SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zeka

Söz Bursa - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ÇEK genel kurulu yapıldı: Kadın istihdamı öne çıktı Haber

ÇEK genel kurulu yapıldı: Kadın istihdamı öne çıktı

Çağdaş Eğitim Kooperatifinin Mali Genel Kurul olarak düzenlediği 31. Genel Kurulu, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü 3 Mart Eğitim Kurumları Yerleşkesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Genel Kurulun Divan Başkanlığını ÇEKVAK Mütevelli Heyeti Başkanı Buğra Küçükkayalar yaparken kâtip üyeliklerini de Caner Burak Taner ve Aysun Yavuz Korkmaz üstlendi. Genel Kurula Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Okan Şahin’in yanı sıra, ÇEK Yönetim Kurulu üyeleri, önceki dönem başkanlarından Nejat Vardar, Danışma Yüksek Kurulu üyeleri, kurum müdürleri ve ortaklar katıldı. Saygı duruşunu ve İstiklal Marşı’nın ardından söz alan ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay, Çağdaş Eğitim Kooperatifinin 31. kuruluş yılında ortaklarının desteği, gönüllülerinin katkıları ve çalışanlarının özverili çalışmalarıyla büyüyerek eğitim alanında faaliyet gösteren Türkiye’nin en önemli sosyal kooperatifi haline geldiğini belirtti. Kooperatifin ortak sayısının bugün itibariyle 1.593’e ulaştığını dile getiren Nihan Alpay, ÇEK’in sürdürülebilir büyümesinin ve dayanışma yapısının güçlenmesi adına Yönetim ve Denetim Kurulu olarak çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. ÇEK Spor Salonunun açılışını 17 Aralık 2025’te 3 Mart Eğitim Kurumları Yerleşkesinde geniş katılımlı bir törenle yaptıklarını hatırlatan Alpay, salondan elde edilecek gelirle daha fazla öğrencinin eğitim hayatına burs desteğiyle dokunacaklarının ve eğitim alanında kurdukları hayalleri ve hedefleri bir üst noktaya taşıyacak “Tam Bursluluk” programına hız vereceklerinin altını çizdi. Alpay, şöyle devam etti: “Kooperatifimizin gelecek vizyonuna ışık tutması ve hedeflerimizi daha görünür kılması amacıyla gerçekleştirdiğimiz Strateji çalıştayıyla iç ve dış etkenleri değerlendirerek güçlü ve zayıf yönlerimizin yanı sıra, dış tehditleri ve fırsatları analiz etmek şansı bulduk. Kooperatifimiz bünyesinde görev yapan 239 çalışanımızın %74’ünü kadın çalışanlarımız oluşturuyor. Kadın istihdamını destekleyen yapımız, fırsat eşitliği ve sosyal dayanışma anlayışımızın önemli göstergelerinden biridir. ÇEK çalışanları için güvenilir ve tercih edilen bir kurum olmak adına tüm çalışanlarımızın kurum aidiyetini artırmaya yönelik faaliyetler organize etmeye özen gösteriyoruz. 2025-2026 eğitim öğretim döneminde öğrencilerimize toplam 115 milyon TL tutarında burs, başarı desteği ve çeşitli indirimler sağladık. Eğitim kurumlarımız ve öğrenci yurtlarımızda da toplam 1.708 öğrencimize hizmet sunuyoruz. ÇEK Tam Bursluluk Programımızın hayata geçirilmesi, kurumlarımızda öğrenim gören burslu öğrenci sayısını artırarak eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin gerçekleştirilmesi yolunda örnek olunması, eğitim programlarının uygulanması aşamasında modern öğretim yöntemlerinin yanı sıra yapay zekâ destekli uygulamaların kullanımının daha da artırılması ve Yaşam Becerileri gibi özgün derslerin güçlendirilmesi gibi başlıklara da odaklanmış durumdayız. Çağdaş Eğitim Kooperatifi olarak, Milli eğitim amaçlarına hizmet etmeyen, ülkemizin geleceğini ve çocuklarımızın faydasını gözetmeyen eğitim programları ve uygulamaları geçmişte kabul etmediğimiz gibi bundan sonra da kabul etmeyeceğiz. Bu konulardaki duruşumuzu ve tepkimizi her platformdan duyurmakla ilgili güçlü bir iradeye sahibiz. İçinde bulunduğumuz mevcut siyasi ve ekonomik koşullar ne kadar olumsuz görünürse görünsün umutlarımızı her zaman canlı tutuyor, Ata’mızın açtığı çağdaşlık ve uygarlık yolunda ilerleyecek gücü ve iradeyi kalbimizde taşıyoruz.” “Eğitime değer katan paydaşlarla çalışmayı sürdüreceğiz” Nihan Alpay’ın ardından söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de Bursa’da çağdaş, bilimsel ve nitelikli eğitimin gelişmesine katkı sunan ÇEK ailesine emekleri için teşekkür ederek, genel kurulun kentimiz ve eğitim camiası adına hayırlı olmasını diledi. Özdemir, Nilüfer Belediyesinin ÇEK ile aynı vizyon ve bakış açısıyla ilerlediğini ifade ederek, eğitime değer katan tüm paydaşlarla dayanışma içinde çalışmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Genel Kurulda faaliyet raporuyla 2024-2025 yılı dış denetim raporuna yönelik bilgilendirme Başkan Yardımcısı Doğan Yılmaz, Denetim Kurulu raporu Denetim Kurulu Üyesi Ayhan Erken, bilanço ve gelir-gider tablolarıyla bütçe önerisi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Ceyhan ve 2026-2027 çalışma programı önerisi de Yönetim Kurulu Üyesi Şükran Yılmaz Soğukpınar tarafından sunuldu. İlgili tüm raporlar, mali tablolar, çalışma programı ve bütçe önerisiyle 2024-2025 Yönetim ve Denetim kurulları oylanarak oy birliğiyle ibra edildi. ÇEK Ana Sözleşme Tadilinin Bakanlıkça belirlenen son tarihe kadar tadilinin yapılması da Genel Kurulda görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Genel Kurul, dilek ve öneriler bölümünün ardından sona erdi.

Yalçın Aras: “50 yıllık tecrübemizi teknolojiyle geleceğe taşıyoruz” Haber

Yalçın Aras: “50 yıllık tecrübemizi teknolojiyle geleceğe taşıyoruz”

Türkiye’nin raf ve depo sistemleri alanındaki öncü sanayi kuruluşlarından Gökçelik, 50. kuruluş yılını kutladığı 2026 yılında sektörün en önemli buluşmalarından biri olan Perakende Günleri’nde yerini aldı. Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, etkinlik kapsamında katıldığı oturumda şirketin yarım asırlık başarı hikâyesini ve gelecek vizyonunu katılımcılarla paylaştı. Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonlarından ve uluslararası perakende sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan Perakende Günleri 2026, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Bu yıl 25’incisi düzenlenen organizasyon, “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” temasıyla sektör profesyonellerini, yatırımcıları ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan Gökçelik de etkinlikte yer alarak sektör temsilcileriyle buluştu. Gazeteci ve televizyon programcısı Aslı Şafak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda konuşan Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, şirketin 1976 yılında Bursa’da başlayan yolculuğundan bugüne uzanan gelişim sürecini anlattı. “RAF ÜRETİMİNİN ÖTESİNE GEÇTİK” Perakende sektörünün değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmek için teknoloji yatırımlarını sürekli artırdıklarını belirten Yalçın Aras, dijitalleşmeyi yalnızca üretim süreçlerinde değil, ürün geliştirme çalışmalarında da merkeze aldıklarını söyledi. Gökçelik’in bugün klasik raf üretiminin ötesine geçen çözümler sunduğunu ifade eden Aras, “Elektronik etiket sistemleri, kasiyersiz kasa uygulamaları, mobil rack çözümleri ve yazılım destekli yeni nesil ürünlerimizle müşterilerimize daha verimli ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz. Artık sadece raf üreten bir şirket değil, perakende sektörünün dönüşümüne katkı sağlayan teknoloji odaklı bir çözüm ortağıyız” dedi. “YAPAY ZEKA VE ROBOTİK YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK” Teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çeken Aras, yapay zeka ve robotik sistemlerin üretim süreçlerinde giderek daha fazla yer aldığını belirterek şunları söyledi: “50 yıllık bilgi birikimimizi yeni nesil teknolojilerle birleştiriyoruz. Hem ürün geliştirme hem de üretim süreçlerimizde yapay zeka ve robotik uygulamalara yönelik yatırımlarımıza devam ediyoruz. Verimliliği artıran, enerji tasarrufu sağlayan ve müşterilerimizin operasyonel süreçlerini kolaylaştıran çözümler geliştirmeyi sürdüreceğiz.” 50. YIL COŞKUSU PERAKENDE GÜNLERİ’NE TAŞINDI Perakende Günleri 2026 kapsamında kurduğu stantta ziyaretçilerini ağırlayan Gökçelik, 50. kuruluş yılını sektör temsilcileriyle birlikte kutladı. Şirketin yarım asırlık başarı yolculuğunun simgesi olarak düzenlenen kutlama töreninde, perakende sektörünün duayen isimlerinden SOYSAL Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Suat Soysal ile Gökçelik CEO’su Zafer Barış Yazan ve Yönetim Kurulu Üyesi H. Burak Aras tarafından 50. yıl pastası kesildi. BURSA’DAN DÜNYAYA UZANAN BAŞARI HİKÂYESİ 1976 yılında Bursa’da kurulan Gökçelik, bugün 70’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren, Türkiye’nin ve Bursa’nın önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan güçlü bir marka konumunda bulunuyor. Perakende mağaza ekipmanları, raf sistemleri ve depo çözümleri alanında faaliyet gösteren şirket, sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde tutuyor. Küresel marka olma yolculuğunu Turquality Programı desteğiyle güçlendiren Gökçelik, yarım asırlık tecrübesini yenilikçi teknolojiler ve yüksek katma değerli üretim anlayışıyla geleceğe taşımayı hedefliyor.

İMSİAD ve İMSİFED başkanı Şeref Demir: “Bursa’nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür” Haber

İMSİAD ve İMSİFED başkanı Şeref Demir: “Bursa’nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür”

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Bursa Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel sektör buluşmasında konuşan İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) ve İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, inşaat ve gayrimenkul sektörünün ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı. Emlak danışmanları ile müteahhitlerin aynı hedefe yürüyen iki temel aktör olduğunu belirten Demir, "Bizler yol arkadaşıyız. Müteahhit ile emlak danışmanı arasındaki ilişki bir alıcı-satıcı ilişkisi değil, tam anlamıyla bir stratejik ortaklıktır" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa Şube Yönetimi ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan gayrimenkul sektörünün geleceği masaya yatırıldı. Gayrimenkul kavramının yalnızca "beton, demir ve arsa" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şeref Demir; bu alanın istihdamı, ailelerin geleceğini, şehirlerin hafızasını ve yarınlarını oluşturan devasa bir ekonomi olduğunu ifade etti. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EN BÜYÜK İHTİYAÇ "GÜVEN" Konuşmasında Bursa’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeğini hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Demir, kentsel dönüşüm süreçlerine ticari bir faaliyetten öte toplumsal bir sorumluluk olarak yaklaştıklarını belirtti. Dönüşümün önündeki finansal engellere değinen Demir, sürecin asıl tetikleyicisinin güven unsuru olduğunu şu sözlerle aktardı: "Dönüşümün başlaması için en büyük ihtiyaç güvendir; vatandaşın, arsa sahibinin ve yatırımcının sisteme güven duyması gerekir. İşte tam bu noktada emlak danışmanlarımız sektörün güven elçileri olarak devreye giriyor. Vatandaşın ilk temas noktası ve piyasanın nabzını tutan aktörler siz emlakçılardır. Ne kadar profesyonel, eğitimli ve kurumsal bir emlak sektörü inşa edebilirsek, gayrimenkul piyasamız da o denli güçlü ve dirençli olacaktır." GELECEKTE EN ÇOK ARSASI OLAN DEĞİL, VERİYİ YÖNETEN KAZANACAK Küresel ölçekte sektörün büyük bir dijital dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Demir, yapay zekâ destekli değerleme sistemlerinin, büyük veri analizlerinin ve dijital pazarlama platformlarının artık sektörün vazgeçilmez yapı taşları olduğunu söyledi. Yakın gelecekte geleneksel yöntemlerin yerini bilgi ve teknoloji odaklı yönetim modellerine bırakacağını ifade eden Demir, "Gelecekte gayrimenkul sektöründe en başarılı olacak kurumlar; en fazla arsaya sahip olanlar değil, en fazla veriyi yönetenler olacaktır. Sektör olarak dijital dönüşüme yatırım yapmak, şeffaflığı artırmak zorundayız. Birbirimizi yok ederek değil, birlikte büyüyerek rekabet edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. BURSA’NIN MARKA DEĞERİ VE FINANSMANA ERİŞİM VURGUSU Dışarıdan yatırımcı çekebilmek için öncelikle Bursa'nın marka değerinin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Şeref Demir, BTSO'nun bu konudaki vizyoner projelerini ve özellikle Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı'nın üstlendiği rolü takdir ettiklerini dile getirdi. Fuar organizasyonlarının şehirlerin vitrini olduğunu ifade eden Demir, Bursa'yı ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılmanın tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Sektörün son dönemdeki en kronik sorununun finansmana erişim ve yüksek kredi maliyetleri olduğunu hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı, barınma hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu: "Konut bir lüks değil, temel ihtiyaçtır. Uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı modellerinin geliştirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. İlk kez konut edinecek vatandaşları teşvik eden ve kentsel dönüşümünü hızlandıran yeni finansman mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir konut piyasası, ülke ekonomisinin de en büyük güvencesidir." DAHA GÜÇLÜ BIR BURSA VE TÜRKIYE İÇİN ORTAK AKIL Konuşmasının sonunda, sadece binalar değil bir yaşam kültürü ve çocukların yaşayacağı geleceğin Bursa'sını inşa ettiklerini belirten Şeref Demir, TÜGEM'in profesyonel danışmanlık anlayışı, İMSİAD ve İMSİFED'in üretim gücü ile BTSO'nun vizyonunun yerel yönetimlerin desteğiyle birleştiğinde Bursa'nın dönüşümde öncü şehir olacağına inancının tam olduğunu ifade etti.

Başkan Oktay Yılmaz dijital dönüşümü başlattı: "Yıldırım’da geleceğe yön veren taraf olacağız" Haber

Başkan Oktay Yılmaz dijital dönüşümü başlattı: "Yıldırım’da geleceğe yön veren taraf olacağız"

Bursa'da Yıldırım Belediyesi, dijital dönüşüm vizyonunu personeline verdiği yapay zeka eğitimi ile taçlandırıyor. Yıldırım Belediyesi, teknoloji odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda önemli bir çalışmaya imza attı. Akıllı Şehir ve Kent Bilgileri Sistemleri Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında, belediye personeline yapay zeka eğitimi veriliyor. 6 ay sürecek eğitim programı, Barış Manço Kültür Merkezi’nde başladı. Yapay zeka eğitimine, Yıldırım Belediyesi’nin farklı birimlerinde görev yapan personeller yoğun ilgi gösterdi. Eğitim programında belediye personelinin yapay zeka konusunda bilgi ve farkındalığının artırılması amaçlanıyor. Eğitimlerle birlikte belediyenin dijital dönüşüm çalışmalarının güçlendirilmesi, vatandaşlara daha hızlı, etkin ve yenilikçi hizmet sunulması hedefleniyor. GELECEĞİ HAZIRLAYAN ANLAYIŞ Program öncesi konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Artık şehirler yollarıyla, binalarıyla, meydanlarıyla değil; dijital altyapılarıyla ve teknolojiyi yönetebilme kabiliyetleriyle öne çıkıyor. Bu nedenle belediyecilikte başarı; sorunları zamanında tespit edebilme, vatandaşın ihtiyaçlarını doğru analiz edebilme ve karar süreçlerini sağlam veri altyapılarıyla yönetebilme kapasitesiyle ölçülüyor. Yıldırım Belediyesi olarak geleceği bekleyen değil, geleceği hazırlayan bir anlayışla hareket ediyoruz" dedi. STRATEJİK BİR YATIRIM Başkan Oktay Yılmaz, Yapay Zeka Eğitim Programı ile belediyecilik anlayışında yeni bir dönemin kapısını araladıklarını vurguladı. Yılmaz, "Bu eğitimler sayesinde çalışma arkadaşlarımız; yapay zekayı tanıyan, dijital sistemleri anlayan ve teknolojiyi iş süreçlerine entegre edebilen yeni nesil belediyecilik yaklaşımına uyum sağlayacaktır. Bu dönüşüm kentimizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Bugün attığımız adımın birkaç yıl sonra çok daha güçlü sonuçlarını göreceğiz. Daha akıllı ulaşım sistemleri, daha hızlı hizmet süreçleri, daha doğru şehir planlamaları ile Yıldırım’ın geleceğini daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz. Yıldırım Belediyesi olarak değişimin gerisinde duran değil, yön veren tarafında olacağız" diye konuştu. BURSA’DA BİR İLK Başkan Yılmaz, "Bursa’da ilçe belediyeleri arasında bir ilki gerçekleştirerek, teknolojiyi şehir yönetiminde hızın, verimliliğin, şeffaflığın ve vatandaş memnuniyetinin anahtarı olarak görerek ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemleri Müdürlüğü’müzü kurduk. Müdürlüğümüzün çalışmalarıyla "Dijital İkiz" projesiyle Yıldırım’ın sanal bir kopyasını oluşturuyoruz. Artık yolumuza; kentimizi verilerle okuyabilen, analiz edebilen ve geleceği öngörebilen yeni bir yönetim modeliyle ilerleyeceğiz. Bu sistem sayesinde altyapıdan ulaşıma, afet yönetiminden çevre planlamasına kadar birçok alanda daha hızlı karar alabilecek, kaynaklarımızı daha doğru kullanabilecek ve vatandaşımıza çok daha etkin hizmetler sunabileceğiz" ifadelerini kullandı. Program kapsamında sunum yapan eğitmen Harun Seyhan; yapay zekanın önemi, doğru ve verimli kullanımı hakkında bilgiler verdi.

RTÜK’ün dev gençlik araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 100 gençten 37'si ekran bağımlısı! Haber

RTÜK’ün dev gençlik araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 100 gençten 37'si ekran bağımlısı!

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 26 ilde 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre ekranda geçirilen sürede sosyal medyanın yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada olduğunu, gençlerin yüzde 35,6’sının düşük dijital okuryazarlığa sahip, 37’sinin de ekran bağımlılığının yüksek olduğunu belirterek, "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve ÇOMÜ işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi'nde düzenlenen İhtisas Akademi'nin "İletişim Çağında Medya Okur Yazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu programına katıldı. RTÜK'ün Türkiye’de radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu olduğunu ifade eden Daniş, kamu yararını, çocukların ve ailelerin korunmasını ve yayın ilkelerini gözetme gibi temel görevlerinin bulunduğunu anlattı. Daniş, RTÜK olarak yayıncılık alanına yalnızca yaptırım penceresinden bakmadıklarını belirterek, "Ekranın toplumsal etkisini, çocuğa, aileye, gençliğe ve ortak ahlaki zemine temas eden yönleriyle okumaya çalışıyoruz. Ekran sadece eğlendirmez, öğretir. Sadece göstermez, normalleştirir. Sadece haber vermez, duygu üretir. Sadece hikaye anlatmaz, değer taşır. O yüzden gençlerin medya okuryazarı olması çok önemlidir. Medya okuryazarlığı sadece 'haberin kaynağına bak' demek değildir. Elbette kaynağa bakacağız ama yetmez" diye konuştu. BU KONUDA ÇOK HASSAS DAVRANILDIĞINA İŞARET EDEN DANİŞ, SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRDÜ: "Bir içeriğe bakarken kendimize şunu sormalıyız; bu bana hangi insan modelini teklif ediyor? Aileyi, ahlakı, başarıyı, özgürlüğü nasıl gösteriyor? Bende hangi duyguyu büyütüyor? Merhameti mi, öfkeyi mi, kibri mi? En önemlisi, bu bana hakikati mi gösteriyor, yoksa Trend Topic'de Truva atı mı sunuyor. İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin çalışmaları da bu açıdan önemlidir. Çünkü devletin hakikat zeminini koruması gerekir. Yalanın hızlı, hakikatin yavaş kaldığı bir dünyada kurumların doğru bilgiyi zamanında, açık ve güvenilir şekilde paylaşması hayati hale gelmiştir ama şunu da unutmayalım, dezenformasyonla mücadeleyi sadece kurumlar yapamaz. Her vatandaş, her genç, her aile, her öğretmen bu mücadelenin bir parçasıdır." Daniş, ulusal, bölgesel ve yerel televizyon, radyo kanalları ve dijital platformların 24 saat esaslı izlendiğini vurgulayarak, "Bu kapsamda dünyada ilk ve tek yapay zeka tabanlı izleme sistemi VİA projemizi yakında hizmete alacağız. Bu sistemle algoritmik içeriklerin takip, analiz, raporlamasını yine bir algoritmayla yaparak daha da güçlü hale geleceğiz. Çocuk ve aileyi korumaya yönelik projeleri hayata geçiriyor ve takip ediyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi, Medya Okuryazarlığı Projesi, Güvenli İnternet ve Dijital Yayın Denetimi, Kamu Spotları ve Bilinçlendirme kampanyaları ve ikame yayınlar yapıyoruz. Bütün bu çalışmaları yaparken sahayı da yakından izliyoruz. Üst Kurulumuz, 15-21 yaş arasındaki gençlerimizin medya kullanımı ve dijital okuryazarlığı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. 26 ilde 7 bin 511 gencimizle yüz yüze görüşüldü. Çıkan tablo, bugün burada konuştuğumuz meselenin büyüklüğünü çıplak gözle gösteriyor" dedi. "DİKKAT ÇEKİCİ SONUÇLARDAN BİRİ DE GENÇLERİN YÜZDE 82’SİNİN İKİNCİ BİR SOSYAL MEDYA HESABININ OLDUĞUNDAN AİLESİNİN HABERİ OLMAMASIDIR" Ekran başında geçirilen ortalama sürelere de değinen Daniş, şunları kaydetti: "Sosyal medya, yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde her 10 gençten 6’sının dijital platformlara üyeliği var. Günlük ortalama ekran süresi 1 saat. Televizyon 40 dakika. Radyo dinleme süresi ise 38 dakika. Gençlerin yüzde 90'ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25’inin bütün bilgileri kamuya açık. Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır. Aynı araştırmada gençlerin habere ulaşmak için en çok başvurduğu kaynak ise gazete değil, televizyon değil, sosyal medyadır. Oran yüzde 71 ancak bu tabloyu daha da çarpıcı kılan başka bir veri var. Araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 35,6’sı düşük dijital okuryazarlık seviyesinde. Yani 100 gencimizin 35’i, önüne düşen bilginin kaynağını sorgulama, doğruluğunu sınama, bağlamını çözümleme melekesini henüz yeterince kazanamamış durumda. Aynı zamanda her 100 gencimizden 37’sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şudur; hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu, sizin değil, bizim, yetişkinlerin, ailelerin, kurumların, devletin bir ödevidir. Çünkü bu sayılar bir kuşağın değil, bir geleceğin sayılarıdır." Dezenformasyonun bilerek, kasıtla, bir strateji dahilinde planlanarak üretilen yalan olduğunu ifade eden Daniş, "Birisi bilir ki bu söylediği doğru değildir ama bir amaca, bir hedefe, bir çıkara hizmet etmek için onu üretir, yayar, çoğaltır. Dezenformasyon bir niyet meselesidir. Burada karşımızda bir mimar vardır, yalanın mimarı. Mezenformasyon, kasıtsızca, niyetten bağımsız, bilmeden yayılan yanlıştır. Bir haberi gerçek sanan iyi niyetli bir vatandaş onu paylaşır; paylaştığında o yalanın daha geniş bir alana yayılmasına aracılık eder. Mezenformasyon bir gaflet, bir dikkatsizlik halidir. Burada da bir mimar vardır belki, ama mimarın bilmediği ücretsiz işçiler vardır. O işçiler de biziz aslında; paylaş düğmesine düşünmeden basan bizleriz. Malenformasyon ise belki en kurnazıdır. Bu kavramı son yıllarda daha sık duyuyoruz. Malenformasyonda söylenen şey kağıt üstünde doğrudur, veri doğrudur ama bağlamından koparılmıştır, eksik gösterilmiştir, başka bir hikayenin içine yerleştirilmiştir, zararlı bir amaca alet edilmiştir. Yani size yalan söylenmez, size doğrunun sadece bir parçası, en zehirli parçası gösterilir. Geri kalanı saklanır. Sonuçta sizde oluşan kanaat, size verilen doğruların toplamından farklı bir yere düşer." Programa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Yardımcısı Zülküf Memiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.

Dursun Özbek vizyonunu açıkladı: "Hedef yıllık 600 milyon Euro gelir ve küresel rekabet!" Haber

Dursun Özbek vizyonunu açıkladı: "Hedef yıllık 600 milyon Euro gelir ve küresel rekabet!"

- Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, yeni dönemdeki hedefleriyle ilgili, "600 milyon Euro yıllık gelir seviyesine ulaşmak ve Şampiyonlar Ligi'nde her sezon başarılarıyla konuşulan bir takım olmak istiyoruz. Biz artık sadece Türkiye'de yarışan bir kulüp değil, küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız" dedi. Galatasaray’da gelecek hafta cumartesi günü Galatasaray Lisesi’nde yapılacak olağan seçim toplantısında aday olan mevcut başkan Dursun Özbek, Galatasaray Adası'nda aday tanıtım toplantısı düzenledi. Yoğun katılımın gerçekleştiği organizasyonda Özbek, bu zamana kadar yaptığı projeleri ve gelecek dönemde neler yapacağını üyelere anlattı. Göreve geldiklerinden beri 23 ay geçtiğini hatırlatan Başkan Özbek, "Şimdi yeni bir seçim dönemindeyiz. Ama biz bugün buraya bir seçim lansmanı yapmak için değil, Galatasaray'ın geleceğini birlikte inşa etmek için bir aradayız. Göreve geldiğimizde sizlere verdiğimiz sözler ve Galatasaray'ımız için koyduğumuz hedefler vardı" diye konuştu. "Riva arazimize komşu 30 dönümlük ticari alanı kulübümüze kazandırdık" Galatasaray Adası ve Kalamış Tesisleri’nde yenileme çalışmaları yaptıklarını belirten Dursun Özbek, "Göreve geldiğimizde Riva projemiz devam ediyordu. Biz projenin ikinci etabı için Kasım 2024 tarihinde Emlak Konut ile olan anlaşmamızı revize ettik. Buna göre ikinci etabın inşaatının tamamlanmasıyla konut satışları ve pazarlaması Emlak Konut tarafından gerçekleştirilecektir. Ayrıca geçen yıl Riva arazimize komşu 30 dönümlük ticari alanı kulübümüze kazandırdık" şeklinde konuştu. "Florya projesiyle Bankalar Birliği kredisinin kalan kısmını kapattık" Mecidiyeköy binasında yapılan daireleri haziran ayında teslim edeceklerini aktaran Özbek, Florya arazi için ise, "Florya arazimizin değerlendirilmesi bu dönemdeki en önemli konulardan birisiydi. Kulübümüzün mali bağımsızlığını kazanmamız açısından da çok önemli bir adımdı. Arsa karşılığı paylaşım sözleşmesi imzalandı. Kulübümüze yapılan 50 milyon Dolar'lık ön ödemeyle Sportif A.Ş.'nin Bankalar Birliği kredisinin kalan kısmını kapattık ve vadesi geçmiş ticari borçların da bir bölümünü ödedik. Önümüzdeki süreçte ruhsat başvurusu yapılacak sonrasında da inşaata başlanacak. Bu projeden önümüzdeki süreçte gelecek finansal destek, sizlerden aldığımız yetki doğrultusunda kullanılacak" ifadelerini kullandı. "Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri, Galatasaray'ın yeni futbol aklıdır" Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nin gurur duydukları dünya standartlarında bir tesis olduğunu vurgulayan sarı-kırmızılıların başkanı, "Galatasaray'ımızın Avrupa'da zaferlere ulaşması için gerekli olan çalışmalardan biriydi. Başkanlığım döneminde bu tesisi tamamlamış olmaktan büyük bir onur, büyük bir mutluluk duyuyorum. Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri bizim için sadece bir tesis değildir. Burası Galatasaray'ın yeni futbol aklıdır. Kemerburgaz Tesisleri tümüyle kulübümüzün kendi kaynakları kullanılarak tamamlanmıştır" açıklamasında bulundu. Görevde bulundukları sürede tesis çalışmaları için yaklaşık 70 milyon Euro harcadıklarını söyleyen Dursun Özbek, "Bu tesis çalışmalarını yapmamayı tercih etseydik, Galatasaray'ın bugün belki de hiç borcu olmayabilirdi, hatta kasasında para olurdu ama kurucularımızdan bize emanet edilen vizyonumuzu da kaybetmiş olurduk" dedi. "Aslantepe Vadisi ile Avrupa'nın en modern altyapılarından biri Galatasaray'ın olacak" Aslantepe Vadisi’nin Galatasaray'ın geleceği olduğunu belirten Özbek, "165 bin metrekarelik bir yaşam ve spor merkezi kuruyoruz. Bu projeyle basketbol, voleybol ve amatör branşlarımızı tek bir çatı altında toplanacak. Basketbol salonu, voleybol salonu, yüzme havuzu, performans merkezleri ve kamp alanları olacak. Bu proje Galatasaray'ın rekabet ettiği her branşta daha büyük başarılara ulaşmamız için ev sahiplik yapacak. Aslantepe Vadisi'nin tanınmasıyla birlikte stadımızın da dahil olduğu alan basketbolun, voleybolun, futbolu, yüzmesiyle 365 gün yaşayan bir spor kompleksi haline gelecek. Aslantepe'nin buradaki çalışmaları için imar planı onaylandı. Bakanlık onayı alındı ve inşaat ruhsatı alındı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda temel atma törenini yaptık. Bu proje tamamlandığında yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa'nın en modern spor altyapılarından biri Galatasaray’ın olacak. Aslantepe Vadisi projesinin finansal kaynak çalışmaları devam etmektedir. İlk aşamada kulüp yönetimi ve bağlı idari birimlerin idari binalara taşınması planlanıyor" değerlendirmesinde bulundu. RAMS Park’ta yaptıkları çalışmalar hakkında da bahseden Başkan Özbek, "LED ve skorboard alanını 357 metrekareden 1743 metrekareye çıkardık. Hem taraftar deneyimini büyüttük hem de sponsorluk gelirlerimizi artırdık. Modern futbol artık sadece sahada oynanmıyor; marka gücüyle, teknolojiyle, deneyim ekonomisiyle büyüyor" ifadelerini kullandı. "Şimdi daha büyük hedefler için hazırlanmaya başlamanın zamanı" Bu dönemde sportif olarak da büyük başarılara imza attıklarını hatırlatan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, "Erkek futbol takımımız rekorlarla dolu 3 şampiyonluğun ardından üst üste 4., toplamda 26. şampiyonluğunu kazandı. Şampiyonluğumuzu stadımızda kutladık. Her dakikası mükemmel bir geceyi tüm taraftarlarımızla birlikte yaşadık. Şimdi daha büyük hedefler için hazırlanmaya başlamanın zamanı" şeklinde konuştu. "Galatasaray'ı bu yeni dünyanın en başarılı aktörlerinden biri yapmak zorundayız" Galatasaray’ın artık global bir spor markası olmak zorunda olduğunu ifade eden Dursun Özbek, "Önümüzdeki dönemde hedefimiz 150 milyon dijital takipçiye ulaşmak, Deloitte Para Ligi'nde dünyanın ilk 15 kulübü arasına girmek, 600 milyon Euro yıllık gelir seviyesine ulaşmak ve Şampiyonlar Ligi'nde her sezon başarılarıyla konuşulan bir takım olmak istiyoruz. Biz artık sadece Türkiye'de yarışan bir kulüp değil, küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız. Artık dünyadaki büyük spor kulüpleri sadece sahada yarışmıyor. Ekonomide yarışıyorlar, teknolojide yarışıyorlar, marka değerinde yarışıyorlar, taraftar deneyiminde yarışıyorlar. Biz de Galatasaray'ı bu yeni dünyanın en başarılı aktörlerinden biri yapmak zorundayız" diye konuştu. Büyük dönüşüm programını tanıttı Başkan Dursun Özbek yeni dönemde 7 başlıkta planladıkları büyük dönüşüm programını da üyelere anlattı. Özbek, "Birinci programımız stadyum ve Aslantepe gelirleriyle deneyim ekonomisi. Biz artık stadyumumuzu sadece maç oynan bir yer olarak görmüyoruz. 365 gün yaşayan bir Galatasaray merkezi oluşturuyoruz. İkinci programımız ticari ve sponsorluk gelirlerinin büyütülmesi. Bugün Galatasaray markası Türkiye'nin en güçlü spor markası. Ama biz bununla yetinmeyeceğiz. Yeni sponsorluk modelleri, uluslararası iş birlikleri, lisanslı ürün büyümesi ve yeni marka yatırımlarıyla Galatasaray ekonomisini çok daha büyük seviyelere taşıyacağız. Galatasaray Store'da kırdığımız rekorlar bunun ilk adımıdır. Üçüncü programımız dijital platformlar ve taraftar ekosistemi. Bugünün dünyasında dijital gücü olmayan hiçbir marka sürdürülebilir büyüme sağlayamaz. Hedefimiz Galatasaray'ın dünyanın en büyük dijital spor topluluklarından biri olmasıdır. Dördüncü programımız uluslararası büyüme. Biz artık sadece Türkiye'ye konuşan bir kulüp olamayız. Galatasaray'ın bugün Avrupa'da, Orta Doğu'da, Amerika'da, Asya'da milyonlarca taraftarı var. Beşinci programımız sportif mükemmellik ve akademi dönüşümü. Başarı tesadüf değildir. Başarı planlamadır, başarı istikrardır. Futbolda son yıllarda kurduğumuz kadro, yaptığımız yatırımlar ve teknik yapılanmamız sayesinde üst üste şampiyonluklar kazandık. Avrupa'da yeniden güçlü bir Galatasaray izletmeye başladık. Ama bizim hedefimiz sadece Türkiye'de başarılı olmak değil, Avrupa'da da kalıcı başarıyı istiyoruz. Galatasaray sporun her alanında zirveyi hedefleyen büyük bir spor kulübüdür. Şimdi altyapıyı güçlendirerek bu başarıyı sürdürülebilir hale getiriyoruz. Altıncı programımız yapay zeka ve teknoloji yatırımları. Futboldan, performans analizine, taraftar deneyiminden veri yönetimine kadar her alanda teknolojiyi merkeze alan bir Galatasaray oluşturacağız. Çünkü geleceğin spor dünyasını teknoloji yönetecek. Biz de bu dönüşümün dışında kalan değil, öncüsü olan bir kulüp olmak istiyoruz. Yedinci ve son programımız ise sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk. Galatasaray sadece kazanan bir kulüp değil, örnek olan bir kulüp olmak zorundadır. Bu programların dışında kendimize koyduğumuz hedeflerden birisi de, NBA Europe projesinde yerimizi almak. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Umuyorum çok yakında güzel haberler vereceğiz" açıklamasında bulundu. "Arkadaşlarımla beraber yepyeni bir hikaye yazmak için aday olduk" Son 4 yılda çok önemli işler başardıklarını ve şimdi de yeni hikaye yazmak için çok önemli bir fırsatları olduğunu aktaran Dursun Özbek, "Şimdi ben ve arkadaşlarım, Galatasaray'ın yeni hikayesini yazmak için tarihi bir sorumluluğu var. Arkadaşlarımla beraber yepyeni bir hikaye yazmak için aday olduk. İnşallah sizin de desteğinizle Galatasaray için, Galatasaray'ın geleceği için yepyeni ve hepimizin mutlu edecek proje yazacağız" dedi. "Siz varsanız, biz her şeyi yaparız" 17 Mayıs UEFA Kupası’nın yıl dönümü olduğunu hatırlatan sarı-kırmızılıların başkanı sözlerine şöyle devam etti: "17 Mayıs, hepimizin hatırasında UEFA Kupamızın hatıraları çok canlı. Yarın onun seneyi devriyesi. Bize bu mutluluğu tattıran en önemli aktörlerden biri olan yaşayan efsanemiz Fatih Terim’in çok güzel bir sözü vardır, 'En büyük şampiyonluk bir sonraki şampiyonluktur'. Biz de şimdi önümüze bakıyoruz. Şimdi size soruyorum, 27. şampiyonluğa hazır mısınız? Peki, Avrupa'da yeniden kupa kaldırmaya hazır mısınız? Kemerburgaz projesiyle Avrupa'nın en önemli spor komplekslerinden birini beraber yapmaya hazır mısınız? Galatasaray'ı dünyanın ilk 15 spor kulübünden biri yapmaya var mısınız? 150 milyon taraftarlı global bir Galatasaray'a hazır mısınız? Galatasaray markasını dünyanın dört bir yanında büyütmeye var mısınız? Türkiye'nin dünya kulübü, dünyanın Türk kulübü olmaya da hazır mısınız? O zaman siz varsanız, biz her şeyi yaparız. Şimdi bu hedefler için arkadaşlarımla birlikte hiç durmadan çalışacağımızın sözünü buradan bir kez daha veriyorum. İnanıyorum ki Galatasaray artık yeni bir çağın eşiğindedir, gelecek Galatasaray’ındır." Üyeleri seçime davet etti Son olarak üyeleri gelecek hafta cumartesi günü yapılacak seçime davet eden Dursun Özbek, "2026-2028 döneminde sizlere hizmet etmek için aday olduk. Cumartesi günü seçimimiz var. Sizlerden bu yeni dönem için yetki isteyeceğiz. Sizlerden ricam cumartesi günkü seçime gelin. Cumartesi günü hepinizi mektebe bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Dursun Özbek daha sonra yeni dönemde birlikte çalışacağı ekibini tek tek üyelere tanıttı.

Yapay zekalı bahis çetesine çöküş! 35 ilde dev operasyon: 98 tutuklama Haber

Yapay zekalı bahis çetesine çöküş! 35 ilde dev operasyon: 98 tutuklama

İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından düzenlenen ve 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 kişi gözaltına alındı. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunan 5 bin siteye erişim engeli gelen operasyonda tutuklananların yanı sıra 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere şahıslara yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Gözaltına alınan 110 kişinin 98'i tutuklanırken 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. 10 bin 202 siteye erişim engeli de uygulanmıştı Öte yandan operasyon kapsamında yasadışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedilmişti.

Bursa Ticaret Borsası ve Gürsu Belediyesi iş birliğiyle girişimci kadınlar dünyaya açılıyor Haber

Bursa Ticaret Borsası ve Gürsu Belediyesi iş birliğiyle girişimci kadınlar dünyaya açılıyor

Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. “Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız” Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, “Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Özer Matlı: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, “Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Işık: “Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, “Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka, blockchain ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar Haber

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar

Dijital üretim alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sektöre yön veren TREX tarafından, üretim yönetimine farklı bir bakış açısı getirmesi hedeflenen ‘Fabrikanı Keşfet 2026' etkinliği büyük ilgi gördü. Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "FABRİKALARIN İÇERİSİNDE YATAN FABRİKALARI KEŞFETMEK İSTİYORUZ" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "DİJİTAL DÖNÜŞÜM TEKNİK DEĞİL, EKONOMİK BİR KONUDUR" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "ÇOK ZOR BİR YILIN İÇİNDEN GEÇİYORUZ" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "VERİYİ DOĞRU OKUYARAK HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "TRUMP GELEREK OLAYI BOZDU" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti. "FABRİKAYI BİR KERE DAHA KEŞFETMEK LAZIM" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "VATANDAŞ BENİMSEMİYORSA REÇETE TUTMUYOR" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi. "KİTLELER MANTIĞIN DEĞİL MENFAATİN PEŞİNDE KOŞUYOR" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "DİJİTALLEŞME DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.