SON DAKİKA
Hava Durumu

Dumanlı da Bozkır Dağları Dumanlı!

Yazının Giriş Tarihi: 24.06.2026 13:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.06.2026 13:15

Geçen hafta sonu önce Bursa’ya daha sonra oradan da İzmir’e geçtim. Otoban yerine devlet yolundan ve Ayvalık üzeri gittim. Birincisi hayatın gelişini izlemek. İkincisi ise Ayvalık üzerinden sahilden yolculuk etmek. Deniz kokusunu almak!

Bursa’dan Balıkesir’e yolunuz ilk Karacabey’den geçer. Mümbit topraklar ve tarım çıktılarına rağmen Karacabey hep “modern at yetiştiriciliği ve hara”sıyla aklımda kalmış. İlkokula giderken Konya’da “hara”ya gitmiştik. Beni çok etkilemişti. Kocaman belediye postası (otobüsü) ile gittik. Türkiye içinde modern hayvancılığı geliştirmek, çiftçiye damızlık hayvan ve bilgi desteği sunmak için kurulan hara şimdi yok. Karacabey’den her geçişimde bu aklıma gelir.

Küçükbaş hayvancılığın başkenti Balıkesir’den sonra Ayvalık’a yetiştik. Otuz yıl önceki Ayvalık’la alakası yok. Bir şey üretelim satalımdan daha çok “alalım satalım, akşam rahat yatalım” kafası hakim olmuş. Yollarda traktörler yerine, ticari taşıma araçları yoğun. Şehir içinde eskiden kalma üretim yerlerinin çoğu kapanmış. Küçük üretken esnaf yerini tacire bırakmış. En acısı da zeytinliklerin katli… Üzgünüm..

Sonra Küçükköy. Mubadele ile boşaltılan bu köye Boşnaklar yerleştirilmiş. Ayvalık sanki Bosna. Onlar da işin hizmet kısmına dönmüşler. Teferiç adı ile şenlikler yapıyorlar. Kültürel kutlamalar ve turizm gelirleri ile ayakta duruyorlar. Hayatla ölüm o kadar barışık ki! Cami avlusunda söyleşiler yapacak platform bile kurabiliyorlar. Son zamanlarda buraya Bosna, Karadağ ve Sırbistan’dan misafirler geliyorlar. Oralardaki Boşnak kültürünü Anadolu’ya taşıyorlar. Türkiye’de Balkanlı olmak sanırım biraz kolay. Keşke Ayvalık Belediyesi ve Kaymakamlığı eşgüdümünde Boşnakların yaşadığı coğrafyaya da Türkiye taşınabilse. Ama Balkanlar’da Türk olmak çalışmak ister. Sahi Boşnaklar Türk mü? Bilmem ama Srebrenisa kasabı Karaciç onlara küfrederken “Türk” diyor. İşine gelirse “Müslüman Sırp” tarifiyle Boşnak işine gelmezse koy Türk sepetine!

Sahiller emeklilerin kaçıp kurtuldukları beton yığınları ile dolu. İki kişi. İki katlı evler. Odaları bol… Bir gelen olursa ümidiyle kocaman boş evler… Bazen iki kişi karı-koca, bazen tek ya karı ya koca!

Oradan İzmir. Pek ilgimi çekmeyen Aliağa’ya yakın Şakran. Buranın da böreği meşhurmuş. Bu börek ve tatlı heryerde ya kimlik yada yerleşim yeri ile ünleniveriyor. Yapılış, kullanılan malzeme, pişirilme şekli, ustanın marifeti ile yeni bir tat ve isimle karşımıza çıkıyor. Gagavuzlar börek kelimesi yerine kıvırma veya kırma diyorlar. Aslında börek kelimesinin kökeni burkmadan geliyor. Boşnakların telaffuzu en yakın herhalde. Arnavut böreği, Boşnak böreği sonrasında Şakran böreğini de levhalarda gördüm. İştahsızlık ve İzmir’de her yerde bir şeyler atıştırma olasılığı dolayısıyla yemedim.

Tam bu sırada radyoda bir Konya türküsü çalmaya başladı. “Dumanlı da Bozkır dağları dumanlı”. İzmir’de Konyalı sayısı çok fazla. Örgütlüler de. İzmir radyolarında bolca Konya türküleri çalar. Hatta Konya’dan da fazla belki! Bu neşeli ama hüzünlü türkü eşliğinde Şakran Ceza ve Tutukevi levhasına takip ettim. Çalışan lojmanları ne kadar da çok. Gölet var önünde. Duvarlar arkasında mahkumlar, mahkum edilmeyi bekleyenler yada sen suçsuzmuşsun suçun olursa sonra düşeriz diye salıverileceklerle dolu. Anneler, babalar, eşler, çocuklar, arkadaşlar ise yol gözlemekte.

Tutuklanan ve ilkin Şakran’da tutulan Balkan mübadili Görkem Duman’ı beş senedir tanırım. Hayallerimin ortağıydı. Güzel işler yapmayı, örnek projeler oluşturmayı planlamıştık. Bir çok geleceğe ışık tutacak proje de başlamıştı. İçinde bulunduğum ilk proje ile 26 Ağustos’ta Şuhut’ta olduk. Kardeş şehirler projesi geliştirdik. Srebrenisa Anma programına kardeş boşnak şehirlerinden gençler getirdik. Mubadele vapuru kaldırdık. Dernekleri ayırt etmeden kültür sofrasına dahil ettik. Festivalllerden uzakta şenlik yaptık. “Çıta yükseldi” dediler. Bundan sonra ne olacak? Ah bir caddelerimiz, sokaklarımız kimliğimizi taşısa en büyük hayalim buydu. Başaramadım devam edemedim.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne “Gagauz Yeri Caddesi ismi koyun” dedik. Cevap olarak orada “Ankara Caddesi var mı?” dediler.

Desinler!

Ne yapalım gücümüz neyse işimiz bu.

Hislendim. Hüzünlendim. “Ne oldu çocuk?” dedim. Ne oldu!

Kavlimiz bu muydu?

Selanik’te, Kayalar’da, Kanatlar’da, Üsküp’te ne konuşmuştuk?

Olsun be çocuk!

Gençsin, ömrün uzun olsun, düğünün güzün olsun, bahtın açık olsun, ak sütü ak kaşıkla içesin. Hayalin var. Yaparsın. Bizi bundan neden mahrum ettin?

Neyse duvarlara bakmayla olmuyor yola devam.

Canım yanıyor canım!

Bizimki İzmir’e belki bir selam, belki bir veda…

Poker oyununu bilir misiniz? Kağıt oyunu. Oyuncu sayısına göre oyundaki kağıt sayısını artırarak yada azaltarak oynanır. Kumarcılar sever. Ama kasa kazanır. Eski Yeşilçam filmlerindeki, loş bir odada üzerine sarkan lamba ve dumanlar içinde masa. Kıravatlar gevşetilmiş. Omuzlarda güzel kızlar ve şampanya kadehleri ellerinde. Dışarıdan ışık sızmayan, içerde saat bulunmayan mekanlar. İşte böyle bir masada kumarcılar oyuna kendilerini öyle kaptırmışlar ki masada kalp krizi geçirip ölen arkadaşlarını fark bile etmemişler.

Biri uyarmış “Kaya gitti”.

Diğeri cevap vermiş:

“Yedileri çıkarın, oyuna devam edin”.

Durum bu!

Eli güzel olduğunu, kazanacağını düşünenler oyuna devam ederken masada kalan hayaller.

Islak sabun gibi elimizden kayıp giden üretimden uzak vatan.

Hayaliniz bol olsun beyler. Yedileri çıkarmakla kazanmıyorsunuz. Ümitsiz, fakir, çoraklaşmış, borçlandırılmış bir vatan bırakıyorsunuz.

Dumanlı da bozkır dağları dumanlı!

Son zamanlarda ahlak dersi verenlerden hemen uzaklaşıyorum. Camilerde mahallemizde “şu yoksula yardım için para topluyoruz” diyesiye kadar kendi hayrımı kendim yapıyorum. Herşeyi kendinde hak görenlere şaşıyorum.

Sevgili okuyucu hayalinde önce kendin olsun…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.