SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

Söz Bursa - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül Haber

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül

Alüminyum çözümleri alanında entegre üretim gücüyle faaliyet gösteren Yeşilova, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımıyla bu prestijli ödüle layık görüldü. Şirketin hayata geçirdiği İŞ’TE Denge, Net Sıfır ve PETEK projeleri; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında bütünsel bir dönüşüm yaklaşımını ortaya koyuyor. İŞ’TE Denge projesi kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen uygulamalar geliştirilirken; Net Sıfır yaklaşımı ile karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımları önceliklendiriliyor. PETEK (Paydaş Ekosistemi Tanışma ve Etkileşim Kümesi) ise topluluk ve paydaşlar arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ve etkileşim ortamı sunmayı hedefliyor. Yeşilova’nın bu ödüle aday gösterilmesinde, uzun yıllardır iş birliği içinde olduğu ana sanayi paydaşlarının rolü öne çıktı. Şirket, Ford Otosan ve Hyundai Motor Company tarafından aday gösterildi. Ödül, Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova tarafından OSD Yönetim Kurulu üyelerinden teslim alındı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Yasemin Yeşilova, sürdürülebilirliğin Yeşilova için bir hedef değil, tüm süreçlere entegre edilmiş bir iş yapış biçimi olduğunu vurguladı. Yeşilova, üretimden tedarik zincirine, insan kaynaklarından yönetişim uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü kararlılıkla sürdürmektedir. Şirket, uluslararası iş ortaklarıyla birlikte daha verimli, sorumlu ve düşük karbonlu bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.

Cari açığa "Elektrikli" fren: 62 Milyar dolarlık fatura! Haber

Cari açığa "Elektrikli" fren: 62 Milyar dolarlık fatura!

Türkiye'nin toplam ham petrol ithalatının büyük kısmı araç yakıtı olarak kullanılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin her yıl ödediği enerji ithalatı faturası ise 60 ila 70 milyar doları buluyor. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Ocak 2026’da dile getirdiği bu rakam, ülkenin cari açığının yapısal kaynağını özetlerken altın ve enerji dışında tutulduğunda Türkiye’nin cari hesabı artıya geçiyor. Petrol ve doğalgaza olan yüksek dışa bağımlılık, ülkenin döviz rezervlerini eritirken ekonomik kırılganlığı da artırıyor. Orta Doğu'daki jeopolitik gerginlikler ve petrol arzındaki belirsizlikler bu bağımlılığın riskini her geçen gün büyütüyor. Bu tablonun değişmesi için en somut çözüm yollarından biri ulaşımın elektrifikasyonu. Bu kapsamda, elektrifikasyon dönüşümünün ana platformu olan EV Charge Show, “araçtan şarja uçtan uca çözümleri” sergilemek üzere 12-14 Kasım 2026'da İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) beşinci kez kapılarını açıyor. Yurt dışına akan yakıt parası içeride enerjiye dönüştürülebilir! Türkiye’nin yıllık toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatının yaklaşık 50 milyon ton olduğunu söyleyen EV Charge Show Etkinlik Direktörü Ahmet Aslantürk, “Bu da ayda ortalama 4 milyon ton anlamına geliyor. Türkiye'nin 2025 yılındaki toplam enerji ithalatı faturası (petrol ve doğal gaz dahil) yaklaşık 62,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılında ortalama 69 dolar seviyesinde olan Brent petrol fiyatı, körfezde yaşanan savaşın etkisiyle 2026’da cari açığımıza negatif yönlü etkileyeceği, yüksek seviyelerde seyredeceği de bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümü cari açığımızın azaltılmasında doğrudan etki ediyor. EV Charge Show tam da bu dönüşümün platformu olarak ‘araçtan şarja uçtan uca çözümleri’ sergilemek üzere kapılarını açmaya hazırlanıyor” dedi. Elektrikliye geçişin yalnızca bir tercih olmadığını vurgulayan Ahmet Aslantürk, “Bu aynı zamanda ulusal ekonomik bir zorunluluk. Her elektrikli araç, dışarıya akan yakıt parasını yurt içinde kalan enerjiye dönüştürebilir. Üstelik o araç Türkiye’de üretiliyorsa hem yakıt hem taşıt yerli olmuş oluyor” diye konuştu. Araçtan şarja uçtan uca ekosistem bir arada! EV Charge Show, 12-14 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde elektrikli araçtan şarj altyapısına, enerji yönetiminden yazılıma uçtan uca tüm çözümleri tek platformda buluşturuyor. T.C. Ticaret Bakanlığı'nın hibe desteğiyle, yerli üreticilere metrekare başına 6.180 TL, firma başına 1.292.800 TL'ye kadar destek imkânı sunuyor. Türkiye'nin e-mobilite alanındaki en kapsamlı buluşma platformu olan etkinlik, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında bir araya getiriyor. Etkinlikte öne çıkan başlıca alanlar: Elektrikli binek, ticari ve hafif ticari araçlar Şarj operatörlerinin filo elektrifikasyonu ve kurumsal çözümleri AC ve DC şarj istasyonları; ev tipi ve kamuya açık şarj çözümleri Akıllı şarj yazılımları ve enerji yönetim sistemleri Batarya teknolojileri ve yenilenebilir enerji entegrasyonu Daha temiz bir Türkiye için yeşil ulaşım! Ekonomik gerekçelerin ötesinde, elektrikli mobiliteye geçiş Türkiye'nin iklim taahhütleriyle de örtüşmektedir. Şehir içi hava kalitesinin iyileştirilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir kentler bırakılması; bu dönüşümün çevresel boyutunu oluşturuyor. Sektörün tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturan bu etkinlik, Türkiye'nin yeşil dönüşüm yolculuğunda sektörü ileri taşıyan merkez platform olma işlevi görüyor. Şehir içi egzoz emisyonlarının sıfıra yaklaşması, hava kalitesini doğrudan iyileştirir Yenilenebilir enerji ile şarj kombinasyonu, karbon ayak izini minimuma indirir İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde gürültü kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlar

Erdoğan’dan sert "Şalvar" tepkisi ve depremzedeye konut müjdesi! Haber

Erdoğan’dan sert "Şalvar" tepkisi ve depremzedeye konut müjdesi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir'in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün'ün kıyafeti nedeniyle sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin, "'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasından önce Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinden gelen yöresel kıyafetli kadınları selamlayan Erdoğan, "Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün'ün kıyafeti üzerinden sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin Erdoğan, "Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı. "SUUDİ ARABİSTAN'LA İMZALADIĞIMIZ ANLAŞMA STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR" Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan'la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye'de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman'da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin’i misafir ettiklerini, oldukça verimli ve ikili ilişkileri güçlendiren istişarelerin yapıldığını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi. "DÜNYADA VE BÖLGEMİZDE TABİRİ CAİZSE BİR TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR" Diplomatik temaslar çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in bugün, Sırbistan Başbakanı Vuçic’in ise yarın Ankara’ya geleceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri'ni ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik istiyorsak; nasıl istikrar, kalkınma, refah istiyorsak; komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız işte bunun içindir. Bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen temaslarımızın temel gayesi, aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze'de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz" dedi. "SURİYE KONUSUNDA SUUDİ ARABİSTAN'IN, MISIR'IN VE ÜRDÜN'ÜN DE BİZİMLE AYNI HASSASİYETLERİ TAŞIDIĞINI GÖRMEKTEN BÜYÜK BİR MEMNUNİYET DUYDUM" Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa ve huzura süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın ve Ürdün'ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye'nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "SURİYE’DE BİR TEK CANIN YANIP GİTMESİ BİZİM DE CANIMIZDAN CAN KOPMASI DEMEKTİR" Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunu, akan her damla kan ve gözyaşının kendilerinin de yüreklerini dağladığını vurgulayan Erdoğan, "Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye'ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye'de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır" açıklamasında bulundu. "ARTIK SURİYE’NİN YER ALTI VE YER ÜSTÜ ZENGİNLİKLERİNİN TÜNEL YAPMAYA, ŞEHİRLERİN ALTINDA TÜNEL KAZMAYA DEĞİL SURİYE HALKININ TÜM KESİMLERİNİN REFAHINA HARCANMASININ VAKTİ GELMİŞTİR" Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanması zamanının geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye'deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE, BÖLGESİNDE TAHAKKÜM PEŞİNDE DEĞİLDİR, BAŞKA ÜLKELERİ DİZAYN ETME ARZUSUNDA ASLA DEĞİLDİR" Türkiye’nin bölgesinde nüfuz arayışında olmadığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep'le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Der'alı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız. İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik. AFAD'ımızı, Kızılay'ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile iş birliği halinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile birlikte Suriye'deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir" diye konuştu. "KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK GİBİ UCUZ BİR HESAP İÇİNDELER" "Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye'nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye'de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim, ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler. Sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi; on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler. Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor." "ZAMAN VE DÜNYA DEĞİŞİYOR AMA CHP’DE ‘GELEN GİDENİ ARATIR’ GERÇEĞİ ASLA DEĞİŞMİYOR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’den ortaya bir siyaset koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyadaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemediklerini kaydederek, "Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP'de 'gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini 'oturduğu koltuğun hakkını vermiyor' diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP'yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin" ifadelerine yer verdi. "ALLAH'A SONSUZ HAMDOLSUN Kİ AHDİMİZE SADIK KALDIK" Erdoğan, ‘asrın felaketinin’ üçüncü sene-i devriyesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de yer aldığı geniş bir heyetle Osmaniye’yi ziyaret ettiklerini belirterek, "Osmaniye'de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Bir dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; 'Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız' demiştik. Allah'a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye'de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye'nin başarısıdır. Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede 'olmaz' denileni, 'imkansız' denileni 3 yılda hayata geçirdik" şeklinde konuştu. "MEYDANLARDA BEDAVA EV SÖZÜ VERDİKLERİ DEPREMZEDELERİMİZİN HUZURUNA TEK BİR ESERLE DAHİ ÇIKAMAYANLAR BİZE LAF EDEMEZ" Başarılara rağmen muhalefetin kendilerini eleştirdiğini, yapılan işlere çamur attığını ve deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsediğini söyleyen Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken, bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile cek’li-cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız, en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı, ne de edebince susmayı biliyor. Polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 yatırımın da açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, bu yatırımların da şehre ve Osmaniyelilere hayırlı olmasını diledi. "11 İLİMİZDEKİ VATANDAŞLARIMIZ DA EVLERİNE ZORLANMADAN ÇOK UYGUN ŞARTLARLA FAİZSİZ, SABİT FİYATLARLA KAVUŞACAK" Türkiye’de son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşları mağdur etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir'de, Elazığ'da, Bozkurt'ta, Manavgat'ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız İzmir'de afet konutlarının aylık taksiti 1600 lira, Elazığ'da taksitler sadece 1060 lira, Giresun'daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik, titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık" açıklamasında bulundu. "455 BİN KONUTUN TÜM ALTYAPI BEDELLERİNİ BİZ KARŞILIYORUZ" Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yapılan 455 bin konutun tüm altyapı bedellerini karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek, bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz, peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte bir fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle güle güle otursunlar diyoruz" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE'NİN TERÖRSÜZ İSTİKBALİ İÇİN EN DOĞRU OLANI KARARLILIKLA YAPACAĞIZ" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkartmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye'nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye'nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız." Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevlerini devreden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür etti. Erdoğan, görevi devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da muvaffakiyetler temenni etti.

Bakan Şimşek 2025 karnesini açıkladı: İhracat ve Turizmde OVP hedefleri aşıldı! Haber

Bakan Şimşek 2025 karnesini açıkladı: İhracat ve Turizmde OVP hedefleri aşıldı!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl ihracat ve turizmde kaydedilen performansın, sürdürülebilir cari denge hedeflerine yönelik kazanımları desteklemeye devam ettiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret ve turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. TÜİK verilerinin, olumlu bir seyre işaret ettiğini dile getiren Şimşek, "2025 yılında ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, sürdürülebilir cari denge hedefimize yönelik kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" açıklamasında bulundu. İhracattın 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,4 milyar dolara yükseldiğini, ithalatın ise altın fiyatlarının da etkisiyle arttığını ifade eden Şimşek, buna rağmen dış ticaret açığın, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen seviyenin altında gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılda Türkiye’nin 63,9 milyon ziyaretçiyi ağırladığını da sözlerine ekleyen Şimşek, "2025’te turizm gelirleri yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaşarak OVP hedefini aştı. Turizmi dört mevsime ve farklı alanlara yaymaya yönelik politikalarımızın katkısıyla kişi başına ortalama harcama bin doların üzerine yükseldi. Hizmet ticaretindeki güçlü konumumuz, küresel mal ticaretine ilişkin belirsizliklerin dış denge üzerindeki etkilerini sınırlıyor. Cari dengede kaydedilen yapısal iyileşmeyi sürdürmek için, aktif sanayi politikalarıyla yüksek katma değerli üretimi desteklemeyi, yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artıran yatırımları önceliklendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Mudanya Belediyesi kendi enerjisini üretecek: Dev Yatırım için kritik imzalar atıldı Haber

Mudanya Belediyesi kendi enerjisini üretecek: Dev Yatırım için kritik imzalar atıldı

Mudanya Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede yerel yönetimlerin sorumluluğunu somut bir yatırımla üstleniyor. İlçenin karbon ayak izini azaltacak ve temiz enerji üretimini başlatacak Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde kritik bir aşama tamamlandı. Küçükyenice Mahallesi’nde hayata geçirilecek projenin imar planları, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi. Mudanya Belediyesi’nin sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda hazırlanan lisanssız üretim kapsamındaki GES projesine ait 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları, yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek. Projenin teknik hazırlıkları, jeolojik ve jeoteknik etüt raporları ile ilgili tüm kurum görüşleri alınarak çevre mevzuatına uygun biçimde tamamlandı. Belediye mülkiyetinde bulunan Küçükyenice Mahallesi Hacıalidede Mevkii 8 parseldeki 19 bin metrekarelik alan, bu yatırımla yenilenebilir enerji üretim üssüne dönüştürülüyor. Parselin büyük bölümü “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı” olarak planlandı. Güneş panelleri ve trafo alanını kapsayan proje, belirlenen emsal değerlerine uygun şekilde Mudanya’nın uzun vadeli enerji ve çevre hedeflerine hizmet edecek. “GES YATIRIMIMIZ ÜÇ YILDA KENDİNİ AMORTİ EDECEK” GES projesinin çevresel olduğu kadar büyük bir ekonomik bir kazanım da yarattığını vurgulayan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, belediyenin yıllık enerji tüketiminin tamamının yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Dalgıç, tesisin teknik kapasitesi ve ekonomik katkısına ilişkin şu bilgileri verdi: “Tesisimizin kurulu gücü 1,37 Megawatt Peak (MWp). Yıllık yaklaşık 2 milyon 62 bin kilowatt/saat enerji üretecek. Bu sayede belediyemizin yıllık 1 milyon 200 bin kilowatt/saatlik enerji ihtiyacının tamamını karşılayacak, fazla üretilen enerjiyi dağıtım sistemine vereceğiz. Yaklaşık üç yıl içinde kendini amorti edecek bu yatırım, belediyemiz için kalıcı ve sürdürülebilir bir gelir kaynağı olacak.” Dalgıç, projenin hazırlanmasında emeği geçen teknik ekip ve meclis üyelerine teşekkür etti.

Başkan Deniz Dalgıç Mudanya’nın bir yılını özetledi: İşte rakamlarla Mudanya Haber

Başkan Deniz Dalgıç Mudanya’nın bir yılını özetledi: İşte rakamlarla Mudanya

Mudanya Belediyesi, 2025 yılı boyunca yürüttüğü proje ve çalışmaları “Mudanya’ya İyi Bakıyoruz” başlığıyla kamuoyuyla paylaştı. Üretimden kültürel mirasa, altyapıdan sosyal dayanışmaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan kitapçık, 2025 yılı boyunca yürütülen faaliyetlerin geniş bir özetini sunuyor. Rapora göre Mudanya’da son bir yılda 100’ün üzerinde proje, 1.000’den fazla uygulama hayata geçirildi; 47 mahallede doğrudan çalışma yürütüldü. Çalışma; yalnızca tamamlanan projelerin değil, aynı zamanda önümüzdeki döneme dair kentin vizyonunu şekillendirecek stratejik başlıkları da içeriyor. 2025 yılı faaliyetlerini değerlendiren Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, hazırlanan kitapçığın sadece bir icraat listesi değil, aynı zamanda benimsedikleri şeffaf ve insan odaklı belediyecilik anlayışının bir kanıtı olduğunu söyledi. “Görüneni yaptık, görünmeyeni ise asli görevimiz bildik. Bu rapor; bir yıllık hizmetlerimizin dökümü olduğu kadar, Mudanya’ya olan bakış açımızın da bir kaydıdır” diyen Dalgıç, şöyle devam etti: “Çepni Zeytinyağı Fabrikası’nın kuruluşu, Mudanya Kurusu’nun üretimi, restorasyonu tamamlanan Cumhuriyet Galerisi’nin açılışı gibi vizyon projelerle ilçemize değer katarken; Köy Akademileri ile geleceğe yatırım yaptık. Sosyal yaşamı güçlendiren Büfe Mudanya ve Mola Mudanya noktalarını hayata geçirdik. Yol projeleri ve kapsamlı afet hazırlıklarıyla güvenli bir kent inşası için çalışıyoruz. 2025 yılı Mudanya’nın çehresini değiştirecek pek çok yeni ve büyük çalışmanın da temellerinin atıldığı bir yıl oldu.” Gelecek dönemde de güvenli, adil ve yaşanabilir bir Mudanya vizyonuyla hareket edeceklerinin altını çizen Dalgıç, “Katılımcı ve hesap verebilir bir anlayışla Mudanya’ya iyi bakmaya devam edeceğiz. Çünkü Mudanya; çok çalışılmayı ve çok iyi bakılmayı hak ediyor” dedi. RAKAMLARLA MUDANYA *Kent ve altyapı çalışmalarıyla Mudanya’da ulaşım ve kentsel dayanıklılık güçlendirildi. Yıl boyunca aralıksız asfalt çalışması yapıldı, 50’nin üzerinde noktada bakım ve onarım gerçekleştirildi, afetlere hazırlık kapsamında 21 toplanma alanı yenilendi. Trafik güvenliği 750’yi aşkın uygulama hayata geçirildi. Kent merkezinde ve mahallelerde 3 geçici otopark hizmete açıldı. 60’ı aşkın park yenilendi. *Planlama ve güvenli kent çalışmaları kapsamında Mudanya genelinde 54 bin 882 bağımsız birimi kapsayan bina envanteri tamamlandı. Uydu tabanlı ve yapay zeka destekli kaçak yapı izleme sistemi devreye alındı. Tirilye, Güzelyalı ve Altıntaş başta olmak üzere çok sayıda bölgede imar planları düzenlenerek planlı gelişim için kritik eşikler aşıldı. *Temizlik ve çevre hizmetlerinde araç filosu güçlendirildi; filoya 5 yeni çöp kamyonu ve 3 kamyonet eklendi. Günlük olarak 5 bin 489 konteyner ve 1.215 kova boşaltımı yapılırken, parklar, yeşil alanlar ve kırsal mahallelerde düzenli bakım çalışmaları sürdürüldü. Kent mobilyaları yenilendi, mevcut donatılar onarıldı. *Sosyal ve kamusal mekanlarda kente kalıcı yapılar kazandırıldı. Ahşap Konak restore edilerek Cumhuriyet Galerisi olarak hizmete açıldı. Çekrice, Orhaniye ve Siteler’de 3 Köy Akademisi Çocuk Merkezi tamamlandı. Çocuk Dostu Sokak, bisiklet parkı, Büfe Mudanya ve Mola Mudanya’lar ile kamusal yaşam güçlendirildi. Dernekler Yerleşkesi, Kadın Eşitlik Merkezi, Kaykay Parkı hizmete alındı. *Kültür ve sosyal yaşamda Mudanya yıl boyunca yaşayan bir kent haline geldi. 27 konser, 127 söyleşi, 10 sergi ve 50’den fazla kültürel etkinlik düzenlendi. Yüzlerce kişi kurs, eğitim ve atölyelerden yararlandı. Mudanya Caz Festivali, Mudanya Kitap Fuarı, Mütareke Kutlamaları, Ramazan Sokağı ve Zeytin Çiçeği Festivali kent gündemini ulusal ölçekte görünür kıldı. *Üretim, tarım ve yerel kalkınma alanında Mudanya’nın özgün değerleri öne çıkarıldı. Tirilye Zeytini için coğrafi işaret süreci başlatıldı. Tirilye Zeytinyağı Fabrikası hizmete atıldı. Mudanya Kurusu markasıyla üç ürün geliştirildi. İlçe genelinde 243 noktada toprak analizi yapıldı. Mudanya İmece Gıda Tarım AŞ kuruldu. “Bir Başkadır Mudanya” adıyla kente özgü bir kent markası koleksiyonu oluşturuldu. *Yeşil belediyecilik kapsamında yenilenebilir enerji yatırımları öne çıktı. GES Projesi ile yıllık 2 milyon 62 bin kWh enerji üretimi hedeflendi. 6 adet köy evi tip mimari proje üretildi. *Denetim ve kamu düzeni başlığında kent genelinde 450 işyeri denetlendi, 342 kaçak yapı tespit edildi. WhatsApp ihbar hattına gelen bildirimlerin tamamı değerlendirilerek sonuçlandırıldı. *37 kırsal mahalleyi kaplayan Orman Yangınları Eylem Planı hazırlandı. 21 eğitim kurumunda 4 bin kişiye afet farkındalık ve tahliye eğitimi verildi. *Sosyal destekler genişletildi, 2 bina yakın haneye gıda yardımı, öğrencilere giysi ve kırtasiye, bini aşkın hastaya evde bakım hizmeti verildi. CEMR Kadın Erkek Eşitliği Şartı imzalandı, turizm çalıştayları başlatıldı. Mudanya, bina envanteri ve deprem risk analizi çalışmalarıyla Dirençli Dayanıklı Toplum Ödülü’ne layık görüldü. Barış Yolu Ödülü Altan Öymen’e verildi. *Veterinerlik faaliyetleri kapsamında 40 bin 335 kilogram mama üretildi; 1.644 kısırlaştırma ve 228 sahiplendirme gerçekleştirildi. Altıntaş Doğal Yaşam Alanı hizmete açıldı.

Bursa ve Litvanya arasında stratejik zirve: "Ortak projeler yolda" Haber

Bursa ve Litvanya arasında stratejik zirve: "Ortak projeler yolda"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis’i Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayarak kültür, yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında fikir alışverişinde bulundu. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Misyon Şefi Yardımcısı Dalija Ignataviciute ve Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan’ı Heykel’deki Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayan Başkan Mustafa Bozbey, konuklara Bursa’nın tarihi ve ekonomik potansiyeli hakkında bilgi verdi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi’nin de yer aldığı ziyarette, iki ülke arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi ve ikili ilişkiler ele alındı. Litvanya ile Bursa arasındaki bağların 1930’lara kadar dayandığını ve iyi bir ticari bağ kurulduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, ülke olarak Litvanya’ya büyük önem ve değer verdiklerini söyledi. Kentler arasında işbirliği oluşturma arzusunda olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Kentlerin planlanması noktasında birbirimize destek olabiliriz. Aynı zamanda iyi uygulama örneklerini de birbirimizle paylaşabiliriz. Kültürel köprülerimizi güçlendirebilir, geleceğin en kritik başlıkları olan yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında işbirliği yapabiliriz. Litvanya’nın bu alanlardaki tecrübeleri ile kentimizin projelerini birleştirecek fırsatlarını değerlendirebiliriz" dedi. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Türkiye ile Litvanya arasındaki tarihi ilişkilerden bahsederken iki ülke ve Bursa arasındaki ilişkileri geliştirerek ortak projeler geliştirmek istediklerini söyledi. Eğitim teknolojisi ve yüksek teknoloji konularında iki ülke işbirliğiyle yapılacak çalışmaların olabileceğini anlatan Janukonis, Türkiye ile Litvanya’nın 100. yılını kutlayacaklarını hatırlattı. Litvanya’da Bursa ile ortaklık kurabilecek birçok kentin olduğunu anlatan Janukonis, Bursalı iş insanlarını ve kültür elçilerini birçok potansiyel barındıran Litvanya’ya davet etti.

Tek Enerji'den dev atılım: 2026 Hedefi Avrupa’da 75 MW kurulu güç! Haber

Tek Enerji'den dev atılım: 2026 Hedefi Avrupa’da 75 MW kurulu güç!

Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin önemli şirketleri arasında yer alan Tek Enerji, 2025 yılında sürdürülebilirlik ve verimlilik odağında yürüttüğü çalışmalarla hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli projelere imza attı. 2025 yılında büyümesini sürdürerek toplam 157 MW kurulu güce ulaşan Tek Enerji, sanayi, konut ve arazi GES uygulamalarıyla, 2026 yılında Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda etkinliğini artırmayı hedefliyor. Tek Enerji olarak konut, sanayi ve arazi gibi farklı kullanım alanlarına yönelik GES çözümleriyle sahadaki varlığını güçlendirdiklerini belirten Tek Enerji Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Hüseyin Civelek, yıl içinde gerçekleştirdikleri önemli projelere değindi. Bu yıl içerisinde toplam 43 mW’lık kurulum yaptıklarını ve bu projelerin uzun vadeli verimlilik hedefiyle ele alındığını belirten Civelek, "Konut, arazi ya da ticari bir tesis fark etmeksizin; GES yatırımının yıllar boyunca güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını hedefliyoruz. Bu yıl, yap-işlet-devret modeliyle Mobiliyum AVM işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz 2,4 MW’lık projede enerji maliyetlerini düşüren ve karbon ayak izini azaltan sürdürülebilir bir enerji modeli oluşturduk. Hatay’da ise inşa edilen güvenli yaşam alanlarında hayata geçirdiğimiz GES uygulamalarıyla, bölgenin enerji altyapısı güçlendirilerek sürdürülebilir ve kesintisiz enerji kullanımına katkı sunmayı amaçladık" dedi. Civelek, enerji nakil hatları, bakım ve temizlik süreçlerinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "GES yatırımlarında önemli olan, sistemlerin performansını uzun yıllar koruyabilmesidir. Bu nedenle sahada sürekliliği ve düzenli bakım hizmetlerini işimizin merkezine koyuyoruz. Sunduğumuz bakım, temizlik hizmetleri ve altyapı çalışmalarıyla; devreye aldığımız otomatik panel yıkama ve soğutma sistemi sayesinde güneş enerjisi santrallerinin uzun ömürlü, verimli ve kesintisiz şekilde çalışmasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Enerji dönüşümü küresel bir süreç, biz de bu dönüşümün içindeyiz" Yıl boyunca katılım sağlanan uluslararası fuarlar ve sektörel organizasyonlarla şirketin Avrupa başta olmak üzere global pazarlardaki temaslarını güçlendirdiğini belirten Hüseyin Civelek, "Enerji dönüşümü küresel bir süreç ve biz bu süreçte farklı coğrafyalarda da aktif olmayı önemsiyoruz. Bu yıl içinde Özbekistan, Kuzey Makedonya, Avusturya ve Romanya’da toplam 25 mW kurulu güce sahip projelerle yatırımcılarımıza yeni fırsatlar sunduk. Önümüzdeki dönemde İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Kosova başta olmak üzere toplam 75 mW GES kurulumu hedefliyoruz. Bu yatırımlar uzun vadeli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için aktif rol almaya devam edeceğiz" 2026 yılına girerken Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında sahip olduğu güçlü altyapıya dikkat çeken Hüseyin Civelek, özellikle güneş enerjisinde mevcut potansiyelin yapılacak düzenlemelerle çok daha üst seviyelere taşınabileceğini vurguladı. Bu gelişimin sanayi, üretim ve ihracat başta olmak üzere ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sunacağını belirten Civelek, 2026 yılında da çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Yeni dönemde hem yurt içinde hem de hedef ülkelerde yatırımlarımıza, proje geliştirme faaliyetlerimize ve iş birliklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için sahada aktif rol almaya devam edeceğiz" dedi.

Nilüfer’de güneş enerjisiyle çifte kazanç: Üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 Artış Haber

Nilüfer’de güneş enerjisiyle çifte kazanç: Üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 Artış

Güneş enerjisi yatırımlarıyla 2025’te 2.207 MW elektrik üreten Nilüfer Belediyesi, önceki yıla göre üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 artış sağlayarak 1.324 ton karbon salınımını önledi; 1.860 ağaca eşdeğer çevresel kazanım ve 6 milyon TL tasarruf elde etti. Nilüfer Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla iklim değişikliği ve enerji bağımlılığıyla mücadelede ortaya koyduğu kararlı duruşu 2025 yılında da güçlendirdi. Biri arazi tipi, 7’si çatı tipi olmak üzere toplam 8 Güneş Enerji Santrali (GES) ile elde edilen sonuçlar, temiz enerjide istikrarlı ve ölçülebilir bir büyümeye işaret etti. Nilüfer Belediyesi, 2025 yılı boyunca güneş enerji santrallerinden toplam 2.207 megawatt (MW) elektrik enerjisi üretti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. Üretimdeki bu yükselişle birlikte 1.324 ton CO₂ salınımı engellendi; bu değer, 1.860 adet dikili ağaca eşdeğer çevresel kazanım sağladı. EKONOMİK KAZANIM ÇEVRESEL ARTIŞIN ÖNÜNE GEÇTİ 2025 yılında güneş enerjisinden elde edilen üretim sayesinde 6 milyon TL tasarruf sağlandı. Böylece bir önceki yıla kıyasla belediye bütçesinde yüzde 37’yi aşan bir tasarruf artışı gerçekleşti. Bu tablo, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik katkı sunduğunu da ortaya koydu. 8 NOKTADA KESİNTİSİZ TEMİZ ENERJİ Beşevler Cimnastik Salonu, Ürünlü Kent Bostanları, İbrahim Yazıcı Stadyumu, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ve Üçevler Spor Tesisi’nde kurulu çatı tipi santraller ile Güngören Mahallesi’ndeki arazi tipi GES’ten elde edilen üretim, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet binalarında tüketilen enerjinin önemli bir bölümünü karşıladı. “RAKAMLAR DOĞRU YOLDA OLDUĞUMUZU GÖSTERİYOR” Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin 2014 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhütleri bulunduğunu vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “2024’ten 2025’e uzanan bu artış, doğru bir stratejiyle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. 2025-2029 Stratejik Planımız kapsamında yenilenebilir enerji üretimimizi her yıl artırmayı, çevresel sorumluluğumuzu daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.