SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yüksek Teknoloji

Söz Bursa - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin İlk Uzay ve Havacılık Lisesi GUHEM'de açılıyor! Haber

Türkiye'nin İlk Uzay ve Havacılık Lisesi GUHEM'de açılıyor!

Türkiye'nin Havacılık ve Uzay Vizyonuna Güç Katacak Yeni Meslek Lisesi GUHEM'de hayat buluyor. Okul 2026-2027 eğitim öğretim döneminde faaliyete başlayacak. Türkiye'nin yüksek teknoloji hedeflerine yön verecek insan kaynağını yetiştirme vizyonu doğrultusunda, Bursa'da tarihi bir adım atılıyor. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası arasında imzalanan "Sektör İçi Okul İş Birliği Protokolü" çerçevesinde, Türkiye'nin en önemli bilim ve teknoloji merkezlerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) bünyesinde GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kuruluyor. Bu yeni eğitim modeliyle öğrenciler sektörün tam merkezinde, gerçek üretim ortamlarında eğitim alarak Türkiye'nin havacılık ve uzay ekosistemine doğrudan katkı sunacak nitelikli bireyler olarak yetişecek. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni okul türü yapılanmalarına yönelik vizyonu ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mesleki eğitimi sektörle bütünleştiren yaklaşımı doğrultusunda, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın destekleriyle hayata geçirilen okul yapılanması eğitim, üretim ve istihdamı aynı çatı altında buluşturan örnek bir model olacak. Öğrenciler teorik eğitimlerinin yanında uzay, havacılık ve savunma sanayine yönelik faaliyet gösteren BTSO üyesi işletmelerde alan öğretmenleri ve usta öğreticiler eşliğinde uygulamalı eğitim alacaklar. BAŞARILI ÖĞRENCİLERE BURS Protokol çerçevesinde okulda öğrenim görecek başarılı öğrencilere eğitimleri boyunca sağlanacak burs desteği ile öğrenciler hem ekonomik olarak desteklenecek hem de başarı teşvik edilecek. Savunma sanayii, havacılık ve uzay teknolojilerinde son yıllarda büyük hamleler gerçekleştiren Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde Bursa önemli bir rol üstlenecek. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen bu modelle öğrenciler mühendislikten üretime, bakım teknolojilerinden ileri üretim sistemlerine kadar birçok alanda sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerle donatılacak. GELECEĞİN TEKNOLOJİ LİDERLERİ BURSA'DAN YETİŞECEK Bu proje, geçtiğimiz hafta BTSO'nun Haziran Ayı Meclis Toplantısı'nda kamuoyuyla paylaşıldı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiği toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, havacılık ve uzay vizyonunun sembolü haline gelen GUHEM'de yıllık ziyaretçi sayısının 1 milyon barajını aştığını duyurarak, bu yapının artık Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle açılacak havacılık lisesiyle güçlendirileceğini ve "yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini" yetiştireceklerini açıkladı. Burkay sözlerini "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi; yalnızca yeni bir okul değil, Türkiye'nin yüksek teknoloji hedeflerine katkı sunacak güçlü bir eğitim vizyonunun somut göstergesi olacak. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğünde hayata geçirilen bu model; öğrencileri geleceğin pilotları, teknisyenleri, mühendisleri ve teknoloji liderleri olarak yetiştirirken Bursa'yı da havacılık ve uzay alanında nitelikli insan kaynağının merkezi haline getirmeyi hedefliyor." diyerek sürdürdü. Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer de mesleki ve teknik eğitimde en temel hedefin; öğrencileri yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine hazırlayacak güçlü eğitim ortamlarını tesis etmek olduğunu ifade ederek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin, bu anlayışın en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Çokgezer, "Bursa'nın güçlü sanayi altyapısını eğitimle buluşturan bu model sayesinde öğrencilerimiz, sektörün gerçek üretim ortamlarında uygulamalı eğitim alma fırsatı yakalayacak; bilgi, beceri ve deneyimi aynı anda kazanacaktır. Havacılık ve uzay teknolojileri, ülkemizin stratejik gelişim alanlarının başında gelmektedir. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak gençlerimizin bu alanlarda nitelikli bireyler olarak yetişmelerini, milli teknoloji hamlesine katkı sunmalarını ve ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmalarını önemsiyoruz." dedi. AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ, TÜRKİYE'NİN İLKİ BTSO tarafından hayata geçirilen ve Avrupa'nın sayılı merkezleri arasında gösterilen GUHEM, bugüne kadar milyonlarca ziyaretçiyi bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Yaklaşık 13 bin metrekarelik alana kurulu merkez; 150'den fazla interaktif eğitim düzeneği, havacılık eğitim merkezi, uzay inovasyon laboratuvarları, robotik kodlama alanları ve bilim atölyeleriyle Türkiye'nin en kapsamlı uzay ve havacılık merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın uzay yolculuğu sürecinde de önemli etkinliklere ev sahipliği yapan GUHEM, şimdi bu güçlü altyapısını örgün mesleki eğitimle buluşturarak yeni bir misyona hazırlanıyor.

Sanayinin devler ligi belli oldu: İşte ilk 10 şirket Haber

Sanayinin devler ligi belli oldu: İşte ilk 10 şirket

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı. Araştırmada Ford Otomotiv ikinci sırada bulunurken, Star Rafineri üçüncü oldu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 1968 yılından bu yana aralıksız hazırlanan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçları İstanbul‘da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Sanayi sektörünün devler ligini belirleyen ve bu sene 58’inci yılını geride bırakan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçlarının açıklandığı basın toplantısına, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş katıldı. TÜPRAŞ ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUDU İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında zirvede yine Tüpraş yer aldı. Listenin ikinci sırasında Ford Otomotiv, üçüncü sırasında ise Star Rafineri bulunuyor. SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNDEN DİKKAT ÇEKEN YÜKSELİŞ Türkiye’nin en büyük 10 sanayi kuruluşu sıralamasında Oyak-Renault 4’üncü, Toyota Otomotiv 5’inci ve Arçelik 6’ncı sırada yer aldı. 7’nci sırada TUSAŞ, 8’inci sırada Türkiye Petrolleri A. O. , 9’uncu sırada Aselsan ve onuncu sırada Mercedes-Benz yer aldı. Savunma sanayi şirketlerinden TUSAŞ 2024 yılına göre 11’inci sıradan 7’inci sıraya, Aselsan ise 17’inci sıradan 9’uncu sıraya yükselerek dikkat çekti. "İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025" sonuçlarını açıklayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "İSO 500 çalışmasında 2025 yılında üretimden satışlara göre Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu, uzun yıllardır olduğu gibi yine, 698,8 milyar liralık üretimden satışlarıyla Tüpraş olmuştur. Tüpraş’ın ardından 538,3 milyar lira ile Ford Otomotiv ikinci, 327,9 milyar lira ile Star Rafineri üçüncü sırada yer almıştır. Böylece İSO 500’ün ilk üç sırası, geçen yıla göre herhangi bir değişiklik göstermemiştir. Oyak-Renault 235,5 milyar liralık üretimden satışlarıyla dördüncü sırada yer alırken, Toyota Otomotiv 206,3 milyar lira ile beşinci, Arçelik 165,7 milyar lira ile altıncı olmuştur. Üst sıralardaki istikrara rağmen, 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu içerisinde dikkat çekici değişimler yaşandığını görüyoruz. Özellikle savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin son yıllarda ortaya koyduğu güçlü performansın sıralamaya belirgin şekilde yansıdığına tanık oluyoruz. Nitekim İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayi kuruluşu, TUSAŞ 140,9 milyar lira ile yedinci, Aselsan da 130,2 milyar lira ile dokuzuncu sıraya yerleşmiştir. Bu gelişme, yalnızca söz konusu şirketlerin büyümesini değil, aynı zamanda savunma sanayimizin son yıllarda ulaştığı üretim kapasitesini, teknoloji geliştirme kabiliyetini, ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü ortaya koyması açısından son derece anlamlıdır. Öte yandan, geçen yıldan farklı olarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar liralık, Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satışları ile 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu arasında yer alma başarısı göstermiştir" şeklinde konuştu. SANAYİDE BELİRGİN SEKTÖREL AYRIŞMALAR ÖNE ÇIKTI Konuşmasında 2025 senesinin sanayide belirgin sektörel ayrışmaların öne çıktığı bir yıl olarak dikkat çektiğini dile getiren Bahçıvan, "Özellikle emek-yoğun geleneksel sektörlerimiz önemli ölçüde zorlanırken, savunma sanayi başta olmak üzere teknoloji yoğun sektörlerde güçlü üretim artışlarının yaşandığını gözlemlemekteyiz. Diğer taraftan bugün sanayicimizin sahada en fazla hissettiği sorunların başında finansman maliyetlerinin yüksekliği gelmektedir. Son iki yıldır çok yüksek seviyelerde seyreden finansman maliyetleri, yalnızca bilançolara yansıyan bir kalem değil; üretimden yatırıma, istihdamdan rekabet gücüne kadar sanayinin bütün kesimlerini etkileyen temel bir gerçekliktir. Türkiye’nin en güçlü sanayi kuruluşları dahi bu kadar yüksek finansman yükü altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışırken, aynı güce ve imkanlara sahip olmayan daha küçük ölçekli işletmelerin karşı karşıya kaldığı zorlukların çok daha ağır olduğunu gözden kaçırmamamız gerekir. Direnen enflasyon ve direnen faizler, finansmandaki bu haksız tablonun 2026’da da süreceğini bize göstermektedir. Özellikle en çok etkilenen sektörler gözetilerek kredi maliyetlerini yükselten ve ihracat kredileri de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlayan tüm faktörlerin gözden geçirilmesi gerekmektedir’’ ifadelerini kullandı. Listedeki şirketlerin ihracatındaki artışlara ilişkin de bilgi veren Bahçıvan, ‘‘İSO 500 şirketlerinin ihracatının yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara ulaşması, sanayi kuruluşlarımızın küresel pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu göstermektedir. AR-GE harcaması yapan firma sayısındaki ve toplam AR-GE harcamalarındaki artış ise yenilikçilik kapasitemizin gelişmeye devam ettiğine işaret etmektedir. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payının yüzde 7,6’ya yükselmesi de geleceğe ilişkin umutlarımızı güçlendiren önemli göstergelerden biridir. Bunların yanı sıra halka açık kuruluş sayısının 91’e yükselmesi de, sermayenin tabana yayılması ve nitelikli finansmana erişim açısından son derece olumlu bir gelişmedir’’ diye konuştu. İSO 500 ARAŞTIRMASINA GÖRE 2025 YILININ EN BÜYÜK 10 SANAYİ KURULUŞU ŞÖYLE SIRALANDI: 1. Tüpraş 2. Ford Otomotiv 3. Star Rafineri 4. Oyak-Renault 5. Toyota Otomotiv 6. Arçelik 7. TUSAŞ 8. Türkiye Petrolleri A.O. 9. Aselsan 10. Mercedes-Benz

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet! Haber

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet!

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en büyük ve en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan IDEF 2027 – 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’ geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2027 yılında da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek. 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek Türkiye’nin en büyük, dünyanın ilk 3 savunma sanayi fuarından olan 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2027) kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve KFA Fuarcılık ile işbirliği protokolü imzalandı. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Mayıs 2027’de İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan IDEF 2027’nin organizasyonuna ilişkin protokol, BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirilen törenle imzalandı. TSKGV Genel Müdürü Bilal Topçu ile BTSO ve KFA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay arasında imzalanan protokol ile BTSO iştiraki olan KFA Fuarcılık geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu büyük fuarın organizasyonunu üstlenecek. “IDEF, Küresel Savunma Sanayii Ekosisteminin En Güçlü Buluşma Noktalarından Biri” Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, IDEF’in küresel ölçekte taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Fuarın 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenleneceğini açıklayan Topçu, IDEF’in yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın savunma sanayii alanındaki en önemli organizasyonlarından birisi olduğunun altını çizdi. Her iki yılda bir düzenlenen bu fuarın farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, askeri heyetleri, savunma sanayii firmalarını ve karar alıcıları bir araya getiren güçlü bir platform olduğuna işaret eden Topçu, “Savunma sanayimiz son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmiş, özgün tasarım ve yerli üretim kabiliyetleriyle küresel pazarda önemli bir konuma ulaşmıştır. IDEF de bu başarı hikâyesinin uluslararası arenadaki en görünür yüzüdür. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz organizasyonda elde edilen başarı, sektörümüzün potansiyelini ve organizasyon gücümüzü açıkça ortaya koymuştur. 2027’de bu başarıyı daha da ileri taşıyacağımıza inanıyoruz.” açıklamalarında bulundu. “IDEF İçin Hayallerimizi Gerçekleştirmeye Devam Edeceğiz” IDEF 2027’nin Türkiye’nin savunma sanayii vizyonuna katkı sağlayacağını vurgulayan Topçu, organizasyonun ekonomik ve stratejik boyutuna da değindi. IDEF’in sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil aynı zamanda ülkeler arası savunma iş birliklerinin geliştirildiği, stratejik temasların kurulduğu ve uzun vadeli projelerin temellerinin atıldığı bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Topçu, “2027 yılında düzenlenecek fuarın, savunma sanayii ihracat hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracağına ve ülkemizin teknoloji odaklı büyüme stratejisini destekleyeceğine inanıyoruz. 2027 yılında düzenlenecek fuar için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor. Bizim IDEF için bir hayalimiz vardı. 2025 yılında bunu gerçekleştirdik. Çok kolay bir organizasyon olmadığının farkındayız. Sonuç olarak dünyanın sayılı fuarlarından birisini düzenliyoruz. 2027 yılında da daha güçlü bir fuar olması için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Fuar oldukça başarılı geçti. Bu yolculukta bize güç katan KFA Fuarcılık ile birlikte tekrar hareket etme kararı aldık. 18. Fuarımızın tarihinde de bir revize yaptık. Gelecek yıl IDEF’i 3-9 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğiz. Ülkemizin savunma sanayi alanda iki büyük fuar organizasyonu var. Birisi IDEF diğeri de SAHA EXPO. Bir yıl SAHA EXPO diğer yıl IDEF olmak üzere fuarımızı kurguladık. Yöneticilerimizle birlikte böyle bir karar aldık. İstanbul Fuar Merkezinde düzenleyeceğimiz fuarın 2027 yılında daha güçlü olması için elimizden geleni yapacağız. Bu sürecin başarıyla yürütülmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, BTSO ve KFA Fuarcılık Başkanımız İbrahim Burkay ve KFA ekibine teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemiz ve sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” “IDEF, Türkiye’nin Gücünü ve Vizyonunu Dünyaya Gösteren Stratejik Bir Platformdur” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, IDEF’in Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurguladı. IDEF’in sadece bir fuar değil; Türkiye’nin savunma sanayiindeki kabiliyetlerini, mühendislik gücünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya gösteren stratejik bir vitrin olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Savunma sanayii, hem ülkemiz hem de dünya açısından en stratejik alanların başında geliyor. Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler bize açıkça göstermiştir ki bağımsızlığın temelinde, savunma sanayiindeki teknolojik kapasite ve üretim gücü yer almaktadır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti, savunma sanayiinde bambaşka bir seviyeye ulaşmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca gelişmeleri takip eden değil; oyunu kuran, yön veren ve küresel ölçekte söz sahibi olan bir aktör konumuna yükseldiysek, bu güçlü vizyonun ve kararlı stratejinin eseridir.” dedi. “Bizim İçin Büyük Bir Gurur” IDEF’in bu dönüşümün en güçlü yansımalarından birisi olduğuna işaret eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “2025 yılında büyük bir başarıya imza atan organizasyonun, 2027’de de KFA Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek olmasından büyük bir gurur duyuyoruz. KFA Fuarcılık olarak yalnızca bir organizasyon gerçekleştirmiyoruz. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Türkiye’nin stratejik sektörlerdeki gücünü uluslararası paydaşlarla buluşturuyoruz. IDEF 2027’nin, ülkemizin savunma sanayii vizyonuna, yüksek katma değerli üretim hedeflerine ve ihracat stratejilerine daha güçlü katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.” dedi. “KFA Fuarcılık Başarı Çıtasını Yükseltiyor” KFA Fuarcılık’ın son yıllarda elde ettiği kurumsal birikime de dikkat çeken İbrahim Burkay, şirketin uluslararası fuarcılık alanında önemli bir tecrübeye ulaştığını belirtti. KFA Fuarcılık’ın kısa süre içerisinde yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte organizasyon kabiliyeti olan bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Burkay, “Gerçekleştirdiğimiz fuarlar; güçlü operasyonel altyapımız, paydaş yönetimindeki etkinliğimiz ve uluslararası standartlardaki organizasyon anlayışımız sayesinde her geçen yıl daha büyük bir etki alanına ulaşıyor. IDEF gibi yüksek hassasiyet, koordinasyon ve güven gerektiren bir organizasyonun sorumluluğunu üstlenmek, KFA Fuarcılık’ın geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. 2025 yılında büyük bir başarıyla ziyaretçilerini ağırlayan fuarın yönetim ve sorumluluğunu üstelenen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımızın Genel Müdürü Bilal Topçu’ya teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemizin savunma sanayii vizyonuna ve ihracat hedeflerine sunduğu katkıların artarak devam edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!" Haber

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, bor madeninin Türkiye için yalnızca bir yeraltı kaynağı değil, yüksek teknoloji, enerji güvenliği ve savunma sanayii açısından stratejik bir güç olduğunu belirterek, “Bor üzerinden katma değeri artırmak, Türkiye’nin refahını ve rekabet gücünü belirleyecek milli bir meseledir” dedi. Türkiye’nin bor rezervleri açısından dünyada lider konumda olduğuna dikkat çeken Aslan, dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 73’ünün Türkiye’de bulunduğunu ifade etti. Borun doğada boraks, üleksit ve kolemanit gibi borat mineralleri halinde bulunduğunu belirten Aslan, Türkiye’de üretimin ağırlıklı olarak Balıkesir Bigadiç, Kütahya Emet, Eskişehir Kırka ve Bursa Kestelek sahalarında gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 2,6 milyon ton bor üretimi yaptığını belirten Aslan, üretimin büyük bölümünün ham veya düşük katma değerli ürün olarak ihraç edildiğini vurguladı. Aslan, “Bor yaklaşık 250 farklı alanda kullanılmasına rağmen üretimin sadece yüzde 5’i yurt içinde değerlendiriliyor, yüzde 95’i ihraç ediliyor. 2022 yılında bor ürünlerinden yaklaşık 1,3 milyar dolar gelir elde edildi. Ancak boru ileri teknoloji ürünlerine dönüştürerek bu geliri katlamak mümkündür” diye konuştu. Borun ferrobor, bor karbür, ileri seramikler ve enerji depolama teknolojileri gibi alanlarda yüksek katma değer oluşturduğunu belirten Aslan, özellikle temiz enerji alanında hidrojen depolama teknolojilerinde borun önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Aslan, “Bor teknolojisine yatırım yapan ülkeler enerji ve savunma alanında stratejik avantaj elde edecektir. Türkiye bu fırsatı kaçırmamalıdır” dedi. Anahtar Parti olarak borun ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ileri teknoloji ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğini savunduklarını belirten Aslan, madencilikte şeffaf veri sistemi kurulması, rezerv raporlama standartlarının güçlendirilmesi ve bor teknolojilerine yönelik Ar-Ge ve üretim yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bor gibi stratejik bir kaynağı yalnızca cevher olarak ihraç etmek yerine, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek zorundayız. Bor teknolojisini erken kazanan ülkeler, küresel rekabette öne çıkacaktır. Türkiye bu avantajını güçlü bir sanayi hamlesine dönüştürmelidir.”

Bursa ve Litvanya arasında stratejik zirve: "Ortak projeler yolda" Haber

Bursa ve Litvanya arasında stratejik zirve: "Ortak projeler yolda"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis’i Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayarak kültür, yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında fikir alışverişinde bulundu. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Misyon Şefi Yardımcısı Dalija Ignataviciute ve Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan’ı Heykel’deki Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayan Başkan Mustafa Bozbey, konuklara Bursa’nın tarihi ve ekonomik potansiyeli hakkında bilgi verdi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi’nin de yer aldığı ziyarette, iki ülke arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi ve ikili ilişkiler ele alındı. Litvanya ile Bursa arasındaki bağların 1930’lara kadar dayandığını ve iyi bir ticari bağ kurulduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, ülke olarak Litvanya’ya büyük önem ve değer verdiklerini söyledi. Kentler arasında işbirliği oluşturma arzusunda olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Kentlerin planlanması noktasında birbirimize destek olabiliriz. Aynı zamanda iyi uygulama örneklerini de birbirimizle paylaşabiliriz. Kültürel köprülerimizi güçlendirebilir, geleceğin en kritik başlıkları olan yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında işbirliği yapabiliriz. Litvanya’nın bu alanlardaki tecrübeleri ile kentimizin projelerini birleştirecek fırsatlarını değerlendirebiliriz" dedi. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Türkiye ile Litvanya arasındaki tarihi ilişkilerden bahsederken iki ülke ve Bursa arasındaki ilişkileri geliştirerek ortak projeler geliştirmek istediklerini söyledi. Eğitim teknolojisi ve yüksek teknoloji konularında iki ülke işbirliğiyle yapılacak çalışmaların olabileceğini anlatan Janukonis, Türkiye ile Litvanya’nın 100. yılını kutlayacaklarını hatırlattı. Litvanya’da Bursa ile ortaklık kurabilecek birçok kentin olduğunu anlatan Janukonis, Bursalı iş insanlarını ve kültür elçilerini birçok potansiyel barındıran Litvanya’ya davet etti.

Burpol’e Yeşil Dönüşüm ödülü Haber

Burpol’e Yeşil Dönüşüm ödülü

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisinde Ülker Bisküvi ve Tüpraş’ın ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu. 2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde “Çevre”, “Enerji Verimliliği” ve “Sürdürülebilirlik” ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor. Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, “Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum” dedi. “Gurur duyuyoruz” “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, “Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum” diye konuştu. Yıldırım, “Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor” dedi. Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözümlemeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin önemi artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam” Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, “Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin “Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması”nda “En Çevre Dostu kadın Girişimci Ödülü”ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği “Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni”nde “Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar” kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

Malatya TSO heyetinden BTSO’nun eğitim, teknoloji merkezlerine ziyaret Haber

Malatya TSO heyetinden BTSO’nun eğitim, teknoloji merkezlerine ziyaret

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) teknoloji merkezi fizibilite gezisi kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı (BTSO) ziyaret etti. BTSO öncülüğünde hayata geçen yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı projeleri yerinde inceleyen Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO tarafından hayata geçirilen başarılı uygulamaları örnek alıyoruz.” dedi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Meclis Başkanı Hakan Er’in de yer aldığı heyet, BTSO tarafından hayata geçirilen BUTEKOM, BUTGEM, BTSO Enerji Verimliliği Merkezi (EVM), Bursa Model Fabrika, Mutfak Akademi ve GUHEM gibi yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı merkezlerde incelemelerde bulundu. Malatya heyeti ziyaretlerin ardından BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın Yönetim Kurulu üyeleri Haşim Kılıç ve Muhsin Koçaslan ile bir araya geldi. “Oyunu Kuran Tarafta Olmak Zorundayız” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve sanayi gücünün Türkiye ekonomisindeki dönüştürücü rolüne dikkat çekti. Başkan Burkay, bilgi ve teknolojinin küresel ölçekte stratejik güç haline geldiğini belirterek, “Bizim kültürümüz ayak uydurmaktan çok oyun kurmaya yatkın. Bu coğrafyada oyun kurucu bir akıl var. Başkalarının kurduğu oyunda yer almak değil, oyunu kuran tarafta olmak zorundayız. Bunun yolu da teknolojiyi üretmekten ve vizyoner projeleri hayata geçirmekten geçiyor. Odalar olarak bulunduğumuz şehirlere bu vizyonu kazandırmak en temel sorumluluğumuz.” dedi. Bursa’nın tekstil, otomotiv, makine ve kimya sektörlerinde sahip olduğu birikimle yeni nesil alanlarda da öncü bir rol üstlendiğini belirten Burkay, “Uzay, havacılık, savunma, bilişim ve yazılım gibi stratejik sektörlere yönelmemiz tesadüf değil. BTSO olarak sanayimizin dijital ve yeşil dönüşümünü destekleyen projeler üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “Üretim Potansiyelini Ortak Akılla Büyütelim” Malatya Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin, Bursa’daki örnek projeleri yerinde incelemek üzere gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Başkan Burkay, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Anadolu’nun üretim potansiyelini ortak akılla büyütmek hepimizin ortak hedefi olmalı. Malatya heyetimizin Bursa’da yürüttüğümüz TEKNOSAB, BUTEKOM, Model Fabrika ve MESYEB gibi projeleri yakından incelemesi, şehirlerimiz arasındaki sinerjiyi artırmak açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizin her bölgesinde güçlü sanayi altyapısı oluşturmak, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de yükseltecektir.” diye konuştu. “BTSO’nun Desteği Bizim İçin Çok Kıymetli” Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da Bursa’nın Türkiye’nin sanayi dönüşümündeki konumuna dikkat çekerek, “Bursa, üretimdeki gücüyle ülkemiz için çok kıymetli bir konumda. Osmanlı’nın temellerinin atıldığı bu şehir, tarımdan sanayiye geçiş sürecini en başarılı şekilde yöneten illerimizden biri. Buradaki sanayi kuruluşlarının birçoğu dünyanın her yerine ihracat yapabilecek kapasitede. Bizler de doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO’nun öncülüğünde Bursa’daki başarılı uygulamaları örnek alıyoruz. Güçlü Türkiye, tüm illerinin potansiyelini büyüterek olur. Bu anlamda BTSO’nun vizyonu ve desteği bizim için çok kıymetli. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a, BTSO Yönetim Kurulu’na ve tüm çalışanlara misafirperverlikleri ve bilgi paylaşımı için teşekkür ediyoruz.” açıklamasında bulundu. “BTSO’yu Yakından Takip Ediyoruz” Malatya TSO Meclis Başkanı Hakan Er ise Bursa’nın Cumhuriyet tarihi boyunca sanayi ve teknolojide Türkiye’ye yön veren şehirlerden biri olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yakından takip ediyoruz. Sürekli atılım içinde olan, üyelerine ve sanayi bölgesine yeni teknolojilerle destek sağlayan bir Oda. Bursa o kadar güçlü bir ekosisteme sahip ki; üretimden eğitime bilimden tasarıma kadar her alan, birbirini tamamlıyor. Bu projeleri yerinde görmek bizim için çok değerliydi. Bugün burada bulunmamızın amacı, Bursa’daki bu yatırımları ve projeleri Malatya’da da uygulamaya koyabilmek. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve BTSO yönetimine teşekkür ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.