SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yüksek Ateş

Söz Bursa - Yüksek Ateş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Ateş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnfluenza basit bir soğuk algınlığı değildir Haber

İnfluenza basit bir soğuk algınlığı değildir

Gribin sıradan bir halsizlikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Sevgican, “İnfluenza, basit bir soğuk algınlığı değildir. Daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıkta, erken belirtilerin fark edilmesi, geç kalmadan hekime başvurulması ve korunma yollarının bilinmesi büyük önem taşır” dedi. Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda en sık görülen belirtilerinin yüksek ateş, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık, baş, boğaz, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, tıkanıklığı ile öksürük olduğunu belirtirken, küçük çocuklar ve bebeklerde ise; ishal ve huzursuzluk gibi sindirim sistemi bulguları, emmede azalma, kusma, sürekli ağlama ve huzursuzluğun gribin habercisi olabileceğini kaydetti. Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Sevgican, tedavinin temelinin "destekleyici bakım" olduğunu belirtti : “İstirahat ve Sıvı: Bol sıvı alımı ve yeterli istirahat iyileşmenin anahtarıdır. İlaç Kullanımı: Ateş düşürücüler doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılmalıdır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar reçete edilebilir. Antibiyotik Uyarısı: Grip virüs kaynaklı olduğu için antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz; ancak bakteriyel bir enfeksiyon eklenirse tercih edilir. Ortam Hijyeni: Çocuğun bulunduğu oda düzenli olarak havalandırılmalıdır.” Gripten Korunmanın En Etkili Yolu: Aşı BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, hastalığın yayılmasını önlemek ve çocukları korumak için şu önerilerde bulundu: “Aşılanma: Uzmanlar, influenzadan korunmanın en etkili yolunun grip aşısı olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle risk grubundaki çocukların her yıl aşılanması önerilir. Hijyen ve Mesafe: El hijyenine dikkat edilmeli, hasta kişilerle temas edilmemeli ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır. Yaşam Biçimi: Bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı, dengeli ve doğal beslenme ile yeterli uyku çok önemlidir. Havalandırma: Salgın dönemlerinde kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, yaşam alanları sık sık havalandırılmalıdır.”

Profesörden ’üçlü salgın’ uyarısı: "H3N2, RSV ve COVID-19 aynı anda yayılıyor" Haber

Profesörden ’üçlü salgın’ uyarısı: "H3N2, RSV ve COVID-19 aynı anda yayılıyor"

ECDC (Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi) verilerine göre bu kış; Influenza A (H3N2), RSV ve COVID-19’un aynı anda yayılım gösterdiğini ifade eden Özkaya, özellikle yaygın kas ve eklem ağrılarının bu sezonun en belirgin özelliği olduğuna dikkat çekti. Bu yıl baskın olan influenza A (H3N2) enfeksiyonunun ani başlayan yüksek ateş, şiddetli halsizlik ve "kemiklerim kırılıyor gibi" tarif edilen ağrılarla seyrettiğini belirten Özkaya, COVID-19’un Nimbus ve JN.1 varyantlarında ise boğaz ağrısı ve yaygın vücut sızılarının öne çıktığını söyledi. RSV’nin ise özellikle 65 yaş üstü ve bağışıklığı zayıf bireylerde ağır kas ağrılarına ve solunum sıkıntısına yol açtığını vurguladı. Vatandaşların panik yapmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, "Birçok enfeksiyon istirahat ve sıvı alımıyla geçebilir. Ancak ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı ya da şikayetlerin 10 günü aşması durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır" diye konuştu. Antibiyotiklerin virüs kaynaklı enfeksiyonlarda etkili olmadığını hatırlatan Özkaya, gereksiz antibiyotik kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, "Grip aşısı yüzde 100 koruma sağlamasa da hastalığı ağır geçirme ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azaltıyor" ifadelerini kullandı.

Boğaz ağrısını hafife almayın Haber

Boğaz ağrısını hafife almayın

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, toplumda çok sık görülen boğaz ağrısının her zaman basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan yaşam tarzına kadar pek çok faktörün boğaz ağrısına yol açabileceğini vurguladı. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi. Op. Dr. Günen, soğuk algınlığı, grip, kızamık, suçiçeği gibi viral enfeksiyonların boğaz ağrısının en yaygın nedenleri arasında yer aldığını, bunun yanı sıra streptokok bakterileri, difteri, boğmaca gibi bakteriyel enfeksiyonların da ciddi boğaz ağrılarına neden olabildiğini söyledi. Alerjiler, kuru hava, tahriş edici maddeler, reflü, aşırı konuşma veya bağırmaya bağlı kas yorgunluğu gibi faktörlerin de önemli tetikleyiciler arasında bulunduğuna dikkati çeken Dr. Günen ayrıca tümörler, HIV ve bademcik ile gırtlak apselerinin de boğaz ağrısının altında yatan ciddi nedenler olabileceğine işaret etti. Belirtiler ve Riskli Durumlar Boğazda tırmalayıcı ağrı, yutkunma güçlüğü, kuruluk, bademciklerde şişme, ses kısıklığı, öksürük, ateş, vücut ağrıları ve mide bulantısı gibi belirtilerin boğaz ağrısıyla sıklıkla birlikte görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Günen, özellikle bazı durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi. Op. Dr. Günen, çocuklarda nefes alma güçlüğü, yutma zorluğu ve salya akmasını acil müdahale gerektiren durumlar olarak sıralanırken; yetişkinlerde ise zor nefes alma, ağız açmada güçlük, bir haftadan uzun süren boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kulak ağrısı, kanlı veya koyu balgam ve 15 günden uzun süren ses kısıklığının hekime başvurmak için önemli uyarı işaretleri olarak gösterdi. Tedavi Altta Yatan Nedene Göre Planlanıyor Boğaz ağrısının çok farklı nedenleri olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Abdullah Günen, tedavinin ancak altta yatan sebebin doğru tespit edilmesiyle etkili olacağını belirtti. Yanlış tedavi veya gecikmiş müdahalenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Günen, boğaz ağrısını önemsiz görmemek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerektiğinin altını çizdi.

Yumurta alerjisi olanlara 'grip aşısı' uyarısı Haber

Yumurta alerjisi olanlara 'grip aşısı' uyarısı

Gribin nezle ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ciddiye alınmasında fayda olduğunu belirtti. Doç. Dr. Nuran Katgı, her yıl mutasyona uğrayan influenza virüsünün, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun her yıl güncellenen grip aşısı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşının koruyuculuk oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Ancak yumurta alerjisi olanlar yaptırmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı" ifadelerini kullandı. Havaların soğumasıyla beraber bulaşıcı hastalıklara da gün doğdu. Özellikle influenza virüslerinin neden olduğu grip, her yıl bu dönemlerde yüzlerce insanı yatak döşek yatırır duruma getiriyor. Hal böyle olunca uzmanlar da gribe karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşları uyarıyor. Gribin, kamuoyunda basit bir hastalık olarak görüldüğüne ve de en çok nezle ile karıştırıldığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ne olduğunu ve de bu hastalığa karşı nasıl kişinin kendini koruması gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle ise daha hafif seyirli virüslerle oluşur. Nezlede burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön plandayken, gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker" dedi. HER YIL AŞI MUTLAKA YENİLENMELİ Grip aşısı, vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirdiğini ve böylece kişinin virüsle karşılaştığında bağışıklık sisteminin hızlı yanıt verebildiğini aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip aşısı olan kişilerde hastalık ya hiç gelişmez ya da hafif seyreder" açıklamasını yaptı. Grip aşısının her yıl yenilenmesiyle ilgili de açıklama yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip virüsü sürekli genetik değişim geçirir; bu sürece ‘antijenik drift’ denir. Küçük mutasyonlar virüsün yüzey yapısını değiştirir, önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara tam koruma sağlayamaz. Bu nedenle her yıl güncellenmiş aşılar uygulanır" dedi. Öte yandan özellikle grip aşısı olması gereken gruplara dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, "65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler öncelikli gruplardır. Özellikle akciğer hastalığı olan bireyler (KOAH, astım vb.) fazla risk altındadır. Çünkü bu hastalarda solunum kapasitesi sınırlıdır. Grip, bronşlarda iltihap ve daralmaya yol açarak solunumu zorlaştırır ve zatürre riskini artırır" diye konuştu. Öte yandan hamileler ve emziren annelerin grip aşısından çekinmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Hamileler ve emziren anneler için de grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği hem gripten hem de komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ayın üzerindeki tüm çocuklara da yıllık grip aşısı önerilir. İlk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arası çocuklara iki doz arayla uygulanır" mesajını verdi. Kanser hastaları, immün yetmezliği olanlar ve kronik hastalar için aşı güvenliği konusuna da ayrıca değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, "İnaktive (ölü) grip aşıları güvenlidir. Bu gruplarda canlı virüs içermediği için enfeksiyon riski oluşturmaz, ancak bağışıklık yanıtı daha zayıf olabilir" diye konuştu. ŞİDDETLİ YUMURTA ALERJİSİ OLANLAR DİKKAT Grip aşısının koruyuculuk oranı ve yan etkileri hakkında merak edilenleri yanıtlayan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Koruyuculuk oranı genellikle yüzde 50-70’tir. Bu oran düşük görünse de hastalığın şiddetini, hastaneye yatış ve ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Aşının yan etkileri olarak kişide hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve düşük ateş görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır" sözlerini kaydetti. KOAH ve astım gibi hastalıkları olan kişilerin gribe karşı öncelikle aşı olarak önlem almasında fayda olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip, bu hastalıklarda alevlenmelere neden olur. Solunum yolu iltihabı artar, oksijen düşer ve hastane yatışı gerekebilir. Aşılanmayan solunum hastalarında grip bazı komplikasyonlara neden olabilir. Zatürre, solunum yetmezliği ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Grip aşısı doğrudan zatürreye karşı değil, ancak grip sonrası gelişen bakteriyel zatürreyi önlemede etkilidir. Dörtlü aşı ise iki A ve iki B tipi influenza suşuna karşı koruma sağlar. Özellikle riskli gruplarda tercih edilir." BU AY AŞINIZI YAPTIRABİLİRSİNİZ Grip aşısı yaptırmak için en uygun dönemin Ekim ve Kasım ayları olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşı yaptırdıktan sonra bağışıklık 2 hafta içinde gelişir, grip sezonu öncesinde koruma başlar. Aşı sayesinde vücutta oluşan koruyuculuk 6-12 ay sürer. Grip aşısıyla birlikte aynı dönemde COVID ve zatürre aşıları da farklı vücut bölgelerine yapılmak şartıyla aynı gün uygulanabilir. Etkileşimleri yoktur. Aile hekimliklerinde grip aşısı risk grubundakilere ücretsiz yapılır. Diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir" bilgisini paylaştı. Grip aşısı konusunda toplumda bazı mitlerin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘Güçlü bağışıklığa sahip olanların aşıya ihtiyacı yok’ ve ‘Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor’ gibi söylemlere şu cevabı verdi: "Bu yaklaşımlar yanlıştır. Güçlü bağışıklık sistemi bile yeni suşlara karşı savunmasız olabilir; aşı özgül koruma sağlar. Aşılar bağışıklığı tembelleştirmez, aksine doğal enfeksiyon yaşamadan koruyucu bellek oluşturur. Vitamin takviyeleri genel bağışıklığı destekler ama gribe özgül koruma sağlamaz. Etkili yöntem grip aşısıdır. Grip, basit bir soğuk algınlığı değildir; ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Aşı güvenlidir, her yıl milyonlarca kişiye uygulanır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.