SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yıldız Teknik Üniversitesi

Söz Bursa - Yıldız Teknik Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıldız Teknik Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yapay zekada yerli devrim: Cosmos T1 Dünya devlerine meydan okuyor Haber

Yapay zekada yerli devrim: Cosmos T1 Dünya devlerine meydan okuyor

Yıldız Teknik Üniversitesi Cosmos ekibince geliştirilen ve Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1, kendisinden 3 kat büyük Google'ın yapay zeka modeline meydan okuyor. META'nın yapay zekasını da performans testinde geçen yerli Cosmos T1, bilgisayarlara yüklenerek özgürce kullanılabiliyor ve güvenlik riskini ortadan kaldırıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı öncülüğünde, akademisyenlerden oluşan Cosmos ekibi, Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1'i geliştirdi. Model, matematiksel akıl yürütme performansını ölçen Türkçe GSM8K veri setinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Model, zincirleme akıl yürütme (chain-of-thought reasoning) yaklaşımıyla Türkçe matematik problemlerini çözebiliyor. Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe GSM8K testinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Aynı testte Gemma-2-9B modeli yüzde 63,10, Llama-3.1-70B modeli ise yüzde 66,13 performans gösterdi. 9 milyar parametreli model, 70 milyar parametreli Llama-3.1-70B modelinin üzerinde performans gösterdi. Parametre sayısı açısından kendisinden yaklaşık sekiz kat büyük modellerle rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. 9 milyar parametreli Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe matematiksel akıl yürütme testlerinde 70 milyar parametreli modellere yakın veya üzerinde performans sergileyerek parametre verimliliği açısından dikkat çekti. Model, Hugging Face platformu üzerinden açık ağırlıklı olarak erişime açıldı. "KENDİ BİLGİSAYARLARINA KURUP ÖZGÜRCE KULLANABİLİYORLAR" Çalışmanın yürütücüsü Prof. Dr. Amasyalı, "Cosmos T1 bizim en son çıkan modellerimizden bir tanesi, dil modeli geliştiriyoruz temelde. Chat GPT ve benzeri modelleri geliştiriyoruz. T1 diğerlerinden farklı bir düşünce sürecine sahip ve bu düşünce sürecini Türkçe olarak yansıtıyor. Bütün arka planda yanıtın nasıl üretildiğini ara yüzden adım adım görebiliyoruz. Aslında Chat GPT ile farklı kulvardalar. Birçok sektör günümüzde verilerini sağlık ve savunma sanayi gibi bu tarz firmalarla paylaşamıyor, paylaşmak istemiyor, paylaşmaması da çok doğal. Bunun yerine on-premise'de çözüm üretmeleri yani kendi makinelerinin çalışması gerekiyor. T1'in ve bizim diğer ürettiğimiz modellerin hepsi aslında açık ağırlıklı olarak yayınlanıyorlar ve insanlar da bu modelleri kendi bilgisayarlarına kurup kendi şirketlerinde özgürce ve rahatça kullanabiliyorlar" dedi. FİRMALAR KENDİ SÜREÇLERİNE DAHİL EDEREK GÜVENLİĞİ ARTIRIYOR T1 Modelin 9 milyar parametresi olduğunu ve büyüklüğüne göre oldukça iyi işler ortaya çıkardığını belirten Amasyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki türlü erişim mümkün. Birincisi; online bir web sayfası var. İkincisi; firmalar açık ağırlık olarak yayınladığımız modeli kendi bilgisayarlarına indirip, kendi süreçlerine dahil ederek rahatça kullanabiliyorlar. TÜBİTAK projeleri kapsamında geliştirme maliyetini, Türkçesinin iyileştirme maliyetini biz karşılıyoruz. Firmalar da Türkçesi iyileştirmiş olan modelleri kendi süreçlerinde rahatlıkla kullanabiliyorlar." "ÖNCE DÜŞÜNÜP SONRA CEVAP VERMESİ PERFORMANSI ARTIRIYOR" Cosmos T1'in Google'ın yapay zeka modeli Gemma 2 modelinin üzerine geliştirildiğini belirten Amasyalı, "Fakat Türkçesini biz burada çok çok iyileştirmeyi düşündük ve ‘thinking' düşünen bir model geliştirdik. Gemma 2 modelinde temelde böyle bir özellik yok. Gemma 2 soru sorunca cevap veren bir model, Cosmos T1'de ise bir düşünce süreci, onun arkasından bir cevap üretme süreci var ki bu da modellerin performansını çok artırıyor. Önce düşünüp sonra cevap verdiğinde direkt cevaba geçmektense çok daha iyi bir performans sergiliyor" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı, "Biz bunun üzerine oldukça sağlam bir eğitim gerçekleştirdik ve onu düşünmeyen bir modelden düşünen bir model haline getirdik. Bu sayede de kendisinden 3 kat büyük olan modellerle yarışabilecek seviyeye ulaştı. Bu başarı da günümüzde sosyal medyada epey ilgi gördü. Aslında isteyince, çalışınca oluyor. Sağlam bir ekiple ve büyük bir motivasyonla bunları gerçekleştirdik. TÜBİTAK'ın arkamızda olması en büyük motivasyonumuzdu" diyerek sözlerini sonlandırdı.

İnegöl Belediyesi Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyen ve öğrencini ağırladı Haber

İnegöl Belediyesi Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyen ve öğrencini ağırladı

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim görevlileri ve öğrencileri, üzerinde çalıştıkları “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusuna ilişkin araştırma ve inceleme gezisi için İnegöl’e geldi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde hem şehre dair sunumlar yapıldı hem de şehir gezisi gerçekleştirildi. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Yarıyılında yürütülmekte olan Planlama 7 dersi kapsamında, “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusu ele alındı. Bu kapsamda dersin yürütücü ekibinde yer alan 3 profesör, 1 doçent ve 3 araştırma görevlisi ile 58 öğrencinin katılımıyla İnegöl’e araştırma ve inceleme gezisi gerçekleştirildi. İNEGÖL BELEDİYESİ EV SAHİPLİĞİ YAPTI Araştırma ve inceleme gezisine ilişkin destek almak adına İnegöl Belediyesi ile iletişime geçen Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine, İnegöl Belediyesi ev sahipliği yaptı. Hem şehir gezisi hem de şehre dair brifinglerin verildiği bir tanıtım toplantısı düzenlendi. İnegöl Belediyesi hizmet binasında bulunan konferans salonunda düzenlenen buluşmada; İnegöl Belediyesi adına İşletme ve İştirakler Müdürü Özgür Yıldız şehre dair bir tanıtım gerçekleştirdi. Ardından İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, İTSO Genel Sekreteri Yalçın Ertaş ve İMİDER Başkanı Eyüp Selçuk Bozoklu sektörel ve ekonomik faaliyetlere ilişkin sunumlar yaptı. İNEGÖL 2035’TE 485 BİN NÜFUSA ERİŞECEK Sunumlar öncesi misafirlere hoş geldiniz demek adına bir açılış konuşması yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehre dair anekdotlar da paylaştı. İnegöl’e dair söyleyebilecek çok şey olduğunu kaydeden Başkan Taban, “Ben iki dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyorum. Geçmiş dönem Belediye Başkanlarımızla da görüştüğümde, sizce İnegöl nedir? Siz ne gördünüz döneminizde? Tavsiyeleriniz ne olur diye sorduğumda ortak cümle İnegöl benim dönemimde çok hızlı büyüdü oldu. Ve İnegöl’ün sürekli arkasından koştuk ifadelerini duydum. Bunu kendime indirgediğimde, ben de şu anda İnegöl’ün arkasını toparlamaya çalışır durumda hissediyorum. Şehir planları yıllar önce yapılmış, ancak tabi sanayileşmeyle beraber şehirde 3 OSB oluşmuş, beraberinde de göçler düzenli olarak devam etmiş. Şehrimizin yıllık 4-5 bin dolayında büyüme hızı var. Her yıl şehre bu kadar nüfus ilave olarak geliyor. Bu insanların konut ihtiyacı, altyapıları, beraberinde ulaşım imkanları, eğitim, sağlık, spor, rekreatif alanlar gibi imkanların sağlanması lazım. Bu anlamda İnegöl’ün hızlı büyüme trendinin de devam ettiğini görüyoruz. 2020 yılında yaptığımız 15 yıllık çalışmalarda, 2035 yılında İnegöl’ün 485 bin nüfusa erişeceğini gördük. Araç sayısının da yaklaşık 163 bin sayısına ulaşacağını tespit ettik. Buna göre de arka planda organize olmaya çalışıyoruz” dedi. İNEGÖL’DE TURİZM VE GASTRONOMİ DE GÜÇLÜ İnegöl’e dışarıdan bakıldığında insanların güçlü bir ekonomi, ihracat yapan, güzel mobilyalar üreten bir sanayi şehri gördüğünü hatırlatan Başkan Alper Taban, “İnegöl’de aslında turizm de var. Uludağ’ın yamacında olduğumuzdan burada çok ciddi kaynak suları var. Yine şehrimizin 1065 km2’lik yüzölçümünün yüzde 50’si ormanlarla kaplı. Yüzde 30’u tarım alanları, kalan yüzde 20’lik kısım da yaşam alanı. Böyle bir coğrafya. Aynı zamanda birinci sınıf koruma planlarında yer alan bereketli topraklara sahip bir ova İnegöl. Turizm alanında da doğa turizmi öne çıkıyor. İkinci olarak kaplıcalarımızla sağlık turizmi yönüyle fırsatların olduğunu görüyoruz. Üçüncü olarak da gastronomi açısından uygun bir yer olduğu ifade edildi. Bu başlıklar altında bizler de çalışmalarımızı yürütüyoruz” diye konuştu. AKADEMİK ÇALIŞMALARI ÖNEMSİYORUZ Başkan Taban, İnegöl Belediyesi olarak akademik çalışmalara önem verdiklerine de dikkat çekerek; “Bugün buraya gelişiniz, alacağınız bilgiler sizin için fırsat olur. Araştırmayı çok önemsiyorum. Doğru kaynağa erişmek için çabalamak lazım. Üniversiteler de bu iş için çok büyük fırsat. İnegöl Belediyesi olarak YÖK Başkanlığımıza bir yazı gönderdik göreve geldikten sonra, tez çalışması olan öğrencilerimizi İnegöl’e odaklayabilmek için bir çağrı yaptık. Öğrencilerimiz İnegöl adına bir araştırma yapmak isterlerse onlara burada birtakım destekler vereceğimizi ifade etmiştik. Rehber, araç, konaklama, maddi destekler gibi… Ben sizlerin de burada olduğunuz için teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Açılış konuşmasının ardından sunumlarla devam eden program sonrası, Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine şehir turu gerçekleştirildi. İnegöl araştırma ve inceleme gezisi programı gün boyu devam etti.

Karsak Deresi için çözüm arayışları hız kazandı Haber

Karsak Deresi için çözüm arayışları hız kazandı

Gemlik Körfezi’ne yoğun kirlilik taşıyan ve ilçe içinde hem çevresel hem de estetik açıdan ciddi sorunlar yaratan Karsak Deresi ile ilgili çözüm arayışları hız kazandı. Sorunun kalıcı biçimde çözülebilmesi için düzenlenen toplantıda, bilim insanları ve ilgili kurum temsilcileri bir araya geldi. Toplantıya Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Belediye Başkan Yardımcısı Zülküf Zor, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı, BUSKİ Kanalizasyon Daire Başkanı Hüseyin Kaygısız, BUSKİ Kanal Proje Şube Müdürü Nuray Yeşil ile Gemlik Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı, dere üzerindeki kirletici yükün azaltılması için teknik öneriler sundu. Çakmakçı, “Bazı noktalarda kirleticileri tutmak için tersib bentleri yapılabilir, ancak bu yöntem çözünmüş maddeleri engellemez. Deniz suyu verilmesi canlılığı artırabilir fakat dereyi tuzlu suya dönüştürür. Güzergah incelenerek farklı çözüm yolları üretilebilir. Ayrıca, tortuların temizlenmesi için arazi çalışmalarına ihtiyaç var.” dedi. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ise Karsak Deresi’nin geçmişte doğal yaşam açısından zengin bir kaynak olduğunu vurguladı: “Gemlik Körfezi müsilajla büyük zarar gördü. Karsak Deresi’nde eskiden balık tutardık, şimdi ise sanayi atıkları nedeniyle canlı kalmadı. Karsak ve Çarşı derelerini nasıl kurtarabiliriz diye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey de bu konuda olumlu görüş bildirdi. Uzmanların görüşlerini önemsiyoruz. Dereyi her hafta düzenli olarak temizliyoruz. Toplantının ardından heyet, Karsak Deresi’nin Orhangazi güzergahı, Gemlik Çağlayan mevkii ve Körfez’e döküldüğü alanlarda incelemelerde bulundu. Uzmanlar, yapılan gözlemler sonucunda hazırlayacakları raporla deredeki kirliliğin azaltılmasına yönelik somut adımların belirlenmesi için çalışmalara başlayacak.

Deprem erken uyarı sistemi  halkın kullanımına açılacak Haber

Deprem erken uyarı sistemi halkın kullanımına açılacak

Deprem erken uyarı sisteminin Türkiye’de de kullanımına yönelik büyük bir adım atıldı. Değişik üniversitelerin katılımıyla oluşturulan Akademik Danışma ve İstişare kurulları, 4 aylık araştırma, soruşturma, sistemi kullanan ülkelerde gerçekleştirilen incelemelerden sonra EDIS’in halkın kullanımına açılmasında bir sakınca bulunmadığına oybirliği ile karar verdi. Yaklaşık 7 yıldır onlarca bilim insanı ve çok sayıda üniversitenin üzerinde çalıştığı ve dünyadaki en üst sistem olarak kurgulanan Deprem Erken Uyarı Sistemi’nin (EDIS) kurulumu ve vatandaşa hizmet vermeye başlamasının yolu açılmış oldu. Türkiye’de Deprem Erken Uyarı Sistemi’nin Kurulumu ve Kullanıcılara Sinyal Verilmesi Projesi kapsamında oluşturulan Akademik Kurul karar toplantısı için Bahçeşehir Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde bir araya geldi. Akademisyenlerin yürüttükleri son çalışmalar, uygulama örnekleri olarak seçilen ülkelerdeki incelemeler ele alındı. Akademik Danışma ve İstişare Kurulları Türkiye’nin önde gelen 10 üniversitesinden deprem bilimci, afet yönetim uzmanı, sosyolog, psikolog gibi farklı disiplinlerinden öğretim üyeleri ile iş dünyası ve STK temsilcilerinden oluşuyor. Kurulda ayrıca benzer sistemi kullanan ABD, Japonya, İtalya, Meksika ve Tayvan’dan da bilim insanları yer alıyor. Deprem erken uyarı sistemi halen dünyada sadece 5 ülke tarafından kullanılıyor. Türkiye’de de EDIS’in oluşturulmasından sonra erken uyarı sistemi, fabrikalarda, hızlı trende, AVM’lerde ve bazı bölgelerde pilot olarak uygulanmaya başlamıştı. Sistem, depremi merkez üssüne bağlı olarak etkilenecek bölgeye 117 saniyeye kadar süre önceden bildiriyor. Bu bildirimi alanlara, depremin yıkıcı etkisinden korunma, içinde bulundukları yapıyı terk etme olanağı veriyor. HAYAT KURTARAN HABERCİ Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren EDIS Afet ve Deprem Sistemleri A.Ş. CEO’su Ali Emre Erişen, EDIS’in zamanla depremin dışındaki afetlerde de erken uyarı sistemi olarak kullanılacağını bildirdi. Yüksek teknolojiyi kullanarak afetlerden kaynaklı kayıpları en aza indirmeye çalıştıklarını kaydeden Erişen, Türkiye’de her yıl yaklaşık 10 bin deprem olduğuna, milyonlarca binanın deprem riski altında bulunduğuna ve Türkiye’de 500’den fazla fay hattı yer aldığına işaret etti. Ali Emre Erişen, “Bütün bunlar deprem erken uyarı sisteminin gerekliliğini ortaya koymak için yeterlidir” dedi. Deprem fay hatlarına sensörler yerleştirdiklerini, depremi oluşturan kırılmayı anında belirleyerek kullanıcılara bildirdiklerini belirten Ali Emre Erişen, yapay zeka tabanlı EDIS’i “hayat kurtaran haberci” olarak tanımladı. Deprem erken uyarı sistemi, bu konudaki çalışmaların tamamlanmasının ardından DASK mobil uygulaması üzerinden de aktif olarak kullanılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.