SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yasal Düzenleme

Söz Bursa - Yasal Düzenleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yasal Düzenleme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!" Haber

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılmamasına ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

Feti Yıldız’dan "Terörsüz Türkiye" mesajı: Umut hakkı komisyon raporuna giriyor Haber

Feti Yıldız’dan "Terörsüz Türkiye" mesajı: Umut hakkı komisyon raporuna giriyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından açıklama yaptı. Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. "Umut hakkında uzlaşı olup olmadığı" sorusu üzerine Yıldız, umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştıklarını ve raporda olacağını söyledi. Yıldız, "Umut hakkı konusunda uzlaştık, problem yok. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararlar umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun içinde umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız zor ancak aramızda ciddi bir görüş ayrılığı yok. Çocukların geleceği, birliğimiz, bütünlüğümüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soru üzerine Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar, imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde, çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol, çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabii. Hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi.

Bursa Barosu’ndan adliye önünde "Yaşam ve geçim" isyanı: "Ölmekten de bildiri yazmaktan da bıktık!" Haber

Bursa Barosu’ndan adliye önünde "Yaşam ve geçim" isyanı: "Ölmekten de bildiri yazmaktan da bıktık!"

Bursa Barosu, başkan ve kurul üyeleriyle birlikte çok sayıda avukat, Bursa Adalet Sarayı önünde, avukatlara yönelik fiziki saldırılara ve özellikle genç avukatları açlığa mahkum eden düşük CMK ücret tarifesine tepki gösterdi. Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yaptığı basın açıklamasında, Yalova’da Av. Zekeriya Polat’ın katledilmesinden ötürü “Avukatı müvekkili ile özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güçle yine ölüm kustu” dedi. Öztosun şöyle konuştu: “Bizler avukat meslektaşlarımızın ağır ekonomik ve mesleki sorunları için mücadele ederken, sorunlarımızı görünür kılmaya uğraşıp milletvekilleri dahil tüm kapıları çalarken, bir meslektaşımız ekonomik sorunları sebebiyle intiharın eşiğine gelmesin diye çabalarken, geçen hafta kiralananın tahliyesi esnasında bıçaklı saldırıya uğrayan Bursa Barosu avukatı olan meslektaşımızın duruşması için İstanbul’da bulunduğumuz sırada, Yalova'da, Sosyal Güvenlik Kurumu avukatı Zekeriya Polat’ın uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildiği bilgisi bizleri derinden sarsmıştır. Biraz önce de İzmir’de Av. Ali Aydın’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini öğrendik. Avukat Zekeriya Polat da daha önce katledilen Av. Servet Bakırtaş ve Bursa Barosu avukatı Özgür Aksoy gibi sadece ve yalnız avukatlık yaptığı için öldürüldü. Avukatı müvekkili ile özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güçle yine ölüm kustu. Meslektaşımızın katledildiği gece yarısı ise empatiden fersah fersah uzak olan ve bizlere adeta açlıktan ölün dercesine CMK ücret tarifesi Resmi Gazete’de yayınlandı. Geçen hafta da genç avukatların bağkur pirim destekleri kaldırılmıştı. Avukatların öldürüldüğü, tehdit edildiği, darp edildiği ve devletin pozitif olarak koruma tedbiri almadığı tüm bu süreçlerde tüm olana bitene seyirci kalındığı ve hatta bizleri çok umursamadığı da tekrar gün yüzüne çıktı.” “ARTIK BİLDİRİLER YAZMAK VE YAS TUTMAKTAN BIKTIK” Artık bildiriler yazmak ve yas tutmaktan bıktık. Her bir avukat ölümünün artık son olmasını beklerken çoğalan ölümler, bizlerin canından bir parça daha koparmaya devam ediyor. Oysa bizler adaletin tecellisi için yapıyoruz bu mesleği. Savunma olmazsa, ‘yargılama olmaz’ diyoruz. Avukat, hiçbir zaman taraf değildir. Avukat, bir suçu savunmaz; adaleti savunur. Avukat, dava ile özdeşleşmez; hak ile özdeşleşir. Avukatız biz avukatız, sadece avukat! Borcunuzun veya davanızın sebebi değiliz biz! Avukat kalmayınca savunma, savunma kalmayınca hukuk, hukuk kalmayınca adalet ve huzur kalmayacak. Bunu bilin istiyoruz. Bizler bu cübbeleri; insan onuru için, hakikatin sesi olmak için, adaletin elbet kazanacağına inanarak giydik ve giymeye devam ediyoruz. AVUKATLARIN DEĞİL, HUKUKUN YAŞAMI MESELESİ Tüm bunlar artık bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesi haline gelmiştir. Avukatların sürekli ve sistematik bir biçimde hedef alınmasını, savunma makamında olan avukatların seslerinin kısılmasını, mesleki ve ekonomik sorunlarla baş başa bırakılmasını kabul etmiyoruz. Bu nedenle yıllardır talep ettiğimiz idari önlemlerin ve avukatlık mesleğine dönük şiddete karşı yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesini, CMK’da avukata yönelik saldırıların tutuklama nedeni haline getirilmesini, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin ivedilikle imzalanmasını talep ediyoruz. Bununla beraber CMK hizmeti gereği avukatlara ödenecek olan ücreti belirleyen tarifenin, verilen hizmetin karşılığını yansıtmaktan uzak olması; her yıl angarya şeklinde nitelendirilebilecek ücretlerin belirlenmeye devam edilmesini de artık kabul etmiyoruz. Hem avukatların yaşam koşullarını ve mesleki faaliyetlerini yerine getirmesini olumsuz etkileyen hem de vatandaşların savunma ve hukuki yardım alma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını da engelleyen bu tarifelerin düşüklüğü de yetmezmiş gibi alınan bu kamusal sorumluluğa karşı avukatlar ölçülü olmayan hakkaniyete aykırı olarak cezai ve tazminat sorumluluğuyla da karşı karşıya kalmaktadır. EŞİT EMEĞE EŞİT ÜCRET CMK kapsamında görevlendirilen müdafi/vekil ile özel müdafi/vekil arasında, harcanan emek, nitelik ve en önemlisi sorumluluk bakımından fark yoktur. Buna rağmen, CMK Ücret Tarifesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi arasındaki makas her yıl artmaktadır. Eşit emeğe eşit ücret talebinin hakkaniyetten ve adaletten doğan bir gereklilik olması nedeniyle CMK ücret tarifesinin artık bu doğrultuda yapılacak yasal düzenleme ile AAÜT’nin 1/2 sinden az olamayacak şekilde belirlenmesi ve KDV yükünden de kurtarılması gerekmektedir. Çünkü ekmek kadar değerli olan adalet hizmetlerinde KDV olamaz, olmamalıdır. Bu basın açıklamasını hazırlarken dün İstanbul’da adliye içinde bir kadın hakim erkek bir savcının silahlı saldırısına uğradı. Meslektaşımız hakime geçmiş olsun diyoruz. Bu olay da kadına yönelik şiddetin ne boyuta geldiğini açıkça gösterdi. Kadının toplumsal statüsü ne olursa olsun bir şiddet mağduru olabileceğini gösteren bu durum aslında İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile hızlanan, devletin etkin korunma mekanizmalarında aksamasına yol açan bir cezasızlık politikasının yarattığı bir sonuç. Yıllardır dilimizde tüy bitercesine mücadele ettiğimiz şey tam da bu Biz bununla mücadeleye devam edeceğiz. ADLİYELER EN ÇOK AVUKATLARIN İŞYERİ Öte yandan bu olayla ilgili basın açıklaması yapan bir dernek, adliyeleri hakim savcıların işyeri olarak nitelendirmiş ancak avukatları atlamış. Evet adliyeler hakim savcıların işyeri ancak en çok avukatların işyeri olan bir yer. Arkamızda görülen adliye 26 yıldır burada ve her gün içeri girerek çalıştığımız işyerimiz. Onlarca başsavcının, yüzlerce hakim savcının bir kaç yıl görev yapıp ayrıldığı ancak biz avukatların her gün çalıştığı işyerleri adliyeler… O yüzden de burada çalışan herkes gibi korunmaya ve eşit davranılmaya hakkımız bulunmakta. O sebeple bunu göz ardı eden bu açıklamayı ve bu bakış açısına sahip hukuk politik zihniyeti de kabul etmiyoruz. Tüm bunlara ve zorluklara rağmen avukatlar, tarih boyunca korkuya teslim olmadı, olmayacak. Avukatlar ve barolar da gerek fiziki şiddet, gerek ekonomik şiddet, gerek savunma makamına yönelen baskılar karşısında susmayacak ve geri adım atmayacaktır. Mesleklerimizi can güvenliği içinde yapmak ve diğer tüm sorunlarımızı daha görünür kılmak için devam eden günlerde de yapacağımız açıklama ve eylemlerle birlikte can güvenliklerimiz ve CMK tarifesi dahil acil tüm taleplerimiz sağlanana kadar, CMK ve OCAS sistemini meslektaşlarımızın desteği ile kapamak dahil yapacağımız açıklama ve eylemlerde siz değerli meslektaşlarımızın ve kamuoyunun desteğinizi talep ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.