SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vizyon

Söz Bursa - Vizyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vizyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu Haber

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik hukukunu kurumsal bir zeminde güçlendirmeyi hedefleyen Azerbaycan Kültür ve İşbirliği Derneği (AKİD), faaliyetlerine resmen başladı. Dernek; iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları, tüm Türk dünyasını kapsayan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. “ANLAŞMA” VE “İŞ BİRLİĞİ” VİZYONUYLA YENİ BİR DÖNEM Adını bünyesinde barındırdığı “anlaşma” ve “iş birliği” kavramlarından alan AKİD; ortak tarih, dil ve medeniyet mirasından beslenen faaliyet anlayışıyla toplumsal bağları kuvvetlendirmeyi misyonuyla hareket edecek. Dernek; gerçekleştireceği nitelikli projeler ve organizasyonlar aracılığıyla yalnızca mevcut ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp; Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri ve tüm Türk soydaşlar arasında kalıcı bir birlik perspektifi oluşturmayı temel hedef olarak belirledi. KURUCU BAŞKAN PERVİN HAZAR: “GEÇMİŞİN GÜCÜYLE GELECEĞİN İZİNE” AKİD Kurucu Başkanı Pervin Hazar, derneğin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tüm Türk dünyası için sarsılmaz bir dayanışma zemini teşkil ettiğini vurguladı. Hazar, şunları kaydetti: “Biz bu yola, tek millet iki devlet anlayışı ve ortak tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla çıktık. Öte yandan AKİD; sadece iki ülke arasında değil, tüm Türk dünyasında kalıcı bir etkileşim ve saygın bir iş birliği ağı tesis etmek hedefiyle kurulmuştur. ‘Tarihin emanetiyle, geleceğin izine’ diyerek, geçmişten devraldığımız köklü mirası yarınlara taşıyan güçlü bir köprü olacağız.” Kurumsal ve sosyal projelerle somut adımlar atacaklarını belirten Hazar, temel amaçlarının ortak değerleri koruyan, geliştiren ve gelecek nesillere aktaran güçlü bir yapı inşa etmek olduğunu ifade etti. KÖKLÜ İLKELER VE KÜRESEL VİZYON AKİD’in vizyonu; Türkiye ve Azerbaycan öncülüğünde, uluslararası etkisi yüksek bir iş birliği modelinin öncü ve referans kurumu olmaktır. Dernek; misyonu gereği ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı bir dayanışma zemini tesis ederken; istiklâl, hâkimiyet, irfan, şecaat, vefa, birlik, çağdaşlık ve medeniyetçilik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütecektir. “Tarihin emanetiyle, geleceğin izine” şiarıyla yola çıkan AKİD, önümüzdeki süreçte hayata geçireceği çok boyutlu projelerle Türk dünyasının birliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. AKİD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Pervin HAZAR - Yön.Krl.Bşk. Zoya EVDALI - Başkan Yardımcısı Fatma ESKİ - Başkan Yardımcısı İlkay GÜVEN - Başkan Yardımcısı Av.Adil ALİSOY - Sayman Ahmet EVDALI - Genel Sekreter Dr.Sinan AZİMOV - Yön.Krl. Üyesi

Bursa'da "QueENG Tech" rüzgarı: İlk Kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol konuk oldu! Haber

Bursa'da "QueENG Tech" rüzgarı: İlk Kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol konuk oldu!

Tüm Mühendis Kadınlar Derneği’nin (TÜMKAD) ilkini gerçekleştirdiği “QueENG Tech Buluşmaları”na, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol konuk oldu. Mövenpick Otel Balo Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, YAPİDER Başkanı Sevcan İlcili, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, Bursa Soroptimist İş ve Meslek Kadınları Derneği Başkanı ve BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sedef Sinoplu, Türk Hava Kurumu Bursa Şubesi Başkanı Pilot Hatice Nur Gündoğdu ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve TÜMKAD üyeleri katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, teknoloji, mühendislik ve geleceği şekillendiren kadınları bir araya getiren yeni bir platformun startını verdiklerini belirterek, QueENG Tech Buluşmaları’nın ilkinde, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’u konuk etmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Geleceğin yazılan bir şey olmayıp, tasarlanan bir şey olduğuna inandıklarını ifade eden TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, “Geleceği tasarlayan kadınlar birbirlerinden ilham almalı, öğrenmeli, birbirilerini kutlamalı, başarıları paylaşmalılar. QueENG Tech; mühendislerin, teknoloji liderlerinin, girişimcilerin ve genç kadınların bir araya geldiği, birbirinden güç aldığı ve birlikte büyüdüğü bir platform olarak kurulmuş bulunuyor. Burası sadece bir buluşma noktası değil, bir vizyon alanıdır. Biz bu platformu, daha fazla kadının teknolojiye yön verdiği, daha fazla kadının sahneye çıktığı ve daha fazla kadının ‘ben de varım’ dediği bir alan yaratmak için başlatıyoruz” diye konuştu. Açılış konuşmasının ardından, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’un konuşmacı olarak katıldığı, TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk’ün moderatörlüğündeki sohbet bölümüne geçildi. Havacılık merakıyla gelen savaş pilotluğu Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Şenol, dinamik bir kişiliğe sahip olduğunu ve çocukluk yaşlarından bu yana havacılığa merakı bulunduğunu belirterek, bu alanda ilk kadın savaş pilotu olmanın zorluklarını yaşadığını ancak pes etmediğini vurguladı. F-16 pilotluğu sürecinin 1993 yılında Hava Harp Okulu’na girmesiyle başladığını ifade eden Şenol, “Lise eğitiminde de başarılı bir öğrenciydim. O dönemde üniversite sınavlarında belli puanın üzerinde alan öğrencilere Hava Harp Okulu davetiye gönderiyordu. Ben de sınavlarda yüksek puan aldığımdan, bana da davetiye mektubu geldi. Uçmayı çok istedim. Denediğim anda baktım ki bu iş tam bana göre. İşte o anda pilot olmaya karar verdim. Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu olduğumdan, önümde örnek alabileceğim kadın savaş pilotu modeli yoktu. Kendi kendimi motive ettim. Mutlaka savaş uçağı pilotu olmalıydım. İç sesimi dinledim ve başardım. Dört yıllık Hava Harp Okulu eğitiminden sonra Endüstri Mühendisliği eğitimi aldım. Kadınlar bu işi yapabilir mi yapamaz mı? Bu soruya ‘elbette yapabilir’ yanıtını verdiğime inanıyorum. Kararlı tutumum, empati becerim ve zorluklarla baş edebilme azmim sayesinde başarılı oldum. Uçuş hocam, sakin ve kararlı tutumumu her gördüğünde, ‘sen bu işi başaracaksın’ derdi. Sonuçta hocamı haklı çıkardım” diye konuştu. Başarının sırrı fırsat eşitliğinde Erkek egemen bir alanda kadınların da başarılı olabileceklerini kanıtladığını ifade eden Şenol, “Aklınıza gelebilecek bütün fiziki ve sosyal koşulların erkek pilot adaylarının ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir düzenek içerisinde belirlendiği bir ortamda, kadın olmanın zorluklarını yaşadım. Ancak pes etmedim. Mücadele verdim. Bir kadının günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği fiziki koşulların sağlanmasına öncülük ettim. F-16 pilotu olmaya karar verdiğimde çok kimsenin, ‘acaba bir kadın bunu başarabilir mi?’ sorusuna muhatap oldum. Aslında bu soru çok yanlış. Burada kadın-erkek cinsiyet ayrımına gidilmemeli. Fırsat eşitliği sağlanmalı. Bunun sonucunda kadın ya da erkek kim başarılı oluyorsa o yoluna devam etmeli” dedi. Orduda albaylığa kadar yükseldiğini sonrasında emekli olduğunu belirten Türkiye’nin ilk kadın F-16 savaş pilotu Berna Şen Şenol, halen sivil havacılıkta pilotluğa devam ettiğini dile getirdi. Son yıllarda kadın pilot sayısındaki artışa işaret eden Şenol, fırsat eşitliği verilmesi durumunda bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artacağına inandığını ifade etti. “Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz” Yapay zekâ teknolojisindeki gelişmelere de değinen Şenol, yapay zekâ ürünü hiçbir robotun insan pilotların yerini alamayacağına dikkat çekti. Robot algoritmasını da insanın belirlediğine işaret eden Şenol, “Bilim insanları, beynin büyük bölümünün henüz keşfedilemediği konusunda hem fikir. Bu açıdan değerlendirildiğinde insan algoritmasının kodları, sonsuzluğun sırlı ufkuna uzanıyor. Makine-insan ilişkisi tek düze bir anlayışın eseri olmayıp, komplike yaklaşımı beraberinde getiriyor. Oysa hiçbir robot, komplike koşulların söz konusu olduğu bir düzenekte başarılı olamaz. Robot yüklenen veriler doğrultusunda hareket eder. Dolayısıyla ben, ‘insan pilotların yerini gelecekte robot pilotlar alacak’ tezinin gerçekliğine inanmıyorum” ifadelerinde bulundu. Şenol, sohbetin ardından konukların sorularını yanıtladı. TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk programın sonunda, konuk konuşmacı Şenol’a günün anısı olarak, Yeşil Türbe’nin resmedildiği plaket takdim etti.

Savaş kapıda mı? Bakan Fidan’dan 3 maddelik strateji Haber

Savaş kapıda mı? Bakan Fidan’dan 3 maddelik strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir" dedi. Dışişleri Bakanı Fidan, özel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Fidan, İran'daki savaşa ilişkin, "Maalesef bu savaş bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Hem bölgemize hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olmaktadır. Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Biz tabii Türkiye olarak başından beri kendimize birkaç tane ana hedef koymuştuk. Birincisi, yani mümkünse savaşın çıkmaması; ancak çıktıysa savaşı durdurmaktır. İkincisi savaşın daha genişlemesini ve yayılmasını önlemek; üçüncüsü ise Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaş konusunda ortaya koyduğu vizyondan bahseden Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net bir vizyon ortaya koydular. Tabii biz de günlük politikaları uygularken, temaslarımızı yaparken ve inisiyatiflerimizi geliştirirken bu çerçeve içerisinde hareket ediyoruz. Esas itibarıyla Türkiye'nin savaştan çok önceki bölgesel vizyonu; bölgede aslında iş birliğini, çatışmaların çözümünü ve bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı tam da bu türden tehditleri öngördüğü için kıymetliydi. O yolda ciddi adımlar atılmaktaydı; ama mazisi çok önceki yıllara da dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan kaynaklanan bu birikmiş enerji, bir savaş halinde ortaya çıktı. Tabii bizim dediğimiz gibi savaş çıkar çıkmaz, aslında bu durum 12 Gün Savaşı'nda da gerçekleşti; o zaman da öncesinde, sonrasında ve esnasında geçen sene çok çalışmamız olmuştu. Bu sene de çok çalışmamız vardır" diye konuştu. "BİR NUMARALI HEDEFİMİZ SAVAŞIN DURMASIDIR" Bir numaralı hedeflerinin savaşın durması olduğunu vurgulayan Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir. Çünkü bu savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter; ama nükleer bomba atılmış gibi hani 30-40 sene bir yerde bitki bitmiyorsa, bölgesel istikrarsızlık da böyledir. Bazı yerlerde savaş olunca toplumlar ve kültürler arasında çok ciddi husumetler oluşuyor ve ülkeler arasında bu durum yıllarca devam ediyor. Orada artık iş birliğini, kalkınmayı ve refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmamasını istiyoruz; yani bütün çabamız aslında bunu önlemeye yöneliktir" şeklinde konuştu. "SAVAŞIN ORTAYA KOYDUĞU TEHDİDİ DİĞER AKTÖRLER DE GÖRMÜŞ DURUMDADIR" Savaşın ortaya koyduğu tehdidi bütün aktörlerin gördüğünü vurgulayan Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Savaşın aslında ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumdadır. Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi. Yani en azından müzakereler başladı; Pakistan üzerinden mesaj aktarımı vardır. Bunu hani Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, biz de onlarla konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz. Bugün yine hem diğer tarafla hem de İranlılarla uzun görüşmelerimiz oldu. Tarafların nerede durduğunu, neler beklediğini ve hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışarak uygun mesajları vermeye çalışıyoruz. Ancak detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki şu anki müzakere pozisyonları, ister istemez iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklıdır. Hele İranlılarınki çok daha farklı olacaktır; çünkü savaştan önce İran, tam da bu durumun yaşanmaması için müzakereye giriyordu. Şimdi aslında savaş epey bir noktaya geldi ve İran üzerinde de belli bir yıkım oluştu. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacaktır. Bu durum da aradaki arabulucuların işini biraz daha zorlaştırmaktadır. Ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz." "İRAN, AMERİKA'YA KARŞI HAKLI OLARAK İNANILMAZ BİR GÜVEN KAYBI İÇERİSİNDEDİR" İran’ın Amerika’ya karşı haklı olarak güven kaybı içinde olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Bence müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır. Burada haliyle ilk pozisyonlar, daha sonra müzakeresi yapılsın diye biraz yukarıdan tutulur. Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması aslında burada alışılmadık bir durum değildir. Yani bu yönetilebilir bir alandır. İran da buna vereceği cevapta o da pozisyonunu yukarıdan tutacaktır. Benim iki tarafa da ifadem şudur: Yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın; eğer iki tarafta da gerçek bir niyet varsa, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleridir. Tabii İran, Amerika'ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir" diye konuştu. "BİZİM ÜZÜLDÜĞÜMÜZ NOKTA BÖLGENİN İSRAİL'İN SENARYOSUNU YAZDIĞI BİR OYUNUN İÇİNE ÇEKİLMEKTE OLMASIDIR" Bölgenin adım adım İsrail’in yazdığı bir senaryoya doğru gittiğine dikkati çeken Fidan, "Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. Özellikle hatırlayacak olursak 7 Ekim'den hemen sonra biliyorsunuz İsrail'in ilk zamanlarda dillendirdiği ancak sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Yani özellikle Gazze meselesini hallettikten sonra Lübnan'ı, Suriye'yi, arkasından İran'ı ve Irak'ı hedef alan eylemler yapacağını bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe büründü ve bunları birebir uygulamaya başladı. Şimdi geldiğimiz noktada aslında İran'a savaş açılırken, İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bu tohum, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecektir. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir" dedi.

Balkanlar ve Türkiye arasında yeni köprü: ERİAD ve KIRCAALİSİAD Haber

Balkanlar ve Türkiye arasında yeni köprü: ERİAD ve KIRCAALİSİAD

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) heyeti, Eskişehir’in önemli iş dünyası sivil toplum kuruluşlarından biri olan Eskişehir Rumeli Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (ERİAD) ziyaret etti. ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen KIRCAALİSİAD adına ziyarette; Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, Başkan Yardımcıları Süleyman İnan ve Ferdi Yılmaz ile Genel Sekreter Gökhan Vatansever yer aldı. Samimi ve verimli bir atmosferde gerçekleşen görüşmede; iki dernek arasında kurulabilecek iş birlikleri, ortak projeler ve iş dünyası arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca Balkanlar ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, iş insanları arasında karşılıklı yatırım ve ticaret fırsatlarının artırılması gibi konular da değerlendirildi. “Ortak değerler” vurgusu Görüşmede iki kurum arasındaki bağın yalnızca bir ziyaretle sınırlı kalmayacağı, aksine uzun vadeli bir iş birliği anlayışıyla geliştirileceği vurgulandı. KIRCAALİSİAD ve ERİAD’ın, ortak değerler ve benzer vizyon doğrultusunda hareket eden iki “kardeş dernek” olarak gelecekte pek çok projede birlikte yer alabileceği ifade edildi. KIRCAALİSİAD heyeti, Balkanlar ile Türkiye arasında ekonomik ve ticari köprüler kurma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, bu süreçte iş dünyası örgütleri arasındaki dayanışma ve iş birliğinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. ERİAD ile gerçekleştirilen bu buluşmanın, iki şehirdeki iş insanları arasında yeni bağlantıların kurulmasına ve ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Ziyaret sonunda karşılıklı iyi niyet ve iş birliği mesajları paylaşılırken, iki derneğin önümüzdeki dönemde ortak etkinlikler, iş dünyası buluşmaları ve bölgesel ekonomik iş birlikleri için temaslarını sürdürmesi konusunda mutabık kalındı.

Z Doğa Derneği Bursa’da kadın başkana emanet Haber

Z Doğa Derneği Bursa’da kadın başkana emanet

Çevreci gençlerin oluşturduğu Z Doğa Derneği’nin yeni başkanı Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet oldu. 8 Mart arifesinde gerçekleşen seçimle dernek ilk kez bir kadın başkan tarafından yönetilecek. Kurulduğu kent Bursa’ya yeniden dönen dernek, beşinci yılında yeni projeler ve Nevruz programıyla çalışmalarını büyütmeyi hedefliyor. 8 Mart arifesinde anlamlı seçim Genç çevrecilerin oluşturduğu Z Doğa Derneği’nde başkanlık görevine Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet getirildi. Yönetim kurulunun aldığı kararla görevi devralan İnayet, derneğin kuruluşundan bu yana görev yapan beşinci başkan oldu. Seçimin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde yapılması, dernek içinde ayrı bir anlam taşıdı. Yeni Başkan Zeynep Göksu İnayet, bu tercihin kadınların çevre mücadelesindeki rolünü de vurguladığını söyledi. İnayet, “8 Mart arifesinde yönetim kurulunun bir kadın başkan seçmesi oldukça anlamlı. Derneğimizin 5. yılında beşinci başkan olarak büyük bir sorumluluk altına girdim. Bu sorumluluğu arkadaşlarımızla birlikte omuzlayacağız” dedi. Yönetim yeniden Bursa’ya döndü Bursa’da kurulan Z Doğa Derneği, faaliyetlerini zaman içinde farklı üniversitelerde kurulan temsilcilikler aracılığıyla sürdürüyordu. Kocaeli Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi ve son olarak Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ndeki temsilciliklerin yürüttüğü çalışmalarla büyüyen dernek, uzun bir aradan sonra yeniden kurulduğu şehir olan Bursa’dan yönetilmeye başlayacak. Bu gelişmenin hem Bursa’daki gençlik hareketi hem de çevre çalışmaları açısından yeni bir dönem başlatması bekleniyor. Farklı şehirlerde temsilcilikler Dernek bugün farklı üniversitelerdeki gençlerin katılımıyla faaliyet gösteren dinamik bir yapıya sahip. Üniversite temsilcilikleri aracılığıyla çevre bilinci, doğa koruma ve gençlerin sosyal sorumluluk projelerine katılımı konusunda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Yeni yönetimin hedefleri arasında bu temsilcilikleri güçlendirmek ve yeni şehirlerde de gençlik yapılanmaları oluşturmak bulunuyor. Nevruz için ortak program hazırlanıyor Yeni başkan Zeynep Göksu İnayet, farklı şehirlerdeki temsilciliklerle birlikte bir Nevruz programı üzerinde çalıştıklarını da açıkladı. “Oldukça dinamik bir yapımız var. Çevreci, çağdaş ve farklı kentlerdeki temsilciliklerimizle gerçekleştireceğimiz bir Nevruz programı hazırladık. Programın detaylarını kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşacağız” diyen İnayet, etkinliğin doğa ve kültür temasını bir araya getireceğini ifade etti. Beşinci yılda yeni vizyon Z Doğa Derneği’nin kuruluşunun beşinci yılına girdiğini hatırlatan İnayet, bu süreçte yeni bir vizyon çalışması başlattıklarını da söyledi. “Beşinci yılımızda yeni bir vizyon çalışması başlattık. Daha fazla gence ulaşmak, doğa konusunda farkındalığı büyütmek ve birlikte üretmek istiyoruz. Tüm gençleri Z Doğa Derneği’ne davet ediyorum. Her fikre açığız; bilmiyorsak birlikte öğreniriz. Gençlerin gerçekten sahibi olduğu bir mecra burası” ifadelerini kullandı. Bursa’daki görevlerini de sürdürüyor Zeynep Göksu İnayet, bir süredir Z Doğa Derneği Bursa Temsilciliği görevini yürütüyordu. Aynı zamanda Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de sürdüren İnayet, gençlerin doğa ve çevre konularında daha aktif rol alması için çalışmalarına devam ediyor.

İnegöl’ün Nöbetçi Kitaphanelerine yoğun ilgi: 816 bin ziyaretçi Haber

İnegöl’ün Nöbetçi Kitaphanelerine yoğun ilgi: 816 bin ziyaretçi

İnegöl Belediyesi’nin ilkini 2020 yılında hayata geçirdiği ve bugün 5 ayrı noktada bulunan Nöbetçi Kitaphaneler, gençlerin eğitim yolculuğuna güçlü bir destek sağlıyor. Sunduğu zengin kaynak ve modern çalışma ortamıyla dikkat çeken merkezler, geride kalan 6 yılda 816 bin 593 kişiye hizmet verdi. İnegöl Belediyesi’nin ilkini 2020 yılında şehre kazandırdığı Nöbetçi Kitaphaneler, kısa sürede öğrencilerin uğrak mekanı haline geldi. Gençler için eşsiz mekanlar olmakla beraber sunulan hizmet ve sağlanan imkanlarla ilkokul düzeyinden üniversite üstü düzeye kadar her yaşa hitap eden Nöbetçi Kitaphaneler, İnegöl’de eğitim alanının sembol mekanı haline geldi. Şehrin farklı noktalarında hizmet veren 5 merkez, kurulduğu günden bu yana toplam 816 bin 593 kişiye ev sahipliği yaparak öğrencilerin en önemli çalışma ve gelişim alanlarından biri oldu. 5 MERKEZDE GÜÇLÜ EĞİTİM ALTYAPISI VE ZENGİN KAYNAK PORTFÖYÜ İnegöl Belediyesi’nin öğrencilerin talep ve önerilerinden yola çıkarak oluşturduğu bu özgün modelli kütüphaneler, özellikle sınavlara hazırlanan öğrenciler başta olmak üzere, ders çalışmak ve araştırma yapmak isteyen herkes için modern, güvenli ve konforlu bir ortam sunuyor. Sessiz çalışma alanları, zengin kitap arşivleri ve uygun fiziki şartlarıyla dikkat çeken merkezler, gençlerin akademik başarısına doğrudan katkı sağlıyor. Bugün itibariyle 5 ayrı noktada hizmet veren Nöbetçi Kitaphaneler, kapasite ve kitap sayılarıyla da önemli bir büyüklüğe ulaştı: Yeni Yaşam Alanı içerisinde bulunan Nöbetçi Kitaphane 19.222 kitap ve 215 kişilik kapasitesiyle en yoğun kullanılan merkez. Gençlik Merkezi Kitaphane ise 8.949 kitap ve 152 kişilik kapasiteye sahip. Daha çok ilk ve ortaokul düzeeyi öğrencilerine hitap eden ve Z Kütüphane formunda oluşturulan Akhisar-Huzur Kitaphanesi 4.974 kitap ile 45 kişilik kapasiteye sahipken, Kanal İnegöl Kitaphane 2.856 kitap ve 40 kişilik kapasite, Konak Kitaphane ise 43 kişilik kapasitesiyle hizmet veriyor. Toplam kitap sayısı on binleri aşan bu merkezler hem kaynak çeşitliliği hem de oturma kapasitesiyle İnegöl’de önemli bir eğitim altyapısı oluşturuyor. ÖĞRENCİLERİN BAŞARI YOLCULUĞUNA DESTEK Nöbetçi Kitaphaneler, yalnızca birer çalışma alanı değil; aynı zamanda gençlerin disiplinli çalışma alışkanlığı kazandığı, hedeflerine odaklandığı ve motivasyonunu artırdığı sosyal öğrenme ortamları olarak öne çıkıyor. Özellikle sınav dönemlerinde yoğun ilgi gören merkezler, öğrencilerin ev ortamında bulamadığı sessiz ve düzenli çalışma atmosferini sağlıyor. 6 yılda 816 bin 593 kişilik kullanım sayısı, Nöbetçi Kitaphanelerin İnegöl’de ne denli büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini ortaya koyuyor. Bu rakam, projenin yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda gençliğe yapılan güçlü bir yatırım olduğunu gösteriyor. ÖĞRENCİLERİN HAYALİ VE İNEGÖL BELEDİYESİ’NİN VİZYONUYLA ORTAYA ÇIKTI Nöbetçi Kitaphane projesinin gençlerin hayali ve İnegöl Belediyesi’nin vizyonuyla ortaya çıktığını hatırlatan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "2019 seçimleri sürecinde gençlerimize beklentilerini sorduğumuzda, tam manasıyla bir isim ve şekil belirtmeseler de istenen özellikleri derlediğimizde, Nöbetçi Kitaphane modeli oluştu. 2020 yılında da hızlıca ilk Kitaphanemizi tarihi bir konakta hayata geçirdik. İlk günden itibaren öğrencilerin yoğun olarak kullandığı, aynı zamanda farklı sınavlara girecek öğrencilerin de yoğun maratona hazırlanmak için tercih ettiği Nöbetçi kitaphane, kısa sürede talebi karşılayamamaya başladı. Bu yoğun ilgi sonrası 2021 yılında daha gelişmiş bir kitaphaneyi şehre kazandırmak için çalışmalara başladık. Bu defa Gençlik Merkezimizin zemin katında uygulanan özel projeyle hayat bulan kitaphane, teknolojiyle donatılarak eşsiz bir mekan halini aldı. İlk ve ortaokul öğrencilerinin de benzer bir merkez talebi sonrasında ise Huzur Mahallesinde Z Kütüphane şeklinde üçüncü bir kitaphaneyi açtık. Akabinde Mesudiye Mahallemizde Kanal İnegöl Projesi içerisinde butik bir Nöbetçi Kitaphane oluşturduk. Son olarak da içerisinde ilkokuldan başlayıp üniversite üstü gençlere kadar aynı çatı altında hizmet veren şehrimizin Yeni Yaşam Alanı ve Kent Meydanı Projesi içerisindeki 2 katlı Nöbetçi Kitaphanemizi oluşturduk" dedi. 816.593 KİŞİNİN FAYDALANMASI, DOĞRU VE YERİNDE BİR YATIRIM OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR Gençlerin daha nitelikli ve konforlu ortamlarda ders çalışabilmesi için başlatılan Nöbetçi Kitaphane uygulamasının bugün 5 farklı merkezde hizmet vermesinden büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Başkan Taban, "Bizler için en kıymetli veri ise bu merkezlerimizin kurulduğu günden bu yana tam 816 bin 593 gencimizin, öğrencimizin, vatandaşımızın buralardan istifade etmiş olması. 6 yaş itibariyle; ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, KPSS hazırlık, yüksek lisans ve doktora öğrencileri dahil olmak üzere her yaş grubu Nöbetçi Kitaphanelerimizi kullanıyor. 816 bin rakamı da merkezlerimizin ne kadar doğru bir yatırım ve ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Gençlerimizin hedeflerine ulaşma yolculuğunda yanlarında olmaya, onların eğitim hayatına katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. İnegöl Belediyesi’nin eğitim ve gençlik odaklı vizyon projelerinden biri olan Nöbetçi Kitaphanelerin öğrencilerin yanında olmaya ve şehrin eğitim hayatına katkı sunmaya devam edeceğini kaydeden Başkan Taban, 2026 yılında; Alanyurt köy içi, Alanyurt Ek Hizmet Binası, Akhisar ve Yeniceköy Mahallelerinde olmak üzere 4 tane daha merkezin hizmete açılacağının müjdesini verdi.

Bursa’ya yeni film festivali: Altın Çınar büyüyor! Haber

Bursa’ya yeni film festivali: Altın Çınar büyüyor!

Osmangazi Belediyesi, kültür ve sanatı yalnızca takvimlere sıkışan etkinlikler olarak değil, kentin geleceğini şekillendiren bir vizyon meselesi olarak ele alan yaklaşımıyla Bursa’ya yeni bir sinema markası kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl ilk kez bir kısa film yarışması olarak hayata geçirilen Altın Çınar, gördüğü yoğun ilgi ve nitelikli başvuruların ardından bu yıl festival kimliğiyle yoluna devam ediyor. Bursa, bu yıl yalnızca film izleyen bir kent değil; kısa filmin üretildiği, tartışıldığı ve geleceğinin konuşulduğu güçlü bir sinema buluşma noktasına dönüşüyor. Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, şehrin köklü kültürel mirasını çağdaş sinema diliyle buluşturmayı hedefliyor. Genç yönetmenlere görünürlük sağlayan, kısa film üretimini cesaretlendiren ve kenti ulusal-uluslararası sinema haritasında daha güçlü bir noktaya taşıyacak bir vizyonla yola çıkan festival, kısa film dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından gelen nitelikli yapımları Bursalı sinemaseverlerle buluşturacak. Yarışma filmlerinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken kısa filmler de özel gösterimler kapsamında festival programına zenginlik katacak. 31 Mart 2026’ya kadar sürecek başvuru dönemi sonunda belirlenecek programıyla festival, yalnızca bir rekabet alanı değil, aynı zamanda güçlü ve prestijli bir sinema vitrini sunacak. Gösterimlerin ötesine geçen etkinlik programı, genç sinemacılar için öğrenme ve üretim platformu niteliği taşıyacak. Atölyeler, masterclass’lar ve söyleşiler aracılığıyla, alanında deneyimli isimler ile genç yetenekler bir araya gelecek. Özellikle sinema teknolojilerindeki dönüşümü odağına alan içeriklerle katılımcılara ilham verici bir deneyim yaşatılacak. Ayrıca Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel etkinliklerin de festival programında yer alması planlanıyor.

Gökkuşağı Koleji’nde çifte gurur: Hem karne heyecanı hem çevre bilinci! Haber

Gökkuşağı Koleji’nde çifte gurur: Hem karne heyecanı hem çevre bilinci!

1997 yılından bu yana eğitimde 29 yıllık bir ekol oluşturan ve Türkiye’nin sınırlı sayıdaki Cambridge International School akreditasyonuna sahip kurumlarından biri olan Gökkuşağı Koleji, yarıyıl tatiline anlamlı bir etkinlikle girdi. Bursa kampüsünde düzenlenen törende, öğrencilerin uluslararası müfredat çerçevesinde sergiledikleri üstün başarılar ödüllendirilirken, kampüs fuayesinde açılan "Geleceğin Enerjisi" sergisi günün en dikkat çeken detayı oldu. Akademik Başarı ve Global Vizyon Karne töreninde konuşan okul yetkilileri, Gökkuşağı Koleji’nin lider kadrosunun (King’s College, Imperial College gibi dünya devlerinden gelen vizyonla) öğrencileri sadece yerel değil, küresel standartlarda yetiştirdiğini vurguladı. Cambridge müfredatının getirdiği analitik düşünme becerisi, alınan karnelerdeki yüksek başarı oranlarıyla bir kez daha tescillenmiş oldu. "Enerji Verimliliği" İçin Sanat ve Bilim Bir Arada Yarıyıl tatili öncesinde kutlanan Enerji Verimliliği Haftası, Gökkuşağı öğrencilerinin yaratıcı projelerine ev sahipliği yaptı. Öğrencilerin geri dönüştürülebilir malzemelerle tasarladığı maketler, enerji tasarrufunu anlatan infografikler ve "Sürdürülebilir Bir Dünya" temalı resimler, veliler tarafından ilgiyle incelendi. Sergi açılışında yapılan açıklamada; "Biz öğrencilerimizi sadece akademik olarak değil, dünyamızın sorunlarına duyarlı bireyler olarak yetiştiriyoruz. Bu sergi, 29 yıllık köklü geçmişimizin bir yansıması olan 'sorumlu dünya vatandaşı' vizyonumuzun en somut örneğidir" denildi.

Denizhan Sezgin, BURO Başkanlığına adaylığını açıkladı Haber

Denizhan Sezgin, BURO Başkanlığına adaylığını açıkladı

Bursa turist rehberleri camiasının yakından tanıdığı Denizhan Sezgin, meslektaşlarıyla uzun süredir devam eden görüşmeleri, sahadaki gözlemleri ve ortak akıl doğrultusunda Bursa Rehberler Odası (BURO) Olağanüstü Genel Kurulu’nda Başkanlık için adaylığını açıkladı. Sezgin, adaylığını duyururken rehberlerin beklenti ve ihtiyaçlarına dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: “Mesleğimizin geleceğine dair kaygılarını, önerilerini ve beklentilerini dikkatle dinlediğim tüm meslektaşlarıma teşekkür ederim. Aldığım yapıcı geri bildirimler ve destek, bu sorumluluğu üstlenme konusunda beni cesaretlendirdi.” Adaylık Gerekçeleri *Deneyimi ve akademik birikimini birleştiği bir yönetim anlayışıyla yola çıktığını belirten Sezgin, göreve seçilmesi halinde aşağıdaki hedefleri gerçekleştirmeyi amaçlıyor: *Rehberlerin kazanılmış haklarını kararlılıkla korumak, *BURO’nun şehir ve ülke genelinde saygınlığını ve görünürlüğünü artırmak, *Resmi ve özel kurumlarla güçlü iş birlikleri kurarak meslektaşlarının menfaatlerini geliştirmek, Tüm üyeleri adil, tarafsız ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla temsil etmek. “*Yalnızca sorunları konuşan değil, çözüm üreten ve vizyon ortaya koyan bir oda yapısı için çalışacağım” diyen Sezgin, tüm meslektaşlarını bu sürece destek vermeye davet etti. Denizhan Sezgin Kimdir? 1964 yılında İstanbul’da doğan Denizhan Sezgin, lisans eğitimini Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Bölümü’nde tamamladı. Ardından ABD’de Southern New Hampshire University’de İşletme alanında MBA yaptı. SMMM ve Bağımsız Denetçi unvanlarına sahip olan Sezgin, 1989 yılından bu yana Turist Rehberliği kokartı ile sektörde aktif olarak yer almaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.