SON DAKİKA
Hava Durumu

Cihanşümul aptallık!

Yazının Giriş Tarihi: 05.08.2026 16:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.08.2026 17:44

Dimetoka’da Batı Trakya Türk Müslüman Başmüftülüğü’nü ziyaret ettim. Başmüftü Hafız İdris Efendi* ile görüştüm. Halk arasında “Ebu Cemil” diyorlar. Güler yüzlü bir adam. Kaşları kararlılığını, yüzündeki gülüşü gönül rahatlığını ifade ediyor. Bütün Helen Devleti içindeki hatta dışındaki (cihanşümul) dini işlere ve buna bağlı olarak hukuki işlere o bakıyor. Hafız İdris Efendi’nin işleri kolay değil.

Yıldırım Bayezid ile Fatih Sultan Mehmet’in oğlu II. Bayezid'in doğduğu Dimetoka şehrinin Başmüftülük merkezi olması özel önem taşıyor.

Batı Trakya Türk Müslüman Başmüftülüğü “Lozan'da hüküm bulunmaması nedeniyle Helen yasalarına tâbi Helen kurumudur”.

Başmüftülük, 1453 yılında İstanbul’u 21 yaşında fetheden Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu gün kurulmuş ve o günden sonra Başmüftüler Cihanşümul Başmüftü olarak anılmıştır

1923’te ikinci Helen (Yunanistan) Kralı II. Yorgos yayımladığı beyannamede "Kimse, Başmüftüye tahakküm etmesin, kim olursa olsun hiçbir kimse kendine ilişmesin, kendi ve maiyetinde bulunan müftüler her türlü hizmetten ebediyen muaf olsunlar, camileri kiliseye tahvil edilmeyecektir. Evlilik ve cenaze işleri, sair âdet ve işleri Müslüman Türk adetlerine göre eskisi gibi yapılacaktır" demiştir.

Gerçi kendisi de 1924’te devrilmiş, tahttan indirilmiştir.

Başmüftülük, 1420 yılından bu yana Çelebi Sultan Mehmet Camisi’nde hizmet vermektedir.

Başmüftülerin yetkileri dini meselelerle ve Batı Trakya ile sınırlı kalmak üzere Dimetoka’da kalmasına müsaade edilmiş olsa da Hafız İdris Efendi büyük bir gayretle her konuya yetişmeye çalışıyor. Törenler düzenliyor, eğitim kurumları açıyor, bu açılışlara her zaman el üstünde kapıda karşılandığı Helen Devlet erkanını “Cihanşümul Başmüftü” sıfatı ile davet ediyor. Helen Cumhurbaşkanı her ne kadar törenlere katılamasa da mutlaka ona “Hafız İdris Efendi, Cihanşümul Başmüftü Hazretleri” diyerek cevap ve iyi niyetlerini bildiriyor…

Çelebi Sultan Mehmet Camisi yakılsa da kısa sürede Helen Devleti tarafından restorasyonu aslına uygun olarak yapılarak tekrar Başmüftülüğe tahsis edilmiş. Hızla eski Dimetoka Medrese’nin tamiratı devam ediyor. Geçmişteki vakıf mallarına el konma sonucu elden çıkan arazilerin de iadesiyle Medrese 190 dönüm daha genişledi.

Cihanşümul Başmüftülüğüne altı il müftülüğü, 66 ilçe müftülüğü, 2 belde müftülüğü ve 1 bucak müftülüğü bağlı imiş. Geçmişte Müslümanların yaşadığı ama bugün yaşamadığı yerler de bile müftülükler varmış. İskeçe, Gümülcine, Selanik, Kavala, Drama, Serez, İstanköy, Rodos, Limni, Sakız, Midilli, Kırcaali, Mestanlı, Kayalar, Florina, Preveze, Larisa, Parga, Atina, Pire, Girit ve sayamadığımız müftülükler. Bir de Mısır’da Kavalalı Müftülüğü var. Midilli’de oldukça yoğun çalışmalar yapıyorlar eski camiler ihya ediliyor. Eski hanlar, hamamlar turistik mekanlar olarak tamir ediliyor. Buraya Türkiye’den Müslümanların gelmesi isteniyor. Gerçi Türkiye’den turist olarak gelenler ille de “şapel” diyorlarmış. Nerede bulacaksın yoldaş Münir’leri de yola revan olacaksın. Sessiz sedasız yüz yıl öncesinin ayak izlerine basa basa gideceksin. Hepsinde de atandığı yerde cemaat olmasa da müftü olarak görevli var. Helen Devlet kurumları iyi niyet göstergesi olarak onları Lozan Antlaşmasına pek uymasa da kabul ediyorlar. Basına demeç veriyorlar…

Cihanşümul Başmüftü yakında açılacak Dimetoka Medresesi’nden yetişen pırıl pırıl doktoralı müftüler ve imamların da göreve başlamasıyla işlerin daha da kolaylaşacağını ifade ediyor.

Cihanşümul Başmüftü Hafız İdris Efendi’ye “bu kadar çok işi nasıl başarıyorsunuz?” diye soruyorum.

Yorulmadan anlatıyor “önce hayalim var” diyor. “Arkadaşlarım var” diyor. “12 kişiden oluşan bir yıllığına göreve gelen ve her altı ayda yarısı değişen din adamlarından oluşan bir yönetim kurulumuz var” diyor.

İşi de aşı da bölüşürsen kavga çıkmaz” diyor…

İsteyen daha fazla bilgiye Türkçe, İngilizce, Yunanca www.cihanshumulbashmuftuluk.com.gr adresinden ulaşabilirler. Kurban bağışlarını, zekatlarını, fitrelerini komşularına değil buraya yapabilirler.

***

Evet buraya kadar sadece hayali olanların, hayali olamayan ve yazılan senaryoların uygulayıcısı olanlar karşısında yapabileceklerini yazdım.

Benimkisi hayal sadece. Cemil Meriç’in büyük büyük dedesi Hafız İdris Efendi, Dimetoka Müftüsüydü. Doğru ama o öldü. Yukardaki internetsitesi var mı, yok mu bilmiyorum ama benimkisi sadece hayal canım.

Hayaller bitmez!

Hep ben değil başkaları da hayal kuruyor. Onların hayalleri ete kemiğe bürünüp stratejik plan oluyor. Yüz yıl da olsa çabalıyorlar. Benim dilimde mefküre, ülkü, kızılelma kalıyor…

Oysa ya onlar!

Batı Hun Devletini tarihte barbar göstermeye çalışanların Türkiye’yi Avrupa’da ve Anadolu’da yaşatacaklarını sanmak hakikaten cihanşümul aptallık olur. Yüz yıl önce İngiliz istihbaratçısı olarak yetiştirilen ve 1918-1938 yılları arasında çıkan 12 Kürt isyanında parmak izleri bulunan Binbaşı Noel’in 1919’da Londra’ya gönderdiği büyük Kürdistan haritası sürekli kafalara çizildi. Siz bir bayrak, bir harita koyun ortaya diğerleri kendiliğinden gelir. Sadece stratejinizi doğru çizin. Yeterki projelerinizle stratejiniz tutarlı olsun. Bir de içtenlikle işleri kaygısı olmadan takip eden bir kadro olsun…

Haritayı çizdikten sonra, Sivas Kongresi’nde başarısız da olsanız Mustafa Kemal Paşa’ya süikast girişiminde bulunabilirsiniz…

Özellikle Nakşi Halidi (Hâlidiyye) Kürtlerin içine sızarak size yardım edecekler bulabilirsiniz…

Barzani yönetiminin desteklediği Rudaw Televizyonu’nda hava durumunda sürekli bu haritayı kullanırsınız. 2017 Kuzey Irak’ta yapılan ve kabul edilmeyen referandumunda da bunu kullanırsınız.

Büyük Orta Doğu Projesinde de Amerika Birleşik Devletleri bu haritayı yanlışlıkla basına sızdırır!

2021’de Roma Katolik Kilisesi Papası’nın Irak ve sonra Erbil ziyaretleri hatırasına bastırılan pullarda da aynı harita ortaya çıkar.

Teklif edilen “Terörsüz Türkiye Uyum Yasası”nın metninin sır gibi saklandığı bu haritanın İran’ın geciktirmesine rağmen bingosu olmasın…

2015 yılında Barzani’ye dönemin ABD Başkanı Biden’in söylediği “100 yıllık ertelenen hayali ikimiz de görecek” vaadinin ete kemiğe bürünmüş hali olmasın.

II. Cumhuriyetçilerin, yetmez ama evetçilerin ülkeyi götürdüğü nokta bugüne kadar açıkça teröre desteğini veren ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin “ulus devlet başarısız oldu” sözleriyle ön açtığı “Apo”nun “Demokratik Özerkliği” olmasın!

***

İttihat Terakkinin üç paşasından biri olan Enver Paşa, Killi’den Rumeli’ye oradan Türkistan’a ulaşan mücadelesini 4 Ağustos 1922'de bir Kurban Bayramı sabahı Çegan Tepesi'nde şehadetle tamamladı. Beş parasısız, lekesiz tertemiz. Cemal Paşa da öyle, Talat Paşa da öyle. İlkeleri İttihat ve Terakki bayrağında ay yıldızın etrafında yer alıyordu. Bayrağın yukarısında Allah, sağda Vatan, solda Namus, aşağıda İttihat yazıyordu.

Enver ismi bugün Türkistan’da kullanılır, sevilir. Rumeli’de de kullanılır. Arnavutluk’un Enver Hocasının ismi nereden geliyor!

Gerçi sonraları Enver Hoca’ya atfen de Enver ismi Balkanlarda çocuklara konmuştur.

Atatürk’ün Enver Paşa’nın şehit olduğu haberinde iki damla gözyaşının aktığı ve “yiğit adamdı” dediği bilinir.

Hepsi mefküre sahibi insanlardı. Bugün rahmetle andığımız Enver Paşa, 41 yaşında şehadete yürüdü.

Bugün hayallerimizi, hayallerimizin yazılı hali mefkürelerimizi, uygulama hali olan tatbikatlarımızı çalanlara ne demeli?

Yürü git.

Binbaşı Noel, seninde toprağın ağırcacık olsun, yerin de dojeh**.

***

(*) Cemil Meriç’in büyük dedesi

(**) Dojeh: Kürtçe cehennem

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.