SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yönetmelik

Söz Bursa - Yönetmelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetmelik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yabancı plakalı araçlara yeni otoyol düzenlemesi! Haber

Yabancı plakalı araçlara yeni otoyol düzenlemesi!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ve idari para cezaların ilişkin, "Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları ve tahsil süreçlerine ilişkin hükümleri yeniden düzenledik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik"in 29 Temmuz tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, yeni düzenleme ile karayollarındaki ödeme, takip ve tahsil süreçlerinin güncellendiğini belirterek, "Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli otoyollar ile erişme kontrollü karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları ve cezaların tahsiline ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenirken, ödeme, takip, veri paylaşımı ve tahsil süreçleri güncellendi" ifadelerini kullandı. "UYGULAMADA BİRLİK SAĞLAYACAK, TAHSİLAT SÜREÇLERİNİ DAHA ETKİN HALE GETİRECEĞİZ" Uraloğlu, düzenlemenin yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullanımına ilişkin uygulamaları tek bir çerçevede topladığını ifade ederek, "Yönetmelikle hem Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki ücretli yollar hem de işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda uygulanacak usul ve esasları ayrıntılı şekilde belirledik. Böylece uygulamada birlik sağlayacak, tahsilat süreçlerini daha etkin hale getireceğiz" diye konuştu. YABANCI PLAKALI ARAÇLARA GEÇİŞ ÜCRETİ ÖDEMEK ZORUNLU OLDU Uraloğlu, yönetmelik kapsamında yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullandıkları her geçiş için yürürlükteki geçiş ücretleri tarifesine göre ödeme yapmakla yükümlü olduğunu belirtti. Bakan Uraloğlu, söz konusu düzenlemenin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyolların yanı sıra 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar kapsamında işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrollü karayollarını da kapsadığını ifade etti. ABONELİK VE YETERLİ BAKİYE ESAS ALINACAK Yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullanırken Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) veya benzeri elektronik geçiş sistemlerinden birine abone olmalarının esas olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, araçlarda kullanılacak elektronik etiketlerin çalışır durumda bulundurulmasının zorunlu olduğunu söyledi. Araç sahiplerinin plakalarını temiz ve okunabilir durumda tutmasından sorumlu olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Araç sahipleri ve sürücüler, etiketin çalışır durumda olmasından, ön cama uygun şekilde yerleştirilmesinden ve araç plakalarının temiz ile okunabilir durumda tutulmasından sorumlu olacak. Ayrıca hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak yeterli bakiyenin bulundurulması da araç sahiplerinin sorumluluğunda olacak" şeklinde konuştu. Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait HGS hesaplarının PTT şubeleri, PTT acenteleri ile PTT'nin anlaşmalı bankaları ve üye iş yerleri üzerinden açılabileceğini, HGS etiketlerinin de araç sahiplerine bu kanallar aracılığıyla teslim edileceğini söyledi. İHLALLİ GEÇİŞLERDE YENİ UYGULAMA Yönetmelikte "ihlalli geçiş" kavramının da açık şekilde tanımlandığını belirten Uraloğlu, "Herhangi bir geçiş sistemi aboneliği bulunmadan, hesabında yeterli bakiye olmadan veya geçiş ücretini ödemeden ücretli yol kesiminden yapılan geçişler ihlalli geçiş olarak değerlendirilecek" açıklamasında bulundu. 15 GÜN İÇİNDE ÖDEYENLERDEN CEZA ALINMAYACAK Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ücretli otoyollarda geçiş ücretini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara geçiş ücretine ilave olarak geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası uygulanacağını belirtti. Ancak sürücülere önemli bir kolaylık sağlandığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "İhlalli geçiş tarihini izleyen 15 gün içerisinde geçiş ücretini usulüne uygun şekilde ödeyenlerden idari para cezası tahsil edilmeyecek. 15 günlük sürenin ardından başlayacak 30 günlük dönem içerisinde ödeme yapılması halinde ise geçiş ücretiyle birlikte geçiş ücreti kadar idari para cezası uygulanacak. Bu durumda ayrıca tebligat yapılmayacak ve Kabahatler Kanunu'ndaki peşin ödeme indirimi de uygulanmayacak" dedi. Bakan Uraloğlu, ihlalli geçiş tarihinden itibaren 45. günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş-çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza tahsil edileceğini kaydetti. Bakan Uraloğlu, yap-işlet-devret kapsamında işletilen otoyollarda da aynı esasların geçerli olacağını söyledi. GEÇİŞ SİSTEMİNE UYGUN ŞERİT KULLANILACAK Bakan Uraloğlu, yabancı plakalı araç sürücülerinin abonesi oldukları geçiş ücreti toplama sistemine ait giriş ve çıkış şeritlerini kurallarına uygun şekilde kullanmakla yükümlü olduğunu belirtti. Uraloğlu, aynı şeritte birden fazla geçiş ücreti toplama sisteminin hizmet verdiği ücretli karayollarında ise bu zorunluluğun uygulanmayacağını ifade etti. BORÇLAR ÖDENMEDEN YURT DIŞINA ÇIKIŞA İZİN VERİLMEYECEK Yönetmelikle sınır kapılarındaki tahsilat sürecinin de yeniden düzenlendiğini belirten Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ile idari para cezalarının sürücünün Türk vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın, ayrıca tebligat şartı aranmaksızın sürücünün bilgilendirilmesi suretiyle tahsil edileceğini söyledi. Uraloğlu, önceliğin geçiş ücretleri ve cezaların ülke içerisindeki ödeme kanalları üzerinden tahsil edilmesi olduğunu belirterek, "Ülke içerisinde tahsil edilemeyen borçlar, yabancı plakalı aracın Türkiye'den çıkış yapmak üzere sınır kapısına gelmesi halinde elektronik ortamda sorgulanacak. Karayolları Genel Müdürlüğü sistemlerinde kayıtlı borçların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı sistemleri üzerinden görüntülenmesiyle birlikte borçlar tahsil edilmeden aracın yurt dışına çıkışına gümrük idaresince izin verilmeyecek" ifadelerini kullandı. ÖDEMELER BANKA KARTI, KREDİ KARTI VEYA NAKİT YAPILABİLECEK Gümrük kapılarında yabancı plakalı araçlara ilişkin geçiş ücretleri ile idari para cezalarının banka kartı veya kredi kartıyla ödenebileceğini belirten Uraloğlu, muhasebe birimlerinin veznelerinde ise nakit ödeme yapılabileceğini, böylece sürücülere farklı ödeme alternatifleri sunulacağını kaydetti. Uraloğlu, "Yabancı plakalı araçların halen kullanımda olan ücret toplama sistemlerine abone olarak, açtıracakları hesaplar üzerinden geçiş ücretlerini ödemeleri esastır. Bu hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak tutarda bakiye bulundurmak araç sahipleri veya sürücülerin sorumluluğundadır" şeklinde konuştu. TAHSİLAT SÜREÇLERİ AYRINTILI ŞEKİLDE DÜZENLENDİ Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ücretli otoyollarda ödemesiz geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin belirlenen ödeme kanalları aracılığıyla tahsil edileceğini belirterek, tahsil edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir olarak kaydedileceğini, geçiş ücretlerinin ise Karayolları Genel Müdürlüğüne aktarılacağını söyledi. İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda ise yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve cezalarının sınır kapılarında tahsil edilmesi halinde elde edilen tutarın yüzde 60'ının hizmet payı olarak genel bütçeye gelir kaydedileceğini ifade eden Uraloğlu, kalan yüzde 40'lık kısmın ise Karayolları Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili işletici şirkete aktarılacağını belirtti. Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğüne aktarılan tutarın takip eden yedi iş günü içerisinde işletici şirketlerin hesaplarına gönderileceğini kaydetti. 2017 TARİHLİ YÖNETMELİK YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILDI Bakan Uraloğlu, yeni düzenlemeyle birlikte 17 Şubat 2017 tarihli "Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezalarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik"in yürürlükten kaldırıldığını belirtti. Uraloğlu, "Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları, veri paylaşımı ve tahsil süreçlerine ilişkin hükümleri günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenledik. Uygulamanın daha etkin, hızlı ve koordineli yürütülmesini sağlayacak kapsamlı bir çerçeve oluşturduk" değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıkta yangın güvenliği alarmı: Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan yeni eylem planı çağrısı Haber

Sağlıkta yangın güvenliği alarmı: Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan yeni eylem planı çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, son yıllarda sağlık kuruluşlarında meydana gelen yangınların, yangın müdahale sistemlerinin yeterliliği ve Sağlık Bakanlığı’nın bu alandaki denetimlerine dair kamuoyunda endişe yarattığını ifade etti. Pala, hastanelerin yüksek riskli yapılar olduğunu vurgulayarak, yangın güvenliğinin yalnızca teknik bir konu değil, doğrudan bir hasta güvenliği ve halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Hastane yangınları hastaların ve sağlık çalışanlarının yaşamını tehdit ediyor. Örneğin 2009’da Bursa'da Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde çıkan yangında Yoğun Bakım Servisi'nde yatan 8 hasta; 2020’de Gaziantep'te SANKO Üniversitesi Özel Sani Konukoğlu Hastanesinde çıkan yangında 9 hasta; aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi'ne bağlı Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı binasında çıkan yangın sonucu bir hasta ve 2023’te İstanbul’da Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çıkan yangında 3 kişi hayatını kaybetti. Bazı hastalar ve sağlık çalışanları da yaralandı. Konuya ilişkin Pala, “Hastaneler; yataklı tedavi hizmetlerinin sunulduğu, hareket kabiliyeti kısıtlı, yaşlı, çocuk, engelli, ameliyat sonrası bakım ve yoğun bakım hastalarının bulunduğu yüksek riskli yapılardır. Yangın anında kendi başına tahliye olamayacak hastaların bulunduğu sağlık kuruluşlarında yangın müdahale sistemlerinin ve acil çıkışların eksiksiz çalışması yaşamsal önemdedir. Özellikle, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklikler sonrası sağlık kuruluşlarında yaşanan yangınlar, Sağlık Bakanlığı’nın yönetmelik hükümlerine ne ölçüde uyabildiğine ve uygulamaları ne düzeyde denetleyebildiğine dair açıklama yapmasını gerektirmektedir” dedi. Prof. Dr. Pala, kamuya açık sağlık kuruluşlarındaki yangın müdahale sistemlerinin kapasitesi, personel eğitimleri ve denetimlerin detaylarına yönelik Sağlık Bakanlığı’na bir soru önergesi iletti. Buna karşın Bakan Kemal Memişoğlu, kendisine 3 Mart 2026 tarihinde iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesince öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Bakanlık, önergeyi yanıtlamayarak yangın riskine karşı sorumluluğunu gözden kaçırmaktadır! Riskli hastaneler derhal açıklanmalı!” Prof. Dr. Pala, soru önergesinde öncelikle son beş yıl içinde kaç hastanede yangın denetimi yapıldığını, kaç hastanede eksiklik tespit edildiğini ve yangın güvenliği açısından yetersiz bulunan hastaneler hakkında ne tür idari yaptırımlar uygulandığını sordu. Pala, “Bakanlık, ilgili soruları yanıtlamayarak hastanelerdeki yangın tehdidinin yarattığı hayati riske karşı sorumluluk almadığını göstermektedir. Yangın güvenliği açısından riskli olduğu tespit edilen hastanelerin açıklanamaması hem denetim hem de uygulama alanındaki zafiyetlerin kamuoyundan gizlendiği düşüncesini güçlendirmektedir.” açıklamasında bulundu. “Yeni bir eylem planı şart; özellikle yoğun bakım gibi riskli birimler için çalışmalara derhal başlanmalı!” Pala, olası can kayıplarının ve yaralanmaların önlenmesi amacıyla, hastanelerin yangın güvenliği açısından gözden geçirileceği ve gerekli önlemlerin alınmasının sağlanacağı bir eylem planı hazırlanması gerektiğini ifade etti. “Yoğun bakım, ameliyathane ve acil servis gibi yüksek riskli birimler bu çalışmalar içinde önceliklendirilmelidir. Yüksek riskli birimlerde yangın anında uygulanacak tahliye planları hazırlanmalı; hareket kabiliyeti kısıtlı, yoğun bakım altındaki hastaların tahliyesi için özel ekipmanlar her hastanede bulundurulmalıdır. Sağlık personeline yangınla mücadele, tahliye ve acil durum yönetimi konusunda düzenli eğitim verilmesi de ertelenemez bir zorunluluktur. Bakanlık, sağlık kuruluşlarında olası bir yangının yaratacağı etkileri ciddiye almalı ve yürüttüğü çalışmaların hesabını kamuoyuna vermelidir” dedi.

EPDK'dan kritik karar: Tüketicilere rekor tazminat geliyor Haber

EPDK'dan kritik karar: Tüketicilere rekor tazminat geliyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), tüketicilerin elektrik kesintilerinden doğan haklarının korunması adına önemli bir adım attı. Hazırlanan yeni yönetmeliğe göre kesintiler ve ticari kalite işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin tüketicilere ödemesi gereken 1 milyar 610 milyon TL'lik tazminat ilgili abonelerin faturalarından düşülecek. 2 Ekim 2025 tarihli ve 13829 sayılı Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Yeni düzenlemeyle birlikte yıllık kesintiler, uzun süreli kesintiler ve ticari kalite işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle oluşan tazminatlar artık doğrudan tüketicilerin faturalarından düşülerek ödenecek. Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin kullanıcılara ödemesi gereken toplamda 1 milyar 610 milyon TL’lik tazminat, herhangi bir başvuru gerekmeksizin hak sahiplerinin faturalarına yansıtılacak. Yeni sistem sayesinde tüketiciler, faturalarında tazminatın türü, toplam tazminat tutarı, faturada mahsuplaşılan miktar ve varsa sonraki aylarda mahsuplaşacak tutar gibi bilgilere ulaşabilecek. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, kararın hem tüketicinin korunması hem de hizmet kalitesinin artırılması açısından kritik bir adım olduğunu belirterek, "EPDK olarak vatandaşlarımızın haklarının zayi edilmesine izin vermeyiz. Kararımızın ilgili şirketler tarafından nasıl uygulandığını, ödemelerin zamanında ve eksiksiz yapılıp yapılmadığını yakından takip edeceğiz. Kurumumuzun aldığı bu karar, sektörün hizmet kalitesinin artırılmasına da büyük katkı sağlayacak" dedi. Kentsel dağıtım bölgesinde 10 saat, kentaltı dağıtım bölgesinde 11 saat ve kırsal dağıtım bölgesinde 12 saati aşan kesintilere ilişkin uzun süreli kesinti tazminatı hakkı doğuyor. 2025 yılında yürürlükte olan tazminat rakamları ise şöyle: "Anlaşma gücü 160 kVA altı olan mesken aboneleri için 554 TL, 160 kVA altı olan diğer aboneler için bin 107 TL, 160 kVA -630 kVA arasındaki kullanıcılar için 3 bin 323 TL, 630 kVA üzerindeki kullanıcılar için 6 bin 647 TL."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.