Millî Mücadele, yorgun olan ve her şeyini kaybeden bir milletin hür ve müstakil yaşama inancındaki kararlılığını yansıtır. O yıllarda cephe yorgunluğu bir tarafa mesleklerinin asker olması dolayısıyla harbi onların çıkardığı kanaati bile vardı. Halkın kendi aralarında “İtilafçı” ve “İttihatçı” gibi iki gruba ayrılmaları da mücadele ateşinin yakılmasını güçleştiriyordu.
İşte burada; en ücra köye kadar var olan ve sözü dinlenen din adamlarına büyük vazife düşüyordu. Millî mücadelenin halk arasında örgütlenmesinde Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetleri’nin nüvesini de beldedeki yöneticiler ve din adamları öncülük ediyordu. Buraya birkaç din adamının ismini almak istiyorum.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Mardin Müftüsü Hüseyin Efendi, Niğde Müftüsü Süleyman Efendi, İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi, Ankara Müftüsü Rıfat Efendi, Siirt eski müftüsü Halil Hulki Bey, Kırşehir Müftüsü Halil Hilmi Efendi, Karahisar Müftüsü Hüseyin Efendi, Zonguldak Müftüsü İbrahim Efendi, Gümüşhane Müftüsü Şükrü Efendi, Urfa Müftüsü Hasan Efendi, Manisa Müftüsü Alim Efendi, Edirne Saray Müftüsü Ahmet Efendi, Trabzon Müftüsü Mahir Hoca, Yozgat Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Kayseri Müftüsü Ahmet Remzi Efendi, Bilecik Müftüsü Mehmet Nuri, Çorum Müftüsü Ali Efendi, Erzincan Müftüsü Osman Fevzi, Eskişehir Müftüsü Salih Efendi, Giresun Müftüsü Muhittin Efendi, Maraş Müftüsü Abdullah Mehmet ve Van Müftüsü Ziya Efendi.
Kuvayi Milliye’nin teşkilatçısı Mustafa Kemal Paşa o günlerde bu örgütlenmede din adamlarının ne kadar önemli olduğunun bilinciyle hareket etmiştir.
15 Haziran 1919 günü Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya’ya gelişinde karşılayan Amasya Müftüsü Tevfik Efendi’nin “Paşam Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun” sözlerinden duygulandığını kurmay başkanı Binbaşı Hüsrev (Gerede) ifade eder.
Erzurum ve Sivas’ta da din adamları hürriyetin yanındadır. Allah’a kulluk inancı ile kula ya da başka bir ülke yönetimine kulluğa karşıdırlar. Bektaşi Postnişini Cemalettin Efendi ve Mevlevi Postnişini Cemalettin Efendi de Mustafa Kemal’in haklı davasının yanındadır. Baskı ve işgal altındaki yurt topraklarında da din adamlarının yeri hep Mustafa Kemal’in yanı olmuştur. Üsküdar Özbekler Tekkesi, Eyüp Hatuniye Dergahı’nın İstiklal Harbi’ndeki yaptıkları nasıl inkâr edilebilir.
Bazı din adamları da silahlı güç oluşturarak mücadeleye katılmışlardır. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi bunlardan biridir. Bu direnci ile Denizli batıda işgal edilemeyenşehrimiz olarak kahramanlığı hak etmiştir. Denizli, 15 Mayıs 1919 günü düşmana direnç günü olarak kutlar. Millî Mücadele varoluş mücadelesinde topyekûn mücadelenin adıdır. Kürsüler ve meydanlar ise din adamlarının bu mücadelede kamuoyunu doğru yönlendirme alanları olmuştur.
Vatanı kaybetmenin ne olduğunu bilen aslen Kırım Bahçesaraylı olan Amasya eski müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi de bunlardan biridir. 1900 yılında Amasya Müftülüğü yanısıra Sivas ve Karadeniz bölgesi vaizliği görevi de yapan Kâmil Efendi, Hicaz Demiryolu yapımına katkıları dolayısıyla 1903’te nişan ve madalya ile ödüllendirilmiştir.
Eylül 1915 yılında yaş haddinden emekli olmuştur. Abdurrahman Kâmil Efendi, Amasya Müftüsü Mehmet Tevfik Efendi’nin vefaatı sonrasında 1922 tarihinden itibaren Mustafa Kemal Paşa tarafından yeniden Amasya Müftülüğüne tayin edilmiştir. Bu görevini 1941 yılında ölünceye kadar sürdürmüştür.
Abdurrahman Kâmil Efendi, Mustafa Kemal’i 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelişinde ilk karşılayanlardandır. Onunla başbaşa uzunca sohbet etmiştir. Bir gün sonra cuma vaazını dinleyenler arasında Mustafa Kemal Paşa da vardır. O’nun “Eğer bu memlekette Abdurrahman Kâmil Efendi gibi on tane âlim olsaydı memleket bu hale düşmezdi” dediği aktarılır. Abdurrahman Kâmil Efendi biriktirdiği bütün parasını Mustafa Kemal’e vermiştir. Bu İstiklal Harbine yapılan ilk bağıştır. Bir başka din adamı Mehmet Rıfat Börekçi de Ankara’da aynısını yapmıştır.
Son söz;
Mustafa Kemal Atatürk’ün Diyap Ağa (Yıldırım) ile arabasında fotoğrafını hatırlarız. Bir de zihnimize nakşeden bir ihtiyarla hoş sohbet bir fotoğrafını...
İşte bu yazıda da kullandığımız fotoğraftaki kıymetli büyüğümüz Abdurrahman Kâmil Efendi’dir. O, Abdurrahman Kâmil Yetkin’dir.
Güzellikler ve iyiliklerin çoğaltılması gerekir. Baskı ve zulüm altında ya da keyfi olarak yanlış yolda olanların, yanlış yapanların hikayeleri üzerinde tepineceğimize Mustafa Sabri’nin karşısında bağımsızlık fetvası veren bu yüzlerce güzel insanlarımızın hikayelerini öğrenmeye ihtiyacımız var.
Yoksa kendi hikayelerimizi yazamayız.
Kalın sağlıcakla.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Abdullah ULUYURT
Abdurrahman Kâmil Efendi!
Millî Mücadele, yorgun olan ve her şeyini kaybeden bir milletin hür ve müstakil yaşama inancındaki kararlılığını yansıtır. O yıllarda cephe yorgunluğu bir tarafa mesleklerinin asker olması dolayısıyla harbi onların çıkardığı kanaati bile vardı. Halkın kendi aralarında “İtilafçı” ve “İttihatçı” gibi iki gruba ayrılmaları da mücadele ateşinin yakılmasını güçleştiriyordu.
İşte burada; en ücra köye kadar var olan ve sözü dinlenen din adamlarına büyük vazife düşüyordu. Millî mücadelenin halk arasında örgütlenmesinde Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetleri’nin nüvesini de beldedeki yöneticiler ve din adamları öncülük ediyordu. Buraya birkaç din adamının ismini almak istiyorum.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Mardin Müftüsü Hüseyin Efendi, Niğde Müftüsü Süleyman Efendi, İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi, Ankara Müftüsü Rıfat Efendi, Siirt eski müftüsü Halil Hulki Bey, Kırşehir Müftüsü Halil Hilmi Efendi, Karahisar Müftüsü Hüseyin Efendi, Zonguldak Müftüsü İbrahim Efendi, Gümüşhane Müftüsü Şükrü Efendi, Urfa Müftüsü Hasan Efendi, Manisa Müftüsü Alim Efendi, Edirne Saray Müftüsü Ahmet Efendi, Trabzon Müftüsü Mahir Hoca, Yozgat Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Kayseri Müftüsü Ahmet Remzi Efendi, Bilecik Müftüsü Mehmet Nuri, Çorum Müftüsü Ali Efendi, Erzincan Müftüsü Osman Fevzi, Eskişehir Müftüsü Salih Efendi, Giresun Müftüsü Muhittin Efendi, Maraş Müftüsü Abdullah Mehmet ve Van Müftüsü Ziya Efendi.
Kuvayi Milliye’nin teşkilatçısı Mustafa Kemal Paşa o günlerde bu örgütlenmede din adamlarının ne kadar önemli olduğunun bilinciyle hareket etmiştir.
15 Haziran 1919 günü Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya’ya gelişinde karşılayan Amasya Müftüsü Tevfik Efendi’nin “Paşam Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun” sözlerinden duygulandığını kurmay başkanı Binbaşı Hüsrev (Gerede) ifade eder.
Erzurum ve Sivas’ta da din adamları hürriyetin yanındadır. Allah’a kulluk inancı ile kula ya da başka bir ülke yönetimine kulluğa karşıdırlar. Bektaşi Postnişini Cemalettin Efendi ve Mevlevi Postnişini Cemalettin Efendi de Mustafa Kemal’in haklı davasının yanındadır. Baskı ve işgal altındaki yurt topraklarında da din adamlarının yeri hep Mustafa Kemal’in yanı olmuştur. Üsküdar Özbekler Tekkesi, Eyüp Hatuniye Dergahı’nın İstiklal Harbi’ndeki yaptıkları nasıl inkâr edilebilir.
Bazı din adamları da silahlı güç oluşturarak mücadeleye katılmışlardır. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi bunlardan biridir. Bu direnci ile Denizli batıda işgal edilemeyen şehrimiz olarak kahramanlığı hak etmiştir. Denizli, 15 Mayıs 1919 günü düşmana direnç günü olarak kutlar. Millî Mücadele varoluş mücadelesinde topyekûn mücadelenin adıdır. Kürsüler ve meydanlar ise din adamlarının bu mücadelede kamuoyunu doğru yönlendirme alanları olmuştur.
Vatanı kaybetmenin ne olduğunu bilen aslen Kırım Bahçesaraylı olan Amasya eski müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi de bunlardan biridir. 1900 yılında Amasya Müftülüğü yanısıra Sivas ve Karadeniz bölgesi vaizliği görevi de yapan Kâmil Efendi, Hicaz Demiryolu yapımına katkıları dolayısıyla 1903’te nişan ve madalya ile ödüllendirilmiştir.
Eylül 1915 yılında yaş haddinden emekli olmuştur. Abdurrahman Kâmil Efendi, Amasya Müftüsü Mehmet Tevfik Efendi’nin vefaatı sonrasında 1922 tarihinden itibaren Mustafa Kemal Paşa tarafından yeniden Amasya Müftülüğüne tayin edilmiştir. Bu görevini 1941 yılında ölünceye kadar sürdürmüştür.
Abdurrahman Kâmil Efendi, Mustafa Kemal’i 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelişinde ilk karşılayanlardandır. Onunla başbaşa uzunca sohbet etmiştir. Bir gün sonra cuma vaazını dinleyenler arasında Mustafa Kemal Paşa da vardır. O’nun “Eğer bu memlekette Abdurrahman Kâmil Efendi gibi on tane âlim olsaydı memleket bu hale düşmezdi” dediği aktarılır. Abdurrahman Kâmil Efendi biriktirdiği bütün parasını Mustafa Kemal’e vermiştir. Bu İstiklal Harbine yapılan ilk bağıştır. Bir başka din adamı Mehmet Rıfat Börekçi de Ankara’da aynısını yapmıştır.
Son söz;
Mustafa Kemal Atatürk’ün Diyap Ağa (Yıldırım) ile arabasında fotoğrafını hatırlarız. Bir de zihnimize nakşeden bir ihtiyarla hoş sohbet bir fotoğrafını...
İşte bu yazıda da kullandığımız fotoğraftaki kıymetli büyüğümüz Abdurrahman Kâmil Efendi’dir. O, Abdurrahman Kâmil Yetkin’dir.
Güzellikler ve iyiliklerin çoğaltılması gerekir. Baskı ve zulüm altında ya da keyfi olarak yanlış yolda olanların, yanlış yapanların hikayeleri üzerinde tepineceğimize Mustafa Sabri’nin karşısında bağımsızlık fetvası veren bu yüzlerce güzel insanlarımızın hikayelerini öğrenmeye ihtiyacımız var.
Yoksa kendi hikayelerimizi yazamayız.
Kalın sağlıcakla.