SON DAKİKA
Hava Durumu

#Verimlilik

Söz Bursa - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın verileri emin ellerde! Yerli sistem WebCBS dönemi başladı Haber

Bursa’nın verileri emin ellerde! Yerli sistem WebCBS dönemi başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tamamen yerli ve özgün imkanlarla geliştirdiği ‘WebCBS’ adlı platformu kullanarak belediyecilik hizmetlerinde yeni bir dönem başlattı. Teknolojik bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerli yazılım ‘WebCBS’yi devreye alarak belediyecilik hizmetlerinde dijital dönüşüm hamlesini hayata geçirdi. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlüğü tarafından geliştirilen WebCBS, herhangi bir dış yazılıma veya lisans ücretine ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Kenti de geleceğe taşıyacak olan yeni sistemle, hem belediye bütçesine katkı sağlanıyor hem de teknolojik bağımsızlığın kapıları aralanıyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, yeni sistem belediye personeline anlatıldı. Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürü Alper Yazıcı, platformun teknik altyapısı, sunduğu analiz ve raporlama kabiliyetleri ile verilerin güvenli bir şekilde nasıl analiz edileceğini aktardı. WEBCBS SİSTEMİ NEDİR? WebCBS, belediye personelinin internet tarayıcıları üzerinden şehre dair en güncel verilere saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor. Sistem, su yönetiminden imar planlarına, enerji hatlarından mülkiyet bilgilerine kadar devasa bir veri havuzunu tek bir merkezde birleştiriyor. Bu sayede birimler arası koordinasyon kopukluğu tarihe karışırken, iş süreçlerinde maksimum verimlilik hedefleniyor. VERİ ODAKLI YÖNETİM ANLAYIŞINI PEKİŞTİRİYOR Kullanıcı dostu ara yüzüyle dikkat çeken platformda, personel kendilerine özel tanımlanan şifrelerle sisteme giriş yapabiliyor. Kurumsal verilerin güvenli bir şekilde analiz edilmesine ve sorgulanmasına imkan tanıyan WebCBS, Bursa’nın şeffaf ve veri odaklı yönetim anlayışını pekiştiriyor. Modern ve dijital altyapı sayesinde, Bursa’nın geleceği artık daha öngörülebilir ve yönetilebilir hale geliyor.

48V hibrit teknolojisine sahip Opel Corsa ve Mokka Türkiye’de! Haber

48V hibrit teknolojisine sahip Opel Corsa ve Mokka Türkiye’de!

Otomotiv dünyasında verimlilik, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan çözümler giderek daha fazla önem kazanırken; Opel, hibrit otomobiller alanında önemli bir adım daha attı. Bu kapsamda marka, ürün gamındaki motor seçeneklerini çeşitlendirerek; B-hatchback segmentinin popüler modeli Corsa ve B-SUV sınıfındaki iddialı temsilcisi Mokka’nın 48V hibrit teknolojisine sahip versiyonlarını Türkiye pazarında satışa sundu. Opel, Corsa ve Mokka modellerinde sunduğu hibrit motor seçenekleriyle; şehir içi kullanıma uygun düşük yakıt tüketimi ile günlük sürüşte hissedilen yüksek konfor ve performansı bir araya getiriyor. Opel, 48V hibrit teknolojisiyle Corsa’da güç seviyesini üst seviyeye taşıyor Corsa ve Mokka modellerini 48V hibrit motorlarla satışa sunan Opel’in bu hamlesi, özellikle Corsa için önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Günümüzde Türkiye’de 100 HP gücündeki içten yanmalı motor seçeneğiyle sunulan Corsa, hibrit motor ailesiyle birlikte GS donanım seviyesinde 145 HP’lik kombine güç sunmaya başlıyor. Corsa ürün gamına eklenen 1.2 Hybrid 145 (136 HP) motor seçeneği, modelin performans algısını bir üst seviyeye taşırken; daha dinamik sürüş karakteri ve güçlü hızlanma değerleriyle ürün gamında yeni bir konumlandırma yaratıyor. Sportif detaylarıyla öne çıkan GS donanım seviyesi, tasarım ve performans vurgusunu bir arada sunuyor. Corsa Hybrid 1.2 145 (136HP) e-DCT6 versiyonunda içten yanmalı motor 136 HP, elektrik motor 21 HP güç üretirken, sistemin bileşik maksimum gücü 145 HP’ye ulaşıyor. Buna ek olarak Corsa, 1.2 Hybrid 110 (100 HP) e-DCT6 seçeneğiyle hibrit dünyasına giriş seviyesi bir alternatif de sunuyor. Bu versiyonda içten yanmalı motor 100 HP; elektrik motoru ise 21 HP güç üretirken, birleşik maksimum güç 110 HP olarak yollara çıkıyor. Corsa Hybrid ailesi, 1.833.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla Opel showroomlarında yerini aldı. Corsa’da Yeni Konumlandırma Opel Corsa, 145 HP hibrit motor ve GS donanım kombinasyonu ile yalnızca verimlilik odaklı bir şehir otomobili olmanın ötesine geçerek; daha güçlü, daha dinamik ve üst segmente yakın bir karakter kazanıyor. Opel, bu hamlesiyle hibrit ürün gamını genişletirken, Corsa özelinde performans, teknoloji ve tasarımı ilk kez bu seviyede bir araya getiriyor. Mokka’da hibrit güç, B-SUV karakteriyle buluşuyor 48V hibrit mimarisiyle buluşan Opel Mokka, Corsa modelinde olduğu gibi daha güçlü, daha verimli ve konforlu bir sürüş sunuyor. Opel Mokka, 1.2 Hybrid 145 (136 HP) e-DCT6 isimli ve GS donanımlı yeni versiyonu ile ürün gamını genişletiyor. Model, 2.523.000TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla Opel showroomlarında satışa sunuluyor. Mokka’nın Hybrid 1.2 145 (136 HP) e-DCT6 versiyonunda, içten yanmalı motor gücü 136 HP; elektrik motor gücü 21 HP; bileşik maksimum gücü 145 HP olarak sunuluyor. 48V hibrit sistem ile performans artışı ve verimlilik dengesi Opel’in 48V hibrit mimarisi; 1.2 litrelik turbo benzinli motoru, 48V lityum-iyon batarya ve entegre elektrik motoru ile destekleyici bir yapı sunarak daha yüksek kombine güç ve daha akıcı tork dağılımı sağlıyor. Elektrik motorunun özellikle kalkış ve hızlanma anlarında sunduğu destek sayesinde hem yakıt tüketimi azaltılırken, sürüş konforu da optimize ediliyor. Corsa Hybrid ve Mokka Hybrid modelleri, geleneksel içten yanmalı motora sahip versiyonlarına kıyasla 100 km’de 0,8 litreye varan yakıt tasarrufu sağlayarak hem daha verimli hem de daha ekonomik bir sürüş deneyimi sunuyor. e-DCT6: hibrit sistemle tam entegrasyon Yeni hibrit güç üniteleri, Opel’in elektrik motoru entegreli e-DCT6 çift kavramalı otomatik şanzımanı ile kombine ediliyor. Bu yapı; hızlı ve sarsıntısız vites geçişleri, düşük hızlarda elektrik kalkış ve start-stop geçişlerinde minimum titreşim sağlayarak hem performansı hem de sürüş konforunu artırıyor. e-DCT6, hibrit sistemle uyumlu enerji yönetimi sayesinde özellikle şehir içi kullanımda akıcı ve rafine bir sürüş deneyimi sunuyor.

Bursa’dan dünyaya kauçuk devrimi! Hedef: "Ürünümüzün olmadığı araç kalmayacak" Haber

Bursa’dan dünyaya kauçuk devrimi! Hedef: "Ürünümüzün olmadığı araç kalmayacak"

Otomotiv yan sanayinde firmalar, küresel pazarda kalıcı olabilmek için teknoloji, verimlilik ve inovasyon odaklı üretim modellerini güçlendiriyor. Otomotiv yan sanayinde rekabetin yönü değişirken, firmalar artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; birikmiş tecrübeyi teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle çevreye duyarlı üretim süreçleri, verimlilik, enerji tasarrufu ve ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri, sektörün yeni standartları arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, otomotiv sektörünün tedarik zincirinde daha net hissediliyor. Ürün kalitesi kadar süreç yönetimi, kaynak verimliliği, çevresel etkilerin kaynağında azaltılması ve sürekli iyileştirme yaklaşımı hem iç pazarda hem de ihracatta firmaların tercih edilmesinde belirleyici rol oynuyor. 1980 yılında Bursa’da kurulan ve bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan ÜÇEL Kauçuk da bu yaklaşımı uzun yıllardır üretim kültürünün merkezinde konumlandıran firmalar arasında yer alıyor. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin 1980’den bu yana biriken tecrübesini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirdiklerini, hedeflerinin küresel pazarda güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle kalıcı büyüme sağlamak olduğunu ifade etti. Hüseyin Oruç, şirketin vizyonunda dünya genelinde ürünlerinin kullanılmadığı ulaşım aracı bırakmamak hedefinin yer aldığını ifade etti. Oruç, bu hedefi yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı üretim süreçleriyle desteklediklerini; yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, gelecekteki taleplere göre de üretim kabiliyetini geliştirmeye odaklandıklarını kaydetti. Üçel Kauçuk'un sürdürülebilirlik yaklaşımında çevreye duyarlı üretim süreçleri, enerji tasarrufu, su verimliliği, atıkların azaltılması ve çalışan farkındalığını güçlendiren eğitimler öne çıkarken, Hüseyin Oruç, bu başlıkların şirketin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Oruç, AR-GE çalışmalarını da hem ürün hem süreç inovasyonunu besleyen stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.

HasTavuk’un robotik altyapısına ABD’den tam not: "Geleceğin üretim modeli" Haber

HasTavuk’un robotik altyapısına ABD’den tam not: "Geleceğin üretim modeli"

Türkiye'nin beyaz et sektörünün öncü kuruluşlarından HasTavuk, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) tarım merkezi Kansas'tan gelen üretici heyeti ağırladı. Mısır, soya ve buğday üreticilerinden oluşan heyet, firmanın Susurluk'taki modern entegre tesislerini yerinde inceledi. Export Council (USSEC) Türkiye Ofisi rehberliğinde 3 Şubat'ta HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Sezer ve Genel Müdür Müfit Yavuz tarafından karşılanan heyet, ilk olarak Susurluk Yem Fabrikası'nı ziyaret etti. Hammadde kabulünden laboratuvar analizlerine, rasyon hazırlığından son teknoloji üretim aşamalarına kadar tüm süreçleri inceleyen konuklar, tesisin teknik altyapısını tam notla değerlendirdi. İLERİ TEKNOLOJİ VE ROBOTİK ALTYAPI Yem fabrikasının ardından beyaz et üretim tesislerini gezen Kansaslı üreticiler, tavuk etinin sofralara uzanan titiz yolculuğunu yerinde gözlemledi. El değmeden ilerleyen üretim süreçleri, tam otomasyonlu paketleme sistemleri ve robotik altyapı heyetin büyük ilgisini çekti. Firmanın global standartların üzerindeki hijyen ve güvenlik protokolleri takdirle karşılandı. Ziyaret sırasında tesisin çevreci üretim vizyonu, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve dijitalleşme entegrasyonu hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Laboratuvar analizlerinin hızı ve süreç takibindeki hassasiyet, Amerikalı tarım temsilcileri tarafından "geleceğin üretim modeli" olarak nitelendirildi. SEKTÖREL İŞ BİRLİĞİ MESAJI HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Türkiye'nin gıda, tarım ve hayvancılık potansiyeline dikkat çekerek, teknolojik entegrasyonun sektördeki önemini vurguladı. Ziyaret sonunda Kansaslı üretici birlikleri ve USSEC Türkiye Ülke Müdürü Sırrı Kayhan, Türkiye yem ve hayvancılık sektörüne katkılarından dolayı firma ekibine teşekkürlerini sundu. Görüşmede, iki ülke arasındaki tarımsal iş birliklerinin güçlendirilmesi ve gelecekte hayata geçirilebilecek ortak projeler üzerine stratejik fikir alışverişinde bulunuldu.

Hasanağa’dan Çin’e teknoloji köprüsü: Bursalı Dorukmak Çinli devlerin vazgeçilmesi oldu! Haber

Hasanağa’dan Çin’e teknoloji köprüsü: Bursalı Dorukmak Çinli devlerin vazgeçilmesi oldu!

Bursa Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde otomotiv sektörüne yönelik kauçuk parça üretimi yapan Dorukmak A.Ş, Çin’e gerçekleştirdiği ihracatla Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü ortaya koyuyor. Aftermarket toz lastiği alanında Avrupa’nın lideri, dünya genelinde ise ilk beş firma arasında yer alan Dorukmak, 2025 yılında başladığı Çin ihracatını 2026 yılında da istikrarlı biçimde sürdürüyor. Çinli otomotiv ana sanayi üreticilerinin Dorukmak’ı keşfetmesiyle başlayan ihracat sürecinde, Bursa’da üretilen toz lastikleri Çin’de imal edilen sıfır araçlarda kullanılıyor. Çinli firmalara tedarikçi olarak ürün gönderen Dorukmak, zorlu rekabet koşullarına rağmen kalite ve üretim teknolojisiyle tercih ediliyor. Dorukmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, Çin pazarına girişin önemine dikkat çekerek, “Çinli otomotiv ana sanayi üreticileri, ihraç ettiğimiz toz lastiklerini kendi üretim hatlarında rot-rotil gruplarında kullanarak sıfır araçlarına montajlıyor. Yılda yaklaşık 3 milyon adet toz lastiği satıyoruz. Araç türüne göre bir otomobilde 16 adete kadar toz lastiği yer alabiliyor” dedi. “ÇİN PAZARINDA KALİTEMİZLE ÖNE ÇIKIYORUZ” Çinli üreticilerle otomasyon ve verimlilik sistemleriyle fiyatta rekabet ettiklerini ancak kalite avantajıyla öne çıktıklarını vurgulayan Kurtuluş, “Çin’de üretilen toz lastikleriyle aynı fiyatta olmamıza rağmen, bizim ürünlerimiz daha kaliteli imal ediliyor. Otomasyon seviyemiz ve üretim verimliliğimiz sayesinde önemli bir rekabet avantajı yakalıyoruz. Böylece Çin dünyaya otomobil satarken, araçlarında bizim ürünümüzü kullanıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’den Çin’e otomotiv endüstrisi ürünü ihraç eden firma sayısının yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Dorukmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, Dorukmak’ın bu alanda istisnai bir konumda bulunduğunu belirterek, “Toz lastiğinde üretim adedi bakımından Avrupa’nın en büyüğü, dünya genelinde ise ilk beş firma arasındayız” ifadelerini kullandı. Dorukmak’ın üretim altyapısı ve kapasitesiyle dünya çapında örnek gösterilen firmalar arasında yer aldığını söyleyen Berke Kurtuluş, “7 bin metresi kapalı olmak üzere toplam 8 bin metrekarelik modern fabrikamızda, yaklaşık 200 kişilik ekibimizle ayda 10 milyon adet kauçuk parça üretiyoruz. Binek, hafif ticari ve ağır vasıta araçların süspansiyon sistemlerine yönelik ürün çeşitliliğimiz 1.000’in üzerine çıktı. Hem üretim çeşitliliğimiz hem de kapasitemizle global ölçekte güçlü bir oyuncuyuz” değerlendirmesinde bulundu.

İK 360 Platformu Bursa'da İK'nın kimyasını değiştirdi: "Masa başında oturan kaybeder!" Haber

İK 360 Platformu Bursa'da İK'nın kimyasını değiştirdi: "Masa başında oturan kaybeder!"

Çalışan deneyimi, dijitalleşme ve kurum kültürü odağında insan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren “İK’nın Yeni Kimyası” etkinliği, Passgage ve İK360 Platformu iş birliğiyle Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Faveo Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Barış Gül, insan kaynakları yönetiminin sahada ve çalışanla temas halinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bizler insan merkezli iş yapıyoruz. Bu odaktan ayrıldığınız zaman ne yaparsanız yapın bağ kopuyor. Öncelikle çalışana dokunmak gerekiyor” dedi. İnsan kaynakları uzmanları ve yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, insan kaynakları dünyasında değişen dinamikler, çalışan deneyimi ve yeni nesil uygulamalar ele alındı. “Sahada olmayan İK, mesleğini güçlendiremez” Etkinliğin “İK’da Deneyim Odaklı Yaklaşımlar” başlıklı panelinde değerlendirmelerde bulunan Dr. Barış Gül, özellikle üretim ağırlıklı şehirlerde İK’nın görünür olmasının kritik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Masa başında oturan İK’cı olmayın. Özellikle Bursa gibi mal ve hizmet üreten bir şehirde çalışanlar mutlaka insan kaynakları yöneticisini yanında görmek istiyor. Masasında oturan insan kaynakları yöneticisi mesleğini güçlü hale getiremez; mutlaka sahada olmalısınız. Çalışanlara dokunan insan kaynakları uzmanları her zaman başarılı oluyorlar.” “Ortak dil, ortak kültür ve sürdürülebilir bağlılık şart” Faveo Danışmanlık’ın Bursa merkezli bir yapı olarak Türkiye’nin birçok ilinde hizmet verdiğini belirten Dr. Barış Gül, kurumların sürdürülebilir başarı için ortak kültür ve ortak dili güçlendirmesi gerektiğini söyledi: “Her işletmenin en üst yöneticisinden en yeni işe girmiş çalışanına kadar kendisine özgü ortak bir dili olmalı. Şirket hedefleri ve stratejileri bir bütündür; tepedeki CEO da makine başındaki operatör de bu hedefler ile ortak kültürü bilmeli. Bunu insan kaynakları yöneticisi yapmalıdır.” Çalışan bağlılığının güçlendirilmesinin verimlilik ve süreklilik açısından belirleyici olduğunu ifade eden Dr. Gül, sistemli bir yapının önemine de değinerek şunları söyledi: “Çalışanların işine ve çalıştıkları kuruma bağlılığının sağlamlaştırılması gerekiyor. Bunun için çalışanların rahat çalışmaları sağlanmalı. Mutlaka sistemler kurulmalıdır. Sistem dediğimiz de ortak kültürü ve iş süreçlerini oluşturabilmektir. Böylece bağlılığı, devamlılığı ve verimliliği artırabiliriz.” “Dijitalleşme önemli ama insan odağı kaybolmamalı” İnsan kaynaklarında dijitalleşmenin süreçleri kolaylaştırdığına dikkat çeken Dr. Barış Gül, teknolojinin insan odağının yerine geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu süreçleri kolaylaştırabilmek için dijitalleşmek elbette önemli ama öncelik insan odağından uzaklaşmamalı.” dedi. Panelin ardından Dr. Barış Gül, katılımcıların sorularını da yanıtladı.

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı Haber

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı

Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) tarafından düzenlenen “İkiz Dönüşüm Sürecinde Yalın Üretim ve Dijitalleşmenin Önemi” konulu panelde, iş dünyası temsilcilerine, dijitalleşme ve dijitalleşme sürecinde yalın dönüşümün önemi anlatıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası( BTSO) işbirliği ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve AR-GE Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirilen organizasyona TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu, TOSYÖV Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Artvin-Kafkas-Ahıska-Batum Dernekleri Federasyonu (ARTKAFKON) Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Celal Manasoğlu, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Erdinç Acar, akademisyenler, iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. “Dijitalleşme yalın dönüşümle verimli oluyor” TOSYÖV Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, programın açılışında yaptığı konuşmasında dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, “Dijitalleşme ve yalın dönüşüm geleceğimiz için iki hayati konu. Bu kavram ve çalışmalar değer yaratma yolunda israfı önleyerek daha fazla kaynak ve zaman sağlar. İş yaşamının gündeminde olan dijitalleşme tek başına yeterli bir kavram değil, yalın dönüşümle verimlilik denetlenebiliyor. Ülkemiz uzun yıllardır üretim ekonomisi ile ilerliyor. 2000’li yıllardan önce dijitalleşme çalışmalarına başlayarak sistemimize değer katmaya başladık ancak günümüzde bu sistemin veriminin ölçülebilmesi için yalın dönüşümle desteklenmesi gereği ortaya çıktı. Bu iki kavramı birleştirdiğimiz zaman gerçekten değer yaratabildiğimizi anladık” dedi. “Değişime ayak uyduranların ayakta kalacağı bir dünyadayız” TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu ise konuşmasında, “Bugün iş yaşamında verimin sağlanması için elzem olan iki kavramı konuşmak için bir araya geldik. Biz bu iki kavramı birbirinden ayıramamayı deneyimleyerek öğrendik. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki artık dünyada sadece dijitalleşmeyi sağlayanların değil değişime uyum sağlayabilenlerin ayakta durduğu bir düzen işliyor. Dijitalleşme artık bir makine parkının yenilenerek, yeni bir yazılımı sisteme dahil etmekten ibaret değil. Tüm çalışmalara rağmen israf hala sürüyorsa ve dijitalleşme hızlı ama kontrolsüz bir karmaşa üretiyorsa, verimi getirecek zihinsel ve sistemsel dönüşümü sağlayacak her türlü gelişim desteklenmeli. TOSYÖV olarak bizler KOBİ’lerin dönüşüm yolunda yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz Çünkü KOBİ’ler ülkenin yüzde 95'ini oluşturan küçük, orta, büyük ya da büyük büyük ölçek işletmeler. Yani Türkiye'nin yüzde 95'i.Bizler TOSYÖV üyeleri olarak bu anlamda farkındalığı oluşturmak, ‘KOBİ’lerin ihtiyaçlarıyla ilgili çözümler üretecek verileri sahadan toplayarak işlemek gibi önemli görevlere sahibiz. Bu bilinç ve sorumlulukla çalışmalarımızı yürütüyoruz” şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz da konuşmasında sanayisi ve üretim anlayışı ile Türkiye ekonomisinin en büyük destekçilerinden olan Bursa’nın birçok alanda öncü çalışmalara imza attığını belirterek, organizasyon için TOSYÖV yetkililerine teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından program TOSYÖV Akademi Başkanı Cüneyt Örkmez, ICT Certify İş Geliştirme Direktörü Didem Erdoğdu katılımcılara yönelik sunumlarını gerçekleştirerek, çalışmaları hakkında bilgiler verdi. “Dijitalleşmenin doğru kullanımı israfın önüne geçecektir” Programın son bölümünde Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İkon Kurucusu Prof. Dr. Pelin Vardarlıer, “Dijitalleşme Yolculuğu: Nereden başlamalı, nasıl ilerlemeli?” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Pof. Dr. Pelin Vardarlıel, sunumunda yalın dönüşüm çalışmalarıyla verimin ölçülmediği dijitalleşmenin firmalarda zaman ve nakit kaybına yol açtığının altını çizdi. Firmalarda dijitalleşmeyi sağlayan sistem ve yazılımların yanı sıra çalışanlarda bu konuda bilgi ve bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Varlıel, “Yalnızca sisteme yapılan yatırımlar bazı durumlarda çalışanlarda değişime yönelik bir direnci oluşturuyor ve kullanılmıyor. Firma çalışanları da dönüşüme hazır ve istekli hale getirilmeli. Aksi halde sisteme entegre edilemeyen yatırımlar israftan öteye geçemiyor. Bu durumun çok fazla örneğine rastlıyoruz. Firmalarda öncelikle verimlilik bilinci oturtulmalı” ifadelerini kullandı. Programın sonunda TOSYÖV yöneticileri tarafından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor Haber

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor

Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde 20 yıldır kauçuk-metal ve plastik parçalar için yüzey işlemleri ile yapıştırma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türk-Alman ortaklı GOTEC-G, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik belirsizliklere rağmen üretim gücünü ve sektördeki konumunu korumayı başarırken, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmaya devam edecek. GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan yaptığı açıklamada, 2025 yılını değerlendirirken 2026’ya yönelik beklenti ve hedeflerini dile getirdi. “Maliyet baskılarını verimlilikle yönettik” 2025 yılında Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kabiliyetini muhafaza ettiğini ifade eden Doğan, artan enerji, işçilik ve finansman maliyetlerinin sanayi şirketleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün değişen dış pazar koşullarına hızlı uyum sağlayarak sanayinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Doğan, “2025’te maliyet enflasyonu ve finansmana erişim sektörün temel risk başlıkları arasında yer aldı. GOTEC-G olarak bu süreci; verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi, kalite odaklı üretim anlayışı ve esnek operasyon yapımız sayesinde dengeli bir şekilde yönettik” dedi. 2026’da dengeli büyüme beklentisi 2026 yılına yönelik öngörülerini de paylaşan GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan, daha dengeli bir ekonomik büyüme beklendiğini ancak maliyet ve finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Otomotiv sektöründe teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin belirleyici olacağını belirten Doğan, şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bu adımlar, GOTEC-G’nin sektördeki konumunu daha ileri taşırken uzun vadeli büyümemizi de destekleyecek.” Sanayi yatırımları ve istihdam vurgusu Pandemi sonrası oluşan ekonomik ve toplumsal etkilerin kalıcı şekilde giderilmesi için sanayi yatırımlarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Doğan, verimlilik odaklı dönüşümün ve istihdamın Türkiye’nin küresel rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Nitelikli insan kaynağının ülkede tutulmasının stratejik bir gereklilik olduğuna işaret eden İldem Doğan, gençlere yönelik istihdam ve gelişim olanaklarının artırılması gerektiğini söyledi. Doğan açıklamasında, “Genç neslin ülkesine güvenle bağlanabilmesi, inovasyonu ve üretimi destekleyen güçlü istihdam olanaklarıyla mümkün. Beyin göçünün önüne geçmek ve gençlerimize geleceğe dair umut vermek, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için hayati önemdedir” şeklinde konuştu. “Katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” GOTEC-G olarak bu hedeflere katkı sunma sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade eden İldem Doğan, “Üretim gücümüzü, teknoloji odaklı yatırımlarımızı ve çözüm odaklı yaklaşımımızı geliştirerek hem ana sanayiye hem de ülke ekonomisine değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret Haber

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret

Bağlantı elemanları sektörünün çatı kuruluşu Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk liderliğinde yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcilerinden oluşan heyet ile birlikte, Bursa sanayisinin teknolojik dönüşümüne öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; kampüste hayata geçirilen projeler, laboratuvar çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve sanayiye yönelik teknik çözümler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Teknoloji ve Üretim Altyapısında Kapsamlı İnceleme BESİAD heyeti ziyaret kapsamında Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM), BTSO Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezini gezerek kurumların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. Heyet, ileri üretim tekniklerinden verimlilik artırıcı model uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede bağlantı elemanları sektörünün Ar-Ge, kalite, verimlilik ve nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına katkı sağlayabilecek iş birliklerini değerlendirdi; kampüste yürütülen çalışmaların sanayinin dönüşüm sürecine etkilerini sahada gözlemledi. “Nitelikli istihdamdan üretimde sürdürülebilirliğe tüm alanlarda sektörün gelişimini odağımızda” Bağlantı elemanları sanayisinin Türkiye’nin üretim gücündeki stratejik rolüne dikkat çeken BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıkların nitelikli iş gücü, üretim verimliliği ve dijital dönüşüm süreçlerine uyum olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bağlantı elemanları sektörümüzün gelişiminde nitelikli istihdamın güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim pratikleri en öncelikli başlıklarımızı oluşturuyor. BESİAD olarak firmalarımızın rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı destekliyor; üyelerimizin geleceğin üretim teknolojilerine uyum sağlamalarını önemsiyoruz. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü gibi vizyoner yapılar, hem eğitim altyapısı hem de teknik donanımıyla sektörümüz için büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Kampüs ziyaretimiz, üyelerimiz açısından verimli bir perspektif sundu. Sektörün gelişimi için hedeflerimiz doğrultusunda bu tür iş birliklerini son derece değerli buluyoruz. Ev sahiplikleri için BTSO’ya teşekkür ediyorum.” ‘BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya Uzanan Yapımız Sanayimizin İnovasyon Gücünü Artırıyor’ Ziyaretle ilgili değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Eğitim ve Teknoloji Kampüsümüz, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve firmalarımızın dijital ve sürdürülebilir dönüşüm sürecini desteklemek amacıyla kurguladığımız bütüncül bir ekosistem. BUTEKOM’dan BUTGEM’e, MESYEB’den Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezi’ne kadar kampüs bünyesindeki her bir yapı, üretim kalitesini, verimliliği ve inovasyon kapasitesini artırmaya hizmet ediyor. Bağlantı elemanları gibi yüksek standart ve hassas üretim gerektiren bir sektörde faaliyet gösteren BESİAD üyelerinin bu altyapıyı yakından tanımasını son derece kıymetli buluyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.