SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zeytinyağı

Söz Bursa - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı Haber

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. ÇİFTÇİLERDEN URLA’NIN EMEĞİNE YAKIŞIR KORTEJ Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İZMİR TÜRKİYE’NİN EN FAZLA TARIM YAPILAN KENTİDİR" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "URLA’NIN ÖNCE KÖKENİNİ BİLMEK LAZIM" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İZMİR'DE YAŞAMAYA HER ZAMAN ÖZENİYORLAR" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "BİZ BU ŞEHRİN DEĞERİNİ BİLEN İNSANLARIZ" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "GELECEK TOPRAĞIYLA BAĞINI KOPARMAYAN ŞEHİRLERİN OLACAK" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "URLA’DA TOPRAK KONUŞUR, EMEK BÜYÜR" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İZMİR’İN İLK DENİZ ÜRÜNLERİ FESTİVALİ İÇİN KOLLAR SIVANDI Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "EGE BÖLGESİ ADETA BİR MADEN" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. URLA SOKAKLARI SANAT VE GASTRONOMİYLE DOLUP TAŞACAK 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Bakanlığın "Kara Listesi" güncellendi: Bursa’daki o firmaya "Gıda Boyası" şoku! Haber

Bakanlığın "Kara Listesi" güncellendi: Bursa’daki o firmaya "Gıda Boyası" şoku!

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesi güncellendi. 2 Nisan tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Listenin ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ kısmında, İstanbul Kağıthane merkezli MMİ İlaç Gıda Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde bitkisel veya takviye edici olarak pazarlanan The Jestea Capsul (L-Carnitine içeren takviye edici gıda), Diblong (Ginseng macun), Diblong Ginseng Drink For Men (Tutti Frutti aromalı gazlı içecek), Özlex Tea (Orman meyveli içecek) ürünlerde ilaç etken maddesi tespit edildi. Listenin ‘Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi’ kısmında ise, Antalya’nın Alanya ilçesinde faaliyet gösteren Emin Küçük’e ait ‘Köyünden Tereyağı (1 kilogram)’ ürününde yağ oranının düşük olduğu, bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ tespiti yapıldığı belirlendi. İzmir’in Bornova ilçesinde Bornova Kapalı Pazar Yeri’nde satış yapan Fatih Koçyiğit’e ait ‘çağ kebabı (pişmiş ürün)’ içerisinde kanatlı eti tespit edildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde faaliyet gösteren Volkan Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde de kanatlı eti bulunduğu bildirildi. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde hizmet veren Miran Lahmacun’a ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana eti+kuzu eti)’ ürününde sakatat (karaciğer) tespit edilirken, aynı ilçede faaliyet gösteren Toki Ocakbaşı’na ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti bulunduğu açıklandı. Yine Kayapınar’da bulunan Müptela Ocakbaşı’na ait ‘çiğ kıyma (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık), Goşto Izgara’ya ait ‘çiğ Adana kebabı harcı (dana+kuzu eti karışık)’ ürününde de benzer şekilde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) tespit edildi. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Tertip Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu belirlenirken, Kartal ilçesindeki Okyanus Lezzet Toplu Yemek Hizmeti’ne ait ‘fırınlanmış kasap köfte’ ürününde deri dokusu tespit edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Gürman Pide’ye ait ‘dana etli lahmacun harcı (çiğ)’ ürününde ise sakatat (kalp) bulunduğu açıklandı. Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren Kervan Kır Pidesi Börek Salonu (Sedat Özenç) ile Candaroğlu Kır Pidesi ve Börek (Tülay Özenç) işletmelerine ait çiğ kır pidesi harçlarında kanatlı eti tespit edildi. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Köfteci Nihat (Nihat Solmaz) işletmesinin dana ve kuzu etinden hazırlanan köftelerinde de kanatlı etine rastlandığı bildirildi. Balıkesir ve İzmir illerindeki bazı firmaların zeytinyağına daha düşük kaliteli yağlar veya tohum yağları karıştırdığı belirlendi. İzmir Torbalı’da Hisaroğulları Tarım Gıda'nın taş baskı natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Balıkesir Edremit’te Bayramoğlu Zeytin Zeytinyağı'na ait sızma zeytinyağına daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırıldığı tespit edildi. Balıkesir Gönen'de Yusuf Ziya Göcen'in pazar tezgahında etiketsiz zeytinyağında tohum yağları karışımı bulundu. Balıkesir Burhaniye'de Ufuk Zeybek'e ait natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren Buğra Bitkisel Yağ firmasına ait ‘Ayvalık Koop’ ve ‘Ayvalık’ markalı natürel sızma zeytinyağlarında tohum yağı karıştırıldığı belirlendi. Bursa Yıldırım’da ise Altıncezve Gıda tarafından üretilen ‘Altıncezve Ehl-i Keyf’ markalı siyah çayda (3 kilogram) gıda boyası tespit edildi. Listenin ‘Temel Özelliği Etkileyen İçerik Eksikliği’ kısmında, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Özışık Süt Ürünleri’ne ait ‘Özışık’ markalı tam yağlı taze kaşar peynirinde eritme tuzu tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ adresi üzerinden erişilebiliyor.

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları! Haber

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları!

Bursa’nın bereketli topraklarından sofralarımıza gelen taze pazı yaprakları, bu kez ezber bozan bir dolguyla buluşuyor. Pirinç yerine kullanılan siyez bulguru ve içerisindeki cevizle tam bir protein ve lif deposu olan bu tarif, sofranızın yıldızı olmaya aday. MALZEME LİSTESİ (4 KİŞİLİK) Dış Kaplama: 2 demet geniş yapraklı taze pazı. İç Harç: 1 su bardağı siyez bulguru (veya karabuğday), 1 adet kuru soğan, 1 avuç iri kırılmış ceviz içi. Yeşillik: Yarım demet maydanoz ve taze nane. Gizli Sos: 2 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 çay kaşığı yenibahar, yarım çay kaşığı tarçın. Pişirme: Zeytinyağı, yarım limon suyu, bir tutam tuz. Adım Adım Hazırlanışı 1. Pazıları Şoklayın: Pazıların kalın damarlarını yaprağa zarar vermeden kesin. Kaynar suda sadece 30 saniye bekletip hemen soğuk suya alın. Bu sayede yapraklar o canlı yeşil rengini koruyacak. 2. Harcı Lezzetlendirin: Soğanları zeytinyağında pembeleşene kadar soteleyin. Yıkanmış siyez bulgurunu ekleyip yarım su bardağı sıcak suyla suyunu çekene kadar (yarı pişmiş) bekletin. 3. Altın Dokunuş: Ateşten aldığınız harca cevizi, ince kıyılmış yeşillikleri, nar ekşisini ve o özel "saray mutfağı" havasını veren tarçın ile yenibaharı ekleyin. 4. Bohça Formu: Pazı yaprağını düz bir zemine yayın, ortasına harcı koyun ve dört bir yanından kapatarak kare bir bohça şekli verin. Kat yerini alta gelecek şekilde tencereye dizin. 5. Pişirme: Üzerine zeytinyağı, limon suyu ve yaprakların yarısına gelecek kadar sıcak su ekleyip kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika pişirin. (Püf Noktası) Bu yemeği servis ederken üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve az miktarda pul biberle yakılmış zeytinyağı gezdirmeniz, lezzeti iki katına çıkaracaktır. Hem formunu korumak isteyenler hem de misafirlerine özel bir tabak sunmak isteyenler için "Pazı Bohçası" favori tarifiniz olacak.

Pazartesi mesaisi sonrası "Hızlı ve seçkin" akşam: Mutfakta 15 dakika! Haber

Pazartesi mesaisi sonrası "Hızlı ve seçkin" akşam: Mutfakta 15 dakika!

GÜNÜN MENÜSÜ: "ÇALIŞAN DOSTU" KEYİF SOFRASI İşte çalışanlar için en sade ve en lezzetli haliyle Kremalı Mantarlı Fettuccine ve Roka Salatası: Malzeme Kontrol Listesi *Makarna: Yarım paket Fettuccine (Yoksa herhangi bir makarna da olur). *Sos: 1 paket sıvı krema, 300 gr mantar, 2 diş sarımsak, taze çekilmiş bol karabiber. *Salata: 1 bağ roka, yarım limon, zeytinyağı, (varsa) üzerine biraz ceviz içi. Hazırlanışı (Adım Adım) Suyu kaynat, bol tuz ekle ve makarnaları haşlamaya başla. Paket üzerindeki süreden 1-2 dakika önce ocaktan alacağız ki sosla da pişsin. Geniş bir tavada zeytinyağını ısıt. Mantarları yıkayıp karartmak yerine nemli bezle silip dilimle. Yüksek ateşte mantarlar renk alana kadar sotele. Mantarlar altın sarısı olunca ince kıyılmış sarımsakları ve bolca karabiberi ekle. Sarımsağın kokusu yayıldığında (yaklaşık 30 saniye) kremayı dök. Sos hafifçe kıvam alınca, süzdüğün makarnaları tavanın içine aktar. Bir kepçe kadar makarna suyundan da ekle ki sos makarnaya iyice yapışsın. 1-2 dakika birlikte çevir. Püf Noktası: Makarnanın sosu çok yoğun gelirse, ayırdığın haşlama suyundan azar azar ekleyerek o ipeksi kıvamı yakalayabilirsin. Salata: 1 bağ taze roka, sızma zeytinyağı, limon, üzerine biraz tulum peyniri veya ceviz (opsiyonel). Final Dokunuşu: Rokaları elinle büyük parçalar halinde koparıp (metal değdirme ki tadı acılaşmasın) yağ ve limonla buluştur. Bu menü, işten yorgun gelip mutfakta saatlerce vakit geçirmek istemeyen ama paket servise de teslim olmayanlar için "altın standarttır".

Bursa trafiğine takılanlara "Altın" rehber: 20 dakikada 3 çeşit iftar! Haber

Bursa trafiğine takılanlara "Altın" rehber: 20 dakikada 3 çeşit iftar!

Ramazan ayının huzurunu ve bereketini sofralara taşımak her zaman kolay olmuyor. Özellikle Bursa gibi büyükşehirlerde iş çıkış saatiyle birleşen iftar trafiği, birçok vatandaşın eve "ucu ucuna" yetişmesine neden oluyor. Mutfakta uzun saatler harcayacak vakti olmayan ancak hazır yemek yerine ev sıcaklığında bir sofra kurmak isteyenler için 20 dakikada 3 çeşit yemek hazırlamak artık hayal değil. Hızlı pişirme tekniklerinden, dünden kalan malzemeleri değerlendirme sanatına kadar pek çok püf noktasıyla, trafiğin yorgunluğunu ilk lokmada unutturacak o meşhur rehberimizi sizler için hazırladık. İşte adım adım "Jet İftar" menüsü ve tarifleri... BAŞLANGIÇ: DÜDÜKLÜDE "ŞİPŞAK" SÜZME MERCİMEK (15 DAKİKA) Malzemeler: 1 su bardağı kırmızı mercimek, 1 soğan (ikiye bölmeniz yeterli), 1 havuç (iri doğranmış), tuz, 1.5 litre sıcak su. Tarif: Tüm malzemeleri düdüklü tencereye atın. Düdük öttükten sonra tam 13 dakika pişirin. Süre sonunda blenderdan geçirin. Üzerine tereyağında yakılmış pul biber gezdirin. Siz üstünüzü değiştirirken çorba hazır! ANA YEMEK: TAVADA "LOKANTA USULÜ" TAVUK SOTE (10 DAKİKA) Malzemeler: 500 gr kuşbaşı tavuk göğsü, 1 adet kapya biber, 2 adet yeşil biber, 1 yemek kaşığı salça, kekik, pul biber. Tarif: Tavayı iyice ısıtın ve tavukları yüksek ateşte 5-6 dakika mühürleyerek kavurun. Tavuklar suyunu çekince doğranmış biberleri ekleyip 2-3 dakika daha soteleyin. Salçayı ve baharatları ekleyip yarım çay bardağı sıcak suyla 2 dakika tıkırdatın. Afiyetle servise hazır. BURSA KLASİĞİ: BAYAT PİDEDEN "JET" İSKENDER (10 DAKİKA) Malzemeler: Dünden kalan Ramazan pidesi, 1 paket hazır et döner, 1 kaşık tereyağı, yarım kase yoğurt, domates sosu (salça+su). Tarif: Pideleri küp doğrayıp fırında veya tavada hafifçe ısıtın. Üzerine sıcak domates sosunu gezdirin. Ayrı bir tavada hazır döneri 2 dakika çevirip pidelerin üzerine dizin. Yanına bolca yoğurt ve üzerine kızgın tereyağı ekleyerek Bursa lezzetini eve taşıyın. EŞLİKÇİ: PROTEİN BOMBASI NOHUTLU ŞEHİR SALATASI (3 DAKİKA) Malzemeler: 1 paket hazır yıkanmış Akdeniz yeşilliği, 1 kutu konserve nohut (yıkanmış), mısır, limon, zeytinyağı. Tarif: Yeşillikleri kaseye boşaltın, üzerine nohut ve mısırı ekleyin. Sosunu döküp karıştırın. Hazırlaması sadece 3 dakika sürer ama inanılmaz doyurucudur.

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması! Haber

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması!

Kış aylarının en sağlıklı ama bir o kadar da kıymeti az bilinen sebzelerinden biri olan yer elması, tezgahlardaki yerini aldı. Hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim dostu olan bu mucizevi sebzeyi sofralarınıza taşımaya ne dersiniz? İşte tadı damağınızda kalacak tam ölçülü tarifi ve sağlığımıza olan inanılmaz faydaları... Doğal bir prebiyotik kaynağı olan yer elması, düşük kalorisi ve zengin mineral yapısıyla diyet listelerinin vazgeçilmezi konumunda. Özellikle Bursa pazarlarında taze taze bulabileceğiniz yer elmasını, portakal suyuyla birleştirerek tam bir vitamin deposuna dönüştürebilirsiniz. YER ELMASININ BİLMENİZ GEREKEN 5 MUCİZEVİ FAYDASI Güçlü Bir Prebiyotiktir: İçerdiği inülin sayesinde bağırsaktaki dost bakterileri besler ve sindirim sistemini düzenler. *Bağışıklık Kalkanı: Yüksek oranda C vitamini ve demir içerir, vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur. *Diyabet Dostu: Kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur, ani acıkma hissini önler. *Cilt ve Saç Sağlığı: İçeriğindeki mineraller sayesinde cildin parlamasına ve saç köklerinin güçlenmesine katkı sağlar. *Kalp Sağlığını Korur: Potasyum bakımından zengindir, kan basıncını dengeleyerek kalp üzerindeki yükü azaltır. ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI TARİFİ MALZEMELER: 500 gram yer elması 1 adet orta boy havuç 1 adet kuru soğan 1 adet patates (isteğe bağlı) Yarım çay bardağı zeytinyağı 1 adet portakalın suyu Yarım limonun suyu 1 tatlı kaşığı toz şeker Bir tutam tuz ve servis için ince kıyılmış dereotu HAZIRLANIŞI: Temizlik: Yer elmalarını yıkayıp incece soyun. Kararmamaları için limonlu suda bekletin. Soteleme: Zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları ve halka havuçları hafifçe yumuşayana kadar soteleyin. Pişirme: Süzdüğünüz yer elmalarını tencereye ekleyin. Üzerine portakal suyu, limon suyu, şeker ve tuzu ilave edin. Demleme: Kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Servis: Oda sıcaklığına geldiğinde üzerine bolca dereotu serperek servis yapın.

Bugün iftarda ne pişirsek? İşte hem hafif hem pratik "Huzur Menüsü" ve tarifleri Haber

Bugün iftarda ne pişirsek? İşte hem hafif hem pratik "Huzur Menüsü" ve tarifleri

Günün Menüsü *Şifalı Terbiyeli Sebze Çorbası *Fırında Sebzeli Tavuk Baget *Cevizli ve Nar Ekşili Çoban Salata *Hafif Sütlü İrmik Tatlısı BAŞLANGIÇ: ŞİFALI TERBİYELİ SEBZE ÇORBASI Ramazan’da mideyi yormadan başlangıç yapmak isteyenler için vitamin deposu bir seçenek. Malzemeler: 1 adet kabak, 1 havuç, 1 patates, 1 yemek kaşığı zeytinyağı. Terbiyesi için; 1 kase yoğurt, 1 yumurta sarısı ve yarım limon suyu. Hazırlanışı: Sebzeleri minik küpler halinde doğrayıp tencerede az yağda çevirdikten sonra üzerine sıcak su ekleyip haşlayın. Diğer yanda yoğurt, yumurta sarısı ve limonu çırpın. Kaynayan çorbanın suyundan bir kepçe alıp terbiyeye ekleyerek ılıştırın ve karışımı tencereye yavaşça dökün. Bir taşım kaynatıp üzerine nane serperek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA SEBZELİ TAVUK BAGET Hem hazırlaması zahmetsiz hem de oldukça doyurucu bir lezzet klasiği. Malzemeler: 6 adet tavuk baget, 2 adet patates, 2 adet sivri biber, 1 adet soğan, 2 diş sarımsak, kekik, pul biber ve zeytinyağı. Hazırlanışı: Tavukları ve doğranmış sebzeleri derin bir kapta baharatlar, ezilmiş sarımsak ve zeytinyağı ile harmanlayın. Fırın tepsisine dizip üzerine bir miktar su ekleyin (veya fırın poşeti kullanın). 200 derece fırında tavuklar nar gibi kızarana kadar yaklaşık 45-50 dakika pişirin. SALATA: CEVİZLİ VE NAR EKŞİLİ ÇOBAN SALATA Sofranın ferahlık kaynağı olan bu salata, ana yemeğin yanına çok yakışacak. Malzemeler: Domates, salatalık, sivri biber, kuru soğan, bol maydanoz, yarım su bardağı ceviz içi. Hazırlanışı: Tüm sebzeleri klasik "çoban salata" usulü ince ince doğrayın. Üzerine zeytinyağı, limon ve nar ekşisi gezdirin. Servis tabağına aldıktan sonra üzerine iri kırılmış cevizleri serpiştirin. TATLI: HAFİF SÜTLÜ İRMİK TATLISI İftar sonrası ağır şerbetli tatlılar yerine mideyi rahatlatacak bir final. Malzemeler: 1 litre süt, 1 su bardağı irmik, 1 su bardağı toz şeker, 1 paket vanilya. Hazırlanışı: Süt, şeker ve irmiği bir tencereye alıp koyulaşana kadar sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca vanilyayı ekleyip karıştırın ve ocaktan alın. Hafifçe ıslatılmış bir borcama dökerek oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. Üzerine tarçın veya Hindistan cevizi serperek servis edin. Hayırlı İftarlar Dileriz!

Ulu Cami’de 450 yıllık gelenek şehri aydınlatıyor: İlk mesaj ‘Kul Hakkından Sakın!’ Haber

Ulu Cami’de 450 yıllık gelenek şehri aydınlatıyor: İlk mesaj ‘Kul Hakkından Sakın!’

İslamiyet’in en büyük 5 mabedi arasında gösterilen 627 yıllık Bursa Ulu Cami'ye Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan mahyasının asılmasına başlandı. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı'nca belirlenen tema olan ‘Ramazan, cami ve hayat’ mahyalarda yer alacak. Bu çerçevede Bursa İl Müftülüğünce ilk 15 gün için belirlenen ‘Kul hakkından sakın’ sözü asılı kalacak. Sonraki 14 günde ise ‘Zekat, berekettir’ yazısıyla geceleri aydınlatacak. Ramazan-ı Şerif'in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti'nden günümüze uzanan mahya geleneği, Bursa Ulu Cami'de hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti'nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’daki caminin iki minaresi arasına halatlar ve 200 ampulden oluşan mahya sistemi kuruldu. İstanbul'daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan Bursa'ya gelen ekip, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul'daki mahya atölyesinde hazırlanarak Bursa'ya getirilen ‘Kul hakkından sakın’ ustalarca caminin minareleri arasına asılmaya başlandı. Yaklaşık 8 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi. Ancak şiddetli rüzgar, zaman zaman ekiplere zor zamanlar yaşattı. "HİÇ BİR TELEVİZYONUN VE SİNEMANIN OLMADIĞI DÖNEMDE, TEK GÖRSEL YAYIN MAHYA" Mahya ekibi şefi 69 yaşındaki Kahraman Yıldız, mahyacılığın Osmanlı'dan bu yana devam eden 400 yıllı aşkın Osmanlı sanatı olduğunu söyledi. Eskiden zeytinyağı ile yapıldığını belirten Yıldız, "Eskilerde bütün selatin camilerde Ramazan ayında akşamları asılırdı. Ramazan ayının bir süsüydü. Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde tek görsel yayın olarak varmış. İnsanlar, camileri gezerek feyz alırlarmış. İstanbul'daki mahyalarımızı astık. Bursa Ulu Cami'ye geldik. 50 yılı aşkındır bu işi yapıyorum. 2013 yılında emekli oldum. Bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ata yadigarı sanatımız ölmesin diye çabalıyoruz. İnşallah bizden sonra da bu mesleği devam ettirirler. Bizler ata yadigarı mesleği 50 senedir yapıyoruz" diye konuştu.

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor Haber

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade ederek akciğer sağlığı için taze sebze ve meyve yemenin önemli olduğunu söyledi. İnsan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi sürecine metabolizma denir. Oksijenle beraber işlenen gıdaların doğru metabolize olması için sağlıklı solunum sistemine ihtiyacı vardır. Sağlıklı ve çeşitli seçilen besinler ile oluşturulan dengeli bir beslenme planı sağlıklı nefes almayı ve akciğer sağlığını korumayı destekler. Karbonhidratlar metabolize olurken daha çok, yağlar ise daha az karbondioksit üretirler. Bu sebeple solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağlı diyet uygulamaları daha rahat nefes almalarını sağlar. Akciğer sağlığını korumak için, taze meyve sebze tüketimi, antioksidanlardan zengin vitamin-mineral alımı, yeterince sıvı tüketimi ile ideal kilonun korunması önemlidir" diye konuştu. Medicana Bursa Hastanesi Diyetisyen Hande Güngör, akciğer sağlığı için 10 besin grubunu şöyle sıraladı; "Lif bakımından zengin olan arpa, yulaf ve mercimek gibi gıdalar, B vitamini, magnezyum, selenyum ihtiva eder. Bu gıdalar akciğer sağlığını destekler. Taze sebzeler, yüksek lif ve flavanoid içeriği sayesinde akciğer fonksiyonunu iyileştiren pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana, pazı gibi besinlerin aynı zamanda KOAH ve akciğer kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Taze meyveler, özellikle elma, yaban mersini gibi yüksek antosiyanin ile akciğerlerin oksidatif hasardan korunmasına katkı sağlar. Fonksiyonel gıdalar, yüksek antioksidan, antiinflamatuar içerikleri ile zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi gıdalar damar sağlığına katkıda bulunarak akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki gösterir. Omega-3 kaynağı besinler, hamsi, sardalya, deniz somonu gibi besinlerin kaynakları olan omega-3 ün yeterli alımı, hava yolu damar geçirgenliğini arttırarak akciğer sağlığını korur. Kuruyemişler, özellikle selenyumun en zengin kaynaklarından olan brezilya cevizi, yüksek antioksidan içeriğiyle solunum ve vücut direnci fonksiyonlarını iyileştirici etki gösterdiği bilinmektedir. Yoğurt, kalsiyum, fosfor ve selenyum açısından zengin olması sebebiyle KOAH riskini azalttığı tespit edilmiştir. Zeytinyağı, yüksek polifenol içeriği ile akciğer fonksiyonlarının bozulmasıyla seyreden solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ifade edilmiştir. Antioksidan yönünden zengin vitaminler ve mineraller, yüksek antioksidan etki gösteren C ve E vitaminin yeterli alımı akciğer fonksiyonunu destekler. Su, akciğer fonksiyonlarının sürdürülmesi için önemli bileşenlerden olan mukus yapısının korunması için yeterli miktarda su gerekir. Kilo başına 30-33 miligram su tüketimi kişinin günlük sıvı ihtiyacını karşılamasını sağlar. İdeal kiloyu koruyarak dengeli ve yeterli bir beslenme planı uygulayan kişilerin hastalık riski azalır, enfeksiyonlara karşı direnci artar, vücut direnci sistemi güçlenir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.