SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zafer Partisi

Söz Bursa - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: "2026 yılı 2025'ten çok daha zor geçecek!" Haber

Ümit Özdağ: "2026 yılı 2025'ten çok daha zor geçecek!"

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, İstanbul’un demografik ve stratejik önemine dikkat çekerek şehri "Türkiye'nin 20 yıl ilerisinde bir laboratuvar" olarak nitelendirdi. İstanbul siyasetinin Türkiye siyaseti anlamına geldiğini belirten Özdağ, kenti bekleyen en büyük tehlikenin ise deprem olduğunu söyledi. “DEPREMDE 2 MİLYON İNSAN ENKAZ ALTINDA KALABİLİR” Olası İstanbul depremine karşı ne iktidarın ne de muhalefetin ciddi bir hazırlığı olmadığını savunan Özdağ, "İlk sarsıntıda 48 bin binanın yıkılacağı tahmin ediliyor. Gece saatlerinde yaşanacak bir depremde 2 milyona yakın insan enkaz altında kalabilir. Japonya’da okulların altı su ve malzeme deposudur. Bizde ise 20 milyonun yaşadığı ekonominin bel kemiği olan şehirde hiçbir hazırlık yok. Zafer Partisi olarak, deprem öncesi ve sonrası en kapsamlı hazırlığı yapan tek partiyiz" dedi. “İSTANBUL ULUSLARARASI MAFYANIN BAŞKENTİ OLDU” İstanbul'un uyuşturucu ve kara para trafiğinin merkezine dönüştüğünü iddia eden Özdağ, "Tertemiz Türkiye Projesi" ile bu sorunu kökten çözeceklerini belirtti: "İstanbul’da kullanılan uyuşturucu miktarı Amsterdam’dan fazla. Uluslararası mafya liderleri rezidanslarda komşu oldu. Çıkaracağımız yasalarla uyuşturucu baronlarının mal varlıklarına el koyacağız. Onlara insanlığa karşı suç işleyen terör örgütü muamelesi yaparak yeryüzü cehennemini yaşatacağız." “EMEKLİYE VERİLEN MAAŞ DEĞİL, SOSYAL YARDIMDIR” Ekonomik buhranın orta sınıfı yok ettiğini ve halkın sefalete sürüklendiğini söyleyen Özdağ, emekli maaşlarına sert tepki gösterdi: "16 milyon emekli 20 bin lira alıyor. Açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı 92 bin lira olmuş. Emekliye verilen bu para maaş değil, kaymakamlık yardımıdır. Para yok diyorlar ama yandaşlar Londra’dan caddeler satın alıyor. Bizim iktidarımızda sömürüye son verecek, planlı kalkınma modeline geri döneceğiz." Sığınmacılar İçin "1 Numaralı Kararname" Mesajı Özdağ, olası bir iktidar değişiminde atılacak ilk adımı tekrar hatırlatarak, "Devlet yönetimini devralmaya hazırlanıyoruz. İlk gün, 1 numaralı kararname ile 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına geri göndermeye başlayacağız" ifadelerini kullandı. "VATANSEVERLERİN ELİ SIKILMAYA HAZIRIZ" İttifak sorusuna da yanıt veren Özdağ, önceliklerinin tek başına %51'e ulaşmak olduğunu ancak sürecin ittifakları gerektirmesi durumunda milli çizgideki vatanseverlerle iş birliğine açık olduklarını söyledi: "Öcalan’a 'kurucu önder' diyenlere karşı, Türk milletinin varlığı için mücadele eden vatanseverlerin uzattığı eli biz sıkmaya hazırız."

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak" Haber

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak"

EKONOMİK BUHRAN VE "61 BİN LİRALIK PARFÜM" ÖRNEĞİ Türkiye'nin dokuz yıldır ağır bir ekonomik krizden geçtiğini ve bunun artık bir "buhran" olduğunu belirten Özdağ, toplumun yüzde 85’inin fakirleştiğini ifade etti. İstanbul'daki saha çalışmalarından bir örnek veren Özdağ, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul'da bir parfümeride işlerin nasıl olduğunu sordum. Fiyat aralığının 800 lira ile 61 bin lira arasında olduğunu söylediler. 61 bin liralık parfüm alanlar harcamada sıkıntı çekmiyor çünkü o küçük azınlık, büyük çoğunluk fakirleşirken haksız kazançla zenginleşmeye devam ediyor." Özdağ ayrıca, hükümetin 2026 yılında fakirliği aşacak bir hamlesi olmadığını savunarak, Kasım 2027’nin muhtemel bir erken seçim tarihi olacağını iddia etti. "SESSİZ SAVAŞ" VE ORGANİZE SUÇ İSTATİSTİKLERİ Türkiye’nin Avrupa’da organize suç örgütleri sıralamasında birinci, dünyada ise 14. sırada yer aldığını belirten Özdağ, uyuşturucu ve sanal kumardan 200 milyar dolara yakın kara para ekonomisi oluştuğunu söyledi. Bu durumu Türk gençliğine karşı bir "sessiz savaş" olarak nitelendiren Genel Başkan, Zafer Partisi'nin "Tertemiz Türkiye Projesi" ile bu çeteleri tasfiye edeceğini vurguladı. TERÖRLE MÜCADELEDE "İMHA" VURGUSU "Terörsüz Türkiye" tartışmalarına da değinen Ümit Özdağ, terörün pazarlıkla değil, örgütün yok edilmesiyle biteceğini savundu. Özdağ'ın terörle mücadele konusundaki net mesajı şöyle oldu: Pazarlık Değil İmha: Terörsüz Türkiye, Abdullah Öcalan veya diğer terör elebaşları muhatap alınarak değil, bunlar imha edilerek sağlanır. Devlet Yapısının Korunması: Terörle mücadele, devletin milli üniter yapısını tahrip ederek değil, kuruluş felsefesi üzerinde devam ederek ve terörü ezerek olur. Çok Uluslu Yapıya Ret: Türkiye'nin çok uluslu veya ademi merkeziyetçi bir yapıya sürüklenmesine izin verilmemelidir.

TÜED Uludağ Başkanı Pars’tan tepki: ‘Emekliye çay kaşığı ile verip kepçe ile alıyorlar Haber

TÜED Uludağ Başkanı Pars’tan tepki: ‘Emekliye çay kaşığı ile verip kepçe ile alıyorlar

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars ve yöneticileri, emeklilerin sorunlarının çözümü noktasında siyasi partileri sürece dahil etmek için düğmeye bastı. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya'yı ziyaret eden Pars ve yöneticileri, Zafer Partisi İl Yönetimini de dernekte ağırladı. Israrlı girişimlerine karşın AK Parti İl Merkezi Davut Gürkan'dan randevu alamadıklarını belirten Pars, ziyaretlerde paylaştığı 24 maddelik talep listesini AK Parti İletişim Merkezi Başkanı Süheyla Bülbül’e iletti. KÖK MAAŞA SEYYANEN ZAM ŞART Siyasi partilere ziyaretlerin süreceğini açıklayan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, emeklilerin adeta hayatta kalma savaşı verdiğini dile getirerek "16 bin 881 lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı, 4 milyon 10 bin civarındaydı. 20 bin lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı ise neredeyse 5 milyona ulaştı. Emekli maaşına zam, esasen vicdan meselesidir. Açlık sınırının 30 bin 143 lira ve yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir zamanda en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi kabul edilemez. Talebimiz, kök maaşlara seyyanen zam ve intibak düzenlemesinin hayata geçmesidir. Ayrıca ülkemizde 4,5 milyon kişi, dul ve yetim aylığı alıyor. Onlarda da en düşük aylığın, en düşük emekli maaşına denk getirilmesi şart.” diye konuştu. 'NİMET-KÜLFET DENGESİ GÖZETİLMELİ’ Son düzenleme ile emeklilerin adeta öz evlat-üvey evlat ayrımına tabi tutulduğunu da kaydeden Başkan Kenan Pars, "Sosyal güvenlik sisteminin, dünyanın hiçbir yerinde değişmeyen bir ilkesi var: Nimet-külfet dengesi… Yani çalışırken ne kadar uzun süre ve ne kadar yüksek prim ödemişseniz, emekli olduğunuzda da aynı oranda gelir elde etmelisiniz. Düşük prim ödeyen ile yüksek prim ödeyenler arasındaki gelir makasının daralması, kritik bir veri olarak okunmalıdır. Unutulmamalıdır ki sosyal güvenliğin özü, eşitlik ve adalettir." ifadelerini kullandı. ‘ÇAY KAŞIĞI İLE VERİP KEPÇE İLE ALIYORLAR’ Emeklinin çarşı-pazardan eli boş döndüğünü ifade eden Pars, “Emekliye adeta çay kaşığı ile verip aşçı kepçesiyle geri alıyorlar. Bu, asla kabul edilemez. Emekli zaten mutfağında tenceresini kaynatamıyor, aç dolaşıyor. Bu tabloya rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Çok şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz” dedi. Devlet yetkililerinin, maaşları zamanında ödemek maharetmiş gibi söylemlerde bulunmaları çok yanlış. Milletvekili maaşları 273 bin 196 TL’ye yükseldi. Emekli vekil maaşı ise 177 bin 658 TL oldu. Hem milletvekili, hem de emekli olanların maaşı ise 450 bin TL’ye çıktı. Ama tasarruf tedbirleri denince ilk akla gelen, emeklinin ve asgari ücretlinin kemer sıkması oluyor. Yeter artık, bıçak kemiğe dayandı ve geçti bile!” şeklinde konuştu. İŞTE O 24 TALEP… TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars'ın siyasi partilere sunduğu 'Emeklilerin 2026 Yılından Talep ve Beklentileri' adlı dosyada şu 24 başlık sıralandı: 1-Emeklilerin intibak sorunu çözülmeli. 2-En düşük emekli aylığı, asgari ücretten az olmamalı. 3-Emekliye refahtan pay verilmeli. 4-Seyyanen 8 bin 77 TL'lik artış, bütün emeklilere yansıtılmalı. 5-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70 olmalı. 6-Emeklinin ek ödeme oranları yükseltilmeli. 7-Emekliye sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmeli. 8-Bayram ikramiyeleri, en düşük emekli aylığına endekslenmeli. 9-Emeklilerin banka promosyonları iyileştirilmeli. 10-Emeklilere sendika hakkı tanınmalı. 11-EYT düzenlemesinde kapsam genişletilmeli. 12-3.600 Ek Gösterge, tüm meslek gruplarını kapsamalı. 13-Sosyal Güvenlik Destek Primi Sistemi yeniden düzenlenmeli. 14-Emeklinin kredi borçlarına kolaylık sağlanmalı. 15-Emekliye aile yardımı yapılmalı. 16-Emekliye konut alım ve kira desteği sağlanmalı. 17-Ölüm aylıklarında farklılıklar giderilmeli. 18-Emekliye yakacak ve gıda yardımı yapılmalı. 19-Emekliye özel enflasyon sepeti yapılmalı. 20-Emeklilerin faturalarından vergi alınmamalı. 21-Yerel yönetimlerde emekli meclisleri oluşturulmalı. 22-Çeyiz yardımlarında eşitlik sağlanmalı. 23-Cenaze yardımları eşitlenmeli. 24-Yaşlı bakım modeli yürürlüğe konulmalı.

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli" Haber

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli"

Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: "Türk Vatandaşını Ekonomik Olarak Yıpratamazsınız" Türkiye'de cep telefonu ve internet kullanıcıları, operatörlerin fahiş fiyat artışlarıyla adeta zor durumda bırakıldığını söylüyor. Son dönemde hızla artan internet ve cep telefonu fiyatlarına karşı tepkiler giderek büyürken, Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi de bu durumu sert bir şekilde eleştirdi. Gazi, yaptığı açıklamada, "Türk vatandaşını ekonomik olarak bu şekilde yıpratamazsınız. İnternet ve cep telefonu hizmetleri artık lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Bu fiyat artışları, halkın her kesimini doğrudan etkiliyor ve insanlar bu durumu kabul edemezler" dedi. "İNTERNET BİR HAKKIDIR, LÜKS DEĞİL" Cihat Gazi, Türkiye’de cep telefonu ve internet fiyatlarının artışının sadece bir ekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Gazi, “Bugün, Türkiye'deki internet erişim fiyatları, dünyadaki birçok gelişmiş ülkenin çok üzerinde. İnsanlar, sadece temel iletişim hizmetlerine ulaşabilmek için büyük bedeller ödemek zorunda kalıyor. Hızlı ve uygun fiyatlı internet, artık bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır” şeklinde konuştu. OPERATÖRLERİN ORTAKLAŞA ZAMMI VE ARTAN TEPKİLER Kullanıcılar, son dönemde cep telefonu ve internet fiyatlarına yapılan zamların sıklığına dikkat çekiyor. Hatta, neredeyse her ay yapılan artışların, tüm operatörlerin benzer fiyat politikaları güderek adeta 'ortak hareket ettikleri' izlenimi yarattığını belirten Cihat Gazi, bunun da serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğunu vurguladı. Gazi, “Bir ülkede tüm operatörlerin hemen hemen aynı oranda zam yapması, serbest rekabetin ortadan kalktığının bir göstergesidir. Bu durum, devletin denetim görevini yerine getirmediği anlamına gelir. Türk halkı bu fiyat artışlarını kabullenemez” ifadelerini kullandı. BTK VE YETKİLİLERE ÇAĞRI: FİYAT POLİTİKALARINA MÜDAHALE EDİLSİN Zafer Partisi İl Başkanı, vatandaşların bu sorunla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) yaptığı çağrıyı da destekledi. "BTK ve diğer ilgili kurumlar, operatörlerin fiyat politikalarına müdahale etmeli ve internet ile telefon hizmetlerinin makul fiyatlarla sunulmasını sağlamalıdır" diyen Gazi, devletin bu konuda acilen adım atması gerektiğini belirtti. HALKIN SESİNE KULAK VERİN Zafer Partisi İl Başkanı, Türkiye’de yaşanan yüksek fiyat artışlarının sadece ekonomik değil, sosyal bir adaletsizlik yaratacağını savundu. Gazi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, temel iletişim hizmetlerine ulaşamayan bir vatandaş, adeta sosyal hayattan dışlanmış olur. Bu durum, toplumda eşitsizlik yaratır ve sosyal huzursuzluğu artırır. Biz Zafer Partisi olarak, halkın sesine kulak verilmesini, BTK’nın hızla harekete geçmesini talep ediyoruz.” Kamuoyunda giderek büyüyen bu tepki, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ve diğer ilgili yetkililerin harekete geçmesini zorunlu kılmakta. Zafer Partisi, tüm bu gelişmeleri yakından takip ederek, halkın lehine olacak düzenlemeler için gereken adımların atılmasını talep ediyor.

Zafer Partili Aslan: ‘Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor’ Haber

Zafer Partili Aslan: ‘Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor’

Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, Eurostat’ın açıkladığı 2024 atık ticareti raporunu değerlendirerek Türkiye’nin maruz bırakıldığı çevresel tehlikeyi sert sözlerle gündeme taşıdı. Türkiye’nin Küresel Plastik Anlaşması’nı gecikmeden imzalaması gerektiğini söyleyen Aslan, “Ekolojik bir işgal hareketiyle karşı karşıyayız. Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor” ifadelerini kullandı. AB'nin resmi istatistik kurumu Eurostat, 2024 yılında ihraç edilen 31 milyon 625 bin 131 ton atığın en fazla Türkiye'ye gönderildiğini açıkladı. Türkiye, AB üyesi olmayan ülkelerden oluşan listede aralarında Birleşik Krallık, İsviçre, Ukrayna, ABD, Pakistan, Hindistan, Japonya, Çin, Rusya gibi ülkelerin yanı sıra az gelişmiş ülkelerin de bulunduğu 213 ülke arasında en fazla atık ihraç edilen ülke oldu. Eurostat’ın 10 yıllık veri setine göre Türkiye, yalnızca 2015’te Çin’in gerisinde kaldı, onun dışındaki her yılda AB atıklarının en çok yönlendirildiği ülke oldu. “TÜRKİYE’NİN TOPRAKLARI SİSTEMATİK OLARAK KİRLETİLİYOR” Konuya ilişkin açıklama yapan Zafer Partili Esmaül Hüsna Aslan, “Dünya bize vize vermiyor ama çöplerini vizesiz gönderiyor. Türkiye, uluslararası atık pazarının çöp sahasına dönüştürülmüştür. Karşımızda ekonomik bir model değil, ülkeyi yavaş yavaş öldürme planı var” diye konuştu. “Türkiye’nin topraklarını sistematik biçimde kirleten bir dış ticaret rejimiyle mücadele edeceğiz” diyen Aslan, atıkların yalnızca plastikten ibaret olmadığını hatırlatarak “Bu atıkların önemli kısmı toksik içerikli. Gıda zincirine karışıyor, yer altı sularına sızıyor, soluduğumuz havayı kirletiyor. Halk sağlığı açıkça tehlike altında” ifadelerini kullandı. “EKOLOJİK İŞGAL HAREKETİ” Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Her yıl milyonlarca ton atık ülkeye giriyor; ama tek bir bakan, tek bir şirket, tek bir kamu görevlisi yargı önüne çıkarılmıyor. Bu sessizlik siyasi bir tercihtir. Atık lobisi kazanırken vatandaş kanser oluyor. AB’den gelen toplam yük hesaplandığında, Türkiye’ye her gün ortalama 450 kamyon atık girdiği ortaya çıkıyor. Bu resmen ekolojik bir işgal hareketidir. Bu ülkenin toprağını çöple dolduran yönetim, geleceğini yaşanmaz hale getiriyor. Atık ticaretini sürdüren her imza, çocuklarımızın geleceğinden çalınmış bir yıldır. “TÜRKİYE, KÜRESEL PLASTİK ANLAŞMASI’NI İMZALAMALI” Zafer Partisi olarak uyarıyoruz, plastik ve karışık atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. Kısmi yasaklar değil, tam yasak olmalıdır. Türkiye, Küresel Plastik Anlaşması’nı gecikmeden imzalamalıdır. Atık ithalatı yapan firmaların lisansları yeniden incelenmeli, denetimler bağımsız yapılmalıdır. Türkiye’ye bırakılmış atık sahaları tespit edilip temizleme seferberliği başlatılmalıdır. Yasadışı atık ticareti ve yakma faaliyetleri için ağır cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Atıkta ‘enerji’ ve ‘geri dönüşüm’ bahanesiyle yürütülen kirlilik düzeni sona erdirilmelidir. Türkiye’ye yönelen bu kirli ticaretle mücadele etmeyen siyaset, milletin değil lobi sermayesinin hizmetindedir. Zafer Partisi olarak bu ihanete geçit vermeyeceğiz”

Cihat Gazi: Bursa susuzluğa mahkum edilemez! Haber

Cihat Gazi: Bursa susuzluğa mahkum edilemez!

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalan Bursa için çok sert ifadelerle uyarılarda bulundu. Barajlar kurudu, yeraltı suları tükendi, şehir susuzluğun eşiğine geldi! Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa’nın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek yöneticilere sert çıktı. Gazi, şu ifadelerle kamuoyunu ve yetkilileri uyardı: “Yıllardır göz göre göre geliyorum diyen susuzluk artık kapımıza dayandı. Barajlar kurudu! Yetmedi, yeraltı suları barajlara basılarak tüketildi. Bugün şehrimizde gerçek anlamda susuzluk yeni başlıyor.” “Kaynaklar halk için değil, ticaret için kullanıldı!” Cihat Gazi, kentte faaliyet gösteren özel şirketlere dikkat çekerek, Bursa’daki 26 özel su paketleme firmasının yıllardır kentin kaynaklarını ticari kazanca dönüştürdüğünü ifade etti. Gazi, “Şehrimiz büyürken, bu büyümeye karşılık gelen baraj ve altyapı yatırımları yapılmadı! Sadece seyredildi, kaynaklar ticarileştirildi!” dedi. Zafer Partisi’nin çağrısı net: – Su, milletin yaşamsal hakkıdır! – Bursa’nın kaynaklarını tüketen düzene son verilecektir! – Milli, bilimsel ve uzun vadeli bir su stratejisi derhal devreye alınmalıdır! “Bu ihmalkârlığın bedelini halk ödeyemez!” Cihat Gazi, su krizinin çözümü için popülizme değil bilime, günü kurtarma politikalarına değil uzun vadeli stratejiye ihtiyaç olduğunu belirtti. “Zafer Partisi olarak söz veriyoruz: Bursa susuz bırakılmayacak!” Bursa’nın geleceğini ilgilendiren bu hayati konuda sessiz kalmayacaklarını belirten Cihat Gazi, tüm yetkilileri göreve çağırdı ve son sözü şöyle bitirdi: “Bu millet suya muhtaç bırakılmayacak! Rant için kaynaklarımızı satan düzen sona erecek! Bursa’nın suyu Bursalının olacak!”

Zafer Partisi: Yangınsız Türkiye Komisyonu kurulsun! Haber

Zafer Partisi: Yangınsız Türkiye Komisyonu kurulsun!

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, devam eden orman yangınlarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. TBMM’de Yangınsız Türkiye Komisyonu kurulması çağrısında bulunan Aslan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, afetlere karşı gerekli tedbirleri alabilecek kadar zengin, kundaklama ve saldırılara karşı caydırıcı cezaları uygulayabilecek kadar adildir” ifadelerini kullandı. Kasten orman yakanların terör suçlusu olarak yargılanması gerektiğini belirten Zafer Partili Aslan, yangınlara karşı alınması gereken tedbirleri de sıraladı.Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Türkiye’nin dört bir yanını saran orman yangınlarına ilişkin bir basın açıklaması düzenledi. İktidara sert sözlerle yüklenen Aslan, Zafer Partisi adına çözüm ve politika önerilerini de sıraladı. “Yüreğimiz alev alev yanıyor. Son günlerde yurdumuzun dört bir yanında çıkan orman yangınları, yalnızca doğamızı değil; milletimizin geleceğini, nefesini ve bağımsızlığını da tehdit eden bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Biz, Zafer Partisi olarak Sakarya'dan Bilecik'e, Eskişehir'den İzmir'e, Karabük'ten Antalya'ya yurdun dört bir yanında çıkan yangınları bir tabiat felaketi değil, milli bir güvenlik meselesi olarak görüyoruz” diyen Esmaül Hüsna Aslan, ormanları bilinçli olarak yakan şahısların terör suçlusu olarak yargılanması gerektiğini ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Yangınsız Türkiye Komisyonu kurulması için de çağrıda bulunan Aslan, açıklamasında şunları kaydetti: “Milli varlıklarımız yok oluyor”“Yanan her ağaç, küle dönen her karış orman, bu aziz vatanın geleceğinden, milletimizin bekasından çalınan bir parçadır. İktidarın vurdumduymazlığı, liyakatsizliği ve akıl dışı politikaları yüzünden milli varlıklarımız birer birer yok oluyor. Bugün burada, Türk Milleti'nin huzurunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Yangınsız Türkiye Komisyonu’nun acilen kurulmasını talep ediyoruz. Bu komisyon göstermelik değil somut adımlar atmak, sorumlulardan hesap sormak ve bir daha böyle facialar yaşanmaması için gerekli tüm tedbirleri almak üzere faaliyet göstermelidir. Bu kapsamda Zafer Partisi olarak hazırladığımız somut önerileri milletimizle paylaşıyoruz: 81 ilde, disiplinli, hiyerarşik ve yüksek teknolojiyle donatılmış bir Ulusal Yangın Savunma Birliği kurulmalıdır. Kasten orman yakanlar, terör suçu kapsamında yargılanmalı ve ağırlaştırılmış müebbet cezası almalıdır. Türk adaleti, vatanına kasteden bu kansızları hak ettiği en ağır şekilde cezalandırmalıdır. Uydu üzerinden ısı haritalarıyla anlık izleme yapılmalı, yangın ihtimali yüksek olan bölgelerde yapay zekâ destekli erken uyarı sistemi kurulmalı. Teknolojik teçhizat ile donatılmış gözlem kuleleri stratejik bölgelere yerleştirilmeli. ‘Anayasa düzenlemesiyle 100 yıl boyunca yapılaşmaya izin verilmemeli’Anayasa’ya eklenecek maddeyle bölge yandıktan sonra 100 yıl boyunca hiçbir amaçla yapılaşmaya izin verilmemeli. Bu alanlar sadece yeniden ağaçlandırma ve doğaya bırakma amacıyla kullanılmalı. Her orman köyünde yangın eğitimli gönüllü birlikler kurulmalı. Bu köylere mini itfaiye araçları tahsis edilmelidir. Yaz sezonu boyunca tüm kanallarda zorunlu kamu spotları yayınlanmalı. Okullarda her yıl yangınla mücadele ve orman koruma dersi işlenmeli. ‘Vergiler orman yangın filosuna aktarılmalı’TRT payı, Şans oyunları vergileri ve çevre cezalarının bir bölümü orman yangın filosuna aktarılmalı. Bu fon, şeffaf bir denetim mekanizmasıyla yönetilmeli. Orman Kanunu’na ‘Yangın altyapı zorunluluğu’ maddesi eklenerek bu sistemlerin yeni orman alanlarında ve mevcut kritik alanlarda kurulması zorunlu hale getirilmeli. ASELSAN Bünyesinde ‘Milli Yangın Teknolojileri Enstitüsü’ kurulmalıdır. Türkiye’nin yangınla mücadelede yerli teknoloji geliştirme kapasitesini artırmalı, askeri Ar-Ge birikimini sivil savunmaya aktarılmalıdır. Yerli yangın söndürme dronları geliştirilmeli, termal kamera ve akıllı sensör sistemleri üretmeli, otonom kara aracı (robot itfaiyeci) prototipleri tasarlanmalıdır. Helikopter ve uçaklara yerli hedefleme, görüntüleme ve lazer yönlendirme sistemleri geliştirilmelidir. Yangın anında sinyal bozucu sabotajlara karşı elektromanyetik güvenlik sistemleri üretilmelidir. TEKNOFEST bünyesinde Yangın Teknolojileri Yarışması açılarak genç mühendislerin ve girişimlerin sürece katılması teşvik edilmelidir.Tarım ve Orman Bakanlığı, hava aracı filolarını şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmalıdır. Orman Müdürlüğü, faize yatırdığı kar bütçesini yangın söndürme uçaklarının temini yahut kiralaması için kullanmalıdır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti, afetlere karşı gerekli tedbirleri alabilecek kadar zengin, kundaklama ve saldırılara karşı caydırıcı cezaları uygulayabilecek kadar adildir. Milleti için var olan Türk Devleti’ni, Türk Milleti’ne geri kazandırana dek mücadelemiz sürecektir. Zafer Partisi’nin açık çağrısı nettir: TBMM’de Öcalan'a meşruluk ve özgürlük vermek için ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonu kuracağınıza, ivedilikle ‘Yangınsız Türkiye Komisyonu’ kurun!”

Ümit Özdağ: Süreç istendiği gibi ilerlemiyor! Haber

Ümit Özdağ: Süreç istendiği gibi ilerlemiyor!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye PKK’sı olan PYD tekrar silah bırakmayacağını açıkladı. PYD bu açıklamayı, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin YPG ve onun siyasi kanadı PYD'yi "Terörsüz Türkiye" hedefi için başlatılan süreci "ağırdan almakla" eleştirmesi ve "gelişmeleri sakatlama arayışı kabul edilemez bir çirkefliktir" demesi sonrasında yaptı. Özetle PYD, Bahçeli’ye "silah bırakmıyoruz" diye cevap verdi. Öte yandan Bahçeli’nin 26 Temmuz’da yaptığı açıklama içindeki şu ifadeler Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Öcalan ile müzakereler konusunda bir hayal kırıklığı yaşadığını gösteriyor olabilir. Bahçeli şöyle dedi: “Bu kapsamda; duygularımızla gerçekleri, olmasını istediklerimizle yapabileceklerimizi, bugünümüzle hayallerimizi hesaba katan bir yorum sentezine ulaşmak lazımdır.” Anlaşılan süreç bütün zorlamalara rağmen istendiği gibi ilerlemiyor. PKK terör şefleri bir yandan Türkiye’de anayasanın Kürtleri ayrı bir kurucu millet olarak tanımasını, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun en azından özerk bölge olarak PKK yönetimine bırakılmasını Türkiye’yi ise birlikte yönetmeyi talep ediyorlar. Suriye’de ise PYD’nin bir özerk bölge olarak kalmasında ve Öcalan tarafından yönetilmesinde ısrarcılar. Bunun dışında her şey detay. Cumhur ittifakı ise bunu Türk Milleti'ne nasıl kabul ettireceğini bilmiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.