SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yürüyüş

Söz Bursa - Yürüyüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yürüyüş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pazar keyfi adım adım: Bursa’nın en iyi 5 yürüyüş rotası Haber

Pazar keyfi adım adım: Bursa’nın en iyi 5 yürüyüş rotası

Hafta içi yorgunluğunu geride bırakıp, pazar sabahını doğayla iç içe karşılamaya ne dersiniz? Bursa’nın oksijen depoları, sadece kalbinize değil ruhunuza da şifa olmaya hazır. İşte damarları açan, stresi bitiren ve pazar gününüzü enerjiyle dolduracak Bursa’nın en keyifli 5 rotası! Pazar Sabahı Hareket Vakti! Uzmanlar, pazar rehavetine kapılmak yerine yapılacak 30 dakikalık tempolu bir yürüyüşün, haftalık stresi sıfırladığını vurguluyor. Şehrin gürültüsünden uzak, kuş sesleri eşliğinde adımlayabileceğiniz Bursa’nın en güzel rotalarını sizin için seçtik: 1. BOTANİK PARK: ŞEHRİN KALBİNDE YEŞİL BİR KAÇIŞ Avrupa standartlarındaki parkuru ve devasa ağaçlarıyla Botanik Park, pazar yürüyüşlerinin vazgeçilmez adresi. Hem düz ayak olması hem de eşsiz bitki çeşitliliğiyle yürürken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. 2. HÜDAVENDİGAR KENT PARKI: NİLÜFER ÇAYI EŞLİĞİNDE ADIMLAYIN Bursa’nın en büyük kent parkı olan Hüdavendigar, geniş yürüyüş yollarıyla pazar sabahı sporcularını bekliyor. Dere kenarında yapacağınız yürüyüş sonrası çimlerde kısa bir mola vermek pazarın en büyük ödülü! 3. ULUDAĞ YOLU (YİĞİTALİ - KİRAZLI HATTI): OKSİJEN DEPOLAYIN "Ben gerçek doğa isterim" diyenler için rotamız Uludağ’ın etekleri. Şehir manzarasını arkanıza alıp çam ağaçları arasında yapacağınız tempolu bir yürüyüş, tüm hücrelerinizi yenileyecek. 4. BALAT ORMANI: KOŞU VE YÜRÜYÜŞÜN ADRESİ Nilüfer’in akciğerleri sayılan Balat Ormanı, özellikle pazar sabahları spor topluluklarının buluşma noktası. Toprak zeminde yürümenin verdiği o eşsiz huzuru burada mutlaka deneyimlemelisiniz. 5. MUDANYA SAHİL HATTI: DENİZ HAVASIYLA ZİNDE KALIN Yürüyüş yaparken denizin kokusunu içine çekmek isteyenler için Mudanya - Güzelyalı sahil bandı en iyi seçenek. İyot kokusu eşliğinde yapacağınız yürüyüşü, bir bardak çay keyfiyle taçlandırabilirsiniz. Oruç tutarken vücudunuzu zorlamadan zinde kalmak için bu detaylara dikkat: Tempoyu Düşük Tutun: Oruçluyken vücut su kaybedeceği için terleten ağır tempolardan kaçının. "Gezinti" tadında, nabzı aşırı yükseltmeyen hafif adımlarla yürümek, halsiz düşmenizi engeller. Vücudunuzu Dinleyin: Yürüyüş sırasında baş dönmesi, aşırı ağız kuruluğu veya göz kararması hissederseniz hemen durun ve dinlenin. Pazar yürüyüşü bir spor müsabakası değil, ruhunuzu dinlendirme aktivitesidir.

BURTOM sağlık grubu uzmanından Ramazan uyarısı: “Sahuru atlamayın, iftarı hafif başlatın” Haber

BURTOM sağlık grubu uzmanından Ramazan uyarısı: “Sahuru atlamayın, iftarı hafif başlatın”

BURTOM Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil aynı zamanda metabolik bir adaptasyon süreci olduğuna dikkat çekti. Uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz beslenmenin kan şekeri dalgalanmalarından sindirim problemlerine kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı bir Ramazan için öğün planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. “Ramazan ayı sadece ruhsal değil, metabolik olarak da bir adaptasyon sürecidir. Uzun süreli açlık sonrası doğru planlama yapılmazsa kan şekeri dalgalanmaları, halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemleri görülebilir” diyen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğini söyledi. “Sahuru atlamak metabolizma hızını düşürür” Ramazan’da öğün düzeninin sahur, iftar ve ara öğün şeklinde planlanabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, “Bu şekilde hem açlık süresini azaltmış hem de günlük alınması gereken besin öğelerini tek bir öğüne yüklememiş oluruz. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri düşüşlerine, kas kaybına ve metabolizma hızının yavaşlamasına neden olabilir” ifadelerini kullandı. Sahurda protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesini öneren Uzman Diyetisyen Kurtuluş, “Yumurta, peynir, yoğurt, kefir gibi protein kaynakları; tam buğday, siyez ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar ile zeytin, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağlar tokluk süresini uzatır ve kan şekerini dengede tutar. Çok tuzlu ve baharatlı besinler ise gün içinde susuzluk hissini artırır” dedi. “İftarı hafif başlatın, porsiyon kontrolünü unutmayın” İftar öğününün de en az sahur kadar önemli olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Kurtuluş, uzun süren açlık sonrası hızlı ve fazla yemek tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş “Bütün gün aç kaldım psikolojisi aşırı yemeğe neden olabilir. Orucu bir çorba ile açmak ve kısa bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek en uygun yöntemdir. Yüksek porsiyonlarla mideyi bir anda doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, hazımsızlığa sebep olabilir” diye konuştu. Pişirme yöntemlerinin de önemine değinen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, ızgara, fırınlama, haşlama ve buğulama tekniklerinin tercih edilmesi gerektiğini, kızartma ve kavurma yöntemlerinin ise gereksiz yağ alımına yol açtığını ifade etti. Su tüketimine dikkat BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, iftar ile sahur arasında en az 1,5–2 litre su tüketilmesi gerektiğini hatırlatan ve özellikle yoğun tempoda çalışan, fiziksel efor harcayan kişilerin sıvı alımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtirken, tatlı tüketiminin de iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra ara öğün olarak planlanmasını önererek “Şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları küçük porsiyonlarda tercih etmek daha sağlıklı olacaktır” dedi. İftar sonrası yürüyüş önerisi Sindirim sistemini desteklemek ve bağırsak hareketlerini artırmak için iftardan 1–2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşlerin faydalı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, Ramazan ayında kilo kontrolü için öğün atlamamak, porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve haftada 2–3 gün hafif egzersiz eklemenin önemli olduğunu vurgularken, direnç egzersizleri yapan kişilerin ise kas kaybını önlemek için yeterli protein alımına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Diyabet hastaları ve gebeler dikkatli olmalı Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacağının kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, “Diyabet tipi, kullanılan tedavi yöntemi, kan şekeri kontrolü ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun süren açlık hipoglisemi riskini artırabileceği için özellikle insülin veya insülin salgılatıcı ilaç kullanan hastalar mutlaka doktor kontrolünde karar vermelidir” dedi. Gebelikte ise annenin ve bebeğin sağlığının öncelikli olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı ve komplikasyonsuz gebeliklerde doktor kontrolünde oruç tutulabileceğini; ancak düşük tehdidi, erken doğum riski, tansiyon problemi, kansızlık, çoğul gebelik ya da gestasyonel diyabet gibi durumlarda orucun önerilmediğini belirtti. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, “Gebelik, artmış enerji ve sıvı ihtiyacı olan özel bir dönemdir. Karar mutlaka kadın doğum uzmanı kontrolünde verilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Prysmian işçileri Mudanya sokaklarında: "Sadaka değil, toplu sözleşme istiyoruz" Haber

Prysmian işçileri Mudanya sokaklarında: "Sadaka değil, toplu sözleşme istiyoruz"

Bursa’da Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi Prysmian fabrikası işçileri, MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecine ilişkin alınan eylem kararları kapsamında Mudanya’da yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Edinilen bilgilere göre, Prysmian fabrikasından çıkan işçiler Mudanya BUDO Meydanı’na kadar yürüyerek eylemlerini sürdürdü. Yürüyüşün ardından meydanda toplanan işçiler, taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Eyleme; Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Örgütlenme Sekreteri Fehmi Elmacı, Bursa Şubesi yöneticileri, Prysmian İşyeri Sendika Başkanı Ekrem Şaş, işyeri temsilcileri ve çok sayıda sendika üyesi katıldı. Yürüyüş boyunca işçiler, "Metal işçisi direnişin simgesi", "İşçiler açken patronlara huzur yok", "Direne direne kazanacağız" ve "Sadaka değil, toplu sözleşme" sloganları attı. Birleşik Metal-İş Sendikası, yürüyüş ve basın açıklamasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 24 Aralık’ta açıklanan eylem kararlarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Açıklamada, Genel Başkan Özkan Atar’ın, metal işçilerinin patronların dayattığı sefalet şartlarına boyun eğmeyeceğini, kazanılmış hakların gasp edilmesine izin verilmeyeceğini ve haklı talepler için mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğini vurguladığı ifade edildi. Eylem, yapılan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde sona erdi.

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu Haber

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu

Bursa'da metal işçileri toplu sözleşme görüşmelerinde istediklerini alamayınca eylem süreci başlattı. Mudanya'da bulunan Prysmian Fabrikası çalışanları da üretimden gelen güçlerini kullanıp üretimi durdurdu. Disk Birleşik Metal İş Başkanlar Kurulu, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü toplanıp işyerlerinde ve ülkede yaşanan sorunların yanı sıra MESS ile sürdürülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde gelinen aşamayı değerlendirdi. Yapılan değerlendirme sonrası Genel Yönetim Kurulu tarafından bir dizi eylem kararı alındı. Buna göre metal işçileri, üretimden gelen gücü kullanarak 1 saatlik üretim durdurma eylemi gerçekleştirecek. Eylemlerin 25 Aralık 2025 Perşembe, 2 Ocak 2026 Cuma ve 8 Ocak 2026 Perşembe günlerinde de devam edeceği bildirildi. Bu karar doğrultusunda Mudanya'daki Prysmian Fabrikası çalışanları iş bırakma eylemi yaptı. Ayrıca 26 Aralık Cuma günü Bursa’nın Mudanya ilçesinde yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması yapılacağı belirtildi. İşyerlerinde kokart takma eyleminin sürdürüleceği ifade edildi. Genel Yönetim Kurulu kararları kapsamında, 29 Aralık 2025 Pazartesi gününden itibaren ikinci bir karara kadar fazla mesailerin durdurulacağı, fazla mesaiye kalınmayacağı açıklandı. Öte yandan grev kararlarının alınmasının ardından, tüm temsilcilerin tam gün izinli sayılacağı ve grev hazırlıklarının etkin şekilde yürütüleceği kaydedildi. Açıklamada, metal işçilerinin hakları için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

Aralık ortasında yazdan kalma günler: Karla kaplı Beydağları gölgesinde denize girdiler Haber

Aralık ortasında yazdan kalma günler: Karla kaplı Beydağları gölgesinde denize girdiler

Aralık ayının ortasında Türkiye'nin birçok bölgesi kış mevsiminin etkisi altındayken, Antalya'da yazdan kalma günler devam ediyor. Sıcak havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Beydağlarının karla kaplı zirvesinin gölgesinde denize girmeyin keyfini çıkardı. 2025 yılının sona ermesine sayılı günler kala Türkiye'de birçok il soğuk ve sert kış şartları altındayken turizmin başkenti Antalya'da yazdan kalma günler yaşanmaya devam ediyor. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Antalya'da hava sıcaklığı 19, deniz suyu sıcaklığı ise 20 derece dolaylarında ölçüldü. Aralık ayının ortaları olmasında rağmen sıcak sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Konyaaltı Sahili'ni doldurdu. Hafta sonunu fırsat bilerek Konyaaltı Sahiline gelen bazı vatandaşlar denize girerken, kimileri ise aileleri ve arkadaşları ile birlikte kumsal ve yeşillik alanlarda oturmayı tercih etti. Sahil bandına akın eden bazı vatandaşlar balık tutarken, bazıları ise yürüyüş yaptı. Hafta sonunda Konyaaltı'nda denize giren vatandaşlardan Savaş Abbasgil, "Bugün pazar, aralık ayında çok güzel bir hava durumu vardı. Değerlendirmek istedik, deniz biraz serin ama çokta üşümüyor insan. Biz Antalya olarak çok şanslıyız. Yazın sıcak, kışında sıcak. Yaz sıcağı terletiyor ama, kışın daha güzel oluyor Antalya. Herkesi çağırıyoruz, gelsinler yüzsünler. Su sıcaklığını tam bilmiyorum ama gayet güzel, yüzüyoruz, keyfini çıkarıyoruz" dedi.

Günde yarım saat hareket hayat kurtarır Haber

Günde yarım saat hareket hayat kurtarır

Modern hayat tarzının bireyleri daha az hareket eder hale getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aksoy, "Uzun saatler masa başında oturmak, kısa mesafeleri bile arabayla gitmek, teknolojik cihazlarla geçirilen hareketsiz zamanlar farkında olmadan sağlığımızı tehdit eden alışkanlıklar haline geldi. Oysa fiziksel aktivite kilo kontrolü için değil, kalp damar sağlığından kemik yoğunluğuna, ruh sağlığından bağışıklık sistemine kadar pek çok alanda doğrudan etkilidir" şeklinde konuştu. Hareketsizliğin günümüzde yüksek tansiyon, diyabet, obezite, eklem ağrıları, kas kütlesinde azalma, depresyon gibi birçok kronik hastalığın temel sebeplerinden biri olarak görüldüğünün altını çizen Aksoy, "Bu tabloyu değiştirmek elimizdedir. Her gün 30 dakika tempolu yürüyüş şart. Yürüyüşün temposu konuşma testi ile ayarlanabilir. Şarkı söyleyemeyecek kadar hızlı, konuşabilecek kadar da yavaş yürümeliyiz. Nefes nefese kalmayacak şekilde ayarlayabiliriz" diye konuştu. Hareket etmenin ihtiyaç değil sağlıklı kalmanın en kolay yolu olduğunu dile getiren Aksoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Gün içinde merdiven çıkmayı tercih etmek, masa başı çalışanlar için saat başı esneme hareketlerinin bile vücudumuzun dengesini korumada büyük faydası vardır. Burada önemli olan spordan çok hareketli yaşam biçimini kazanmaktır. Herkes maraton koşmak zorunda değil ancak herkes kendi bedenine uygun bir hareket biçimi bulmalı ve bunu yaşamının parçası haline getirmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.