyük bir skandaldır" dedi. Konuyla ilgili haberi ve Whatsapp grubunda yapılan yazışmaların ekran görüntülerini değerlendirmeniz dileği ile iletiyorum. İyi çalışmalar diliyorum. CHP’li Hasan Öztürk’ten skandal iddia: “Bir özel bankanın personelleri Whatsapp gruplarında müşteri bilgilerini paylaşarak alay ediyor!” Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin kişisel verilerini paylaşarak alay ettiği iddia edildi. Hesap bakiyesi, adres bilgileri, fotoğraf gibi verilerin gruplarda paylaşıldığı iddialarını CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk Meclis gündemine taşıdı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada görev yapan personelin kendi aralarında oluşturduğu WhatsApp gruplarında müşterilere ait fotoğraflar, telefon numaraları, adres bilgileri ve hesap bakiyeleri gibi son derece hassas verileri paylaştığı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Öztürk, konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İddialara sert tepki gösteren Öztürk, “Vatandaşın en mahrem bilgileri bir bankanın personel gruplarında dolaşıyorsa burada çok ağır bir güven yıkımı vardır. Hem BDDK hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı derhal göreve davet ediyorum” dedi. VATANDAŞIN EKONOMİK DURUMU ALAY KONUSU YAPILAMAZ! Bu durumun basit bir disiplin meselesi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Öztürk, “Bir yurttaşın fotoğrafı, adresi, telefonu ve hesabındaki paranın alay konusu yapılması hem etik bir sorun hem de açık bir veri güvenliği skandalıdır” dedi. Öztürk, bankacılık sisteminin temelinin güven olduğunu, bu güvenin bilinçli biçimde zedelendiğini ifade etti. Banka personelinin müşterilerin hesap bakiyelerine kadar uzanan bilgilere bu kadar kolay erişebilmesini kabul edilemez olarak nitelendiren Öztürk, “Bir yurttaşın özel hayatının alay konusu yapılması, veri ihlalinden de öte, doğrudan insan onuruna saldırıdır. İnsanların fotoğrafları, adresleri, parasal durumları üzerinden eğleniliyorsa bu ahlaki bir çöküştür. İnsanların yoksulluğu, birikimi ya da ekonomik durumu alay konusu yapılamaz.” dedi. Denetim mekanizmalarının kâğıt üzerinde kaldığını söyleyen Öztürk, gerçek bir kontrolün işlemediğini dile getirdi. EMEKLİ VATANDAŞ TUŞLAMA YAPAMADI DİYE ALAY ETMİŞLER Öztürk, iddiaların yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Ekran görüntülerine göre emekli bir yurttaş, telefonda işlem yaparken tuşlama yapamadığı için personel gruplarında alay konusu yapılıyor. Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Personel ise emeklinin tuşlama yapamamasına ‘emeklilerin ağzına s…’ diyerek tepki gösteriyor. Bu büyük bir skandaldır!” dedi. Ekran görüntülerinde bir müşterinin kartının ulaşmaması ile ilgili “nah getirirler, zaten ek kart” yorumu yapıldığını ve bir kişinin mesleğiyle alay edildiğini söyleyen Öztürk, “Vatandaşın yaşadığı sorunla, emeğiyle, onuruyla dalga geçilen bu dil kabul edilemez, derhal soruşturma açılmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde süreçle alakalı bilgi verilmelidir” dedi. KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMAYAN BİR BANKACILIK ANLAYIŞI EKONOMİYİ DE KORUYAMAZ Öztürk, yaşananların bireysel bir ahlaksızlıkla geçiştirilemeyeceğini belirterek, “Eğer bu iddialar doğruysa, ortada kurumsal bir denetim çöküşü vardır” dedi. Kamu otoritesinin sessiz kalmasının bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Özel bankaların yalnızca kâr eden ticari yapılar olmadığını vurgulayan Öztürk, “Bu kurumlar milyonlarca yurttaşın kişisel ve finansal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” dedi. Kişisel verileri koruyamayan bir bankacılık anlayışının ekonomiyi de koruyamayacağını söyledi. İLGİLİ BANKA DERHAL DENETLENMELİDİR Vatandaşların mahrem bilgilerinin eğlence konusu yapılmasının toplumsal güveni derinden sarstığını belirten Öztürk, “Bu ülkede yurttaşın onuru, hiçbir özel bankanın iç yazışmalarından daha değersiz değildir” dedi. Sorumluların açık biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Öztürk ayrıca, “Bu olayın üzeri örtülemez. İlgili banka derhal denetlenmeli, sorumlular hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır” dedi. Mağdur olan vatandaşların zararlarının nasıl telafi edileceğinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.