SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gençler ve bunalıma bağımlı yaşam tarzı

Yazının Giriş Tarihi: 20.04.2022 13:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.04.2022 01:37

Kendine acıyor olabilir misin?

Bunu duygusal olmak ile karıştırıyor olabilir misin?

Belki bu yüzden hedeflerine ulaşamıyor olabilir misin?

Bazen büyüklerimden duyarım ….

“Evlat” dediler bir gün, “insanların bırakmaya istekli olduğu son şeyin acı çekmek olduğunu, insanların acı çekmeye sıkı sıkı tutunduğunu” söylediler.

Yani kendini kurban gibi hissedenlerin, kendine acımanın iyi gelmediğini fark edene kadar bu duyuda kaldıklarını söyleyebiliriz.

Bazen ailelerinin durumunu utanarak da olsa gençlere sorarım.

Neden böylesin...

Bu duygu bebeklik ve çocuklukta yerleşir. Anne baba ya da diğer yetişkinler onlara acıyarak bakar.

Yüzlerini izleyen çocuk, kendini acınacak gibi hisseder. Ve yoğun acıma duygusu çocuğa sevgi gibi görünür.

Bu tip ailelerde;

Başarı övülmez, kendini sevmek kibirli olma anlamına gelir. Ailede hep gözyaşı vardır. Yaşlılar fazladır. Hem kendisine hem başlarına acımak yoğundur.

Evde sık sık, başkalarının başına gelen üzücü, acınası şeyler konuşulur,

Sık sık TV’de üzülecek acıklı filmler izlenir, şarkılar dinlenir.

Evdeki herkesin bir bahanesi olur.

Her kes çok yorulduğunu, saçını süpürge ettiğini, çok zorluklar çektiğini diğerlerine hissettirir.

Anne ve diğer yetişkinler çocuğa baktıkça içten içe ya da sesli bunun geleceği ne olacak, nasıl yaşayacak, ah ah vb. acıma duygusu yüklü cümleler kurarlar.

Zamanla çocuk, sevgi yerine acıma duygusu ile güçlü bir bağ kurar.

Artık hem kendisine hem anne babasına ya da diğerlerine kendisini acırken bulur.

Büyüdükçe tüm ilişkilerinde kendini acındıracak bir durum yaratır.

Zanneder ki bana acırlarsa beni severler.

Hayatındaki tüm olumsuz şeyleri etrafına anlatmaya başlar.

Birileri ona acımaz, üzülmez ise içten içe dışlandı hisseder.

Etraftaki olaylardan sadece kötü olanlar, başkalarının başına gelen üzücü şeyler ilgisini çeker.

Onlara da acır. Kendisine de acımaya devam eder.

Ayna da kendisine bakarken mimikleri hep acınasıdır.

Mutlu oldukça rahatsız olur. Kendisini övdüklerinde rahatsız olur. Bir şey başardığında yerine hemen acınacak bir duygu bulur.

Ömrü sevgiyi aramak, mutlu olmaya çalışmakla geçer.

Ama sahip olduklarını da fark edemez.

İyi duygular anlık gelir ve giderler.

Zihni sürekli her an acımayla, kötü bir şey olacak hissi ile yaşar.

Gerçekten bu duygular ciddi bir ıstıraptır.

Neyse uzatmayayım…

Genler bu duygular sizde hep vesvese şeklinde var ise ne yapmalıyız…

Öncelikle;

Kendini sevmenin bencil bir şey olmadığını öğrenmelisiniz. İçimizde sevgi hissettirmesek onu başkasına veremeyiz. Kendi içimizde derin, sessiz ve kabullenici sevgiye sahip olmalıyız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..